Sahte ve Gerçek kitap kapağı

12. bölüm / 47

Sahte ve Gerçek

11. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Buse Mina

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 47Şu an: 11. BÖLÜM

Duyurular için beni buradan ve instagramdan takip edebilirsiniz..

Bu bölüm için yorumlarınızı çok merak ediyorum. Sanırım Emir'in duygularını birazda olsa anlayabileceğiz.

İyi okumalar..

Korkuyla gözlerimi açtığımda etrafıma bakındım.

Elimi kalbime koyarak yataktan doğrulduğumda yan tarafımdaki dijital saatime baktım.

03.47

Gök gürlediğinden dolayı bir şey oldu sanıp korkmuştum.

Şimşek çaktıktan sonra gelen sesle yataktan kalktım.

Aptal korkularım.

Karanlık ve gök gürültüsü.

Gece lambam her zaman açık olduğu için etrafı net bir şekilde görebiliyordum. Şimşek tekrar çaktığında odamdan çıktım.

Merdivenin kenarından bu kattaki teraslı balkona göz attım. Emir geceleri genelde burada oluyordu ama yoktu.

Bu saatte neden orada olsun.?

O genelde evde olmazdı. İki yıldır bu anları hep tek başıma yaşıyordum. Sabaha kadar uyumadan yatağımda oturarak ya da Açelya'yla konuşarak havanın aydınlanmasını beklerken Emir'in sabaha karşı eve gelmesiyle biraz olsun rahatlayıp uykuya dalardım.

Gök gürültüsünden korktuğumu bildiğini sanmıyordum.

Etraf bir kez daha şimşeğin ışığıyla aydınlandığında hızlı adımlarla yapmayacağım bir şey yaparak Emir'in odasına doğru yürüdüm.

Bir kaç dakika çıplak ayaklarımla kapıda dikildikten sonra uyuduğunu düşünerek çalmadan yavaşça kapıyı açtım.

Yüz üstü yatarak uzanıyordu. Üstüne bir şey giymeden yatıyordu.

Alt.?

Altında eşofmanı vardı.

Keşke olmas..

Çıplak sırtıyla bakışırken biraz daha içeriye doğru yürüdüm.

"Emir." Sesimi ben bile duymamıştım ama Emir duymuş olacak ki hızla benden tarafa dönerek oturur pozisyona geldikten sonra kalkmıştı.

"Duru, Noldu." Dedi sertçe ve şaşkınlıkla.

Yanıma yürüyordu.

"Ben şurada otursam olur mu.?" Elimle yatağın karşısındaki koltuğu gösterdiğimde kaşları çatılarak koltuğa baktı.

"Ne diyorsun gece gece Duru." Bu adam hiç yeni uyanmış gibi durmuyordu yüzünün gözünün şiş olması lazım değil miydi.?

Şimşeğin ışığı ve gök gürültüsü odayı kapladığında bir adım atarak ona yaklaşmıştım.

"Seni rahatsız etmeden şurada oturacağım olur mu.? Gerçekten sesim çıkmayacak varlığımı bile hissetmeyeceksin."

Anlamak ister gibi yüzüme bakıyordu.

"Şimşekten mi korkuyorsun."

Bakışlarımı kaçırdığımda arkasını dönerek derin bir nefes vermişti.

"Geç yatağa."

"Koltukta otururu.."

"Ya yatağa geçip benimle beraber uyursun ya da odana gidersin."

Koltuk teklifini tekrar sunacağım sırada neredeyse yarılan gökle beraber koşarak yatağa gittim. Onun yatmadığı tarafa geçip ince örtüyü üzerime çektiğimde başımın üzerine kadar geçirdim.

Balkon kapısı açıldığında kaşlarımı çatarak kafamı biraz çıkarttım ve Emir'e baktım.

Sigara içiyordu. Gözleri bendeyken sigarasını yakmış ve dumanlı nefesini dışarıya vermişti.

Bu havada, şimşekler çakarken balkona çıkmasına diyecek bir şey bulamıyordum.

Hem de üstü çıplak bir şekilde.

Tshirt giymemişti.

Şimşek yüksek sesle tekrar yer yüzüne düştüğünde örtüyü komple kaldırıp balkon kapısını açtım.

"Bir şey olacak içeriye geç...sonra içsen." Sigarasını kast ederek söylediğimde beni şaşırtarak söndürmüştü.

"Geç." Dedi gözleriyle yatağı kast ederek.

"Yatakta mı yatacaksın." Sorduğum soruyla arkamdan gelen adımları durduğunda ben de arkama dönüp onun sinirli yüzüne baktım.

"Tamam kızma sadece sordum." Dedim tekrar yatağa uzanarak.

Örtüyü az önceki gibi başıma kadar çektiğimde yatağın diğer tarafıda çökmüştü.

Onu rahatsız etmemek için en uçtaydım.

Ablam ve Şevval'in konuşmasını dinlediğim kadarıyla beni odama geri göndereceğini düşünmüştüm.

"Emir gece onunla uyumuyordu..yani o kimseyle uyumaz, başkasıyla aynı yatakta yatmıyor. Kaç kere denemiş her seferinde kızı reddetmiş."

O gün Şevval ablama bunları anlatıyordu. İlk başta kendisini anlatıyor sansamda sonradan başka birinden bahsettiğini anlamıştım.

Filiz'den olamazdı herhalde.

Filiz onun büyük aşkı olduğu için aynı yatakta uyuduklarını tahmin ediyordum.

Hatta daha fazlası..

Zevk mi alıyorsun moralini bozmaktan..

Sanırım.

Ablam, bizimde Emir'le beraber yatmadığımızı odalarımızın ayrı ve evliliğimizin anlaşmalı olduğunu arkadaşına anlatmıştı.

Ablam ve Şevval'i düşündükçe sinir kat sayım artıyordu.

Gelen sesle beraber sıçrayarak Emir'e doğru döndüm.

Gözleri kapalıydı ve bu sefer sırt üstü yatıyordu. Kolunun birisini başının altından geçirdiği için kasları oldukça şişmişti.

Bu adam bu kadar kaslı mıydı.?

Oda neredeyse gündüz gibi aydınlandığında korkuyla seslendim.

"Emir."

Gözlerini açtı ama bana bakmadı, tavana bakıyordu.

"Ya odaya yıldırım düşerse." Gözlerini tekrar kapattığında dudağının kenarı kıvrılmıştı.

Gülüyordu bu adam.

"Düşmez mi.?" Dedim biraz daha onun tarafına kayarak.

Onun gibi sırt üstü uzandım ama düşen şimşeğin sesiyle bir elimi onun koluna atmıştım.

Pardon.

Kaslarına.

Kol kaslarına tutunmuştum.

Gözlerimi sıkıca kapatıp kolunu sıkıyordum.

"Pencere olmayan bir yerde uyusak."

Yine konuşmadı.

"Emir." Dedim kolundan dürterek.

Ses vermiyordu.

Karnına vurup ona sırtımı dönünce ince örtüyü tekrar başımın üzerine geçirdim.

"Yıldırım düşerse ben demiştim derim sende haksızlığınla bakarsın bana."

"Bakamazsında bir şey olursa." Diye devam ettim sessizce.

Yastığın kokusu burnuma geldiğinde başımı biraz daha bastırdım. Gözlerimi kapatıp yastığı kokladım.
Emir çok güzel kokuyordu ve kokusu yastığa sinmişti.

Oda tekrar aydınlandığında arkasından çok gürültülü bir ses gelmişti.

"Emir." Dedim yine ona doğru dönerek.

Gözlerini açmış ve sonunda bana bakmıştı.

"Uyuma sesler geçene kadar." Yüzümü inceliyordu.

Ne kadar aptal bir kadın olduğumu düşündüğüne emindim.

Aptal ve korkak.

Elimde değildi korkuyordum.

Çok korkuyordum.

"Gece lambasının bir tanesini açalım mı.?" Gözleri tekrar kapandığında kendi tarafımdaki ışığa uzanıp açtım.

Açılmadı.

"Emir, elektrikler gitmiş.!"

Telaşla yatakta oturur pozisyona geldiğimde Emir gözünü açmadan yan taraftaki telefonuna uzanıp flaşı açtı ve ters çevirip tekrar yerine koydu.

"Sabah beş buçukta uyanıyorum farkında mısın.? Sessiz ol ve uyu."

Ona sinirle bakıyordum.

"Şimşeklerin sesi korkunç." Dedim tekrar uzanırken.

Sertçe nefesini vermişti.

"Sen şu sesler geçene kadar uyumasan."

"Ne yapayım Duru, uyumayıp şimşekleri mi durdurayım...yat uyu." O da bana az önce yaptığım gibi arkasını dönüp yattığında çaktırmadan biraz daha ona yaklaşıyordum.

Sırt üstü uzanıp örtüyü yüzümü kapatacak kadar üzerime çektiğimde tekrar bir şimşek çakmıştı.

Sesleri çok korkutucuydu.

Sesli bir iç çektiğimde Emir yatakta hareketlenmişti.
Yüzümdeki örtü çekildiğinde gördüğüm gözlerle hemen gözlerimi kapattım.

"Uyuyorum." Dedim hemen.

Beni odama yollayabilirdi o yüzden söylediklerine katlanacaktım. Örtüyü karnıma çekip benim tarafıma dönerek yatmıştı.

Fark ettiğim şey bu adamın gece gündüz yakışıklı olmasıydı. İnsan uyurken yakışıklı olabilir miydi.? Oluyordu işte.

Emir öyleydi.

Gözlerim istemsizce kapanmaya başladığında uykusuzluktan daha fazla açık tutamıyordum.

Duyduğum şimşek sesleriyle yatakta sıçrarken Emir'e biraz daha yaklaştığımın farkında değildim. Elimin birisini onun koluna uzatıp tuttuğumda rahatlamıştım.

Tek olmadığımı bu yöntemle hissediyordum.

Emir'in rahatsızlık duyacağı bir hareketti ama korkumdan ne yaptığımı bilmiyordum.

"Emir." Dedim uykulu sesimle.

Cevap vermedi.

Yarım saattir hiç konuşmamıştım ve sanırım uyumuştu.

"Uyudun mu.?" Biraz üzerine eğilerek sormuştum.

Uyumuştu.

Etraf aydınlandığında koluna iki elimle tutundum.
Başımı koluna yasladığımda acıyan gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştım.

Bilincim ara sıra kapanıyordu ama gelen sesten dolayı sıçrayarak geri uyanıyordum. O yokken de tek başıma aynı tepkileri veriyorum sanıyordum ama bu seferki değişikti.

Yine korkuyordum ama bu defa güvende olduğumu hissederek korkuyordum. Bir şey olmayacağını bilerek sadece seslerden korkuyordum.

Emir yanımda olduğu için.

Zaten tek başıma korkarkende onun eve geldiğini görünce korkum azalıyordu ve kısa süre sonrada uyuyakalıyordum.

Belime sarılıp beni yatağın diğer tarafına çeken kollarla sorgulamadan Emir'in karnımdaki koluna tutundum.

Sırtım şimdi onun göğüsündeydi.

Kolunun birisi karnımdayken diğeride yastık gibi başımın altındaydı.

Bacaklarımı kendime çekip cenin pozisyonuna getirdiğimde Emir onlarıda bacaklarının arasına almıştı.

Ben ne kadar soğuksam o, o kadar sıcaktı. Üşüyen ayaklarım sıcakla buluştuğunda şimşek seslerine rağmen mayışmıştım.

Çakan şimşekle sadece hafifçe kolunu sıktım.

Bedenim daha fazla dayanamayınca kendimi dışarıdaki seslere rağmen huzurla uykuya bırakmıştım Emir'in bir şeyler dediğini duyuyordum ama hepsi uğultu şeklindeydi.

"Olmaz Duru...olmaz güzelim."

"Kıyamam ben sana meleğim." Saçlarım okşanırken kıpırdanınca parmakları durdu.

"Emir." Dedim ne dediğimi bilmeden sayıklarcasına.

"Uyu güzelim."

Uykum o kadar ağır basıyordu ki dediklerini uğultu şeklinde duyuyordum. Arkamı dönüp yanağımı onun boynuna koyduğumda elleri hızla belime sarılıp beni kendine çekmişti.

Boynumdaki dudaklarla hayal gördüğümü anlamıştım.
Gerçek olduğunu nereden bilebilirdim ki...

"Çiçek bahçem." Boynuma değen soğuk dudaklar hatırladığım son şeylerdi.

Emir Aksoy'dan. (Davet günü karşılaşma.)

Özge ve Sinan'la beraber masamızda otururken sohbet ediyorduk.

Etrafa bakındığımda bir kaç kişinin bakışını yakalasamda çok fazla bakmadan titreyen telefonumu elime aldım.

Bilal'e hangi masada olduğumuzu söylerken Özge'nin konuşmasıyla telefonla ilgilenmeye devam ettim.

"Duru."

Filiz'den gelen mesajları okumadan sildiğimde Özge tekrar konuşmuştu.

"Sinan, kız kardeşim Duru."

Kardeşinin adını bir kaç yerde daha duymuştum.

Duru Altın.

Daha önce hiçbir yerde karşılaşmadığım ama herkesin dilinde olan Duru Altın.

"Meşhur Duru'yla sonunda tanıştım. Ben Sinan biliyorsundur zaten."

Sinan'ın konuşması bittikten sonra duyduğum sesle kaşlarımı çattım.

"Memnun oldum." Demişti yanımıza gelen kadın.

O an başımı kaldırıp bu güzel sesin sahibine bakmak istemiştim ama başıma bela almakta istemiyordum.

Ya da onun başına bela almasından..

"Yakın arkadaşımız Emir, Emir Aksoy." Özge'nin kardeşine bakmadan elimi bıkkınlıkla uzatınca karşılık gelmediğinde gözlerim sanki bu komutu bekliyormuş gibi Duru Altın'a baktığında sonunda bu meşhur kadını görebilmiştim.

Siktir.

Siktir.

Gözlerine baktıktan sonra yüzünü inceledim. Güzel bir kadındı.

Fazla güzel bir Duru Altın vardı karşımda.

"Duru Altın." Elini uzattığında zaten havada olan elimle hemen sardım ellerini.

Siktir.

Gözlerim karşımdaki kadındayken Özgeye hitaben konuştum.

"Kardeşin mi.?" Biliyordum kardeşi olduğunu ama sebepsiz yere elini biraz daha tutmak istemiştim.

Elini elimden çektiğinde tedirgin bir şekilde etrafına bakındı, Özge onun koluna dokunduğunda hızla çekmesi dikkatimi çekerken aylar sonra bir kadını merak etmiştim.

Dikkatimi çok fena çekmişti Duru.

Aylar sonra birisi bu denli ilgimi çekerken şaşırmıştım. Bunca zaman nasıl karşılaşmayız.

Nasıl görmem Duru Altın'ı.

Duru..

Gözleri sanki benim ona baktığımı biliyormuş gibi bana döndüğünde dikkatimi fazlasıyla çeken ses tonuyla tekrar konuşmuştu.

"Memnun oldum, iyi eğlenceler size."

Siktir.

Karşımdaki kadın dünyanın en saçma şeyini anlatsa bile sabaha kadar dinleyebilirdim. Nasıl bir ses tonu vardı böyle.

Cevap bile verememiştim.

Emir Aksoy"un bir kadın karşısında dili tutulmuştu.

Elbisesini tutup hafifçe kaldırdıktan sonra arkasını dönmüş düz bir şekilde giderken onun yanından geçerek yanımıza gelen Sevda konuşmaya başlamıştı.

"Emir, burası fazla sıcak oldu sana mı geçsek."

Gözlerimi bir kaç saniye Sevda'ya çıkartıp tekrar giden kadına baktım. Tam o sırada Duru arkasını dönüp buraya baktığında göz göze gelmiştik.

Bakışlarını kaçırıp önüne döndüğünde bendeki etkisi fazla garipti.

Kimdi bu kadın.

Gözlerim hala ondayken bana seslenen arkadaşımı elimle durdurdum.

Duru'nun yan tarafından gülerek gelen annemle gözlerimi kıstım. Her hareketini izlediğim kadının koluna dokunduğunda tanıştıklarını anlamıştım.

Annem Duru'ya bir şeyler söyleyip onu dinledikten sonra sarıldığında tek kaşımı kaldırdım. Bu kadar yakınlar mıydı.?

Annemin yaptıkları Duru'ya olan merakımı arttırmıştı.

Masaya Bilal'ler ve Çağan'lar geldiğinde onlara bakamamıştım bile.

Bir süre ikisi konuştuktan sonra radarımda olan kadın tekrar buraya bakınca dengesizleşen kalp atışlarımdan şimdilik haberim yoktu.

Anneme kaydı gözlerim. İkisine bakıyordum.

Yakınlık derecelerini anlamaya çalıştım.

Sevda çenemden tutup beni kendine doğru çektiğinde bir kaç saniye önceye kadar bakıştığım kadın arkasını dönerken ben de sinirle Sevda'nın elini tutup sertçe ona bakınca masadakilerde bize bakıyordu.

"Noluyor Emir." Dedi ince ses tonuyla.

Ses tonu.

Duru.

Siktir sesi çok güzeldi.

Kendisi de çok güzeldi.

Tekrar annemle konuşan kadına baktım. İkisi aynı anda bir yere baktıklarında hala konuşmaya devam ediyorlardı.

Sadece yüzünün yarısını görüyordum.

Bu tarafa bakmamasıyla uzun uzun inceledim iki dakikada aklımı karıştıran kadını. Annemle tekrar sarıldıklarında Özge'de masadan kalkmış Duru'ya doğru gidiyordu.

Özge onun elini tuttuğunda çantasıyla ablasının koluna vuran kadınla dikkatle hareketlerini izliyordum.

"Kardeşim." Dedi Bilal.

Ona bakmadım çünkü şu an sinirle Özge'ye bir şeyler söyleyen Duru Altın'ı izliyordum.

"Özge'nin kardeşi Duru." Başım Bilal'e döndüğünde o da benim gibi ikiliye bakıyordu.

"Araları bozuk, Özge Sinem'e anlatıyordu geçen gün."

"Neden bozuk." Dediğimde tekrar onlara dönmüştüm ama el sallayan annemle saliselik ona bakarken buraya dönen kadınla tekrar Duru Altın'a baktım.

Duru sanki ondan bahsettiğimizi anlamış gibi tekrar bu tarafa baktığında hala ona bakıyor olmama şaşırıyordum.

Yaklaşık 10 dakikadır bir kadını gözümü kırpmadan izliyordum.

"Özge bir şeyler yapmış tam anlamadım olayı, zaten kız Özge'yle çok muhattap olmuyormuş..ailesiyle de öyle."

Duru'yla bakışırken hakkında bir şeyler öğrenmemle onu daha çok merak ettiğimi fark ediyordum.

Bakışlarını benden çekip Özge'ye döndükten bir kaç saniye sonra çıkışa doğru gitmişti.

Kimdi lan bu kız.

Nasıl bir saniyede etkisi altına almıştı beni.

Gözlerimi kapatıp burun kemerimi sıktıktan sonra masaya gelen Özge'ye baktım.

Dolu gözlerle yerine oturduğunda Duru'nun onunla neden bu kadar sert ve sinirli konuştuğunu merak etmiştim.

"Emir sana gidelim mi artık..." Sevda bana temas etmeden kulağıma eğildiğinde ayaklandım.

Delirme Emir o da herhangi bir kadın. Düşünme o bakışları ve Sevdayla git.

"Geç." Dedim yürümesi için.

Sevda takıldığım kızlardan birisiydi.

"Akşam konuşuruz." Diyerek çocukların yanından ayrıldığımda arabaya binip eve gelmiştik.

Kapıdan girdiğimiz gibi dudaklarıma yapışan kadınla ona karşılık vermeye başladım. Sırtını duvara yasladığımda elleri bana dokunmak için hareketlenince ellerini tutarak duvara sabitledim.

"Elbisemi çıkart." Dediğinde gözümün önüne gelen kadınla Sevda'nın elini bırakıp bir kaç adım uzaklaştım ve gözlerimi kırpıştırdım.

Siktir.

"Emir." Diyerek elini yüzüme uzatan kadınla sinirle saçlarmı karıştırıp salona doğru yürümeye başlamıştım.

Ceketimi çıkartıp sinirle bir yere atarken sürekli gözümün önüne gelen kişiyi düşünüyordum.

"Sevgilim."

Standa gidip kendime içki aldıktan sonra Sevda'ya baktım.

Elbisesini çıkartırken durdurdum.

"Gidebilirsin Sevda." Şaşkınlıkla bana baktığında ben hala aklımdaki kadın yüzünden alnımı ovuşturuyordum.

"Emir böyle mi bırakacaksın beni." Sevda'ya bakmadım bile.

"Başım ağrıyor git Sevda konuşuruz sonra." Konuşmayacağımızı ikimizde biliyorduk.

Sinirle çantasını attığı yerden alıp evden çıktığında kendimi koltuğa atıp başımı arkaya yasladığımda kahverengi gözleri düşünüyordum.

Kimdi bu kadın. Bu kadar yakınımdayken daha önce nasıl karşılaşmamıştık.

O gün sabaha kadar onun hakkındaki haberlere bakıp nasıl birisi olduğunu çözmeye çalıştım ama haberlerle alakası yoktu.

İşiyle ilgili ve çıktığı defilelerle birkaç haber vardı.

Modeldi.

Onun sahnedeki videolarını izlerken gün doğmak üzereydi ve ben geceden beri bu kadını araştırıyordum.

Yapma.

Duru Altın'ı tanımak için can atan bir tarafım varken diğer tarafım bunu durduruyordu.

O olmazdı.

Çok güzeldi.

Aklımı başımdan alacak kadar güzeldi ve ben onun hayatını mahvedemezdim.

Duru Altın benim gibi bir adama ne yaptığını bilseydi o gün, o davete gelmezdi.

(Duru'dan devam.)

Boynumdaki sıcak nefesle gözlerimi yavaşça açtım.

Başım Emir'in göğüsünde kollarım ona koala gibi sarılı bir şekilde duruyordu.

Bacaklarımsa onun bacaklarının üzerindeydi.

Gözlerimi sıkıca kapatıp açtım.

Etraf aydınlanmıştı.

Hatta çok fazla aydınlanmıştı.

Saatin nerede olduğunu bilmediğim için başımı kaldırıp kolları arasında olduğum adama baktım.

Sakallı çenesine bakarken bir an kendimi tutamayıp elimi yüzüne atacaktım.

Ellerimi kıpırdattığımda sol elimi Emir'in tuttuğunu görünce dudaklarımda bir gülümseme belirdi.

Kalbe zarardı bu adam.

Çok yakışıklıydı.

Telefon titreme sesiyle hızla gözlerimi kapatıp başımı eski konuma getirdim. Benim telefonum burada olmadığı için onun ki çalıyordu.

Kolları bana daha sıkı sarıldı ve saçlarımdan derin bir nefes aldı.

Nefeslerimi düzenli hale getirmek şu an o kadar zor olmuştu ki. Elinin içinde olan elimi yavaşça okşadığında altta kalan kolumu yavaşça kaldırıp ortamıza koyduğunda bir şey anlamasın diye yalandan kıpırdandım.

Saçlarımdaki baskıyla gözlerimi sonuna kadar açmak istemiştim. Saçımdan hatta birazda alnımın kenarından öpmüştü.

Kıpırdamadığında ne yaptığını merak ediyordum. Saçlarıma varla yok arası dokunulduğunu hissediyordum ama eğer uyuyor ya da uykulu olsaydım bunu asla hissedemeyeceğimi biliyordum.

Ondan gelen bir iç çekme sesiyle tekrar kıpırdandım.

Düzenli nefes alacağım diye nefessiz kalmaya başladığımda uykulu şekilde mırıldanarak göğüsünden ayrılıp diğer tarafa döndüğümde şimdi sırtım göğüsüne değiyordu.

Bu seferde omzumun üzerinde az bir şey hissettiğim dudaklarla dudaklarım titredi.

Emir beni öpmüştü.

Diğer tarafa dön bir de dudaklarımızı öpsün.

Düşündüğüm şeyle gülmemek için gözlerimi açıp esnediğimde bunların hepsi oyundu.

Anlamasın diye az kalsın oscarlık oyuncu olacaktım.

Omzumun üstünden uykulu gözlerimle ona döndüğümde anında buluşan gözlerimizle beni dikkatle izlediğini görünce gözlerimi kapatıp açmıştım.

Bu seferki oyun değildi.

Yeni uyandığım için gözlerim acımıştı.

"Günaydın." Dediğimde esnediğim için elimle ağzımı kapatmıştım.

Cevap vermedi.

Emir'i ayılar büyütmüş olabilir miydi.

Olabilir Serpil anneye sorayım bir gün.

"Saati biliyor musun.?" Dedi uykulu sesiyle.

"Bilmiyorum." Dedim durumumuzu yadırgamazken.

Az önce sesli bir şekilde çalan telefonu şimdi titrediğinde onun sesi kıstığını anlamıştım.

Telefonu açmayıp beni öpmüştü.

Benim yüzüm kim bilir ne haldeyken onun bu şekilde uyanmasına sinir olmuştum. O yüzümü incelerken tekrar derin bir nefes alarak başını eğerek saçlarını karıştırdı.

"Saat 12 buçuk." Gözlerim şokla açılırken hızla yataktan çıkmıştım.

Bu adamın beş buçukta uyanması lazım değil miydi?

"Nasıl 12 buçuk...öğlen 12 buçuk mu.?" Dediğimde Emir'de küfür ederek yataktan çıktığında sırt kaslarına takılan gözümü zar zor çekebilmiştim.

Hızlı kalktığım için dönen başımla yatağa oturduğumda üşüyen bedenimle tekrar uzandım. İnce örtüyü üzerime örteceğim sırada karşıda beni izleyen adama baktım.

O banyoya girmeden önce bana döndüğünde ben kelebek desenli beyaz pijamalarımla yatağında uzanıyordum. Bir kaç saniye bana baktıktan sonra gözleri pijamalarıma takıldı.

Bir şey söyleyecek gibi oldu ama vazgeçmiş olacak ki söylemeden banyoya girdiğinde kapısını sertçe kapatmıştı.

Hızla yataktan çıkıp koşarak odama geldiğimde ekranı yanıp sönen telefonuma bakıyordum. Sabah on gibi son provada olmam gerekirken uyanamamıştım.

Tanımadığım numarayı meşgule atıp Yasmin hanımı aradım. Durumu açıklayıp bir saate geleceğimi söyledikten sonra duşa girip çıkmıştım.

Üzerime öylesine bir şeyler geçirirken defile elbisemi de alıp koşar adım merdivenlerden iniyordum.
Ayağım takıldığında az kalsın kafa üstü düşeceğim sırada son anda tutunmuştum.

Elbisenin paketine ayağım takılmıştı.

Kapıyı zorlukla ittirirken hemen yan tarafta, Serhat ve Yusuf'la birlikte sigara içen Emir'e tutundu gözlerim.

Elimdeki uzun kıyafet paketine baktıktan sonra gözlerime baktı. Gece sarmaş dolaş uyuduğumuz aklıma gelince gözlerimi kaçırdım.

Sonra ben korkarken öylece uyuduğu aklıma gelirken sinirlendim.

"Yenge günaydın...al simit ye." Yusuf alacağıma inanmaz tarzda uzattığında Serhat gülmüştü.

"Kuru simit mi yesin lan kız...simit, poğaça paketleri tezgahta eğer yersen getireyim." Serhat'a başımı olumsuz anlamda salladım.

Yusuf'un hala bana doğru uzattığı simitten kopartıp aldığımda gülmüştü. Simiti ağzıma attıktan sonra Serhat elimdeki ağır paketi aldı.

"Kızım sen bunu nasıl taşıyorsun ne var bunun içinde mübarek." Hafifçe güldüm.

"Bugün giyeceğim elbise var biraz ağır." Dedim hemen.

"Emir'in katılacağı davet değil mi.?" Emir'e baktım.

Bildiğimi belli etmesem daha iyiydi.

"Sende mi geliyorsun." Dedim şaşırmış gibi.

Sigarasının dumanının bir kısmını bana üflediğinde diğer kalanını da başını yana çevirip üflemişti.

Bu adamın her hareketi neden bu kadar karizmatikti.
Yorumlarda yazan kızları yavaş yavaş anlıyordum.

"Gelmeyeceğim." Dediğinde dalgın bakışlarım tekrar onu bulmuştu. Ben buna neden üzülmüştüm peki.

"Zaten kısa bir etkinlik olacak." Dedim saçma bir şekilde.

İlk defa beni canlı olarak sahnede göreceği için az da olsa heyecanlanmıştım. İlk günden beri biliyordum ve bunun heyecanıyla çalışıyordum.

Asıl bilmediğim detay, Emir'in beni podyumda ilk defa görecek olmamasıydı.

"Kısa etkinlik için mi sizi bir aydır uğraştırıyor bunlar." Yan tarafımdaki Yusufa dönüp verdiği simitten bir ısırık daha aldım.

Simiti çiğnerken başımı sallamıştım.

"Vay anasının ya saçma saçma işler yemin ediyorum." Demişti.

Serhat elbiseyi arabama koymuş tekrardan buraya gelirken ben de derin bir nefes aldım.

"Ben gideyim artık...teşekkür ederim simit için." Emir'e baktıktan sonra gözlerimi kaçırıp bir iki adım öne çıktım.

"Görüşürüz, televizyondan izleyeceğim bol şanslar." Yusuf'a gülümseyip el salladığımda Serhat'ta aynı şekilde görüşürüz demişti.

İkisi de Emir'in en sadık adamıydı. Kardeş gibilerdi.

Çantamı arka koltuğa bıraktıktan sonra kendi kapımı açıp binmiştim. Karşıdan bana bakan adamlarla onlara bakmadan arabayı çalıştırdım.

Geri geri gidecekken dalgınlıkla öne doğru sürdüğümde kafama vurmak istemiştim.

Karşıma baktığımda Serhat ve Yusuf'un bakmadığını ama Emir'in o delici bakışlarının üzerimde olduğunu görünce derin bir nefes verip arabayı bahçeden çıkarttım. Defilenin yapılacağı alana geldiğimde önce provaya alınmıştım.

"Duru hanımın makyajına başlayalım bir saatimiz kaldı."

Giydiğim yüksek topukluları çıkartıp makyaj koltuğuna oturduğumda Açelya'da gelmişti.

Birisini gönderip onu kulise getirttirdiğimde makyajım yapılırken sohbet ediyorduk.

"Ben sana dedim...kızım ben boşuna kimsenin peşinden koşmam adam meteordu meteor." Güldüm Açelya'ya.

"Yaman haberlerden sonra beni aradı...Emir'le aranın bozulup bozulmadığını sordu ben de onların arası kolay kolay bozulmaz dedim." Göz makyajım yapıldığı için gözümü kapatmıştım.

Başka birisi de tırnaklarıma oje sürüyordu.

"Duru hanım parmağınızı kıpırdatmayın şimdi kuruması için jel süreceğim."

Onu hıhı gibi sesler çıkartıp onayladığımda saat iyice yaklaşmıştı.

"Duru hanım açılışı yaptıktan sonra arkasından hemen çıkmıyorsunuz...on saniyelik bir es verin öyle başlayın." Kulağında kulaklıkla son kontrolleri yapan Hasan beyin asistanı Yasmini dinliyorduk.

Bize söylemiyordu ama dedikodumuz bittiği için onu dinliyorduk.

"Tamamdır makyaj bitti sizi hemen kostüme alacağım Duru hanım."

"Tırnaklar için iki dakika bekleyelim Melis." Dedi tırnağıma jel süren kız.

Makyajımı yapan Melis onu onaylayıp yüzümü kontrol etti.

"Saça alalım o zaman sizi...Fırat.!" Birine seslendiğinde dakikalar sonra artık saçımda hazırdı.

At kuyruğu yapmışlardı.

Elbisemin fermuarı çekildiğinde aynadan kendime baktım.Emir gelmeyeceği için sanki heyecanım içimden sökülüp atılmış gibiydi. Artık o kadar da heyecanlı değildim. Her zamanki gibi çıkıp yürüyecektim ve bitecekti.

"Emir Aksoy geldi." Bir kızın sesli bir şekilde konuşmasıyla heyecanla içeriye geçtim.

"Duru hanım, Emir bey geldi." Yasmin'in de aynı şeyi söylemesiyle gülümsedim.

Gelmişti.

"On dakika sonra açılışı yapacaksınız Duru hanım." Yasmin'i onayladığımda telefonumdan ona mesaj attım.

Ben: Gelmişsin.

Kısa süre içerisinde cevap vermişti.

Emir Aksoy: Davete icabet ettim.

Gülümsedim.

Salak.

"Duru hanımın önünden ve arkasından yürüyecek olanlar son hazırlığını yapsın ." Kulis çok karışıktı.

Açelya bana oturduğu yerden fotoğraf attığında ona da cevap yazıp telefonu bırakmıştım. Melis makyajıma bakarken Yasmin'de telaşla etrafta dolanıyordu.

"Duru hanım iki dakikamız kaldı hazırlanın."

"Tamamdır." Dediğimde podyuma doğru yürüdüm.

Bir kaç saniye bekledikten sonra arkadan gelen bağrışma sesleriyle herkes oraya dönmüştü.

"Yok ben yapamayacağım...Yasmin hanım ben çıkmayacağım." Benim arkamda yürüyecek olan kızlardan bir tanesi konuştuğunda sahnenin karşısındaki ekranda geri sayım başlamıştı.

Yasmin arkadaki tartışmadan ayrılıp yanımıza gelmişti. Bu sırada geri sayımın bitmesine rağmen defile başlamadığı için içeriden uğuldama sesleri geliyordu.

İçeride dünyanın her bir yanından gelen ünlü modeller vardı.

Dubai krallarının kızları, dünyaca ünlü mankenler hepsi buradaydı ve biz şu an defileyi vaktinde başlatamamıştık.

Kızın titreyen ellerini tuttuğumda ağlak bakışları beni bulmuştu.

"Kimse yokmuş gibi düşün bizim gösterimiz sadece üç buçuk dakika sürecek." Gözlerini kapatıp açtığında kolunu okşadım.

"Sadece üç dakika sonra tekrar burada olacağız hem böyle bir podyuma çıkmak kariyerin için ne kadar önemli biliyorsun değil mi.?" Başını sallıyordu.

"Zeynep delirtmeyin beni herkes kendine çeki düzen versin...Ersin geri sayımı 10 dakika olarak başlat.!" Yasmin bağırdığında ağlayan Zeynep biraz sakinleşmişti ve uzattığım suyu içiyordu.

"Sizde tartışma çıkartmayın.! Son dakika ne bu kaos kendinize gelin...normalde baş modelin kaprisiyle uğraşırız ilk defa sorunsuz çalıştık bu seferde size bir haller oldu.!" Yasmin ben burada yokmuşum gibi içinden geçenleri söylediğinde gülerek telefonumu elime aldım.

Sosyal medyada konuşulanlara bakmak için instagrama girdiğimde karşıma çıkan haberleri geçerken Emir'i görmemle habere tıkladım.

@GAZETEMAGAZİN:
EMİR AKSOY KARISININ BAŞ MODEL OLARAK ÇIKACAĞI DEFİLEYE SON GELEN İSİMLERDEN OLDU. DÜŞÜNSENİZE BU KADAR ÖNEMLİ BİR DEFİLEDE BAŞ MODELSİNİZ VE EŞİNİZ SİZİ İZLEMEYE GELİYOR. O KADAR HEYECANLIYIM Kİ DURU ŞU AN ÜLKEMİZİ TEMSİL EDİYOR UMARIM HİÇBİR AKSİLİK OLMADAN ŞOV BİTER. TANIDIĞINIZ TANIMADIĞINIZ SADECE İSMEN BİLDİĞİNİZ TÜM ÜNLÜ MODELLER DEFİLEYİ İZLEYENLER ARASINDA ARKADAŞLAR. YAZARKEN BİLE ELİM TİTRİYOR DURU BUNLARI BİLİRKEN NASIL YÜRÜYECEK PODYUMDA MERAK EDİYORUM. BİR AN ÖNCE BAŞLASIN HADİ..!

478.926 beğenme 62.026 yorum

@instagramkullanıcısı: Düştük rabbim.
@instagramkullanıcısı: Kalp ritim bozukluğumun sebebi gelmiş.
@instagramkullanıcısı: Lan eski Emir olsa oradan ünlü birisiyle ayrılırdı.
@instagramkullanıcısı: Çok havalı duruyor kocam.
@instagramkullanıcısı: Duru'nun elbisesini niye kimse paylaşmamış ya.
@instagramkullanıcısı: Ay delireceğim hadi başlasın.
@instagramkullanıcısı: Canlı izliyorum gördüğüm tüm ünlüler orada.
@instagramkullanıcısı: Abi heyecandan bayılıcam hadi.
@instagramkullanıcısı: bir de düşüyormuş.
@instagramkullanıcısı: Lan Emir çok yakışıklı olmuş ama şovu çok merak ediyorum hadi.
@instagramkullanıcısı: Of Duru ne para kaldırmıştır bu defileden anlatamam.
@instagramkullanıcısı: Lütfen rezil olmayalım.
@instagramkullanıcısı: saatler geçmiyor herkes geldi hadi ama.
@instagramkullanıcısı: Oraya bir bomba atılsa ülkede ünlü olmaz amk.

Yorumları okuduktan sonra artık ben de heyecanlanmaya başlamıştım.

Milyonlarca kişi canlı olarak izleyecekti.

Buradaki izleyenleri düşünmek bile istemiyordum.

Kendimi gördüğümde o habere de baktım.

@GAZETEMAGAZİN
KULİSTEN BİR KAÇ FOTOĞRAF GELMİŞ HEPİMİZ DURU'YU ÇOK MERAK EDİYORDUK SONUNDA GÖRÜNTÜLER ELİMİZE ULAŞTI. DEFİLE YAKLAŞIK 18 DAKİKA SONRA BAŞLAYACAK O KADAR HEYECANLIYIM Kİ ARAP ŞEYHLERİNİN KIZLARI OĞULLARI HERKES BURADA ARKADAŞLAR HERKES. HEPİMİZİN KONUŞTUĞU DÜNYANIN EN İYİ MODELLERİNİN KARŞISINDA YÜRÜMEK GURUR VERİCİ OLSA DA ÇOK STRESLİ DURU AKSOY OLMAK İSTEMEZDİM. ELBİSESİNİ TAM GÖRMEDİM AMA GÜZEL GİBİ BİLMİYORUM SADECE ÇOK HEYECANLIYIM VE AÇILIŞI YAPACAK OLAN DURU AKSOY'U MERAKLA BEKLİYORUM. UMARIM ÜLKEMİZİ GÜZEL TEMSİL EDEBİLİR.

430.528 beğenme. 56.826 yorum

@instagramkullanıcısı: Lan güzel olmuş aq
@instagramkullanıcısı: Bizi rezil etmesin de
@instagramkullanıcısı: Lan ben stres oldum yemin ederim
@instagramkullanıcısı: Emir'de geldi oh be
@instagramkullanıcısı: Lan anksiyetem evdeyken bile tavan yaptı Duru ne yapsın
@instagramkullanıcısı: Abi delirdim elbise çok güzel duruyor
@instagramkullanıcısı: Duru bizi gururlandır amk
@instagramkullanıcısı: Yine rezil olacağız elbise bok gibi ya of
@instagramkullanıcısı: Lan hadi başlasın.
@instagramkullanıcısı: E gelmedi kimse geri sayım bitti.
@instagramkullanıcısı: Saçlarını beğendim elbiseyi tam çeken yok mu.?
@instagramkullanıcısı: Hayatımda görmediğim ünlüyü defileye girerken gördüm
@instagramkullanıcısı: Aha kocası da geldi
@instagramkullanıcısı: Canlı izliyorum yerimde zıplayarak bekliyorum aq kızının çıkmasını.
@instagramkullanıcısı: Baş model olarak başkasını bulamadınız mı aq asla umudum yok.

"Duru hanım son iki dakikamız." Yasmin'in yanına doğru yürümeye başladığımda herkes hazırdı.

Zeynep'e gülümseyip elini sıktığımda az önceye göre daha iyi göründüğünü düşünüp rahatladım.

"Kimse heyecan yapmasın siz dünkü amatörler değilsiniz Duru Aksoy'un arkasında duracak olan dansçı modellersiniz." Yasmin onlara motivasyon konuşması yaparken ben derin bir nefes aldım.

"Hallederiz biz merak etmeyin Yasmin hanım." Dedim onlara dönerek.

Elimi hepsine uzatıp çak yaptıktan sonra geri sayım 10'dan başlayınca herkes yerlerine geçti.

Önden bir grup vardı. benim arkamda diğerleri ve son 3 saniyeyi bekliyorduk. Önden dört kişi çıktığında sıram gelmişti. Onların ortalarından geçip yürüyecektim.

"Duru hanım." Yasmin işaret verdiğinde çalıştığımız gibi podyuma çıkmıştım. Arkamdan da Zeyneplerin olduğu grup çıkmıştı.

Ilık rüzgar estiğinde beraberinde bir alkış tufanı da kopmuştu. Müzik sesiyle birlikte gelen insanların uğultusuyla etrafı incelemeden saniyemizi kontrol ettim.

Etrafıma bakmadan bir kaç adım yürüyüp poz verdikten sonra diğerlerinin hareketini bitirmesini bekledim.

Onlar durduğunda tek başıma podyumun en ucuna gidip bir de orada dönmüştüm.

Açelya'yı görüp gülümseyerek el salladığımda çığlık atıyordu ama diğer ıslık ve çığlık seslerinden duyulmuyordu.

Elimi belime koyup poz verdikten sonra ışıklar bir kaç saniye bana çevrilmişti.

Tekrar ekibin yanına dönerken önde oturan Emir'e gözüm takıldığında gülümsedim....öyle bir bakıyordu ki. Ben bile gerçekten evli olduğumuza inanacaktım.

En öndeydi.

Göz kırpmıştı.

Bakışlarımı ondan çekip yüzümü düz hale getirdim..
Ekrana verilen yüzümle beraber neredeyse kalp atışlarımı duysam da yürümeye devam ettim.

Ekibin yanına geldiğimde tekrar poz vermiştik.

Saçlarımı savurup tam karşıya bakarken göz ucuyla tekrar süremize baktım.

30 saniyemiz kalmıştı.

Bu sefer ekiple beraber en uca gittiğimizde artık şovumuz bitiyordu. En uca yürürken tekrar Emir'e bakıp gülümsedim.

Dudağının kenarı kıvrıldığında topuklularıma bastırarak arkamı döndüm. Poz verip aynı şekilde kulise doğru yürürken tekrar bir alkış tufanı kopmuştu.

Alkışlar devam ederken biz kulise girmiştik bile.

"Kızlar bekleyin otuz saniye.." Zeynep çığlık atarak zıplarken diğerleri de ellerini uzatmıştı.

Hepsine karşılık verirken defile başlamıştı.

"Üç..iki..bir. Çıkın kızlar." Yasmin'in sesiyle diğerleri gittiğinde Melis beni makyaja almıştı.

Kapanışta da yürüyecektik.

"Mükemmeldi tebrik ederim Duru hanım...hepinizi çocuklar." Yasmin yanımızda dururken gülümsedim.

"Harikaydınız." Dedim ekibe.

"Biz mi siz mi.? Gerçekten mükemmeldiniz."

Hepsi aynı şeyi söylerken sadece teşekkür ediyordum.

Kulise giren bir kaç kişiyle makyaj masasından kalktım.

Yabancı ünlü modelleri tanıyordum.

İngilizce konuşarak yanıma geliyorlardı.

"Mükemmel ötesi bir şovdu tebrik ederim." İçlerinden adının Hannah olduğunu bildiğim ve baya ünlü olan kadın konuştuğunda kollarını da bana uzatmıştı.

Onunla sarıldıktan sonra diğerleriyle de sarılmıştık.
Hepsi beni tebrik ederken Yasmin'e döndüm.

"Kapanışı hep beraber yapsak nasıl olur." Dediğimde hızla başını sallıyordu.

Yasmin bir kaç kişiyle fotoğraf çekilirken bizimde fotoğraflarımızı çekiyordu. Hepsine kapanış için beraber çıkacağımızı söylediğimde bir bağrışma kopmuştu.

Biz kadınların mükemmel varlıklar olduğunu bugün daha iyi anlamıştım.

Hepsi beni ve ekibi tam olarak tanımadan samimi bir şekilde konuşup sohbet ediyorlardı. Slow müzik devam ederken içeriye tek tek kızlar girmeye başlamıştı.

Sıra bizdeydi.

Önce kapanış için sadece ben ve ekip çıkacaktık. Daha sonra hesapta olmayan sürpriz diğer modeller bize katılacaktı.

"Duru hanım, ihtiyacınız yok ama bol şanslar."

"Teşekkür ederim Yasmin harika bir yöneticisin az önce söyleyemedim...ben de seni tebrik ederim." Gülümsediğinde eliyle 5 işareti yapmıştı.

Podyuma çıktığımda hareketlenen müzikle beraber hiçbir yere bakmadan uca kadar yürüdüm.

Arkama bakıp ekibe işaret verdiğimde diğerleri de yavaş yavaş podyuma çıkarken tüm salon ayağa kalkmış alkışlıyordu.

Ben uçtan onlara doğru yürürken gözlerim tekrar Emir'e takıldı.

Yüzünde gurur verici bir ifadeyle beni izlemesi nedense içimdeki heyecanı körüklüyordu.

Bakışlarımı kaçırırken yanıma gelen Hannah koluma girmişti.

Böyle ünlü bir modelin bu kadar egosuz olmasına hala alışamamıştım. Bana heyecanıyla ilgili bir şeyler derken gülümseyip elini sıktım.

Hep beraber sahnenin en önünde poz verirken salondaki herkes alkışlıyordu. Arkamdaki herkes birden adımı bağırıp alkışlamaya başladığında mahcup bir şekilde gülümsedim.

Benden çok daha başarılı kadınların benim ismimi söyleyerek alkışlaması gurur vericiydi.

Güldüğümde hepsi eliyle podyumu göstermişti. Dolan gözlerimi hafifçe kırpıştırıp kapanış için son kez tek başıma yürüyordum.

"Hadi bitirelim şu şovu." Dedim kendi kendime.

Hepsi arkamda ismimi bağırıp desteklerken son kez poz verip yanlarına döndüm.

Beni ortalarına almış fotoğraf çekiliyorlardı. Onlar beni alkışladığında ben de onlarla beraber alkışlıyordum.

Biz tekrar arkaya geçerken hepsiyle tek tek sarılıp sohbet etmiştim. Yasmin kapanış konuşmasını yapıyordu. Bir saate yakın kuliste kalıp fotoğraf çektirdikten sonra yavaş yavaş herkes gitmeye başlamıştı.

Ekip ve Yasmin'le baş başa kaldığımızda kendimi yorgunlukla makyaj koltuğuma attım.

"Tüm Dünya bizim defilemizi konuşuyor." Dedi telefona bakarak konuşan Ezgi.

Gülümseyerek telefonumu elime aldım.

@GAZETEMAGAZİN
ÇIĞLIK ATIYORUM!!!! DURU AKSOY SONUNDA ÇIKTI AMA ÇIKIŞ O ÇIKIŞ HALA AĞZIM AÇIK DURU AKSOY'A BAKIYORUM. O KADAR GÜZEL OLMUŞ Kİ GERÇEKTEN GÖZÜMÜ ONDAN AYIRAMADIM.BU NASIL BİR KAREOGRAFİ..BAKIN BÖYLE BİR ŞEY YOK SAHNEDEYKEN O MİMİKLERİ, GÜLÜŞÜ O KADAR DOZUNDA Kİ HALA ŞOKLARDAYIM DİYEBİLİRİM...KADININ IŞILTISI VE AURASINDAN EKRAN BAŞINDAN AYRILAMADIM. YAZACAK O KADAR ÇOK ŞEY VAR Kİ DİLİM TUTULMUŞ DURUMDA KAPANIŞI DA YAPACAKMIŞ 15 DAKİKA SONRA ONU BEKLİYORUM.

580.026 beğenme. 105.926 yorum

@instagramkullanıcısı: Bu kadarını beklemiyordum.
@instagramkullanıcısı: DURU AKSOY.
@instagramkullanıcısı: Ulan bu kadın şaka mı aşık oldum lan.
@instagramkullanıcısı: Allahım sana geliyorum hayatımda izlediğim en iyi gösteriydi.
@instagramkullanıcısı: İzlediğim en iyi defileydi.
@instagramkullanıcısı:Rezil olacağız diyordum ama bu çok başka bir şey olmuş.
@instagramkullanıcısı: Helal olsun kadına şimdi herkes anlamıştır umarım.
@instagramkullanıcısı: Ben şok.
@instagramkullanıcısı: LAN O NASIL YÜRÜMEK BE KADIN.
@instagramkullanıcısı: Dünyaca ünlü modellerin arasında bu kadar profesyonel bir şekilde yürümesi..ayakta alkışladım.
@instagramkullanıcısı: Ben büyüyünce Duru Aksoy olacağım.
@instagramkullanıcısı: Koca torpili dedik kadın hepimize kapak yaptı geçti amk.
@instagramkullanıcısı: Şükürler olsun ki ülkemiz böyle güzel bir şovla anılacak.
@instagramkullanıcısı: Gurur duydum lan başa sarıp sarıp izlerim ben yarın.
@instagramkullanıcısı: Hayranlıkla izledik kızı.
@instagramkullanıcısı: Hakkını verdi helal olsun.

Ben yorumlara dalmışken telefonumun çalmasıyla gülümseyerek hızla açtım.

Rüya arıyordu. Kardeşim.

"Abla.!" Kıkırdadığımda onun çığlıklarını dinliyordum.

"Abla şaka mısın sen.! Delireceğim çok güzeldi, çok güzeldi.!" Yine çığlık attığında gülüyordum.

"Güzeldi değil mi.?" Dedim heyecanla.

"O kadar güzeldin ki...arkadaşlarım haber sitelerinin linklerini atıyor senin sayende okuldaki en ünlü kişi benim artık."

Kahkaha attığımda aynadan çıkan saçıma bakıp düzeltmiştim.

"Emir abinin durumu nasıl hastaneye kaldırılmıştır." Etraftakiler gülmemle bana döndüğünde kendime biraz hava yaptım.

"Rüya." Dedim güler bir şekilde.

"Abla bayıldım ya tekrarlarını da izleyeceğim inanmıyorum sana gerçekten...en güzel abla ben de var, ben de var ben de var." Şarkı söyler gibi ritim tutturduğunda tekrardan güldüm.

Çok seviyordum onu.

Rüya benim bir tanemdi.

Güzel kardeşimdi.

En küçüğümüzdü ama bizden çok erken ayrılıp Amerikaya gitmişti. Gitmek zorunda kalmıştı.

O olaydan sonra..

Gülüşüm solduğunda telefonda bana seslenen kardeşimi bile duymamıştım.

"Abla, şu an mutluluk zehirlenmesi yaşıyor olabilir misin..? Niye cevap vermiyorsun.?"

"Buradayım aşkım." Dedim derin bir nefes verip.

Senin için buradayım bir tanem.

"Abla." Sesi titrediğinde ne söyleyeceğini anlayıp gözlerimi kapattım.

"Ben seni çok özledim.."

"Ben de ablacım, ben de seni çok özledim ama biliyorsun orada kalman lazım."

"Abla ben gelsem Emir abi bir şeyler yapamaz mı.?."

Gözlerim dolduğunda dudaklarımı birbirine bastırdım.

"Bu konuları konuştuk aşkım, kimse bir şey bilmeyecek sadece altı kişi bilecek başka kimse değil."

"O zaman sen gel yanıma."

"Geleceğim bir tanem, biraz işlerim azalsın geleceğim."

"Söz mü.?"

"Söz Rüya, söz veriyorum geleceğim."

Kıkırdadığında gözlerimi açtım.

"Televizyondan senin yürüyüşünü izliyorum hala."

Gülümsedim.

"Tamam ben kapatıyorum o zaman ablaların en güzeli, en bir tanesi, en modeli."

Sesli güldüğümde vedalaşıp kapatmıştım.

Etrafıma bakındığımda birden herkesin susmasıyla başımı kaldırdım.

Kaldırdığım gibi ayağa kalkmam bir oldu.

Emir kulise gelmişti.

Hem de elinde çiçeklerle.

Gözlerimin içi gülerek ona baktım.

BÖLÜM SONU

Nasıl olmuş bacım bir yorumlarda yazınn.

Nasıl ilerliyor kitap aşklarımm.

Bir kaç bölüme Rüya ile tanışmaya hazır mısınız.? Seveceğinize emin olduğum cıvıl cıvıl bir karakter

Oy sınırı 250
Yorum sınırı 150

Sizi seviyorummmm.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.827okunma 84beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18