Sahte ve Gerçek kitap kapağı

6. bölüm / 47

Sahte ve Gerçek

5. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Buse Mina

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 47Şu an: 5. BÖLÜM

İyi okumalar...

Makyaj masamın önünde küpemi takarken bir yandan da tabletten haberlere göz atıyordum.

Dün ablamla tartıştığım fotoğraflar ortadan kaybolmuştu ama tüm haber siteleri fotoğraflar olmadan yorum yapıp paylaşıyorlardı.

Kimisi ablam ve benim, Emir için kavga ettiğimizi kimisi de benim ablam ve Emir'e saldırdığımı yazıyordu.

İki tarafta da nasıl ben suçlu oluyordum çok anlamasam da takmamaya çalışıyordum.

Dün haberleri okuduktan sonra Emir kapının önüne gelip iki üç kere tıklattığında ses vermeyince gitmişti. Sanırım sarhoş olduğum için sızdığımı düşünmüştü ama ben o kadar fazla içmediğim için hala kendimdeydim.

Derin bir nefes alarak haberleri kapattım.

Aynadan kendime bakıp çantamı aldıktan sonra odadan çıkmıştım.

Saat neredeyse bir olduğu için Emir'in evde olması imkansızdı ve ben de ona göre rahat rahat yürüyordum.

Çekime gitmek için arabama bindiğimde yarım saatte şirkete gelmiştim.

Çekimi yaptıktan sonra hazırlanıp eve doğru yola çıktım.

Yoldayken bugün çıkan bir kaç habere baktım.

@MAGAZİNRUHU
DURU AKSOY ÇALIŞTIĞI ŞİRKETE GİRİŞ YAPARKEN GÖRÜNTÜLENMİŞ. MUHABİRLERİMİZİN SORDUĞU SORULARI GÖRMEZDEN GELEREK İÇERİYE GİREN DURU AKSOY BU TEPKİSİZLİĞİYLE AKILLARDA SORU İŞARETİ BIRAKTI. ABLASI VE EŞİ HAKKINDAKİ TÜM SORULARI CEVAPLAMADAN HIZLA MUHABİRLERİMİZİN RADARINDAN ÇIKMIŞ. BU ARADA ELBİSESİ ÖZEL BİR MARKA FİYATI İSE 1350 DOLAR. YORUM SİZDE.

321.028 beğenme. 8.017 yorum

@instagramkullanıcısı: Havalara bak sanki Emir Aksoy'un karısı.
@instagramkullanıcısı: sevmiyorum ama çok güzel karı amk
@instagramkullanıcısı: o elbiseyi ben giysem yere sürter
@instagramkullanıcısı: ya hani hamileydi.
@instagramkullanıcısı: Çok zayıf
@instagramkullanıcısı: Herkes fiziğini övmüş ama onun zaten işi bu arkadaşlar güzel olsun bi zahmet.
@instagramkullanıcısı: Ay Duru çok güzelsin
@instagramkullanıcısı: güzel kadın
@instagramkullanıcısı: hamileydi sanki.
@instagramkullanıcısı: Ay emir bu suratsızla nasıl iki yıldır evli aklımı delireceğim
@instagramkullanıcısı: hayal ettiğim fizik
@instagramkullanıcısı: bence emirin yanına uzun bir kadın yakışmıyor ona kısa boylu birisi lazım Filiz ya da Şevval gibi.
@instagramkullanıcısı: Vayyy
@instagramkullanıcısı: Fizik 10/10
@instagramkullanıcısı: Elbise ona bedava kocası alıyor sonuçta.

Arabayı park etmeden kapıya bıraktığımda Yusuf hemen garaja götürmek için yanıma gelmişti.

"Hoş geldin yengem."

"Hoş bulduk Yusuf." Dedim sinirle.

Yenge demesin diye kaç kere uyarmıştım ama vazgeçmiyordu.

Evin kapısı yüzüne aşina olduğum bir kız tarafından açılırken ona hoş bulduk dedikten sonra odama çıkacağım sırada salondan gelen seslerle adımlarım oraya doğru yöneldi.

Çıktığım iki basamağı inerek yavaş adımlarla salona yürürken sesler daha belirgin gelmeye başlamıştı.

"Onu oraya bırakma,ya belki kız rahatsız olacak dokunmayın şu eşyalara." Bu kimin sesiydi bilmiyorum ama sanırım salon baya kalabalıktı.

"Aman Betül ya hemen müdahale et." Demişti bir ses.

Betül Bilal'in eşi olan Betül müydü.

Sanırım az önce konuşan da Sinem'di.

Ve ablamda buradaydı.

"Peki Emir'in bizi buraya getirmesine ne diyorsunuz...yoksa bunların arasında bizim bilmediğimiz bir şey mi oluyor.? Hani bize muhattap olmuyorlar diyordu Özge.?" Konuşan Sinem'di.

"Duru'yu dün gördünüz Özge, Şevval'le konuşuyor diye delirdi...Emir'i söylemiyorum bile." Betül konuşmuştu şimdi de.

Artık sesleri tanıyordum.

"Sanırım bunların arasında bir şeyler var ya da oluyor ya da oldu bile bilmiyorum....Emir geliyor susun." Sinem tekrar konuştuğunda resmen kapının dibinde onları dinliyordum.

Adım sesleri kapıya yaklaştıkça nereye saklanabilirim diye etrafıma bakındım ama bakışlarım koyu kahverengi gözlerle buluşmuştu bile.

Sanki onları dinlediğimi biliyormuş gibi bakmaya devam ederken bakışlarımı kaçırdım.

Dün geceden beri konuşmamıştık.

"Çocuklar içeride." Gözlerim tekrar gözlerine değdiğinde başımı salladım.

"Duru mu geldi.?" İçeriden seslenen kadın bir iki saniye sonra görüş açıma girmişti.

Betül'dü.

Sımsıcak gülümsemesiyle karşıma geçip elini uzattı ama sonra çok resmi bulmuş olacak ki kollarını bana sardı.

"Tanışmadık biz, ben Betül...Bilal'in eşiyim." Ben de ayıp olmasın ona karşılık verdim.

Yüzüm kapıya dönük olduğu için çıkan diğer kişiyi de görmüştüm. Sinem.

"Sinem ben." Betül'le ayrıldıktan sonra o da aynı şekilde sarıldı.

"Bir türlü tanışamadık bizim hatamız...kusurumuza bakma Duru." Dün onların yanına gidip söylediklerim aklıma gelince utanmıştım.

Sarhoşluğun etkisiyle salak saçma konuşmuştum ama buraya gelip benimle tanışacaklarını tahmin etmiyordum.

"Duru geldi mi.? nereye kayboldunuz." İçeriden gelen sesle Betül kocasına seslendi.

"Gel canım Duru burada."

Sinem'in eli kolumdayken görüş açıma bu sefer de Bilal ve Çağan girmişti.

Sanırım onlara abi demem gerekiyordu.

Önce Bilal elini uzattı.

"Bilal ben, Emir'in yakın arkadaşıyım." Elini sıktım ama konuşmadım.

"Çağan ben de...sonunda tanıştık." O gülerek söylediği için ben de hafifçe tebessüm etmiştim.

"Eve böyle habersiz geldik sende sanırım işten geliyorsun gidelim biz." Emir'e döndü Betül.

"Yemeği daha sonra yeriz Emir, kız işten gelmiş bir de bizimle uğraşmasın hatta yarın bize gelin." Son cümlesini bana dönerek söylediğinde yüz ifadesi fazla samimi geliyordu.

Tatlı bir kadındı.

"Hoş geldiniz hepiniz...Ben sofrayı hazırlamalarını söyleyeyim siz içeri geçin isterseniz." Konuştuktan sonra bir şey demelerine izin vermeden yanların geçip mutfağa ilerlediğimde Sevgi ablayla karşılaştım.

Ona misafirler için sofra hazırlamasını söylediğimde zaten Emir'in söylediğini sofranın beş dakikaya hazır olacağını söylemişti.

Derin bir nefes alarak mutfak kapısında durdum. Utandığım için içeriye geçmek istemiyordum ama bu sefer daha fazla rezil olabilirdim.

Kapıyı açıp yürümeye başladığımda Sinem'in sesini duyuyordum.

"Siz iki yıl boyunca kızla tanışmayın sonra tanıştığınız ilk an kız sizin eve gitmenize izin vermeyip hepinize yemek ayarlasın...siz dediğime bakmayın ben de bu grubun içindeyim..karnımdaki de öyle."

Sinem hamile miydi.?

Bildiğim kadarıyla Çağan'la evli değillerdi ama zaten bu kimseyi ilgilendirmezdi.

"Kovar diye bekledim lan ben de." Çağan konuştuğunda Sinem ve Betül'ün güldüğünü duyabiliyordum.

"Acaba zıkkımlanıp gidin mi demek istedi." Betül'ün söyledikleriyle bu sefer benim dudaklarım kıvrıldı.

Komiklerdi.

"Öyle olsa senin yemek teklifini kabul edip bizi postalardı Betülcüm." Ablam ilk defa konuşuyordu.

Geldiğimden beri sesini ilk defa duymuştum.

"Siz ikinizden emin değilim ama bence bize iyi davranır."

"Ben ne yapmışım pardon." Demişti ablam Sinem'e kızarak.

"Git bir de ağzına sıç Özge hala soruyorsun...neyse şu an yeri değil susuyorum." Sinem'e kimse cevap vermemişti.

Ablamda konuşmamıştı.

Salona ne yapacağımı bilemez bir şekilde girdiğimde ilk gözüme çarpan kişi tekli koltuğa geçmiş elindeki içki bardağını yuvarlayan adam oldu. Emir.

Sabah, öğlen, akşam içiyordu sanırım.

"Duru...teşekkür ederiz gerek yoktu yarın bizde de yerdik zahmet oldu."

"Mutfağa gidip haber vermemden bahsediyorsan çok yorucu bir iş değildi." Betül konuşmamla beraber üstündeki gerginliği atarak güldüğünde ben de hafifçe tebessüm etmiştim.

Ablamın yanının boş olmasına rağmen Sinem'in tarafına giderek koltuğun kenarına oturduğumda hemen yer açmaya çalıştı ama oturmadım.

"Gel orada durma...ben geçeyim Özge'nin yanına." Ayağa kalkıp ablamın yanına oturduğunda ona baktım.

Ellerini kucağında birleştirmiş yere bakıyordu.

Yanına oturmadığım için mi üzülmüştü yani. Tüm olanlardan sonra nasıl buna üzülebiliyordu bu kadın.

"Otur hadi." Betül koluma dokunduğunda Sinem'in yerine oturdum.

"Biz daha önce gelemedik çok özür dileriz. Emir'le böyle bir evlilik yapınca yani böyle dediysem hani anlaşmalı olarak evlenince arkadaşlarını ağırlamak istemezsin diye düşündük ne bileyim...gelmedik."

"Karar vermeden önce bana sorsaydınız keşke Emir ve sizi bir tutacak ya da onunla olan sorunlarımı size yansıtacak birisi değilim."

Betül mahcup bir şekilde başını sallarken durumu Bilal ele almıştı.

"Emir sizin durumunuzdan bahsedince hepimiz öyle düşündük kusura bakma Duru, yoksa seninle tanışmayı Betül çok istedi." Betül hala başını kaldırmamıştı.

Emir'in uyarı niyetiyle boğazını temizlemesiyle Bilal ağzını açıp kapadı. Bir şey söyleyecekken vazgeçmişti.

Dizime dokunup ayağa kalktığımda kapıya doğru yürümeye başladım.

"Mutfağa gidiyorum özel olarak istediğiniz bir şey var mı.?"

Hepsi hayır gibi şeyler söylemişti.

"Ben de geleyim seninle." Sinem ablamın yanında hızla kalktığında arkamdan geliyordu.

Diğerleri de ben gidince normal konuşmaya başlamıştı. Sevgi ablanın yanına geldiğimizde Sinem hemen masaya oturdu.

"Sevgi abla çilek var mı.? Ay erikte olur var mı bir şeyler...dur dur sen işine bak ben bakayım bir dolaba." Sinem oturduğu yerden kalkıp dolabı açtığında bulduğu şeyleri eline almaya başlamıştı bile.

"İlk aylarda aslında kimse aşermiyormuş ama ben öğrendiğim andan beri aşeriyorum." Gülümseyerek ona bakıyordum.

Tatlı bir kadındı.

Daha önce onunla ya da Betül'le konuşma fırsatım olmamıştı ama bugün ikisini de sevmiştim.

Ablam dışında ikisi de tatlıydı.

Hepsi uzun yıllar tanışıyorlardı. Ablam, Emir, Bilal ve Çağan...sadece Betül ve Sinem beş altı senedir hayatlarındaydı diye biliyorum. Bir de Sinem.

"Duru sana da getireyim mi buz gibi." Elindeki cam limonata sürahisini salladığında mutfak dolabını açıp üst raftan iki tane bardak çıkarttım.

O da istediğimi anlamıştı.

Sevgi ablalar sofrayı kurarken bende limonata dolduruyordum.

"Teşekkür ederim." Dedi Sinem doldurduğum bardağını alırken.

"Afiyet olsun...Sevgi abla sana da doldurayım mı.?"

"Yok kızım afiyet olsun size." Onu başımla onaylayıp Sinem'in karşısına geçecektim ama mutfaktan içeriye giren bedenle oturmadan kalkmıştım.

Ablam gelmişti.

Sinem arkasını dönüp ablama baktıktan sonra üzgün ifadesiyle tekrar bana bakıyordu.

"Sofra iki dakikaya hazır olur orada konuşuruz." Bir şey demesine izin vermeden yürümeye başladığımda kapının orada ablamın kolumu tutmasıyla durdum.

"Konuşabilir miyiz.?"

"Çek elini."

"Yemekten sonra bana gidelim mi.? Sadece bir saat."

Güldüm.

"Sana gidelim.? Sedat bana sal..." Göz ucuyla Sinem'e baktığımda pür dikkat bizi izlediğini görünce sessizce devam ettim.

"O bana saldırırken aklın neredeydi.! Sana beni rahatsız ediyor sana gidelim derken aklın neredeydi abla." Ona doğru dişlerimi sıkarak konuştuğumda acıyla gözlerini kapattı.

"Özür dilerim." Sesi çok kısıktı.

"Özür dilersin." Alayla konuşuyordum.

"Özür dilersin ve Sedat'ın bana yaptıkları geçer değil mi.?." Elimdeki limonata bardağını sertçe masaya bırakıp yanında geçtiğimde stresle boğazımı tuttum.

Bir şey yok...Sedat burada değil.

Elimi kalbime koyarken sakinleşmek için bekliyordum.

Emir'e söyleyeceğim dediğimde bana engel olmuştu.

Hayır.

Beni tehdit etmişti.

Abimin beni taciz ettiğini kocama söylememem için beni görüntüleri yaymakla tehdit ettiği an benim için bitmişti.

Hem de benim abimi baştan çıkarttığımı söyleyip abime şahitlik yapacağını söylemişti.

Bunları atlatalı iki sene oluyordu ama her karşılaşmamızda aklıma geliyordu.

Şu an Emir'e söyleyelim dese de artık ben istemiyordum. Bu seferde ben Emir bir şey bilmeyecek dediğim için susuyorduk.

Sofranın hazır olmasıyla hepimiz bahçeye özenle kurulan masaya geçmiştik. Yemeğin ortalarına doğru herkes sohbet ederken ben ve ablam sadece tabaklarımıza bakıyorduk.

"Niye yemiyorsun Özge bak en sevdiğin yemek." Dedi Sinan abi. Ablamın sevgilisi.

Sinan abi yemeğe başladıktan bir kaç dakika sonra aramıza katılmıştı.

"Canım istemiyor." Dediğinde hepimiz onları duyuyorduk.

Emir'in yemek başladığından beri üzerimde olan gözlerine bakmamaya çalışarak büyük çaba harcıyordum.

"Duru'da yemiyor tartıştınız mı siz.?" Sinan abinin sesi ciddileştiğinde elimdeki çatalı bıraktım.

"O benim tartışabileceğim kadar önemli birisi değil." Konuşmamla beraber herkes sus pus olmuştu ve bir anda bahçede soğuk rüzgarlar esmeye başlamıştı.

"Duru öyle deme siz kard.."

Betülün konuşması ablamın hıçkırığı tarafından kesilmişti.

Ablam ellerini yüzüne kapatmış sesli bir şekilde ağlarken ona bakıyordum. İçli içli ağlıyordu.

Benim ona ağladığım zamanlardaki gibi.

Başımı iki yana salladığımda masadan kalktım.

"Tamam sakinleş...sonra konuşur çözersiniz güzelim sakinleş." Diyordu Sinan abi. Kolları arasına almıştı sevgilisini.

"Bitti, bitti konuşmayacak benimle bitti." Bağırarak söyledikleriyle bu sefer tüm gözler bana dönmüştü.

"Çok kötü bir şey yaptım Sinan." Ablam ağlamaya ve konuşmaya devam ederken söyleyeceğini hissetmiştim.

"Kötü mü.?" Dediğimde sinirle gülümsedim.

"Kötü senin yaptığının yanında iyi kalır." Emir sandalyesinden kalktığında yanında olduğum için kolumu tutmuştu.

"Olay ne.?" Dedi beni incelerken.

"Olay ne biliyor musun...bir daha ben evdeyken ablamı buraya getirme."

Herkes duyuyordu bizi.

Betül yerinden kalkıp ağlayan ablamın yanına gittiğinde hala Emir'le bakışıyorduk.

"Ne yaptı.?" Tekrarlamıştı sorusunu.

"Kimse bana bir şey yapamaz sen merak etme bunları..arkadaşlarınla ilgilen." Kolumu çekmeye çalıştığımda bırakmadı. Hatta nazik tutuşunu sertleştirdi.

"Bulmam beş dakikayı geçmez biliyorsun değil mi.?"

Biliyordum.

"Bana saygı göstermezsen oyunun kuralları değişir. Sende bunu biliyorsun değil mi.?" Gözlerini kısarak bakmaya başladı.

Hatta dudağının kenarı kıvrıldı.

O kadar sessiz konuşuyorduk ki sadece ikimiz duyuyorduk.

"Kuralları değiştir o zaman Duru çünkü birazdan Özge'nin ne yaptığını öğreneceğim." Yüzünde keyifli bir ifade vardı ve ben bu ifadeyi evlendiğimizden beri ilk defa görüyordum.

Beni kandırıyordu.

Öğreneceği falan yoktu. Ben anlatmadan öğrenmeyecekti. Ablamın ağlama sesleri daha da artarken bu sefer saçlarını çekiştiriyordu.

"Sinan ben nasıl bir insanım...nasıl bir ablayım ben Sinan...Allah beni kahretsin.!"

Sinan abinin bana dönen bakışlarını hissediyordum ama Emir dışında kimseye bakmadım. Emir'in gözleri arkamızda kalan kaos ortamına kaydığında dikkatle ablamı inceliyordu.

Yutkundum.

Gözleri tekrar bana döndüğünde yüzümün her tarafını inceledi. İri elleri omzumun iki yanına sabitlendiğinde beni kendi doğru çekmişti.

Ablamın sesi uzaklaşmaya başlarken onu götürdüklerini anladım. Masanın üzerindeki telefonum titrerken Emir beni masadan biraz uzaklaştırmıştı.

"Kardeşim biz gidelim artık...Sinan halleder sizde canınızı sıkmayın."

"Sıkan yok." Derken ağzımın içinden konuşmuştum.

Beni o halde görüp susan insana acımazdım.

O bana acımadıysa ben ona hiç inanmazdım.

"Gel lan buraya.."

Abimin sessiz ama benim için sesli sesini duyduğumda kalbim yerinden çıkacak gibiydi.

"Gel buraya Duru gebertirim seni." Odama koşarken saçlarımdan tutulmamla çığlık atmam bir oldu.

"Abla.!" Evdeydi. Görmüştüm az önce.

"Yürü bakalım yavrum." Beni belimden sertçe tutarak odasına götürürken gözlerimden akan yaşlarla beraber direniyordum.

"Lütfen yapma..ABİ YAPMA.!" Ablamın çığlıklarımı duymaması imkansızken beni kurtarmıyordu. Gelmiyordu, beni bu sapığın elinden almıyordu.

Elleri vücudumu keşfe çıktığında tekrar bir çığlık attım.

Odasına geldiğimizde kapının kenarına tutunarak girmedim ama kapıyı sertçe parmaklarımın üzerine kapattığında acı bir çığlıkla beraber yere düşmüştüm.

Yere düştüğümde kapıyı tekrar kapatıp beni de saçlarımdan tutup ayağa kaldırdığında her yerine tekme atıyordum.

"Bu halin beni daha da delirtiyor yapma yoksa sen zararlı çıkacaksın."

Abimin sözleriyle hareketlerim ip gibi kesildi.

O yüzünü bana doğru yaklaştırmaya başladığında kapı tıklatıldı.

Sertçe yatağa itildiğimde kapıyı açtı.

"Ne var Özge.!" Ablam kapının arasından telaşla bana bakarken parmaklarıyla oynuyordu.

"Abi yapma istemiyor lütfen yapma." Ablam konuşurken ben de odanın kenarındaki ağır heykeli elime alıp yavaş ve sessiz adımlarla abimin arkasına doğru yürüyordum.

Ablamın beni ve elimdekini görmesine rağmen sesini çıkartmaması tamamen şansımdandı.

"Siktir git şuradan Öz.."

Ve acı bir çığlık attı.

Elimdeki heykelin ucu kana bulandığında elimden attım.

Kapıyı sonuna kadar açtığımda ablam artık orada yoktu.

"Senin belanı sikeceğim." Onun kafasına basarak koridora çıktığımda kalbim neredeyse dışarıda atmak üzereydi.

"Abla.!" Sinirle evin içinde bağırdığımda duyduğum araba sesiyle merdivenlere doğru koştum.

Aşağıya indiğimde dış kapıyı açıp etrafıma bakındım.

Ablam arkadaşlarıyla normal bir şekilde konuşurken birisi ona sarılıyordu.

Onlara olanları anlatmıyordu. Beni burada bırakıp hiçbir şey yaşanmamış gibi arkadaşlarıyla gidecekti.

Kumral olan ve ablama sarılan adam onu öperek arabaya bindirdiğinde esmer ve uzun boylu olan adam kaşlarını çatmış eve doğru bakıyordu.

Uzun boylu ve kalıplı bir adamdı.

Beni görmemişlerdi.

Kim oldukları hakkında hiçbir fikrim yokken arkamdan duyduğum sesle beraber onlara doğru yürümeye başladım ama esmer olan adam şoför koltuğuna geçip arabayı çalıştırınca yetişememiştim.

"Sami abi.! Araba..arabam nerede." Yanına doğru koşar adım gittiğimde halimi görmüş olacak ki kollarımdan tuttu.

"Getireyim arabanızı Duru hanım. İyi misiniz.?" Başımı sallarken onunla beraber yürüyordum.

Bir dakika sonra arabamın yanına geldiğimizde o kadar hızlı binmiştim ki.

Sami abiye hiçbir şey demeden arabaya binip kapıları kilitledikten sonra gaza basıp cehennemimden uzaklaştım.

İlk defa bu kadar ileriye gitmişti.

İlk defa bana dokunacağını hissetmiştim. Gözü dönmüştü.

Ne telefonum ne kimliğim hiçbir şeyim yoktu.

Ayağımda ayakkabılarım bile yoktu.

Nereye, kime gideceğimi bilmeden bir kere daha ablamın ihanetiyle beraber arabayı sürdüm.

Derin bir iç çektiğimde kollarımdaki eller nazikçe hareket etti.

Emir öylece yüzüme bakıyordu.

"Abi." Serhat yan taraftan koşarak bize doğru gelirken Emir bakışlarını çekti.

"Sonra Serhat." Dedi sert sesiyle.

"Abi." Gözleri bana kayınca konunun benimle ilgili olduğunu ikimizde anlamıştık.

Emir'in elleri kolumdan çekildiğinde Serhat'ın ona uzattığı tableti bana bakarak eline aldığında ekrana bakmaya başlamıştı. Kaşları her seferinde daha çok çatılırken alta kaydırmıştı ekranı.

Emir'in sinirli bakışları bu sefer beni bulduğunda tableti yan taraftaki masaya atmıştı.

"Çınar Demir kim.?"

Kaşlarımı çattığımda kim olduğunu hatırlamaya çalışıyordum.

"Bilmiyorum." Dediğimde dişlerini sıktı.

"Belasını siktirecekler o olacak." Ağzının içinden bir şeyler diyerek yürümeye başlamıştı.

Yanımdan sertçe geçip gittiğinde olayı bilmediğim için öylece bakakaldım.

Az önce masaya attığı tabletin ekranını açtığımda benimde az önce bunları okuyan Emir gibi kaşlarım çatılmıştı.

@GAZETEMAGAZİN
EMİR AKSOY'UN EŞİ DURU AKSOY VE REKLAM ÇEKİMİ GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ÇINAR DEMİR HAKKINDA BİR YAKINLAŞMA İDDİASI ORTAYA ATILMIŞ. İDDİANIN ÇIKMA SEBEBİ İSE ÇINAR DEMİR'İN SADECE BİR REKLAM ÇEKİMİNDE OYNADIĞI DURU AKSOY'U İNSTAGRAM HESABINDA PAYLAŞMASI HEM DE DURU'YU TEK POST OLARAK PAYLAŞMIŞ. SANIRIM İKİSİ DE KENDİ ÇEKTİĞİ FOTOĞRAFLAR ÇÜNKÜ DURU'NUN FOTOĞRAFLARDAN HABERİ YOK GİBİ DURUYOR. BİLİYORSUNUZ DURU, EMİR AKSOY İLE EVLİ. ÇINAR DEMİR'İN PAYLAŞTIĞI FOTOĞRAFLARI POSTUMA EKLEDİM YANA KAYDIRARAK BAKABİLİRSİNİZ. YALNIZ ÇINAR DEMİR BU SEVDADAN DERHAL VAZGEÇSİN ÇÜNKÜ DURU, EMİR AKSOY DURURKEN EVLİLİĞİNİ BOZUP ONA BAKMAZ.

321.027 beğenme. 62.926 yorum

@instagramkullanıcısı: Halil değil mi o.
@instagramkullanıcısı: Emir adamı öldürür amk mal mısın sen Çınar.
@instagramkullanıcısı: Adam yürek yemiş.
@instagramkullanıcısı: Gizlice çekmiş bunları.
@instagramkullanıcısı: Oha adamın karısını niye paylaşıyorsun lan.
@instagramkullanıcısı: Çınar sen iyi misin evladım Emir senin leşini denize atar.
@instagramkullanıcısı: Çınara bak sen.
@instagramkullanıcısı: Peki açıklamaya Kalp koyması.
@instagramkullanıcısı: Olay büyür izleyin.
@instagramkullanıcısı: Duru niye bir tepki vermedi.
@instagramkullanıcısı: Boşanın artık hadi.
@instagramkullanıcısı: Bunların ilişkisi bana hep açık ilişki gibi geliyor ya.
@instagramkullanıcısı: Biz şevval ve Emir'den fotoğraf beklerken Çınar Demir şoku.
@instagramkullanıcısı: Abi şaka mı.
@instagramkullanıcısı: Çınar için ölüm vakti.
@instagramkullanıcısı: Duru'yu ne zaman boşar tahmini kadın boynuzu da takmış.
@instagramkullanıcısı: Lan açıklaması kalp bi de Emir belanı sikti senin.
@instagramkullanıcısı: Nasıl kıskanmıyorlar oğlum ya karın başka adamla çekim yapıyor.
@instagramkullanıcısı: Ben şok
@instagramkullanıcısı: Emir'den hamle bekleyen Türkiye tek yürek oldu.

Haberden çıkıp Çınar'ın sosyal medya hesabına girdim.

Takip bile etmiyordum.

Reklam çekimi yerine daha çok benim fotoğrafımı atmıştı.

Gözlerimi kapatıp açtıktan sonra az önce yemek yerken oturduğum yere oturdum.

Alnımı masaya dayadığımda tüm bunların neden benim başıma geldiğini düşünüyordum.

BÖLÜM SONU

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.846okunma 61beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18