Sahte ve Gerçek kitap kapağı

42. bölüm / 47

Sahte ve Gerçek

41.BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Buse Mina

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 47Şu an: 41.BÖLÜM

İyi okumalar..

Nefesleri düzenli bir hale giren kızımın saçlarından öpüp Emir'e baktım.

Bir eli Rüya'da diğer eli bendeydi.

Uzanıp dudaklarını öptüğümde bu kısa bir öpüşmeydi.

"Her şeyimsiniz benim." Dedi alnımdan öpüp.

Uzanıp Rüya'yı da öptü.

"Sen de bizim her şeyimizsin." Derin bir nefes verip Emir'in saçlarımı okşamasıyla kendimi daha fazla tutamadan tüm yorgunluğumla, yarın Rüya'nın kardeşlerine ne tepki vereceğini merak ederek kendimi uykuya bıraktım.

•

Gece üçte midem bulandığı için uyanmıştım ve hala uyuyamamıştım. Yanımda yatan adama sarılarak bir iki saat öylece bekledim.

Bir haftadır Rüya'ya bebekleri söyleyememiştik.

Gözlerim dijital saate takıldığında saatin hala beş olduğunu görünce derin bir nefes verdiğim an odamızın kapısı yavaşça açılmıştı.

Rüya gözlerini ovuşturarak yürürken başımı biraz kaldırıp ona baktım.

Babasının tarafına gidecekken benim uyanık olduğumu görüp yönünü değiştirdi. Emir'den ayrılıp onu yatağa çıkarttığımda boynundan sertçe öptüm.

Bir tanemdi o benim.

"Günaydın." Sesim fısıltılıydı.

"Günaydın anne." O da beni öpmüştü ama hâlâ uykulu olduğu için başını göğüsüme yasladı.

"Niye erken uyandın.?" Dedim yatağa uzanırken.

O hemen bana sarılıp tekrar göğüsüme sindiğinde poposuna hafifçe vuruyordum.

"Rüya gördüm." Saçlarını öptüm.

"Korktun mu.?" Başını hayır anlamında iki yana salladı.

"Sen niye uyumadın ki anne."

"Uyku tutmadı." Dedim ve yarım saate yakın birlikte konuşmadan sarılarak öylece durduk.

Başını kaldırıp babasına baktığında alttan alttan tekrar bana bakmıştı.

"Hadi birazda babana git." Kucağımdan inip yataktan atladığında minik adımlarla dolanıp babasının tarafına gitti ve öylece ona baktı.

Elini babasının yanağına koyduğunda belinden tutulup yatağa çıkartılması bir olmuştu.

Emir yeni uyanmasına rağmen onu sıkıca kendi göğüsüne çekip sarmaladığında bu manzara karşısında istemsizce gülümsedim.

Rüya babası tarafından öpüp koklanırken Emir'in ona söylediği şeyleri duyamıyordum ama Rüya gülümseyip başını sallıyordu.

Bugün doğum günümdü ama Emir yaklaşık dört saat sonra yurtdışına gidecekti ve hala kutlamamıştı.

Unutmuş.

Unutmuş olabilir çünkü bu ara işleri çok fazla olduğu için eve bile geç geliyordu.

Dudaklarımı büzerek onlara sırtımı döndüğümde gözlerimi kapatıp elimi karnıma koydum.

Yataktaki hareketlilikten sonra karnıma dokunan eller beni hızla kendine çekip, saçlarımdan öpmüştü.

"Bir tanem."

Başımı biraz yan çevirip ona baktım.

"Hı."

"Hı.?" Dedi taklitimi yaparak.

"Günaydın meleğim."

Boynuma dokunurken kıpırdanıp yataktan çıktım.

"Günaydın." Bir şey demeden banyoya gittiğimde gözlerim dolmuştu.

Bir kaç saat sonra uçağı vardı ve unutmuştu.

Yüzüme hava yapıp elimi yüzümü yıkadıktan sonra çıktığımda ikisi de odada değildi.

Giyinme odasına geçtim ama üzerimdeki pijamaları değiştirmek istemediğim için geri odaya döndüm ve yatağa girdim.

Telefonumu elime alıp ne var ne yok diye sosyal medyayı yokladığımda hala benim hamilelik haberimin konuşulduğunu görünce uygulamadan çıktım.

Telefon titrediğinde gelen mesajla kaşlarımı çattım.

♥️: Aşağıya gel.

Bir de ayağına çağırıyor.

Hamile karısını ayağına çağırmaya utanmadığı gibi bir de doğum gününü unutuyordu.

Söylene söylene yataktan çıkarak parmak arası terliklerimi giydiğimde ayağımı yere sürte sürte kapıyı açıp odadan çıkmıştım ki gördüğüm çiçek sepeti ile elim hızla dudaklarıma kapandı.

Üstündeki pembe balonlara dokunup yere eğildiğimde pembe çiçeklerime bakıyordum.

Pembe lale.

En sevdiklerim.

"Emir.!" Dedim yüksek sesle.

Koşar adım merdivenlere gittiğimde ikinci bir şokla karşılaşmıştım.

Merdivenlerin kenarında güller vardı.

Evin her yeri güller ve çiçeklerle doluydu.

"Emir." Diyerek aşağıya inerken sadece onu görüp boynuna atlamak istiyordum.

Aşağıya indiğimde etrafıma baktım.

Ev çiçek bahçesine dönüşmüştü.

Karşıma çıkan adamla adımlarım durdu.

Emir'e bakarken daha fazla dayanamadım. Beklemeden boynuna sarıldığımda beni kendine çekerek sıkıca sarılmıştı.

"Doğum günün kutlu olsun her şeyim."

Omzundan ve boynundan sürekli öpüyordum.

"İyi ki doğdun anne.!" Rüya'nın sesi biraz uzaktan geliyordu.

Başıma gelen en güzel şey Emir'di. İkincisi ise bağırarak doğum günü şarkısı söylemeye çalışan kızımdı.

Üçüncü ve dördüncüde karnımdaydı.

"Seni çok seviyorum." Dedim gözlerim dolu dolu ona bakarken.

"Senin için ölüyorum." Dedi boynumdan öpüp beni kucağına alarak.

Bacaklarımı kalçasına dolayıp dudaklarını öptüğümde hızla karşılık vermişti. Dudaklarımı esir alan adamla nefessiz kaldığımda ayrılıp alnımı alnına dayadım.

"İyi ki benim meleğimsin, iyi ki doğdun her şeyim." Yüzüme bakmak için yanağımdan tuttu ama izin vermedim.

Dudaklarım titrerken daha fazla dayanamayıp hıçkırdığımda ona resmen yapışmış durumdaydım.

"Unuttun sandım." Diyerek ona baktığımda gözyaşlarımı sildi.

"Ağla diye yapmadım."

Burnumu çekip başımı tekrar omzuyla boynu arasına gömdüğümde ağzının içinden bir şeyler diyip elini kalçama koydu.

"Ağlama Duru sinirleniyorum."

"Keyfimden mi ağlıyorum.!" Omzuna vurdum. "Senin yüzünden."

"Benim yüzümden mi.?"

Başımı sallayıp yüzüne baktım.

"Sen bana bu sürprizi yapmasaydın ben de duygulanıp ağlamayacaktım."

Derin bir nefes verip dudaklarını ıslattığında ufak bir öpücük kondurdum.

"Eğer yapmasaydım yine ağlayacaktın." Dediğinde başımı salladım.

"Yapmasaydın da ağlardım evet."

Başını yukarı kaldırdı.

"Sabır ver Allahım, sabır ver bu kadın beni manyak etti."

Kaşlarımı çatarak ona bakıyordum.

"Düzgün dua et." Dedim sinirle.

"Bir Allah'la arama girmemiştin onu da yaptın."

Yine omzuna vurduğumda o çoktan yürümeye başlamıştı.

"Bir daha bana önceden söyle duygulanmayayım tamam mı.?"

"La havle vela kuvvet...sabah sabah bela mısın sen Duru. Sürprizi sana önceden nasıl söyleyeyim."

Biraz mantıklı konuşuyordu.

"Bağırma bana."

Bağırmadı ki.

"Bağırmadım." Dedi sakince ama kendini kızmamak için tutarken.

"Emir."

Bana baktı.

"Ben seni çok seviyorum." Yanağından öptüm.

Adımları durduğunda kalçamdaki eli hızla enseme gitti ve tekrar dudaklarıma yapıştı.

Ayıp olmasın diye yine karşılık verirken alt dudağını dudaklarımın arasına alıp ısırdığımda inlemişti.

Ellerim yanaklarında dururken kucağında biraz yükselip tutkuyla öptüm. Elleri giydiğim pijamanın altından göğüslerimi bulduğunda bu sefer inleyen taraf bendim.

"Anne."

Emir'in kucağından hızla atlayarak üzerimi düzelttiğimde nefes nefese bir halde köşeden dönerek olduğumuz yere gelen kızıma baktım.

Elinde tuttuğu pastadan dolayı yavaş yavaş yürürken başımı biraz çevirip Emir'e baktığımda onun kanayan dudağını sildiğini görmüştüm.

Acıtmış mıydım.?

"İyi ki doğdun anne.!"

Rüya'nın arkasından elinde başka bir pastayla annem girdiğinde otuz iki diş gülümsüyordum.

Elim Emir'in avuçları içindeyken karşımdaki pasta taşıyan kişilere bakıyordum.

"İyi ki doğdun kızım...doğum günün kutlu olsun."

Yanımıza kadar geldiklerinde önce eğilerek meleğimin elinde zor tuttuğu pastanın mumlarını üfledim.

"Ya ama dilek tutmadın anne...babaanne tekrar yakalım mumları."

Annemin eli dolu olduğu için Emir mumları tekrar yaktı...gözlerimi kapatıp bebeklerimi sağlıkla kucağımıza almayı diledikten sonra pastayı üflediğimde eli dolu olmayan tek kişi kocaman alkışladı.

Emir.

Rüya'nın elindeki pastayı alıp masanın üzerine koyduğunda bu sefer annemin pastasının önündeydim.

Ona gülümseyerek baktıktan sonra aynı şekilde pastaya bakıyordum.

"Yine dilek dile anne."

Şu anki mutluluğumuzun sonsuza kadar bozulmamasını dileyip yine mumları üflediğimde bu sefer alkışa Rüya'da katılmıştı.

"Seni çok seviyorum annecim iyi ki doğdun, iyi ki oğlumla evlendin...iyi ki kızım oldun." Pastayı masaya bırakıp bana sarıldığında kollarımı sıkıca boynuna dolamıştım.

"Seni çok seviyorum." Dedim yanağından öperken.

"Anne." Rüya'nın sesiyle ayrıldığımızda elinde tuttuğu kutuya dolu gözlerimle baktım.

Büyümüştü ve bana doğum günümde hediye alıyordu.

"Rüya." Diyip dizlerimi kırarak eğildiğimde o heyecanla kutuyu bana uzatmaya devam etti.

"Bu benim hediyem babamla beraber düşündük." Alttan alttan babasına da bakmıştı.

Kutuyu hemen yere koyduğumda ben de aynı şekilde yere oturunca annem gülmüştü.

Bağdaş kurarak hediye kutusunu yırttığımda çok heyecanlıydım çünkü kızım bana ilk defa doğum günü hediyesi vermişti.

Kutudaki delikleri görünce kaşlarımı çattım.

"Bu ne.?" Dedim Emir'e bakıp.

"Açsana güzelim."

Rüya yerinde zıplayarak ellerini çenesine koyduğunda gözlerini yüzümden ayırmıyordu. Kutunun kapağını açtığım an gördüğüm şeyle ağzım kocaman açıldı.

Rüya'yla göz göze geldiğimde onu hızla karnından kendime çekip boynundan öptüm.

Bana yavru bir köpek almıştı. Büyük ihtimalle sahiplenmişlerdi.

"Biz koruyucu aile olduk anne...Zeus'tan sonra ikinci kardeş geldi." Ona dolu gözlerimle bakarken yüzünün her yerinden öptüm.

"Bana köpek mi sahiplendiniz bir tanem." Hızla başını salladı.

"Babamla beraber şeye gittik." Babasına döndüğünde Emir hemen onu tamamladı.

"Barınak."

"Barınağa gittik biz anne." Tekrar öptüm ve kutunun içindeki yavru köpeği elime aldım.

Köpek bana büyük ve masum gözleriyle bakarken başından öptüm. Çok tatlıydı.

"Bu da onun yatağı."

Eliyle kenardaki küçük yatağı gösterdiğinde gülümseyerek ona ve Emir'e baktım.

Beni yerden kaldıran kocam kızımızı da kucağına almıştı. Duyduğum fotoğraf sesiyle hızla Emir'e baktım. Köpek ve beni çekmişti.

"Adını ne koyalım anne."

"Erkek mi kız mı.?" Dedim köpeğin başını okşarken.

"Kız." Dedi hemen.

"Ne olsun sence." Dedim eline uzanıp tutarken.

Düşünürmüş gibi yaptı.

"Rüya olsun." Üçümüzde güldüğümüzde tuttuğum eli öptüm.

"Evde bir tane Rüya var bir tanem bu sefer başka bir isim bulalım."

"O zaman ismi Köfte olsun ben köfte çok severim."

Gülerek Emir'e baktım.

"O zaman ismi Köfte olsun." Onu yatağına bırakıp üzerini örttüğümde Emir'in kenara koyduğu telefonunu elime alıp fotoğrafını çektim.

Çok tatlıydı ve başka bir çocuğumuz olduğu için çok sevinmiştim.

Hep birlikte Kahvaltımızı yaparken bahçeye ellerinde meşale ve pastayla giren kişileri gördüğümde kahkaha attım.

Serhat ve Kaan önde Meşale tutarken Gaye ve Yusuf'ta arkadaydı...ikisininde elinde pasta vardı.

Ayağa kalkıp masadan uzaklaştığımda Emir ağzının içinden bir şeyler söyleyip Serhat'ın yanına gitmişti.

"İyi ki doğmuş benim güzel arkadaşım...bebek arkadaşım."

"Doğum günün kutlu olsun yenge."

"Yenge iyi ki doğmuşsun."

Hepsi bir ağızdan konuştuğunda ben sadece gülüyordum.

"Doğum günün kutlu olsun teyze." Kaan konuştuğunda ilk defa adımı söylemeden sadece teyze demesi beni bir tık duygulandırmıştı.

Dizlerimi kırarak ona sarıldığımda yanaklarından öptüm.

"Teşekkür ederim aşkım."

O da yanağımdan öpmüştü.

Arkamızdan yükselen seslerle hızla onlara baktım.

Emir, Serhat ve Yusuf tartışıyorlardı.

"Yenge." Yusuf beni olay yerine çağırdığında hızla yanlarına yürüdüm ama ortalık yaktıkları meşale yüzünden duman altı olmuştu. Zaten Emir'de buna kızıyordu.

"Hadi bırakın şunları içeriye geçip pasta keselim."

Emir'in koluna girerek oradan uzaklaştırdığımda Rüya ve Kaan'ı alarak salona geçmiştik.

Gaye ve Serhat'la sarıldıktan sonra Yusuf'la da sarılmıştım.

Çok seviyordum onları.

Gün boyu hep beraber doğum günümü kutladığımızda onlar dışarıda güzel bir yemek yiyebileceğimizi söylemişlerdi ama ben onun yerine hep beraber bizim bahçede yemek istemiştim.

Ailecek.

Sema teyzede yemekte bize katıldığında hayatımın en güzel doğum gününü geçirmiştim.

Yemekten sonra Emir'ler rakı içerken Gaye ve ben de pasta yiyerek çay içiyorduk.

Saat gece on iki olmasına rağmen umursamadan pastaları midemize indirmiştik.

"Hanginiz daha şanslı karar veremiyorum." Dedi Gaye.

Bir bana bir de arkamdaki adama bakıyordu.

Kaan ve Rüya koltuklarda uyumuşlardı.

Kaan koltuğun bir ucunda uyurken Rüya'da diğer ucunda uyuyordu.

"Ben çok şanslıyım...Emir gibi bir kocam olduğu için çok şanslıyım."

Kocam, arkadaşım, sırdaşım...her şeyim.

Gaye elimi tutup gülümsediğinde ben tekrar doğum günü pastamdan yedim.

Neredeyse on çeşit pasta vardı ve ben hepsinden yemiştim.

"Doğum gününde linç yiyen Duru Aksoy."

Gaye konuşup güldüğünde ben de güldüm.

Bugün attığım fotoğrafı herkes yanlış anlamıştı ve yine her yerde zalimliğim konuşuluyordu.

Gaye elindeki telefonu bana uzattığında attığım fotoğrafın altındaki yorumlara baktım.

@DURUAKSOY

Aldığım en güzel doğum günü hediyesi.

7.826.926 beğenme 79.625 yorum

@instagramkullanıcısı: What dedin canım.
@instagramkullanıcısı: Şaka mısınız siz köpek mi aldınız sahiplenmek yerine.
@instagramkullanıcısı: Arkadaşlar sahiplenmişler sakinleşin ve rahat bırakın kadını.
@instagramkullanıcısı: Parayla mı aldınız gerçekten.?
@instagramkullanıcısı: inanmıyorum umarım sahiplenmişsinizdir yoksa gözümden düşersiniz.
@instagramkullanıcısı: Sahiplenmişler Duru yoruma cevap vermiş.
@magazinmag: Duru hanım satın mı aldınız.?
↪️ @duruaksoy: Sahiplendik.
@instagramkullanıcısı: Yok artık linç yiyeceğinizi bile bile satın mı aldınız.?
@instagramkullanıcısı: hoş bir paylaşım olmamış o yüzden beğenmiyorum.
@instagramkullanıcısı: Kadın yorum yapmış sakin olun.
@instagramkullanıcısı: Kocan tek bir paylaşım bile yapmadı sen resmen kendi doğum gününü kendin kutluyorsun 😅
@instagramkullanıcısı: Takipten çıkıyorum.
@instagramkullanıcısı: Emir seninle nasıl evli.
@instagramkullanıcısı: Sahiplendiğin için sana saygım arttı.
@instagramkullanıcısı: Ne boş yorumlar şaka mısınız linçlemek yerine kadının doğum gününü kutlayın mesela.
@instagramkullanıcısı: Yazıklar olsun.

Bir magazin sayfasına cevap verdiğimde herkes biraz sakinleşmişti ama yine de yorumu görmeyip çok fazla linçleyen kişi vardı..

Geçen bir kaç saatin ardından saat epey geç olunca herkes tekrardan doğum günümü kutlayarak gitmişti.

Annem zaten migreni tuttuğu için erkenden odasına çıkınca şimdi Emir'le baş başa kalmıştık.

Serhat ve Yusuf'la bahçeye kadar gittiğinde şimdi tekrar dönüyordu ve ben onun bana doğru gelişini hayranlık dolu gözlerle izliyordum.

"Güzelim." Dediğinde göz ucuyla koltukta uyuyan kızımıza baktı.

"Burada bekle geliyorum." Ve gitti.

Rüya'yı öperek kucağına aldığında hızla gözden kaybolmuştu.

Her hareketine hayran olmam mümkün müydü.?

Oluyordum.

Emir aşağıya indiğinde yanıma gelmeden merdivenlerin kenarında bir şeyler yapıyordu.

"Duru.!" Bana seslendiğinde elimdeki pastayı bırakıp ayaklandım. Evet hala pasta yiyordum.

Benim için almışlardı ve ben de hakkını veriyordum.

Evin ışıkları söndükten sonra sensörler yandığında gözüme çarpan alevlerle kaşlarım şaşkınlıkla havalanmıştı.

Adımlarım durduğunda öylece Emir'e bakıyordum.

"Doğum günün kutlu olsun bir tanem." Bugün kaçıncı kutlayışıydı sayamamıştım.

Kulağıma her seferinde iyi ki doğduğumu söyleyip durmuştu.

O bana doğru yürürken benim gözlerim hazırladığı masadaydı. Ortak olarak değilde tek başına pasta hazırlamıştı bana.

Günün kaçıncı pastasıydı onu da bilmiyordum.

Herkes ayrı olarak pasta almıştı.

Rüya ve annem bile.

Emir arkama geçip ellerini karnıma koyduğunda beraber hazırladığı masaya doğru yürüyorduk.

"Emir." Dedim masaya bakarken.

Sandalye çekip oturmamı sağladığında eline telefonu alınca gözlerim yine doldu.

Bugün çok fazla dolmuşlardı.

Masada dört tane pasta duruyordu.

"Çok fazl.."

"Çocuklara da götürüyorum." Korumalardan bahsediyordu.

Telefonu bana doğru kaldırdığında gözleriyle pastayı gösterip karşıma geçti.

"Dilek tut meleğim."

Ellerimi göğüsümde birleştirip gözlerimi kapattığımda o fotoğrafımı çekiyordu.

Dileklerimin hepsi zaten aynıydı.

Emir ve çocuklarımızla sonsuza kadar mutlu olmak.

Bebeklerin sağlıklı olması.

Ailemizin dağılmamasını...Serhat, Yusuf, Gaye ve Kaan'ın da hep bizimle olmasını dilemiştim.

Annemi zaten söylememe gerek bile yoktu. Canımdı o benim.

Hepsinin kabul olduğunu ileride anlayacaktım.

Mumları üfledikten sonra kollarımı hala beni çeken adama uzattığımda telefonu masaya bırakıp hemen beni sarmaladı.

"Seni o kadar çok seviyorum ki." Dedim boynunu öperken.

"Seni o kadar çok seviyorum ki." Dedi benim gibi boynumdan öperken.

İç çekip ona sarılı bir şekilde bir kaç dakika bekledim.

Çok aşıktım ona...çok seviyordum.

Onun bana öldüğü gibi ben de ona ölüyordum.

Beraber pastamdan yerken artık patlamak üzereydim ama benim için özel alınmış pastalarımın tadını çıkartmak istiyordum.

"Yeter bu kadar." Emir elimden tabağımı alıp beni kucağına aldığında beraber havuz kenarına geçmiştik.

Pervane- Özdemir Erdoğan (şarkıyı açabilirsiniz.)

Dışarıya adım attığım an başlayan müzikle ağzım açık bir şekilde elimi tutan adama baktım.

Ben bal arısı gibiydim senden önce

Bak pervanelere döndüm seni görünce.

Emir ellerimi tutarak bizi dans pozisyonuna getirdiğinde şaşkınlıkla ona bakıyordum.

Yana yana kül olsam her an, yine de senden ayrılamam.

"Yoluna adadım ömrümü ben."

Şarkı sözlerini kulağıma fısıldadığında gözümden akmak için bekleyen yaşlar sonunda akmıştı.

Şarkı bahçede yankılanırken Emir beni yönlendirerek dans etmemizi sağlıyordu.

Bana ellerini ver hayat seni sevince güzel

Sana gönlümü verdim nazlı güzel.

"Ağlama." Ve ona ayak uydurdum.

Beraber dans ederken yüzümü göğüsüne koyarak gözyaşlarımı akıtıyordum.

Bana sarıldığında yavaş yavaş sallanıyorduk.

"Benim hediyemi merak etmiyor musun.?" Dedi ve benden ayrılıp masaya doğru yürüyüp üstündeki fark etmediğim kutuyla bana doğru gelmeye başladı.

Ben bal arısı gibiydim sen önce,

Bak pervanelere döndüm seni görünce,

Yana yana kül olsam her an yine de senden ayrılmam,

Bin yıl yaşasam yine sana doyamam.

Karşımda durduğunda ben de gözyaşlarımı silmekle meşguldüm.

Kutuyu açtığında kolye aldığını anlamıştım.

Gördüğüm kolyeyle nutkum tutulurken kollarımı hızla boynuna doladım.

"Teşekkür ederim." Dediğimde boynumdan öptü.

"Daha içindeki fotoğrafı görmedin." Ben ona sarılı bir şekilde dururken Emir boynuma doladığı ellerini birleştirdikten sonra kolyeyi çıkartıp güzel kutusunu yere attığında gülümsedim ama gözyaşlarım hala akıyordu.

"İçini aç." Dediğinde ellerimi boynundan çözüp kolyeye dokundum.

Gösterdiği şekilde kolyenin çiçek şeklindeki elmas ucunu ikiye ayırdığımda gördüğüm fotoğrafla dudaklarım kendiliğinden büzülmüştü.

Rüya'yı kucağıma aldığım ilk anın fotoğrafıydı.

İlk defa göğüsüme koyduklarında çekilen bir fotoğraftı ve ben de o güne dair hiçbir fotoğraf bulunmuyordu.

Ne fotoğraf vardı ne de hatırlıyordum.

Ağzımdan kaçan hıçkırıkla tekrar ona sarıldım.

Hangi sevabımın karşılığıydı bilmiyorum ama iyi ki benimdi.

Ben ağlarken saçlarımı okşayıp öpüyordu.

"Ağlayınca kalbimi sikip atıyorsun."

"Çok beğendim...teşekkür ed.." Teşekkür etmeme izin vermeden dudaklarımdan öpüp beni susturmuştu.

Gözyaşlarım onun yüzüne bulaştığında kendimi tutamadan hıçkırdım.

"Sen benim en değerlimsin...ağlama her şeyim."

Şarkı hala tekrar ederken o gözyaşlarımı silip beni tekrar öptü.

Hem şarkıya hem de hediyesine ağlıyordum.

Ayağa kalktığımızda ben onun göğüsüne tekrar başımı koymuştum ve olduğumuz yerde birbirimizle konuşurken sallanıyorduk.

İçeriye geçtiğimizde Emir su getirmek için mutfağa gidince ben de bacaklarımı uzatmıştım ta ki telefonuma bildirimler düşmeye başlayana kadar.

Masanın diğer ucundaki telefonumu alıp hızla bildirimlere tıkladığımda gördüğüm fotoğrafla gülümseyerek Emir'e baktım.

Beni paylaşmıştı.

Doğum günümü sosyal medya hesabından da kutlamıştı. Hem de az önce çektiği fotoğrafla.

@EMİRAKSOY

Seninle geçen her yıl, bir ömre bedel.
İyi ki sen...hep sen...sadece sen meleğim.

13.930.026 beğenme 150.639 yorum

@duruaksoy: Hep sen Emir...sadece sen.
@instagramkullanıcısı: Emir Aksoy hayal ürünüdür.
@instagramkullanıcısı: Selam sana imparator.
@instagramkullanıcısı: Bu paylaşım şaka mı.?
@instagramkullanıcısı: Bu çiftin bu kadar güzel bir ilişkileri olduğunu biliyordum.
@instagramkullanıcısı: Şokum bile şok.
@instagramkullanıcısı: Emir bugün uyanmış ve hepimizin kalbine indirmek istemiş.
@instagramkullanıcısı: Duru'nun yorumuna bakın.
@instagramkullanıcısı: Emir fena aşık olmuş lan.
@instagramkullanıcısı: gözlerim doldu lan.
@instagramkullanıcısı: Duru mu paylaştı bunları ya bu ne.
@instagramkullanıcısı: Çıtayı daha ne kadar yükselteceksin Emir.
@instagramkullanıcısı: vay aq
@instagramkullanıcısı: Cidden karısını seviyor he.
@instagramkullanıcısı: Karısının doğum gününü romantik bir sözle kutlayan Emir Aksoy gerçek değil.
@instagramkullanıcısı: Duru çok şanlısın kocan olay git tadını çıkart.
@instagramkullanıcısı: Sınavı yok ki kazanasın.
@instagramkullanıcısı: Linki var mı.?
@instagramkullanıcısı: Emir Aksoy hayal ürünüdür.
@instagramkullanıcısı: Kadın kim bilmiyorum ama çok şanslı.
@instagramkullanıcısı: Emir gibi birisini istiyorum hemen şimdi.

Salona girdiğinde Emir'e doğru neredeyse koşarak gitmiştim.

Dudaklarını öptüğümde bu sefer içimdeki tüm tutkuyla öptüğüm için beni hemen kucağına almıştı. Bir kaç dakika bahçede çalan şarkı eşliğinde öpüşürken inlememle yürümeye başlamıştı.

Odamıza geldiğimizde ikimizde gecenin sonunun sabaha karşı biteceğini biliyorduk ve bundan mutluyduk.

•

Geçen iki haftayı geride bıraktığımızda şu an tüm sosyal medya anlaşma yaptığım marka ile şoka uğramış durumdaydı.

Şoka uğramalarının sebebi marka değildi.

Benim üç yıl aradan sonra çalışmaya başlamamdı.
Telefonumu elime alıp markanın işbirliğimizi duyurduğu posta baktım ve yorumları okudum.

@LOREALPARIS

📣✨ DURU AKSOY, ÇIKARTTIĞI #RÜYA GİBİ BİR KOLEKSİYONLA GERİ DÖNDÜ!

3 YILIN ARDINDAN... GÜCÜN, ZARAFETİN VE SESSİZLİĞİN İÇİNDEKİ ÇARPICI DÖNÜŞ.
BİR KADININ YENİDEN DOĞUŞUNA TANIKLIK EDİN.

@DURUAKSOY İLE ÇIKTIĞIMIZ BU YOLCULUK, SADECE BİR İŞ BİRLİĞİ DEĞİL.
BU, KENDİNİ YENİDEN SEVMENİN, YARALARINI GURURLA TAŞIMANIN VE IŞIĞINI ASLA KAYBETMEMENİN HİKAYESİ.

💄 DURU, İÇSEL GÜCÜNÜ YANSITAN ÖZEL KOLEKSİYONUMUZUN İLHAMI OLDU.
VE TIPKI RÜYA ALTIN'IN ABLASIYLA GURUR DUYDUĞU GİBİ BİZDE ONUNLA GURUR DUYUYORUZ.

HOŞ GELDİN YENİDEN, DURU.
SENİNLE #GÜÇBENDE

YENİ KOLEKSİYONUMUZ OLAN #RÜYA BU GECE 00.00'DA TÜM ONLİNE MAĞAZALARIMIZDA SATIŞTA.

#DURUxRÜYA
#DURUAKSOYxLOREALPARISxRÜYA
#YENİDENDOĞUŞ
#GÜZELLİKCESARETİSTER
#DURUGİBİGÜZEL
#RÜYAGİBİDURU

1.100.575 beğenme. 125.802 yorum

@emiraksoy: Meleklerim ♥️
@serpildogan: Benim güzel kızlarım.
@instagramkullanıcısı: kadın bomba gibi döndü bu arada.
@instagramkullanıcısı: Koleksiyona kardeşinin adını koymuş ağlayacağım sanırım.
@instagramkullanıcısı: Ay çok özlemişiz Duru Aksoy'u.
@instagramkullanıcısı: Emir yorum yapmış gençler.
@instagramkullanıcısı: Acaba kaç milyoncuk aldı bu reklam için ahahaha
@instagramkullanıcısı: Yazdıkları yazıya duygulanmam peki.
@instagramkullanıcısı: Koleksiyonun adını Rüya koymuşlan ağlarım.
@instagramkullanıcısı: Emir'in yorum yapması şaka mıdır.?
@instagramkullanıcısı: Duru sen çok güçlüsün.
@instagramkullanıcısı: neden duygulandım.
@instagramkullanıcısı: Kadın kardeşinden sonra toparlanamadı gerçekten yazık ya.
@instagramkullanıcısı: Ne kadar abartılıyor ya bu kadın.
@instagramkullanıcısı: Şoktayım ve çıkamıyorum o kadar güzel bir abla ki...
@instagramkullanıcısı: Kocası destek için yorum yapmış lan çok tatlı.
@instagramkullanıcısı: Of bu kadına aşığım.
@instagramkullanıcısı: Koleksiyona kardeşinin adına veren koca yürekli Duru.
@instagramkullanıcısı: Sen çok güzel bir ablasın @duruaksoy ve eminim kardeşin seni gururla izliyordur.
@instagramkullanıcısı: Ağlıyorum aq (koleksiyon adına bakın anlarsınız)
@instagramkullanıcısı: Emir ve annesinin yorumlarına bile duygulandım.
@instagramkullanıcısı: Rüya...keşke seni bu kadar seven ablanı yalnız bırakmasaydın.

Okuduğum açıklama ve yorumlar gözlerimin dolmasına sebep olurken kendimi tutamayıp ağlamaya başlamıştım.

Geçen hafta ani bir kararla aklıma gelmişti ve ben de uzun süredir benimle çalışmak isteyen markayla görüşmek istedim.

Onlara aklımda olanları anlattığımda beni kırmayıp kabul etmişlerdi ve artık Rüya adında bir koleksiyonumuz vardı.

Bu Rüya adına yapılan ilk şey değildi. Emir Rüya'nın adını yaşatmak için pek çok yere okul ve hastane yaptırmıştı ve benim bunlardan çok sonradan haberim olmuştu.

Ekrana düşen aramayla gözyaşlarımı silerek cevapladım.

"Güzelliğim."

"Bir tanem." Dedim hızla.

"Ne bu ses.? Ağladın mı.?"

Gelen hışırtı sesleriyle ayağa kalktığını anlamıştım.

"Markanın paylaştığı postun altındaki yorumları okudum...Emir ben seni çok seviyorum ya." Burnumu çektiğimde o da derin bir iç çekmişti.

"Seni hak edecek ne yaptım." Diyerek devam ettiğimde ağzımdan bir hıçkırık daha çıkmıştı.

"Ağlama bir tanem...öldürme beni ağlama Duru."

Yutkunup elimi karnıma koydum.

"Bebekler dengemi bozmaya başladı sanırım." Derken bile sesim ağlamaklı çıkmıştı.

Emir hafifçe güldüğünde yine iç çekmişti.

Rüya'ya kardeşlerini hala söyleyememiştik. Önce yavaş yavaş kardeş fikrine alıştırıp tepkisine bakıyorduk. Yakın zamanda da söyleyecektik.

"Röportaj ne zaman yayınlanacak." Dedi.

Markayla hem çekim hem de röportaj yapmıştık. Ama röportaj dergiyle beraber yayınlanacaktı ve sanırım iki üç gün sürerdi.

"Dergi daha çıkmadı ama bu hafta çıkmış olur."

Anladığını belirten bir şeyler mırıldandı.

Emir'le ilgili soruları da cevaplamıştım ama ona ne cevap verdiğimi söylememiştim. Bu yüzden her gün aynı soruyu sorup duruyordu.

"Emir bey." Arkadan duyduğum sesle kaşlarım çatıldı.

"Davetliler gelmeye başladı." Bu kadının sesini daha önce duymamıştım. Asistanı Alev değildi.

"Geliyorum Şule."

"Bekliyorum...yani bekliyoruz."

Emir bugün tüm cemiyetin katıldığı büyük bir davet vermişti. Ben de gidecektim ama sabah bulantılarım çok fazla olduğu için vazgeçmiştim. Şu an bile bulantı midemi ara ara yokluyordu.

"Emir beni oraya getirtme." Oturduğum yerden ayağa kalktığımda sesim yükselmişti.

"Çıkabilirsin." Demişti Emir.

"Hala kibar kibar konuşuyor şuna bak.." Merdivenlerden hızlı bir şekilde çıkarken arkadan Gaye'ye mesaj atmıştım.

"Duru gereksiz şeyleri kafana takma. Şule herkes gibi bir çalışan."

Göstereceğim ben sana çalışanı Emir.

"Tamam daha fazla konuşma." Diyerek suratına kapattığımda hızla kıyafet seçtim ve banyoya geçerek hazırlanmaya başladım.

Üzerime siyah bir elbise geçirip saçlarımı at kuyruğu yaptığımda hızlı bir şekilde makyajımı da yapmıştım.

Gaye'yi aradığımda onunda hazır olduğunu söylemesiyle hızla evden çıktım. Annem ve Rüya gezdikleri için evde yoklardı.

Tabii ki yanlarında Kaan'da vardı.

"Duru." Kapıyı açtığımda karşıdan gelen Gaye'ye arabayı gösterdim.

Ön kapıyı açıp bindiğinde ben de hızlı bir şekilde şoför koltuğuna geçmiştim.

"Ne saçmaladın o mesajda canım arkadaşım."

"Kurt diyorum bizim kuzuların etrafında diyorum nesini anlamadın Gaye." Arabayı yola çıkarttığımda Gaye söylenmeye devam ediyordu.

"Hani gereksiz bir davetti niye gidiyoruz şimdi...kurt kim ayrıca."

"Gidince görürsün kurt kim aslan kim Serhat'ı yırtan sırtlanlar kim."

"Ne yırtması...bunlar yoksa davet ayağına pavyona mı gittiler Duru." Sesi ağlamaklı bir şekilde yükseldiğinde derin nefes verdim.

Ona yolculuk boyunca Emir'le konuşurken duyduğum kadın sesini anlatıp, etrafta olan ve Serhat'ı da etkikeyen tehlikelerden bahsetmiştim.

"Serhat beni ilgilendirmiyor."

Ona göz ucuyla baktığımda sıkıntıyla tırnaklarının kenarını kazıdığını görünce aynen öyle bakışlarımı attım.

"Bekar adam sonuçta doğru diyorsun istediğiyle takılır." Dedim.

Kafası hızla bana döndü.

"Takılır mı.?" Diye sordu korkuyla.

"Takılabilir niye olmasın." Bilerek söylüyordum.

Aslında sabah sadece kusmamış, artı olarak Emir'in kollarına resmen yığılmıştım. Arzu hanımın yanına gittiğimizde hiçbir sorun olmadığını söyleyince zor bela onu ikna ederek davete göndermiştim ama anlıyorum ki büyük hata yapmıştım.

Şirketin önüne geldiğimizde gördüğüm magazin ordusuyla yüzüm kasıldı.

"Ben önden gidiyorum kapıda bekliyorum seni aşkım." Ve inmişti.

Gaye koşar adım şirkete girerken ben de kapımı açan adama teşekkür ederek inmiştim.

Şirketin kenarındaki korumalar beni gördükleri gibi hızla yanıma gelince flaşların patlaması da bir olmuştu.

"Duru hanım hoş geldiniz efendim...hakkınızda hamilelik iddiaları çıktı doğru mu.?"

"Duru hanım buraya bakar mısınız.?"

"Açılın arkadaşlar.!" Benim yanımda duran iki adam onları uzaklaştırırken hızlı bir şekilde içeriye geçmiştim.

"Teşekkür ederim." Diyerek Gaye'nin yanına gittiğimde telefonuma şimdiden bildirimler gelmeye başlamıştı.

Davetin olduğu büyük alana girdiğimizde gözüme ilk çarpan tanıdık kişi Yusuf olurken onun biraz ilerisinde gördüğüm adamla hızla Gaye'nin koluna dokundum.

"Seninki orada."

"Hani." Dedi ve gözlerimle gösterdiğim yeri tarif etti.

Ağzı hafif bir şekilde açıldığında omuzları düşmüştü.

Serhat bir kadınla konuşuyordu.

Kadın elini Serhat'ın omzuna attığında bizimki kibar bir şekilde gülümseyip kadının elini çekmişti.

"Noluyor lan orada." Gaye Serhat'a doğru yürüyecekken kolundan tuttum.

"Bir sakin ol."

Gözlerim benimkini arıyordur.

Kocamı.

Gördüğüm an hızla hareketlendim. Bir eli giydiği takımın cebindeyken diğer elinde kristal içki bardağı vardı.

Gaye'yi çekiştirdiğimde kimse bizi fark etmeden kenarda boş olan bir masaya geçmiştik...yan taraftaki masadan iki tabak alıp masaya koyduğumda Gaye gözlerini devirdi.

"Acıktım ne var...gebeyim ben."

Hem de iki tane bebek var karnında.

Evet.

"Serhat'ın yanındaki kadın kim.?" Gaye'nin sorusuyla bakışlarımı tabağımdaki köftelerden ayırıp karşıya baktım.

"Anlaşma yaptıkları adamın küçük kızı sanırım." Dediğimde gözlerim hızla Emir'i arıyordu.

İleride yeni ortağıyla konuştuğunu görünce etrafını süzüp tekrar yemeğe döndüm.

Hazırlanan şık masa toplanmasına rağmen tabağımı kucağıma almıştım ve bu lezzetli köftelerin tadını çıkartıyordum.

"Niye konuşurken eline dokunuyor...yoksa aralarında bir şey mi var.?" Ağzım doluyken güldüğümde hızla elimle dudaklarımı kapattım.

"Abartma." Masada duran suyumdan içip lokmalarımı hala aç olan mideme gönderdiğimde konuşmaya devam ettim.

"Serhat işi gereği herkesle muhattap olmak zorunda her konuştuğu ya da elini sıktığı kişiyle arasında bir şey olmuyor...kıskanılacak bir şey yok." Elini tuttuğumda o hâlâ gözlerini kısmış karşımızdaki adam ve kadını izliyordu.

Kadın yüksek bir kahkaha atıp elini Salih'in omzuna çıkarttığında Gaye sinirle bana döndü.

"Kol kaslarına dokunuyor." Dedi kaşlarını çatarak.

"Sadece arkadaşça konuşuyorlar Gaye." Dikkatle ikiliye bakıyordum.

Ağzıma bir köfte daha atıp derin bir nefes verdiğimde hafif hafif doyduğumu hissetmeye başlamıştım.

"Ben hiç arkadaşlarımla böyle konuşmuyorum bu nasıl bir arkadaşlık...bak.!" Sesi yüksek çıkınca hemen Salih'e baktım.

Karşısındaki kadına gülüyordu.

"Noldu.?" Dedim merakla yanımdaki arkadaşıma.

"Gülüyor." Gözlerimi devirdim.

"Çok kıskançsın aşkım dediğim gibi onlar iş gereği ka.." Sözlerimi kesen şey Emir'in ortağının onu bir kadınla el sıkıştırarak tanıştırmasıydı.

Dizlerimdeki tabağı sertçe masaya bırakıp gözlerimi kocama diktiğimde başını sallayarak adamı dinlerken kadına baktığını görünce sağ gözüm seyirdi.

"Noluyo.?" Diyip yerimde dikleştiğimde Gaye önce bana sonra da Emir'lerin olduğu tarafa bakıp konuştu.

"Çok kıskançsın aşkım sadece iş hakkında konuşuyorlar."

Dalga geçiyordu.

Başlatmasınlar iş için konuşmaya..

Kadın gülümseyerek ve çaktırmadan Emir'i süzdüğünde dudaklarım hafifçe aralandı.

"Gaye."

"Ne." Dedi sinirle.

"Böyle iş konuşulmaz sen haklıymışsın ben şimdi şuraya yatacağım sen de Duru bayıldı diyip Emir'i çağıracaksın."

Kahkaha atan arkadaşımla gözlerimi kırpmadan Emir'in karşısındaki kadına bakıyordum.

"En azından senin bahanen var...ben daha bu sabah adama bir daha bana yaklaşma dedim ve şu an kıskançlıktan deliriyorum...git ve kocanı kurtar."

"Bak nasıl elliyor adamı." Dediğinde Serhat'a baktım.

Kadın resmen içine düşecekmiş gibi daha da yakınına girip konuşuyordu.

"Yok...kalk bayıl bir şey yap şu aptal'da senin bahanenle kadından uzaklaşsın." Gaye konuştuğunda tekrar Emir'e döndüm.

Kadınla aralarında mesafe vardı ama yine de kadının beğeni dolu bakışlarını görebiliyordum.

Bulanan midemle elim hızla karnıma gitti. Midem gerçekten ağzıma gelince elimle dudaklarımı kapatıp eğildim.

"Noldu.?" Gaye'nin telaşlı sesiyle beraber elleri hemen kolumda yerini bulmuştu.

"Oyun mu gerçek mi.?"

İyice bulanan midemle ona cevap veremeden yerimden kalkıp lavaboların oraya doğru koşmaya başladım.

"Emir.!" Son duyduğum Gaye'nin arkamdan bağırışlarıydı.

Lavaboya girip midemde ne var ne yok boşaltırken akan gözyaşlarımla gerçekten ağlamaya başlamıştım.

"Duru.!" Emir yanıma gelip ellerini karnımdan geçirerek bedenimi kendine yasladığında ben hala kusmakla meşguldüm.

Sonunda rahatladığımda hıçkırığım tuvalette yankılandı.

"Ağlama bir tanem...Burada ne işin var, ne zaman geldin Duru..uzanman lazımdı." Saçlarımı alnımdan çekerken ağzımı çalkaladım.

Emir yüzüme su değdirirken tüm makyajım gitmişti.

"Ağlama güzelim bir şey yok...ağlama her şeyim." Beni kendine döndürdüğünde elleri bu sefer sırtımdaydı.

Dolu gözlerimle yüzüne bakıp başımı omzuna gömdüğümde ağlamaya başlamıştım.

"Neden o kadınla konuştun." Birden hıçkırdığımda bedenindeki kasılmaya şahit oldum.

"Hangi kadın.?" Sesindeki şaşkınlıkla elimi yumruk yapıp göğüsüne vurdum.

"Sus." Diyip ona sarılıp ağlamaya devam ettiğimde yüzümden tuttu ama ona bakmadım.

"Hangi kadınla konuştum amına koyayım."

"O kadar çok kadınla konuşmuşsun ki hatırlamıyorsun bile!." Dedim hafif yüksek sesimle.

"Abi yenge iyi mi.?" Serhat'ın sesi geldiğinde Emir hala gözünü kırpmadan beni izliyordu.

"Çekil şuradan..sabahtan beri umrunda değil şimdi mi yengen aklına geldi." Bu ses Gaye'nin sesiydi.

"Hangi kadın." Emir sorusunu yenilediğinde omzumu silkerek burnumu çektim ve başımı tekrardan göğüsüne koydum.

Bazen sürekli ağlamak isterken bazen de sürekli gülmek istiyordum.

"Abi.?"

"İyi Serhat..Siz hazırlanın bizde çıkıyoruz eve geçelim." Dedi sarıldığım adam.

"Nisan hanımla konuştun mu abi." Gözlerimi kocaman açarak Emir'e bakınca küfür ederek kapıya baktığını gördüm.

"Siktirtme Nisan hanımını eve gideceğiz diyorum.!"

Gözlerim hızla dolduğunda söylediği cümleyle ağlamaya başlamıştım.

"Duru.!" Sesini yükselttiğinde hıçkırığım tekrar yankılandı.

"Noluyor."

Onu göğüsünden iterek kendimden uzaklaştırdığımda bulanan midemle elimi tekrar karnım koydum.

"Sen başka kadınları.." Elimi dudaklarıma kapatıp ona bakıyordum.

Söylediği cümleye karşılık ağladığımı anlayınca ağzı şaşkınlıkla açılmıştı.

"Lafın gelişi söyledim saçmalama...Ağlama Duru delirtme beni öyle bir şey olabilir mi.?" Yanıma geldiğinde onu tekrar ittirdim.

"Siktirtme Nisan hanımı ne demek ya." Hıçkırdığımda onun hala bana şaşkınlıkla baktığını görünce ellerimle yüzümü kapatmıştım.

"Güzelim saçmalama...özür dilerim ağlama." Koluma dokunup beni tekrar kendine çekerek sarıldığında hala ağlıyordum.

Abartmıyor musun.?

Abarttığımı düşünüyordum ama içimdeki ağlama hissinden kurtulamıyordum.

"Özür dilerim ağlama."

"Bugün Zeus'un yanında uyuyacaksın." Dediğimde saçlarımı okşadı.

"Tamam bir tanem."

Kaşlarımı çatarak ona döndüm.

"Sen niye söylediğim her şeye tamam diyorsun...Emir sen beni aldat.."

"Duru.!" Bağırarak sözlerimi kestiğinde gözlerimi kapattım ve titreyen dudaklarımı birbirine bastırdım.

"Bağırma.!" Ben de ona bağırdığımda sert bir nefes verip yüzünü sıvazladı.

"Yürüyecek misin kucağıma alayım mı.?" Sert sesine karşılık ondan ayrılıp önden yürümeye başladığımda ağzının içinden bir şeyler dediğini duydum ama daha fazla ağlamamak için takmamaya çalıştım.

Gözyaşlarımı silerek kendimi toparlamaya çalıştığımda yüzüme vuran rüzgarla biraz sakinleşmiştim.

Önden yürürken o yanıma gelmişti ama ben aramızdaki mesafeyi açıp uzaklaştığımda sinirle beni kendine çekti.

"Sınırımdayım delirtme beni."

"Ben sınırımdayım asıl." Dedim elini sıkarken.

"La havle vela kuvvet.."

"Emir bey gidiyor musunuz.?" Az önce konuştuğu kadın bize doğru gelirken onu incelemeye başladım.

"Karım kendini iyi hissetmiyor gidiyoruz." Açıklama yapmasıyla gözlerimi devirmemek için kendimi zor tutmuştum.

"İyi misiniz Duru hanım...isterseniz doktor bir arkadaşımı çağırabilirim buralarda olacaktı."

Kadının nazik ve telaşlı tavrıyla içimden kendime küfür ettim.

"Teşekkür ederim gerek yok...bebeklerden dolayı alışkınım." Dediğimde karşımdaki kadının bakışları değişmişti. Yüzüne zoraki bir tebessüm koyarak Emir'e döndü.

"İsterseniz Duru hanım biraz dinlensin biz sizinle çalışma odasında proje hak.."

"İyi akşamlar Nisan hanım." Emir onun sözünü keserek belimdeki elleriyle yürümemi sağladığında göz ucuyla arkamızdaki kadına baktım.

Emir'i süzüyordu. Evet hala.

"Duru adam akıllı ağlamadan ne olduğunu söyle sinirleniyorum."

"Ağlamak istiyorum." Dediğimde kimseye görünmeden arabaların yanına gelmiştik.

"Ağlamak istiyorsun.?" Dedi öfke ve şaşkınlıkla.

Başımı salladığımda başımı biraz kaldırıp ona baktığımda ben hızla kendine çekip sarılmıştı.

"Üç yaşındaki kızımız bile senin gibi bahane üretip ağlamıyor farkındasın değil mi.?"

Burnumu çektim.

"Evimize gidiyoruz...ağlama sen ağladığında deliriyorum."

Kemerimi taktıktan sonra yüzümü okşayıp alnımdan öptüğünde kaşlarım hala çatılıydı çünkü o kadının kendisini süzmesine izin vermişti.

Gel beni süz mü dedi.?

Süzdürtmemesi lazımdı.

Emir kendi tarafına geçip arabayı çalıştırdığında son kez bana bakıp yola çıkmıştı.

Bulanan midemle beraber gözlerimi kapatıp kapıya yaslandığımda ellerimin ikisi de karnımdaydı. Telefonuma gelen bildirimlerle hızla birisine tıkladım.

@MAGAZİN
DURU AKSOY'DA EŞİNİN VERDİĞİ BÜYÜK DAVETE KATILDI. ÜNLÜ GÜZELİN GELMEYECEĞİNİ DÜŞÜNMÜŞTÜK AMA KENDİSİ GEÇTE OLSA DAVETİ KAÇIRMADI. MUHABİRLERİMİZİN HAMİLELİK İDDİALARINA, HATTA SORDUKLARI HİÇBİR SORUYA CEVAP VERMEYEREK İÇERİ GEÇMİŞ. BU ARADA SABAH MARKANIN AÇIKLAMASIYLA BİRLİKTE DURU AKSOY'UN TEKRAR SAHALARA DÖNDÜĞÜNÜ ÖĞRENDİK. KARDEŞİNDEN SONRA ÜÇ YIL BOYUNCA MESLEĞİNE ARA VEREN AKSOY SANIRIM ŞİMDİ DE AKTİF OLMAYA KARAR VERDİ. SİZ AKSOY ÇİFTİNİ SEVİYOR MUSUNUZ.?

463.955 beğenme. 10.574 yorum

@instagramkullanıcısı: Lan kadın çok güzel
@instagramkullanıcısı: Duruuu
@instagramkullanıcısı: Bu kadın nasıl hamile aq.
@instagramkullanıcısı: Emir mi yoksa bu kadın mı cenneti yaşıyor karar veremiyorum.
@instagramkullanıcısı: Samimiyetsiz :(
@instagramkullanıcısı: Ay yeni yeni toparlandı bence ya yazık.
@instagramkullanıcısı: Rüya'dan sonra kadın resmen hayata küsmüştü şu an onu böyle görünce seviniyorum.
@instagramkullanıcısı: Hamile olduğuna emin miyiz peki.
@instagramkullanıcısı: Emir boşa şu kadını.
@instagramkullanıcısı: Ama ablamız taş.
@instagramkullanıcısı: Neden en son geliyor ki kocasının davetine.
@instagramkullanıcısı: Göbeği nerede.?
@instagramkullanıcısı: Afer afet afet.
@instagramkullanıcısı: Emir'in karısı mı bu kadın.?
@instagramkullanıcısı: Ay birisi ikiz bebeklere hamile demişti karnı henüz çıkmamış ya da yalan haberdi.
@instagramkullanıcısı: Doktoru kim.?
@instagramkullanıcısı: çok güzelsin be kadın.

Emir'le hiç konuşmamayı planlamıştım ama o sorular sorup duruyordu.

"Bana niye geleceğini söylemiyorsun.?"

"Niye sakladığın bir şey mi var gizli gelmeme kızıyorsun."

Ağzının içinden bir şeyler söyleyip bana döndü.

"Saçma sapan konuşup beni delirtme...kızmıyorum düzgün bir şekilde neden geleceğini söylemedin diye soruyorum."

Ona sırtımı dönerek cama baktım.

"Yok ben delireceğim." Dedikten sonra o da eve gelen kadar konuşmamıştı.

Durduk yere neden trip atıyoruz adama.

Canım trip atmak istiyor çünkü.

Eşimizin yanında herhangi bir dişi görünce biz.

Gaye'ye mesaj attığımda Serhat'la yolda olduğunu yazınca ekranı kapattım.

Evin kapısını açan annem gülümserken beni gördüğü an hemen kolumu tuttu.

"N'oldu.?" Diye sordu telaşla.

"Oğluna sor neler olduğunu anne."

Emir arkamdan sinirle nefesini verirken ben annemin yanından geçerek odaya çıktım.

Kıyafetimi çıkartıp üzerime pijamalarımı geçirdiğimde giren sancıyla adımlarım durdu. Elimin birisi kapı kenarında diğeri de karnımda duruyordu.

Gereksiz yere kapris yaptığımı biliyordum ama o kadının kocamı alıcı gözlerlerle süzmesi aklıma geldikçe Emir'e trip atmak istiyordum.

Makyajımı temizleyerek yatağa uzandığımda amacım biraz sancının geçmesini bekleyip sonra da Rüya'nın yanına gitmekti ama geçmiyordu.

Odanın kapısı açıldığında sırtım dönük olduğu için görmedim.

Adım sesleri bana doğru geldikten sonra yatağa doğru eğilen adamla gözlerimi kapattım.

"Güzel aklından ne geçiyor bilmiyorum ama saçma sapan şeyler düşünme Duru. Benim dikkatimi senden başka hiçbir kadın çekmiyor. Çekemez de."

Ondan tarafa döndüğümde hızla yatağın kenarına oturup başını boynuma gömdü.

"Emir...çok mu abartılı tepki verdim."

"Hayır güzelim." Ellerimi öptü.

"Kadın Hamit abinin kızıydı." Söylediği adamı tanıyordum. Bize yemeğe gelmişti.

Daha fazla uzatmamaya karar vererek kollarımı hızla boynuna sarıp omzundan öptüm. Bu hareketim onun bana daha sıkı sarılmasına sebep olmuştu.

"Karnıma sancı giriyor." Hareketleri durduğunda korkulu gözlerle bana baktı.

"Biraz uzanayım eğer geçmezse hastaneye gidelim." Dedim tekrar konuşarak.

"Şimdi gidelim." Beni yatağa bırakıp giyinme odasına gittiğinde elinde kıyafetlerimle gelmişti.

"Emir biraz uzanayım hemen telaş yapma...gel." Önümde durduğunda kollarımı onun karnından geçirip sarıldım.

O benim saçlarımı açarken yatakta oturuyordum.

Üzerime eğilip alnımdan öptüğünde elimi ensesine koyarak gözlerimi kapattım.

"Gidelim hemen Duru?" Sesindeki telaş hala dururken gülümseyerek ona baktım.

"İyiyim uzanınca biraz geçti."

Dudaklarını alnıma bastırıp çekmedi.

"Rüya'yı görmedim.."

"Kızımızla ilgileniyorlar merak etme güzelim."

"Emir yanıma uzansana biraz sarılayım sana." Telefonundan birisine mesaj attıktan sonra yatağa uzandığında beni hızla kolları arasına aldı ve boynumdan öptü.

Bedenimin yarısı onun üstündeyken sıkıca sarılıp çenesini öptüm.

"Ölürüm sana lan...bir tanemsin sen benim...her şeyim."

"Bir tanemsin." Dedim onun gibi öperken.

Kokusunu soluduğum gibi mayışmıştım. Gözlerim yavaş yavaş kapandığında Emir karnımı okşuyordu.

"Serhat Arzu hanımı almaya gitti birazdan gelecek."

Kaşlarımı çattım.

"İyiyim şu an bile kasılmalarım geçti...ara gelmesinler uğraştırma kadını."

Saçlarımı okşadı.

"Yine de gelip baksın içim rahat etmez." O gerçekten dünyanın en iyi babasıydı.

"İstiyorsun değil mi onları.."

"Çok...çok istiyorum. Senden gelen bir şeyi istememe gibi bir ihtimal yok."

"Ama söylediğimde ist.."

"Bebek var demedin Duru. Kafamda hep bir kaç sene sonra, belki sende istersen ikinci çocuğu yaparız diye kodlamıştım ama sen öyle çıkıp söyleyince hem korktum hem şaşırdım."

Sıkıca sarıldım.

"Yurtdışında kaç gün kalacaksın.?" Dedim çenesini okşarken.

"Gitmeyeceğim" Doğum günüm için ertelemişti ama gitmeyeceğini yeni öğreniyordum.

"Gerçekten mi.?" Yatakta doğrulup karşısına geçtiğimde sevinçle ona bakıyordum.

Emir iki haftalığına yurtdışına gidecekti ve ben üzüldüğüm için iki haftadan daha kısa sürer diyerek beni rahatlatıyordu ama yine de ondan bir gün bile ayrı kalmak moralimi bozduğu için üzülüyordum.

"Bebeklerle seni tek bırakıp gidemem."

Gülümsedim.

"Seni çok seviyorum." Yanağından öptüğümde gözleri kapanmıştı.

Ben onun yüzüne öpücükler kondurup bacaklarımı iki yana açarak kucağına yerleştirdiğimde dayanamayarak dudaklarına kapanmıştım.

Emir beni kendine çekerek öpüşmemizi derinleştirdiğinde nefes nefese ayrılmıştık ama o doyamamış gibi tekrar öpmeye başladı.

Yine ayıp olmasın diye karşılık verdim.

Elleri kalçalarıma gittiğinde üzerimdeki geceliği sıyırdığında güldüm.

"Emir." Dedim üzerimi düzeltmeye çalışırken ama izin vermedi...öpücükleri boynuma indiğinde elimi ensesine koyup saçlarını okşuyordum.

"Emir birisi gelirs.." Ve cümlem bitmeden kapımız tıklatılmıştı.

"Emir." Annemdi.

"Bir dakika anne.!" Ben geceliği tekrar üzerime geçirip telaşla ayağa kalktığımda annem kapının arkasından konuşuyordu.

"Arzu geldi cihazları ayarlıyor Duru'yu al gel annecim." Biz kaç dakikadır öpüşüyorduk.

"Tamam geliyoruz birazdan." Emir konuştuğunda hızla giyinme odasına geçip eşofman ve tshirt getirdiğinde üzerime geçirdim.

Geceliği çıkarttım.

Ben giyinirken Emir kapının orada beni izliyordu.

"Sapık." Diyerek saçlarımı dışarı çıkarttığımda o yarım ağız gülmüştü.

"Karım çok güzel dayanamıyorum." Elleri tekrar bek boşluğumdan karnıma geldiğinde boynunu öptüm.

"Ben de kocama dayanamıyorum."

Yanağımdan sertçe öptü.

Arzu hanımı bekletmemek için aşağıya inmiştik.

Aşağıdaki bir odaya ultrason cihazını kurmuşlardı.

Rüya merakla amcasının kurduğu makineye bakarken gözleri bana takıldığında koşarak yanıma gelip bacaklarıma sarılmıştı.

Onu kucağıma alıp sıkıca sarıldığımda banyo yaptığını da anlamıştım. Mis gibi kokuyordu.

"Çok özlemişim ben seni annecim...Babaannen mi banyo yaptırdı." Hemen başını salladı.

"Saçlarıma koku sıktı bak." Saçının öndeki tutamını burnuma doğru uzattığında seslice koklayıp tepki verdim.

"Mis gibi kokuyorsun ama sen."

Gülerek ellerini dudaklarına koyduğunda Emir onu kucağımdan almıştı.

Arzu hanımla selamlaşıp gösterdiği yatağa uzandığımda bana bugünün ikinci kontrolünü yapmaya başlamıştı.

Hiçbir sıkıntı olmadığını sadece stres yapmaman gerektiğini söylediğinde biraz olsun rahatlamıştım.

Bu sefer kızımızı da alarak odaya çıktığımızda giyinme odasında Gaye'yle kısaca telefonda konuşup tekrar yatak odasına dönmüştüm.

Rüya Emir'e bir şeyler anlatırken hemen kendi tarafıma geçerek uzandım ve onlara doğru uzandım.

Karşımdaki ikiliyi izlerken günün yorgunluğuyla göz kapaklarım kapandığında kendimi daha fazla tutamadan huzurlu bir uykuya bıraktım.

•
İki gün sonra..

"Defol.! Sapık herifin tekisin.!" Duyduğum bağırma sesleriyle hızla bahçeye doğru koştum.

Gaye buraya doğru gelirken Serhat arkasından onu takip ediyordu.

"Bilip bilmeden konuşma Gaye.!" Serhat gür sesiyle bağırdığında irkilerek kapıya tutundum.

Gaye çığlık atarak saçlarını çekiştirdikten sonra arkasını döndüğünde sert bir şekilde karşısındaki adamın göğüsüne vurdu.

"Sakın bir daha karşıma çıkma...Kaan'a bir daha yaklaştığını görürsem seni.."

"Beni." Dedi Serhat ona sinirle bakarken.

Serhat'ı ilk defa bu kadar sinirli görüyordum.

"Seni o yavşadığın kadınların yanına gönderirim...gerçi bu sana ödül ol.."

"GAYE.!" Gaye'nin bu bağırışla hareketleri durduğunda elimi karnıma koyarak kenardaki koltuğa oturdum.

Arzu hanım stresten uzak durmamı söylediği için müdahale etmeyecektim.

Zaten şu an ikisi de alev püskürttükleri için arada ben ve bebeklerim kaynayabilirdik.

"Sema teyze bana bir bardak su getirir misin.?" İçeriye doğru seslendiğimde Sema teyze beni onaylamıştı.

Ayaklarımı önümdeki sehpaya uzatıp geriye doğru yaslandığımda elimi karnıma koyarak karşımdaki çifte bakıyordum.

Serhat Gaye'nin kolunu tuttuğu an yüzüne yediği tokatla hafifçe öksürdüm ama beni duymadılar.

"Al kızım." Sema teyzenin elindeki suyu alıp teşekkür ettiğimde bağıran ikiliye bakıp içeriye geçti.

"Defol diyorum lan sana.!" Gaye ona vurmaya çalıştıkça Serhat tepki vermeden izin veriyordu.

"Daha dün bana gelip aşkını itiraf etmedin mi şerefsiz.! İçine girdin kadının...zaten hepiniz aynı boksunuz hepinizin canı cehenneme.!"

Kaşlarımı kaldırıp suyumdan bir yudum aldığımda Yusuf koşarak onların arasına girip ayırmaya çalıştı ama Serhat onu itince yanıma doğru geldi.

"Yenge."

Ona baktım.

"Niye ayırmıyorsun bunları."

"İzlemek daha keyifli gel otur." Elimle yanımı gösterdiğimde gözlerimi karşımdaki ikiliden ayırmıyordum.

"Ben mi yavşadım lan.! İnsan gibi izleseydin.!" Dedi Serhat.

"Siktir git lan.!" Gaye'yi duymamla güldüm.

Yusuf bir onlara bir bana şaşkınlıkla bakarken bacağına bacağımla dokunup önümden çekilmesini sağladım.

"Delirtme lan beni delirtme beni hangi orospu çocuğuna inanıp böyle konuşuyorsun.!"

İkisinin de birbirine lan demesi komiğime gittiği için yine güldüm ve suyumdan bir yudum içip karnımı okşadım.

"Kendim gördüm kıza yavşadığını.! Kızın saçına dokundun aptal herif.!"

Yusuf'a onları gösterdim.

"Ben de gördüm kızın saçına dokundu." Dedim.

Gaye kenarda duran ağır metali kaldırmaya çalıştığında kaldıramayıp hızla etrafında dönerken Serhat şaşkınlıkla onu izliyordu.

Rüya'nın topunu kafasına attığında biraz uzaklaşıp kenardaki toprağıda yüzüne atmıştı.

Elimle ağzımı kapatıp güldüğümde Yusuf onları ayırmak için gidecekti ki onu tuttum.

"Ayırma ayırma izleyelim."

Bana yüzündeki dehşet derecedeki ifadeyle baktığında merakla Serhat ve Gaye'ye baktım.

Serhat'ın ne dediğini bağırmadığı için duyamadım ama Gaye yine çığlık atmıştı.

"Dokunma pislik.!" Diyordu.

İkisi beraber yere düştüklerinde kaşlarım kalkarken dudaklarım aralanmıştı. Serhat Gaye'ye bir şey oldu mu diye kontrol ederken Gaye onun yüzüne tekrar toprak atınca güldüm.

İkisi de manyaktı.

Sen çok akıllısın.

Öyleyim.

Gaye koşarak yusuf ve benim yanıma gelirken ikimizde hatta üçümüzde ne yapacağını izliyorduk..

"Gaye yeng.." Yusuf'u bir bakışıyla susturduğunda kenardaki sandalyeyi aldı ve koşarak Serhat'a gitti.

Sandalye Serhat'ın sırtında parçalanırken ağzım açık olanlara bakıyordum.

Suyumdan bir yudum içtiğimde Yusuf bana döndü.

"Bu ağır oldu işte." Dedim elimle onları gösterirken.

"Yenge." Dedi sakinliğime şaşırarak bakarken.

"Sen sakinleştiricileri azcık azaltsan mı.?"

Kahkaha attığımda az kalsın ağzımdaki suyu püskürtecektim.

"Nasıl olayım Yusuf hep koşturuyoruz hep koşturuyoruz." Bu sefer ikimiz beraber güldüğümüzde arkadan gelen kırılma sesleriyle telaşla birbirimize baktık ve oraya doğru koşmaya başladık.

Gaye Serhat'ın kafasında bir şeyler kırıyordu.

"Bir de gelmiş bana seni seviyorum diyorsun..ilk fırsatta başka kadınlara gidiyorsun.."

Yusuf Gaye'i Serhat'tan ayırmaya çalışırken ön bahçeden gelen seslerle hepimizin başı oraya dönmüştü.

"AÇIN LAN ŞUNU.!" Bir adam bağırıyordu.

"Yenge içeri geçin." Yusuf bana salonu gösterip koşar adım gittiğinde diğer korumalarında silahlarını çıkartmış kapıda olan adamlara tuttuğunu görmüştüm.

"içeri geçin hemen." Serhat ikimizin de kolundan tutup salona girmemizi sağladıktan sonra cam kapıyı kapatıp kilitledi ve silahını çıkartarak koşmaya başladı.

"N'oluyor.?" Yanımdan gelen telaşlı sesle telefonumu çıkartıp Emir'i aradım ama açmadı.

"Gel yukarı çık.."

Ve silah sesleriyle birlikte çığlık atmıştık.

BÖLÜM SONU

Bölümü nasıl buldunuz aşklar.

Sizi en etkileyen sahne hangisiydi.?

Bölümlerin geç gelme sebebi sınırlar...1.2k oy sınırı var ve son 4-5 bölümdür geçilmiyor. Yani çoğu kişi bölüm bekliyor ama emeklerimin karşılığı olarak bir iki saniyesini ayırıp yıldıza dokunmak istemiyor. Böyle olunca da (sınırlar dolmayınca) bölümü hızlı bir şekilde yazıp atmak istemiyorum açıkçası çünkü motivasyon edici bir durum değil.

Duyuru ve alıntılar için buradan veya instagram hesabımdan takibe alabilirsiniz.

Bölüme yorum ve oylarınızı bekliyorum 💘

Sizi seviyorum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.546okunma 45beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18