1. bölüm / 50
KARS'IN AŞİRET VARİSİ1. Bölüm — İki Aşiretin Gölgesinde
Bölümler 50Şu an: 1. Bölüm — İki Aşiretin Gölgesinde
- 1 1. Bölüm — İki Aşiretin Gölgesinde955 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2. Bölüm — Eski Hesaplar748 kelime
- 3 3. Bölüm — Sınırın Ötesinde581 kelime
- 4 4. Bölüm — Kayıp Adam645 kelime
- 5 5. Bölüm — Ormandaki Ev476 kelime
- 6 6. Bölüm — Aynı Çatı Altında668 kelime
- 7 7. Bölüm — Merak371 kelime
- 8 8. Bölüm — Uyarı426 kelime
- 9 10. Bölüm — Kurulan Tuzak787 kelime
- 10 11. Bölüm — Sessiz Bir Gün472 kelime
- 11 12. Bölüm — İki Aşiret Arasında492 kelime
- 12 13. Bölüm — Bir Söz382 kelime
- 13 14. Bölüm — Sessizce Kayboluş428 kelime
- 14 15. Bölüm — Avukat436 kelime
- 15 16. Bölüm — Yavaşça396 kelime
- 16 17. Bölüm — Birlikte315 kelime
- 17 18. Bölüm — Konaklarda Bir Sabah347 kelime
- 18 19. Bölüm — Meydandaki Karşılaşma298 kelime
- 19 20. Bölüm — Kars Sokaklarında325 kelime
- 20 21. Bölüm — Kars Düğünü484 kelime
- 21 22. Bölüm — Dün Gece179 kelime
- 22 23. Bölüm — Gizli Bir Söz422 kelime
- 23 24. Bölüm — Saklanmayan Hisler261 kelime
- 24 25. Bölüm — Elimi Bırakma323 kelime
- 25 26. Bölüm — Kendi Kararımız383 kelime
- 26 27. Bölüm — Yıldıranların Gelişi293 kelime
- 27 28. Bölüm — Birlikte288 kelime
- 28 29. Bölüm — Saklanan Gerçekler581 kelime
- 29 30. Bölüm — Davul Zurna Eşliğinde873 kelime
- 30 31. BÖLÜM- Aynı Çatı Altında714 kelime
- 31 32. BÖLÜM-İçime Bir Şey Doğdu690 kelime
- 32 33. BÖLÜM-Gölgedeki Düşman712 kelime
- 33 34. BÖLÜM-Geçmişin Kapısı781 kelime
- 34 35. BÖLÜM-Bir Torun697 kelime
- 35 36. BÖLÜM-Konağa Saldırı547 kelime
- 36 37. BÖLÜM-Babasının Sırrı702 kelime
- 37 38. BÖLÜM-Saklanan Gerçek636 kelime
- 38 39. Bölüm — Azad’ın Adı477 kelime
- 39 40. Bölüm — Babanın İzinde708 kelime
- 40 41. Bölüm — Albora610 kelime
- 41 42. Bölüm — Yeni Bir Sabah605 kelime
- 42 43. Bölüm — Son Günler557 kelime
- 43 44. Bölüm-Azad’ın Gelişi536 kelime
- 44 45. Bölüm-Oğlum523 kelime
- 45 46. Bölüm-Eve Dönüş453 kelime
- 46 47. Bölüm-Karşılaşma354 kelime
- 47 48. Bölüm- Sessiz Akşam376 kelime
- 48 49. Bölüm-İçimdeki His422 kelime
- 49 50. Bölüm- Son Bakış781 kelime
- 50 Kars’ın Aşiret Varisi — 9. Bölüm597 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kars'ta akşam erken inerdi.
Güneş, sarp tepelerin ardında kaybolmaya başladığında hava bir anda soğur; taş duvarların arasından geçen rüzgâr, insanın yüzünü kesercesine eserdi. Şehrin sessizliği ise gecenin yaklaşmasıyla daha da ağırlaşırdı.
Ama o akşam Karahan Konağı'nın avlusunda sessizlik yoktu.
Atların ayak sesleri taş zeminde yankılanıyor, konağın çalışanları bir oraya bir buraya koşuşturuyordu.
Cihan Karahan, konağın geniş avlusunda tek başına duruyordu.
Üzerindeki siyah gömleğin kollarını dirseklerine kadar sıvamış, gözlerini karşıdaki dağlara dikmişti. Yirmili yaşlarının ortalarındaydı. Sessizliğiyle tanınırdı. Öfkelendiğinde bağırmak yerine susar, karar verdiğinde ise kimsenin fikrini değiştirmesine izin vermezdi.
Karahan aşiretinin genç varisiydi.
Fakat bu unvan, onun için hiçbir zaman bir gurur meselesi olmamıştı.
Aksine, omuzlarında taşıdığı ağır bir yük gibiydi.
Arkasından gelen ayak seslerini duyunca başını çevirdi.
Annesi Sadakat Hanım, konağın kapısında durmuştu.
"Cihan."
Cihan bakışlarını annesine çevirdi.
"Ne oldu?"
Sadakat birkaç saniye sustu.
"İçeri gel. Seninle konuşmam gereken bir şey var."
Cihan annesinin yüzüne baktı.
Onu yıllardır tanıyordu.
Sadakat kolay kolay telaşlanmazdı.
Ama bu kez yüzündeki ifade farklıydı.
"Ne hakkında?"
"İçeride konuşalım."
Cihan bir şey söylemeden annesinin ardından konağa girdi.
Konağın büyük salonunda birkaç kişi sessizce oturuyordu.
Cihan içeri girdiği anda herkes sustu.
Bu sessizlik, onun hoşuna gitmemişti.
Bakışlarını salondakilerin üzerinde gezdirdi.
"Ne oluyor?"
Kimse cevap vermedi.
Sadakat Hanım ağır adımlarla koltuğuna oturdu.
"Cihan, artık bazı şeyleri bilmenin zamanı geldi."
Cihan karşısındaki sandalyeye oturdu.
"Dinliyorum."
Sadakat derin bir nefes aldı.
"Yıldıranlar yeniden harekete geçmiş."
Cihan'ın yüzündeki ifade bir anda değişti.
Yıldıran aşireti...
Karahanlarla yıllardır süren husumetin diğer tarafıydı.
İki aşiret arasındaki düşmanlığın ne zaman başladığını artık kimse tam olarak bilmiyordu. Yıllar boyunca büyüyen öfke, iki ailenin gençlerine bile miras kalmıştı.
Cihan'ın sesi soğudu.
"Ne istiyorlar?"
"Henüz bilmiyoruz."
"Kim söyledi?"
"Bugün köyden haber geldi."
Cihan ayağa kalktı.
"Ben gidip öğrenirim."
Sadakat sert bir bakış attı.
"Hayır."
Cihan durdu.
"Anne..."
"Bu meseleye tek başına karışmayacaksın."
"Karahan aşiretinin varisiyim. Eğer bizim hakkımızda bir şey planlıyorlarsa—"
"Tam da bu yüzden!"
Sadakat'in sesi ilk kez yükselmişti.
Salondaki herkes başını ona çevirdi.
"Sen sadece Cihan değilsin artık," dedi Sadakat. "Sen Karahanların geleceğisin. Vereceğin yanlış bir karar sadece seni değil, hepimizi etkiler."
Cihan annesine baktı.
"Ben korkup saklanacak biri değilim."
Sadakat'in gözleri doldu fakat belli etmedi.
"Ben de senden korkmanı istemiyorum."
Bir an sustu.
"Sadece... bu kez karşımızdaki kişinin kim olduğunu bilmiyoruz."
Cihan kaşlarını çattı.
"Kim?"
Sadakat cevap vermeden önce birkaç saniye bekledi.
"Fidan'ın kızı."
Cihan'ın bakışları sertleşti.
"Eftelya mı?"
Sadakat başını yavaşça salladı.
"Evet."
Cihan o ismi yıllardır duymuştu.
Eftelya Yıldıran.
Yıldıran aşiretinin genç kızı.
Ama Cihan onu hiç yakından görmemişti.
Sadece hakkında anlatılanları biliyordu.
"Onun bu işle ne ilgisi var?"
"Bilmiyorum."
Sadakat ayağa kalktı.
"Ama bildiğim bir şey var."
Cihan annesine baktı.
"Ne?"
"Yıldıranlarla aramızdaki eski hesap yeniden açılıyor."
Cihan'ın yüzünde sert bir ifade oluştu.
"Öyleyse kapatılması gereken bir hesap var."
Aynı saatlerde, Karahan Konağı'ndan kilometrelerce uzakta başka bir konakta da benzer bir sessizlik vardı.
Yıldıran Konağı.
Eftelya, konağın balkonunda durmuş, Kars'ın soğuk gecesini izliyordu.
Üzerindeki koyu renk kabanın yakasını biraz daha kapattı.
Aşağıdaki avluda hareketlilik vardı.
Fidan Hanım, kızının arkasında belirdi.
"Eftelya."
Eftelya dönmedi.
"Efendim, anne?"
"İçeri gel."
"Birazdan."
Fidan kızının yanına yürüdü.
"Üşüyeceksin."
Eftelya hafifçe gülümsedi.
"Alışığım."
Fidan kızının yüzüne baktı.
"Bugün Karahanlardan haber geldi."
Eftelya'nın gülümsemesi kayboldu.
"Ne olmuş?"
"Henüz kesin bir şey yok."
"Öyleyse neden bana söylüyorsun?"
Fidan birkaç saniye sustu.
"Çünkü bu kez senin de adın geçiyor."
Eftelya annesine döndü.
"Benim mi?"
"Evet."
"Ne yapmamı istiyorlar?"
"Henüz kimse senden bir şey istemiyor."
Fidan kızının gözlerinin içine baktı.
"Ama Cihan Karahan'ın adı geçiyor."
Eftelya'nın yüzündeki ifade değişti.
"Cihan..."
İsmi ilk kez bu kadar yakından duymuştu.
Fidan başını salladı.
"Onu görmedin."
"Hayır."
"Ama bundan sonra görebilirsin."
Eftelya bakışlarını yeniden karanlığa çevirdi.
"Karahanlarla hiçbir işim olmaz."
Fidan'ın sesi yumuşaktı.
"Umarım olmaz."
Eftelya annesine baktı.
"Neden böyle söylüyorsun?"
Fidan cevap vermedi.
Çünkü bazı şeyleri kızına anlatmak için henüz erkendi.
Gece ilerledi.
Karahan Konağı'nda herkes odalarına çekilmişti.
Cihan ise hâlâ uyumamıştı.
Çalışma odasının penceresinden dışarı bakıyordu.
Masasının üzerinde duran dosyaya yeniden baktı.
Dosyanın üzerinde tek bir isim yazıyordu:
Yıldıran.
Cihan dosyayı kapattı.
Tam o sırada kapı çalındı.
"Gel."
İçeri aşiretten güvendiği adamlardan biri girdi.
"Cihan Bey."
Cihan ona döndü.
"Konuş."
Adam birkaç saniye tereddüt etti.
"Bu gece sınır tarafında hareketlilik görülmüş."
Cihan ayağa kalktı.
"Kim?"
"Yıldıranların adamları."
Cihan'ın yüzü gerildi.
"Kaç kişi?"
"Beş kişi kadar."
"Silahlı mı?"
Adam başını salladı.
"Evet."
Cihan birkaç saniye düşündü.
Sonra ceketini aldı.
"Atı hazırlayın."
Adam şaşırdı.
"Cihan Bey, anneniz—"
"Annem duymasın."
Cihan kapıya doğru yürüdü.
Fakat kapıya ulaştığında durdu.
"Bir şey daha."
Adam bekledi.
"Eftelya Yıldıran'ı gören oldu mu?"
Adamın yüzünde kısa bir şaşkınlık belirdi.
"Hayır."
Cihan başını salladı.
"Tamam. Git."
Adam çıktı.
Cihan yalnız kaldığında, kendisi bile neden o ismi sorduğunu bilmiyordu.
Belki sadece düşmanının kim olduğunu bilmek istiyordu.
Belki de bu hikâyenin daha ilk geceden düşündüğünden çok daha büyük olduğunu hissediyordu.
Kars'ın dışında, karanlık bir yolun kenarında bir araç ilerliyordu.
Eftelya arka koltukta oturuyordu.
Yanında annesi Fidan vardı.
Eftelya camdan dışarı bakarken uzakta beliren ışıkları gördü.
"Anne."
"Efendim?"
"Bu yolu neden kullanıyoruz?"
Fidan cevap vermedi.
Eftelya ona döndü.
"Bir yere mi gidiyoruz?"
"Karahanların sınırına yakın bir yere."
Eftelya'nın kaşları çatıldı.
"Ne?"
Fidan kızının elini tuttu.
"Bu gece senden tek bir şey istiyorum."
"Nedir?"
"Ne olursa olsun, Cihan Karahan'la karşılaşırsan sakin kal."
Eftelya'nın kalbi hızlandı.
"Cihan burada mı?"
Fidan cevap vermeden önce dışarı baktı.
"Belki."
Araç yavaşladı.
Tam o sırada karşıdan gelen farlar yolu aydınlattı.
İki araç birbirine doğru yaklaşıyordu.
Eftelya'nın gözleri karşıdaki araca takıldı.
Diğer araç durdu.
Kapısı açıldı.
Bir adam dışarı çıktı.
Karanlığın içinden yavaşça yürüyerek aracın önüne geldi.
Eftelya onu ilk kez görüyordu.
Cihan Karahan.
İki aşiretin yıllardır taşıdığı düşmanlığın ortasında, iki yabancı ilk kez karşı karşıyaydı.
Cihan'ın bakışları aracın içindeki Eftelya'ya çevrildi.
Eftelya da ona baktı.
İkisinin arasında tek kelime bile söylenmedi.
Ama o sessizlik, yaklaşan fırtınanın ilk işaretiydi.
Çünkü bazı hikâyeler bir sevgiyle başlamazdı.
Bazıları bir düşmanlıkla başlardı.
Ve bazı insanlar, hayatlarına girmeden çok önce kaderlerine yazılırdı.
Bölüm etkileşimi
