Sahte ve Gerçek kitap kapağı

41. bölüm / 47

Sahte ve Gerçek

40. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Buse Mina

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 47Şu an: 40. BÖLÜM

Oy sınırı 1.2k
Yorum sınırı 600

Alıntı için beni instagram hesabımdan takip etmeyi unutmayın.
Hesabım: minabuse_

KEYİFLİ OKUMALAR

"Çabuk hastaneye gidelim..Yusuf.." Diyordu annem.

"Emir."

Emir benim bir yerim kırılmış mı diye kontrol ederken alnımdan akan sıcak sıvıyla kalbim sızladı.

Ona bir şey olmuş mudur.?

"Emir." Ağlamaya başladığımda hıçkırığımda eklenmişti.

"Bir yerini çarptın mı.? Ağlama konuş Duru bir yerin acıyor mu.? Elini ver." Vermedim.

"Emir ben hamileyim." Bana telaşla bakan adamın hareketleri durduğunda daha çok ağladım.

••••

"Bir şey yap...gitmesin nolur..ben istiyorum onu nolur Emir." Hıçkırıklarımın arasından bir şeyler söylemiştim.

Emir kahrolmuş bir ifadeyle bana bakarken kollarını hızla bacaklarımdan geçirip kucağına almıştı.

"Emir bu.."

"Arabayı son hızda kullanmazsan kendini öldür." Yusuf'a söylüyordu.

Ne ara gelmişti.

Ben ağlayarak onun boynuna sarılırken Yusuf binmemiz için arabanın arka kapısını açmıştı.

"Çabuk." Dedi titrek bir sesle.

Saçlarımı alnımdan çektiğinde ona bakarak ağlıyordum.

"Bir şey olmasın ben istiyorum onu." Emir'in tüm vücudu titrediğinde Yusuf arabayı son hızda kullanıyordu.

Hıçkırarak ağlarken Emir bana ve karnıma bakıp duruyordu.

"Hamilesin."

"Hamileyim.!" Yüzüne doğru bağırdığımda gözlerini kapatıp elimi sıkıca tuttu.

Yusuf'tan da şaşkınlık dolu bir nida çıkmıştı.

"İstemediğin bebek karnımda..karnımdaydı." Hıçkırdım.

"Ağlama bir şey yok."

"Gitti." Dedim ağlamalarımın arasından.

Sarsılarak ağlarken o bir kanayan alnımı bir de karnımı tutuyordu.

"Hamile." Diyordu sürekli. Sessiz söylüyordu ama ben duyuyordum.

Araba sonunda durduğunda Emir beni kucaklayarak hızlı bir şekilde dışarda bekleyen ekibe doğru koşmuştu.

Yusuf yoldayken aramıştı.

"Karım hamile kanaması var galiba .!"

Kanama hissetmemiştim ama şu an panikten dolayı emin değildim.

"Emir." Annemin sesini duymuştum ama sedye hızlı gittiği için bakamadım.

Bir odanın önüne geldiğimizde Emir'i uyardılar.

"Sadece hastayı alabiliyoruz."

Başımı iki yana sakladım.

"Kocamda gelsin." Elini bırakmadım.

"Duru hanım sizi te.."

"Korkuyorum Emir'de yanımda olsun." Hem ağlayıp hem de konuşuyordum.

Önünde durduğumuz odanın kapısı açıldığında sarışın bir kadın çıkmıştı.

"Neyi bekliyorsununuz Suzan, hasta hamile merdivenlerden düşmüş hızlı olun."

Doktor içeri girmemiz için kapıyı açarak konuştuğunda hemşire de konuştu.

"Hocam hasta yanında eşini istiyor."

"Gelsinler." Dedi kadın.

Kadın doğum katında olduğumuz için hızla kontrole alınmıştım.

Sarışın orta yaşlardaki kadın eldivenlerini takıp ultrasonu açtığında karnıma jel sıkmıştı.

"Bir şey yok ağlama lütfen...şimdi bakacağım..kanaman yok bu iyi bir şey." Jelin soğukluğunu bile hissedemeyecek kadar korkuyordum.

"Tamam annesi sakin ol bebeğin burada...bir sorun yok." Emir dizlerinin üzerine çökmüş elimi dudaklarında tutarken korkuyla ekrana bakıyordu.

Kadın bebek burada dediğinde nefesini verip elimin üstünü öpmüştü.

"Yaşıyor mu.?" Dedi boğuk sesiyle.

"Yaşıyor mu değil...daha önce kontrole gittiniz mi.?" Dedi ikimize de bakarak.

"Dün öğrendik." Dedim hala ağlarken.

"Bebekler iki aylık." Başımızı sallarken Emir'le beraber ekrana bakıyorduk.

"İyi mi şu an." Dedim yutkunarak.

Kadın gülümseyerek bize bakıyordu.

"İyi değil." Kaşlarımı çatıp Emir'in elini sıktım.

"İyiler."

İyiler ne yani.

"İyiler.?" Dedim anlamayarak.

"İki kese var."

Emir'in eli titrediğinde şaşkınlıkla ona baktım.

"İkiye mi bölünmüş yani bu ne demek?" Sesim yüksek çıkmıştı.

Kadın başını sallayarak gülerken ben ağlamayı kesmiş Emir'e bakıyordum.

"Bebekler ikiz demek annesi."

Bir tanesini istemiyordu şimdi iki tane olmuştu.

Dudaklarım titrediğinde başımı sedyeye bırakıp ağlamaya başlamıştım.

"İkisi de iyi mi.? Emin misiniz.?" Emir'in sorusuyla elimi yüzümden çektim.

"Niye soruyorsun.?" Dayanamayıp ağlamalarımın arasında konuşmuştum.

"Ne demek niye soruyorsun." Dedi sertçe.

"Sorma benim çocuklarımı.!" Doktor şaşkınlıkla bize bakarken hafifçe gülümsedi.

"Başınızdaki kanama için acil doktorumuz gelip kontrol edecek ben şimdilik çıkıyorum..birazdan geleceğim." Ve gitmişti.

Emir'in elini ittirdim ama bırakmadı.

"Senin çocukların.?" Dedi karnımı silerek.

"Üçü de benim." Burnumu çektim.

Derin bir nefes verip karnımı sildikten sonra ayağa kalkıp saçlarını çekiştirdi.

Dün olanları hatırlıyormuş gibi başına vurduğunda hızla doğruldum.

"Amına koyayım böyle işin."

Yine kafasına vurmuştu.

"Yapma." Dedim uzanmaya çalışarak.

"Şu an değil dediğimde hamileydin." Yine vurduğunda ayağa kalkıp elini tuttum.

Karnıma giren ağrıyla yüzüm buruştuğunda telaşla bana baktı. Kollarımdan tutup beni kaldırdığında tekrar sedyeye koydu ve yine diz çökerek oturduktan sonra elimi tuttu.

"Özür dilerim." Gözyaşlarımı sildim ama yenileri ekleniyordu.

"Beni ne kadar üzdün biliyor musun.?" Kendimi tutamadan hıçkırdığımda sarılmıştı.

"Özür dilerim...hayvanın tekiyim özür dilerim."

Ona sıkıca sarılıp ağlarken sadece özür diliyordu.

"Ağlama...ağlama Duru."

"Durduramıyorum.!" Tekrar ayağa kalkmıştı.

"Hamilesin." Dedi kendi kendine.

"İstemediğin çocuklarımıza hamileyim."

Bana döndü.

"Seni boşayac.."

"Korkuyorum.! Yine doğduklarında bir şey olur ve kucağıma alamazsam ölürüm ben.!"

Bağırdığında ağlamayı kestim.

"Alacaksın." Dediğimde yine bağırdı.

"Korkuyorum Duru.!"

"Her şeylerini görmek istiyorum...ilk ben kucağıma almak istiyorum ama alamazsam bu sefer biterim ben."

Elimle yüzümü kapatıp sessizce ağlamaya başladım.

Benim yüzümden bu haldeydi.

Gaye'nin dediği gibi travması tetiklenmişti.

Rüya'yı çok isterken onu hiç canlı olarak görmemek mahvetmişti.

"Göreceksin." Dedim sessizce.

Ellerini masaya dayamış derin nefesler alıyordu.

"Onları senden ayırmam Emir...beni üzüyorsun." Hızla bana döndü.

Gözlerini kapatıp açtıktan sonra tekrar dik konuma geldi ve yanımda durdu.

"Ağlama doktoru çağıracağım..başın kanıyor hiçbir şey söylemedi ırzını si.." Odadan çıkmıştı.

Bir kaç saniye sonra çıkan kadın başka bir doktorla beraber odaya geldiğinde kadın az önce aldığı ultrason fotoğraflarını bana verdi.

İki keseyi ben de görmüştüm.

"İyiler değil mi.? Kanamas.."

"Eşinizin kanaması yok Emir bey...bebeklerin ikisi de iyi." Odada birden kalp atışları yankılandığında birbirimize bakıyorduk.

Emir ağlamama dayanamıyormuş gibi yanıma geldiğinde alnımdan öpüp elimi tutmuştu.

"Detaylı olarak baktığımda her şey normal...hatta bebekler çift yumurta ikizi gibi görünüyor...tabi bu kesin bir bilgi değil henüz çok küçükler ama şu an için böyle görünüyor."

"Tam olarak anlayabilmemiz için 4. Ayı doldurmamız lazım."

İyi olduklarını duyunca gerisini çok dinlememiştim.

Bir değil iki bebek vardı.

İki değil üç çocuğumuz olacaktı.

Emir'in eli karnıma geldiğinde gözlerini kapattığını görünce onu öpmek istedim ama yapamadım.

Sanırım bana sinirliydi.

Ben de ona sinirliydim ama o biraz daha haklı olduğu için alttan almam lazımdı.

"Gebeliğiniz sekizinci haftayı yarılamış dokuza doğru gidiyor." Şaşkındım.

Anlamamıştım.

"Keselerden birisi bir hafta daha geriden geliyor ama bu zaten ikizlerde normal."

"Strese ya da bebeklerin rahime yerleşmesine bağlı olarak kanamanız olabilir bana ya da doktorunuza haber verirseniz zaten hemen kontrole çağırılırsınız."

"Teşekkür ederiz." Dedim kısık sesimle.

"Ben size şimdilik bir beslenme programı çıkartıyorum kendi doktorunuzla görüşene kadar uygulayabilirsiniz."

Bu hastaneye eve yakın olduğu için gelmiştik. Doktorum Arzu hanım Emir'in hastanesinde çalışıyordu.

Yani Rüya'ya hamileyken onunlaydık sanırım yine onunla devam ederdik.

"Bunlar vitaminler, bu da beslenme programı." Elindeki kağıtları Emir'e vermişti.

"İyiler değil mi sorun yok..karımda iyi."

"Hiçbir sorun yok Emir bey ben kontrollerimi yaptım üçüde iyi..Fırat bey zaten kontrol edecek o size detaylı bilgi verir."

Ve gitmişti.

Emir yanımda ayakta dururken bir kaç kere iç çekmişti.

Diğer kontrollerden sonra başıma pansuman yapılmıştı.

Bu doktorda dışarı çıkmıştı.

"Emir." Alnını sıkıyordu.

"Ölecek olsam bile onları senden ayırmam." Başı hızla bana dönmüştü.

Yine derin bir nefes verip yanıma oturduğunda omzumdan tutarak bedenimi kendine çekti.

"Çok sevindim...beklemiyordum...ne hissedeceğimi şaşırdım."

Başımı sallayıp ona daha sıkı sarıldım.

"Ben de." Diyebildim sadece.

Saçlarımdan öptüğünde neredeyse bütünleşmiştik.

"Ben de korkuyorum Emir. Doğumdan sonra yaşadıklarımı tekrar yaşamak istemiyorum."

Daha sıkı sarılıp saçlarımı okşadı.

"Özür dilerim...hamile olduğun aklıma gelmedi özür dilerim meleğim."

İkimizde şaşkınlıktan konuşamıyorduk.

Dün bu saatlerde öğrenmiştim şimdi hastanedeydik ve bir değil iki bebeğimiz olacakmış.

"Kavga edersek birisini sen al birisini ben." Göğüsü hareketlendiğinde amacım zaten onu güldürmek olduğu için başardığımdan dolayı ben de gülümsedim.

Derin iç çekip beni yan bir şekilde kucağına aldığında alnımı öpüyordu.

"Çok sevindim yemin ederim." Dedi tekrardan.

Ben de sevinmiştim ama bir yandan da korkmuştum.

"Korkuyorum." Bana sıkıntıyla bakarken elimi sakallarına attım.

"Söz veriyorum hiçbir şey olmayacak...yemin ed.." Dudağımdan öptükten sonra az önce kapattığım karnımı açıp iki kere öptü.

"Özür dilerim." Benden değil onlardan özür diliyordu.

"Özür dilerim saçmaladım.." Derin bir nefes verip başını karnıma koydu.

Saçlarını okşarken gözyaşlarım akıyordu.

Ağzımdan kaçan hıçkırıkla Emir beni hızla kolları arasına almıştı.

"Özür dilerim bir tanem...özür dilerim her şeyim."

Yine hıçkırdım.

"Senden olan bir şeyi istememem mümkün mü.?" Boynumu öpüyordu.

"Korktuğum için saçmaladım...çok mutluyum yeni bebekler için."

Burnumu çekip daha sıkı sarıldım.

"İki tane mi bebek varmış yani." Dediğimde hafifçe gülmüştü.

"İki tane daha Rüya'ya hazır değilim ben." Diyerek tekrar ağlamaya başladığımda Emir şaşkınlıkla baktıktan sonra sırtımı okşamıştı.

"Ben de varım tek değilsin meleğim."

Dudaklarım titrerken o yüzümü tutup kendisine bakmamı sağlıyordu.

Alnımın kenarından başlayarak yüzümün her yerini öpmeye başladığında ağlamam biraz durmuştu.

Tek değildim.

Beraberdik.

"İki tane." Dedi kendi kendine konuşur gibi.

"Üç çocuğumuz olacak Emir." Sanki yeni farkına varmış gibi bakıyordu.

"Hepsi kız olursa deliririm ben...yok kız olmasınlar. Değil mi.?" Onu şu an çok fena öpmek istiyordum.

"Niye.?" Dedim bildiğim sorunun cevabını sorarak.

"Her gün birinin kemiğini kırmamı mı istiyorsun.?" Gülerken yüzümü kabaca silmiştim.

Biz böyle ne yapacağımızı konuşurken kapımız tıklatılmıştı. Emir ayağa kalktığında içeriye giren doktorla biraz gülümsedim.

"İyi misin.?" Başımı salladım.

"Anneniz ve arkadaşlarınız dışarıda bekliyorlar...iyi olduğunu söylesem de hepsi fazla telaşlı duruyor."

Emir doktora baktı.

"Her şey yolunda mı.? Eve gidebilir miyiz.?" Dedi.

"Dediğim gibi bir sorun yok beslenme programı ve vitaminleri de yazdım...geçmiş olsun." Son cümlesini bana bakarak söylediğinde teşekkür ettim ve Emir'in koluna girdim.

Odanın kapısını açtığımız an gördüğüm telaşlı yüzlerle yüzümü buruşturdum.

Gaye'de buradaydı.

"Kızım." Annem yanıma gelip sarıldığında ben de hemen ona sarıldım.

"Abi geçmiş olsun çok korktuk." Yusuf Emir'le konuşuyordu.

"İyi misin, bebek iyi mi.?" Hızla başımı sallıyordum.

"İyiler merak etme her şey yolunda." Elini kalbine koyup bir şeyler söylediğinde Gaye'de yanıma gelmişti.

"Bir şey var mı.? İyisin değil mi.?" Ona da aynı şekilde başımı sallıyordum.

"İyiyim...onlarda iyi." Annem 'çok şükür' gibi şeyler dedikten sonra bana baktı. Onlar dediğimde sanırım henüz bebeklerden bahsettiğimi anlamamıştı. İki tane olduklarından haberleri yoktu.

Alnıma elini koyduğunda bir de öptü.

"Emin misin doktor baktı mı.?"

"İyiler anne ayakta çok kalmasın evde konuşuruz hadi." Demişti karnımdan tutan adam.

"Sorun yok değil mi.?" Gaye konuştuğunda başımı iki yana sallayıp gülümsedim...elimle iki yaptığımda kaşlarını çatıp anlamadım der gibi başını oynattığında Emir yürümeye başladığı için konuşmamızı devam ettirememiştik.

Gaye koluma dokunup Serhat'ın yanına geçtiğinde ikisi beraber yürümeye başlamışlardı.

Annem Yusuf'la arkadan gelirken Emir karnıma sardığı eliyle sürekli okşuyordu.

"İkiz olduklarını söyleyecek miyiz.?" Dedim sessizce.

"Sen nasıl istersen öyle yaparız."

"Eve geçince söyleyelim." Ben de elimi karnıma koymuştum.

"Söyleyelim güzelim." Başımın üstünden öpüp beni kendine daha çok çektiğinde ona sıkıca sarılıyordum.

Emir kemerimi bağladıktan sonra kendi yerine geçtiğinde annemde bizimle beraber gelmek istediği için arkaya geçmişti.

Gaye Serhat ve Yusuf'la giderken sonunda yola çıkmıştık.

"Rüya'ya hemen söyleyecek misiniz.?"

İşte bu sorunun cevabını bilmiyordum.

"Gaye'ye soralım ya da bir pedagogla konuşalım...ya da direkt söyleyelim." Diyerek konuştum.

Emir derin bir iç çektiğinde yan gözlerle ona baktım.

"Gaye'yle konuşalım sonra söyleyelim." Dedi Emir.

Bir şey demedim.

"Eve yeni bir neşe kaynağı geliyor." Annem omzuma dokunup heyecanla konuştuğunda ben de ona dönüp gülümsedim ama annem ağlıyordu.

Hıçkırığı arabada yankılandığında benimde gözlerim dolmuştu.

"Anne...Duru'da ağlayacak şimdi." Emir konuştuğunda dudaklarımı birbirine bastırdım.

"Sevinçten ağlıyorum.."

Uzanıp yanağımdan öptüğünde ben de onun elini tutup avuç içini öptüm.

"Nasıl sevindim." Diyerek gözyaşlarını sildiğinde ben de dolan gözlerimi sildim.

Emir'le detaylı bir şekilde konuşamadığım için içim hala buruktu.

"İki torunum mu olacak yani." Dediğinde ağzından yine bir ağlama sesi çıkmıştı. Aslında üç tane olacaktı ama henüz söylememiştik.

Üç çocuk.

Emir ve benim üç çocuğumuzun olması benim için rüya gibiydi.

Aslında kendimi hep iki çocuk annesi olarak hayal etmiştim ama nasibimizde üç melek varmış.

Gözümü kapatıp dudaklarımı birbirine bastırdığımda bir kaç dakika annemin ağlaması dışında kimseden ses çıkmayınca ben de gözlerimi açmadım.

Araba sarsıldığında burnumu çekerek gözlerimi açınca kendimi tutamadan gözümden yaşlar akmaya başlamıştı..

Rüya'nın yanına gelmiştik.

"O zaten görüyordur ama biz yine de bebekleri ilk meleğimize söyleyelim." Emir göz ucuyla bana bakıp konuştuğunda kemerimi çıkartıp ona sarıldım.

"Seni çok seviyorum." Dedim boynundan öperken.

Emir'i o kadar çok seviyordum ki nasıl anlatılır, nasıl dile dökülür bilemiyordum. Sadece çok seviyordum ve onun için canımı bile verirdim.

"Ağlama her şeyim." Araba durduğunda başımın üstünden öptü ve hızlı bir şekilde inerek benim kapımı açtı.

Kollarımı ona uzatarak ağlarken beni hızla kucağına alıp dışarı çıkarttı ve sakinleşmem için bir şeyler söyledi.

Annemde tıpkı benim gibi ama sessiz bir şekilde ağlarken henüz arabadan çıkmamıştı.

"Hadi anne." Emir kapıyı kapatıp yürümeye başladığında annem camı açarak konuştu.

"Siz gidin haberi verin ben on dakikaya sonra geliyorum."

Yüzüm Emir'in omzuna gömülü bir şekilde dururken bacaklarımda kalçalarına sarılıydı.

Bir eli kalçamın altında diğeri de sırtımdaydı.

"Ağlama...Rüya'yı üzme." Başımı kaldırıp yüzümü silerken o yüzüme üfleyerek hava yapmıştı.

Dudaklarımı alnına bastırdığımda gülmüştü. Yüzünün her yerini öperken kardeşimin yanına gelmiştik bile.

"Ablanı getirdim sana Rüya." Emir'in keyifli sesiyle gülümsedim.

"Bu aralar çok ağlak oldu." Omzuna vurup kucağından indiğimde beni dikkatli bir şekilde bırakmıştı.

Mezar taşına dokunup oturduğumda Emir'le beraber diktiğimiz güllere bakıyordum.

"Rüya."

Toprağını severken Emir'de ellerini omuzlarıma koydu.

"Çok özledim seni ablacım.." Başımı yan bir şekilde kaldırıp arkamda duran adama baktım.

"Sen söyle." Dediğimde dolu gözlerini kapatıp açtı.

"Güzelim, hastaneden geliyoruz...ablan hamileymiş Rüya."

Gülümserken gözümden yaşlar aktığında Emir dizlerini kırarak önüme geçmişti.

"İkizlerimiz olacakmış ablacım." Hıçkırdığımda kollarımı önümde duran adama uzatıp başımı tekrar boynuna gömdüm ve rahatça ağladım.

"Emir." Ağlamalarımın arasından konuşurken o benim sırtımı okşayıp susuyordu.

Yaklaşık beş dakika ağladıktan sonra biraz sakinleşip başımı kaldırıp mezara baktım.

"Hamileyim Rüya."

"Üç tane çocuğumuz olacak." Emir konuştuğunda sesindeki heyecanı duyunca elimi yüzüne çıkartıp sakallarını okşadım.

"İkiz olduğunu kimse bilmiyor, Emir ilk sana söylemek istedi." Onu yanağından öptüğümde gözlerini bir kaç saniyeliğine kapattı.

Ağlamamak için kendimle savaş veriyordum ama o kadar duygu yüklüydüm ki kendimi tutamıyordum.

"Emir çocukları istemedi." Dediğimde kaşlarımı çatarak karşımdaki adama baktım.

"Düzgün anlat Duru." Onun da sesi yükselmişti.

"Yalan mı söylüyorum." Rüya'nın mezarına döndüm. "İstemiyorum dedi."

"Lan Duru."

"Aslında onu boşayacaktım ama son anda kendini affettirdi." Dediğim an Emir'in de başı mezara döndü.

"Ablan saçmalıyor yine abim, yok öyle bir şey." Omzuna vurdum.

"İstemiyorum demedin mi.!" Bağırdığımda bana şaşkınlıkla bakıyordu.

"Hamile olduğunu bilmiyordum amına koyayım.!" O da bağırmıştı.

"Ne fark eder istemiyorum dedin sonuçta hadi yalan de."

"Duru delirtme adamı hamile olduğunu bilsem öyle sikik bir cümleyi kurar mıyım.?"

"Şüpheli." Dedim hala sinirle ona bakarken.

"Ablan bana çocuk istiyor musun diye sordu Rüya. Ben de şu an istemediğimi söyledim...hamileyim diye bir şey söylemedi sadece bunu sordu."

Tekrar omzuna vurdum.

"Aynı şey."

"La havle vela...hamile olduğunu nasıl bilebilirim Duru.!"

"Bilseydin.! Aslında bu yaptığın yanlış bizim töremizde boşanma davasıyla sonuçlanıyordu ama.."

"Ama." Dedi çenemi tutarak.

"Ama üç çocuğa sensiz bakamam...hadi Rüya dört yaşına yaklaşmış olacak zorluk çıkartmaz ama bebeklere sensiz bakamam."

"Benim de bebekleri sana tek başına baktırma gibi bir niyetim yok zaten bir tanem."

"Dua et ikizler yoksa seni boşardım." Dudağının kenarı kıvrıldıktan sonra Rüya'ya döndü.

"Ablanın benden boşanabileceğini düşünmesi komik değil mi Rüya."

"Beş dakikamı almaz." Dedim burnumu çekerek.

"Öyle mi.?" Başımı salladığımda o ensemden tutarak dudaklarıma yapışmıştı bile.

Ayıp olmasın diye ona karşılık verirken gelen boğaz temizleme sesiyle Emir'i hızla ettim ama o dizlerini kırarak oturduğu için dengesini sağlayamayıp geriye doğru düşmüştü.

Elimle dudaklarımı kapatıp Emir'e baktığımda yere uzanan adamla gülmemi tutamamıştım.

Emir hala kalkmadığında annem ona elini uzattı ama tutmadı.

"Tamam karın kaldırsın seni." Annemin sözleriyle ayağa kalkıp Emir'in başucuna gittiğimde elimi uzattığım gibi beni kendine çekip kucağına düşmemi sağladığında hızlı bir şekilde ayağa kalkmıştı.

Ben onun kucağında yan bir şekilde dururken annemde Rüya'yla konuşup dua okuyordu.

"Ölürüm sana." Alnımdan öpüp bir süre dudaklarını oradan çekmedi.

"Emir...seni çok seviyorum biliyorsun değil mi.?"

Ağzından olumsuz anlamda bir ses çıktı.

"Unuttum biraz...ama akşam uygulamalı olarak gösterirsen belki tekrar hatırl.." Nefesi yüzümü okşarken beni etkisi altına almıştı.

Dudaklarını elimle kapatıp anneme doğru baktığımda nerede olduğumuzu da sonunda hatırlamıştım.

"Mezarlıktayız susar mısın.?"

"Beni Rüya'ya şikayet etmeye utanmıyor musun.?" Kaşlarını çattığında hafifçe gülümsedim.

"Bu sadece duyduğun kısmıydı." Gözleri kısıldı.

Derin bir nefes verip boynumdan öptüğünde saçlarını okşadım.

"Bebeklere çok sevindim...yemin ed.."

"Biliyorum." Diyerek sözünü kestiğimde dudağından öptüm.

Gözlerinden her şeyi anlayabiliyordum zaten.

"Görüyorum ne kadar sevindiğini...neden istemiyorum dediğini de anlıyorum." Bir şey demeden başını boynuma gömdü.

"Bir daha aramızda asla böyle bir şey olmayacak söz veriyorum...benim sığınacağım ilk liman sensin emir, ben bir daha sensiz o kadar uzun süre yapamam...sen olmadan yapamam."

Boynumdan öptü.

Ve biz konuyu yine Rüya'nın yanında kapatmıştık.

Dualarımızı okuyup yola çıktığımızda anneme bebeklerin ikiz olduğunu söylemek için içim içimi yiyordu.

Göz ucuyla Emir'e bakıp ellerimle oynarken o benim bu halime yarım ağız güldü ve keyifli bir şekilde parmaklarıyla direksiyona vurdu.

"Söyle hadi." Dediğinde gözlerimi açarak yandaki boşluktan arkaya döndüm.

Annem kaşlarını çatarak bana baktı.

"N'oldu.?"

"Anne...bebek bir tane değilmiş."

"Nasıl bir ta.." Anladığı an eliyle ağzını kapattığında gülümsedim.

Elimle iki işareti yaptım.

"İki tane bebek varmış."

Onun şaşkın çığlığı arabada yankılandığında hızla elimi tutmuştu.

"İkiz mi.?" Yüksek çıkan sesiyle başımı salladım ama onun gözleri dolmuştu.

"Siz beni gerçekten kalpten götüreceksiniz."

"Sevindin mi.?" İki elimle elini tutuyordum.

"Sevinmek ne kelime...çok mutlu oldum annem." Uzanıp yanağımdan öptüğünde Emir'in de omzuna dokunup sıktı.

"Siz sevindiniz mi.?" Hızla başımı salladım.

"Hala şoktayız ama sevindik." Dediğimde o gözyaşları akarken gülümsedi.

"Şükürler olsun sağlıkla kucağınıza alın ikisini de."

Amin.

"İnşallah anne." Tekrar yanağımdan öpüp saçlarımı yüzümden çekti.

"Arzu'nun yanına gidelim yarın tamam mı.?" Arzu hanım benim ilk hamileliğimdeki doktorumdu.

Başımı salladığımda o elleriyle yüzünü kapatıp tekrar çığlık atmıştı.

"Şükürler olsun."

Derin bir nefes verip anneme baktım.

"Rüya'da sevinir mi.? Onunla da hiç konuşmadık. Bana hiç kardeş hakkında bir şey sormadı."

Emir'in telefonu üst üste çalmaya başladığında ekrana bakıp bana uzatmıştı.

Benim kucağımda çalan telefonuna baktığımda Yusuf'un aradığını görünce Emir'e söyledim.

"Abi."

"Söyle Yusuf."

"Abi yengenin hamileliğiyle ilgili bir kaç haber çıkmış kaldıralım mı.?" Emir bana baktığında bilmiyorum der gibi omuz silktim.

"Kaldırmasınlar." Dediğimde Emir'de aynısını Yusuf'a söyledi.

"Kaldırmayın."

"Tamam abi." Ve kapatmıştı.

Telefonu ondan alıp sosyal medyaya girdiğimde karşıma çıkan ilk habere tıklamıştım.

@MAGAZİNMAG
AKSOY ÇİFTİ TEKRAR ANNE BABA OLMAYA HAZIRLANIYOR.! BUGÜN ÖĞLEN SAATLERİNDE DURU AKSOY'UN RAHATSIZLIĞI ÜZERİNE HASTANEYE GELEN ÇİFTİMİZ BİR BEBEKLERİNİN DAHA OLACAĞINI ÖĞRENDİ. HERKES İKİLİNİN EVLİLİĞİNDEKİ KRİZLERDEN BAHSEDERKEN ONLAR YİNE VE YENİDEN HEPİMİZİ ŞAŞIRTMAYI BAŞARDI AMA ALDIĞIM DUYUMLARA GÖRE BU SEFER ONLARDA ŞAŞIRDI.ÇİFTİMİZİ TEBRİK EDERİM AMA EMİR AKSOY'U AYRI TEBRİK EDERİM ADAM HEPİMİZİ ŞOKA UĞRATMAYA DEVAM EDİYOR.
DÜNYANIN EN ŞANSLI İKİ NUMARALI AKSOY BEBEĞİN CİNSİYETİNİ TAHMİN EDEN VAR MI.?

659.926 beğenme 76.369 yorum

@instagramkullanıcısı: NEEEE.!
@instagramkullanıcısı: Tebrik ederim bence çok yakışan bir çift
@instagramkullanıcısı: Kesin yine kız olacak çünkü Emir'de tam bir kız babası tipi var.
@instagramkullanıcısı: Ay ben şok yetişin.
@instagramkullanıcısı: Haber kesin doğru mu ona göre kendimi uçurumdan atacağım.
@instagramkullanıcısı: Ya ağlarım ama.
@instagramkullanıcısı: Gerçekten mi.? Niyeyse çok sevindim
@instagramkullanıcısı: (boş buzdolabı)
@instagramkullanıcısı: Linçlenmeyeceksem ben bu kadını seviyorum galiba ya tebrik ederim
@instagramkullanıcısı: bence bu seferki bebekleri erkek olur.
@instagramkullanıcısı: şoklardayım.
@instagramkullanıcısı: Ben bu boşanmaya olan inancımı kaybettim arkadaşlar.
@instagramkullanıcısı: Net erkekk
@instagramkullanıcısı: Tebrikler çok mutlu oldumm
@instagramkullanıcısı: Ay dünyanın en şanslı ikinci bebeği mi geliyor 🫠
@instagramkullanıcısı: Duru çok güzel bir anne 💝 bu habere çok sevindim.
@instagramkullanıcısı: Emir bana bunu yapmadın değil mi.?

Yorumları okurken gözlerim dolmuştu.

Araba bahçeye girdiğinde kapının önündeki bedenle hızla kemerimi çözdüm.

Arabayı gören meleğim bize doğru koşmak istediğinde Gaye onu tutmuştu.

Kapıyı açarak indiğimde Emir'le beraber bizi kapıda ağlayarak bekleyen kızımıza doğru yürüyorduk.

"Anne.!" Bana doğru koştuğunda yere dizlerimi kırarak oturup kollarımı açtım ve minik bedeni sarmaladım.

"Düştün mü anne...bir şey oldu mu.?" Elleri yüzümde gezinirken parmaklarını öptüm.

"O nereden çıktı." Dedim gözyaşlarını silerken.

"Sema teyze amcama seni sordu...kötü düştü bir şeyi var mı dedi."

"Ağlama bir tanem..düştüm ama bir şey olmadı ki bak iyiyim. Teyzenin yanına gittik." Gözleri kocaman açıldığında eli hala yüzümdeydi.

"Beni niye götürmediniz."

"Sen Kaan'la oynuyorsun diye biz gidip geldik hemen."

Elini yumruk yaparak gözünü kaşıdı.

Göz ucuyla benim iyi olup olmadığımı kontrol ettikten sonra kollarını hızlı bir şekilde boynuma dolayıp sarıldığında ben de meleğime sıkıca sarıldım.

"Babam niye tutmadı seni." Olay yine Emir'e patladığında istemsizce gülüp yanımızdaki adama baktım.

"Annen yerinde durmuyor ki bir tanem...tutamıyorum."

Rüya boynumdan öpüp benden ayrıldığında hızlı bir şekilde Emir'e de yaptı ve boynuna sarıldı.

"Zeus beni yere düşürdü baba."

"Ben birazdan ona kızarım meleğim."

"Bak bacağıma." Emir'den ayrılıp çıplak bacağını ortamıza uzattığında sargıyı gördüğümde hemen Gaye'ye döndüm.

"Bir şey yok merak etme yere sürtülmüş ben de hemen sardım." Dediğinde arkadaşıma başımı sallayıp tekrar kızıma baktım. Biz mezarlığa uğradığımız için Gaye'ler bizden iki saat kadar erken dönmüşlerdi.

Emir kızımızın dizini öperken Rüya nazlı nazlı babasına bakmakla meşguldü.

"Size kahve yapayım mı baba." Oyuncak evde bize sahte kahve yapıyordu.

"Yap bir tanem ama annen biraz uzansın olur mu.?" Rüya'nın mavileri beni bulunca Emir'in boynunu bırakmadan diğer elini bana doğru uzatarak elimi tuttu.

"O zaman ben annemle beraber uyuyacağım." Sertçe yanağından öptüğümde kolundan tutup kendime çektim ve sarıldım.

"Sen niye bu kadar tatlısın ya...yiyeyim mi ben seni annecim."

Kahkaha atarak Emir'e bakıyordu.

"Beni yersen babam sana kızar."

"Hiçte bile...baban bana kızmaz." Dedim boynundan öperken.

"Ya anne." Başını boynuma gömüp bana sarıldığında hala onu öpmekle meşguldüm.

"Hadi içeriye geçelim güzelim." Rüya'yı kucağına alıp beni de karnımdan tutarak kaldırdığında kapının önündeki kişileri göremeyince hepsinin içeri geçtiğini anlamıştım.

"Sonra başka arkadaşlarlarım oldu baba."

Rüya babasına bir şeyler anlatırken hep birlikte salona geçmiştik ama herkes bahçedeydi.

"Emir abi." Kaan bize doğru yürürken elime uzanınca hemen tuttum ama odağı başkaydı.

"Efendim aslanım." Emir eğilip Kaan'ı da kucağına aldığında onlardan biraz uzaklaşıp Gaye ve annemin yanına doğru yürüyordum.

Kaan kahkaha atınca Gaye'nin gözleri arkama takıldığı için ben de hızla arkamı döndüm.

Emir Kaan'ı öpürken bir şeyler söylediğinde Kaan tekrar sesli bir şekilde gülmüştü.

Dudaklarım kıvrıldığında içimden şükür ediyordum.

"Salonda uzanma odana çık rahat rahat dinlen." Annem yanıma gelip kolumu tuttuğunda Yusuf ve Serhat'ta iki tarafımda durmuştu.

Gaye sandalyede otururken göz ucuyla biraz uzağımızda duran Emir'lere bakıp tekrar önümdeki ekibe döndüm.

"Size bir şey söyleyeyim mi.?" Dedim hepsine bakarak.

"N'oldu.?" Gaye yerinde doğrulduğunda kaşlarını çatmıştı.

"Ama sır." Diyip güldüğümde annemde anlamış gibi bana katılarak güldü ve Gaye'nin yanındaki sandalyeye oturdu.

"N'oldu yenge, yine n'oldu Allah aşkına." Yusuf isyan eder bir tonda konuştuğunda bombayı ortaya attım.

"Bebekler ikizmiş."

Gaye'nin çığlığı bahçede yankılandığında üçüde şok olmuş bir şekilde bana bakıyorlardı.

"Hassiktir.!" Serhat güldüğünde Yusuf hala şok olmuş bir şekilde bana ve arkamda kalan adama bakıyordu.

Omzumun üstünden Emir'e baktığımda onun kaşlarını çatarak buraya baktığını görünce öpücük atıp tekrar önüme döndüm.

"Yalan söyleme." Dedi Serhat kolumu tutup. Gülüyordu.

"Valla." Dediğimde Gaye ayağa kalkıp hızla kollarını bana dolayınca ona sıkıca sarıldım.

"Ay ben niye bu habere çok duygulandım...ağlayacağım şimdi." Sesi titrek çıktığında sırtını okşuyordum.

"İki tane daha mı bebek geliyor yani." Yusuf'un kısık sesini duyduğumda başımı salladım.

"İki tane daha minik Aksoy geliyor." Dedim.

"Ananı avradını...abimin haberi var mı.?" Serhat'ın heyecanlı sorusuyla başımı olumlu anlamda salladım.

Yok biz kocamızdan önce size söyleyeceğiz.

"Çok mutlu oldum Duru sağlıkla gelsinler..yerim ben onları kokuları şimdiden burnuma geldi."

Gaye'nin söyledikleriyle ben de duygusala bağlayacağım sırada belimden karnıma uzanan ellerle hemen sırtımı Emir'in göğüsüne yasladım.

"Abi." Yusuf arkamda duran adamın yan tarafına geçip dolu gözleriyle kollarını açınca Emir benden ayrılıp hızla ona sarıldı.

"Çok mutlu oldum abi...Allah analı babalı büyütsün." Sesi titrediğinde benimde gözlerim tekrar doldu.

Onları çok seviyordum.

"Sağ ol koçum eyvallah."

"Çok sevindim." Emir'den ayrılıp bana baktığında hızla kollarımı açarak ona sarıldım.

"Sağlıkla gelsinler yenge."

"Sağ ol Yusuf...teşekkür ederim." Emir'le barışmadan önce Yusuf sürekli bana onun hakkında bilgi vermişti. Kazadan önce sürekli ben merak etmeyeyim diye Emir'in nerede olduğunu mesaj atıp bana bildiriyordu.

Emir ve Serhat sarılırken ben de Yusuf'la sarılıyordum.

İkisi ayrıldığında bu sefer Serhat'ta bana sarılmıştı.

"Tebrik ederim yenge valla ikiz olmalarına daha çok sevindim."

"Sağ ol Serhat." Dediğimde gözümden de bir damla yaş akmıştı...

Burada olmasını istediğim bir kişiyi aklımdan çıkartamıyordum. Yanına gitmiştik ama şu an bana sarılıp tebrik etmesi için dünyaları verirdim.

"Ağlatmayın lan karımı hadi siktirin gidin." Emir ortamdaki duygusal havayı dağıtmak için konuştuğunda beni de kolları arasına almıştı.

"Emir çok ayıp...durun çocuklar masa hazırlanıyor bugün hep birlikte yemek yiyeceğiz." Annem bana bakıp tekrar konuştu. "İkizlerin kutlama yemeği."

İkizlerin.

Hep beraber salona geçtiğimizde Rüya ve Kaan'da bahçedeki oyuncak evdeydi. Rüya'nın konuşma sesleri buraya kadar gelirken herkes kahvesini içiyordu.

Masa kısa sürede kurulduğunda sofrada resmen bir şenlik havası vardı..herkes sohbet ederken ben başımı Emir'in omzuna koymuş konulara dahil oluyordum.

Ailemdi onlar benim.

Rüya ve Kaan yan yana oturup yemeklerini yerken Gaye ve Serhat arada kısık sesle birbirlerine bir şeyler diyorlardı.

Gözlerimi kısarak Gaye'ye baktığımda o Kaan'ın tabağına et koyan Serhat'a bakıyordu.

Serhat Kaan'a bir şeyler söyleyip saçlarından öptüğünde yemeğine devam etmişti.

Yemekten sonra tekrar çay kahve içip tatlı yedikten sonra herkes dağıldı...Rüya'yı uyutup odamıza geçtiğimizde Emir'e sarılmış bir şekilde uzanırken aklıma gelenle telefonumu elime alıp instagrama girdim.

Rüya'nın açtığı fan hesabımdaydım.

Galeriden bir fotoğraf seçtiğimde post kısmına girdim ve Emir'e de sorduktan sonra haberi yazmaya başladım.

@KRALİCEDURUAKSOY
DURU AKSOY VE EMİR AKSOY İKİZ BEBEK BEKLİYOR.!

792.629 beğenme 102.726 yorum

@instagramkullanıcısı: Yıllar sonra yine bomba bir haber girmişsin admin.
@instagramkullanıcısı: Nerelerdesin kızım sennn.
@instagramkullanıcısı: OHAA
@instagramkullanıcısı: Aksoy çiftinden çok seni merak etmiştik biz aslında 🥹
@instagramkullanıcısı: Yine formundasın admin.
@instagramkullanıcısı: Kızım sen bizi bunca sene nasıl bekletirsin Duru Aksoy hakkında en net bilgiyi senden alıyorduk nerelere kayboldun.
@instagramkullanıcısı: Yine formundasın bebeğim.
@instagramkullanıcısı: Bırak şimdi ikiz bebekleri sen NERELERDEYDİN.
@instagramkullanıcısı: Ben şokkk.
@instagramkullanıcısı: hiçbir zaman yalan haber girmediğin için mecbur buna da inanıcaz.
@instagramkullanıcısı: Lütfen tekrar aktif ol seni özledik.
@instagramkullanıcısı: Bacım sen nerelerdesin şükür belirti verdin.
@instagramkullanıcısı: Senin post atmana şaşırmaktan ikiz bebek haberine şaşıramadım.
@instagramkullanıcısı: Ay ben bu çifti seviyorum ya.
@instagramkullanıcısı: özlettin kendini senin bomba haberlerini seviyorduk biz 🥹

Emir telefonu elimden alıp beni göğüsüne çektiğinde ona sıkıca sarıldım. Teselli etmek için bir cümle kurmadı. Biliyordu bir işe yaramayacağını.

Emir'in eli karnımı bulduğunda geceliğimi kaldırıp elimi çıplak karnımda gezdirdi.

"Belki önce teyzeleriyle tanışıp sonra bize gelmişlerdir." Başımı sallayıp başımı boynuna iyice gömdüğümde sağ gözümden bir damla yaş aktı.

"Film izleyelim mi.? Buz devrini açayım mı meleğime." Ağlarken başımı salladığımda başımın üstünden öpüp yataktan kalkıp kumandayı aramaya başladı.

En sevdiğim filmdi.

O kumandayı ararken odamızın kapısı yavaş bir şekilde açılmıştı.

Gelen minik adım sesleriyle Emir hemen kapıya doğru gidip kucağında kızımızla beraber geri dönmüştü.

"Rüya." Diyip yataktan kalktığımda ağlayan kızıma ne olduğunu öğrenmek için yanlarına gittim.

"Kabus görmüş." Dedi Emir.

"Annecim...ağlama bir tanem bak uyanmışsın geçmiş." Rüya kollarını bana uzattığında Emir onu bırakmamıştı.

"Alayım bir şey olmaz." Diyerek meleğime uzandığımda kucağıma alıp sıkıca sarıldım. Emir yanımızdan uzaklaştığında az önce kalktığım yatağa oturup yüzüne gelen saçları çektim.

Kenardaki sudan bir kaç yudum içirirken televizyondan gelen sesle yaşlı gözleri hemen oraya dönmüştü.

"Buz devri." Dedi babasına bakarak.

"Evet her şeyim...izleriz değil mi.?" Benim en sevdiğim animasyon filmi olduğu için ikimiz sık sık izliyorduk.

"Bu benim en sevdiğim baba." Diyerek başını yan bir şekilde göğüsüme koyduğunda Emir uzanıp onu öpmüştü..

Rüya kucağımda dururken yatağa uzandığımda o kucağımdan kayarak yan tarafıma uzanıp, başını bu seferde karnıma koyduğunda saçlarını okşadım.

Emir'de odadan çıktığında nereye gittiğini merak etmiştim ama on dakika sonra elinde meyve tepsisiyle gelince gülümseyip hemen Rüya'yı dürttüm.

"Bak baban bize ne getirmiş." O hemen doğrulup tepsinin içindekileri göremediği için yatakta ayağa kalktığında görür görmez çığlık atmıştı.

Saat gecenin iki buçuğuydu ve biz üçümüz buz devri izleyip meyve yiyorduk.

Rüya ortamıza oturmuş kivi yerken gözlerini karşımızdaki ekrandan ayırmıyordu.

"Ben hep burada uyusam olur mu anne."

Ona olur demek için ağzımı açtığımda Emir benden önce konuştu.

"Olmaz babacım."

Söyleme tarzı beni güldürdüğünde koluna dokundum.

"Ama ben annemle uyuyordum ki."

Emir ona dilimlenmiş muz verdiğinde dikkatli bir şekilde yediriyordu.

"Odan buradan daha güzel güzelim."

Rüya eliyle televizyonu gösterdi.

"Ama siz televizyon izlerken uyuyorsunuz ben de istiyorum." Ben yine ağzımı açıp bunun çocuklar için zararlı olduğunu söyleyecekken Emir benden önce konuştu.

"Senin odana da yaptırırız."

Kahkaham odamızda yayıldığında Rüya ellerini çırparak tekrar ayağa kalktı.

"Sen benim en sevdiğim babamsın.!" Kollarını Emir'e doladığında sarıldığı adamın kaşları çatılmıştı.

Ağzının içinden bir şeyler dedikten sonra Rüya'nın çenesinden tuttu.

"Bunu demiyorduk Rüya..tek baban olduğu için bu cümle yasaklı."

Tekrar gülmüştüm.

"Ay ben unuttum ki baba...özür dilerim." Emir onu kucağına alıp boynuna öptüğünde sıkıca sarılıyordu.

"Dileme her şeyim...ne istiyorsan öyle söyle." O gerçekten dünyanın en iyi babasıydı.

Elim karnımda ikisini izlerken Rüya tekrar ortamıza gelerek bana sarıldı ve başını göğüsüme koyarak televizyondaki filmi izledi.

Bir eli Emir'in elini tutarken diğer eli karnımdaydı.

Gaye ile konuşmuştum..yarın Rüya'ya onun söylediği gibi kardeşlerini söyleyecektim.

Nefesleri düzenli bir hale giren kızımın saçlarından öpüp Emir'e baktım.

Bir eli Rüya'da diğer eli bendeydi.

Uzanıp dudaklarını öptüğümde bu kısa bir öpüşmeydi.

"Her şeyimsiniz benim." Dedi alnımdan öpüp.

Uzanıp Rüya'yı da öptü.

"Sen de bizim her şeyimizsin." Derin bir nefes verip Emir'in saçlarımı okşamasıyla kendimi daha fazla tutamadan tüm yorgunluğumla, yarın Rüya'nın kardeşlerine ne tepki vereceğini merak ederek kendimi uykuya bıraktım.

BÖLÜM SONU

Huf...biraz duygusal bir bölüm oldu sanki.

Bebekler hakkındaki düşünceleri anladığımız bir bölüm oldu.

Sizi en çok etkileyen sahne hangisiydi.?

Bölümü nasıl buldunuz.?

Oy sınırı 1.2k
Yorum sınırı 600

Alıntı için beni instagram hesabımdan takip etmeyi unutmayın.
Hesabım: minabuse_

Sizi seviyorum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.581okunma 43beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18