25. bölüm / 47
Sahte ve Gerçek24. BÖLÜM
Bölümler 47Şu an: 24. BÖLÜM
- 1 GİRİŞ237 kelime
- 2 1. BÖLÜM2.523 kelime
- 3 2. BÖLÜM2.600 kelime
- 4 3. BÖLÜM2.210 kelime
- 5 4. BÖLÜM3.688 kelime
- 6 5. BÖLÜM2.667 kelime
- 7 6. BÖLÜM2.680 kelime
- 8 7. BÖLÜM2.942 kelime
- 9 8. BÖLÜM1.982 kelime
- 10 9. BÖLÜM2.087 kelime
- 11 10. BÖLÜM3.014 kelime
- 12 11. BÖLÜM4.959 kelime
- 13 12. BÖLÜM3.501 kelime
- 14 13. BÖLÜM3.044 kelime
- 15 14. BÖLÜM2.391 kelime
- 16 15. Bölüm2.313 kelime
- 17 16. BÖLÜM4.966 kelime
- 18 17. BÖLÜM4.203 kelime
- 19 18. BÖLÜM3.234 kelime
- 20 19. BÖLÜM2.891 kelime
- 21 20. BÖLÜM3.175 kelime
- 22 21. BÖLÜM5.107 kelime
- 23 22. BÖLÜM6.061 kelime
- 24 23. BÖLÜM4.399 kelime
- 25 24. BÖLÜM4.439 kelime · Okuduğun bölüm
- 26 SEZON FİNALİ PART 14.868 kelime
- 27 SEZON FİNALİ PART 25.705 kelime
- 28 27. BÖLÜM5.938 kelime
- 29 28. BÖLÜM5.307 kelime
- 30 29. BÖLÜM4.586 kelime
- 31 30. BÖLÜM5.071 kelime
- 32 31. BÖLÜM6.327 kelime
- 33 32. BÖLÜM6.821 kelime
- 34 33. BÖLÜM3.989 kelime
- 35 34. BÖLÜM5.796 kelime
- 36 35. BÖLÜM4.681 kelime
- 37 36. BÖLÜM4.513 kelime
- 38 37. BÖLÜM4.644 kelime
- 39 38. BÖLÜM5.608 kelime
- 40 39.BÖLÜM6.845 kelime
- 41 40. BÖLÜM4.560 kelime
- 42 41.BÖLÜM6.385 kelime
- 43 42. BÖLÜM5.600 kelime
- 44 43.BÖLÜM4.676 kelime
- 45 44. BÖLÜM6.088 kelime
- 46 FİNAL8.595 kelime
- 47 ÖZEL BÖLÜM7.845 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Oy verenlerin sayısı oldukça düşük ve ben diğer bölümü maalesef sınır geçilmeden atmayacağım çünkü emeklerimin karşılığını alamıyorum.
Sınav haftamda sizleri bekletmemek için bölüm yazarken bölümün sınırı bile geçilmiyor ve üzülüyorum.
Oy sınırı 750
Yorum sınırı 350 (gerçek yorumlar lütfen harf random değil aşklarım)
Keyifli okumalar..
Uyanmıştı Çiçek bahçesi.
O gün o hastanede kendime Duru'nun tüm hayallerini gerçekleştirmek için söz vermiştim.
Aile kurmak istiyorsa kuracaktık.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
3 ay sonra..
Belimdeki kollarla gözlerimi yavaşça açtığımda gülümsemiştim.
"Sonunda be güzelim."
Gülümseyerek başımı arkaya doğru çevirdiğimde o hemen boynumu koklayarak öptü.
"Günaydın bir tanem."
Dudağımdan da öptü.
"Günaydın." Dedi bu sefer yüzümün her yerini öperken.
"Günaydın." Diyordu hala.
Kıkırdadığımda elini karnıma koyarak iç çekti.
"Bugünde mi hamile değiliz." Kahkaha attığımda başımı boynuna gömmüştüm.
Yaklaşık iki haftadır korunmuyorduk.
Emir gelip bebek isteyip istemediğimi sorduğunda yaklaşık iki saat boyunca kollarında ağlamıştım. Sevdiğim adam hayalim olan şeyi istemişti.
Aile olmak istemişti.
Emir benden çocuk yapmak istemişti.
"Hemen olmayacağını söyledi Arzu hanım, söyledim ya iki gün önce."
İki buçuk üç aydır doğum kontrol hapı kullandığım için bir anda kesince olmuyormuş. Biraz zaman geçmesi lazımmış.
Emir iç çektiğinde dudaklarımı büzmüştüm.
"Bu kadar çok mu istiyorsun gerçekten." Dedim saçlarını okşarken.
"Çok...senden gelecek olan her şeyi çok istiyorum."
Bu sefer boynundan öpen bendim.
"Çok seviyorum seni." Dedim dudaklarımı boynundan çekmeden.
"Ben sana olan hislerime artık isim bulamıyorum köpek ettin lan beni." Kıkırdadığımda beni üstüne çekip sarılmıştı.
Şimdi yüzüm yüzünün hemen üstündeydi.
Dudaklarımız değince öpüp biraz geri çekileceğim sırada ensemden tutarak dudaklarıma saldırdığında ayıp olmasın diye karşılık vermeye başlamıştım.
Ayıp olmasın diye.
Bu öpüşmenin sonunu biliyordum.
Kısa süre sonra üstümdekiler tek tek çıkarken ben de onun tshirtünü çıkartmıştım.
Eşofmanını kendisi çıkarttığında artık üstümdeydi ve beni iki saatte mahvetmişti.
"Öldürüyorsun beni." Diyerek kendisini yan tarafa bırakıp nefeslendi.
Ben de aynı şekilde.
Yataktan çıkacağım sırada belimden tutup tekrar kendine çektiğinde itiraz dolu mırıltılar çıkartıyordum.
"Geç kalıyorum." Dedim omzunu öperken.
"Ben bırakırım seni."
"Sen bıraksan bile geç kalıyorum bir tanem." Dediğimde bir süre bana baktı.
"Ölürüm sana."
Kollarımı ona doladığımda bir kaç dakika daha onunla durabilirim sanırım diye düşünüyordum.
İşler beklesin kocamız daha önemli şu an.
Öyleydi.
"Duşa birlikte girelim hem sana zaman kazandırmış olurum." Kahkaha attığımda Emir rahat durmuyordu.
"Ne kadar edepsiz bir teklif...kabul ediyorum." Dudağından öpüp çekildiğimde beni kucağına almıştı bile.
"Gel bakalım Duru hanım ifadeni alayım."
"Alın lütfen Emir bey...ifademi." Onun ciddiyeti karşısında ben kahkahalarla gülüyordum.
Sırtımı duşa kabine yaslayıp dudaklarımı öpmeye başladığında vakit kazanmak için girdiğimiz banyodan tam bir buçuk saatte çıkmıştık.
"Bırak Emir." Kolumu ondan çektiğimde ayakkabılarımı giyiyordum.
"Tamam özür dilerim." Diyip boynumdan öptü.
"Dileme senin yüzünden geç kaldım."
Sadece onun yüzünden mi.
EVET. Beni kandırmıştı. Kötü emellerine alet etmişti.
"Ben de her yere bu şekilde geç kalsam ke.." Ona kötü kötü baktığımda göz kırparak odadan çıktı.
"Ayı mosmor yapmışsın her yerimi.!" Arkasından bağırdığımda gülmesini duymuştum.
Firavun faresi.
Çantamı alarak hızlı adımlarla merdivenlerden indiğimde Rüya'yla Emir'i kahvaltı masasında görünce hemen kardeşimin başının üstünden öptüm.
"Günaydın aşkım." Dedim.
"Günaydın ablaların en bebeği."
"Günaydın güzelim." Emir konuştuğunda gözlerimi kısarak ona baktım.
"Siz aynı odadan gelmiyor musunuz yeni mi gördünüz birbirinizi."
"Ablan yanıma gelince bana sürekli gün ayıyor."
Düşme.
Çok zor.
"Ya Emir abi sen varya adamsın adam.!" Rüya ıslık çalarak bağırdığında gülümseyerek yan tarafımdaki adama bakıyordum.
İç çektim yanağını okşarken.
Bugün ayrı bir tatlıydı.
"Özge ablamlar hastanedeymiş ama hemen korkmayın kötü bir şey yokmuş. Sancısı olunca gece gitmişler öğlende çıkacaklarmış."
"Ne demek iyiler, konuştun mu ablamla bebek iyi miymiş." Telefonumu elime aldığımda Emir hemen benden almıştı.
"Haberim vardı güzelim sorun yok merak etme ikisi de iyiler bir sorun çıkmamış normalmiş."
"Bana niye haber vermedin Emir yanlarına giderdik."
"Uyuyordun uyandırmadım akşam evlerine gideriz." Dedi telefonumu masaya bırakarak.
Ablamın karnı bu sıralar iyice büyümüştü. Sineminde aynı şekilde. Sinem 6 aylık hamileyken ablam 4.5 aylıktı.
İki çiftte düğün yapmayıp sadece nikah kıyarak evlenmişti.
"Akşam gidiyoruz o zaman."
Başını sallayıp elindeki çatalı bana uzattı.
Pul biberli haşlanmış yumurta vardı.
Gülümseyerek yerken çalan telefonumla beraber ayaklandım ama Emir kolumdan tutarak engel oldu.
"Tabağını bitir ben bırakacağım seni."
Rüya bize bakarak eliyle kalp yaptığında kaşlarını da indirip kaldırıyordu.
Açelya aradığında sonra dönmeyi aklıma not edip hızla kahvaltımı yaptım ve yola çıktık.
Emir, nasıl yaptıysa beni zamanında çekim yerine yetiştirmişti ve ben şaşkınlıkla ona bakıyordum. Bu adam normal değildi.
Ayrılmamız zor olsa da son kez öperek arabadan inmiştim.
İçeriye girerken bir kaç kişi beni çekince gülümseyerek içeriye geçtim.
Sözleşmeyi imzaladıktan sonda titreyen telefonuma baktığımda buraya girerken yapılan haberlerime bakıyordum.
@FENOMENLERNEREDE
EMİR AKSOY'UN EŞİ DURU AKSOY BUGÜN ÜNLÜ BİR İÇECEK MARKASI OLAN 818 İÇİN ÇEKİM GERÇEKLEŞTİRECEKMİŞ. BANA MARKANIN DURU AKSOYLA ANLAŞMASI SAÇMA GELDİ AÇIKÇASI..İÇECEK REKLAMI VE DURU NE ALAKA.? ARTIK GERÇEKTEN KOCASI SAYESİNDE HER İŞİ KAPTIĞINI DÜŞÜNMEYE BAŞLIYORUM. YÜZÜNDEKİ GÜLÜMSEMEDEN ANLAŞMA İÇİN İYİ BİR MİKTAR ALDIĞINI TAHMİN EDİYORUM :) BU REKLAMDANDA ÜCRETİNİ TL DEĞİL DOLAR OLARAK ALACAK SANIRIM FAZLA MUTLU DEĞİL Mİ.? AYRICA NEDEN MARKETTE ÇALIŞACAKMIŞ GİBİ GİYİNMİŞ.? SEN EMİR AKSOYUN KARISISIN KENDİNE GEL BENCE.
156.611 beğeni 5.829 yorum
@instagramkullanıcısı: ilk defa Duru'yu savunuyorum size ne aldığı ücretten.
@instagramkullanıcısı: Giyinmesinde ne varmış tam olarak anlayamadım.
@instagramkullanıcısı: Gündem olmak isteyen Duru Aksoy'a sallıyor ama bu numaralar eskidi be kanka.
@instagramkullanıcısı: Buradan da dünyanın parasını almıştır.
@instagramkullanıcısı: Bu arada kıyafeti normal gelinlikle mi gidecekti çekime belli ki kıyafetini değiştirecek yani.
@instagramkullanıcısı: Delirdiniz iyice sjcjdk
@instagramkullanıcısı: Kadın ne yapsa herkesin poposunu yakıyor aw
@instagramkullanıcısı: Emir seni dava etmezse git şükür namazı kıl.
@instagramkullanıcısı: Kız çalışıp parasını kazanıyor neden illa bir erkek sayesinde diyorsunuz ki.
@instagramkullanıcısı: Bencede kıyafeti kötü.
@instagramkullanıcısı: Ay gayet doğal bir kız niye bu kadar eleştiri alıyor.
@instagramkullanıcısı: Bir şey diyeceğim bu kadın kimsenin yapmadığı kadar yardım etkinliklerine katılıyor nasıl hala para göz diyebiliyorsunuz.?
@instagramkullanıcısı: Şapkası 25 bin .!
@instagramkullanıcısı: çok egolu ya.
Çekim için hazırlanacağım sırada içeriye giren kişilerle ekibi biraz bekletip herkesle fotoğraf çekilmeye çalıştım ama fazla kalabalıktı.
Bir saat önce konum attığım kardeşimde gelmişti.
Rüya standın arkasına geçmiş herkese içecek dağıtırken bir kısımda oraya geçmişti.
"Duru hanım siz rahatınıza bakın sözleşmeyi imzaladınız zaten çekim için tekrar konuşuruz ayarladığımız bir gün gerçekleştiririz." Demişti Melih bey.
Ona Rüya'nın dağıttığı içeceklerin sorun olup olmadığını sorduğumda yine nazik cevabıyla içimi rahatlatmıştı.
"Kampanya yapmışız gibi düşünebiliriz sanırım."
Gelen kişiler fotoğraflarımızı çekerken en sonunda oluşan kalabalık grupla ben de Rüya gibi standın arkasına geçtim ve içecekleri dağıtmaya yardımcı oldum.
Aslında bunu çekim için yapacaktık ama beklenmedik kalabalık sayesinde şimdi yapıyorduk. Yani bugün açılış olacaktı ama ben burada değil çekim yerinde olacaktım.
Hem çekim olmamıştı hem de kendimi açılışta herkese içeceklerini dağıtırken bulmuştum.
Rüya herkesle arkadaş gibi takılıp tiktok çekerken ben de içecekleri dağıtıp toplu fotoğraflara katılıyordum.
Geçen bir kaç saatin ardından dükkandan ayrılıp Melih beyin ofisine geçtiğimizde her şeyi ayarlayıp oradan ayrılmıştım.
Kendimizi yorgunlukla eve attığımızda Rüya hemen odasına çıkmıştı bense resmen salondaki tekli koltuğa yığıldım.
"Abla haberlere bak.!" Rüya merdivenlerin başından bağırdığında yüzümü buruştum.
"Ne oldu yine." Diyerek telefonu elime aldığımda gördüğüm fotoğraflarla gülümsemiştim ama haber başlığını okuyunca gülümsemim kesildi. Gizli kalacak diye anlaşmıştık ama haber şimdiden yayılmıştı.
@GAZETEMAGAZİN
DURU AKSOY TÜRKİYENİN EN ÜNLÜ İÇECEK MARKASI İLE ÇEKİM YAPMAK İÇİN ANLAŞMIŞ.! ÜNLÜ GÜZELİN MARKAYA ÇEKİM İÇİN ŞARTI İSE 300 BİN ÖĞRENCİNİN İKİ YIL BOYUNCA TÜM MASRAFLARINI KARŞILAMASI OLDU. ÇEKİM İÇİN TEK KURUŞ ALMAYAN AKSOY'UN İSTEĞİ HERKESİ ŞAŞIRTTI. BAZI KESİM ÜNLÜ TABİİ Kİ YARDIM EDECEK, O KADAR PARASI VAR GİBİ SÖYLEMLERDE BULUNMUŞ AMA KİMSENİN YARDIM ETME ZORUNLULUĞUNUN OLMADIĞINI SÖYLEMEMİŞLER. ARKADAŞLAR BEN GELEN HABERLERİN HEPSİNİ SİZİNLE PAYLAŞMIYORUM AMA BU ÜLKEDE BU KADAR SIK YARDIM YAPAN TEK ÜNLÜ DURU AKSOY, BAKIN EMİR AKSOY DEMİYORUM O DA YAPIYOR TABİ Kİ HEM DE ÇOK YÜKLÜ MİKTAR YAPIYOR AMA DURU HEM KENDİSİ YAPIP HEM DE ÇALIŞTIĞI MARKALARI TEŞVİK EDİYOR. YAPMAYADABİLİR YA DA MARKALARA YAPTIRMAZ SONUÇTA KOCASI MİLYONER AMA O HEM KENDİSİ YAPIYOR ARTI OLARAK ÇALIŞTIĞI MARKALARA BÖYLE BİR ŞART KOŞUYOR VE KABUL ETMEZLERSE ONLARLA ÇALIŞMIYOR. DURU BUNUN GİZLİ KALMASINI İSTİYORMUŞ AMA ARTIK SÖYLEMEK İSTEDİM YOKSA İÇİMDE KALACAKTI.... VE KADIN BUNU YAPARKEN MUTLU YANİ YALANDAN YAPMIYOR. FOTOĞRAFLARA BAKARAK ANLAYABİLİRSİNİZ.
721.929 beğenme 52.829 yorum
@instagramkullanıcısı: NEEEE.! BEN ŞOK.
@instagramkullanıcısı: Lan çok tatlı bir hareket
@instagramkullanıcısı: Ohaaa
@instagramkullanıcısı: Helal lan yusufi.
@instagramkullanıcısı: Valla ben bu kızı tebrik ediyorum helal olsun dediğiniz gibi yapmak zorunda değil ama o sürekli yapıyor.
@instagramkullanıcısı: Kraliçedir mesela.
@instagramkullanıcısı: Tüm kötü sözleri geri alıyorum lan artık fav ünlümsün
@instagramkullanıcısı: Yaptığı şey gerçekten çok güzel kendisi çok tatlı bir kadın.
@instagramkullanıcısı: Kimse yapmak zorunda değil madem ünlü yapsın diyorsunuz o zaman diğerleri niye yapmıyor.?
@instagramkullanıcısı: Emir Aksoy kadar yapmıyor ama kocasından daha çok çabalayarak yapıyor ve bu daha güzel.
@instagramkullanıcısı: Kız niye yapsın aq zaman ayırıp gitmiş hem de para almamış ben ünlü olsam yapmam dnjfkdkdk
@instagramkullanıcısı: Çok tatlı awww
@instagramkullanıcısı: Sevmem kendisini ama yaptığı şey çok hoş.
@instagramkullanıcısı: Kocam Emir Aksoy olaydı dünya sikimde olmazdı bu arada o yüzden kimse kadına laf etmesin.
@instagramkullanıcısı: Yardım etmeleri için markaları zorbalaması djfjdkdkdkd
@instagramkullanıcısı: fav ünlümdür.
Haberi okuyup bozulan moralimle beraber üst kata çıkarken Rüya'nın kapısını çalıp açtığımda elim şaşkınlıkla kapı kulpunda durmuştu.
"Rüya n'apıyorsun sen.?"
Ortada duran çantanın içini gördüğümde şaşırarak elimle ağzımı kapattım.
Bir çanta dolusu para vardı.
Hepsi dolardı.
"Bunlar ne, nereden aldın sen bunları Rüya." Onun gibi halıya oturup kolundan tuttuğumda korkmuştum.
Nereden bulmuştu bu kadar parayı.
"Biriktirdim." Dedi burukça gülümseyerek.
"Bu kadarı na.."
"Emir abinin gönderdiği paraları harcamadım."
Ne.!
"Emir sana para göndermedi yalan söyleme ve bu paraları nereden aldığını söyle Rüya.!" Sesim yükseldiğinde gözlerini devirdikten sonra telefonundan banka hesabını açıp Emir'in yaptığı transferleri gösterdi.
"Bunları o çocuğa verir misin abla."
Şaşkınlıkla telefona bakıyordum.
Emir kardeşime para mı göndermişti. Hemde her hafta.
Hemde dolarla.
"Ne çocuğu Rüya hangi çocuk."
"Çarptığım çocuğa." Duyduğum cümleyle kalp atışım hızlandı.
"Biliyorum istemez ama sen yine de ona benim gönderdiğimi ve çok üzgün olduğumu söyle olur mu.? İsteyerek yapmadığımı da söyle... ya da beraber gidelim mi abla."
Rüya yanlışlıkla çarpıp öldürdüğü çocuğun öldüğünü bilmiyordu.
Söylememiştik.
Babam ve Sedat her şeyi ayarlayıp bizi tehdit etmişlerdi.
Yutkunamadım.
"Hazırlanayım mı beraber gidelim olur mu.? Hem yüz yüze özür dilerim evlerini de görmüş olurum."
Babam ve Sedat ona çocuğun iyi olduğunu sadece kolundan kalıcı hasar aldığını söylemişlerdi. Rüya'da senelerce beni yaşıyor sandığı çocuğun yanına gönderip durumunu kontrol etmemi istiyordu.
Hesabıma para atıp çocuğun ailesine vermemi istiyordu ama bir yıldır kesmişti.
Kendisi biriktiriyormuş.
Babamlar ona çocuğun ailesinin maddi durumlarının iyi olmadığını mı söylemişti. O yüzden mi Rüya sürekli onlara para göndermem için bana yazıyordu.
"Babam maddi durumları iyi değil demişti." Gözlerimi kapatıp bir kaç saniye başımı eğdim. Bu kadarını da yapmamış olun baba. Bu kadarını da yapmamış ol Allahın belası.
"Bir tanem onların durumları kötü değil babam sana yanlış söylemiş ben ilgileniyorum sen bunları düşünme tamam mı.?"
Rüya'yı kazanın olduğu gece polise götürüp olayın kaza olduğunu açıklayacakken babam ve Sedat bana engel olmuştu.
Halledeceklerini söylemişlerdi.
Daha sonra da Rüya'yı öldürüp kaçtı gibi gösterdikleri için işlerin içinden çıkamamıştım. Sürekli tehdit ediyorlardı kardeşimle.
O gece eğer karakola gitseydik Rüya'ya küçük olduğu için belki ceza bile vermezlerdi ama o iki pislik her şeyi mahvetmişti. Rüya'yı olay yerinden kaçtı ve çocuğu ölüme terk etti olarak gösterip kamera kayıtlarını almışlardı.
Şuan bile polise gidip olanları anlatabilirdik ama kamera kayıtlarıyla oynandığı için Rüya'yı çarptığı kişiyi ölüme terk edip kaçan birisi olarak göreceklerdi.
Olmazdı o yüzden.
Kaçmamış çocuğu kurtarmak için babamı aramıştı ama onlar küçücük kıza bile tuzak kurmuşlardı.
Ona kurulan tuzakla da bizi tehdit ediyorlardı.
"Sen bunları düşünme ben hallediyorum hepsini ablacım." Başının üstünden öptüğümde ağladığını sarsılan omuzlarından anlayabiliyordum.
"Çok mutlu olduğum zamanlarda aklıma birden o çocuk geliyor...düşünmekten kafayı yemek üzereyim abla. Kimseye belli etmiyorum ama beynimi yemek üzereyim." Daha sıkı sarıldım.
Ne yapacaktım.
Emir'e söyleyelim. Anlat Emir'e.
Emir'e söylersem Rüya'nın videosunu herkes görecekti. Emir Sedat'ı öldürmeden bırakmazdı ve video yayılırsa Rüya mahvolurdu.
Sadece yaraladığını sanarken bile yaptığı itirafı daha sindirememişken öldüğünü öğrenirse kendine zarar verebilirdi.
Zaten tek korkum da buydu.
Kendine zarar vermesi.
Kaldıramazdı bunu.
Rüya'yı sakinleştirip odama geçtiğimde derin derin nefesler alıyordum.
Sakin ol.
Rüya'nın çarpıp öldürdüğü kişi Emir'in arkadaşının kardeşiydi. O olaya kadar yakın olduklarını bilmiyordum, evlendikten sonra ablamdan öğrenmiştim.
O başından beri bilirken ben Emir'le evlenince öğrenmiştim aralarındaki bağı.
Korkum Emir'in bir şey demesi değildi. Korkum Sedat ve babamın elindeki görüntülerdi. Eğer onlara bir şey olursa videonun polise gidecek olmasıydı.
Emir öfkesine yenik düşüp onu öldürebilirdi.
Kapana kısılmış gibiydim.
Yatağa geçip cenin pozisyonu aldığımda öylece camdan bahçeye bakmaya başlamıştım.
Gelen mesajla ekranı kendime çevirdim.
♥️: Güzelim bugün geç kalacağım Sinan'lara yarın gitsek olur mu.?
Emir tam istediğim mesajı atmıştı.
Gidecek gücü bulamamıştım kendimde.
Onu onaylayıp tekrar dışarıya bakmaya başladığımda güneşin batışını izliyordum.
İç çeke çeke uyuyakaldığımda yeni gelen günlerin neler getireceğinin merakındaydım.
4 ay sonra.
"Hadi Duru." Elimdeki testle banyo kapısını açtığımda sabırsız kocama baktım.
Beklenti dolu gözlerle bana bakarken ben gözlerim dolu bir şekilde ona başımı olumsuz anlamda salladığımda hızla karnımdan tutup kendine çekti ve sarıldı.
"Tamam ağlama." Dedi yüzünü boynuma gömerken.
"Yine değil." Boğuk çıkmıştı sesim.
"Olabilir bir tanem, ağlama." Kolları bedenimi daha sıkı sarmalarken burnumu çektim.
Bu sefer çok emindim.
Bir haftadır bulanan midemle, kokuya karşı olan duyarlılığımla emindim ama yine olmamıştı.
İç çekip Emir'e sıkıca sarılırken kapı tıklatılmıştı.
"Abla ben Betül ablalarla hastaneye geçiyorum. Siz ne zaman gelirsiniz.?" Odaya girmeden kapının arkasından konuşuyordu.
"Bir kaç saate çıkarız Rüya." Dedi Emir.
"Tamamdır öptüm ikinizi de geç kalmayın valla kaçırırsınız doğumu." Ve gitmişti.
Ablam bugün doğum yapacaktı.
Sinem geçen ay dünyaya minik bir erkek bebek getirmişti.
Ablamında erkek bebeği olacaktı ve artık olarak ben ve Rüya bugün teyze olacaktık.
Gelen bebeklerle heveslenip görgüsüz gibi hemen test yapmıştım.
"Sinirleniyorum Duru, demek ki daha çok çalışmamız lazım yavrum." Emir'in flörtöz ses tonuyla omzuna vurup göz yaşlarımı sildim.
"Arzu hanımı dinlemedin mi.? Hapları bırakınca zaman aldığını söyledi...bir daha test yapmıyoruz." Bu dördüncü testti.
Son bir ayda hepsi negatif çıkmıştı.
"Belki de bu kadar çok istediğim için olmuyor, ya da annesi olarak beni istemiyor." Dediğimde sağ gözümden de yaş akmıştı.
Emir yüzümü elleri arasına alıp alnımı öperken bir yandan da sinirle konuşuyordu.
"Boş yere böyle şeyler düşünüp kendini üzmekten zevk mi alıyorsun güzelim...demek ki şu an değil...belki bir ay sonra belki iki ay sonra meleğimiz bize gelecek biliyorum."
"Altı ay demişti Arzu hanım, altı ay oldu."
Yanaklarımdaki yaşları silip beni kucağına aldığında banyo kapısının önünde dikilmeyi bırakıp yatağımıza geçmiştik.
Bacaklarımı kalçasının iki yanına sarıp boynuna sarıldığımda titreyen dudaklarımla ona bakıyordum.
Bu sıralar çok duygusaldım mesela.
Duygusaldım, midem bulanıyordu, her kokudan rahatsız oluyordum.
Demek ki bunlar hamilelik belirtisi değildi.
Emir elini karnıma koyup okşadığında gözlerimi kapattım.
"Ortada üzülmene değecek bir şey yok, Arzu hanımın söylediği tarihe yeni girdik yani bundan sonra olmazsa üzülürüz, şu an üzülmemiz çok saçma güzelim."
Doğru söylüyordu ama Çınar'ı kucağıma aldığımda bizimde bir an önce bebeğimiz olsun istemiştim. O kadar güzel ve tatlıydı ki.
Tıpkı onun gibi küçük bir bebeğimiz olsun istemiştim.
Çınar, Sinem ve Çağan'ın bebeğiydi.
Yeğenimin ismi Kuzey'di. Ablam Kuzey koymak isteyince Sinan abi onu kırmayarak kabul etti.
"Tamam mı.? Üzülmek yok." Emir çenemden tutup ona bakmamı sağladığında bulanan midemle beraber başımı salladım.
Bana diyordu ama kendisi de üzülmüştü.
Bir süre ona sarılı bir şekilde yatakta durduktan sonra hazırlanıp hastaneye geldik...Ablamın yatışı yapılmıştı ve doğum saatini bekliyorduk.
Emir ve Sinan abi dışarıya çıktıklarında bir kaç dakika sonra Betül ve Şevval'de odaya gelmişlerdi.
Ablam karnını okşayıp ağlarken arkadaşları onu sakinleştirmeye çalıştığı için biz Rüya'yla koltuklarda oturup onları izliyorduk.
Rüya'nın saçlarından öpüp mis kokusunu içime çektiğimde kollarını hemen belimden geçirip o da bana sarılmıştı.
Sinan abi doktorlarla odaya girdiğinde saatin geldiğini anlamıştık. Sinan abinin kolunu sıkıca tutan ablamla, doktorlar konuşup sakinleştirmeye çalıştılar ama o ağlayıp doğuma Sinan abiyle girmek istiyordu.
"Duru...Rüya." Yatağa doğru yürüdüğümde bana uzattığı elini tuttum.
"Bir şey olurs.."
Rüya oflayarak onu konuşturmadı.
"Abla riskli bir durum bile yok şöyle konuşup durma doğur gel şu veledi." Rüya konuşurken doktorlar dahil herkes susmuştu.
Kendimi tutamayıp güldüğümde benimle beraber herkes gülmeye başladı.
Çok normal olduğumuz söylenemezdi.
"Çok seviyorum ikinizi de." Dediğinde yatakla beraber odadan çıkmıştı. Tabi bizde elini tutarak yatakla beraber doğumhanenin önüne gidiyorduk.
"Sinan nerede." Dedi arkaya bakmaya çalışırken.
"Buradayım Özge." Sinan abi onun yanına geldiğinde Emir kolumdan tutunca yataktan uzaklaşmıştım. Doğumhanenin önüne gelmiştik zaten.
Beni göğüsüne çekip arkadan ellerini karnıma sardığında ellerimi onun ellerinin üzerine koydum.
Herkes ablama son cümlelerini kurarken ben uzaktan izliyordum.
Onu hala tam olarak affetmemiştim ama böyle bir günde yalnız bırakmakta istememiştim.
"Alıyoruz Özge hanımı...iki saat sonra artı bir olarak size teslim edeceğim." Doktoru konuştuktan sonra Sinan abiyle beraber içeriye girmişlerdi.
Odaya tekrar giderken Emir boynumdan öpüyordu.
Onun kollarında adım atarken yer ayaklarımın altından kaydığında neredeyse tüm yükümü ona vermiştim.
"Abla."
Emir beni kucağına aldığında Rüya telaşla bize doğru gelip kolumu tutunca gözlerimi kapattım.
Kucağında olduğum adam kimseye cevap vermeden hızlı bir şekilde yürümeye başladığında Rüya'da bizimle geliyordu.
Kan alıp serum taktıklarında yaklaşık bir saattir serumun bitmesini bekliyorduk.
Rüya saniyede bir telaşla bana bakarken hala elimi bırakmamıştı.
"Geçen hafta gelecektik...seni dinledim gelmedik bak düşüyordun ben olmasaydım." Sinirle konuşan kocama baktım.
"İyiyim." Dediğimde sinirle bana döndü.
"Yüzün bembeyaz, hala başın dönüyor nasıl iyisin."
"Abla hala geçmedi mi başının dönmesi." Rüya Emir'den sonra konuştuğunda yüzüme dokunup ateşime bakmıştı.
"Geçti bir tanem, Emir abin korktuğu için abartıyor bir şeyim yok."
"Doğru söylüyor yüzün kireç gibi bembeyaz oldu."
Elimi karnımda tutup bulantısını düşünmemeye çalışıyordum.
Odanın kapısı açıldığında gelen doktor hemen Emir'e bakıp başıyla selam vermişti.
"Geçmiş olsun Duru hanım, iyi misiniz biraz daha." Elindeki dosyayı açıp kalemle bir şeylere çizik atarken ben de başımı salladım.
"Neyi varmış." Dedi Emir.
"Korkulacak bir şey yok merak etmeyin." Başını kağıtlardan kaldırıp önce bana sonra Emir'e bakıp gülümsediğinde üçümüzde merakla ona bakıyorduk.
"Duru hanım tebrikler bir buçuk aylık hamilesiniz...sizi kadın doğum uzmanımıza yönlendirdim birazdan kendisi burada olur daha sonra kend..."
Gerisini dinlemedim.
Emir gözlerindeki parıltıyla bana bakarken ben de ona bakıyordum.
Hamileydim.
"Abla hamilesin." Rüya konuştuktan sonra kollarını boynuma dolayınca sarılan kardeşime karşılık verirken hala ağzım açık bir şekilde karşımdaki adama bakıyordum.
Nasıl hamileydim.
"Biz test yaptık negatifti." Dedim sonunda konuşabildiğimde.
Emir karşımdan yan tarafıma geldiğinde gözlerim dolu dolu ona bakıyordum.
"Evde yaptığınız testler yüzde yüz doğru değil Duru hanım, hamileliğiniz henüz çok yeni olduğu için testlerde belli olmamış olabilir. Ayşe hanım birazdan kontrol için gelecek tebrik ederim tekrardan." Ve çıkmıştı.
Rüya yatağın kenarından dolanıp Emir'e de sarıldığında Emir hala tepki vermiyordu.
İnme inmişti adama.
"Çok sevindim...Özge ablama söylemeyin ama sizin çocuğunuza daha çok sevindim sanırım onunla daha iyi anlaşacağım." Rüya boğuk ve titrek sesiyle konuşmuştu.
Hamileydim.
"Ben haberi diğerlerine söyleyeyim onlarda şok olsunlar." Heyecanla odadan çıktığında artık baş başaydık.
Yavaşça Emir'e döndüğümde anında göz göze gelmiştik çünkü zaten bakışlarını benden ayırmıyordu.
"Emir." Dedim gözlerimden yaşlar akarken.
Karşımdaki adamın gözünden bir damla yaş düşerken kollarını hızla bana sarmıştı. Gözlerimi kapatıp bende kollarımı ona sardım.
Hala konuşmuyordu.
Bedeni sallandığında onun ağlaması benim ağlamama karışmıştı.
Birbirimize sarılmış mutluluktan ağlarken kaç dakika geçtiğinden habersizdik.
"Bebeğimiz olacak." Dedi boğuk sesiyle.
"Baba mı olacağım ben Duru." İnanamıyormuş gibi konuştuğunda gözümden hala yaşlar akıyordu.
"Meleğim anne olacak...çocuğumuz olacak."
Sözleri beni ağlatırken hala sarılı bir şekildeydik.
Daha bir kaç saat önce hamile değilim diye ağlarken şu an hamileyim diye ağlıyordum. Ağlıyorduk.
Emir'den beklediğim tepki kesinlikle bu değildi.
O da istiyordu.
Belki benden daha çok istiyordu bu bebeği.
Emir bana bakmadan yüzünü kaba bir şekilde silip ayağa kalktığında toparlanıp tekrar yanıma geçti ve yüzümü elleri arasına aldı.
"Bebeğimiz oluyor...hissetmiştim lan, yemin ederim hissetmiştim Duru." Gülerek başımı omzuna koyduğumda başımın üstünden öpüyordu.
"Bizimde bebeğimiz olacak Emir." Omzundan öptüğümde o başımı kaldırıp göz göze gelmemizi sağlamıştı.
"Ölüyorum lan sana...daha ne yapıp beni bu kadar delirtecek diyorum her gün...her gün daha da aşık oluyorum..."
"Seni çok seviyorum." Diyip dudağını öptüğümde Emir hala şaşkın ifadesiyle bana bakıyordu.
"Çocuğumuzu mu taşıyorsun şimdi sen." Söyleme tarzına güldüm. Başımı sallarken gözyaşlarım tekrar akmıştı.
Durduramıyordum kendimi.
Bir buçuk aylıksa yani yedi buçuk ay sonra aramızda olacaktı. Yedi ay sonra kollarımızda olacaktı bebeğimiz.
Emir yatağın kenarına oturup beni kendine çektiğinde kucağına yerleşip kollarımı ona dolamıştım.
"Sevindin mi.?" Cevabı bilmeme rağmen sordum.
"Bana tarifini açıklayamayacağım şeyler yaşatıyorsun." Dedi boynumdan öperken.
Sende Emir.
Sende bana.
Odanın kapısı tıklatılıp açıldığında kadın bir doktor gelmişti. Bizi bilgilendirip, eğer onunla devam etmek istiyorsak bebeğimizi görmek için odasına gitmemizi söyledi ama biz Arzu hanımla süreci yönetecektik.
Onu arayıp yarın için randevu aldığımızda Kuzey'in doğum haberiyle ablamın odasına gitmiştik.
Girdiğimiz an Bilal ve Çağan ıslık çalarken Şevval ve Betül alkışlamaya başlamıştı.
"Çok sevindim sağlıkla gelsin." Şevval beklemediğim anda sıkıca sarıldığında bende ona sarılmıştım.
Betül'de aynı şekilde tebrik ederek sarılmıştı.
"Emir baba oluyor vay be bu günleride mi görecektik."
Bilal ve Çağan beni tebrik ettikten sonra Emir'le konuşmaya başlayınca Rüya'yı kollarımın arasına aldım.
"Adını ne koyacaksınız.?"
Güldüm sorusuna.
"Abla kız olursa Serya koyar mısın Serpil ve Rüya'nın birleşimi." Hepimiz güldüğümüzde odaya Sinan abi girmişti.
Ama bu seferki farklıydı kucağında yeğenimi tutuyordu. Kuzey'i.
Hepimiz ona doğru yürürken Emir ellerini belime koyarak benimle beraber yürümeye başlamıştı.
"Sarı." Dedim Kuzey'e bakarak konuşurken.
Ablam ve Sinan abi kumraldı ama annem ve Rüya'da sapsarı olduğu için şaşırmamıştım.
"Lan küçücük bu velet." Bilal yüksek sesle konuştuğunda Kuzey ağlamaya başlayınca Sinan abi ona küfür etmeye başladı.
"Ulan it herif ne bağırıyorsun çocuğu ağlattın lan." Diyordu daha bir ay önce baba olan Çağan.
"Verin bana." Dedi Betül anaç bir ifadeyle.
Sinan abiden aldığı bebeği kucağında salladı ama Kuzey hala ağlıyordu. Emir'in kollarından çıkıp yanlarına gittiğimde minik elini tutup yüzünü okşadım.
Yan tarafımızda hemşire duruyordu.
"Kuzey...çok güzelsin teyzecim." Burnuna ve yanaklarına dokunurken gözlerini açmasıyla kocaman gülümsemiştim.
Çok güzeldi.
Bizimde bundanımız olacak.
"Git hadi teyzene." Betül onu birden kollarıma bıraktığında gözlerini tekrar kapatan bebeğe bakıyordum.
"Emir." Dedim ona doğru dönerken.
O bana ve kucağımdaki bebeğe bakarken iç çekmişti.
"Sustu." Diyip koltuğa oturmuştu Betül.
Ona doğru eğilip kokladığımda omzundanda öpmeyi ihmal etmedim.
Ağır bir bebekti.
Çınar'ı da kucağıma almıştım ama ilk doğduğunda böyle ağır değildi.
"Ablamı ne zaman getirecekler." Rüya konuştuğunda hemen Sinan abiye dönmüştüm.
"Dikişleri atılıyordu ben onun yanına gideyim Kuzey size emanet."
Sinan abi odadan çıktığında Emir'in yanına gidip dikkatli bir şekilde kucağımdaki bebeğe baktım.
"Ağır." Diyip güldüğümde Emir onu hemen kollarımdan almıştı.
"Niye söylemiyorsun ağır olduğunu Betül'e verirdik." Dediğinde Kuzey'i kendisinin aldığını yeni idrak etmiş gibi kucağına baktı.
Bebek eline o kadar yakışmıştı ki...bir elimi istemsizce karnıma koyup okşadım.
Hala midem bulanıyordu.
"Betül." Diyip Kuzey'i gösterdiğinde kucağından alınmıştı bebek.
"Niye bıraktın ben sevecektim." Dedim nazlanarak.
Beni tekrar kolları arasına aldı.
"Kendi bebeğimizden başka bebeği kucağıma alamam...sende bu halinle ağır olduğu için alamazsın." Söylediği ilk cümleye takılmıştım.
Emir, sen mükemmel bir baba olacaksın.
"Bu söylediğini büyüdüğünde ona söyleyeceğim." Diyip boynuna sarıldığımda hızla karşılık verip sıkıca sardı beni.
Ablam geldiğinde Rüya ve ben dışında herkes dışarı çıkmıştı. Onun giyinmesine yardımcı olup bir şeyler yedirdikten sonra yürümeye çıkarttığımızda herkes koridordaydı.
"Duru siz gidin abicim gerisiyle ben ilgilenirim yarın gelirsiniz eğer istersen." Sinan abiye başımı salladığımda ablama baktım.
Ona hala bebeğimi söylememiştim.
"İyi misin.?"
"İyiyim ablacım, Betül'le Şevval burada zaten merak etme...yüzün solgun görünüyor eve gidin siz." Dedi.
Herkes bize bakarken onlarda söylemediğimi anlamışlardı.
Rüya'da söylememişti.
Normalde söylerdi ama herkese söyleyip ona söylememişti.
"Tamam biz sabah geliriz o zaman." Başını salladığında burukça baktı yüzüme.
Biliyordu hala affetmediğimi.
"Kardeşim tebrik ederim." Emir ve Sinan abi vedalaşırken ben de odaya geçip çantamı aldım.
"Hadi Rüya." Dedim eline uzanırken.
"Ben ablamın yanında durayım belki bir şeye ihtiyacı olur hem sizde baş başa kalırsınız."
"Betül'ler yanında onlar yardımcı olur bir tanem boşuna yorulma burada." İkimizden başka kimse duymuyordu bizi.
Gülümseyip yanağımı öptü.
"Durayım abla, bir şey olmaz hem siz gidin kutlama falan yapın." Yorgunca gülümseyip ona sarıldığımda göğüsüm sıkışmıştı.
Bir kaç gündür böyle oluyordum Rüya'yla konuşurken.
"Dikkatli ol uyumazsan mesaj at sürekli." Alnının kenarından öptükten sonra herkesle vedalaşıp sonunda eve gelmiştik.
Pijamalarımı giyip Emir'in duştan çıkmasını beklerken gözlerimi kapatıp yaşadığımız şeyleri düşündüm.
Anne baba olacaktık.
Hamileydim.
Rüya'ya geldiğimizi mesaj atıp annemin numarasına tıkladığımda görüntülü aramıştım.
"Anneciğim." Diyerek açtığında gözlerim şimdiden dolmuştu.
"Anne, napıyorsun."
"Emir yanında mı.?" Dedi sessizce.
"Değil."
"Ander'leyim biraz gezdik dolaştık, Kuzey doğmuş." Gülümseyerek dolu gözlerimle başımı salladığımda anneme baktım.
"Noldu.?" Sesi telaşlı çıktığında burnumu çekmiştim.
"Anne, bize gelsene." Sana söylemek için can atıyorum.
"Duru bir şey mi oldu bir tanem, Emir nerede evde değil mi.?"
"Banyoda." Bakışlarım karnımdan telefona çıktı.
"Anne hadi gel bugün burada kalırsın." Saat baya geç olmuştu ama ona söylemem lazımdı.
"Ya da biz gelelim mi.?" Dedim hemen.
"Kötü bir şey yok değil mi.? suratın sapsarı iyi misin annem...ben geleyim bir şey yapayım sana onları içer uyursun zaten yakınım oraya kapat hadi geliyorum."
Ve kapatmıştı.
Su sesi kesildikten bir kaç dakika sonra çöken yorgunlukla gözlerimi kapattım.
"Meleğim." Tek gözümü açıp altında sadece havluyla duştan çıkan kocama baktığımda uykum neredeyse açılmıştı.
"Uyu sen bir tanem aşağıda çocuklarla konuşup geleceğim."
"Annem gelecek." Dediğimde başımı yastıktan kaldırmıştım.
"Bu saatte." Dedi yatağın kenarındaki dijital saate bakarak.
Başımı salladım.
"Bebeğimizi mi söyleyeceksin." Yine başımı salladım ama bu sefer gülümsüyordum.
"Delirecek mutluluktan." Dedim o beni alnımdan öperken.
Emir giyinip aşağıya indiğinde kısa süre sonra bahçeye giren arabayla ben de inmiştim.
Gelmişti Serpil Doğan. Annem. Meleğim.
"Anne." Merdivenleri ikişer ikişer inerken bir yandan da sesleniyordum.
Merdivenlerin başında karşılaştığımızda sıkıca sarılmıştım. O da aynı şekilde sarılırken yüzünde korkulu bir ifadeyle bana bakıyordu.
"Kavga mı ettiniz ne oldu annem." Dedi saçlarımı yüzümden çekerken.
"Yok kavga etmedik...sana bir şey söyleyeceğim." Dudaklarım titrediğinde birbirine bastırdım ama gözlerim yaşlarla doldu.
Neden böyle oluyordum.
Bebeğimiz aklıma geldikçe ağlamak istiyordum.
"Söyle annem, ağlama ne oldu anlat. Özge'yle mi tartıştınız."
"Anne ben hamileymişim." Sol gözümden bir damla yaş aktığında hareketleri durmuştu.
"Hamileyim." Dedim yüzümü kaplayan yaşları silerken.
"Hamile misin...hami." Ağzını iki eliyle kapattığında tıpkı benim gibi gözleri dolmuştu.
"Bebeğimiz olacak." Eliyle yüzünü kapatıp merdivenin basamağına oturduğunda sarsılan omuzlarından ağladığını anlayınca yanına oturup tekrar sıkıca sarıldım.
Omzumda ağlıyordu.
"Çok sevindim annem...çok sevindim sevinçten ağlıyorum...Oğlum baba mı olacak..kızım anne oluyor."
Yerinde dikleşip kollarını bana sardığında birbirimize sıkıca sarıldık.
"Çok sevindim güzel kızım...Allah analı babalı büyütsün...sağlıkla kucağımıza almayı nasip etsin rabbim."
Amin.
"Kurban olurum ben size canlarımsınız siz benim. Güzel çocuklarım."
Elini karnıma koyduğunda ağzından da ağlama sesi çıkmıştı.
"Oy benim minik kuzum...daha çok küçüktür karnın çıkmamış." Başımı salladım yüzümü silerken.
"Bir buçuk aylıkmış...hatta bir ay üç haftalıkmış."
"Oy şu kadar daha." Dedi tırnağının ucuyla ufak bir işaret gösterirken.
"Çok şükür Allahım. Şükürler olsun dualarım kabul oldu." Beni tekrar kendine çekti.
"Bak Sinem'in bebeği çok güzel diyip duruyordun o zamanlarda hamileymişsin." Doğru söylüyordu.
Aslında fazla alıngan olmamdan anlamam lazımdı ama testler bizi yanıltmıştı.
"İstiyordunuz değil mi.?" Ona da başımı salladım.
"Şükürler olsun." Dedi saçlarımı okşarken.
Merdivenin kenarında oturmaya devam ederken Emir eve girmişti. Bizi merdivende otururken görüp kaşları çatıldığında annem hemen ona sarıldı.
"Söylemişsin." Dedi kollarıyla annesini sararken.
Ağlamasından anlamıştı.
"Çok sevindim annem, sağlıkla gelsin bebişimiz."
"Amin annem amin." Dedi Emir.
İkisi sarıldıktan sonra bir de salonda sevincimizi yaşamıştık. Saat baya geç olurken biz hala bebek hakkında konuşuyorduk ve bu sefer bahçeye çıkmıştık.
Çabuk gel anneciğim.
Ailen seni bekliyor.
Emir'in kolları arasındayken tekrar nefesim sıkıştı.
Yakın zamanda ikisiyle de düşman olacağımızı bilseydim zamanı geri almak için canımı bile verirdim.
BÖLÜM SONU
BÖLÜM NASILDI.
Bunu geçiş bölümü olarak düşünebilirsiniz fazla uzatmadan olayların yaşandığı bölüme gelmek için zaman atlaması yaptım. Diğer bölümde biraz yapacağım.
Veee artık beklediğiniz bölüme yani sezon finaline çok yaklaştık. Ya 25. Bölüm ya da 26. Bölüm olacak uzatmadan diğer bölümlere geçelim.
Yeri gelecek üzüleceğiz yeri gelecek yine üzüleceğiz ama aramızda kalsın o bölümler için daha heyecanlıyım. 🫠
Oy verenlerin sayısı oldukça düşük ve ben diğer bölümü maalesef sınır geçilmeden atmayacağım çünkü emeklerimin karşılığını alamıyorum.
Sınav haftamda sizleri bekletmemek için bölüm yazarken bölümün sınırı bile geçilmiyor.
Oy sınırı 750
Yorum sınırı 350 (gerçek yorumlar lütfen harf random değil aşklarım)
Öpüldünüz.
Bölüm etkileşimi
