1. bölüm / 57
DE-MARKAJ ღBİTTİღ♛ DE-MARKAJ | PROLOG
Bölümler 57Şu an: ♛ DE-MARKAJ | PROLOG
- 1 ♛ DE-MARKAJ | PROLOG1.101 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 ♛ DE-MARKAJ | 11.888 kelime
- 3 ♛ DE-MARKAJ | 21.511 kelime
- 4 ♛ DE-MARKAJ | 32.183 kelime
- 5 ♛ DE-MARKAJ | 42.318 kelime
- 6 ♛ DE-MARKAJ | 52.915 kelime
- 7 ♛ DE-MARKAJ | 62.643 kelime
- 8 ♛ DE-MARKAJ | 72.841 kelime
- 9 ♛ DE-MARKAJ | 82.136 kelime
- 10 ♛ DE-MARKAJ | 93.729 kelime
- 11 ♛ DE-MARKAJ | 103.434 kelime
- 12 ♛ DE-MARKAJ | 112.118 kelime
- 13 ♛ DE-MARKAJ | 123.910 kelime
- 14 ♛ DE-MARKAJ | 132.575 kelime
- 15 ♛ DE-MARKAJ | 142.420 kelime
- 16 ♛ DE-MARKAJ | 152.576 kelime
- 17 ♛ DE-MARKAJ | 162.319 kelime
- 18 ♛ DE-MARKAJ | 172.171 kelime
- 19 ♛ DE-MARKAJ | 182.557 kelime
- 20 ♛ DE-MARKAJ | 192.418 kelime
- 21 ♛ DE-MARKAJ | 203.875 kelime
- 22 ♛ DE-MARKAJ | 212.497 kelime
- 23 ♛ DE-MARKAJ | 222.234 kelime
- 24 ♛ DE-MARKAJ | 234.137 kelime
- 25 ♛ DE-MARKAJ | 243.223 kelime
- 26 ♛ DE-MARKAJ | 253.240 kelime
- 27 ♛ DE-MARKAJ | 264.385 kelime
- 28 ♛ DE-MARKAJ | 274.784 kelime
- 29 ♛ DE-MARKAJ | 28 | SEZON FİNALİ3.043 kelime
- 30 ♛ DE-MARKAJ | 292.548 kelime
- 31 ♛ DE-MARKAJ | 301.964 kelime
- 32 ♛ DE-MARKAJ | 312.510 kelime
- 33 ♛ DE-MARKAJ | 321.679 kelime
- 34 ♛ DE-MARKAJ | 332.099 kelime
- 35 ♛ DE-MARKAJ | 343.323 kelime
- 36 ♛ DE-MARKAJ | 353.088 kelime
- 37 ♛ DE-MARKAJ | 363.290 kelime
- 38 ♛ DE-MARKAJ | 372.323 kelime
- 39 ♛ DE-MARKAJ | 382.077 kelime
- 40 ♛ DE-MARKAJ | 393.584 kelime
- 41 ♛ DE-MARKAJ | 402.164 kelime
- 42 ♛ DE-MARKAJ | 412.054 kelime
- 43 ♛ DE-MARKAJ | 421.887 kelime
- 44 ♛ DE-MARKAJ | 432.448 kelime
- 45 ♛ DE-MARKAJ | 442.225 kelime
- 46 ♛ DE-MARKAJ | 452.662 kelime
- 47 ♛ DE-MARKAJ | 463.031 kelime
- 48 ♛ DE-MARKAJ | 472.775 kelime
- 49 ♛ DE-MARKAJ | 483.935 kelime
- 50 ♛ DE-MARKAJ | 492.087 kelime
- 51 ♛ DE-MARKAJ | 501.981 kelime
- 52 ♛ DE-MARKAJ | 512.254 kelime
- 53 ♛ DE-MARKAJ | 522.377 kelime
- 54 ♛ DE-MARKAJ | 532.214 kelime
- 55 ♛ DE-MARKAJ | 542.556 kelime
- 56 ♛ DE-MARKAJ | 552.578 kelime
- 57 ♛ DE-MARKAJ | 56 | FİNAL2.328 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
PROLOG
Uzun, tüp koridorda yürürken tezahürat ve uğultulu konuşma sesleri kulaklarına doluyordu. Her zaman bu anın adrenalinini artırmasına karşı garip bir zevk duyardı. Birilerinin onun ve arkadaşlarının isimlerini haykırması Onur'a hiç olmadığı kadar heyecan verirdi. Belki de tam olarak bu yüzden küçüklüğünden beri olmak istediği yer burasıydı.
Soyunma odasına birkaç adım kala ayağının altında hafif kaygan bir his hâkim olduğunda kaşları çatıldı. Dikkatle aşağı uzanıp ona bu hissi veren şeyin ne olduğunu inceledi. Bu bir broşürdü. Bir üniversitenin broşürü. Kenardaki çöpe atmak üzereyken broşürün yırtık kısmında tanıdık bir yüzle karşı karşıya geldi.
Nefesini tutmuş onun yüzüne bakarken o olup olmadığını düşünüyordu. Gözleri, aklı onunla oyun oynuyor olabilir miydi? Yıllar sonra onu bir broşürün üzerinde görmeyi beklemiyordu. Belki de bilinçaltının ona bir oyunuydu. Tüm bu düşüncelerin arasında savrulup durduğunu hissederken soyunma odasının açık kapısından kendisine seslenen arkadaşıyla kendine geldi.
"Onur!" El etti aceleyle. "Hadi!"
Karmaşık bir yüz ifadesiyle başını sallayarak odaya doğru adımlamaya başladı. Elindeki broşürü düşünceli bir biçimde katlayıp avcuna hapsetti.
Soyunma odasına girdiğinde dolaplarının önünde giyinenlerin yanı sıra az önce onu çağıran Selim bir şeyler anlatıp duruyordu. Aklını onun anlattıklarına verebilmesi mümkün değildi. Çünkü bir yanı hâlâ avcuna hapsettiği broşürdeydi. Usulca elini gevşetip buruşmuş kâğıda baktı. Parmaklarıyla buruşan yerlerini düzeltirken kendisine dirsek atan arkadaşına irkilerek döndü.
"Hşşt, oğlum! Bende misin?" diyordu Selim. Onur'un kısa, boş bakışının ardından kaşları çatıldı adamın. "Beni dinliyor musun sen?"
"Ne dedin?"
"Maçtan sonra havuz başında parti var, gelecek misin onu soruyorum."
Kısa bir an düşündükten sonra başını iki yana salladı. "Gelmem herhâlde. İşlerim var."
Sıkıcı bulduğunu belli eden bir yüz ifadesiyle ofladı adam. "Sen de hep aynı numarayı çekiyorsun be kardeşim! İşim var da işim var! Ne işin var? Bizi mi atlatıyorsun anlamadım ki?" Yüzü aniden keyifli bir ifade alırken dudakları kıvrıldı. "Bak çok güzel bir ortam var, eğleniriz, havamız değişir. Fena mı olur?"
"Tamam işte kardeşim, sen eğlen benim yerime de."
Şüpheli bakışlarla dikkat kesildi Selim. "Lan yoksa işim var ayağına bizi mi koparıyorsun sen?" Onur anlamaz bir bakış attıktan sonra açıkladı. "Başka güzel ortamlara gidip de beni sokmuyorsan var ya oğlum..."
"Yok öyle bir şey Selim ya, nereden çıkarıyorsun bunları? Aklın fikrin nerelerde."
"Senin de aklın fikrin biraz oralarda olsun diyorum ya işte." İmalı bir bakışla "Böyle asosyal takılıp kafamı karıştırma, aynı soyunma odasında giyinip soyunuyoruz." dediğinde Onur tarafından ensesine bir şaplak yedi.
"Ağzımı bozduracaksın bana haa!"
Onun ensesine attığı tokatla kıs kıs gülen adam "Sen de eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürme birader." diyerek söylendi.
"Ha eşek olduğunu kabul ediyorsun yani."
Buna herhangi bir cevap vermedi Selim. Sadece gözlerini devirmekle yetindi. Çapkın bir edayla çenesini ovalarken "Bak Aycan'ın arkadaşları varmış, seninle bir tanışmak istiyorlarmış." dedi gizli bir sırdan bahseder gibi. "Ne olur tanışsan, Network'ünü genişletsen? Ne olur?"
Selim'in Network'ünü genişletmek dediği şeyin ne olduğunu çok iyi biliyordu Onur. Çapkınlık. Piyasayı şöyle bir sallamak. Selim'in dilinde böyle ifade ediliyordu bunlar. Gözlerini kısarak sinsi bir bakış attı. "Yok abiciğim, kalsın. Ben kendimle iyiyim böyle. Okey?"
Arkasından "Okey?" diyerek onu taklit eden adamı umursamadı bile. Bakışları oturduğu yerde aniden ellerini yere dayayıp baş aşağı duran Felipe'ye dönmüştü.
Her maçtan önce bunu yapardı o. Adam için totem gibi bir şeydi. Üç kere bunu yapınca maçı kazanacaklarına inanırdı. İlginç bir inanış diye içinden geçirirdi her seferinde.
Maça çıkmadan kısa süre önce teknik direktörleri Turan'ın gelip anlattığı şeyleri sanki buğulu bir camın arkasından dinliyor gibiydi Onur. Aklı hâlâ ondaydı. Broşürde gördüğü Nergis çiçeği olabilir miydi? Buna neden bu kadar takıldığına da anlam veremedi. Yıllar önce bitmiş gitmiş bir şey. Niye onu hatırlatan bir şey gördüğünde bu kadar dağılıyordu ki?
Maça çıkmalarına çok az kalmışken herkes sırayla kapıdan çıkıyordu. Sıra ona gelmek üzereyken kolunda onu geri çeken bir el hissetti. Çıkmak üzere olan başka bir arkadaşı yerini alırken o tek adımıyla odaya geri döndü.
Kolundan tutan Turan, bakışlarını Onur'da gezdirdi. "İyi misin?" diye sordu sadece. Babacan tavrının ardında sorgular bir ifade de vardı.
Ondan kaçmazdı, biliyordu Onur. Ancak kendinden emin bir biçimde başını salladı. "İyiyim hocam."
"Bugün dikkatin çok dağınık. Bir şey varsa söyle."
"Yok, bir şey yok merak etme. Her şey yolunda."
Dudakları düz bir çizgi hâlini alan adamı gerisinde bırakıp arkadaşlarını yakalamak için adımlarını koşar adımlarla hızlandırdı.
Başta uğultu gibi kulağına dolan tezahüratların göbeğindeydi. Taraftarlar aşkla isimlerini haykırıyordu. Bu coşkuyla kalbi büyük bir hazla doldu. Her seferinde yeşil sahaya bu kadar heyecanla çıkması, bu atmosferi ne kadar sevdiğini bağırıyordu ruhuna.
Yazı turadan sonra oyun başladı. Atışı kazanan Onur'un takımıydı. Açılış vuruşundan sonra tam anlamıyla zihni oyuna yöneldi. Artık ne bugünkü garip tesadüfü ne de Nergis çiçeğini düşünüyordu. Düşündüğü tek şey yakalamak üzere olduğu goldü. Hızlı bir hamleyle bir adım ilerisindeki fırsatı yakaladı ve topu tüm gücüyle fırlattı. Gol.
Alkış kıyametin arasında onu en motive eden şeyi yaptı. Birkaç saniyeliğine de olsa tribünde adını haykıran taraftarlara baktı. Herkes takımın atkılarını, bayrakları sallıyor, var gücüyle bağırıyordu. Onlara galibiyet dolu bir gülümseme gönderirken kalabalığın ardında gördüğüne inanamadı. Herhâlde aklımı yitiriyorum dedi kendi kendine. Alkışların arasında ayakta duran ama tezahürat etmeden sadece kendisine bakan oydu. Nergis çiçeği.
Onunla göz göze geldi. Hayal olamayacak kadar gerçekti. Kendine gelmesi saniyelerini alırken tüm dikkatini yeniden toplaması zor oldu ama başardı. Bunu yapması için maç boyunca alenen bir gol kaçırması gerekmişti ama... Sağlık olsundu. Nergis çiçeği tam onun oynadığı sahada açmıştı. Bu duyguya yeniden eli kolu bağlı yenilirken buldu kendini.
Bu bir tesadüf müydü yoksa kaderin oyunu mu? Bilemedi.
...
*
YAZAR NOTU: Hi guyss! ⚽ Offfffff... Her masada mı varım be? 😂 Geleneksel yazar notumda içimi dökmeyeceksem nerede dökeceğim diyerek bu kitabın yayınlanma hikâyesini anlatmak istiyorum.
Aslında uzun zamandır aklımda olan ve yazmaya başladığım, kesik kesik sahnelerini yazdığım bir kitaptı ama KAPAK KIZI bittikten sonra yayınlamayı düşünüyordum. Fakat malûmunuz, son günlerde Wattpad'in yeniden Türkiye'ye açılacağı ve bir temsilci atadıkları bilgisi duyuruldu. Bununla birlikte de en ufak bir yetişkin içerik barındıran kitaplar uyarı almadan kaldırılmaya başlandı. Ben de maalesef bu sebeplerden dolayı istemeye istemeye de olsa kitaplarımı yayından kaldırmak zorunda kaldım.
Bunu da burada duyurmuş olayım, Wattpad'den ayrılmıyorum arkadaşlar, buradayım. Ancak severek takip ettiğiniz ve devamını beklediğiniz kitaplara karşı da sizi mağdur bırakamazdım, size haksızlık yapamazdım. O sebepten devamını beklediğiniz kitaplarım Nisan ayı itibarıyla VAVEYLA uygulamasında olacak, oradan okuyup takip edebilirsiniz. Wattpad'de olaylar durulursa yeniden burada yayınlamaya devam ederim, orası ayrı.
Tabii bu süreçte Wattpad'i boş bırakmak olur mu? Olmaaaaaz! İşte o yüzden karşınızda, DE-MARKAJ! Henüz kısa bir tanıtım bölümümüz olmasına rağmen çok heyecanlandım. Nasıl buldunuz tanıtım bölümümüzü? Buraya yazabilirsiniz. Yeni karakterimiz Onur'u nasıl buldunuz? Henüz bunu konuşmak için erken ama sanırım daha önceki aykırı erkek karakterlerimden bir parça farklı gibi. 😏 Yorumlarınızı buraya bekliyor olacağım. İki gündür biraz hastayım, soğuk algınlığım geçsin, düzenli yeni bölümler gelecek. Bol yorumlarınızı bekliyorum. Sevgiler, bol kokulu öpçükler! 😘
•••
SOSYAL MEDYA
Wattpad: -BuzlarKralicesi
Instagram: buzlarkralicesioffical
YouTube: Gülay Sena Dündar
Bölüm etkileşimi
