9. bölüm / 66
BİR ANLAŞMA İLE BAŞLADI9. BÖLÜM — MASADAKİ SORULAR
Bölümler 66Şu an: 9. BÖLÜM — MASADAKİ SORULAR
- 1 1. BÖLÜM — Yanlış Bir Cümle789 kelime
- 2 2. BÖLÜM — İSTEMEDİĞİM BİR ANLAŞMA1.006 kelime
- 3 3. BÖLÜM — SAHTE SEVGİLİM1.067 kelime
- 4 4. BÖLÜM — BİR YALAN DAHA1.039 kelime
- 5 5. BÖLÜM — İLK DAVET1.189 kelime
- 6 6. BÖLÜM — HER ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİ925 kelime
- 7 7. BÖLÜM — CUMARTESİ GECESİ1.238 kelime
- 8 8. BÖLÜM — SAKLANAN GERÇEKLER940 kelime
- 9 9. BÖLÜM — MASADAKİ SORULAR1.101 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 10. BÖLÜM — HERKESİN ÖNÜNDE1.062 kelime
- 11 11. BÖLÜM — BİR GÜN, İKİ YABANCI997 kelime
- 12 12. BÖLÜM — KÜÇÜK BİR TEBESSÜM963 kelime
- 13 13. BÖLÜM — ESKİ MEHMET GERİ DÖNDÜ769 kelime
- 14 14. BÖLÜM — BİR ADIM İLERİ, İKİ ADIM GERİ705 kelime
- 15 15. BÖLÜM — ARTIK ESKİ EMMA DEĞİL876 kelime
- 16 16. BÖLÜM — KONUŞMAMIZ GEREKİYOR841 kelime
- 17 17. BÖLÜM — GEÇMİŞİN GÖLGESİ697 kelime
- 18 18. BÖLÜM — SORULARIN BAŞLANGICI724 kelime
- 19 19. BÖLÜM — GİZLENEN DOSYA629 kelime
- 20 20. BÖLÜM — BİRİSİ GERÇEĞİ BİLİYOR668 kelime
- 21 21. BÖLÜM — MEHMET'İN ŞÜPHELERİ720 kelime
- 22 22. BÖLÜM — GERÇEĞE BİR ADIM611 kelime
- 23 23. BÖLÜM — SIR ORTAYA ÇIKIYOR433 kelime
- 24 24. BÖLÜM — BANA NEDEN SÖYLEMEDİN?753 kelime
- 25 25. BÖLÜM — BABASININ SIRRI482 kelime
- 26 26. BÖLÜM — GERÇEĞİN PEŞİNDE502 kelime
- 27 27. BÖLÜM — O GECE HER ŞEYİ DEĞİŞTİREN GERÇEK838 kelime
- 28 28. BÖLÜM — ZAMANLA GEÇMEZ674 kelime
- 29 29. BÖLÜM — GÜVENİN KIRILDIĞI YER1.083 kelime
- 30 30. BÖLÜM — SANA İNANMAK İSTİYORUM1.180 kelime
- 31 31. BÖLÜM — SAKLADIĞIN SON ŞEY924 kelime
- 32 32. BÖLÜM — BABAMIN SAKLADIĞI İSİM1.032 kelime
- 33 33. BÖLÜM — BİR ADIM DAHA YAKIN1.140 kelime
- 34 34. BÖLÜM — GEÇMİŞİN İLK TANIKLIĞI1.173 kelime
- 35 35. BÖLÜM — O GECEKİ KİŞİ1.526 kelime
- 36 36. BÖLÜM — ÖLMÜŞ BİR ADAMIN İZİ1.160 kelime
- 37 37. BÖLÜM — BABAMIN KORKTUĞU GERÇEK1.397 kelime
- 38 38. BÖLÜM — Her Şey Eskisi Gibi Değil1.258 kelime
- 39 39. BÖLÜM — Kalbimin Benden Sakladığı1.043 kelime
- 40 40. BÖLÜM — Saklanan Bir Gerçek1.051 kelime
- 41 41. BÖLÜM — Saklanamayacak Kadar Büyük972 kelime
- 42 42. BÖLÜM — Mezuniyet Günü1.446 kelime
- 43 43. BÖLÜM — Bir Yüzük, Bin Hazırlık1.231 kelime
- 44 44. BÖLÜM — Kırmızı Bir Gece1.070 kelime
- 45 45. BÖLÜM — Bir Ömürlük Evet1.034 kelime
- 46 46. BÖLÜM — Aramızda Bir Yastık Var!1.076 kelime
- 47 47. BÖLÜM — Güneş Batarken828 kelime
- 48 48. BÖLÜM — Bir Günlüğüne Her Şey Normal Olsun1.093 kelime
- 49 49. BÖLÜM — Gülüşünün Sebebi Kim?1.035 kelime
- 50 50. BÖLÜM — Eve Dönmeden Önce907 kelime
- 51 51. BÖLÜM — Eve Dönüş949 kelime
- 52 52. BÖLÜM — Bir Haftalık Evlilik, Büyük Bir Konu947 kelime
- 53 53. BÖLÜM — Ben de Baba Olmak İstiyorum653 kelime
- 54 54. BÖLÜM — Bir Şeyler Değişiyor690 kelime
- 55 55. BÖLÜM — Banyonun Ardındaki Gözyaşları591 kelime
- 56 56. BÖLÜM — Sakladığım Gerçek687 kelime
- 57 57. BÖLÜM — Baba Oluyorum…936 kelime
- 58 58. BÖLÜM — Kalbim Seni Seçiyor952 kelime
- 59 59. BÖLÜM — Hamilelik Günlüğüm ve Mutluluğumuz945 kelime
- 60 60. BÖLÜM —Pembe Balonlar mı, Mavi Balonlar mı?689 kelime
- 61 61. BÖLÜM — Küçük Kızımızın Adı550 kelime
- 62 62. BÖLÜM — Lia İçin İlk Alışverişimiz786 kelime
- 63 63. BÖLÜM — Minik Lia'nın Odası590 kelime
- 64 64. BÖLÜM — Lia'nın İlk Hediyesi667 kelime
- 65 65. BÖLÜM —Lia Geliyor mu?!687 kelime
- 66 66. BÖLÜM — Hoş Geldin, Lia!1.046 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Cumartesi akşamına kadar Emma, hafta sonu yapılacak aile yemeğini mümkün olduğunca düşünmemeye çalıştı.
Fakat ne zaman aklına gelse canı sıkılıyordu.
Mehmet'in annesi ona karşı nazik davranmıştı. Emma'nın asıl endişesi Aylin değildi. Sorun, Mehmet'in yanında kendisi gibi davranamamasıydı. Söylediği her cümleyi ölçmek, yanlış bir şey söylememek için dikkat etmek zorundaydı.
Üstelik ailesiyle ilgili soruların artmasından korkuyordu.
Birbirlerini ne kadar zamandır tanıyorlardı? İlk nerede karşılaşmışlardı? Birbirlerinde en çok neyi seviyorlardı?
Emma bu soruların cevaplarını bilmiyordu.
Çünkü ortada gerçek bir ilişki yoktu.
Cumartesi öğleden sonra Mehmet'ten bir mesaj geldi.
Mehmet: Saat yedide hazır ol.
Emma telefonu eline aldı.
Emma: Bu kez geç kalmayacağım. Sürekli hatırlatmana gerek yok.
Mehmet mesajı gördü ama cevap vermedi.
Emma telefonu bıraktı ve hazırlanmaya devam etti.
Saat yediye doğru evden çıktı. Mehmet onu apartmanın önünde bekliyordu. Birlikte arabaya bindiler ve ailesinin evine doğru yola çıktılar.
Yol boyunca Mehmet, akşam nasıl davranmaları gerektiğini anlatmaya başladı.
“Annem sana bir şey sorarsa cevap ver. Babamla konuşurken de gereksiz yere tartışmaya girme.”
Emma yavaşça ona döndü.
“Ben senin ailene saygısızlık yapmadım.”
“Öyle bir şey söylediğimi hatırlamıyorum.”
“Az önce söylediklerin tam olarak bunu ima ediyordu.”
Mehmet direksiyonu sıkıca tuttu.
“Emma, bu akşam sorun çıkarmayalım.”
Emma yeniden önüne döndü.
“Ben de bunu istiyorum. O yüzden lütfen sen de sorun çıkarma.”
Mehmet cevap vermedi.
---
Eve vardıklarında Aylin onları kapıda karşıladı.
“Hoş geldiniz! Emma, seni yeniden görmek çok güzel.”
Emma gülümsedi.
“Beni davet ettiğiniz için teşekkür ederim.”
Aylin onu içeri aldı.
“Ne demek? Kendini yabancı gibi hissetme.”
Mehmet ayakkabılarını çıkarıp salona geçti. Emma da Aylin'in peşinden gitti.
Murat salondaydı. Elindeki gazeteyi masaya bırakarak ayağa kalktı.
“Hoş geldin, Emma.”
“Hoş buldum.”
Murat kısa bir gülümsemeyle başını salladı.
“Umarım oğlum seni fazla yormuyordur.”
Emma ne cevap vereceğini bilemedi.
Mehmet hemen araya girdi.
“Baba.”
Murat oğluna baktı.
“Ne var? Şaka yapıyorum.”
Emma hafifçe gülümsedi.
“Merak etmeyin, iyiyiz.”
Mehmet ona kısa bir bakış attı ama bir şey söylemedi.
Akşam yemeği için masaya geçtiler.
Başlangıçta konuşmalar sıradan konular etrafında döndü. Okuldan, derslerden ve hafta sonundan bahsettiler. Emma, Aylin'in sorularını cevaplıyor; Murat ise çoğunlukla dinliyordu.
Sonra Aylin merakla öne eğildi.
“Peki, ilk kim diğerinden hoşlandı?”
Emma'nın elindeki çatal havada kaldı.
Mehmet başını kaldırdı.
“Anne, gerçekten mi?”
Aylin gülümsedi.
“Ne var? Merak ediyorum.”
Emma, Mehmet'in kendisinin yerine cevap vermesini umarak ona baktı.
Mehmet ise hiç acele etmiyordu.
“Emma'ya sor,” dedi sonunda. “Belki benden daha iyi anlatır.”
Emma içinden ona söylemek istediği birkaç şeyi sıraladı.
Bunu sen başlattın. Bir de beni burada yalnız bırakıyorsun.
Aylin yeniden Emma'ya döndü.
“Ee, canım?”
Emma bir an düşündü.
“Sanırım birbirimizi tanıdıkça oldu.”
Mehmet başını kaldırıp ona baktı.
Bu cevap üzerinde önceden anlaşmamışlardı.
Aylin memnuniyetle gülümsedi.
“Ne güzel söyledin.”
Mehmet ise önündeki yemeğe döndü.
Emma, soruyu atlatmış olmaktan memnundu. Fakat yeni bir sorunun gelmesi uzun sürmedi.
“Peki, Mehmet'in en çok hangi özelliğini seviyorsun?”
Emma bu kez gerçekten ne söyleyeceğini bilemedi.
Mehmet'in hangi özelliğini seviyordu?
Onun kendisine emir vermesini mi? İnsanların yanında kendisini küçük düşürmesini mi? Her tartışmada son sözü söylemeye çalışmasını mı?
Bunların hiçbirini sevmediği kesindi.
“Dürüst olmak gerekirse…” diye başladı.
Mehmet ona baktı.
Emma cümlesini değiştirmek zorunda kaldı.
“Bazen beklenmedik davranabiliyor.”
Murat hafifçe güldü.
“Bu, Mehmet için oldukça doğru bir tanım.”
Aylin de güldü.
Mehmet'in yüzü asıldı.
“Çok eğlenceli.”
Emma başını önüne eğdi. Gülmemek için kendisini zor tutuyordu.
Mehmet bunu fark edince ona doğru eğilip alçak sesle konuştu.
“Çok eğleniyorsun galiba.”
Emma da aynı alçak sesle cevap verdi.
“Senin ailenle aynı fikirdeyim sadece.”
Mehmet doğruldu.
“Bunun hesabını sonra sorarım.”
Emma'nın gülümsemesi anında kayboldu.
Mehmet bunu söylerken ciddi miydi, yoksa yalnızca onu kızdırmaya mı çalışıyordu, anlayamamıştı.
Ama bu söz hoşuna gitmemişti.
---
Yemekten sonra Aylin mutfakta çay hazırlamaya gitti. Murat da çalışma odasına uğraması gerektiğini söyleyerek masadan kalktı.
Emma salonda tek başına kaldı.
Birkaç dakika sonra Mehmet geldi ve karşısındaki koltuğa oturdu.
“Az önce neden öyle konuştun?”
Emma ona baktı.
“Nasıl?”
“Annemin sorusuna verdiğin cevap.”
Emma kollarını birleştirdi.
“Ne dememi bekliyordun? Sana hayran olduğumu mu söyleyeyim?”
Mehmet'in bakışları sertleşti.
“Biraz daha dikkatli olabilirdin.”
“Bence yeterince dikkatliydim.”
“Emma…”
“Hayır, dinle. Seninle buraya geldim. Ailenle tanıştım. Sorularını cevapladım. Üstelik senin hakkında güzel şeyler söylememi bekliyorsun. Peki, sen benim yerimde olsan ne yapardın?”
Mehmet hemen cevap vermedi.
Emma devam etti.
“Benden gerçek bir ilişki varmış gibi davranmamı istiyorsun ama bu ilişkinin benim için ne kadar zor olduğunu hiç düşünmüyorsun.”
Mehmet'in yüzündeki ifade değişmedi.
“Anlaşmayı kabul ettin.”
“Evet. Çünkü beni zor durumda bıraktın.”
“Bunu her tartışmada söylemek zorunda mısın?”
Emma bir süre ona baktı.
“Hayır. Ama sen de bana her seferinde anlaşmayı hatırlatmak zorunda değilsin.”
Mehmet ayağa kalktı.
“Bu konuşma bir yere varmayacak.”
“Çünkü beni dinlemiyorsun.”
Mehmet cevap vermeden salondan çıktı.
Emma koltukta kaldı.
İçinde biriken öfkeyi bastırmaya çalışıyordu. Birinin onu gerçekten dinlemesini istiyordu. Söylediklerini hemen reddetmeden, her şeyi kendi istediği gibi yorumlamadan…
Fakat Mehmet'ten bunu beklemek için henüz bir nedeni yoktu.
---
Bir süre sonra Aylin salona döndü.
Emma'nın yalnız olduğunu görünce yanına oturdu.
“Mehmet nerede?”
“Bilmiyorum. Biraz önce çıktı.”
Aylin kızının yaşlarında bir genç kadına bakar gibi şefkatle gülümsedi.
“Mehmet bazen zor biridir. Küçüklüğünden beri böyledir. İstediği bir şey olduğunda kendi düşüncesine çok bağlanır.”
Emma sessizce dinledi.
Aylin devam etti.
“Ama senin yanında biraz daha anlayışlı olmasını umuyorum.”
Emma'nın yüzünde belirsiz bir ifade oluştu.
“Bazen beni anlamak istemediğini düşünüyorum.”
Aylin'in gülümsemesi hafifçe azaldı.
“Belki de bazı şeyleri öğrenmesi gerekiyordur.”
Emma cevap vermedi.
Mehmet'in annesine onunla ilgili daha fazla şey anlatmak istemiyordu. Üstelik anlatsa bile ne değişeceğini bilmiyordu.
Kısa süre sonra Mehmet geri geldi.
“Emma, gitmeye hazır mısın?”
Emma ayağa kalktı.
“Evet.”
Aylin onları kapıya kadar geçirdi.
“Yine gelin, olur mu?”
Emma gülümsedi.
“Elbette.”
Bunu söylerken ne kadar sık geleceğini bilmediğini düşünüyordu.
---
Arabaya bindiklerinde Mehmet motoru çalıştırdı.
Bir süre sonra konuştu.
“Annem seni seviyor.”
Emma camdan dışarı baktı.
“Bunu fark ettim.”
“Bence iyi anlaştınız.”
“Annenle evet.”
Mehmet ona kısa bir bakış attı.
“Ne demek istiyorsun?”
Emma iç çekti.
“Hiçbir şey.”
Mehmet'in sesi sertleşti.
“Yine aynı şeyi yapıyorsun. Bir şey söylüyorsun, sonra devamını getirmiyorsun.”
Emma ona döndü.
“Çünkü ne söylersem söyleyeyim tartışıyoruz!”
Mehmet sustu.
Emma da daha fazla konuşmadı.
Eve vardıklarında Emma arabadan indi.
“İyi geceler.”
Mehmet yalnızca başını salladı.
Emma apartmana girdiğinde Mehmet hâlâ arabanın içindeydi.
Bir süre direksiyonun başında oturdu.
Akşam boyunca Emma'nın kendisine söylediklerini düşündü ama onun bakış açısından değerlendirmeye çalışmadı. Kendisinin haklı olduğunu düşünüyordu.
Emma'nın anlaşmayı kabul ettiğini ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söylüyordu kendi kendine.
Sonra telefonunu alıp bir mesaj yazdı.
Mehmet: Eve vardın mı?
Mesajı gönderdikten sonra birkaç saniye ekrana baktı.
Emma'dan cevap geldi.
Emma: Evet.
Mehmet başka bir şey yazmadı.
Emma da telefonu kapatıp masasına bıraktı.
Bu mesajın bir anlamı yoktu. Mehmet yalnızca eve ulaşıp ulaşmadığını sormuştu.
En azından Emma böyle düşünüyordu.
Mehmet ise neden sorduğunu kendisi de tam olarak bilmiyordu.
Ama bu, ertesi sabah Emma'ya daha iyi davranacağı anlamına gelmiyordu.
Henüz değil.
9. Bölüm Sonu
Bölüm etkileşimi
