Bölümler 66Şu an: 43. BÖLÜM — Bir Yüzük, Bin Hazırlık
- 1 1. BÖLÜM — Yanlış Bir Cümle789 kelime
- 2 2. BÖLÜM — İSTEMEDİĞİM BİR ANLAŞMA1.006 kelime
- 3 3. BÖLÜM — SAHTE SEVGİLİM1.067 kelime
- 4 4. BÖLÜM — BİR YALAN DAHA1.039 kelime
- 5 5. BÖLÜM — İLK DAVET1.189 kelime
- 6 6. BÖLÜM — HER ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİ925 kelime
- 7 7. BÖLÜM — CUMARTESİ GECESİ1.238 kelime
- 8 8. BÖLÜM — SAKLANAN GERÇEKLER940 kelime
- 9 9. BÖLÜM — MASADAKİ SORULAR1.101 kelime
- 10 10. BÖLÜM — HERKESİN ÖNÜNDE1.062 kelime
- 11 11. BÖLÜM — BİR GÜN, İKİ YABANCI997 kelime
- 12 12. BÖLÜM — KÜÇÜK BİR TEBESSÜM963 kelime
- 13 13. BÖLÜM — ESKİ MEHMET GERİ DÖNDÜ769 kelime
- 14 14. BÖLÜM — BİR ADIM İLERİ, İKİ ADIM GERİ705 kelime
- 15 15. BÖLÜM — ARTIK ESKİ EMMA DEĞİL876 kelime
- 16 16. BÖLÜM — KONUŞMAMIZ GEREKİYOR841 kelime
- 17 17. BÖLÜM — GEÇMİŞİN GÖLGESİ697 kelime
- 18 18. BÖLÜM — SORULARIN BAŞLANGICI724 kelime
- 19 19. BÖLÜM — GİZLENEN DOSYA629 kelime
- 20 20. BÖLÜM — BİRİSİ GERÇEĞİ BİLİYOR668 kelime
- 21 21. BÖLÜM — MEHMET'İN ŞÜPHELERİ720 kelime
- 22 22. BÖLÜM — GERÇEĞE BİR ADIM611 kelime
- 23 23. BÖLÜM — SIR ORTAYA ÇIKIYOR433 kelime
- 24 24. BÖLÜM — BANA NEDEN SÖYLEMEDİN?753 kelime
- 25 25. BÖLÜM — BABASININ SIRRI482 kelime
- 26 26. BÖLÜM — GERÇEĞİN PEŞİNDE502 kelime
- 27 27. BÖLÜM — O GECE HER ŞEYİ DEĞİŞTİREN GERÇEK838 kelime
- 28 28. BÖLÜM — ZAMANLA GEÇMEZ674 kelime
- 29 29. BÖLÜM — GÜVENİN KIRILDIĞI YER1.083 kelime
- 30 30. BÖLÜM — SANA İNANMAK İSTİYORUM1.180 kelime
- 31 31. BÖLÜM — SAKLADIĞIN SON ŞEY924 kelime
- 32 32. BÖLÜM — BABAMIN SAKLADIĞI İSİM1.032 kelime
- 33 33. BÖLÜM — BİR ADIM DAHA YAKIN1.140 kelime
- 34 34. BÖLÜM — GEÇMİŞİN İLK TANIKLIĞI1.173 kelime
- 35 35. BÖLÜM — O GECEKİ KİŞİ1.526 kelime
- 36 36. BÖLÜM — ÖLMÜŞ BİR ADAMIN İZİ1.160 kelime
- 37 37. BÖLÜM — BABAMIN KORKTUĞU GERÇEK1.397 kelime
- 38 38. BÖLÜM — Her Şey Eskisi Gibi Değil1.258 kelime
- 39 39. BÖLÜM — Kalbimin Benden Sakladığı1.043 kelime
- 40 40. BÖLÜM — Saklanan Bir Gerçek1.051 kelime
- 41 41. BÖLÜM — Saklanamayacak Kadar Büyük972 kelime
- 42 42. BÖLÜM — Mezuniyet Günü1.446 kelime
- 43 43. BÖLÜM — Bir Yüzük, Bin Hazırlık1.231 kelime · Okuduğun bölüm
- 44 44. BÖLÜM — Kırmızı Bir Gece1.070 kelime
- 45 45. BÖLÜM — Bir Ömürlük Evet1.034 kelime
- 46 46. BÖLÜM — Aramızda Bir Yastık Var!1.076 kelime
- 47 47. BÖLÜM — Güneş Batarken828 kelime
- 48 48. BÖLÜM — Bir Günlüğüne Her Şey Normal Olsun1.093 kelime
- 49 49. BÖLÜM — Gülüşünün Sebebi Kim?1.035 kelime
- 50 50. BÖLÜM — Eve Dönmeden Önce907 kelime
- 51 51. BÖLÜM — Eve Dönüş949 kelime
- 52 52. BÖLÜM — Bir Haftalık Evlilik, Büyük Bir Konu947 kelime
- 53 53. BÖLÜM — Ben de Baba Olmak İstiyorum653 kelime
- 54 54. BÖLÜM — Bir Şeyler Değişiyor690 kelime
- 55 55. BÖLÜM — Banyonun Ardındaki Gözyaşları591 kelime
- 56 56. BÖLÜM — Sakladığım Gerçek687 kelime
- 57 57. BÖLÜM — Baba Oluyorum…936 kelime
- 58 58. BÖLÜM — Kalbim Seni Seçiyor952 kelime
- 59 59. BÖLÜM — Hamilelik Günlüğüm ve Mutluluğumuz945 kelime
- 60 60. BÖLÜM —Pembe Balonlar mı, Mavi Balonlar mı?689 kelime
- 61 61. BÖLÜM — Küçük Kızımızın Adı550 kelime
- 62 62. BÖLÜM — Lia İçin İlk Alışverişimiz786 kelime
- 63 63. BÖLÜM — Minik Lia'nın Odası590 kelime
- 64 64. BÖLÜM — Lia'nın İlk Hediyesi667 kelime
- 65 65. BÖLÜM —Lia Geliyor mu?!687 kelime
- 66 66. BÖLÜM — Hoş Geldin, Lia!1.046 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mezuniyet töreninin üzerinden üç gün geçmişti.
Emma'nın parmağındaki yüzük hâlâ gözlerine yabancı geliyordu. Bazen elini kaldırıp yüzüğe bakıyor, sonra sanki orada olmaması gerekiyormuş gibi elini hemen indiriyordu.
Mehmet ise her fırsatta yüzüğe bakıyordu.
Onun için bu yüzük, Emma'yla kurmak istediği geleceğin ilk adımıydı. Emma'nın sessizliği ve uzaklığı canını acıtsa da zamanla her şeyin düzeleceğine inanmak istiyordu.
Ama Emma'nın bir sorusu vardı:
Mehmet, onu gerçekten sevdiği için mi yanında istiyordu, yoksa kaybetmekten korktuğu için mi?
Bu sorunun cevabını henüz bilmiyordu.
---
O sabah Zeynep, Emma'nın odasına elinde bir fincan çayla girdi.
“Kızım, biraz konuşabilir miyiz?”
Emma yatağında doğruldu.
“Tabii, anne.”
Zeynep yanına oturdu. Önce kızının elini tuttu, sonra yüzüğüne baktı.
“Bunu hâlâ sindiremedim.”
Emma hafifçe gülümsedi.
“Ben de.”
“Mehmet'le evlenmeye gerçekten hazır mısın?”
Emma'nın gülümsemesi kayboldu.
Annesine her şeyi anlatmak istiyordu. Mehmet'in kendisini nasıl bir seçimin içine soktuğunu, ailesinin sırrını nasıl öğrendiğini, neden hayır diyemediğini…
Ama kelimeler boğazına düğümlendi.
“Anne, çok karışık.”
Zeynep kızının elini sıktı.
“Evlenmek küçük bir karar değil, Emma. Sırf başkaları istiyor diye kendi hayatınla ilgili karar vermemelisin.”
Emma başını eğdi.
“Biliyorum.”
“Peki, sen ne istiyorsun?”
Emma uzun süre cevap veremedi.
Çünkü ilk kez biri ona gerçekten bunu soruyordu.
Ne istediğini…
Kendi kalbinin ne söylediğini…
Kendi hayatını nasıl yaşamak istediğini…
“Bilmiyorum, anne,” dedi sonunda. “Gerçekten bilmiyorum.”
Zeynep kızına sarıldı.
“Ne olursa olsun, senin yanındayım.”
Emma annesinin omzuna başını yasladı. Bu sözleri duymaya çok ihtiyacı vardı.
---
Öğleden sonra Mehmet, Emma'yı aradı.
“Bugün görüşebilir miyiz?”
“Neden?”
“Nişan hazırlıklarını konuşmamız gerekiyor.”
Emma bir an sessiz kaldı.
“Nişan mı?”
Mehmet'in sesi yumuşadı.
“Evet. Aileler de konuşmak istiyor. Her şeyi bir anda yapmak zorunda değiliz ama bir tarih belirlememiz gerekiyor.”
Emma pencereye döndü.
“Peki.”
“Bu kadar mı?”
“Ne dememi bekliyorsun?”
Mehmet sustu.
Eskiden olsa Emma hemen tartışmaya başlardı. Ona laf yetiştirir, her söylediğine bir cevap bulurdu. Şimdiyse sanki bütün enerjisini kaybetmiş gibiydi.
“Emma, seninle güzel bir gün geçirmek istiyorum.”
Emma'nın içi burkuldu.
“Mehmet, güzel bir gün geçirmek istemekle her şeyin güzel olması aynı şey değil.”
Telefonun diğer ucunda sessizlik oldu.
Mehmet cevap vermedi.
Çünkü ne söylerse söylesin Emma'nın haklı olduğunu biliyordu.
---
Akşam iki aile bir araya geldi.
Murat ve Aylin, nişan için çeşitli önerilerde bulunuyordu. Zeynep sade bir tören istediğini söyledi. Kerem ise kızının nasıl bir nişan hayal ettiğini öğrenmek istiyordu.
“Emma, sen nasıl istersin?” diye sordu Kerem.
Herkes ona döndü.
Emma bir an düşündü.
“Çok kalabalık olmasın. Sade olsun. Ailemiz ve yakın arkadaşlarımız yeterli.”
Aylin gülümsedi.
“Olur kızım. Sen nasıl istersen.”
Mehmet de Emma'ya baktı.
“Başka bir isteğin var mı?”
Emma gözlerini ona çevirdi.
“Var. Her şey benim fikrim sorularak yapılsın.”
Masada kısa bir sessizlik oldu.
Mehmet ne demek istediğini anlamıştı.
“Tamam,” dedi.
Emma onun bu kadar kolay kabul etmesine şaşırdı ama bir şey söylemedi.
Nişan tarihi belirlendi. Hazırlıkların başlamasına karar verildi.
Herkes heyecanlı görünüyordu. Aylin yüzüklerin nasıl olacağını konuşuyor, Zeynep kızının kıyafeti için fikirler veriyor, Kerem de misafirlerin listesini hazırlıyordu.
Emma ise bütün bu konuşmaların ortasında kendini tuhaf hissediyordu.
Sanki herkes onun hayatındaki yeni bir dönemi kutluyordu ama kendisi o döneme nasıl girdiğini bir tek başına hatırlıyordu.
---
Ertesi gün nişan kıyafeti bakmak için alışverişe çıktılar.
Emma'nın yanında annesi, Aylin ve Mehmet vardı. Dükkânları gezerken Aylin birbirinden farklı kıyafetler gösteriyordu.
“Bence bu çok güzel olur.”
Emma kıyafete baktı.
“Güzel ama biraz daha sade bir şey istiyorum.”
“Tabii, başka bakalım.”
Mehmet bir süre onları izledi. Sonra Emma'nın yanına geldi.
“Bir şey beğendin mi?”
“Henüz değil.”
“İstersen başka yerlere de bakabiliriz.”
Emma ona şaşkınlıkla baktı.
“Gerçekten mi?”
Mehmet kaşlarını çattı.
“Ne var bunda?”
“Hiç. Sadece genelde kendi istediğin olsun istersin.”
Mehmet'in yüzü ciddileşti.
“Her konuda aynı kişi olmak zorunda değilim.”
Emma cevap vermedi.
Bu küçük cümle, aralarındaki sorunları çözmüyordu. Ama Emma ilk kez Mehmet'in kendi davranışlarını değiştirebileceğine dair küçük bir işaret görmüştü.
Yine de bu işarete güvenmek için erkendi.
Bir süre sonra Emma sade, zarif bir nişan kıyafeti beğendi. Annesi onu görünce gülümsedi.
“İşte bu senin tarzın.”
Emma aynaya baktı.
Kıyafet güzeldi. Kendisi de beğenmişti.
Ama aynadaki yüzünde gerçek bir heyecan göremiyordu.
Mehmet arkasında duruyordu.
“Çok güzel olmuş,” dedi.
Emma aynadan ona baktı.
“Teşekkür ederim.”
Mehmet biraz daha konuşmak istedi ama vazgeçti.
Emma'nın kendisine teşekkür etmesi bile artık ona uzak geliyordu.
---
Nişana bir gün kala Mehmet, Emma'ya küçük bir kutu gönderdi.
Emma kutuyu açtığında içinde ince bir bileklik buldu. Yanında da küçük bir not vardı:
Yarın herkes bizim için orada olacak. Ben de orada olacağım. Umarım bir gün yanımda olmayı gerçekten istersin.
Emma notu birkaç kez okudu.
Mehmet'in bu sözleri onu hem üzüyor hem de düşündürüyordu.
Çünkü Mehmet'in onu sevdiğine inanmak istiyordu.
Ama sevgisinin, kendisini korkutarak aldığı bir evet üzerine kurulmasını kabul edemiyordu.
Bilekliği kutusuna geri koydu.
Notu ise masanın üzerine bıraktı.
---
Nişan günü geldiğinde evleri erkenden hareketlenmeye başladı.
Zeynep son hazırlıkları yapıyor, Aylin gelen misafirlerle ilgileniyor, Kerem de herkese yardımcı oluyordu.
Emma kıyafetini giyip aynanın karşısına geçti. Saçları hazırlanmış, yüzüne hafif bir makyaj yapılmıştı.
Annesi kapıdan içeri girdiğinde bir süre kızını izledi.
“Çok güzelsin.”
Emma gülümsedi.
“Sağ ol, anne.”
Zeynep kızının yanına gelip omzuna dokundu.
“Bugün ne hissedersen hisset, kendini unutma. Senin de duyguların önemli.”
Emma annesinin elini tuttu.
“Bunu unutmayacağım.”
Aşağıdan misafirlerin sesleri geliyordu.
Emma derin bir nefes aldı ve merdivenlerden indi.
Mehmet onu gördüğünde bir süre konuşamadı.
Emma'nın üzerinde sade nişan kıyafeti vardı. Her zamanki gibi zarif görünüyordu. Mehmet onun yanına gidip elini uzattı.
“Hazır mısın?”
Emma eline baktı, sonra Mehmet'in yüzüne.
“Hazırım.”
Elini tuttu.
Ama bu kez Mehmet, onun elini sıkıca kavramadan önce bir an durdu. Emma'nın elini tutmasına izin vermesini bekledi.
Emma bunu fark etti.
Küçük bir ayrıntıydı. Her şeyi değiştirmiyordu ama Mehmet'in en azından bazı şeyleri düşünmeye başladığını gösteriyordu.
---
Tören başladığında aileler ve yakın arkadaşlar etraflarında toplandı.
Yüzükler hazırlandı. Aileler güzel dileklerini söyledi. Emma'nın annesi kızına sarılırken gözleri doldu.
Mehmet'in annesi Aylin de Emma'nın elini tuttu.
“Umarım ikiniz de birbirinizi anlamayı öğrenirsiniz.”
Emma bu sözleri duyunca Mehmet'e baktı.
Birbirlerini anlamak…
Keşke her şey bunun kadar kolay olsaydı.
Yüzükler takıldı. Alkışlar yükseldi. Fotoğraflar çekildi.
Herkes onları tebrik ediyordu.
Mehmet, Emma'nın elini tutarak misafirlerin arasında dolaştı. Bazen ona bir şey soruyor, bazen yanında sessizce duruyordu.
Emma da gülümsüyordu. Fotoğraf çekilirken başını ona doğru çevirdi. Dışarıdan bakıldığında birbirine yakışan, mutlu bir nişanlı çifttiler.
Ama ikisi de bu yüzüklerin ardında çözülmemiş bir sorun olduğunu biliyordu.
---
Törenin sonunda kalabalık biraz azaldığında Mehmet, Emma'yı bahçenin sakin bir köşesine çağırdı.
“Bugün nasıldı?” diye sordu.
Emma bir süre düşündü.
“Güzeldi.”
“Gerçekten mi?”
“Hazırlıklar güzeldi. Aileler mutluydu.”
Mehmet onun ne demek istediğini anladı.
“Peki, sen?”
Emma gözlerini ondan kaçırmadı.
“Ben hâlâ ne hissettiğimi anlamaya çalışıyorum.”
Mehmet başını eğdi.
“Benden nefret mi ediyorsun?”
Emma bu soruyu beklemiyordu.
“Hayır.”
Mehmet başını kaldırdı.
“Öyleyse…”
“Ama sana güvenmiyorum, Mehmet. Bu ikisi aynı şey değil.”
Mehmet'in yüzü düştü.
Emma devam etti:
“Beni sevdiğine inanmak istiyorum. Ama beni sevdiğini söyleyip en büyük korkumu kullanarak kararımı etkiledin. Bunu bir günde unutamam.”
Mehmet bir süre sessiz kaldı.
“Biliyorum.”
“Hayır, henüz bilmiyorsun. Çünkü hâlâ benimle evlenmeyi kabul etmemi, her şeyin yoluna girmesi gibi görüyorsun.”
Mehmet cevap vermedi.
Emma derin bir nefes aldı.
“Bugün ailelerimiz mutluydu. Ben de onların mutluluğunu görmek istedim. Ama bundan sonra aramızda ne olacağını yalnızca yüzükler belirlemeyecek.”
Mehmet ona baktı.
“Peki, ne belirleyecek?”
Emma'nın cevabı açıktı.
“Bana nasıl davrandığın.”
Mehmet uzun süre konuşmadı.
Sonra başını salladı.
“Anladım.”
Emma bunun gerçekten anlayıp anlamadığı konusunda emin değildi.
Ama o gece, ilk kez Mehmet'e yalnızca kırgınlığını değil, ondan ne beklediğini de açıkça söylemişti.
Ve Mehmet, Emma'nın yanında kalmasını istiyorsa artık yalnızca onu sevdiğini söylemenin yetmeyeceğini anlamaya başlıyordu.
Nişan yüzükleri parmaklarındaydı.
Düğüne giden yol başlamıştı.
Ama Emma'nın kalbindeki mesafe hâlâ kapanmamıştı.
Bölüm etkileşimi
