15. bölüm · YARIM KALAN MEKTUPLAR
DEPO 8
Tren garındaki kalabalık, siyah montlu adamın gözden kaybolmasıyla yeniden eski hâline dönmüştü. Ama Elif, Mert ve Zeynep için artık hiçbir şey normal değildi.
"Peşimizdeler..." diye fısıldadı Zeynep.
Mert, çantanın fermuarını kapattı.
"Burada kalamayız. Önce Depo 8'i bulacağız."
Eski sanayi bölgesindeki depolar yıllardır kullanılmıyordu. Paslanmış demir kapılar, kırık camlar ve rüzgârın sürüklediği kuru yapraklar... Burası terk edilmiş gibiydi.
Kapılardaki numaraları tek tek geçtiler.
5...
6...
7...
Sonunda paslı bir tabelanın altında durdular.
DEPO 8
Elif, ajandadan çıkan anahtarı kilide taktı.
Kapı ağır bir gürültüyle açıldı.
İçerisi karanlıktı.
Mert el fenerini yaktığında, odanın ortasında üzeri beyaz bir örtüyle kapatılmış eski bir otomobil gördüler.
Elif'in kalbi hızlandı.
"Aynı model..."
Arabaya yaklaştılar.
Mert örtüyü yavaşça çekti.
Altından siyah renkli, hasarlı bir otomobil çıktı.
Sağ ön çamurluğu ezilmişti.
Farlarından biri kırıktı.
Zeynep korkuyla geri çekildi.
"Bu..."
Elif, arabanın plakasına baktı.
Son iki rakamı görünce nefesi kesildi.
...14
Tam videodaki araba gibi...
Arabanın içinde eski bir telefon duruyordu.
Şarjı bitmiş gibi görünüyordu.
Mert güç kablosuna bağladı.
Birkaç saniye sonra ekran açıldı.
Telefonda yalnızca tek bir video vardı.
Dosya adı:
"İzleme_001"
Videoyu açtılar.
Görüntü, gizlice çekilmişti.
Eren bir bankta tek başına oturuyordu.
Bir süre sonra yanına takım elbiseli bir adam geldi.
Yüzü kameraya görünmüyordu.
Adam sadece tek bir cümle söyledi:
"Gerçeği öğrenirseniz, hiçbiriniz yaşayamazsınız."
Video burada sona erdi.
Üçü de sessizliğe gömüldü.
Tam o sırada deponun dışından metal bir kapının kapanma sesi geldi.
GÜÜÜM!
Mert hızla kapıya koştu.
Kapıyı çekti.
Açılmıyordu.
"Dışarıdan kilitlediler!"
Elif'in kalbi hızla çarpmaya başladı.
O anda deponun tavanındaki eski hoparlörlerden boğuk bir erkek sesi duyuldu.
"On dört yıldır gerçeğin peşindesiniz..."
"Ama artık oyun bitti."
Hoparlör cızırdadı.
Sonra aynı ses son cümlesini söyledi:
"Hoş geldiniz... tuzağıma."
Ve deponun ışıkları bir anda söndü.
