46. bölüm / 66
BİR ANLAŞMA İLE BAŞLADI46. BÖLÜM — Aramızda Bir Yastık Var!
Bölümler 66Şu an: 46. BÖLÜM — Aramızda Bir Yastık Var!
- 1 1. BÖLÜM — Yanlış Bir Cümle789 kelime
- 2 2. BÖLÜM — İSTEMEDİĞİM BİR ANLAŞMA1.006 kelime
- 3 3. BÖLÜM — SAHTE SEVGİLİM1.067 kelime
- 4 4. BÖLÜM — BİR YALAN DAHA1.039 kelime
- 5 5. BÖLÜM — İLK DAVET1.189 kelime
- 6 6. BÖLÜM — HER ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİ925 kelime
- 7 7. BÖLÜM — CUMARTESİ GECESİ1.238 kelime
- 8 8. BÖLÜM — SAKLANAN GERÇEKLER940 kelime
- 9 9. BÖLÜM — MASADAKİ SORULAR1.101 kelime
- 10 10. BÖLÜM — HERKESİN ÖNÜNDE1.062 kelime
- 11 11. BÖLÜM — BİR GÜN, İKİ YABANCI997 kelime
- 12 12. BÖLÜM — KÜÇÜK BİR TEBESSÜM963 kelime
- 13 13. BÖLÜM — ESKİ MEHMET GERİ DÖNDÜ769 kelime
- 14 14. BÖLÜM — BİR ADIM İLERİ, İKİ ADIM GERİ705 kelime
- 15 15. BÖLÜM — ARTIK ESKİ EMMA DEĞİL876 kelime
- 16 16. BÖLÜM — KONUŞMAMIZ GEREKİYOR841 kelime
- 17 17. BÖLÜM — GEÇMİŞİN GÖLGESİ697 kelime
- 18 18. BÖLÜM — SORULARIN BAŞLANGICI724 kelime
- 19 19. BÖLÜM — GİZLENEN DOSYA629 kelime
- 20 20. BÖLÜM — BİRİSİ GERÇEĞİ BİLİYOR668 kelime
- 21 21. BÖLÜM — MEHMET'İN ŞÜPHELERİ720 kelime
- 22 22. BÖLÜM — GERÇEĞE BİR ADIM611 kelime
- 23 23. BÖLÜM — SIR ORTAYA ÇIKIYOR433 kelime
- 24 24. BÖLÜM — BANA NEDEN SÖYLEMEDİN?753 kelime
- 25 25. BÖLÜM — BABASININ SIRRI482 kelime
- 26 26. BÖLÜM — GERÇEĞİN PEŞİNDE502 kelime
- 27 27. BÖLÜM — O GECE HER ŞEYİ DEĞİŞTİREN GERÇEK838 kelime
- 28 28. BÖLÜM — ZAMANLA GEÇMEZ674 kelime
- 29 29. BÖLÜM — GÜVENİN KIRILDIĞI YER1.083 kelime
- 30 30. BÖLÜM — SANA İNANMAK İSTİYORUM1.180 kelime
- 31 31. BÖLÜM — SAKLADIĞIN SON ŞEY924 kelime
- 32 32. BÖLÜM — BABAMIN SAKLADIĞI İSİM1.032 kelime
- 33 33. BÖLÜM — BİR ADIM DAHA YAKIN1.140 kelime
- 34 34. BÖLÜM — GEÇMİŞİN İLK TANIKLIĞI1.173 kelime
- 35 35. BÖLÜM — O GECEKİ KİŞİ1.526 kelime
- 36 36. BÖLÜM — ÖLMÜŞ BİR ADAMIN İZİ1.160 kelime
- 37 37. BÖLÜM — BABAMIN KORKTUĞU GERÇEK1.397 kelime
- 38 38. BÖLÜM — Her Şey Eskisi Gibi Değil1.258 kelime
- 39 39. BÖLÜM — Kalbimin Benden Sakladığı1.043 kelime
- 40 40. BÖLÜM — Saklanan Bir Gerçek1.051 kelime
- 41 41. BÖLÜM — Saklanamayacak Kadar Büyük972 kelime
- 42 42. BÖLÜM — Mezuniyet Günü1.446 kelime
- 43 43. BÖLÜM — Bir Yüzük, Bin Hazırlık1.231 kelime
- 44 44. BÖLÜM — Kırmızı Bir Gece1.070 kelime
- 45 45. BÖLÜM — Bir Ömürlük Evet1.034 kelime
- 46 46. BÖLÜM — Aramızda Bir Yastık Var!1.076 kelime · Okuduğun bölüm
- 47 47. BÖLÜM — Güneş Batarken828 kelime
- 48 48. BÖLÜM — Bir Günlüğüne Her Şey Normal Olsun1.093 kelime
- 49 49. BÖLÜM — Gülüşünün Sebebi Kim?1.035 kelime
- 50 50. BÖLÜM — Eve Dönmeden Önce907 kelime
- 51 51. BÖLÜM — Eve Dönüş949 kelime
- 52 52. BÖLÜM — Bir Haftalık Evlilik, Büyük Bir Konu947 kelime
- 53 53. BÖLÜM — Ben de Baba Olmak İstiyorum653 kelime
- 54 54. BÖLÜM — Bir Şeyler Değişiyor690 kelime
- 55 55. BÖLÜM — Banyonun Ardındaki Gözyaşları591 kelime
- 56 56. BÖLÜM — Sakladığım Gerçek687 kelime
- 57 57. BÖLÜM — Baba Oluyorum…936 kelime
- 58 58. BÖLÜM — Kalbim Seni Seçiyor952 kelime
- 59 59. BÖLÜM — Hamilelik Günlüğüm ve Mutluluğumuz945 kelime
- 60 60. BÖLÜM —Pembe Balonlar mı, Mavi Balonlar mı?689 kelime
- 61 61. BÖLÜM — Küçük Kızımızın Adı550 kelime
- 62 62. BÖLÜM — Lia İçin İlk Alışverişimiz786 kelime
- 63 63. BÖLÜM — Minik Lia'nın Odası590 kelime
- 64 64. BÖLÜM — Lia'nın İlk Hediyesi667 kelime
- 65 65. BÖLÜM —Lia Geliyor mu?!687 kelime
- 66 66. BÖLÜM — Hoş Geldin, Lia!1.046 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Balayının ilk günü güzel başlamıştı.
Emma deniz kenarında Mehmet'le dondurma yemiş, onunla yarışmış ve uzun zamandır ilk kez içtenlikle gülmüştü. Fakat akşam olduğunda her şeyin aynı şekilde devam edeceğinin garantisi yoktu.
Çünkü Mehmet, Mehmet'ti.
Ve eski huylarından öyle kolay vazgeçmeyecekti.
Otele döndüklerinde Emma duş alıp rahat kıyafetlerini giydi. Ardından yatağın üzerine oturup telefonuyla ilgilenmeye başladı.
Mehmet de odanın diğer tarafında telefonuna bakıyordu.
Bir süre sonra Emma'nın telefonu çaldı. Arayan Arda'ydı.
Emma telefonu açtı.
“Efendim, Arda?”
Mehmet başını kaldırdı.
Emma konuşmaya devam etti.
“Evet, burası çok güzel. Bugün sahildeydik. Yarın da gezeceğiz galiba.”
Arda bir şey söyledi ve Emma güldü.
“Tamam, görüşürüz. Kendine iyi bak.”
Telefon kapandığında Mehmet'in yüzü değişmişti.
“Arda'yla ne konuşuyordun?”
Emma telefonunu yatağın üzerine bıraktı.
“Konuşamaz mıyım?”
“Ben öyle demedim.”
“Peki ne demek istedin?”
Mehmet kollarını bağladı.
“Balayındayız, Emma. Biraz garip değil mi?”
Emma'nın yüzündeki gülümseme kayboldu.
“Ne garip? Arkadaşım aradı, konuştum.”
“Bütün gün benimlesin ama onunla konuşurken daha mutlu görünüyorsun.”
Emma şaşkınlıkla ona baktı.
“Sen ciddi misin?”
“Gayet ciddiyim.”
“Mehmet, seninle güzel bir gün geçirdim diye bütün hayatımı sana göre düzenlemek zorunda değilim!”
Mehmet'in sesi sertleşti.
“Ben de karımın her fırsatta başka biriyle konuşmasını istemiyorum.”
Emma yataktan kalktı.
“Ben senin eşyan değilim!”
Oda bir anda sessizleşti.
Mehmet söylediklerinin nereye vardığını fark etmişti ama gururu hemen geri adım atmasına izin vermiyordu.
“Her şeyi büyütüyorsun.”
Emma acı bir gülümsemeyle başını salladı.
“Tabii. Yine suçlu benim.”
“Emma…”
“Hayır, konuşma. Şu an seninle konuşmak istemiyorum.”
Emma yatağın bir tarafına geçti, yastıklardan birini aldı ve tam ortaya koydu.
Mehmet kaşlarını kaldırdı.
“Bu ne?”
Emma yastığı düzeltti.
“Duvar.”
“Yastıktan duvar mı olur?”
“Bizim aramızda olur. Hem de çok güzel olur.”
Mehmet istemeden gülümseyecek gibi oldu ama Emma'nın ciddi yüzünü görünce sustu.
“Çocuk musun sen?”
Emma hemen ona döndü.
“Evet! Hatta istersen duvarın üzerine dikenli teller de koyarım!”
“Emma!”
“Mehmet!”
İkisi birkaç saniye birbirine baktı.
Sonra Emma yüzünü çevirip battaniyesini üzerine çekti.
“İyi geceler. Yastığı geçmeye çalışma.”
Mehmet derin bir nefes aldı.
“Seninle tartışmak gerçekten imkânsız.”
“Harika. O zaman tartışma.”
Mehmet de yatağın diğer tarafına uzandı. Aralarındaki yastığa baktı.
“Bunun çok saçma olduğunu biliyorsun, değil mi?”
Emma gözlerini kapattı.
“İyi geceler, Mehmet.”
Mehmet cevap vermedi.
Birkaç dakika sonra odanın ışığı kapandı.
Ama ikisi de hemen uyuyamadı.
---
Gece ilerledi.
Emma gözlerini açtığında Mehmet'in hâlâ uyumadığını fark etti.
“Ne oldu?” diye sordu istemeden.
“Hiçbir şey.”
“E o zaman neden dönüp duruyorsun?”
Mehmet sırtüstü yattı.
“Rahat edemiyorum.”
Emma yastığa baktı.
“Yastık yüzünden mi?”
“Hayır, senin yüzünden.”
Emma hemen doğruldu.
“Ne dedin sen?”
Mehmet başını ona çevirdi.
“Yastık yüzünden rahat edemiyorum, dedim!”
“Az önce benim yüzümden dedin!”
“Emma, uyumaya çalışıyorum!”
“Ben de çalışıyorum!”
İkisi yine tartışmaya başlamıştı.
Mehmet sonunda doğrulup oturdu.
“Peki, ne istiyorsun?”
Emma da oturdu.
“Benden özür dilemeni istiyorum.”
Mehmet sustu.
Emma kollarını bağladı.
“Arda'yla konuşmamda hiçbir yanlışlık yoktu. Bana güvenmiyorsan bunu söyle ama beni suçlama.”
Mehmet gözlerini kaçırdı.
Bir süre sonra alçak sesle konuştu.
“Özür dilerim.”
Emma beklemediği bu cevap karşısında duraksadı.
“Ne?”
“Özür dilerim, Emma. Gereksiz yere tartışma çıkardım.”
Emma'nın öfkesi biraz azaldı ama tamamen geçmedi.
“Bunu gerçekten anladın mı?”
“Evet.”
“Yarın tekrar aynı şeyi yapmayacaksın, değil mi?”
Mehmet hemen cevap vermedi.
“Deneyeceğim.”
Emma kaşlarını çattı.
“Mehmet!”
“Tamam, tamam. Haklı olduğun konuda seni suçlamamaya çalışacağım.”
Emma yastığı yeniden düzeltti.
“Güzel. Şimdi uyu.”
Mehmet yastığın üzerinden ona baktı.
“Bir şey soracağım.”
“Ne?”
“Bu yastık sabaha kadar burada mı kalacak?”
Emma ciddi bir ifadeyle cevap verdi.
“Evet.”
“Peki.”
Mehmet yeniden uzandı.
Emma ona baktı. Mehmet'in yüzünde biraz önceki sertlik kalmamıştı. Yorgun görünüyordu ve battaniyesini düzeltmeye çalışırken bir köşesini yere düşürmüştü.
Emma birkaç saniye onu izledi.
Sonra içini çekti.
“Mehmet.”
“Efendim?”
Emma yastığı kucağına aldı.
“Seninle hâlâ kavgalıyım, haberin olsun.”
“Biliyorum.”
“Ve seni hemen affetmedim.”
“Onu da biliyorum.”
Emma yastığı kenara bıraktı.
“Tamam, gel yat. Ama aramızda yastık olacak!”
Mehmet ona baktı.
“Az önce de aramızda yastık vardı zaten.”
“Mehmet, kararımı değiştirmeden yat!”
Mehmet hemen battaniyesini düzeltti.
“Peki, peki.”
Emma yastığı tekrar ikisinin arasına yerleştirdi. Bu kez Mehmet itiraz etmedi.
Bir süre sonra odada sessizlik hâkim oldu.
Emma gözlerini kapatırken son bir kez konuştu.
“İyi geceler. Ve sakın yastığı geçme.”
Mehmet karanlıkta cevap verdi.
“İyi geceler. Yastığa dokunmayacağım.”
Emma'nın dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.
Hâlâ ona kızgındı.
Ama Mehmet'e tamamen kıyamamıştı.
---
Sabah güneş ışığı perdelerin arasından odaya süzüldü.
Mehmet ilk uyanan oldu.
Gözlerini açtı, tavana baktı ve sonra başını çevirdi.
Emma hemen yanındaydı.
Aralarında ne yastık vardı ne de dün gece Emma'nın büyük bir ciddiyetle kurduğu duvar.
Yastık yataktan aşağıya düşmüş olmalıydı.
Üstelik Emma, uykusunda Mehmet'e doğru dönmüş, başını onun omzuna yaslamıştı. Eli de farkında olmadan Mehmet'in koluna tutunmuştu.
Mehmet birkaç saniye kıpırdamadan kaldı.
Sonra yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.
Dün gece aralarına yastık koyan kız, şimdi kendi isteği dışında da olsa ona sokulmuştu.
Mehmet bunu Emma'yı uyandırmak için kullanmadı. Kolunu dikkatlice hareket ettirip üzerindeki battaniyeyi düzeltti.
Tam o sırada Emma gözlerini açtı.
Önce tavana baktı.
Sonra başını kaldırdı.
Mehmet'le göz göze geldi.
İkisi de birkaç saniye konuşmadı.
Emma aşağıya baktı.
Aralarında yastık yoktu.
Sonra Mehmet'in omzuna yaslandığını fark etti.
Bir anda doğruldu.
“NE OLUYOR?”
Mehmet irkildi.
“Günaydın sana da!”
Emma hemen yatağın ortasına baktı.
“YASTIK NEREDE?”
Mehmet yatağın kenarını işaret etti.
“Yere düşmüş.”
Emma yastığı yerden aldı ve ikisinin arasına koydu.
“Bu gece tekrar düşmeyecek!”
Mehmet gülümsemesini saklamaya çalıştı.
“Tabii. Yastığın düşmesini engellemek için nöbet tutacağım.”
Emma ona sertçe baktı.
“Benimle dalga geçme!”
“Geçmiyorum.”
“Geçiyorsun!”
Mehmet ellerini kaldırdı.
“Tamam, sustum.”
Emma yastığı yatağın ortasına yerleştirdi. Sonra birden durdu.
“Bir dakika…”
Mehmet ona baktı.
“Ne oldu?”
Emma yüzünü buruşturdu.
“Ben gece sana sarılmış mıyım?”
Mehmet bir süre düşündü.
“Bilmiyorum.”
Emma gözlerini kıstı.
“Mehmet!”
“Tamam, tamam. Biraz.”
Emma yüzünü elleriyle kapattı.
“İnanamıyorum!”
Mehmet bu kez kendini tutamayarak gülümsedi.
“Dün gece yastığı geçme diye beni tehdit eden kişi sendin.”
“Hatırlatma!”
“Sabah da yastık yok.”
“Mehmet!”
“Tamam, sustum.”
Emma ona bir yastık fırlattı.
Mehmet yastığı havada yakaladı.
“Şiddete başvuruyoruz demek.”
“Bir tane daha ister misin?”
“Hayır, teşekkür ederim.”
Emma istemeden güldü. Ardından gülümsemesi yavaşça azaldı.
“Dün gece söylediklerimi unutma ama.”
Mehmet'in yüzü ciddileşti.
“Unutmam.”
“Ben sana kızdığımda hemen her şey düzelmiş gibi davranma.”
“Davranmayacağım.”
Emma başını salladı.
Sonra yastığı yatağın kenarına bıraktı.
“Şimdi kahvaltıya gidelim. Çok acıktım.”
Mehmet yataktan kalktı.
“Emredersiniz, hanımefendi.”
Emma ona döndü.
“Mehmet!”
“Tamam, tamam. Kahvaltıya gidiyoruz.”
Kapıya doğru ilerlerken Emma arkasından seslendi.
“Bir de o yastığı orada bırak!”
Mehmet durdu, yastığa baktı ve sonra Emma'ya döndü.
“Peki. Ama bu gece yastığın nöbetini sen tutuyorsun.”
Emma ona bir kez daha yastık fırlatmayı düşündü.
Sonra vazgeçti.
Çünkü balayı daha yeni başlamıştı.
Ve belli ki bu evlilikte onları yalnızca büyük sırlar, ağır tartışmalar ve zor kararlar değil, bir yastık yüzünden çıkan kavgalar bile bekliyordu.
Bölüm etkileşimi
