98. bölüm · Zeynep'in Kanatları
Bölüm 98
Ertesi sabah Zeynep'in fabrikaya gideceğini bilen Sevda, öğle saatlerinde yemekhaneye uğradı. Yemekhane her zamanki gibi yoğundu. Tabak sesleri, çalışanların konuşmaları ve mutfaktan gelen yemek kokuları birbirine karışıyordu. Yonca, elindeki listeye bakarak eksikleri kontrol ediyordu. Her zamanki gibi ciddi yüz ifadesi yerindeydi. Sevda birkaç saniye onu izledikten sonra yanına yaklaştı.
— Yonca abla...
Yonca başını kaldırmadan cevap verdi.
— Söyle Sevda.
— Mutfakta yardımcıya ihtiyacınız var mı?
Yonca bu kez başını kaldırıp Sevda'ya baktı.
— Neden sordun?
Sevda hafifçe gülümsedi.
— Zeynep işe dönmek istiyor.
Yonca'nın eli listedeki satırın üzerinde durdu.
— Zeynep mi?
— Evet.
Yonca birkaç saniye sessiz kaldı. Sonra gözlüğünü çıkarıp masanın üzerine bıraktı.
— Ne zaman?
— Yarın gelecekti. Önce sizinle konuşmamı istedi.
Yonca'nın yüzündeki ciddi ifade ilk kez biraz yumuşadı.
— Onu burada görmek güzel olur.
Sevda gülümsedi.
— Ben de öyle düşündüm.
Yonca sandalyesine yaslandı.
— Mutfakta zaten bir kişiye daha ihtiyacımız var. Ama mesele sadece ihtiyaç değil.
Sevda merakla baktı.
— Nasıl yani?
Yonca derin bir nefes aldı.
— Zeynep burayı biliyor. İşini biliyor. Daha önce çalıştı. Yeniden öğretmekle uğraşmayız.
Bir an durdu.
— Ama yıllar geçti. Hayatı değişti. Çocuğu var. Saatlerini de ona göre ayarlamamız gerekir.
Sevda hemen atıldı.
— Umut artık okula gidiyor. Zeynep de özellikle bu yüzden çalışmak istiyor.
Yonca başını salladı.
— O zaman gelsin. Konuşuruz.
Sevda'nın yüzü aydınlandı.
— Yani olur mu?
Yonca hafifçe gülümsedi.
— Ben "olur" demeden önce Zeynep'i görmem lazım.
— Ama kapıyı kapatmıyorsun.
— Kapatmıyorum.
Sevda tam dönecekken Yonca arkasından seslendi.
— Sevda.
— Efendim?
— Bir de ona söyle...
Yonca kısa bir an düşündü.
— Mutfakta işler eskisi gibi değil.
Sevda güldü.
— Biliyorum. Zeynep de eskisi gibi değil zaten.
Yonca'nın yüzünde belli belirsiz bir tebessüm oluştu.
— İşte onu görünce anlayacağız.
Sevda yemekhaneden çıkarken yüzünde kocaman bir gülümseme vardı. Zeynep'in yeniden çalışacak olması onu gerçekten sevindirmişti. Çünkü bazı insanlar hayatımıza geri döndüğünde, sadece kendileri dönmezdi. Eski bir dostluk... Eski bir alışkanlık... Ve bazen yıllar önce yarım kalmış bir hikâye de onlarla birlikte geri gelirdi. Sevda'nın aklından ise bambaşka bir şey geçiyordu. Zeynep fabrikaya döndüğünde...
Fatih onu gördüğünde ne olacaktı?
Çünkü bazı karşılaşmaların üzerinden yıllar geçse bile, insanın kalbi zamanı takvimden okumuyordu.
Ertesi sabah Zeynep erkenden uyandı. Umut'u hazırlayıp okula gönderdikten sonra uzun süre aynanın karşısında durdu. Dolabından çıkardığı lacivert önlüğü yatağın üzerine serdi. Yıllar önce bu önlüğü giyerken yalnızca işe gitmeyi düşünürdü. Şimdi ise aynı önlüğe bakarken başka bir şey hissediyordu.
Özgürlük.
Önlüğü üzerine geçirdi. Saçlarını topladı. Aynadaki kadına birkaç saniye baktı.
— Hadi Zeynep...
Kendi kendine fısıldadı.
— Gidelim.
Fabrikanın önüne geldiğinde arabayı birkaç metre ötede durdurdu. Camdan dışarı baktı. Bina hâlâ aynıydı.
Giriş kapısı...
Güvenlik kulübesi...
Yemekhane tarafına açılan küçük yol...
Ama yıllar önce burada bıraktığı genç kız artık yoktu. Zeynep arabadan indi. Kapıya doğru yürürken kalbi biraz daha hızlı atmaya başladı. Tam içeri gireceği sırada arkasından bir ses duyuldu.
— Zeynep?
Zeynep döndü.
Sevda elinde çantasıyla ona doğru geliyordu.
— Geldin!
Zeynep gülümsedi.
— Geldim.
Sevda ona sarıldı.
— Seni görünce içim açıldı vallahi.
— Ben de biraz heyecanlandım.
— Biraz mı?
İkisi de güldü. Sevda koluna girdi.
— Hadi. Yonca abla seni bekliyor.
Yemekhaneye girdiklerinde Zeynep'in burnuna tanıdık yemek kokuları geldi.
Bir an durdu. Burası... Yıllar önce her sabah geldiği yerdi. Yonca tezgâhın başında bir şeylerle ilgileniyordu. Zeynep'i görünce başını kaldırdı. Birkaç saniye birbirlerine baktılar. Sonra Yonca'nın yüzünde küçük ama gerçek bir gülümseme belirdi.
— Hoş geldin Zeynep.
Zeynep yaklaşarak başını eğdi.
— Hoş buldum Yonca abla.
Yonca onu baştan aşağı süzdü.
— Yıllar geçmiş. Ama değişmemişsin.
Sevda hemen araya girdi.
— Değişti değişti. Artık iki çocuğu olan kadın gibi konuşuyor.
Zeynep gülerek Sevda'ya baktı.
— Bir çocuğum var benim.
— Bana göre iki.
Yonca kaşlarını kaldırdı.
— İkincisi kim?
Sevda hiç düşünmeden cevap verdi.
— Umut bir.
— Zeynep de çocuk gibi bazen.
Zeynep elindeki çantayla Sevda'ya hafifçe vurdu. Yonca'nın yüzünde yıllardır görülmeyen bir tebessüm oluştu.
— Siz hiç değişmemişsiniz.
Sonra ciddileşti.
— Konuştuk Sevda'yla. Mutfakta yardımcıya ihtiyacımız var.
Zeynep'in yüzündeki heyecan belli oldu.
— Gerçekten mi?
— Gerçekten.
Yonca elindeki listeyi masaya bıraktı.
— Ama bir şartım var.
Zeynep dikkatle baktı.
— Nedir?
— Buraya eski Zeynep olarak dönmeyeceksin.
Zeynep şaşırdı. Yonca devam etti.
— Eski Zeynep her şeyi içine atardı. Yorulsa söylemezdi. Bir şey canını sıksa susardı.
Kısa bir sessizlik oldu.
— Şimdi öyle olmayacak.
Zeynep'in yüzünde hafif bir gülümseme belirdi.
— Merak etme Yonca abla.
— Artık susmam.
Yonca başını salladı.
— Güzel.
Sonra önündeki listeyi ona uzattı.
— O zaman başlayalım.
Zeynep listeyi aldı. Ve yıllar sonra ilk kez yeniden mutfağın içine geçti. Ellerini yıkadı. Önlüğünün kollarını sıvadı. Tencerelerin olduğu bölüme doğru yürüdü. Her şey tanıdıktı. Ama bir şey farklıydı. Bu kez Zeynep burada kalmak zorunda değildi. Burayı kendi seçmişti. Tam o sırada yemekhanenin dışından ağır ayak sesleri geldi. Yonca da başını kapıya çevirdi. Zeynep ise arkasını dönmeden çalışmaya devam etti. Kapının önünden bir erkek sesi duyuldu.
— Yonca Hanım, öğle yemeği listesi hazır mı?
Yonca cevap verdi.
— Birazdan gönderirim Fatih.
Zeynep'in eli bir an havada kaldı. Bıçağın ucu tezgâhın üzerinde sessizce durdu. Zeynep yavaşça başını kaldırdı.
Kapıya doğru döndü. Ve yıllardır görmediği adamla göz göze geldi.
Fatih...
İkisi de konuşmadı. Sanki fabrikanın bütün sesleri bir anda uzaklaştı.
Fatih'in bakışları Zeynep'in üzerinde kaldı. Zeynep'in gözleri ise onun yüzünde... Yıllar geçmişti. İkisi de değişmişti. Ama bazı duyguların takvimi yoktu. Fatih'in gözlerinde yıllar önce yarım kalan o sessiz sevdanın izi hâlâ vardı. Zeynep bunu gördü. Ve kalbi...
Yıllar sonra ilk kez aynı yerden yeniden sızladı.
