28. bölüm · Şans Oyunu 1
28. Bölüm – Karanlıkta Yankı
Gece, karanlık bir battaniye gibi örtmüştü dünyayı.
Dışarısı sessizdi; rüzgârın uğultusu ve arada bir bir dalın kırılması dışında tek bir ses yoktu.
Ama içimde kopan fırtına, tüm bu sessizliği yıkmaya yetiyordu.
Kulübenin loş ışığında, elimde tuttuğum o küçük metal anahtar soğuktu, neredeyse buz gibi.
Babamın bana bıraktığı bu parça, sadece kapıları açan bir araç değildi artık; geçmişin ve geleceğin ağır yüküydü.
Her parmak hareketinde, zamanın ve sırların ağırlığını hissettim.
Duvarlarda asılı eski fotoğraflara baktım; yüzler silikleşmiş, yılların aşındırdığı anlar saklıydı içinde.
Babamın genç hali, yanında tanımadığım adamlar vardı.
Birinin gözleri, derin ve karanlıktı.
İçimde o bakışların altında yatan sırrı aradım.
Sanki o gözler, zamanın içinde kaybolmamış, beni izliyordu.
Adımlarımı attım, sessizce ilerledim.
Kapı arkamda ağır ağır kapandı.
Ve karanlık, odanın içine ağır bir örtü gibi çöktü.
Nefesim hızlandı. Kalbim sıkıştı.
Gölge ağır adımlarla belirdi.
“Seni bekliyordum, Leyla,” dedi, sesi derin, soğuk ve ürkütücüydü.
Titreyen sesimle, “Sen kimsin? Neden buradasın?” diye sordum.
Gölge yavaşça netleşti.
Yüzü karanlıktan çıkıyordu.
“Ben GRİ’yim,” dedi.
“Senin ve babanın korktuğu, kaçamadığı… sistemin karanlık yüzüyüm.”
Kalbim duracak gibiydi.
O isim, o kişi, tam karşımdaydı.
“Baban seni korumak istedi, ama biz kaçamayız, Leyla.
Sistem yeniden doğuyor.
Ve sen, bu doğuşun merkezindesin.”
Sözleri ağır ve acıydı, ama korkmuyordum.
Çünkü içimde yeni bir güç vardı.
“Bu savaşı kazanmak istiyorsan,” dedim kararlılıkla, “önce kendimi tanımam gerekiyor.”
GRİ gülümsedi.
“Hazır ol, Leyla. Karanlıkta yankılar büyür.
Ve en beklenmedik kişilerden gelir.”
O anda, kulübenin kapısı hızla çalındı.
Ceylan ve Ateş endişeli ve panik içindeydi.
“Leyla, buradan çıkmalısın!” diye bağırdılar.
Ama ben dönüp GRİ’ye baktım.
“Savaşım daha yeni başlıyor.”
Gölge sessizce geriye çekildi, karanlığa karıştı.
Dışarı çıktığımda, gece çok daha karanlıktı.
Gökyüzünde yıldızlar bile sönmüş gibiydi.
Kendi kendime fısıldadım:
“Gerçek güç, korkunun üstesinden gelmektir.”
Bu gece, karanlıkta yankılar büyüyecek, sırlar patlayacak ve Leyla kendi gölgesiyle yüzleşecekti.
---
