23. bölüm / 47
Sahte ve Gerçek22. BÖLÜM
Bölümler 47Şu an: 22. BÖLÜM
- 1 GİRİŞ237 kelime
- 2 1. BÖLÜM2.523 kelime
- 3 2. BÖLÜM2.600 kelime
- 4 3. BÖLÜM2.210 kelime
- 5 4. BÖLÜM3.688 kelime
- 6 5. BÖLÜM2.667 kelime
- 7 6. BÖLÜM2.680 kelime
- 8 7. BÖLÜM2.942 kelime
- 9 8. BÖLÜM1.982 kelime
- 10 9. BÖLÜM2.087 kelime
- 11 10. BÖLÜM3.014 kelime
- 12 11. BÖLÜM4.959 kelime
- 13 12. BÖLÜM3.501 kelime
- 14 13. BÖLÜM3.044 kelime
- 15 14. BÖLÜM2.391 kelime
- 16 15. Bölüm2.313 kelime
- 17 16. BÖLÜM4.966 kelime
- 18 17. BÖLÜM4.203 kelime
- 19 18. BÖLÜM3.234 kelime
- 20 19. BÖLÜM2.891 kelime
- 21 20. BÖLÜM3.175 kelime
- 22 21. BÖLÜM5.107 kelime
- 23 22. BÖLÜM6.061 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 23. BÖLÜM4.399 kelime
- 25 24. BÖLÜM4.439 kelime
- 26 SEZON FİNALİ PART 14.868 kelime
- 27 SEZON FİNALİ PART 25.705 kelime
- 28 27. BÖLÜM5.938 kelime
- 29 28. BÖLÜM5.307 kelime
- 30 29. BÖLÜM4.586 kelime
- 31 30. BÖLÜM5.071 kelime
- 32 31. BÖLÜM6.327 kelime
- 33 32. BÖLÜM6.821 kelime
- 34 33. BÖLÜM3.989 kelime
- 35 34. BÖLÜM5.796 kelime
- 36 35. BÖLÜM4.681 kelime
- 37 36. BÖLÜM4.513 kelime
- 38 37. BÖLÜM4.644 kelime
- 39 38. BÖLÜM5.608 kelime
- 40 39.BÖLÜM6.845 kelime
- 41 40. BÖLÜM4.560 kelime
- 42 41.BÖLÜM6.385 kelime
- 43 42. BÖLÜM5.600 kelime
- 44 43.BÖLÜM4.676 kelime
- 45 44. BÖLÜM6.088 kelime
- 46 FİNAL8.595 kelime
- 47 ÖZEL BÖLÜM7.845 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
100 BİN OLMUŞUZZZ
Değineceğim çok ufak bir konu var. Bazı yorumlarda bence Emir'e söylesin, ne çok uzattı ne var bunda gibi şeyler görüyorum. Ya da bence Emir'e söylesin diğer bölüm yeter çok uzadı vs vs. Kendinize göre haklısınızdır aşklarım ama kurgunun gidişatı açısından sizin dediğiniz gibi maalesef olamaz. Kurgunun nasıl işleneceği, Emir'in nasıl öğreneceği ve öğrendiğinde olacakları zaten önceden belirledim. ♥️🫠
Biraz daha sabredin emin olun çok uzatmamaya çalışıyorum ama bir yandan da aşklarını görmemiz lazım. çünkü önümüzde 2-2.5 yıllık bir ayrılık olacak 🥹 ilişkileri hemen oldu bittiye gelmesin.
Sizi kocaman öpüyorum ve bölüme uğurluyorum.
Keyifli okumalar.
"Bence sen Emir'le boşuna konuşma tüm Türkiye kardeşinin katil olduğunu öğrensin."
Ellerimi saçlarımdan geçirdiğimde gözlerimi kapattım.
Yapardı.
Sedat için öz kızlarını tehdit eden bir kadın her şeyi yapardı.
"Emir'in de haberi yok değil mi.? Hayır söylesene kocana senin en yakın arkadaşının kardeşini benim kardeşim öldürdü desene."
::::::::::::::::::::::::::::
Annem ayaklandığında ellerim saçlarımda öylece duruyordum.
"Hadi söylesene."
Sinirle ona baktığımda onun gibi ayağa kalkıp kolundan tuttum.
"Emir'in bizi suçlayacağını mı sanıyorsun." Dedim.
Güldü.
"Katili savunacak hali yok."
"Yanlışlıkla olduğunu en çok sen ve o şerefsizler biliyor." Sesim yükseldiğinde bir yandan da kapıyı kontrol ediyordum.
"Yanlışlıkla birine çarpıp öldürünce suçsuz mu olunuyormuş benim aptal kızım."
"Defol git evimden."
Yine güldü.
Bir tane çarp şunun suratına.
"Emir'le bir konuşayım ben." Gidecekken tekrar kolundan tuttum.
"Bir kere ya bir kere kızlarının yanında ol Allahın belası...Sedat senin öz çocuğun değil biziz senin çocukların biz.! Eğer o videoyu polise verirse Rüya ömür boyu hapis yatacak. Ne geçecek eline, öz kızını hapse attırınca eline ne geçecek."
Bir an duraksar gibi olunca insafa geldi sandım ama o tehlikeli gülüşünü tekrar takındığında elini sertçe bırakıp onu ittirdim.
"Tiksiniyorum senden." Dediğinde tek kaşım havaya kalktı.
"Sen mi benden tiksiniyorsun...üvey oğluna karşı bir şeyler hisseden birisi mi söylüyor bunu."
Dumura uğrayan suratıyla bana baktığında başımı salladım.
"Seni kocana söylersem ne olur biliyor musun.? Öldürür seni."
"Öyle bir şey yok, Mustafa sana inanmaz." Doğru söylüyordu. Babam bana asla inanmazdı ve benim elimde delil yoktu sadece annemin Sedat'a bakışlarından ve bana davranışlarından anlamıştım bunu.
Doğruydu tabii ki.
Annem Sedat pisliğini seviyordu. Hem seviyordu hem de beni taciz etmesine izin veriyordu.
"Elimde ses kayıtların var Esma hanım." Dedim üzerine yürüyerek.
Yoktu.
"Eğer Rüya'yla ilgili kocanın aklına bir şeyler sokarsan seni mahvederim, hayatın kararır rezil olursun."
Gözlerinde gördüğüm korkuyla kendimi daha güçlü hissettim.
"Eğer o görüntüler sizin tarafınızdan polise gitsin bak ben sana neler yapıyorum." Yanına gidip tekrar kolundan tuttum.
"Önce ses kayıtlarıyla seni herkese rezil edip sonra o şerefsiz kocana nasıl seni geberttiriyorum izlersin." Şaşkın bakışları beni bulduğunda sertçe elini çekerek benden uzaklaşmıştı.
"Seni mahvederim şeytan.!" Bu sefer alayla gülen taraf bendim.
"Bakalım kim kimi mahvediyor Esma hanım."
İşaret parmağını bana uzatıp bir şeyler söylemek istedi ama sinirden konuşamıyordu.
Gerçekten ses kayıtları olduğuna inanmış mıydı.? Yoksa çok korktuğu için aklımı durmuştu emin değildim.
"Eğer birine bir şey söyleyip ortalığı karıştırırsan seni gebertirim."
"Belleği ver." Diyip elimi uzattığımda az önce yüzüme doğru salladığı flaşı elime bıraktı.
"Eğer altımız dışında birinden duyarsam aşık olduğun adamla beraber öteki dünyaya gidersin...Emir sizi yaşatır mı sanıyorsun."
Gözlerini kaçırdı.
"Arkadaşının kardeşi için karısından vazgeçer mi sanıyorsun...defol git evimden bir daha sakın rahatsız etme."
Omzuma çarparak yanımdan geçip gittiğinde elimdeki flaşı sıkı sıkı tutuyordum.
Rüya 15 yaşındayken birine çarpmıştı.
Tanınan bir ailenin oğluydu.
Bizden gizli gece dışarı çıkıp arabayı alınca dönüşte bir çocuğun ölümüne sebep olmuştu.
Babam ve Sedat her şeyi ayarlayıp Rüya'yı temize çıkartmışlardı ama şimdi de tehdit ediyorlardı.
Eğer Rüya hapse girerse ölürdü.
Yapamazdı orada. Çok küçüktü.
Yaptığımız yanlış ama başka çaremiz yoktu.
Rüya'yı o günden sonra hemen yurtdışına göndermiştik ve ne olur ne olmaz burayla bağlantısını kesmiştik.
Eğer babam ya da Sedat'a bir şey olursa ellerindeki görüntülerin polise gideceğini bildiğim için Emir'e bir şeyler diyemiyordum.
Ablam, ilk günden beri bu yüzden Emir'e söylememi istememişti.
"Ne istiyorsunuz siz anne.!" Ablamın sesini duyduğum an acımı umursamadan neredeyse koşar adım kapının oraya gidip ikisinin arasına girmiştim.
Ablam annemin saçlarından tutmuş onu sarsarken ayırmaya çalışıyordum.
"Abla tamam yapma Rüya yukarıda."
Durmadı.
Saçlarını çekmeye devam ediyordu.
"Seninde sıran gelecek bekle sen." Diyordu annem.
"Bana bak kadın öldürtme kendini."
Herkesin herkesi ölümle tehdit ettiği bir aile düşünün.
"Abla Emir gelecek lütfen." Ablamdan ayrılıp bu sefer annemi çekiştirmeye başladım.
Ayrılmışlardı.
Annemin kolu karnıma çarpınca acıyla inledim.
"Defol git kocanın yanına lan.!"
Dün ne konuştularda bu hale geldiler hiçbir fikrim yoktu.
"Terbiyesiz.!" Dedi annem bağırarak.
Birden bana dönerek elini kaldırdığında ablam onun elini havada tutup çevirince nefes nefeseydim.
"Aşkolar."
Rüya'nın sesiyle arkamı döndüğümde hemen yanına yürüyüp elini tuttum.
"Kahvaltıyı bahçeye hazırlamışlar gel hadi." Gelmedi.
"Anne, sen niye geldin ben bugün gelecektim zaten..tartışıyor musunuz siz."
İkisi de konuşmayınca ben konuşmuştum.
"Tartışmıyorlar aşkım annem kahvaltıya kalmayacağını söyledi ablamda kalması için ısrar ediyordu."
Bir bana bir de karşımızdaki ikiliye baktı.
"Delirmiş bunlar." Dedi sessizce.
"Tamam annem gitsin abla işleri vardır sen gel." Rüya beni onaylarken ablamda bize doğru yürümeye başlamıştı.
"Aslında işlerim biraz daha bekleyebilir, kahvaltı yaparız hep birlikte."
Siktir.
"İkizler burcu da değil bu kadın niye böyle dengesiz." Rüya koluma girip beni bahçeye doğru yürüttüğünde elimi ağrıyan karnıma attım.
Emir'in verdiği ilaçları almamıştım ve resmen kıvranıyordum.
Dün öyle demiyordun ama.
"Emir abi evde mi.?"
"Evde bir tanem." Dedim sessizce.
Aklına bir şey gelmiş gibi telefonunu çıkarttığında onu izliyordum.
"Abla dün ne oldu biliyor musun.? Bu Korkut varya hani biz onunla gece boyu konuştuk ama o bir anda beni ghostladı."
"Ne yaptı.?" Dedim anlamayarak.
"Ya beni siktir etti yani." Dediğinde koluna vurdum.
"Düzgün konuş Rüya."
"Tamam tamam özür dilerim..neyse bu beni ghostladı sonra ben Selman bey amcanın instagramına baktım." Hangi sonuca varacağını merak ediyordum.
"Diyorum ki...hemen kızma."
"Söyle." Dedim gergin sesimle.
Masaya gelmiştik.
"Hani erkekler zaten geç olgunlaşıyor ya acaba dedim bir ihtimal Selman bey amca ile ben ol.."
"Rüya gebertmeyeyim seni sus." Sesim yükseldiğinde gülüyordu.
"Ay gece bunu düşünüp düşünüp kahkaha attım." Dedi eliyle dizlerine vururken.
"Niye bu kadar güldün bakalım ufaklık." Emir'in sesiyle başımı hemen kaldırıp yan taraftan gelen adama baktım.
Yan tarafımdaki sandalyeyi çektikten sonra benimkini de hemen yanına doğru çekmişti.
"İyi misin.?" Başımı salladığımda yüzümü yanağımdaki eline bastırdım.
Çok yorulmuştum.
Annemlerden çok yorulmuştum.
Sürekli korkuyla yaşamaktan çok yorulmuştum.
Rüya için korkuyordum, ona kimsenin zarar vermesine izin veremezdim.
Saçlarımın üstünden öpen adama sarıldığımda beni kollarıyla sarmalamıştı.
"Her yerim çift dolu ya valla yeter atacağım kendimi bir yerlerden."
"Düzgün şeyler konuş Rüya." Dedim başımı Emir'in göğüsünden kaldırmadan.
Emir sürekli saçlarımdan öpüyordu.
"Ağrın var mı.?" Sessizce sormuştu.
"Biraz." Dediğimde beni kendinden ayırdı.
"İlacı içmedin mi.?"
"Ne ilacı." Rüya'nın sorusuyla ona baktım ama Emir çenemden tutarak kendisine bakmamı sağlamıştı.
"İlacını alıp geliyorum kalmıyorsun yerinden." Emir ışık hızıyla masadan kalkıp gittiğinde arkasından baka kalmıştım.
Bu adam beni ciddi ciddi önemsiyordu.
Hala anlamıyor musun salak.
Anlıyordum ama konu Emir olunca inanamıyordum, hala şaşırıyordum onun bana böyle ilgili olmasına.
"Abla bir şey mi oldu ne ilacı." Rüya telaşlı sesiyle yanıma gelince ellerimi tutmuştu.
"Bir şey yok bir tanem başım ağrıyordu Emir'in verdiği ilacı içmedim onu söyledi."
"Tamam ben getireyim hemen nerede.?" Elinden son anda tuttmuştum.
"Emir almaya gitti gel buraya." Boynundan öpüp sarıldığımda o da sarılmıştı.
"Korkutuyorsun beni zaten bünyen zayıf dikkat et biraz kendine."
"Sen büyüdün de ablanı mı düşünüyorsun." Gelen sesle ikimizde kapının oraya bakmıştık.
Ablam ve annem gelmişti.
"Geç zıkkımlan sonra da defol git." Ablam konuştuğunda boğazımı temizleyip şaşkınlıkla ikisine bakan kardeşime döndüm.
"Tartışmışlar o yüzden birbirlerine laf sokuyorlar." Dedim sessizce.
Çok takmadı ikisini de.
Annemi sevdiğini söyleyemezdim...o kadar da umrunda değildi.
Özellikle yurtdışına gittikten sonra Rüya'da anne kavramıda bitmişti. Sizi hiç arayıp sormayan bir anneniz olsaydı sizde de bu kavram biterdi.
Ablam göz kırpıp ne oldu gibisinden bana bakarken ona omuz silktim ve elinde ilaçla bana doğru yürüyen adama baktım.
"İç hemen."
"N'oldu Emir neresi ağrıyor."
"Karnı."
"Başı." Emir ve Rüya aynı anda konuşunca yutkunup ablama baktım.
"Başım ağrıyordu, az öncede karnım ağrıyor dediğim için Emir ilaç getirdi." Bu söylediğim kaçıncı yalandı artık sayamıyordum.
"Abla doktora gidelim mi.?" Rüya'nın eline uzanıp başımı iki yana salladığımda avcunun içini öptüm.
"İyiyim aşkım bir şeyim yok ki doktora gidecek."
"Turp gibidir ablan sen merak etme canım." Annem söze atladığında Emir'in keskin bakışları onu bulmuştu.
"Bir şey mi ima ediyorsunuz Esma hanım."
Annem bilmem der gibi ağzını büzdüğünde ablamın onun bacağına vurduğunu görmüştüm.
"Ben annemi geçirip geliyorum." Ayaklandığımda annemin sandalyesini hafifçe sallayıp kalkmasını sağladım.
Kalkmıyordu.
"Tamam bırak, ben giderim."
İyice yaklaştım.
"Cehenneme git." Dedim sessizce.
"Sende bebeğim, sende." O benim aksime gülerek ve sesli bir şekilde konuşmuştu.
Ablama tiksintiyle bakıp Rüya'ya hiçbir şey demeden ön bahçeye doğru yürümeye başladığında biraz olsun rahatlamıştım.
Omzuma dokunan parmaklarla kendimi arkamdaki bedene yaslayıp gözlerimi bir kaç saniyeliğine kapattım.
"Odamıza çıkıp dinlen." Beni kendine döndürüp alnıma öpücüklerini bıraktığında tam konuşacağı sırada koşarak gelen Yusuf'la ayrılmıştık.
"Abi bir bakar mısın acil...hatta istersen hazırlan hemen çıkalım." Emir kaşlarını çatarak Yusuf'a bakarken benden ayrılıp yanına gitti ve bahçenin ortasına doğru yürümeye başladılar.
Yusuf önemli bir şey demiş olacak ki Emir başını sallayıp tekrar bana doğru gelmişti.
"Çıkmam lazım ama aklım sende kalacak bugün evdesin değil mi yavrum."
"Bir çekime gideceğim." Dediğimde kaşları çatıldı.
"Ara iptal et bu halde gidemezsin."
Masadan biraz uzak olduğumuz için ablam ve Rüya bizi duymuyordu.
"İyiyim Emir merak etme hem kötü olsaydım gitmezdim." Ellerim göğüsündeyken çenesinden öptüm.
"Aile var kardeşim.!" Rüya arkadan gülerek bağırırken ikimizde onu duymamış gibi birbirimize bakıyorduk.
"Bana haber ver mutlaka önemli bir işim çıktı yoksa bugün seni bırakmazdım." Gözlerimi devirdim.
"Bir yerim kırıldı da benim mi haberim yok." Güldüğümde yanağımdan öptü.
"Telefonun açık olsun arayacağım." Son kez dudaklarımdan öptükten sonra Yusuf'la beraber gitmişlerdi.
Ablamların yanına gidip tekrar masaya oturduğumda Rüya'nın şebeklikleriyle yemeğimizi yemiştik.
İkisi bebek için kontrole giderken bende hazırlanıp hemen çekim alanına gittim.
Set kuruluyordu.
"Buyrun Duru hanım." Sıcak kahveyi uzatan kıza minnetle bakıp hemen elinden aldım.
"Ne gerek vardı çok teşekkür ederim." Dedim elimi hafifçe karnıma bastırarak.
Kasıklarımın ağrısı karnıma vurmaya başlamıştı.
Boş bir yere geçip vakit öldürmek için sosyal medyaya girdiğimde gördüğüm haberle beraber elimdeki kahve neredeyse düşecekti.
@FENOMAG
ÜLKENİN YATIRIMCILARINDAN VE EN ZENGİNLERİNDEN GELEN EMİR AKSOY BUGÜN REKOR BİR ANLAŞMAYA DAHA İMZA ATTI. MİLYARLAR KAZANDIĞI ANLAŞMA ÜLKEMİZ İÇİNDE ÖNEM TAŞIYORMUŞ. ASIL KONU YAPILAN ANLAŞMA AMA BİZİM DİKKATİMİZİ TABİ Kİ EMİR AKSOY'UN YANINDA OTURAN VE BÜYÜK AŞKI ESKİ NİŞANLISI OLAN FİLİZ ER ÇEKİYOR. İKİSİNİ YILLAR SONRA TEKRAR BİR ARADA GÖRÜNCE ÇALKANTILI OLAN EVLİLİĞİ TEKRAR GÜNDEME GELDİ. EMİR AKSOY VE DURU AKSOY ÇİFTİNİN ARASINDA KARA KEDİLER Mİ DOLAŞIYOR.? İKİLİDEN HENÜZ RESMİ BİR AÇIKLAMA YOK ANCAK KULAĞIMIZA GELEN DUYUMLARDA FİLİZ HANIMIN EMİR AKSOY'UN SÜREKLİ ETRAFINDA OLDUĞU YÖNÜNDE. BİR YANDAN DA UZUN SÜREDİR KAMERALARA TAKILMAYAN DURU AKSOYUN HAMİLELİK İDDİALARI VAR. SİZCE BU ÇİFTİMİZ BOŞANIYOR MU YOKSA BEBEK Mİ BEKLİYOR.?
569.720 beğenme. 60.629 yorum
@instagramkullanıcısı: Daha dün her yerde bu kadın vardı nasıl uzun süredir ortada yok diye haber yapıyorsun.?
@instagramkullanıcısı: karısı hamile olsa
bence Filiz'le görüşmez boşanıyorlar ya da araları kötü.
@instagramkullanıcısı: Kadın daha dün Selman Serez'in davetinde görüntülendi ne saçmalıyorsun.?
@instagramkullanıcısı: Duru model olduğu için bebek istemiyormuş.
@instagramkullanıcısı: Arkadaşlar dün karnı dümdüzdü ne hamilesi ya.
@instagramkullanıcısı: Lan bence hamile.
@instagramkullanıcısı: Geçen günde zaten karnını tutuyordu hamile olabilir.
@instagramkullanıcısı: Boşanacaklar demiştim.
@instagramkullanıcısı: İnsanların hayatlarına ne kadar meraklısınız.?
@instagramkullanıcısı: Oha Emir baba olursa ben şok olurum.
@instagramkullanıcısı: Milli metres.
@instagramkullanıcısı: Duru çocuk doğurmam demişti sanki bir haber sitesinde görmüştüm.
@instagramkullanıcısı: Sonunda boşanıyorlar.
@instagramkullanıcısı: Boşa şunu Emir ya.
@instagramkullanıcısı: Hamile olabilir bir aydır kız ortalıkta yok.
@instagramkullanıcısı: Lan boşanırlarsa Emir'i artık hiçbir şey tutamaz.
@instagramkullanıcısı: Duru böyle önemli bir noktada çocuk yapmaz.
@instagramkullanıcısı: Boşanmaz bunlar.
Bana önemli bir işim var diyerek giderken Filiz'in yanına gideceğini tahmin etmemiştim.
Fotoğrafa ve habere on beş yirmi dakika kadar bakıp yorumları okuyordum.
Bu fotoğrafların beni üzeceğini düşünmüyor muydu bu adam. Eski sevgilisiyle çıkan bu haberleri bir saattir kaldırtmamıştı. Normalde olda 1 saniyede kaldırttığı haberleri şu an bir saat geçmesine rağmen kaldırtmamıştı.
Düşen modumla beraber çekime başladığımızda artık neredeyse ağrıdan kıvranıyordum.
"Duru hanım, kötüyseniz çekimi durduralım yarın devam edelim." Çekimi yapan kişi konuştuğunda verdiğim pozu bozup elimi bulanan mideme koydum.
Havalar akşamları soğuk oluyordu ve biz yüksek bir yerde olduğumuz için baya rüzgarlıydı.
"Sorun yok Harun bey." Dediğimde bir kaç fotoğraf daha çekip kamerayı indirmişti.
"Arkadaşlar kırk dakika ara verelim hem Duru hanım biraz dinlensin yardımcı olalım." Harun beyin yanında olan Metin bey konuştuğunda kastığım vücudumu tekrar gevşetip onlara doğru yürümeye başladım.
"Metin bey kırk dakika fazla değil mi.? Benim için çekimi aksatmanıza gerek yok devam edebilirim o kadar kötü değilim." Aslında o kadar kötüydüm.
Topuklu ayakkabılar, giydiğim kısa elbise ve esen rüzgar hiç yardımcı olmuyordu.
Elime tutuşturulan sıcak su torbasıyla zor da olsa gülümsemiştim.
"Teşekkür ederim." Dedim su torbasını veren kadına.
"Geçmiş olsun Duru hanım."
Koluna dokunup okşadığımda yanımızdan ayrılmıştı.
"Siz biraz dinlenin Duru hanım hem bizim içinde iyi olur merak etmeyin aksatmayacağız çekimi."
O kadar kötü mi görünüyorum diye düşündüm.
Metin bey bile çekime mola verdiğine göre demek ki ağrım olduğunu saklayamıyordum.
Bir de bozulan moralimi tabii ki. Hepsi üst üste gelmişti.
"Teşekkür ederim."
Sıcak su torbasına adeta sarılarak yürümeye başladığımda karşıma çıkan kızla durmuştum.
"Duru hanım isterseniz siz biraz karavanda uzanın merak etmeyin ben içeriye kimseyi almam."
"Biraz uzansam iyi olacak sanırım." Diyip yanına geçtiğimde üzerimdeki çekim elbiselerime sarıldım.
Hava yağmurluydu.
Üstümde deri bir mont ve kırmızı elbise vardı.
Yanımdaki kız karavana kadar bana eşlik ederken minnetle ona baktım.
"Teşekkür ederim."
"Lafı mı olur Duru hanım..siz uzanın ben hemen bir tane daha sıcak su torbası bulup geliyorum. Ağrı kesicide getireyim mi.?"
Ona da başımı evet olarak salladığımda içerideki kanepeye uzandım.
Geçen bir kaç dakikadan sonra kapı açıldığında elinde sıcak su torbasıyla gelen kızı görünce gülümseyip biraz doğruldum.
"Rahatsız olmayın lütfen bunları verip gideceğim yarım saat sonra çekimlere başlayacağız son sahne çekilecek."
"Çok teşekkür ederim Işık." İsmini söylediğimde ilk şaşırsada hemen gülümsemişti.
"Ben gideyim dinlenin siz." Hemen çıkmıştı.
Sıcak suyu karnıma koyup uzanmaya devam ederken ağrım biraz hafifliyordu. Mayışırken yarım saat sonra son sahne için yanıma geldiklerinde tekrar çekime başlamıştık.
Ağrılı bir çekim olmuştu.
"Duru hanım sağa bakar mısınız.? Son pozları alıyorum."
"Tamamdır...teşekkür ederiz bizi kırmadığınız için çekimler bitti."
Bir kaç kişi alkışladığında bende onlara katılmıştım.
Benim alkışlamamla ekibin hepsi alkışlamaya başlayınca gülümsedim.
"Ellerinize sağlık teşekkür ederim herkese." Diyip kenardaki su torbasını aldığımda hemen karnıma koydum.
Yanımda bir kaç kişi konuşurken ben ağrımın geçmesini bekliyordum.
"Duru hanım ilaç.?" Başka birisi sorduğunda ona olumsuz anlamda başımı salladım.
"Üç tane içtim hastanelik olmak istemiyorum." Güldüğümde o da gülmüştü.
Hepsi çok tatlıydı.
Kameralar toplanmaya başladığında bende yavaş yavaş karavana geçip üzerimi değiştirdim.
Çıkmadan önce son kez telefonumu kontrol ederken üstten gelen bildirimlerden birisine tıkladım..
@KARAKAPLİMAG
DURU AKSOY BUGÜN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ÇEKİMLERDE FENALAŞMIŞ. ÜNLÜ GÜZELİN KARIN AĞRISI VE MİDE BULANTISINDAN DOLAYI ÇEKİMLER SÜREKLİ ARA VERİLEREK DEVAM ETMİŞ. ÇOĞU SET ÇALIŞANI AKSOY'UN KAPRİSLERİNDEN SIKILMIŞ VE KRİZ ÇIKMIŞ DOLAYISIYLA SET UZAMIŞ.. ARKADAŞLAR SANIRIM BU SEFER TAHMİNLER DOĞRU VE DURU AKSOY HAMİLE. 🤰🏻! BEN YÜZDE SEKSEN HAMİLE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM AMA REGL'DE OLABİLİR TABİ Kİ. SİZCE DURU HANIM HAMİLE Mİ.? YA DA YAPTIĞI ŞEY DİKKAT ÇEKMEK MİYDİ.? YORUM SİZDE.
341.839 beğenme 28.638 yorum
@instagramkullanıcısı: Oha cidden hamile sanırım.
@instagramkullanıcısı: Abi ağrısı var yüzüne bakın kör müsünüz.
@instagramkullanıcısı: lan hani boşanıyorlardı.
@instagramkullanıcısı: Resmen hamile.
@instagramkullanıcısı: Ne kaprisi ya ne saçmalıyorsunuz bugünkü set ekibindenim ve gayet kibar ve güleryüzlü bir kadındı.
@instagramkullanıcısı: Resmen adamı elinde tutmak için çocuk yapmış.
@instagramkullanıcısı: Regldir saçmalamayın aq
@instagramkullanıcısı: Sıcak su torbası istemiş hamile olsa bunu mu ister muhtemelen kadın regl.
@instagramkullanıcısı: Yüzünde nur yok.
@instagramkullanıcısı: Fiziği çok iyi ya.
@instagramkullanıcısı: Emir bunu boşuyordu hani.
@instagramkullanıcısı: Ay burada bile yapmacık.
@instagramkullanıcısı: Emir çok şanslı ya böyle bir karısı var.
@instagramkullanıcısı: Hava bugün esiyordu kadın belli ki rahatsızlanmış ne abarttınız.
@instagramkullanıcısı: Lan resmen çocukları oluyor.
@instagramkullanıcısı: Bu nasıl hamile göbeği yok.
@instagramkullanıcısı: Set çalışanıyım ve kendisi kadar tatlı bir ünlü şu zamana kadar tanımadım.
@instagramkullanıcısı: Numara yapıyordur hatta belki kameraları bile bu tuttu.
@instagramkullanıcısı: Bi şey dicem bence kadın cidden rahatsız ve siz dikkat çekmek demişsiniz yüzünden her şey anlaşılıyor kadının bas baya ağrısı var işte.
Şaşkınlıkla haber başlığını okuyordum.
Yine beni linçlemek için bir şeyler uydurup inanmışlardı. Başımı iki yana sallayıp telefonu yan koltuğa attım.
Sonra aklıma gelenle tekrar alıp Emir'le ilgili bir şeyler var mı diye bakındım.
Yoktu.
Ya da kaldırtmıştı ve ben görmemiştim bilmiyorum.
Arayacağım diyip aramaması da cabasıydı.
Tüm ekiple vedalaşıp yola çıktığımda kucağımda setten aldığım sıcak su torbası vardı.
Telefonum çaldığında arayan kişiyle şaşırsam da açmıştım.
"Yenge, evde misin.?"
Serhat'ın telaşlı sesini duyduğumda kaşlarım çatılmıştı.
"Yoldayım, bir şey mi oldu.?"
Sert bir nefes verdiğinde tekrar konuştum.
"Noldu Serhat.?"
"Abimle konuştunuz mu bugün." Dedi.
"Hayır, aramadı hiç. Sizinle değil mi.?"
"Ulaşamıyoruz sabahtan beri Yusuf'la çıkıp gitmişler nereye gittiklerini de bilmiyoruz." Nasıl ulaşamıyorlardı.
"Yusuf sabah önemli bir şey oldu gelmen lazım demişti." Dedim belki işini yarar bir bilgi olması için.
"Söyleme diyoruz gidip söylüyor piç kurusu." Kendi kendine bir şeyler söylerken kendimi tutamadım ve tekrar konuştum.
"Filiz'i ara onun yanındadır abin...ha bir de abine söyle kendine avukat ayarlasın onu boşayacağım."
Serhat söylediklerime güldüğünde daha çok sinirlenmeye başlıyordum.
"Yenge o haber eski ya güncel değil kaç yıl önceki haberi yeni diye gündeme getirmişler."
Nasıl yeni değil.
"Bu da abinizi aklamanın yeni yolu mu.?"
"Allah Kuran çarpsın eski fotoğraf tarihini atayım sana birazdan."
Boşuna mı küfür etmiştim Emir'e.
"Atıyorum sana tarihleriyle birlikte...bu arada iyi misin haberleri okudum eğer kötüysen gelip alalım hemen."
"İyiyim Serhat eve geldim zaten sağ ol." Dedim evin yoluna girdiğimde.
"Tamam o zaman ben abimi aramaya gidiyorum bir şey lazım olursa haber verirsin."
"Tamam sende ulaştığında söylersin."
Kapattığımda eve gelmiştim bile. Arabadan inip bahçe kapısından girdiğimde karşımdaki lüks eve baktım.
Fazla büyüktü.
Büyüktü ve ben evimdeymiş gibi olan sıcaklığı hiç hissedemiyordum. Sadece bir kaç haftadır Emir sayesinde huzurla uyuyordum.
Çantamı alıp eve girerken Emir'i aradığımda anında açılan telefonla şaşkınlıkla durdum.
"Güzelim." Dedi sert sesiyle.
"Emir, neredesin.?"
"İşim var."
Sorunun cevabı bu mu.?
"Nerede işin var.?"
"Duru, işin bitti mi yavrum. Gelip alayım mı seni."
"Neredesin.?"
"Depodayım." Arkadan gelen bağrışma sesleriyle hangi depoda olduğunu anlamıştım.
"Serhat seni merak etmiş ulaşamıyormuş."
"Piç." Dedi ağzının içinden sinirle.
Bir şey mi olmuştu aralarında.
"Hava yağmurlu birazdan yola çıkacağım bir iki saate evde olurum bir tanem. İyi misin sen.?"
Sanırım haberleri görmemişti.
"İyiyim, sen iyi misin.? Neden sesin sinirli geliyor."
Odamın kapısını açtığımda üzerimdeki kıyafetleri çıkartıyordum.
"Siktiri boktan işlerle ilgileniyorum. Telefonu elime alamadım, arayamadım seni de."
Bir şey demeyip yatağa uzandım.
"Ağrın var mı ilaç içtin mi.?"
"İçtim merak etme." Dedim canlı bir sesle.
"Tamam güzelim ben çıkıyorum şimdi iki saate evdeyim."
"Dikkatli gel öpüyorum."
"Öpüyorum bende bebeğimi." Diyip benim kapatmamı beklediğinde hemen kapatıp sabah çıkan haberine tekrar baktığımda gerçekten de eski fotoğraf olduğunu anlamıştım.
Serhat söylemese sinirimden anlamazdım ama şu an her şey kabak gibi ortadaydı.
Eskiydi fotoğraf.
Bizimle olduktan sonra Filiz'e bir daha işi olmaz.
Olmazdı ama konu başka kadınlar olunca kör oluyordum neredeyse.
Telefonum tekrar çaldığında Emir'in tekrar aradığını görünce hemen açtım.
"Emir."
"Fotoğraflar eski, yeni gibi haber yapmış amına soktuklarım."
Sinirliydi.
"Ağrın varmış niye yalan söylüyorsun Duru. İyi misin gerçeği söyle."
"Biraz var." Dediğimde sert bir nefes alıp vermişti.
"Gitme dedim sana dinlemiyorsun...kızlara söyledim sana çay hazırlıyorlar iç onu ağrını alacak."
"Şu fotoğraflara bak hepsinde ağrın var." Şu an hem benimle konuşup hem de çıkan haberlere bakıyordu sanırım.
Yeni görüyordu.
Boşuna küsüp sonra barışmıştım.
"Yavrum."
"Efendim." Dedim hemen.
"Haberlere canını sıkmadın değil mi.? Yalan haber fotoğraflar eski yeni değil eve gelince Yusuf gösterecek sana eski fo.."
"Biliyorum Emir açıklama yapma eski diyorsan eskidir."
Sağ ve sol melekler şok. Serhat söylemese evi adamın başına yıkacak kıza bak sen.
Beyaz yalandan bir şey olmazdı.
Emir söyleyince ilk defa öğrenmiş gibi yapmaya devam ettim.
Kapı kapanma sesi duyduğumda arabaya bindiğini anlamıştım.
"Yola çıkıyorum bir iki saate yanındayım güzelim."
Onu onaylayıp kapattığımda dediği gibi odama çay getirmişlerdi. İçtikçe kesilen ağrımla yavaş yavaş mayışıyordum ama titreyen telefonum buna izin vermiyordu.
Hem mesaj geliyordu hem de sosyal medyadan bildirim.
@EKOZAEKİBİ
YAŞADIĞI SAĞLIK PROBLEMİNE VE OLUMSUZ HAVA KOŞULLARINA RAĞMEN ÇEKİMİ İPTAL ETTİRMEDEN DEVAM ETTİREN DURU AKSOY'A BUGÜNKÜ GÜLERYÜZÜ VE ANLAYIŞI İÇİN TEŞEKKÜR EDER, MEDYAYA YANSITILAN FOTOĞRAFLARIN VE HABER BAŞLIKLARININ TAMAMEN YANILTICI OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM. YAPTIĞIMIZ MUHTEŞEM VE KEYİFLİ ÇEKİMLERİ EN KISA ZAMANDA YAYINLAYACAĞIMIZI BELİRTMEK İSTERİM.
689.936 beğenme 36.628 yorum
@duruaksoy: Tüm ekibe kocaman ♥️
@ruyaltin: Ablam bin yaşına da gelse taş taş
@instagramkullanıcısı: Böyle arkasında duracaksın işte.
@instagramkullanıcısı: Magazin zort.
@instagramkullanıcısı: Hani kız kaprisliydi fotoğrafı bile beğenmiş.
@instagramkullanıcısı: kuduranlar oldu dedi olabilir.
@instagramkullanıcısı: hamile mi değil mi?
@instagramkullanıcısı: Çıkan haberlerden sonra hemen koruma postu gelmiş helal olsun.
@instagramkullanıcısı: Olayyyy
@instagramkullanıcısı: Bu ekip ilk defa birisi için profesyonel olmayan fotoğraf attı fark ettiniz mi.? Demek ki Duru çok tatlı.
@instagramkullanıcısı: Helal olsun kız reglymiş bence.
@instagramkullanıcısı: Hani kaprisliydi gayette eğlenmişler.
@instagramkullanıcısı: Emir boşa bunu nolur
@instagramkullanıcısı: Filiz daha güzel
@instagramkullanıcısı: Arkadaşlar ben exime yazmaya gidiyorum.
Mutlu olmuştum paylaştıkları yazıya.
Linçleri ve yalan haberleri önlemek için hemen paylaşım yapmaları çok tatlıydı.
Emir'in gelmesine biraz kalmışken aşağıya indim. Açelya'yla biraz dedikodu yaptıktan sonra televizyonu açmıştım.
Evde neredeyse televizyon hiç açılmıyordu.
Ne Emir ne de ben çok nadir bakıyorduk ama belki bugün film izleyebilirdik.
Emir'in odasında da var.
Belki orada izlerdik.
Kanalları geçerken fotoğrafımı gördüğüm gibi durdum.
Battaniyeme sarılıp magazin programında durdum. Akşam yayınıydı.
Emir hakkında konuşuyorlardı.
"Emir Aksoy gibi bir adamın uzun süre evli kalacağını düşünmemiştim zaten. Kendisinin yıldız haritasına baktığımızda da bunu görüyoruz. Burada olan Duru Altın'a olmuş gibi görünüyor."
Bir başka kadın konuştu.
"Öncelikle düzeltme yapmamız istendi Duru Altın değil Duru Aksoy. İkinci olarak neden bir şey olsun ki Suzan. Kadının bir yılda anlaşma imzalamadığı marka kalmadı bunların hepsi Emir Aksoy sayesindeydi...kocası sayesinde onunda ufak bir serveti oldu zaten Emir Aksoy gibi bir adamla evlenen kadınların istedikleri tek şey paradır o yüzden görev başarılı." Resmen canlı canlı dedikodumun yapılışını izliyordum.
Kadınları dinlerken gelen sesle beraber telaşla dışarıya baktım.
Bardaktan boşalırcasına yağmur yağmaya başlamıştı.
Gelen sesle bakışlarım tekrar televizyonu buldu.
"Duru Altın'ın babası zaten zengindi neden para için evlendi ki.?" Bu sefer hiç konuşmayan bir kadın konuşmuştu.
Toplam üç kişiydiler zaten.
"Para dediğime bakma güç, statü, şöhret bunların hepsine sahip oldu kızımız. Baksana dünyaca ünlü mankenlerin arasında kendisini ayırt edemedik...neden.? Çünkü kocasına ve kocasının gücüne şöhretine güveniyor."
"Ne saçmalıyorsunuz siz ya." Diyip dinlemeye devam ettim.
"Açık ilişki yaşadıklarını düşünüyorum."
"Özellikle Emir Aksoy'un eski aşkı Filiz Er ile yakınlaştığını ispat edebilirim."
Gözlerimi kısmış konuşan sarışın kadını dinliyordum.
Hava birden aydınlandığında korkarak ayağa kalktım ve camdan biraz uzaklaştım.
"Emir Filiz gibi bir kadına hayır diyemez." Dedi ilk başta konuşan kadın.
"Ama karısı da çok güzel. Bana göre Duru Aksoy'un aurası ve kendisi Filiz Er'den çok daha çekici."
"Evet bencede Duru daha güzel bir kadın. Sadece fiziksel olarak söylemiyorum duruşu konuşması mıç mıç olmaması aslında tam Emir gibi bir adamı kaldıracak kadın profili."
Beni öven iki kadınla tedirgin bir şekilde dışarıya bakıp bir yandan da onları dinliyordum.
"Yapmayın kızlar aynı Duru'dan mı bahsediyoruz. Bir kere Filiz Er, Emir Aksoy'a değil kendine güvenen bir kadın. Her yere kendi adıyla giren birisi ama Duru kocasının arkasında duran ve her şeyi Emir Aksoy'un yardımıyla yapan birisi...Zaten Emir Aksoy, Filiz'in bu hallerine aşık. Anlatmak istediğim buydu. O, Emir Aksoy'a muhtaç değil ama Duru sanki kocası olmadan bir şey yapamayacakmış gibi bir vibe veriyor...korunmaya muhtaç bir kadın gibi demek istiyorum ama Filiz tam tersi gittiği yeri yakan bir kadın.."
Diğer kadın başını olumsuz anlamda sallayarak tekrar konuşmaya başladığında artık neredeyse televizyonun dibindeydim.
Korkmuştum şimşeklerden.
"Şöyle bir şey söyleyeyim..Emir bey eski nişanlısını sevdi ama Duru Aksoy'a aşık oldu. Bir Filiz'le olan fotoğraflarına bakın bir de eşiyle olan fotoğraflara...açın şu an karşılaştırın. Eşi için neler yaptığı mutlaka sizinde kulağınıza geliyordur kızlar, Emir Aksoy sizce birisi için bunları yapar mı.? Ya da Filiz Er için yaptı mı.? Hayır. Öncesini bilmiyorum ama şu an eşine deli gibi aşık bir adam var."
Beni kötüleyen kadının yanında duran kişi katıldığını belli eder gibi başını sallıyordu.
"Ayrıca iki yıldır asla bir çapkınlık haberi gelmedi. Haberler çıktı ama hepsi yalan haberdi teyitlendi de zaten..önceden olsa biz burada her gün Emir Aksoy'un gece hayatını ve mekandan ayrıldığı kadınları konuşurduk ama adam duruldu..hatta bitirdi komple."
"Aile babası mı oldu yani birden bire."
Evet dedim içimden.
"İşiniz gücünüz yok anca milletin hayatlarını kurcalayın." Diyip kumandayı aramaya başladığımda battaniyemi alarak üzerime attım.
Ayakta duruyordum.
"Duru hanım biz çıkıyoruz efendim."
Kapıya baktığımda hemen başımı salladım.
"İyi akşamlar çok teşekkür ederim çay için."
"Ne demek efendim iyi akşamlar." Gitmişti.
Kadınlar hala beni kötülerken etrafımda dönüp kumandaya bakındım.
"Neredesin ya."
"Buradayım güzelim." Duymayı beklemediğim ses konuşunca neredeyse sıçrayarak ona bakmıştım.
"Emir."
Kapıya yaslanmış bana bakarken hızlı adımlarla ona doğru yürüyüp hemen kolları arasına girdim. Battaniyeye sarılı bir şekilde beni kucağına aldığında gülmüştüm.
"Beni kendine daha fazla aşık etmeye mi çalışıyorsun." Boynumdan öptü.
"Evet." Dedim yüzüne dokunup.
"Başarıyorsun."
Güldürmüştü cevabı.
"Ne kadar çok seviyorsun." Bu sefer gülen o'ydu.
"Gökyüzündeki yıldızları sayabildiğin gün, sana olan sevgimin sınırını da öğrenebilirsin güzel bebeğim."
Gözlerimi kapatıp ellerimi ve başımı geriye doğru sarkıttığımda bayılmış gibi yapmıştım ve Emir bunu anlayarak kahkaha atmıştı.
Biraz düşmüş olabiliriz.
Biraz.
Boynumu öperken ben de onun gibi gülüyordum.
"Film izleyelim mi.?" Dedim aklıma gelen şeyle.
"Filmi siktir et daha iyi şeyler yapabiliriz."
Omzuna sertçe vurduğumda şaşkınlıkla baktı.
"Terbiyesiz misin.?"
"Ben sadece akşam yemeğini belki dışarıda yiyebiliriz diyecektim ama aklındaki şeyi de merak etmedim değil." Dedi gülerek.
"Benim aklımda da akşam yemeği vardı." Cevabım onu daha çok güldürmüştü.
"Tamam benim güzelim ne diyorsan o." Yüzümü onun boynuna gömdüğümde merdivenlerden çıkmaya başlamıştık.
Yani o başlamıştı ben de kucağında olduğum için otomatik olarak onunla gidiyordum.
"Gel buraya hadi biraz sarılayım sana." Yatağın karşısındaki televizyonu ayarlamaya çalışırken o yatağa yatmış bana bakıyordu.
"Yapamadım ben bunu." Yataktan kalkıp yanıma geldiğinde ayaklarımın yerden kesilmesi bir olmuştu.
Boynumdan öpüp yatağa bıraktıktan sonra televizyonu kendisi ayarlamaya gitti.
"Kenardaki düğmeye bassana yavrum."
Yapmıştım ve televizyon açılmıştı.
Emir yanıma gelip uzandığında beni kolları arasına almıştı.
Ve ben onun kolları arasında ilk defa dışarıdaki yağmurdan ve gök gürültüsünden korkmadan açtığımız romantik filmi izleyerek uyuyakalmıştım.
Uzaktan duyduğum alarm sesiyle huysuzca kıpırdanıp kolumu Emir'in olduğu tarafa attım ama aradığım kişiyi bulamadım.
Gözlerimi tamamen açıp ışığa alıştığımda da odanın kapısı çalmadan ve hızlı bir şekilde açılmıştı.
"Ablaların en güzeli.!" Rüya koşarak yatağın üstüne atladığında omzuna vurup yüzümü buruşturdum.
"Kapı çalmak nedir biliyor musun.? Hem ya odada Emir olsaydı Rüya."
"Eniştem üç saat önce çıktı birlikte kahvaltı bile yaptık sonra senin uyanmanı bekledik ama uyanmadın. Emir abi ablan uyanınca beni arasın dedi."
Hızlı hızlı konuştuğunda bir ara otomatiğe bağladı sanmıştım.
Gözlerim kenardaki dijital saate takıldığında öğlen olduğunu görünce şaşırarak hafifçe doğruldum ve Rüya karnıma yattı.
"Abla ben bugün Begüm'lerde kalabilir miyim.? Ama hemen hayır deme."
"Kaç dakika sonra diyeyim.?"
Oflayarak başını karnımdan kaldırdığında onun bu haline gülüyordum.
"Sana konum atarız, annesinin numarasını da alırsın lütfen."
Saçlarını okşayarak kendime çektim ve sıkıca sarıldığım bebeğime.
"Begüm esmer olan Begüm mü.?" Başını salladı hemen.
Saçlarından öptüm.
"Annesiyle konuşayım gidersin aşkım." Yatakta ayağa kalkıp bağırdığında bacağıma zıplayacak diye kenara kaymıştım.
Manyaktı benim kardeşim.
"Ya sen varya..sana bir şey diyeyim mi.? Özge ablamdan daha çok seviyorum seni." Sesli bir şekilde güldüğümde o başını sallıyordu.
"Sen fazla mı yalaka oldun bu ara yoksa bana mı öyle geliyor."
"Nayn abla nayn." Yaptığı şiveyle sesli bir şekilde kahkaha atmıştım.
"Özge ablam aradı, Şevval diye bir kızda toplanmışlar bizi de çağırdılar. Ben gitmem ama sen git mutlaka gelsin dedi."
Gözlerimi kıstım.
Şevval'i bir kaç haftadır görmüyordum.
"Ha bir de Açelya abla'yı'da çağırdılar...abla.!" Eliyle ağzını kapatıp bağırdığında korkarak ona bakıyordum.
"Noldu.?" Dedim elini tutarak.
"Abla tövbe haşa ama yoksa bunlar toplanıp ayin falan mı yapacaklar çok ısrar ettiler ablanlar gelsin diye."
Gözlerimi devirip yataktan kalktığımda peşimden geliyordu.
Banyo kapısını kapatacağım sırada kapının önünde durmasıyla ona baktım.
"Sen gitmesin mi acaba ben bunlara hiç güvenemedim zaten cadı gibi bir şeyler...ay yoksa bunlar tarikata üye falanlar mı.?"
Ona tekrar gözlerimi devirip kapıyı suratına kapattıktan sonra işlerimi halledip çıkmıştım.
Rüya odada yoktu.
Emir kıyafetlerimi buraya taşıttığı için dolaptan bir şeyler seçerek aşağıya indim. Bir yandan da Emir'i arıyordum ama ulaşamıyordum.
Ablamı aradım.
Şevval'lere gelmemi ısrarla söyleyince Rüya'yı Begümlere bırakıp ablamların attığı konuma gittim.
Kapıyı çaldığım an açılınca Şevval tüm güler yüzüyle beni karşılamıştı.
"Nasılsın." Ceketimi kenardaki dolaplara bıraktığımda konuştum.
"İyiyim sen nasılsın." Ona öğrendiklerimden sonra kötü davranmak istememiştim.
Kaan'dan kurtulmak için Emir'le beraberiz demişti ve inandırıcı kılmak için medyaya da haber yaptırmıştı. Yani ablam böyle söylemişti.
Yanlarında ben varken Emir'e yaptığı ve söylediği şeyleri de benim ve Emir'in hislerini anlamak için yapmışlar. Yine ablam ve ikisinin planıymış yani.
"İyiyim, gel hadi kızlar içeride."
Onu takip ederken hepsi görüş açıma girmişti.
Sinem ve Ablam karınlarına bakarak bir şeyler tartışırken Betül'de onlara gözlerini deviriyordu.
"Duru geldin mi.?" Ablam oturduğu yerden kalkıp yanıma gelmişti.
Yok gelmedik.
"Ekipte tamam olduğuna göre gidiyoruz.!"
Kaşlarımı çatarak onlara baktım.
"Nereye."
"Dağ evine." Sinem konuştuktan sonra yanıma gelip bana sarılmıştı.
"Niye, siz gidin ben gelemem." Dediğimde tekrar telefonumu kontrol ettim.
Evden çıkalı neredeyse üç saat olmuştu ama Emir hala dönmemişti.
"Bir değişiklik olur dedik Duru, hem çocuklara söylemeyeceğiz...sabahtan beri hiçbirine ulaşamıyoruz. Bir kere de onlar bize ulaşamasın." Betül'ü dinledikten sonra söylediği şeyleri ikna oluyor gibiydim.
Hepsi bana bakarken planı bozan kişi olmak istemedim.
Emir'i korkutmak içinde kabul ettim desene.
Alakası yok.
"Tamam gidelim." Hepsi sevindiğine dair sesler çıkartırken çok vakit kaybetmeden evden çıkmıştık.
Açelya'ya da konum atmıştım. Orada buluşacaktık.
Rüya'yla konuşup haber verdikten sonra market alışverişini de yapıp tekrar yola çıkmıştık. Baya uzaktı.
Dağ evine geldiğimizde hep beraber aldıklarımızı yerleştirip salona geçmiştik.
Gerisi çok hızlı gelişmişti.
Şevval ortaya güzel bir şarap açtığında hepimiz bardaklarımızı uzatıp istediğimizi belli etmiştik.
Açelya masanın üstünde dans ederken bir yandan içmeye hala devam ediyordu.
Yüksek müziğe kendimizi kaptırıp eğlencemize bakıyorduk.
Şevval ve Betül'de koltuğa çıktıklarında biz masada onlar koltukta hafif çakırkeyif bir şekilde dans ediyorduk.
Masadan inip yere oturduğumda mutfağa gidip herkese su getirdim.
"Kimse telefonunu açmadı değil mi.? Burada olduğumuzu bilemeyecekler." Sinem konuşmuştu.
Betül'e bakmıştı özellikle.
"Söylediğinizden beri kapalı işte hiç açmadım.." Betül'ün konuşmasını dışarıdan duyduğumuz ses bölmüştü.
Tam müzik geçişte kısıldığı sırada büyük bir devrilme sesi gelmişti. Muhtemelen müzik açık olsaydı duymazdık ama diğer şarkıya geçeceği sırada sessizlik olunca duymuştuk.
Korkuyla gözlerimi açıp ayağa kalktığımda kızlarda aynı şekilde ayağa kalkmıştı.
"Sakin olun bakıp geleyim."
Şevval tek başına ilerlemeye başladığında onu tek göndermemek için peşinden gittim. Elime kenarda duran şömine demirini aldığımda sessiz adımlarla yürüyordum.
"Açıyorum." Diyip bana baktığında dış kapıyı hızla açmıştı.
Ben de elimdeki demirle birlikte önde duruyordum.
Başımı uzatıp dışarıya baktığımda etrafta kimse yoktu.
"Sen dur bir de ben bakayım." Şevval yanımdan geçip hafifçe dışarıya çıkıp kontrol ettiğinde gülümsedi.
"Kimse yok hayvan falandı galiba..korktum ne yalan söyleyeyim." Diyip kapıyı kilitledikten sonra içeriye geçmiştik.
Betül ve Açelya merakla bize bakarken Şevval onları sakinleştirecek cümleleri kurmuştu.
"Kedi köpekti galiba kontrol ettim kimse yoktu."
"Emin misiniz Şevval bak telefonları da kapattık kimsenin haberi yok burada olduğumuzdan öldürüp atsalar bok yoluna gideriz."
Betül konuştuğunda kalbim korkuyla attı.
Diğerleri de korkmuştu.
Bunu hiç düşünmeden buraya gelmiştim.
"Modumuzu düşürme Betül ne olacak Allah aşkına."
Müziği tekrar açmıştık ama hepimizin içine kurt düşmüştü.
"En azından telefonumu açayım..mesajlara cevap vermem merak etm..."
Evin kapısı gürültüyle çaldığında Betül'ün ikinci kez konuşması bölünmüştü.
Şevval yine hepimizden önce ayaklandığında ben tekrardan şömine demirini alıp sivri tarafını kapıya doğru çevirmiştim.
"Bilal'i arıyorum." Betül telefonunu açıp kocasını ararken bizde kapıyı dinliyorduk.
Çelik kapıyı açamazlardı ama yine de korkuyordum.
"Kim o.!?" Şevval bağırdığında ses gelmemişti.
Açelya koluma dokunduğunda hemen ona da bir tane demir verdim.
"Bilal dağ evindeyiz kapıda birileri var....bilmiyorum gel hemen lütfen. Bilal...bir şey olmaz değil mi.? Bilmiyorum kim olduklarını...yanımda hepsi."
Kapı tekrar gürültüyle tıklatıldığında bir şeyler olacağını anlamıştım.
Betül ağlayarak elindeki telefonu bana uzattığında kaşlarımı çatarak aldım.
"Bilal." Dediğimde gün boyu duymak istediğim sesle nefeslendim.
"Benim, sakın kapıyı açmayın geliyorum...kapıyı açmadan kilerin içindeki dolaba saklanın Duru.!" Bağırıyordu ve nefes nefeseydi.
Kapının zorlanma sesiyle Şevval telaşla yanımıza geldi.
"Kapıyı zorluyorlar." Der demez bağırma sesi gelmişti.
"Kızlar kilere girsin...kapının kenarında gizli bölme var sen oraya saklan hemen.!"
Emir böyle der demez Bilal'in arkadan bağırma sesleri gelirken Emir onu susturmuştu.
"Duru hemen dediğim yer bul ve sa.."
"Korkuyorum."
Bir kaç metre yürüyünce ses gelmeyen telefon kapandığında ekrana baktım. Çekmiyordu.
Kızları da alıp kilere girdiğimde telefonu cebime koydum. Onları bırakıp Emir'in dediği yere giremezdim.
"Duru ver şunu sen geç." Şevval elimden demiri alıp kapıya doğru gittiğinde onu tuttum.
"Saçmalama Emir kilere girin dedi."
"Bir araba adam var Duru gördüm." Sesi o kadar çaresiz çıkmıştı ki oturup ağlamak istedim.
"Onların hepsini korkutup kaçıramayacağına göre gir şuraya Şevval." Kolundan tutup kilere girdiğimizde sessizce kapıyı kilitledik.
Betül ağlıyordu.
Şevval onu sakinleştirmek için kısık sesle konuşurken evin kapısı gürültüyle açılmıştı.
Kıramazlar dediğim kapıyı kırmışlardı.
Nefesimizi tutmuş beklerken bedenim titriyordu.
"Dağılın getirin şunları."
Şevval'le göz göze geldiğimizde uzanıp elimi tuttu.
"Emir Aksoy'un eşini getirin sadece."
Nefes alışverişlerim sıklaştı.
Hayatını mahvedeceksin yapma Duru.
Emir'in söyledikleri geliyordu aklıma.
Bu yüzden benimle evlenmek istememişti. Çok düşmanım var demişti ama benim başka çarem yoktu.
Kilerin yanına gelen adım sesleriyle kızların hepsi kolumu tuttu.
Biliyorlardı bana bir şey yapacaklarını.
Açelya sıkı sıkıya bana sarılmışken kilerin kapısı zorlandı.
"Abi burası kilitli."
"Açın.!"
Kalbim çok hızlı atıyordu.
"Bir şey yapamazlar merak etmeyin...hem Emir yolda geliyor." Duymalarından korkmadan konuştum çünkü zaten kapıyı kırıyorlardı.
"Korkma bizde saldıracağız onlara."
Hepsi demirleri kapıya doğru tutarken ben en arkadaydım.
"Gir şu dolaba senin başka bir yere saklandığını söyleriz." Şevval'in planıyla küçücük dolabı açtılar ama girmedim.
Kapı açıldığı an kulağıma bağırışma sesleri dolduğunda bir anda kolumdan tutulup çıkartılmıştım.
"Alın şunları yan odaya kapatın."
"Caner Emir seni yaşatmaz yapma.!" Şevval adamı tanıyordu.
Adam güldü.
"Karısı ölünce o yaşayabilecek mi.?"
Konuşan adamla göz göze geldiğimde önce uzun siyah hırkama ve baştan aşağıya bana baktı. Üstümde krem rengi kısa pijama takımım vardı ve karşımdaki adam aç gözlerle bana bakıyordu.
Şevval adama bağırarak bir şeyler derken Betül onu tutan kişilerden kurtulup adama doğru vurmaya çalıştığında herkes silahlarını çıkarttı.
"Götürün." Dediğinde kızlar çığlık çığlığa yan taraftaki odaya kilitlendi.
Kapıya vuruyorlardı ama açsalar bile önünde dört adam bekliyordu. Karşımdaki adam bana bakıp sırıttığında ellerini ovuşturdu.
"Duru Aksoy sonunda tanışabildik."
Konuşmadığımda gözlerini kısıp baktı.
"Kocanın kardeşime ne yaptığını biliyor musun.?"
Sinirlenmişti.
"Kardeşimi alnından vurarak öldürdü.." Silahını eline aldığında korkuyla gözlerimi kapattım.
"Korkma korkma o şekilde zarar vermeyeceğim sana. Benim başka yöntemlerim var."
Daha çok korkmuştum.
Emir buraya bir saatten önce gelemezdi.
"Ali getirin şuradan kesici bir şeyler."
Oturduğum yerden kalkmaya çalıştığımda arkamdan birisi belimden tuttu.
"Sakin." Diyordu adının Caner olduğunu öğrendiğim adam. Yüzüme dokunduğunda başımı yana çevirmiştim.
Yanımda Betül'de vardı. Onu'da burada tutuyorlardı.
Beni tutan adamın kolları gevşediğinde korkuyla ileriye doğru atıldım ama bu hamlem kapıdan giren adamlarla engellenmişti.
Arkamızdaki adam eğleniyor olacak ki gülüyordu.
Sesimi çıkartmadım.
"Güzelim biraz sabırlı ol...bekle." Koltuğa oturtulduğumda adamları başıma silah tutuyordu.
"Bağlayın ellerini ayaklarını....Emir Aksoy yaklaştığında söylesin çocuklar."
Planları neydi hiçbir şey anlayamıyordum. Elimi neredeyse çıkacakmış gibi atan kalbimin üstüne koymaya çalıştığımda engellendi.
Caner denilen adam Betül ve beni salonda tutarken diğerlerini odaya kilitlemişti.
"Emir Aksoy'a öyle bir tuzak kurdum ki...eve yaklaştığı an dünyasını başına yıkacağım." Kahkaha atmıştı.
Gözlerim dolu dolu etrafa bakınırken kaçmak için yollar arıyordum ama yoktu.
"Görelim bakalım kim büyükmüş Emir Aksoy."
Adam salondan çıktığında ağlayan kadına takıldı gözlerim. Betül onlara bir şey olacak diye ağlamaya başlamıştı.
Ben de ondan farksız değildim.
"Gelmesinler Duru bir şey yapalım."
Adamlar ellerimizi bağlamışken ve başımızdan ayrılmazken hiçbir şey yapamazdık. Odadan yükselen bağırma sesleriyle yanımızdaki adamların birisi kalkıp oraya gitmişti.
Caner denilen adam telefonla konuşurken ve salonda başka ses çıkmazken neredeyse bir saat geçmişti ve adamlar yavaş yavaş hareketleniyordu.
Sadece Emir'i düşünüyordum.
"Karısının ayaklarındaki ipleri çözün."
Caner adamlarına bir şeyler söyleyip evden çıkınca ayağa kalktım ve hemen Betül'ün arkasına geçip bağlı ellerimle ellerindeki ipi çözmeye çalıştım ama açamıyordum.
"Duru, gelmesinler uyar dışarıya çık gelmesinler.!"
"Tamam bir şey olmayacak gidiyorum." Dedim sesimdeki korkuyla. Kendime söylüyordum bunu.
Bir şey olmayacak.
Betül'ü bırakıp nefes nefese kapıya gittiğimde kilitli olmasıyla zor da olsa pencereden çıkmıştım. Ellerim hala bağlıydı.
Son gücümle çıplak ayak dışarıya doğru koştum.
Emir'leri yakalarsam uyarabilirdim ve bir şey olmazdı.
İleriden eve doğru son sürat gelen arabaları görünce bende bağlı ellerimle onlara doğru koşuyordum. Emir'in arabasından gelen korna seslerinden sonra ardında o indi ve hemen durup bana doğru koşmaya başladı.
Bu seferde Bilal kornaya basıp eliyle bir şeyler yapmaya başlamıştı.
Niye kornaya basıyorlardı.
"GELME.! DUVARIN DİBİNE GİT.!" Emir bana bağırınca adımlarım durdu.
Arabalarla daha fazla giremiyorlardı çünkü yolu kazmışlardı.
"Emir size tuzak kur.! " Dediğimde Bilal hala kornaya basıyordu birini uyarmak ister gibi.
"DURU DUVARA GİT.!" Çukurdan atlayıp bana doğru koşarken korkuyla tekrar ona doğru koşmaya başladım.
Emir'de tüm hızıyla bana koşuyordu.
"ATEŞ ETME ÖLDÜRÜRÜM SİZİ.!" Emir arkamda kalan evin çatısına bakarak bağırdığında aynı anda bedenime saplanan acıyla dizlerimin üstüne düşmem bir oldu.
"DURU.!"
Bilal'in de sesini duyduktan sonra kulaklarım uğuldadı.
"DURU..." Bir kaç dakika sonra bedenime dokunan ellerle gözlerimi hafifçe açtım.
Beni göğüsüne doğru çekerken ellerimi çözmeye çalışıyordu.
"Geldim..geldim. Geldim güzelim." Ellerimdeki ipi çözemediğinde Bilal yapmaya başlamıştı.
Tekrar silah sesi duyduğumuzda beni kolları arasına alan adam hızla bedenime doğru kapandı.
Emir nefes nefese vurulduğum yere bakmaya çalışırken acıyla inledim.
"Emir." Çözülen iplerle beraber elimi karnımın kenarına attım.
"Dokunma.! Dokunma bir şey yok...dokunma." Beni kucakladığında acıyla sızlandım.
"Tek bir kişi sağ kalırsa hepinizi gebertirim.!" Kime söylediğini bilmiyordum ama konuştuktan bakışları bir saniye bile benden ayrılmamıştı.
Tuzak benim vurulmamdı.
Emir'in gözleri önünde vurulmamdı.
BÖLÜM SONU
BÖLÜM NASILDII.?
Sahte Ve Gerçek 100 bin olduğu için sınır dolmadan bölümü attım bebeklerim.
Diğer bölümün alıntısını ya whatsapp kanala atarım ya da instagram hesabıma.
instagram (@minabuse_)
Bu arada neden yorumlar ve oylar düşük 🥹 böyle olunca bir tık motivasyonum düşüyor açıkçası.
Oy sınırı 700
Yorum sınırı 300
Sizi seviyorum.
Bölüm etkileşimi
