29. bölüm / 66
BİR ANLAŞMA İLE BAŞLADI29. BÖLÜM — GÜVENİN KIRILDIĞI YER
Bölümler 66Şu an: 29. BÖLÜM — GÜVENİN KIRILDIĞI YER
- 1 1. BÖLÜM — Yanlış Bir Cümle789 kelime
- 2 2. BÖLÜM — İSTEMEDİĞİM BİR ANLAŞMA1.006 kelime
- 3 3. BÖLÜM — SAHTE SEVGİLİM1.067 kelime
- 4 4. BÖLÜM — BİR YALAN DAHA1.039 kelime
- 5 5. BÖLÜM — İLK DAVET1.189 kelime
- 6 6. BÖLÜM — HER ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİ925 kelime
- 7 7. BÖLÜM — CUMARTESİ GECESİ1.238 kelime
- 8 8. BÖLÜM — SAKLANAN GERÇEKLER940 kelime
- 9 9. BÖLÜM — MASADAKİ SORULAR1.101 kelime
- 10 10. BÖLÜM — HERKESİN ÖNÜNDE1.062 kelime
- 11 11. BÖLÜM — BİR GÜN, İKİ YABANCI997 kelime
- 12 12. BÖLÜM — KÜÇÜK BİR TEBESSÜM963 kelime
- 13 13. BÖLÜM — ESKİ MEHMET GERİ DÖNDÜ769 kelime
- 14 14. BÖLÜM — BİR ADIM İLERİ, İKİ ADIM GERİ705 kelime
- 15 15. BÖLÜM — ARTIK ESKİ EMMA DEĞİL876 kelime
- 16 16. BÖLÜM — KONUŞMAMIZ GEREKİYOR841 kelime
- 17 17. BÖLÜM — GEÇMİŞİN GÖLGESİ697 kelime
- 18 18. BÖLÜM — SORULARIN BAŞLANGICI724 kelime
- 19 19. BÖLÜM — GİZLENEN DOSYA629 kelime
- 20 20. BÖLÜM — BİRİSİ GERÇEĞİ BİLİYOR668 kelime
- 21 21. BÖLÜM — MEHMET'İN ŞÜPHELERİ720 kelime
- 22 22. BÖLÜM — GERÇEĞE BİR ADIM611 kelime
- 23 23. BÖLÜM — SIR ORTAYA ÇIKIYOR433 kelime
- 24 24. BÖLÜM — BANA NEDEN SÖYLEMEDİN?753 kelime
- 25 25. BÖLÜM — BABASININ SIRRI482 kelime
- 26 26. BÖLÜM — GERÇEĞİN PEŞİNDE502 kelime
- 27 27. BÖLÜM — O GECE HER ŞEYİ DEĞİŞTİREN GERÇEK838 kelime
- 28 28. BÖLÜM — ZAMANLA GEÇMEZ674 kelime
- 29 29. BÖLÜM — GÜVENİN KIRILDIĞI YER1.083 kelime · Okuduğun bölüm
- 30 30. BÖLÜM — SANA İNANMAK İSTİYORUM1.180 kelime
- 31 31. BÖLÜM — SAKLADIĞIN SON ŞEY924 kelime
- 32 32. BÖLÜM — BABAMIN SAKLADIĞI İSİM1.032 kelime
- 33 33. BÖLÜM — BİR ADIM DAHA YAKIN1.140 kelime
- 34 34. BÖLÜM — GEÇMİŞİN İLK TANIKLIĞI1.173 kelime
- 35 35. BÖLÜM — O GECEKİ KİŞİ1.526 kelime
- 36 36. BÖLÜM — ÖLMÜŞ BİR ADAMIN İZİ1.160 kelime
- 37 37. BÖLÜM — BABAMIN KORKTUĞU GERÇEK1.397 kelime
- 38 38. BÖLÜM — Her Şey Eskisi Gibi Değil1.258 kelime
- 39 39. BÖLÜM — Kalbimin Benden Sakladığı1.043 kelime
- 40 40. BÖLÜM — Saklanan Bir Gerçek1.051 kelime
- 41 41. BÖLÜM — Saklanamayacak Kadar Büyük972 kelime
- 42 42. BÖLÜM — Mezuniyet Günü1.446 kelime
- 43 43. BÖLÜM — Bir Yüzük, Bin Hazırlık1.231 kelime
- 44 44. BÖLÜM — Kırmızı Bir Gece1.070 kelime
- 45 45. BÖLÜM — Bir Ömürlük Evet1.034 kelime
- 46 46. BÖLÜM — Aramızda Bir Yastık Var!1.076 kelime
- 47 47. BÖLÜM — Güneş Batarken828 kelime
- 48 48. BÖLÜM — Bir Günlüğüne Her Şey Normal Olsun1.093 kelime
- 49 49. BÖLÜM — Gülüşünün Sebebi Kim?1.035 kelime
- 50 50. BÖLÜM — Eve Dönmeden Önce907 kelime
- 51 51. BÖLÜM — Eve Dönüş949 kelime
- 52 52. BÖLÜM — Bir Haftalık Evlilik, Büyük Bir Konu947 kelime
- 53 53. BÖLÜM — Ben de Baba Olmak İstiyorum653 kelime
- 54 54. BÖLÜM — Bir Şeyler Değişiyor690 kelime
- 55 55. BÖLÜM — Banyonun Ardındaki Gözyaşları591 kelime
- 56 56. BÖLÜM — Sakladığım Gerçek687 kelime
- 57 57. BÖLÜM — Baba Oluyorum…936 kelime
- 58 58. BÖLÜM — Kalbim Seni Seçiyor952 kelime
- 59 59. BÖLÜM — Hamilelik Günlüğüm ve Mutluluğumuz945 kelime
- 60 60. BÖLÜM —Pembe Balonlar mı, Mavi Balonlar mı?689 kelime
- 61 61. BÖLÜM — Küçük Kızımızın Adı550 kelime
- 62 62. BÖLÜM — Lia İçin İlk Alışverişimiz786 kelime
- 63 63. BÖLÜM — Minik Lia'nın Odası590 kelime
- 64 64. BÖLÜM — Lia'nın İlk Hediyesi667 kelime
- 65 65. BÖLÜM —Lia Geliyor mu?!687 kelime
- 66 66. BÖLÜM — Hoş Geldin, Lia!1.046 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi sabah Emma okula gitmeden önce mutfakta annesiyle kahvaltı yapıyordu. Zeynep, kızının önündeki tabağa neredeyse hiç dokunmadığını fark edince elindeki çay bardağını bıraktı.
“Emma, son günlerde aklın sürekli başka yerde. Bir sorun mu var?”
Emma başını kaldırdı.
“Yok anne, sadece biraz yoruldum.”
Zeynep kızının yüzünü dikkatle inceledi.
“Beni kandırmaya çalışma. Seni tanıyorum.”
Emma istemsizce gülümsedi. Annesinin onu bu kadar iyi tanıması bazen hoşuna gidiyor, bazen de saklamak istediği şeyleri saklamasını zorlaştırıyordu.
“Okul, dersler… Bir de bazı insanlar var. Her şeyi daha karmaşık hâle getiriyorlar.”
“Mehmet mi?”
Emma'nın elindeki çatal durdu.
Zeynep derin bir nefes aldı.
“Bak kızım, onunla ilişkinizin nasıl başladığını tam olarak bilmiyorum. Ama bir insanın yanında sürekli kendini açıklamak zorunda hissediyorsan, orada bir sorun vardır.”
“Anne, Mehmet bazen gerçekten çok sinir bozucu.”
“Bazen mi?”
Emma bu kez hafifçe güldü.
“Tamam, çoğu zaman.”
Zeynep de gülümsedi ama ardından ciddileşti.
“Onu değiştirmek senin görevin değil, Emma. Bunu sakın unutma.”
Bu cümle Emma'nın aklında kaldı. Çünkü Mehmet'in bazen gösterdiği küçük farklılıkları fark ediyor, sonra tek bir tartışmayla yeniden eski hâline döndüğünü görüyordu.
Belki de annesi haklıydı.
Belki de bir insanın değişmesini istemekle onun gerçekten değişmesini beklemek aynı şey değildi.
---
Okula vardığında Mehmet onu girişte bekliyordu.
Emma yanından geçmeye çalışınca Mehmet konuştu.
“Dün akşam babamla konuştum.”
“Bunu daha önce de söyledin.”
“Bu kez farklı bir şey öğrendim.”
Emma durdu.
“Ne öğrendin?”
“Yangından önce şirketin hesaplarından para aktarılmış. Babam imzasının bulunduğunu kabul etti ama paranın nereye gittiğini söylemedi.”
Emma'nın yüzü ciddileşti.
“Peki, Selim Karaca?”
“Babam onunla aralarının bozulduğunu söyledi. Ama nedenini anlatmadı.”
Emma bir süre düşündü. Sonra çantasını omzunda düzeltti.
“Belki de ikisi de kendi sırlarını korumaya çalışıyordur.”
Mehmet ona baktı.
“Sen bu konuda düşündüğünden daha fazla şey biliyorsun.”
“Mehmet, sana yangını kimin çıkardığını söyledim. Güvenlik sistemini kapattığımı da kabul ettim. Ama bilmediğim şeyleri benden öğrenmeye çalışamazsın.”
“Ben senden her şeyi bilmeni istemiyorum. Bana doğruyu söylemeni istiyorum.”
“Peki ya sen? Sen bana her şeyi anlatıyor musun?”
Mehmet sustu.
Emma başını salladı.
“İşte sorun da bu. Benden dürüstlük bekliyorsun ama kendin söz konusu olduğunda her şeyi sorgulamamı istemiyorsun.”
Zil çaldı. Emma sınıfa girdi.
Mehmet birkaç saniye kapının önünde kaldı.
Cevap verememişti çünkü Emma'nın söylediklerinde haklı olduğu bir taraf vardı. Fakat bunu kabul etmek, alıştığı davranışlarından vazgeçmekten daha zordu.
---
İlk iki dersin ardından öğretmenleri sınıfa bir duyuru yaptı.
“Arkadaşlar, bu yıl okulun düzenleyeceği büyük bir etkinlik var. Etkinlikte sınıflar kendi sunumlarını hazırlayacak. Görev dağılımını bugün yapacağız.”
Sınıfta hareketlilik başladı.
Emma, öğretmenin etkinlik için gönüllü öğrencileri sorması üzerine elini kaldırdı. Sunum metinlerini hazırlamayı ve küçük öğrenciler için etkinlikler düzenlemeyi seviyordu.
Öğretmen memnuniyetle başını salladı.
“Güzel Emma. Sen metin hazırlama ekibinde olabilirsin.”
Ardından Mehmet'in adını söyledi.
“Mehmet, sen de organizasyon ekibinde olacaksın.”
Mehmet itiraz edecek gibi oldu ama öğretmen devam etti.
“Emma'yla birlikte çalışacaksınız.”
Sınıftan birkaç öğrenci birbirine bakıp gülümsedi.
“Zaten ayrılmıyorlar,” diye fısıldadı biri.
Emma bunu duyunca gözlerini devirdi. Mehmet ise duymazdan geldi.
Ders çıkışında öğretmen görevleri ayrıntılı olarak açıkladı. Emma, etkinliğin yalnızca kendisinin değil, bütün sınıfın sorumluluğu olduğunu söyledi. Mehmet ise bazı kararların kendisine danışılmadan alınmasına alışık değildi.
“Sunumu bu şekilde yapamayız,” dedi Emma, hazırladığı taslağı göstererek. “Önce küçük öğrencilerin anlayabileceği bir giriş yapacağız, sonra etkinliğe geçeceğiz.”
Mehmet kâğıda baktı.
“Çok uzun.”
“Daha okumadın bile.”
“Giriş kısmı bile uzun görünüyor.”
Emma kâğıdı geri çekti.
“Öyleyse sen hazırla.”
Mehmet kaşlarını çattı.
“Her söylediğime karşı çıkmak zorunda mısın?”
“Her söylediğin doğru olmak zorunda mı?”
Mehmet cevap vermeden kâğıdı yeniden önüne çekti.
Bir süre taslağı inceledi. Sonra beklenmedik bir şey yaptı.
“Şu kısmı kısaltırsak daha iyi olabilir,” dedi ve bir paragrafı işaret etti. “Ama geri kalanı fena değil.”
Emma şaşkınlıkla ona baktı.
“Az önce çok uzun olduğunu söylüyordun.”
“Fikrimi değiştirdim. Bir sorun mu var?”
“Hayır. Sadece dünyada ilk kez bir konuda anlaşmış olabiliriz.”
Mehmet'in dudaklarının kenarı hafifçe kıpırdadı.
“Abartma.”
Bu küçücük konuşma, aralarındaki bütün sorunları çözmedi. Ama o gün ilk kez, tartışmaları birbirlerini incitmeden de bitirebileceklerini gördüler.
En azından birkaç dakikalığına.
---
Öğle arasında Emma, etkinliğin hazırlıkları için kütüphaneye gitti. Masaya oturup notlarını düzenlerken telefonuna bir mesaj geldi.
Bilinmeyen numara.
“Selim Karaca'yla görüşmen büyük bir hataydı.”
Emma'nın parmakları soğudu.
Hemen ardından ikinci mesaj geldi.
“Mehmet'e her şeyi anlatırsan yalnızca kendi sırrını değil, onun ailesinin sırrını da ortaya çıkarırsın.”
Emma mesajları tekrar okudu. Bu kişi, Selim'le buluştuğunu biliyordu. Üstelik Mehmet'le arasındaki konuşmalardan da haberdar gibiydi.
Telefonunu kapatıp çantasına koydu.
Tam o sırada Mehmet kütüphaneye girdi. Emma'nın yüzündeki değişikliği fark etti.
“Ne oldu?”
“Bir şey yok.”
Mehmet karşısındaki sandalyeye oturdu.
“Yine aynı cevap.”
Emma sesini alçalttı.
“Her şeyi sana anlatmak zorunda değilim.”
“Biliyorum.”
Bu cevap Emma'yı şaşırttı.
Mehmet devam etti:
“Ama biri seni tehdit ediyorsa, bunu tek başına çözmeye çalışma.”
Emma ona dikkatle baktı.
“Bunu gerçekten benim için mi söylüyorsun, yoksa benden bir şey sakladığımı düşündüğün için mi?”
Mehmet'in yüzü sertleşti. İlk içgüdüsü yine öfkelenmekti.
“Her şeyi kendinle ilgili sanma,” dedi soğukça. “Ben yalnızca bu işin daha fazla büyümesini istemiyorum.”
Emma'nın yüzündeki ifade değişti.
“Anladım.”
Notlarını topladı ve ayağa kalktı.
Mehmet arkasından baktı. Söylediği sözün onu incittiğini anlamıştı ama özür dilemek için ağzını açtığında Emma çoktan uzaklaşmıştı.
Bir kez daha doğru bir şey söylemeye yaklaşmış, sonra kendi gururuyla her şeyi bozmuştu.
---
Akşam Emma odasına geçtiğinde telefonundaki mesajları yeniden açtı. Bir süre ekrana baktıktan sonra Mehmet'in konuşmasını açtı.
Sevgilim.
Ona mesaj yazdı.
“Şirketle ilgili yeni bir şey öğrendin mi?”
Mehmet birkaç dakika sonra cevap verdi.
“Hayır. Neden?”
Emma uzun süre düşündü.
Mesajları gönderebilirdi. Ama o zaman Mehmet'in yeniden sorgulamaya başlayacağını, belki de öfkeyle babasının karşısına çıkacağını biliyordu.
Sonunda yalnızca şunu yazdı:
“Öylesine sordum.”
Mehmet'in cevabı kısa oldu.
“Bir şey olursa söyle.”
Emma ekrana baktı. Bu kez mesajın ardından başka bir cümle gelmedi.
Ne bir emir vardı ne de bir suçlama.
Telefonu bıraktı ve yatağına uzandı.
Mehmet'in gerçekten değişip değişmediğini bilmiyordu. Belki de bu küçük cümle yalnızca o anlık bir şeydi.
Ama Emma artık kararını vermişti: Onun birkaç iyi davranışına bakarak her şeyi unutmayacaktı. Güven, tek bir mesajla geri gelmezdi.
Aynı saatlerde Mehmet, çalışma odasında babasının eski belgelerini inceliyordu. Dosyanın arasında daha önce görmediği bir sayfa buldu.
Sayfanın başında şu ifade yazıyordu:
“Yangın gecesi — güvenlik sistemi kayıtları.”
Altında ise Emma'nın adının yanında bir tarih ve imza vardı.
Mehmet sayfayı eline aldı.
Emma'nın kendisine anlattıklarının doğru olduğuna inanmak istiyordu. Ama bu belge, yangın gecesinin onun bildiğinden çok daha karmaşık olduğunu gösteriyordu.
Dosyanın son satırını okuduğunda yüzü gerildi.
“Sistemin kapatılması önceden planlanmış olabilir.”
Mehmet kâğıdı masaya bıraktı.
Emma güvenlik sistemini gerçekten yalnızca kendi isteğiyle mi kapatmıştı?
Yoksa o gece birisi ondan bunu yapmasını mı istemişti?
Mehmet ilk kez bu ihtimali düşünüyordu.
Ve cevabı öğrenmek için Emma'ya yeniden soru sorması gerekecekti.
Fakat bu kez, ona inanmayı seçip seçemeyeceğini de belirlemek zorundaydı.
29. Bölüm Sonu
Bölüm etkileşimi
