5. bölüm · YARIM KALAN MEKTUPLAR
UNUTULAN YÜZ
Elif, Zeynep'in gözlerine dikkatlice baktı.
İçinde tarif edemediği bir his vardı.
Bu yüz...
Bu ses...
Sanki yıllardır görmediği ama bir zamanlar çok iyi tanıdığı birine aitti.
Zeynep de aynı şaşkınlıkla ona bakıyordu.
"Ben seni gerçekten tanıyorum..." dedi.
Elif başını iki yana salladı.
"Hatırlamıyorum."
Mert araya girdi.
"Zeynep, hadi gidelim."
Ama Zeynep'in aklı Elif'te kalmıştı.
O gece Elif yine eski günlüğünü karıştırıyordu.
Yırtılmış sayfanın arasına sıkışmış küçücük bir fotoğraf buldu.
Fotoğrafta üç kişi vardı.
Elif...
Mert...
Ve yüzü güneş ışığından tam seçilemeyen bir kız.
Fotoğrafın arkasında tek bir tarih yazıyordu:
14 Ekim.
Elif'in elleri titremeye başladı.
"Demek o gece... Zeynep de oradaydı."
Tam o anda kapı çaldı.
Kapıyı açtığında karşısında Mert'i gördü.
Yüzü solgundu.
"Sana bunu vermem gerekiyor."
Elindeki küçük kutuyu Elif'e uzattı.
Kutunun içinde ince, gümüş bir kolye vardı.
Kolyenin ucunda yarım ay şeklinde bir kolye ucu bulunuyordu.
Elif şaşkınlıkla baktı.
"Bu benim..."
"Evet," dedi Mert.
"Onu o gece düşürmüştün."
"O gece tam olarak ne oldu?"
Mert uzun süre sustu.
Sonra gözlerini kapatıp fısıldadı:
"Bir kaza oldu."
Elif'in kalbi hızlandı.
"Kaza mı?"
"Biz üçümüz birlikteydik. Sen, ben ve Zeynep."
"Sonra?"
Mert'in sesi titredi.
"Bir araba kontrolden çıktı..."
Tam o sırada Mert'in telefonu yeniden çaldı.
Arayan yine Zeynep'ti.
Mert aramayı reddetti.
Telefon birkaç saniye sonra tekrar çalmaya başladı.
Sonunda açtı.
Karşı taraftan gelen cümle, Mert'in yüzündeki bütün rengi aldı.
"Ne diyorsun?.."
"Nasıl kayboldu?"
Telefon kapanınca Elif endişeyle sordu:
"Ne oldu?"
Mert derin bir nefes aldı.
"Annemin odasındaki eski dosyalar çalınmış."
"Hangi dosyalar?"
Mert'in gözleri Elif'in gözleriyle buluştu.
"14 Ekim gecesine ait bütün belgeler."
İlk kez ikisi de aynı şeyi düşündü.
Bu artık sadece unutulmuş bir anı değildi.
Birileri, yıllardır o geceyle ilgili her izi tek tek yok ediyordu.
