1. bölüm / 66
BİR ANLAŞMA İLE BAŞLADI1. BÖLÜM — Yanlış Bir Cümle
Bölümler 66Şu an: 1. BÖLÜM — Yanlış Bir Cümle
- 1 1. BÖLÜM — Yanlış Bir Cümle789 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2. BÖLÜM — İSTEMEDİĞİM BİR ANLAŞMA1.006 kelime
- 3 3. BÖLÜM — SAHTE SEVGİLİM1.067 kelime
- 4 4. BÖLÜM — BİR YALAN DAHA1.036 kelime
- 5 5. BÖLÜM — İLK DAVET1.189 kelime
- 6 6. BÖLÜM — HER ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİ925 kelime
- 7 7. BÖLÜM — CUMARTESİ GECESİ1.238 kelime
- 8 8. BÖLÜM — SAKLANAN GERÇEKLER940 kelime
- 9 9. BÖLÜM — MASADAKİ SORULAR1.101 kelime
- 10 10. BÖLÜM — HERKESİN ÖNÜNDE1.062 kelime
- 11 11. BÖLÜM — BİR GÜN, İKİ YABANCI997 kelime
- 12 12. BÖLÜM — KÜÇÜK BİR TEBESSÜM963 kelime
- 13 13. BÖLÜM — ESKİ MEHMET GERİ DÖNDÜ769 kelime
- 14 14. BÖLÜM — BİR ADIM İLERİ, İKİ ADIM GERİ705 kelime
- 15 15. BÖLÜM — ARTIK ESKİ EMMA DEĞİL876 kelime
- 16 16. BÖLÜM — KONUŞMAMIZ GEREKİYOR841 kelime
- 17 17. BÖLÜM — GEÇMİŞİN GÖLGESİ697 kelime
- 18 18. BÖLÜM — SORULARIN BAŞLANGICI724 kelime
- 19 19. BÖLÜM — GİZLENEN DOSYA629 kelime
- 20 20. BÖLÜM — BİRİSİ GERÇEĞİ BİLİYOR668 kelime
- 21 21. BÖLÜM — MEHMET'İN ŞÜPHELERİ720 kelime
- 22 22. BÖLÜM — GERÇEĞE BİR ADIM611 kelime
- 23 23. BÖLÜM — SIR ORTAYA ÇIKIYOR433 kelime
- 24 24. BÖLÜM — BANA NEDEN SÖYLEMEDİN?753 kelime
- 25 25. BÖLÜM — BABASININ SIRRI482 kelime
- 26 26. BÖLÜM — GERÇEĞİN PEŞİNDE502 kelime
- 27 27. BÖLÜM — O GECE HER ŞEYİ DEĞİŞTİREN GERÇEK838 kelime
- 28 28. BÖLÜM — ZAMANLA GEÇMEZ674 kelime
- 29 29. BÖLÜM — GÜVENİN KIRILDIĞI YER1.083 kelime
- 30 30. BÖLÜM — SANA İNANMAK İSTİYORUM1.180 kelime
- 31 31. BÖLÜM — SAKLADIĞIN SON ŞEY924 kelime
- 32 32. BÖLÜM — BABAMIN SAKLADIĞI İSİM1.032 kelime
- 33 33. BÖLÜM — BİR ADIM DAHA YAKIN1.140 kelime
- 34 34. BÖLÜM — GEÇMİŞİN İLK TANIKLIĞI1.173 kelime
- 35 35. BÖLÜM — O GECEKİ KİŞİ1.526 kelime
- 36 36. BÖLÜM — ÖLMÜŞ BİR ADAMIN İZİ1.160 kelime
- 37 37. BÖLÜM — BABAMIN KORKTUĞU GERÇEK1.397 kelime
- 38 38. BÖLÜM — Her Şey Eskisi Gibi Değil1.258 kelime
- 39 39. BÖLÜM — Kalbimin Benden Sakladığı1.043 kelime
- 40 40. BÖLÜM — Saklanan Bir Gerçek1.051 kelime
- 41 41. BÖLÜM — Saklanamayacak Kadar Büyük972 kelime
- 42 42. BÖLÜM — Mezuniyet Günü1.446 kelime
- 43 43. BÖLÜM — Bir Yüzük, Bin Hazırlık1.231 kelime
- 44 44. BÖLÜM — Kırmızı Bir Gece1.070 kelime
- 45 45. BÖLÜM — Bir Ömürlük Evet1.034 kelime
- 46 46. BÖLÜM — Aramızda Bir Yastık Var!1.076 kelime
- 47 47. BÖLÜM — Güneş Batarken828 kelime
- 48 48. BÖLÜM — Bir Günlüğüne Her Şey Normal Olsun1.093 kelime
- 49 49. BÖLÜM — Gülüşünün Sebebi Kim?1.035 kelime
- 50 50. BÖLÜM — Eve Dönmeden Önce907 kelime
- 51 51. BÖLÜM — Eve Dönüş949 kelime
- 52 52. BÖLÜM — Bir Haftalık Evlilik, Büyük Bir Konu947 kelime
- 53 53. BÖLÜM — Ben de Baba Olmak İstiyorum653 kelime
- 54 54. BÖLÜM — Bir Şeyler Değişiyor690 kelime
- 55 55. BÖLÜM — Banyonun Ardındaki Gözyaşları591 kelime
- 56 56. BÖLÜM — Sakladığım Gerçek687 kelime
- 57 57. BÖLÜM — Baba Oluyorum…936 kelime
- 58 58. BÖLÜM — Kalbim Seni Seçiyor952 kelime
- 59 59. BÖLÜM — Hamilelik Günlüğüm ve Mutluluğumuz945 kelime
- 60 60. BÖLÜM —Pembe Balonlar mı, Mavi Balonlar mı?689 kelime
- 61 61. BÖLÜM — Küçük Kızımızın Adı550 kelime
- 62 62. BÖLÜM — Lia İçin İlk Alışverişimiz786 kelime
- 63 63. BÖLÜM — Minik Lia'nın Odası590 kelime
- 64 64. BÖLÜM — Lia'nın İlk Hediyesi667 kelime
- 65 65. BÖLÜM —Lia Geliyor mu?!687 kelime
- 66 66. BÖLÜM — Hoş Geldin, Lia!1.046 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Emma, okulda herkesin tanıdığı ama çok az kişinin gerçekten anladığı bir kızdı.
Derslerinde başarılıydı. Anlamadığı bir konu olduğunda pes etmek yerine yeniden dener, bir arkadaşı zor durumda kaldığında elinden gelen yardımı yapardı. İnsanları kırmaktan hoşlanmazdı. Bazen kendi üzüntüsünü bile saklar, başkalarının yüzünü güldürmek için uğraşırdı.
Ancak herkes onun bu özelliklerini takdir etmiyordu.
Özellikle Mehmet.
Mehmet, okulun en korkulan öğrencilerinden biriydi. Ailesi oldukça zengindi ve çevresinde sözü geçen insanlarla tanınıyordu. Kendisi de bu gücün farkındaydı. İstediğini elde etmeye alışmıştı. Birisi ona karşı geldiğinde geri adım atmaz, çoğu zaman karşısındaki kişiyi küçümseyerek konuşurdu.
Öğrencilerin büyük bölümü onunla tartışmaktan kaçınırdı.
Emma ise ondan çekinse bile düşüncelerini söylemekten vazgeçmezdi.
Bu yüzden Mehmet, Emma'yla uğraşmayı alışkanlık hâline getirmişti.
Emma onun yaptığı şakalardan hoşlanmıyor, başkalarının yanında küçük düşürülmekten nefret ediyordu. Mehmet'e defalarca davranışlarının yanlış olduğunu söylemişti.
Mehmet her seferinde aynı cevabı veriyordu.
"Ben böyleyim."
Emma da her seferinde aynı şeyi söylüyordu.
"Bu, yaptıklarını doğru yapmıyor."
Mehmet bu cevaptan hoşlanmıyordu. Fakat Emma'nın kendisine karşı çıkması, nedense dikkatini çekiyordu.
Emma'nın bilmediği bir şey vardı.
Mehmet, ona karşı hissettiği duyguları uzun zamandır saklıyordu. Bunu kimseye söylememişti. Hatta bazen kendi kendine bile itiraf etmek istemiyordu. Emma'nın kendisinden hoşlanmadığını biliyor, buna rağmen onun dikkatini çekmeye çalışıyordu.
Ne yazık ki bunu doğru bir şekilde yapmayı bilmiyordu.
---
Bir cuma günü okul çıkışı Emma, çantasını omzuna takıp eve gitmek üzere bahçeden çıktı.
Hava kapalıydı. Öğrencilerin çoğu çoktan dağılmış, okulun çevresi sakinleşmişti.
Emma kestirme yoldan gitmeye karar verdi.
Sokağın köşesini döndüğünde birkaç öğrencinin önünü kestiğini gördü. Bunlar, okulda başkalarını rahatsız etmeleriyle tanınan kişilerdi.
Emma durdu.
"Bir şey mi istiyorsunuz?"
İçlerinden biri gülümsedi.
"Sadece biraz konuşacağız."
"Konuşacak bir şeyimiz yok. Eve gitmem gerekiyor."
Emma yanlarından geçmek istedi ama çocuklardan biri yolunu kapattı.
"Nereye? Daha yeni geldin."
Emma geri çekildi.
"Lütfen çekilir misiniz?"
Diğerleri gülüşmeye başladı. Emma'nın huzursuzluğu giderek artıyordu. Etrafına baktı ama yakınlarda yardım isteyebileceği kimse yoktu.
İçlerinden biri ona doğru bir adım attı.
"Ne oldu? Korktun mu?"
Emma sakin görünmeye çalıştı.
"Korkmuyorum. Sadece gitmek istiyorum."
"Öyleyse neden kaçıyorsun?"
Emma ne söyleyeceğini bilemedi. Bir an önce oradan uzaklaşması gerekiyordu. Aklına gelen ilk şeyi söylemeye karar verdi.
"Çünkü benim sevgilim var!"
Çocuklar birbirlerine baktı.
"Öyle mi? Kimmiş?"
Emma'nın aklına bir isim geldi.
Okulda kimsenin kolay kolay karşısına çıkamayacağı biri…
Mehmet.
Emma, hiç düşünmeden konuştu.
"Mehmet. Ben Mehmet'in sevgilisiyim!"
Bir an sessizlik oldu.
Ardından hepsi gülmeye başladı.
"Mehmet'in mi? Sen mi?"
Emma'nın yüzü kızardı.
"İnanıp inanmamanız umurumda değil. Şimdi gitmeme izin verin."
Ama çocuklar ona inanmadı. İçlerinden biri kolundan tutup gitmesini engellemeye çalışınca Emma kurtulmak için geri çekildi. Dengesini kaybederek yere düştü.
Bileğinde keskin bir ağrı hissetti.
"Ah!"
Bir eliyle bileğini tutarken diğer eliyle yerden destek almaya çalıştı.
Tam o sırada sokağın başından bir ses duyuldu.
"Burada ne oluyor?"
Herkes sustu.
Emma başını kaldırdı.
Mehmet geliyordu.
Üzerindeki siyah ceketin cebine ellerini sokmuş, kendinden emin adımlarla onlara yaklaşıyordu. Önce çocuklara, ardından yerde oturan Emma'ya baktı.
Yüzündeki ifade bir anda değişti.
"Size ne yaptığını sordum."
Çocuklardan biri hemen cevap verdi.
"Bir şey yapmadık."
Mehmet'in bakışları sertleşti.
"Öyleyse neden yerde oturuyor?"
Kimse cevap veremedi.
Mehmet, Emma'nın yanına eğildi.
"İyi misin?"
Emma şaşkınlıkla ona baktı.
Mehmet'in kendisine böyle bir ses tonuyla konuşmasına alışık değildi.
"Bileğim acıyor."
Mehmet ayağa kalkıp diğerlerine döndü.
"Buradan gidin."
Bu kez kimse itiraz etmedi. Birkaç saniye içinde sokak boşaldı.
Mehmet tekrar Emma'nın yanına geldi.
"Yürüyebilir misin?"
"Sanırım."
Emma ayağa kalkmaya çalıştı ama bileğine yük verince yüzünü buruşturdu.
Mehmet onu düşmemesi için tuttu.
"Tamam, zorlamayalım. Hastaneye gidiyoruz."
"Mehmet, gerek yok—"
"Emma, bileğin ağrıyor. Doktora görüneceksin."
Emma itiraz etmeye çalışsa da Mehmet kararından vazgeçmedi. Onu dikkatlice arabasına götürdü ve hastaneye doğru yola çıktı.
---
Hastanede yapılan kontrolde Emma'nın bileğinin incindiği anlaşıldı. Doktor, bir süre dinlenmesini ve bileğini fazla zorlamamasını söyledi.
Muayene bittikten sonra Emma, Mehmet'in yanındaki sandalyeye oturdu.
Bir süre ikisi de konuşmadı.
Sonunda Emma sessizliği bozdu.
"Mehmet?"
"Ne?"
"Bana neden yardım ettin?"
Mehmet başını çevirip ona baktı.
"Ne demek neden yardım ettim?"
"Yani… Sen normalde benimle uğraşıyorsun. Bugün de gelip beni hastaneye getirdin."
Mehmet birkaç saniye sustu.
Sonra hafifçe gülümsedi.
"Sen demedin mi sevgilisiyim diye?"
Emma'nın gözleri büyüdü.
"Ben onu sadece onlardan kurtulmak için söyledim!"
"Öyle mi?"
"Evet!"
Mehmet arkasına yaslandı.
"O zaman sana bir teklifim var."
Emma'nın içini yeniden bir huzursuzluk kapladı.
"Nasıl bir teklif?"
Mehmet gözlerini ondan ayırmadan konuştu.
"Bir süre benim sevgilim olacaksın."
Emma birkaç saniye boyunca hiçbir şey söyleyemedi.
Sonra şaşkınlıkla ayağa kalktı.
"Ne?!"
Mehmet'in yüzündeki gülümseme kaybolmadı.
"Yanlış duymadın."
"Sen ciddi olamazsın!"
"Gayet ciddiyim."
Emma başını iki yana salladı.
"Ben seninle sevgili falan olmam!"
Mehmet ayağa kalktı. Emma'ya doğru bir adım attı ama aralarında mesafe bıraktı.
"Öyleyse bugün herkese ne söylediğini anlatırım."
Emma'nın yüzündeki ifade değişti.
"Mehmet, yapma."
Mehmet cevap vermedi.
Emma o an, biraz önce kurtulduğu sorunun yerine çok daha büyük bir sorun geldiğini anladı.
Çünkü Mehmet'in aklında bir plan vardı.
Ve Emma, o planın bir parçası olmak üzereydi.
BÖLÜM SONU
Bölüm etkileşimi
