6. bölüm / 66
BİR ANLAŞMA İLE BAŞLADI6. BÖLÜM — HER ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİ
Bölümler 66Şu an: 6. BÖLÜM — HER ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİ
- 1 1. BÖLÜM — Yanlış Bir Cümle789 kelime
- 2 2. BÖLÜM — İSTEMEDİĞİM BİR ANLAŞMA1.006 kelime
- 3 3. BÖLÜM — SAHTE SEVGİLİM1.067 kelime
- 4 4. BÖLÜM — BİR YALAN DAHA1.039 kelime
- 5 5. BÖLÜM — İLK DAVET1.189 kelime
- 6 6. BÖLÜM — HER ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİ925 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7. BÖLÜM — CUMARTESİ GECESİ1.238 kelime
- 8 8. BÖLÜM — SAKLANAN GERÇEKLER940 kelime
- 9 9. BÖLÜM — MASADAKİ SORULAR1.101 kelime
- 10 10. BÖLÜM — HERKESİN ÖNÜNDE1.062 kelime
- 11 11. BÖLÜM — BİR GÜN, İKİ YABANCI997 kelime
- 12 12. BÖLÜM — KÜÇÜK BİR TEBESSÜM963 kelime
- 13 13. BÖLÜM — ESKİ MEHMET GERİ DÖNDÜ769 kelime
- 14 14. BÖLÜM — BİR ADIM İLERİ, İKİ ADIM GERİ705 kelime
- 15 15. BÖLÜM — ARTIK ESKİ EMMA DEĞİL876 kelime
- 16 16. BÖLÜM — KONUŞMAMIZ GEREKİYOR841 kelime
- 17 17. BÖLÜM — GEÇMİŞİN GÖLGESİ697 kelime
- 18 18. BÖLÜM — SORULARIN BAŞLANGICI724 kelime
- 19 19. BÖLÜM — GİZLENEN DOSYA629 kelime
- 20 20. BÖLÜM — BİRİSİ GERÇEĞİ BİLİYOR668 kelime
- 21 21. BÖLÜM — MEHMET'İN ŞÜPHELERİ720 kelime
- 22 22. BÖLÜM — GERÇEĞE BİR ADIM611 kelime
- 23 23. BÖLÜM — SIR ORTAYA ÇIKIYOR433 kelime
- 24 24. BÖLÜM — BANA NEDEN SÖYLEMEDİN?753 kelime
- 25 25. BÖLÜM — BABASININ SIRRI482 kelime
- 26 26. BÖLÜM — GERÇEĞİN PEŞİNDE502 kelime
- 27 27. BÖLÜM — O GECE HER ŞEYİ DEĞİŞTİREN GERÇEK838 kelime
- 28 28. BÖLÜM — ZAMANLA GEÇMEZ674 kelime
- 29 29. BÖLÜM — GÜVENİN KIRILDIĞI YER1.083 kelime
- 30 30. BÖLÜM — SANA İNANMAK İSTİYORUM1.180 kelime
- 31 31. BÖLÜM — SAKLADIĞIN SON ŞEY924 kelime
- 32 32. BÖLÜM — BABAMIN SAKLADIĞI İSİM1.032 kelime
- 33 33. BÖLÜM — BİR ADIM DAHA YAKIN1.140 kelime
- 34 34. BÖLÜM — GEÇMİŞİN İLK TANIKLIĞI1.173 kelime
- 35 35. BÖLÜM — O GECEKİ KİŞİ1.526 kelime
- 36 36. BÖLÜM — ÖLMÜŞ BİR ADAMIN İZİ1.160 kelime
- 37 37. BÖLÜM — BABAMIN KORKTUĞU GERÇEK1.397 kelime
- 38 38. BÖLÜM — Her Şey Eskisi Gibi Değil1.258 kelime
- 39 39. BÖLÜM — Kalbimin Benden Sakladığı1.043 kelime
- 40 40. BÖLÜM — Saklanan Bir Gerçek1.051 kelime
- 41 41. BÖLÜM — Saklanamayacak Kadar Büyük972 kelime
- 42 42. BÖLÜM — Mezuniyet Günü1.446 kelime
- 43 43. BÖLÜM — Bir Yüzük, Bin Hazırlık1.231 kelime
- 44 44. BÖLÜM — Kırmızı Bir Gece1.070 kelime
- 45 45. BÖLÜM — Bir Ömürlük Evet1.034 kelime
- 46 46. BÖLÜM — Aramızda Bir Yastık Var!1.076 kelime
- 47 47. BÖLÜM — Güneş Batarken828 kelime
- 48 48. BÖLÜM — Bir Günlüğüne Her Şey Normal Olsun1.093 kelime
- 49 49. BÖLÜM — Gülüşünün Sebebi Kim?1.035 kelime
- 50 50. BÖLÜM — Eve Dönmeden Önce907 kelime
- 51 51. BÖLÜM — Eve Dönüş949 kelime
- 52 52. BÖLÜM — Bir Haftalık Evlilik, Büyük Bir Konu947 kelime
- 53 53. BÖLÜM — Ben de Baba Olmak İstiyorum653 kelime
- 54 54. BÖLÜM — Bir Şeyler Değişiyor690 kelime
- 55 55. BÖLÜM — Banyonun Ardındaki Gözyaşları591 kelime
- 56 56. BÖLÜM — Sakladığım Gerçek687 kelime
- 57 57. BÖLÜM — Baba Oluyorum…936 kelime
- 58 58. BÖLÜM — Kalbim Seni Seçiyor952 kelime
- 59 59. BÖLÜM — Hamilelik Günlüğüm ve Mutluluğumuz945 kelime
- 60 60. BÖLÜM —Pembe Balonlar mı, Mavi Balonlar mı?689 kelime
- 61 61. BÖLÜM — Küçük Kızımızın Adı550 kelime
- 62 62. BÖLÜM — Lia İçin İlk Alışverişimiz786 kelime
- 63 63. BÖLÜM — Minik Lia'nın Odası590 kelime
- 64 64. BÖLÜM — Lia'nın İlk Hediyesi667 kelime
- 65 65. BÖLÜM —Lia Geliyor mu?!687 kelime
- 66 66. BÖLÜM — Hoş Geldin, Lia!1.046 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Emma ertesi sabah okula geldiğinde tek bir şey istiyordu: Günün olaysız geçmesi.
Dünkü davet zaten yeterince yorucuydu. Mehmet'in ailesiyle tanışmış, hiç tanımadığı insanların önünde onun sevgilisiymiş gibi davranmıştı. Üstelik eve döndüğünde bile aklına takılan bazı şeyler vardı.
Özellikle Mehmet'in annesinin söylediği bir cümle…
Mehmet senden bahsetti.
Ne zaman bahsetmişti? Ne anlatmıştı?
Emma bunları merak ediyordu ama sormaya niyeti yoktu. Mehmet'e merakını belli etmek, onun kendisini daha fazla uğraştırmasına neden olabilirdi.
Sınıfa girip sırasına oturdu. Çantasından defterini çıkardığı sırada yanında bir ses duydu.
“Dün akşam eğlendin mi?”
Emma başını kaldırdı. Mehmet'ti.
“İdare ederdi.”
“İdare ederdi ne demek?”
“Yani güzeldi işte.”
Mehmet karşısındaki sıraya oturdu.
“Annem seni sevmiş.”
Emma defterini açtı.
“Ne güzel.”
“Bu kadar mı?”
Emma ona baktı.
“Ne dememi bekliyorsun? Annen beni sevdi diye sevinçten havalara mı uçayım?”
Mehmet'in yüzü sertleşti.
“Her şeye bir cevap vermek zorunda mısın?”
“Sen soru sormasaydın cevap vermek zorunda kalmazdım.”
Mehmet birkaç saniye ona baktıktan sonra ayağa kalktı.
“Öğle arasında bahçeye gel. Sana söyleyeceğim bir şey var.”
“Burada söyle.”
“Öğle arasında, Emma.”
Bunu söyledikten sonra uzaklaştı.
Emma arkasından bakıp iç çekti.
Bir gün de normal bir şey söylese şaşarım.
---
Öğle arası geldiğinde Emma bahçeye indi.
Mehmet, her zamanki oturduğu yerdeydi. Yanında birkaç arkadaşı vardı. Emma onları görünce geri dönmeyi düşündü ama Mehmet onu fark etmişti.
“Emma! Buraya gel.”
Emma istemeyerek yanlarına gitti.
Mehmet'in arkadaşlarından biri gülümseyerek ona yer açtı.
“Gel, sevgilinin yanına otur.”
Emma otururken Mehmet'e kısa bir bakış attı.
“Bana ne söyleyecektin?”
Mehmet cebinden telefonunu çıkardı.
“Cumartesi bir parti var.”
Emma'nın yüzü düştü.
“Yine mi?”
“Ne var? Daha geçen gün bir davete geldin.”
“Mehmet, benim de kendi hayatım var. Her hafta seninle bir yerlere gelemem.”
Mehmet telefonunu cebine koydu.
“Anlaşmayı kabul ederken bunları bilmiyor muydun?”
Emma'nın söyleyecek sözü vardı ama arkadaşlarının yanında tartışmak istemiyordu.
“En azından önceden haber ver.”
“Şimdi haber veriyorum.”
“Cumartesiye iki gün kaldı!”
Mehmet omuz silkti.
“Eee?”
Emma dişlerini sıktı.
“Sen gerçekten insanı çileden çıkarıyorsun.”
Mehmet'in arkadaşlarından biri araya girdi.
“Bir dakika, siz hep böyle mi tartışıyorsunuz?”
Mehmet hiç düşünmeden cevap verdi.
“Emma biraz fazla konuşur.”
Emma hemen karşılık verdi.
“Mehmet de biraz fazla kendini beğenmiştir.”
Masadakilerden bazıları güldü. Mehmet ise gülmedi. Bakışları Emma'nın üzerinde sabitlendi.
“Komik olduğunu mu sanıyorsun?”
Emma'nın yüzündeki ifade değişti.
“Hayır. Sadece seninle aynı fikirde olmadığımda susmak zorunda olmadığımı düşünüyorum.”
Bir an sessizlik oldu.
Mehmet ayağa kalktı.
“Ne yapıyorsan yap. Cumartesi orada olacaksın.”
Ardından arkadaşlarına dönüp uzaklaştı.
Emma arkasından bakarken içinden öfkeyle söylendi.
Bir gün şu anlaşmayı bitireceğim.
Sonra hatırladı.
Anlaşma, Mehmet “bitti” dediğinde bitecekti.
Yani ne zaman biteceğine kendisi karar veremiyordu.
Bu düşünce bütün neşesini kaçırdı.
---
Dersler bittiğinde Emma okuldan hızlıca çıktı.
Eve gidip biraz dinlenmek istiyordu. Fakat kapıya yaklaştığında Mehmet'in sesini duydu.
“Emma, dur.”
Emma gözlerini kapatıp kısa bir nefes aldıktan sonra arkasını döndü.
“Ne oldu?”
Mehmet yanına geldi.
“Az önceki tavrın hoşuma gitmedi.”
Emma şaşırmadı bile.
“Benim de senin tavrın hoşuma gitmiyor. Demek ki eşit durumdayız.”
“Her şeyi tartışmaya çevirmek zorunda değilsin.”
“Beni herkesin içinde küçük düşürürken sorun yok ama ben sana cevap verince mi sorun oluyor?”
Mehmet bir an sustu.
“Arkadaşlarımın yanında bana öyle konuşmayacaksın.”
Emma'nın yüzündeki şaşkınlık yerini öfkeye bıraktı.
“Sen benim patronum değilsin, Mehmet. Ben seninle bir anlaşma yaptım diye senin her söylediğini kabul etmek zorunda değilim.”
Mehmet'in çenesi gerildi.
“Bunu bana bir daha söyleme.”
“Gerçekler hoşuna gitmiyor diye değişmiyor.”
Emma arkasını dönüp yürümeye başladı.
Mehmet onu durdurmadı.
Fakat yüzündeki ifade, konuşmanın hiç hoşuna gitmediğini açıkça gösteriyordu.
---
Emma eve geldiğinde annesi mutfaktaydı.
“Hoş geldin, kızım. Okul nasıldı?”
“Normaldi.”
Zeynep kızının yüzüne baktı.
“Bir şeye mi canın sıkıldı?”
Emma çantasını bıraktı.
“Yok anne. Biraz yoruldum sadece.”
Zeynep daha fazla üstelemedi.
“Tamam. Üstünü değiştir, sonra yemek yeriz.”
Emma odasına geçti. Telefonunu yatağın üzerine bıraktı ve masasına oturdu.
Öğretmen olmak istiyordu. Üniversiteye gitmek, kendi ayakları üzerinde durmak ve hayatını istediği gibi kurmak istiyordu.
Şimdiyse bütün gününü Mehmet'in isteklerine göre ayarlıyordu.
Bunun böyle devam etmesini istemiyordu.
Ama anlaşmayı kendisi kabul etmişti. Üstelik Mehmet'in, söylediği yalanı okulda herkese anlatmasından da korkuyordu.
Emma defterini açtı ve yarım kalan ödevine başladı.
Telefonu birkaç dakika sonra titredi.
Mehmet'ten mesaj gelmişti.
Mehmet: Cumartesi saat altıda hazır ol.
Emma mesajı okudu.
Emma: Saat altıda nerede?
Mehmet: Seni alacağım.
Emma: Kendim gelebilirim.
Mehmet: Ben alacağım dedim.
Emma telefonu masaya bıraktı.
Cevap vermeyecekti.
Birkaç saniye sonra telefon yeniden titredi.
Mehmet: Geç kalma.
Emma mesajı görmezden geldi.
---
Aynı saatlerde Mehmet kendi odasında oturuyordu.
Önünde açık duran kitabı okumaya çalışıyordu ama dikkati sürekli dağılıyordu.
Öğleden sonra Emma'yla yaşadığı tartışma aklına gelmişti.
Emma'nın herkesin içinde kendisine karşı çıkması onu sinirlendirmişti. Okulda insanlar genellikle onunla tartışmazdı. Çoğu kişi ne söylerse söylesin kabul eder, karşısında sessiz kalmayı tercih ederdi.
Emma ise öyle değildi.
Ona itiraz ediyor, söylediklerini sorguluyor ve kendisini haklı bulmadığında bunu açıkça söylüyordu.
Mehmet bundan hoşlanmıyordu.
En azından kendisine böyle söylüyordu.
Telefonunu eline alıp Emma'nın mesajlarına baktı. Son gönderdiği mesaja cevap gelmemişti.
Kaşlarını çattı.
Mesajımı görmedi mi?
Ardından telefonu yatağa bıraktı.
“Bana ne?” diye söylendi.
Fakat birkaç dakika sonra telefonu tekrar eline aldı.
Hâlâ cevap yoktu.
Bu kez mesaj yazmadı.
Emma'nın kendisine cevap vermek zorunda olmadığını biliyordu. Yine de onun söylediklerini dikkate almaması sinirini bozmuştu.
Mehmet kitabını kapattı.
Emma'nın kendisine karşı çıkmasını istemiyordu. Anlaşmanın kurallarını kendisinin belirlediğini düşünüyor, Emma'nın da bu kurallara uymasını bekliyordu.
Onun neden bu kadar öfkelendiğini anlamaya çalışmadı bile.
Kendi kendine, Emma'nın zamanla alışacağını söyledi.
Çünkü Mehmet, insanları kendi istediği şekilde davranmaya alışıktı.
Emma'nın farklı olması, bunu kabul etmesini kolaylaştırmıyordu.
---
Cumartesiye iki gün vardı.
Emma, anlaşmanın onu daha ne kadar zor durumda bırakacağını bilmiyordu.
Mehmet ise her şeyin kendi kontrolünde olduğunu sanıyordu.
İkisi de yanılıyordu.
Çünkü bir insanı istediğin gibi davranmaya zorlayabilirsin.
Onun gerçekten ne düşündüğünü ise asla kontrol edemezsin.
6. Bölüm Sonu
Bölüm etkileşimi
