16. bölüm · YARIM KALAN MEKTUPLAR
KARANLIKTAKİ GÖLGE
Depo bir anda zifiri karanlığa gömüldü.
Elif istemsizce Mert'in kolunu tuttu.
Sadece nefes alışverişleri duyuluyordu.
Mert, el fenerini yeniden yakmayı başardı. Soluk ışık deponun içinde dolaşırken duvarlarda uzun gölgeler oluştu.
"Kapıyı zorlayalım!" dedi Zeynep.
Mert tüm gücüyle demir kapıyı itti.
Hiç kıpırdamadı.
Tam o sırada hoparlörden aynı boğuk ses yeniden duyuldu.
"Sakin olun... Buradan çıkabilirsiniz."
Üçü de birbirine baktı.
"Ama önce gerçeği görmeniz gerekiyor."
Deponun karşı duvarındaki eski bir projektör kendiliğinden çalıştı.
Tozlu beyaz duvara bir görüntü yansıdı.
Tarih yine aynıydı.
14 Ekim 2022
Bu kez görüntü, daha önce hiç görmedikleri bir açıdan çekilmişti.
Dört arkadaş yolun kenarında yürüyordu.
Eren öndeydi.
Bir anda siyah araba hızla yaklaşmaya başladı.
Tam çarpacakken...
Videodaki gizemli dördüncü kişi koşarak Elif'i itti.
Elif yolun kenarına savruldu.
Araba ise yön değiştirip Eren'e doğru ilerledi.
Görüntü tam çarpma anında durdu.
Odadaki sessizlik ağırlaştı.
"Demek..." diye fısıldadı Elif.
"Eren beni kurtarmaya çalışıyordu."
Mert'in gözleri dolmuştu.
"Biz bugüne kadar her şeyi yanlış hatırlamışız."
Tam o sırada projektör kapanmadı.
Görüntü devam etti.
Araba durdu.
Sürücü kapıyı açıp dışarı çıktı.
Yüzü yine seçilemiyordu.
Ama bu kez sesi netti.
"Hiçbiriniz bunu hatırlamayacaksınız."
Ardından kamera yere düştü.
Kayıt sona erdi.
Zeynep şaşkınlıkla konuştu.
"Hafızamızı nasıl kaybedebiliriz ki?"
Elif cevap veremedi.
Çünkü aynı anda deponun arka tarafında küçük bir kapının yavaşça açıldığını fark etti.
İçeriden yaşlı bir adam çıktı.
Sakalına aklar düşmüştü.
Yüzü yorgundu.
Elif onu görünce donup kaldı.
Adamın gözleri doldu.
Kısık bir sesle konuştu:
"Elif..."
"Kızım..."
Mert ve Zeynep şaşkınlıkla Elif'e baktı.
Elif'in dudakları titredi.
"Ba... Baba?"
Adam başını eğdi.
"Evet."
"Ama sana anlatmam gereken her şey sandığından çok daha karmaşık."
Ve cebinden eski, katlanmış bir mektup çıkardı.
Mektubun üzerinde tek bir isim yazıyordu:
Eren.
