33. bölüm / 66
BİR ANLAŞMA İLE BAŞLADI33. BÖLÜM — BİR ADIM DAHA YAKIN
Bölümler 66Şu an: 33. BÖLÜM — BİR ADIM DAHA YAKIN
- 1 1. BÖLÜM — Yanlış Bir Cümle789 kelime
- 2 2. BÖLÜM — İSTEMEDİĞİM BİR ANLAŞMA1.006 kelime
- 3 3. BÖLÜM — SAHTE SEVGİLİM1.067 kelime
- 4 4. BÖLÜM — BİR YALAN DAHA1.036 kelime
- 5 5. BÖLÜM — İLK DAVET1.189 kelime
- 6 6. BÖLÜM — HER ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİ925 kelime
- 7 7. BÖLÜM — CUMARTESİ GECESİ1.238 kelime
- 8 8. BÖLÜM — SAKLANAN GERÇEKLER940 kelime
- 9 9. BÖLÜM — MASADAKİ SORULAR1.101 kelime
- 10 10. BÖLÜM — HERKESİN ÖNÜNDE1.062 kelime
- 11 11. BÖLÜM — BİR GÜN, İKİ YABANCI997 kelime
- 12 12. BÖLÜM — KÜÇÜK BİR TEBESSÜM963 kelime
- 13 13. BÖLÜM — ESKİ MEHMET GERİ DÖNDÜ769 kelime
- 14 14. BÖLÜM — BİR ADIM İLERİ, İKİ ADIM GERİ705 kelime
- 15 15. BÖLÜM — ARTIK ESKİ EMMA DEĞİL876 kelime
- 16 16. BÖLÜM — KONUŞMAMIZ GEREKİYOR841 kelime
- 17 17. BÖLÜM — GEÇMİŞİN GÖLGESİ697 kelime
- 18 18. BÖLÜM — SORULARIN BAŞLANGICI724 kelime
- 19 19. BÖLÜM — GİZLENEN DOSYA629 kelime
- 20 20. BÖLÜM — BİRİSİ GERÇEĞİ BİLİYOR668 kelime
- 21 21. BÖLÜM — MEHMET'İN ŞÜPHELERİ720 kelime
- 22 22. BÖLÜM — GERÇEĞE BİR ADIM611 kelime
- 23 23. BÖLÜM — SIR ORTAYA ÇIKIYOR433 kelime
- 24 24. BÖLÜM — BANA NEDEN SÖYLEMEDİN?753 kelime
- 25 25. BÖLÜM — BABASININ SIRRI482 kelime
- 26 26. BÖLÜM — GERÇEĞİN PEŞİNDE502 kelime
- 27 27. BÖLÜM — O GECE HER ŞEYİ DEĞİŞTİREN GERÇEK838 kelime
- 28 28. BÖLÜM — ZAMANLA GEÇMEZ674 kelime
- 29 29. BÖLÜM — GÜVENİN KIRILDIĞI YER1.083 kelime
- 30 30. BÖLÜM — SANA İNANMAK İSTİYORUM1.180 kelime
- 31 31. BÖLÜM — SAKLADIĞIN SON ŞEY924 kelime
- 32 32. BÖLÜM — BABAMIN SAKLADIĞI İSİM1.032 kelime
- 33 33. BÖLÜM — BİR ADIM DAHA YAKIN1.140 kelime · Okuduğun bölüm
- 34 34. BÖLÜM — GEÇMİŞİN İLK TANIKLIĞI1.173 kelime
- 35 35. BÖLÜM — O GECEKİ KİŞİ1.526 kelime
- 36 36. BÖLÜM — ÖLMÜŞ BİR ADAMIN İZİ1.160 kelime
- 37 37. BÖLÜM — BABAMIN KORKTUĞU GERÇEK1.397 kelime
- 38 38. BÖLÜM — Her Şey Eskisi Gibi Değil1.258 kelime
- 39 39. BÖLÜM — Kalbimin Benden Sakladığı1.043 kelime
- 40 40. BÖLÜM — Saklanan Bir Gerçek1.051 kelime
- 41 41. BÖLÜM — Saklanamayacak Kadar Büyük972 kelime
- 42 42. BÖLÜM — Mezuniyet Günü1.446 kelime
- 43 43. BÖLÜM — Bir Yüzük, Bin Hazırlık1.231 kelime
- 44 44. BÖLÜM — Kırmızı Bir Gece1.070 kelime
- 45 45. BÖLÜM — Bir Ömürlük Evet1.034 kelime
- 46 46. BÖLÜM — Aramızda Bir Yastık Var!1.076 kelime
- 47 47. BÖLÜM — Güneş Batarken828 kelime
- 48 48. BÖLÜM — Bir Günlüğüne Her Şey Normal Olsun1.093 kelime
- 49 49. BÖLÜM — Gülüşünün Sebebi Kim?1.035 kelime
- 50 50. BÖLÜM — Eve Dönmeden Önce907 kelime
- 51 51. BÖLÜM — Eve Dönüş949 kelime
- 52 52. BÖLÜM — Bir Haftalık Evlilik, Büyük Bir Konu947 kelime
- 53 53. BÖLÜM — Ben de Baba Olmak İstiyorum653 kelime
- 54 54. BÖLÜM — Bir Şeyler Değişiyor690 kelime
- 55 55. BÖLÜM — Banyonun Ardındaki Gözyaşları591 kelime
- 56 56. BÖLÜM — Sakladığım Gerçek687 kelime
- 57 57. BÖLÜM — Baba Oluyorum…936 kelime
- 58 58. BÖLÜM — Kalbim Seni Seçiyor952 kelime
- 59 59. BÖLÜM — Hamilelik Günlüğüm ve Mutluluğumuz945 kelime
- 60 60. BÖLÜM —Pembe Balonlar mı, Mavi Balonlar mı?689 kelime
- 61 61. BÖLÜM — Küçük Kızımızın Adı550 kelime
- 62 62. BÖLÜM — Lia İçin İlk Alışverişimiz786 kelime
- 63 63. BÖLÜM — Minik Lia'nın Odası590 kelime
- 64 64. BÖLÜM — Lia'nın İlk Hediyesi667 kelime
- 65 65. BÖLÜM —Lia Geliyor mu?!687 kelime
- 66 66. BÖLÜM — Hoş Geldin, Lia!1.046 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi sabah Emma okula geldiğinde Mehmet bahçedeki bankta oturuyordu. Elinde birkaç kâğıt vardı. Emma'yı görünce ayağa kalktı.
“Gel, sana bir şey göstereceğim.”
Emma yanına gitti ama kâğıtları almadan önce sordu:
“Önce bir şey sorabilir miyim?”
Mehmet kaşını kaldırdı.
“Ne?”
“Bugün benimle konuşurken bana kızmayacağına söz verebilir misin?”
Mehmet'in yüzü değişti.
“Daha ne yaptın?”
Emma gözlerini devirdi.
“İşte tam olarak bundan bahsediyorum!”
Mehmet kısa bir nefes aldı. Söyleyeceği ilk şeyin yine bir suçlama olduğunu fark etmişti.
“Tamam. Özür dilerim. Ne soracaksan sor.”
Emma bir an durdu. Mehmet'in özür dilemesi hâlâ alışık olmadığı bir şeydi.
“Beni hâlâ suçlu mu görüyorsun?”
Mehmet hemen cevap vermedi.
“Güvenlik sistemini kapattığın için yaptığın şeyin sorumluluğunu taşıdığını düşünüyorum. Ama yangını senin çıkardığını düşünmüyorum.”
Emma gözlerini ondan ayırmadı.
“Peki, bana inanıyor musun?”
Mehmet'in cevabı bu kez daha yavaştı.
“Sana inanmak istiyorum, Emma. Ama geçmişte ne olduğunu tam olarak bilmiyorum. Sana inanmakla bütün soruların cevabını bildiğimi söylemek aynı şey değil.”
Emma başını hafifçe salladı.
Bu cevap kusursuz değildi. Fakat en azından Mehmet ilk kez her şeyi biliyormuş gibi davranmıyordu.
“Peki,” dedi. “Şimdilik bu yeterli.”
Mehmet kâğıtları ona uzattı.
“Bunlara bak.”
---
Kâğıtlar, Kerem Yalçın hakkında eski şirket kayıtlarından çıkarılmış bilgilerdi. Mehmet gece boyunca babasının verdiği mektubu incelemiş, ardından ulaşabildiği eski belgeleri karşılaştırmıştı.
Emma ilk sayfayı okudu.
“Burada şirketten ayrıldığı yazıyor.”
“Yangından iki hafta sonra.”
“Peki, gerçekten kendi isteğiyle mi ayrılmış?”
“Bilmiyorum. Babam öyle olduğunu söylüyor ama ona tamamen güvenemiyorum.”
Emma ikinci sayfayı çevirdi. Bir adres vardı. Ancak adresin karşısında yıllar önce düşülmüş bir not bulunuyordu: Taşındı.
“Bu adres hâlâ geçerli olmayabilir.”
“Ben de öyle düşündüm. Eski iş arkadaşlarından birine ulaşmaya çalışacağım.”
Emma ona baktı.
“Bunu tek başına yapmayacaksın, değil mi?”
Mehmet hafifçe kaşlarını kaldırdı.
“Bana ne yapacağımı mı söylüyorsun?”
Emma kollarını kavuşturdu.
“Hayır. Sana bir anlaşmayı hatırlatıyorum. Birlikte karar verecektik.”
Mehmet birkaç saniye sustu, sonra başını salladı.
“Tamam. Birlikte.”
Emma kâğıtları yeniden inceledi.
“Mehmet, sence Kerem Yalçın gerçekten kayboldu mu?”
“Belki de yalnızca herkesten uzaklaşmak istedi.”
“Ya da birileri uzaklaşmasını istedi.”
Mehmet'in yüzü ciddileşti.
“Bunu düşünmüştüm.”
İkisi de bir süre sessiz kaldı.
Sonunda Emma kâğıtları geri verdi.
“Önce bu kişinin kim olduğunu ve nerede olabileceğini öğrenelim. Sonra karar veririz.”
Mehmet başını salladı.
Bu kez onun kararını değiştirmeye çalışmadı.
---
İlk dersin ardından öğretmenleri etkinliğin son hazırlıklarını duyurdu. Emma ve Mehmet, sınıfın sunum metnini birlikte tamamlamak zorundaydı.
Kütüphaneye geçtiklerinde Emma defterini açtı.
“Önce giriş bölümünü bitirelim. Sonra görev dağılımını düzenleriz.”
Mehmet sandalyeye oturdu.
“Sen yaz, ben kontrol ederim.”
Emma kalemini bıraktı.
“Hayır.”
Mehmet başını kaldırdı.
“Ne hayırı?”
“Her şeyi benim yapmamı bekleyemezsin. Sen de yazacaksın.”
“Ben yazı yazmayı sevmiyorum.”
“Ben de seninle tartışmayı sevmiyorum ama ikimiz de yapıyoruz.”
Mehmet ona baktı.
“Bazen gerçekten çok sinir bozucusun.”
Emma gülümsedi.
“Bunu iltifat olarak kabul ediyorum.”
Mehmet istemeden hafifçe gülümsedi, sonra önündeki kâğıdı aldı.
Bir süre birlikte çalıştılar. Mehmet'in önerileri bazen işe yarıyor, bazen Emma tarafından hemen reddediliyordu. Fakat bu kez anlaşamadıklarında tartışmayı büyütmek yerine yeniden deniyorlardı.
Bir ara Mehmet, Emma'nın elindeki kalemin mürekkebinin bittiğini fark etti. Çantasından kendi kalemini çıkarıp masaya bıraktı.
“Al.”
Emma kaleme baktı.
“Teşekkür ederim.”
“Kaybetme. En sevdiğim kalemim.”
Emma kalemi eline aldı.
“Merak etme, sana geri veririm.”
Mehmet tekrar kâğıda döndü.
Emma da çalışmaya devam etti ama yüzünde küçük bir gülümseme vardı.
Bu bir mucize değildi. Mehmet bir anda bambaşka biri olmamıştı. Hâlâ sabırsızlanıyor, bazen sözleriyle onu incitiyor ve kendi kararlarının doğru olduğuna inanıyordu.
Ama arada sırada, farklı davranmayı seçebiliyordu.
Emma bunun ne anlama geldiğine henüz karar vermemişti.
---
Öğle arasında Arda yanlarına geldi.
“Etkinlik nasıl gidiyor?”
Emma başını kaldırdı.
“İyi. Biraz işimiz kaldı.”
Arda hazırladıkları kâğıtlara göz attı.
“Güzel olmuş. İsterseniz küçük öğrenciler için birkaç soru da hazırlayabilirim.”
Emma memnuniyetle kabul etti.
“Harika olur!”
Mehmet ise sandalyesine yaslandı.
“Biz hallediyoruz.”
Arda ona baktı.
“Yardım etmek istedim sadece.”
“Gerek yok.”
Emma hemen araya girdi.
“Mehmet, neden yardım teklifini reddediyorsun? Üçümüz birlikte daha hızlı bitiririz.”
Mehmet'in yüzü gerildi.
“Her şeye karışmak zorunda mısın?”
Emma'nın gülümsemesi kayboldu.
“Hayır. Ama bu etkinlik yalnızca senin değil.”
Arda ortamın gerildiğini anlayınca geri çekilmek istedi.
“Ben sonra gelirim.”
Emma başını salladı.
“Hayır, kalabilirsin. Bir sorun yok.”
Mehmet ayağa kalktı.
“Benim işim bitti.”
Kâğıtlarını alıp uzaklaştı.
Emma arkasından bakarken içini hayal kırıklığı kapladı. Birkaç saat önce birlikte çalışabilmişlerdi. Şimdi ise Mehmet, Arda'nın yardım teklifini bile kabul edememişti.
Arda sessizce sordu:
“İyi misin?”
Emma derin bir nefes aldı.
“Evet. Sadece bazen onunla anlaşmak gerçekten zor.”
Arda başını salladı.
“Birinin sana değer vermesi, her davranışını kabul etmen gerektiği anlamına gelmez.”
Emma bu cümleyi duyunca sustu.
Çünkü bunu kendisine hatırlatması gerekiyordu.
---
Dersler bittikten sonra Mehmet, Emma'yı okul kapısının yanında bekliyordu.
Emma onu görünce durdu.
“Ne oldu?”
Mehmet ellerini cebine koydu.
“Öğle arasında yaptığım şey için özür dileyeceğim.”
Emma şaşırdı.
“Gerçekten mi?”
“Her cümleme şaşırmak zorunda mısın?”
Emma'nın yüzü ciddileşti.
Mehmet kısa bir nefes aldı.
“Tamam. Bunu da yanlış söyledim.”
Emma istemeden gülümsedi.
Mehmet devam etti:
“Arda'nın yardım etmesine gerek olmadığını düşünmedim. Sadece...”
“Sadece ne?”
Mehmet gözlerini kaçırdı.
“Onunla konuşurken daha rahat görünüyorsun.”
Emma bir süre onu izledi.
“Mehmet, Arda benim arkadaşım.”
“Biliyorum.”
“Ve seninle de arkadaşça konuşabilirim. Ama her zaman tartışıyorsak, senin yanında rahat hissetmemi nasıl bekliyorsun?”
Mehmet cevap vermedi.
Emma sözlerini sürdürdü:
“Benden sürekli yanında olmamı, sana güvenmemi ve her şeyi anlatmamı istiyorsun. Ama bunların kendiliğinden gerçekleşmediğini anlamalısın.”
Mehmet başını eğdi.
“Anlamaya çalışıyorum.”
“Biliyorum. Ama çalışmak yetmez. Davranışların da değişmeli.”
Mehmet birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonunda, “Haklısın,” dedi.
Emma onun yüzüne baktı.
“Bunu söylediğine inanamıyorum.”
Mehmet gözlerini devirdi.
“Tamam, özrümü geri alıyorum.”
Emma güldü.
“İşte eski Mehmet geri döndü.”
Mehmet de hafifçe gülümsedi ama ardından ciddileşti.
“Yine de özür dilerim.”
Emma bu kez şaka yapmadı.
“Tamam. Özrünü kabul ediyorum. Ama aynı şeyi tekrar yaparsan yeniden konuşuruz.”
“Anlaşıldı.”
Birlikte okul kapısından çıktılar.
Aralarında hâlâ çözülmemiş sorunlar, saklanan gerçekler ve güvenle ilgili büyük soru işaretleri vardı. Fakat o gün, ilk kez bir tartışmanın ardından birbirlerini tamamen kaybetmeden yollarına devam edebilmişlerdi.
---
Akşam Mehmet'in telefonu çaldı. Arayan, babasının şirketindeki eski çalışanlardan biriydi.
“Mehmet Bey, Kerem Yalçın hakkında sorduğunuz şeyi araştırdım.”
Mehmet hemen doğruldu.
“Bir şey buldunuz mu?”
“Evet. Kerem Bey şirketten ayrıldıktan sonra Bursa'dan taşınmış. Ama bir süre önce eski bir çalışanımızla iletişime geçmiş.”
Mehmet'in kalbi hızlandı.
“Nerede yaşıyor?”
“Kesin adresini bilmiyorum. Fakat iletişime geçtiği kişi, onunla yeniden görüşmeyi kabul etti.”
“Bana o kişinin numarasını gönderebilir misiniz?”
“Gönderebilirim. Ancak bir şey daha var.”
Mehmet bekledi.
“Kerem Bey, şirketle ilgili geçmişin yeniden açılmasını istemediğini söylemiş.”
Telefon kapandığında Mehmet hemen Emma'ya mesaj yazdı.
Mehmet: Kerem Yalçın hakkında yeni bir bilgi buldum.
Emma: Ne oldu?
Mehmet: Birisi onunla yakın zamanda görüşmüş. Ona ulaşma ihtimalimiz var.
Emma'nın cevabı gecikmedi.
Emma: O zaman konuşmamız gerekiyor. Yarın okulda görüşelim.
Mehmet telefonu bıraktı.
İlk kez, gerçeğe gerçekten yaklaşmış olabileceklerini hissediyordu.
Ancak birkaç dakika sonra aynı numaradan yeni bir mesaj geldi.
“Kerem Yalçın'ı aramayı bırakın. Bazı cevaplar, bilmemekten çok daha ağırdır.”
Mehmet mesajı okudu.
Ardından ekran görüntüsünü Emma'ya gönderdi.
Bu kez ikisi de korkularını birbirlerinden saklamamayı seçmişti.
Ama henüz bilmiyorlardı: Kerem Yalçın'ı bulduklarında öğrenecekleri gerçek, yalnızca yangın gecesini değil, iki ailenin geçmişini de değiştirecekti.
33. Bölüm Sonu
Bölüm etkileşimi
