3. bölüm / 66
BİR ANLAŞMA İLE BAŞLADI3. BÖLÜM — SAHTE SEVGİLİM
Bölümler 66Şu an: 3. BÖLÜM — SAHTE SEVGİLİM
- 1 1. BÖLÜM — Yanlış Bir Cümle789 kelime
- 2 2. BÖLÜM — İSTEMEDİĞİM BİR ANLAŞMA1.006 kelime
- 3 3. BÖLÜM — SAHTE SEVGİLİM1.067 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4. BÖLÜM — BİR YALAN DAHA1.039 kelime
- 5 5. BÖLÜM — İLK DAVET1.189 kelime
- 6 6. BÖLÜM — HER ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİ925 kelime
- 7 7. BÖLÜM — CUMARTESİ GECESİ1.238 kelime
- 8 8. BÖLÜM — SAKLANAN GERÇEKLER940 kelime
- 9 9. BÖLÜM — MASADAKİ SORULAR1.101 kelime
- 10 10. BÖLÜM — HERKESİN ÖNÜNDE1.062 kelime
- 11 11. BÖLÜM — BİR GÜN, İKİ YABANCI997 kelime
- 12 12. BÖLÜM — KÜÇÜK BİR TEBESSÜM963 kelime
- 13 13. BÖLÜM — ESKİ MEHMET GERİ DÖNDÜ769 kelime
- 14 14. BÖLÜM — BİR ADIM İLERİ, İKİ ADIM GERİ705 kelime
- 15 15. BÖLÜM — ARTIK ESKİ EMMA DEĞİL876 kelime
- 16 16. BÖLÜM — KONUŞMAMIZ GEREKİYOR841 kelime
- 17 17. BÖLÜM — GEÇMİŞİN GÖLGESİ697 kelime
- 18 18. BÖLÜM — SORULARIN BAŞLANGICI724 kelime
- 19 19. BÖLÜM — GİZLENEN DOSYA629 kelime
- 20 20. BÖLÜM — BİRİSİ GERÇEĞİ BİLİYOR668 kelime
- 21 21. BÖLÜM — MEHMET'İN ŞÜPHELERİ720 kelime
- 22 22. BÖLÜM — GERÇEĞE BİR ADIM611 kelime
- 23 23. BÖLÜM — SIR ORTAYA ÇIKIYOR433 kelime
- 24 24. BÖLÜM — BANA NEDEN SÖYLEMEDİN?753 kelime
- 25 25. BÖLÜM — BABASININ SIRRI482 kelime
- 26 26. BÖLÜM — GERÇEĞİN PEŞİNDE502 kelime
- 27 27. BÖLÜM — O GECE HER ŞEYİ DEĞİŞTİREN GERÇEK838 kelime
- 28 28. BÖLÜM — ZAMANLA GEÇMEZ674 kelime
- 29 29. BÖLÜM — GÜVENİN KIRILDIĞI YER1.083 kelime
- 30 30. BÖLÜM — SANA İNANMAK İSTİYORUM1.180 kelime
- 31 31. BÖLÜM — SAKLADIĞIN SON ŞEY924 kelime
- 32 32. BÖLÜM — BABAMIN SAKLADIĞI İSİM1.032 kelime
- 33 33. BÖLÜM — BİR ADIM DAHA YAKIN1.140 kelime
- 34 34. BÖLÜM — GEÇMİŞİN İLK TANIKLIĞI1.173 kelime
- 35 35. BÖLÜM — O GECEKİ KİŞİ1.526 kelime
- 36 36. BÖLÜM — ÖLMÜŞ BİR ADAMIN İZİ1.160 kelime
- 37 37. BÖLÜM — BABAMIN KORKTUĞU GERÇEK1.397 kelime
- 38 38. BÖLÜM — Her Şey Eskisi Gibi Değil1.258 kelime
- 39 39. BÖLÜM — Kalbimin Benden Sakladığı1.043 kelime
- 40 40. BÖLÜM — Saklanan Bir Gerçek1.051 kelime
- 41 41. BÖLÜM — Saklanamayacak Kadar Büyük972 kelime
- 42 42. BÖLÜM — Mezuniyet Günü1.446 kelime
- 43 43. BÖLÜM — Bir Yüzük, Bin Hazırlık1.231 kelime
- 44 44. BÖLÜM — Kırmızı Bir Gece1.070 kelime
- 45 45. BÖLÜM — Bir Ömürlük Evet1.034 kelime
- 46 46. BÖLÜM — Aramızda Bir Yastık Var!1.076 kelime
- 47 47. BÖLÜM — Güneş Batarken828 kelime
- 48 48. BÖLÜM — Bir Günlüğüne Her Şey Normal Olsun1.093 kelime
- 49 49. BÖLÜM — Gülüşünün Sebebi Kim?1.035 kelime
- 50 50. BÖLÜM — Eve Dönmeden Önce907 kelime
- 51 51. BÖLÜM — Eve Dönüş949 kelime
- 52 52. BÖLÜM — Bir Haftalık Evlilik, Büyük Bir Konu947 kelime
- 53 53. BÖLÜM — Ben de Baba Olmak İstiyorum653 kelime
- 54 54. BÖLÜM — Bir Şeyler Değişiyor690 kelime
- 55 55. BÖLÜM — Banyonun Ardındaki Gözyaşları591 kelime
- 56 56. BÖLÜM — Sakladığım Gerçek687 kelime
- 57 57. BÖLÜM — Baba Oluyorum…936 kelime
- 58 58. BÖLÜM — Kalbim Seni Seçiyor952 kelime
- 59 59. BÖLÜM — Hamilelik Günlüğüm ve Mutluluğumuz945 kelime
- 60 60. BÖLÜM —Pembe Balonlar mı, Mavi Balonlar mı?689 kelime
- 61 61. BÖLÜM — Küçük Kızımızın Adı550 kelime
- 62 62. BÖLÜM — Lia İçin İlk Alışverişimiz786 kelime
- 63 63. BÖLÜM — Minik Lia'nın Odası590 kelime
- 64 64. BÖLÜM — Lia'nın İlk Hediyesi667 kelime
- 65 65. BÖLÜM —Lia Geliyor mu?!687 kelime
- 66 66. BÖLÜM — Hoş Geldin, Lia!1.046 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Emma, sınıfa girdiğinde bütün gözlerin üzerinde olduğunu hissetti.
Daha çantasını sırasına bırakmadan en yakın arkadaşı yanına geldi.
“Emma! Bir dakika, bana hemen her şeyi anlatıyorsun.”
Emma şaşkınlıkla başını kaldırdı.
“Neyi anlatacağım?”
Arkadaşı gözlerini büyüttü.
“Mehmet'i! Okulun girişinde el eleydiniz. Bana şimdi onunla sevgili olmadığını söylemeyeceksin, değil mi?”
Emma'nın yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.
İşte başlamıştı.
Daha okulun ilk saatinde herkesin diline düşmüştü.
“Evet, biz…” Emma bir an durdu. Mehmet'in tehdidi aklına geldi. “Bir süredir birlikteyiz.”
Arkadaşı ağzını açtı ama birkaç saniye konuşamadı.
“Bir süredir mi? Emma, sen bana hiçbir şey anlatmadın!”
“Anlatmak için doğru zamanı bekliyordum.”
Bu, Emma'nın o sabah söylediği ilk yalandı.
Ve sonuncusu olmayacaktı.
Arkadaşı hemen yanına oturdu.
“Peki nasıl oldu? Mehmet sana nasıl açıldı? İlk kim söyledi? Ne zaman sevgili oldunuz?”
Emma soruların arasında kayboldu.
“Bir dakika! Hepsini aynı anda sorarsan hiçbirine cevap veremem.”
“Tamam, tamam. Ama öğle arasında bütün ayrıntıları anlatıyorsun.”
Emma başını önüne eğdi.
Öğle arasına kadar dayanabilirse şanslı sayılırdı.
Çünkü ortada anlatabileceği romantik bir hikâye yoktu.
Ne ilk buluşmaları olmuştu ne de birbirlerine duygularını açıklamışlardı. Hatta dün hastanede Mehmet'e bir daha onunla konuşmak istemediğini söylemişti.
Şimdi ise okulun yarısı onların sevgili olduğuna inanıyordu.
Emma defterini açtı. Kendini derse vermeye çalıştı ama öğretmenin anlattıklarından tek kelime bile anlamıyordu.
Aklında yalnızca tek bir soru vardı:
Mehmet bu oyunu ne zamana kadar sürdürecekti?
---
Öğle zili çaldığında Emma, sınıftan mümkün olduğunca hızlı çıkmaya çalıştı.
Ne yazık ki koridora adımını atar atmaz Mehmet'i gördü.
Duvara yaslanmış, telefonuyla ilgileniyordu. Emma'yı fark edince telefonunu cebine koydu.
“Gel.”
Emma olduğu yerde durdu.
“Merhaba demek diye bir şey duymadın mı?”
Mehmet ona baktı.
“Merhaba. Şimdi gel.”
“İşte bu yüzden senden hoşlanmıyorum.”
Mehmet'in yüzünde belli belirsiz bir gülümseme belirdi.
“Benden hoşlandığını söylemeni isteyen olmadı.”
Emma bir an cevap veremedi.
Sonra onun yanından geçip yürümeye başladı.
Mehmet peşinden geldi.
“Nereye gidiyorsun?”
“Yemek yemeye.”
“Benimle yiyeceksin.”
Emma durup ona döndü.
“Mehmet, beni dinle. Seninle sevgiliymişiz gibi davranmayı kabul ettim. Bu, bütün günümü seninle geçirmek zorunda olduğum anlamına gelmiyor.”
Mehmet'in yüzündeki ifade ciddileşti.
“İnsanlar bizi birlikte görmek isteyecek. Sürekli ayrı durursak şüphelenirler.”
Emma bu kez cevap veremedi. Çünkü söylediğinde haklı olduğu bir nokta vardı.
“Peki,” dedi sonunda. “Ama bir şartla.”
Mehmet iç çekti.
“Yine mi şart?”
“Evet, yine. Öğle arasında benimle düzgün konuşacaksın. Bana emir vermeyeceksin ve arkadaşlarımın yanında beni küçük düşürmeyeceksin.”
Mehmet birkaç saniye düşündü.
“Tamam.”
Emma şüpheyle baktı.
“Bu kadar kolay mı kabul ettin?”
“Fikrimi değiştirmemi mi istiyorsun?”
“Hayır!”
“Öyleyse yürüyelim.”
Emma onun yanında ilerlerken kendi kendine derin bir nefes aldı.
Bu anlaşmanın ilk gününde bile yorulmuştu.
---
Yemekhaneye girdiklerinde Mehmet'in arkadaşları onları fark etti.
“Mehmet! Buraya gel!”
Mehmet başıyla masayı işaret etti.
Emma onunla birlikte masaya oturduğunda herkesin bakışlarını üzerinde hissetti.
Mehmet'in arkadaşlarından biri öne doğru eğildi.
“Şimdi ciddi ciddi soruyorum. Siz ne ara sevgili oldunuz?”
Mehmet hiç tereddüt etmeden cevap verdi.
“Bir süre önce.”
Emma çatalını eline alırken içinden Mehmet'e sayısız soru sordu.
Bir süre önce mi? Ne zaman? Dün mü? Hastanede mi? Yoksa senin kafanda mı?
“Peki,” dedi başka biri. “İlk kim açıldı?”
Mehmet, Emma'ya baktı.
“Onu Emma'ya sorun.”
Emma neredeyse elindeki çatalı düşürüyordu.
Bütün masa bir anda ona döndü.
“Eee…” diye başladı. “Aslında…”
Mehmet araya girdi.
“İlk başlarda birbirimizi pek anlamıyorduk. Sonra konuşmaya başladık.”
Emma şaşkınlıkla ona baktı.
Bu, aralarındaki gerçek duruma hiç benzemiyordu.
Ama en azından Mehmet, onu zor durumda bırakmamıştı.
“Vay be,” dedi arkadaşlarından biri. “Demek Mehmet'in de romantik bir tarafı varmış.”
Masadakiler güldü.
Mehmet de hafifçe gülümsedi.
“Çok konuşuyorsun.”
“Tamam, tamam. Bir şey sorduk sadece!”
Emma başını önüne eğerek yemeğine devam etti.
Bir süre sonra konuşmalar başka konulara kaydı. Emma sonunda rahat bir nefes aldı.
Fakat Mehmet'in ona doğru eğilmesiyle yeniden gerildi.
“İyi gidiyorsun,” diye fısıldadı Mehmet.
Emma da alçak sesle karşılık verdi.
“Bunu iltifat olarak kabul etmiyorum.”
“Zaten iltifat değildi.”
Emma gözlerini devirdi.
Mehmet'in yanında geçirdiği her dakika, sabrını biraz daha azaltıyordu.
---
Derslerin bitmesine yakın Emma, çantasını toplarken telefonuna bir mesaj geldi.
Mesaj Mehmet'tendi.
Mehmet: Okul çıkışında beni bekle.
Emma hemen cevap yazdı.
Emma: Neden?
Mehmet: Konuşmamız gerekiyor.
Emma: Buradan konuşamaz mıyız?
Mehmet: Hayır.
Emma telefonu masaya bıraktı.
İçinden bir ses, bu anlaşmanın düşündüğünden çok daha karmaşık olacağını söylüyordu.
---
Okul çıkışında Mehmet'i bahçenin daha sakin bir köşesinde buldu.
Emma kollarını göğsünde birleştirdi.
“Evet. Ne konuşacağız?”
Mehmet bir süre ona baktıktan sonra konuştu.
“Anlaşmanın kurallarını belirlememiz gerekiyor.”
Emma şaşkınlıkla güldü.
“Daha ne kadar kural koyabilirsin?”
“Beni dinle.”
“Dinliyorum.”
Mehmet parmaklarını sayar gibi kaldırdı.
“Birincisi, yalnızken normal davranacağız. Baş başayken sevgili rolü yapmamıza gerek yok.”
Emma başını salladı.
“Sonunda mantıklı bir şey söyledin.”
“İkincisi, başkalarının yanında birlikteymişiz gibi davranacağız. El ele tutuşmamız gerekirse tutuşacağız.”
Emma istemeyerek başını salladı.
“Üçüncüsü, bir yere davet edilirsem sen de geleceksin. Özellikle partilere veya okul etkinliklerine.”
“Her yere mi?”
“İnsanların şüphelenmesini istemiyorum.”
Emma itiraz edecek gibi oldu ama Mehmet devam etti.
“Dördüncüsü, ailelerimizin yanında da sevgili gibi davranacağız.”
Emma'nın yüzü bir anda değişti.
“Ailelerimizin mi?”
“Evet.”
“Mehmet, ailem seni tanımıyor bile!”
“Tanışırlar.”
Emma bir süre sessiz kaldı.
Ailesinin karşısında yalan söylemek, okulda arkadaşlarına yalan söylemekten çok daha zordu. Zeynep ve Kerem ona güvenirlerdi. Emma ise bu güveni sahte bir ilişkiyi sürdürmek için kullanmak zorunda kalacaktı.
“Başka?” diye sordu sonunda.
Mehmet ellerini cebine koydu.
“Şimdilik bu kadar.”
Emma başını kaldırdı.
“Benim de bir kuralım var.”
Mehmet kaşını kaldırdı.
“Söyle.”
“Bana saygısızlık yapmayacaksın. İster yalnız olalım ister insanların yanında, beni aşağılamayacaksın. Ayrıca bu anlaşmayı kullanarak bana başka şeyler yaptırmaya çalışmayacaksın.”
Mehmet'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
Bir süre sessiz kaldı.
“Tamam,” dedi sonunda.
Emma onun gözlerine baktı.
“Ciddi misin?”
“Evet, Emma. Ciddiyim.”
Bu kez sesinde alay yoktu.
Emma ilk defa Mehmet'in bir sözünü gerçekten tutabileceğini düşündü.
Ama bu düşünceye fazla kapılmak istemedi.
Çünkü karşısındaki kişi hâlâ okulda kendisinden çekinilen Mehmet'ti.
“Peki,” dedi. “Anlaşma bu kurallarla devam edecek.”
Mehmet başını salladı.
“Güzel.”
Emma çantasını omzuna taktı.
“Bir de şunu unutma. Bu anlaşma sonsuza kadar sürmeyecek.”
Mehmet ona baktı.
“Biliyorum.”
“Ne zaman bitecek?”
Mehmet'in cevabı gecikmedi.
“Ben bitirdiğimde.”
Emma bu cevaptan hiç hoşlanmadı.
Ama henüz bunu değiştirecek bir gücü yoktu.
“Peki,” dedi sessizce. “Sen bitirdiğinde.”
Ardından arkasını dönüp evine doğru yürüdü.
Mehmet ise olduğu yerde kaldı.
Emma'nın uzaklaşmasını izlerken yüzündeki ifade değişti. Az önceki sertliği biraz olsun kaybolmuştu.
Onunla aynı ortamda bulunmak, elini tutmak ya da herkesin önünde sevgilisi olduğunu söylemek Mehmet için yalnızca bir oyun değildi.
En azından kendi içinde öyle olmadığını biliyordu.
Ama bunu Emma'ya söylemeye cesaret edemiyordu.
Çünkü Emma gerçeği öğrenirse anlaşmayı hemen bitirmek isteyebilirdi.
Mehmet ise henüz buna hazır değildi.
Anlaşma başlamıştı. Emma kuralları kabul etmişti. Fakat ikisinden biri için bu yalnızca bir zorunluluk olmaktan çoktan çıkmaya başlamıştı.
3. Bölüm Sonu
Bölüm etkileşimi
