22. bölüm / 47
Sahte ve Gerçek21. BÖLÜM
Bölümler 47Şu an: 21. BÖLÜM
- 1 GİRİŞ237 kelime
- 2 1. BÖLÜM2.523 kelime
- 3 2. BÖLÜM2.600 kelime
- 4 3. BÖLÜM2.210 kelime
- 5 4. BÖLÜM3.688 kelime
- 6 5. BÖLÜM2.667 kelime
- 7 6. BÖLÜM2.680 kelime
- 8 7. BÖLÜM2.942 kelime
- 9 8. BÖLÜM1.982 kelime
- 10 9. BÖLÜM2.087 kelime
- 11 10. BÖLÜM3.014 kelime
- 12 11. BÖLÜM4.959 kelime
- 13 12. BÖLÜM3.501 kelime
- 14 13. BÖLÜM3.044 kelime
- 15 14. BÖLÜM2.391 kelime
- 16 15. Bölüm2.313 kelime
- 17 16. BÖLÜM4.966 kelime
- 18 17. BÖLÜM4.203 kelime
- 19 18. BÖLÜM3.234 kelime
- 20 19. BÖLÜM2.891 kelime
- 21 20. BÖLÜM3.175 kelime
- 22 21. BÖLÜM5.107 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 22. BÖLÜM6.061 kelime
- 24 23. BÖLÜM4.399 kelime
- 25 24. BÖLÜM4.439 kelime
- 26 SEZON FİNALİ PART 14.868 kelime
- 27 SEZON FİNALİ PART 25.705 kelime
- 28 27. BÖLÜM5.938 kelime
- 29 28. BÖLÜM5.307 kelime
- 30 29. BÖLÜM4.586 kelime
- 31 30. BÖLÜM5.071 kelime
- 32 31. BÖLÜM6.327 kelime
- 33 32. BÖLÜM6.821 kelime
- 34 33. BÖLÜM3.989 kelime
- 35 34. BÖLÜM5.796 kelime
- 36 35. BÖLÜM4.681 kelime
- 37 36. BÖLÜM4.513 kelime
- 38 37. BÖLÜM4.644 kelime
- 39 38. BÖLÜM5.608 kelime
- 40 39.BÖLÜM6.845 kelime
- 41 40. BÖLÜM4.560 kelime
- 42 41.BÖLÜM6.385 kelime
- 43 42. BÖLÜM5.600 kelime
- 44 43.BÖLÜM4.676 kelime
- 45 44. BÖLÜM6.088 kelime
- 46 FİNAL8.595 kelime
- 47 ÖZEL BÖLÜM7.845 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Medya: Rüya Altın
İyi okumalar...
Yüzüme konan öpücüklerle birlikte kıpırdandığımda yanağımı yastığa sürtüp kaşlarımı çattım.
"Bebeğim." Duyduğum fısıltıyla beraber bir gözümü açtığımda görüş açıma giren saçlara hemen elimi uzatmıştım.
Emir'in bedeni üzerime doğru eğilmiş yüzümün her yerini öpmekle meşguldü.
"Günaydın güzelim."
Bana günaydın diyen Emir gerçek miydi.? Yoksa ben şu an rüyada mıydım.
"Emir." Diyip elimi yüzüne attığımda gerçekliğini algılamak istemiştim.
"Duru."
Açtığım gözümü kapatıp gülümsediğimde dudaklarımı öptü.
"Hadi hazırlan bahçede kahvaltı yapalım." Gözlerimi açtığımda yüzümde duran tebessümle ona bakmıştım.
Parmakları yüzümdeyken dudaklarını eğilip alnıma bastırdı. Öpmedi, sadece orada tuttu. Derin bir iç çektiğinde kollarımı ona sarmaya çalıştım ama bedeni fazla kalıplı olduğu için tam sarılamamıştım.
Yan bir şekilde kendini yatağa bıraktığında elim istemsizce çıplak göğüsünde gezinmeye başladı.
Çok yakışıklıydı.
"Çok güzelsin.." Saçlarımı yüzümün kenarından çekip yanağımdan öptüğünde ben de onu çenesinin kenarından öptüm.
Bu onun iç çekmesini sağladığında dikkatle hareketlerini izlemeye çalıştım.
Bir kaç haftadır farklıydı.
Bir şeyler olmuştu.
Emir dudaklarımı bu sefer daha tutkulu bir şekilde öpmeye başladığında gülmüştüm.
İkimizde birbirimizi tüketirken bunun yabancı bir his olmamasına şaşırıyordum. Emir'in dudakları neden yabancı gelmiyordu. Neden sanki yıllardır dudaklarının tadını biliyormuşum gibiydim.
1 yıl önce (Emir'in ağzından)
Salonda oturmuş bilgisayardan şirket anlaşmalarına bakarken merdivenlerden gelen seslerle elimdeki bardağı bırakarak ayağa kalktım.
Kedi gibi mırıltılarla söylenen kadın kısa süre sonra görüş açıma girmişti.
"Duru." Bakmadı.
Topuklu ayakkabılarını çıkartıp karşı duvara sertçe attığında merdivenin basamağına oturup ellerine bakmaya başlamasıyla sarhoş olduğunu anlamam uzun sürmedi.
"İyi misin.?" Dedim yanına doğru giderken.
Güzel gözleri anında beni bulduğunda dudağına sürdüğü kırmızı rujuyla otuz iki diş gülümsemişti.
Konuşmuyordu.
O güzel sesini duymam lazımdı ama o konuşmuyordu. Sadece kendisine iyice aşık olmam için gülüşünü sergiliyordu.
"Odana çıkartayım seni." Dedim ne kadar sarhoş olduğunu anlamak için.
Sesli bir şekilde güldüğünde eliyle dudaklarını kapatmıştı.
Her hareketi mi güzeldi yoksa ben bu kadına fazla mı kapılmıştım.
"Ne münasebet." Dedi bu sefer kızgın bir ses tonuyla. Artık gülmüyordu.
"Sarhoşsun."
Gözleri kocaman açıldığında eliyle kendini gösterdi. Şimdi çekip öpecektim o şaşkın şaşkın açılan dudaklarını.
"Kim sarhoş.?"
Dudağımın kenarı kıvrıldığında dizlerimi kırarak karşısına oturdum.
"Hadi seni odana çıkartayım." Elleri koluma dokunduğunda gözlerimi kapatıp açtım.
Tek dokunuşu beni nasıl dumur edebiliyordu amına koyayım.
Hoşlanmıyordum gereksiz temaslardan. Gerektiği yerlerde gerektiği kadar olur ve biterdi.
Karşımdaki kadının bana dokunmasını istiyordum. Elleri sürekli üzerimde olsun, sürekli bana temas etsin..
"Hadi güzelim." Dedim sarhoş olduğu için rahatça.
"Ben mi güzelim." Dedi kendini göstererek.
"Güzel değilsin, çok güzelsin." Onu gösterdiğimde yine şaşkın şaşkın parmağıma baktı.
"O ne ya." Dedi saçını kaşıyarak. Yaptığı bu hareket benim sesli bir şekilde gülmemi sağlamıştı.
"Tanıdığım en güzel kadınsın."
Kaşlarını çattı.
"Başka kadınlarıda mı tanıyorsun." Tamam böyle konuşmaya devam ederse kendimi tutamayıp onu öpecektim.
"Gel bakalım küçük sarhoş."
Ne olmuştu da bu saatte içip sarhoş olmuştu birazdan öğrenecektim ama önce odasına götürüp yatırmalıydım.
Onu kucağıma aldığımda gülerek tavana baktı.
"Bir daha kucağına al." Dedi küçük çocuk gibi.
Merdiven basamağına bırakıp tekrar kucağıma aldığımda kahkahası tüm evde yankılanmıştı.
Başı gülerken omzuma düştüğünde merdivenlerden çıkmaya başladım.
Bacaklarını sallıyordu.
Başının üzerinden öpüp odasının kapısını açtığımda üzerindeki ince ceketi çıkartıp uzanmasını sağladığımda Duru beklemediğim bir şey yaparak dudağımdan öpünce hareketlerim durmuştu.
Alt dudağımı emen kadınla hızla karşılık verdim ama sarhoştu..nefes nefese kaldığında dudaklarını çekerek boynumu öptü.
"Çok güzel kokuyorsun banada al bu parfümden." Dengemi bozduğu için gülmüştüm.
Siktir, ben bu kadına gerçekten aşık olmuştum.
"Uyu güzelim."
Başını yastığa koyarak bir süre onu izledikten sonra yanağından öpüp odasından çıktım.
(Duru'dan devam ediyor.)
Elleri pijamamın altından çıplak karnıma değdiğinde kendini bana bastırdı. Kalçamın kenarından tutup bacağımı yan tarafına attığında kollarım boynuna sarılmıştı bile.
Elleri biraz daha yukarı çıkarken bir anda durmuştu.
Alınlarımızı birleştirdiğinde nefes nefese ona bakıyordum. Elini karnımdan çekip yüzüme attığında o da derin nefesler alıyordu.
"Ne yapacağım ben seninle." Çenesi başımın üzerine çıkarken alınlarımız ayrılmıştı.
Bedenimi sardığında uzun olmama rağmen kolları arasında küçücük kalmıştım. Biz birbirimize dalgın dalgın bakarken onun ne düşündüğünü çok merak etmiştim.
Şu an aklını okuyabilmeyi o kadar çok isterdim ki.
"Hadi hazırlan kahvaltı yapalım hemen." Dedikten sonra alnımı öperek yataktan çıkmıştı.
Kapıyı açıp bana baktıktan sonra aramızda yine ilginç bir bakışma geçti.
"Rüya'yla ilgili bilmem gereken bir şey var mı.?" Sorduğu soru kalp atışlarımı hızlandırırken donup kalmıştım.
Ağzım hafif aralandığında elimin altında kalan pikeyi sıkıyordum. Yutkunup bakışlarımı kaçırdığımda dilimle kuruyan dudaklarımı ıslatıp tekrar ona döndüm.
"Ne gibi." Dememle yüzünü sabit tutarak bakmaya devam etti.
"Bilmem gereken bir durum var mı.? yok mu.?" Sorusunu tekrar ettiğinde bir an bildiğinden şüphelenmiştim ama imkansızdı.
Bilemezdi.
Bizimkilerden başka kimse bilemezdi.
"Hayır." Dedikten sonra sesimin kısık çıkmasıyla hafifçe boğazımı temizlemiştim.
"Aşağıda bekliyorum." Odadan çıktığında elimi kalbimin üzerine koyup ayağa kalktım.
Banyoya geçip titreyen ellerimle birlikte yüzüme su çarparken dolan gözlerimi sildim.
Kendine gel.
Giyinme odasına geçip üzerime bir şeyler geçirdiğimde çalan telefonumu açıp bugün gideceğim organizasyonu netleştirdim.
Yüzüme hafif bir makyaj yaparak aşağıya indiğimde masanın başında oturan adamla fazla göz göze gelmemeye çalışarak yan tarafına oturmuştum.
Oturmamla birlikte bahçeye iki arabanın girmesi bir oldu. Bakışları oraya döndükten sonra geri bana baktı.
"Haberim yoktu.." Diyerek ayaklandığında arabadan inen kişilere bakıyordum.
"Emir...biz salona geçelim siz kahvaltıdan sonra gelirsiniz." Bilal konuştuğunda göz ucuyla bana bakmayıda ihmal etmemişti.
Sinirliydi bana.
Emir'e anlatmadığım için.
Emir onların yanına gidip bir şeyler derken duyamıyordum ama buraya doğru gelen iki kadınla ayağa kalkıp onlara sarıldım.
Betül ve Sinem gelmişti.
"Nasılsın." Betül'e cevap verecekken Sinem konuşmuştu.
"İyi iyi baksana yüzüne gözüne kan gelmiş."
Betül'le birlikte güldüğümüzde onları masaya davet ettim.
"Biz Betül'lerde kahvaltı yaptık canım...Çocuklar Emir'le acil bir şey konuşacaklarmış o yüzden geldik gelmişken bir de seni görelim dedik Allahtan çıkmamışsın." Hafif çıkmaya başlayan karnını okşadığında kararsız bir şekilde masaya bakıp tekrar bana baktı.
"Ya da yesem mi biraz acıktım gibi oldum."
Yanlış anlar diye gülmeden ona sandalye çektiğimde koluma dokunup hemen oturdu.
Betül'de bizimle masaya geçtiğinde Emir ve diğerleri ortalıkta yoklardı.
"İşin var mı bugün.?" Ağzıma salatalık atarken Betül'e başımı salladım.
"Bir yere davetliyim oraya gideceğim." Konuşmamın yarısında bahçeye giren arabayla hemen ayağa kalkıp ön tarafa doğru yürümeye başladım.
Serpil annenin arabası gelmişti.
Rüya onunla olduğu için o da gelmiş olabilir diye düşünürken kahkahasını duyduğumda adımlarımı hızlandırdım.
"Anne." Dediğimde ikisi de hemen bana döndü.
Rüya sesimi duyduğu gibi bana doğru koşarken kollarımı açarak onu bekledim.
"Aşkım ablam, özledin mi beni.?" Dediğinde saçlarından öpüp sıkıca sarılıyordum.
"Çok özledim ablacım." Gülerek Serpil anneye bakıyordu.
"Gördün mü Serpil teyze bir de sen biraz benimle kal diyorsun ablam çok özlemiş beni." Yanağımdan sıkıca öptüğünde bana sıkıca sarılmıştı.
"Özge ablamın yanına uğradık hamileymiş, hala şoktayım ben teyze mi oluyorum şimdi. Benim gibi sarı saçları yeşil gözleri mi olacak."
Kahkaha attığımda annemde benim gibi gülüyordu.
"Hiç sanmıyorum ablacım, bu aileye iki sarışın fazla olur." Dediğimde hemen itiraz eder gibi başını iki yana salladı.
"Kuzum ablan sarışın değil ki nasıl senin gibi bebeği olsun hadi gözleri belki renkli olur ama saçları...bilemedim." Annemde beni destekler gibi konuştuğunda Duru'nun suratı asılmıştı.
"O zaman belki senin bebeğin sarışın olur teyzesi gibi."
Tekrar güldüm.
"Benim sarışın bebeğim mi olacak." Ben gülerken Rüya hemen yan tarafımızdan çıkan Emir'e doğru gitmişti.
"Deli bu kız ya." Dedi annem.
Koluna girdiğimde o beni süzmekle meşguldü.
"Noldu.?" Dedim merakla.
"Ahmet'ten haberin var mı.? Sevgilisi hamileymiş galiba." Gözlerim kocaman açılmıştı.
Ahmet bey, Emir'in babası.
"Nasıl.?" Dedim henüz şoktan çıkamayarak.
"Nasıl, nasıl.? Şimdi sana nasıl yaptıklarını mı anlatayım annem."
"Emir'e soramıyorum bana sinirli, sen bir yoklasana." Hemen başımı iki yana salladım.
"Ben bunu nasıl sorayım anne."
"Sen onun karşısına böyle çık o zaten hipnoz olmuş gibi dökülür." Beni süzerek söylediğinde elini tuttum.
"Sen niye merak ediyorsun.?" Gözlerini kaçırdığında Rüya'nın sesiyle susmuştuk.
"Bence biz ablama biraz ders verelim Emir abi bu iki kadın hiçbir şey bilmiyor."
"Rüya." Dedim uyarı amaçlı ama o omuzlarını silkmişti.
Sabır.
Emir bana bakarken gözlerimi kaçırdım.
"Betül'ler sofrada ayıp oldu onlara gidelim mi.?" Annem beni onayladığında son kez ikisine bakarak masaya doğru yürümeye başlamıştık.
"Biz baş başa kalın diye geç geliyoruz ama bunlar hep burada."
"Anne, duymasınlar ayıp olur." Dedim ama onun pek umrunda değil gibiydi.
"Duysunlar." Diyerek önden yürümeye başladığında Betül'ün karşısındaki sandalyeyi çekerek oturdu.
İkisinin de gerildiği çok belliydi.
Serpil Doğan biraz ketum birisiydi.
Biz hariç.
Hâlâ şaşırsam da bana ayrı bir düşkündü. Ben de ona.
"Hoş geldin Serpil teyze." Sinem konuştuğunda annem gözlerini kısarak ikisine baktı.
"Asıl siz hoş geldiniz Sinem."
Boğazımı temizleyerek annemin yanındaki sandalyeye oturduğumda elimi bacağına koyarak uyarı niyetinde hafifçe sıktım.
"Sinem ve Çağan haftaya evleniyormuş anne." Annem Sinem'e ve karnına bakıp tekrar önüne döndüğünde tabağına bir şeyler almaya başladı.
"Tebrikler." Dedi kimseye bakmadan.
"Teşekkür ederiz Serpil teyze."
Annem hazırladığı tabağı birden benim önüme uzattığında kızların bakışları bizi bulmuştu.
"Aşkımsın sen benim." Dediğimde elinin birisine uzanıp hemen tuttum.
"Ye hadi yüzün küçücük kalmış annem."
Serpil Doğan benim bir tanemdi.
Öz annemin yapmadığı anneliği normal bir şeymiş gibi gocunmadan yapıyordu. Emir'den ayırmıyordu beni. Hatta Emir, ona beni daha fazla sevdiğinden şüphelendiğini söylediğinde, zaten onu daha çok seviyorum diyerek oğluna takılmıştı.
"Oy gözleri doldu ya minnoş musun sen." Sinem bize bakarak konuştuğunda gözlerimin dolduğunu yeni fark ediyordum.
Annem ağlayacağımı bildiği için elimi bırakıp tabağını tekrar doldurmaya başladığında ben az önce önümde olan tabağı kenara iterek annemin hazırladığını yemeye başladım.
"Nasılsın Serpil teyze." Betül sormuştu.
"İyi."
Annemin cevabıyla Betül'e baktım.
Yadırgamıyorlardı çünkü Serpil Doğan böyle birisiydi.
"Allah iyilik versin." Sinem'in dediğine annem hiçbir tepki vermediğinde ayıp olmasın diye Betül'e hafifçe gülümsedim.
"Emir geldiniz mi.? Bilal'ler nerede.?" Betül arkama bakarak konuştuğunda bir kaç saniye sonra yanağımda hissettiğim dudaklarla gözlerim hafifçe kapanıp açıldı.
Soğuktu dudakları.
"İşleri var birazdan gelirler." Diyerek yanımdaki sandalyeyi çektiğinde ona döndüm.
Göz kırpıp az önce kenara ittiğim tabağı önüne çektiğinde gözlerim Rüya'ya takıldı.
Serpil anneye fısır fısır bir şeyler diyordu.
"Rüya, n'oldu.?" Dediğimde hemen bana baktı.
"N'olmuş ki." Kesinlikle bir şeyler olmuştu. Annem boğazını temizlediğinde ona baktım.
"Hadi kahvaltınızı yapın saat kaç oldu hala çene çalıyorsunuz." Rüya ona katıldığını belli eder gibi başını sallayıp yanına oturduğunda bu ikilinin bir şeyler karıştırdığına emin olmuştum.
"Babamın sevgilisi hamile değil anne." Emir'in söyledikleriyle şaşkınlıkla ona döndüm.
"Bana ne babandan Emir."
Emir tek kaşını kaldırıp önce anneme sonra Rüya'ya baktığında olayı şimdi anlamıştım.
Rüya'da Emir'den laf almaya çalıştığı için anlamıştı.
"Öyle diyorsan." Diyip kahvesini eline aldığında anneme bakıyordum.
"Anne bugün işin var mı.? Selman beyin açılışına gidelim." Annem düşünür gibi yaptığında Rüya'ya baktım.
"Gelir misin aşkım." Dediğim an sandalyemin yanımdaki adama doğru çekilmesi bir olmuştu.
Yaptığı şey beni istemsizce güldürürken diğerlerini de aynı şekilde güldürmüştü.
"Gelirim annem."
"Ben de gelirim o zaman sizinle." Rüya'da kabul ettiğinde Emir'in kolunu uyarı niyetinde sıktım.
"Ne yapıyorsun." Dedim gülümseyerek.
Şu an kimse bize bakmıyordu. Hepsi kendi arasında konuşuyordu.
"Karımdan uzak duramıyorum." Gülüşüm büyüdüğünde Emir dudaklarıma bakarak yüzüme doğru eğildiğinde telaşla öksürerek ayağa kalkmıştım.
Hepsinin bakışı tekrar bu tarafa döndüğünde yanımdaki adam bu sefer de elimden tuttu.
"Ben doydum çantamı alayım çıkalım olur mu.?" Tabakları bittiği için onlarında doyduğunu anlamıştım.
Annem başını sallarken Rüya Betül'e telefondan bir şeyler gösteriyordu.
Emir'in sandalyesi çekildiğinde ona bakmadan eve doğru adımlamaya başlamıştım ama o beni yarı yolda yakalayıp resmen omzuna attığında şimdi kucağında merdivenlerden çıkıyorduk.
"Çok güzelsin." Dedi alnımın kenarından öperken.
Derin bir nefes alıp başımı yüzüne yasladığımda odama gelmiştik.
"Aklımla oynuyorsun Duru, hiçbir şey yapmadan aklımla oynuyorsun delirtiyorsun beni."
Dudakları boynumda gezinirken parmaklarım ensesindeydi.
"Çok mu seviyorsun beni." Dedim sessizce.
"Çok...çok az kalır sevgim yanında."
Gülümseyip dudaklarımı çenesine bastırdığımda gözleri kapanmıştı.
"Ben de seni seviyorum."
Bunu duymayı beklemiyormuş gibi gözleri titredi.
İlk defa bu kadar net bir şekilde söylemiştim.
"Ölüyorum sana." Dedikten sonra dudaklarını dudaklarımla buluşturduğunda bekletmeden karşılık vermeye başlamıştım.
Elleri kalçamı okşarken öpüşmemiz yüksek bir hal alıyordu.
Dudaklarım sızlamaya başladığında kaç dakikadır öpüştüğümüz hakkında hiçbir fikrim yoktu.
Emir derin bir nefes alıp alınlarımızı birleştirdiğinde elbisemin inen askısını düzelttim.
"Geç kalıyorum." Dudaklarımı yaladığımda Emir beni kendisine bastırıp tekrar öptü.
"Doyamıyorum amına koyayım nasıl bir şeysin sen." Boynumdan nefeslenerek öptüğünde saçlarıyla oynuyordum.
"Annemin getirdiği pezevenkten haberin var mıydı.?"
Gözlerim kocaman açıldığında o hemen bana bakmıştı.
"Anlamadım." Dedim sessizce.
Emir gayet iyi anlamış gibi sert bir nefes verdiğinde eli yüzümdeydi.
"Anlatırım akşam güzelim."
"Emir bir şey yapma lütfen biz karışmayalım annem hazır olduğunda sana söyler."
Alnındaki damarlar çıktığında sinirlendiğini anlayabiliyordum.
"Tamam mı.?" Dedim yanaklarından öperken.
Ellerini saçlarımdan geçirdiğinde yüzlerimiz biraz daha yakınlaştı.
"Tamam der misin.?" Dedim tekrar konuşarak.
"Tamam."
Onu ilk defa böyle gördüğüm için hem şaşırıyordum hem de seviniyordum. Beni dinlediğinde nedense saçma bir şekilde mutlu oluyordum.
Emir Aksoy beni dinliyordu.
"Tamam." Dedim onun gibi.
"Beni hipnoz ediyorsun farkında mısın.?"
Suçsuzum gibi ellerimi kaldırdığımda aynı zamanda kıkırdıyordum.
Ellerimi tutarak beni tekrar öptüğünde bu sefer ben onun alt dudağını sertçe ısırmıştım.
Acır sandım ama bu hareketim onun öpüşlerini daha da şiddetlendirmişti.
"Meleğimsin."
"Güzelimsin."
"Karımsın." Son dediğiyle güldüm.
Çok normal bir şekilde evlenmiş olmasakta karı kocaydık.
Kocamdı.
Odamın kapısı tıklatılıp açıldığında kucağından inmiştim ama açan kişiye yani kardeşime yakalanmıştık.
"Yeter ama ya." Diyerek kapıyı tekrar kapattığında Emir saçlarımdan öptü.
"Akşam geç geleceğim hatta belki sabaha karşı gelirim haber veririm sana güzelim."
Başımı salladığımda bu sefer alnımdan öptü.
Temas sevmediğine emin miyiz.
Değiliz.
El ele tutuşarak aşağıya indiğimizde Emir'ler gitmişti.
Betül ve Sinem'de aynı şekilde.
Selman Serez'in arenasına geldiğimizde bizi hemen içeri almışlardı. Herkesle tek tek tanışıp yarış alanlarına geldiğimizde Selman bey'in gözleri annemdeydi.
"Bu adam evli mi.?" Rüya'nın sorduğu soruyla gözlerim kocaman açılmıştı.
Etrafıma bakıp tekrar ona döndüm.
"Serpil teyzeme yürüyor baksana şu adama...65 yaşındaki adam bile flört ediyor bir de bana bak abla." Eliyle kendi gösterip tekrar konuştu.
"Selman bey amca bir, ben sıfır." İstemsizce güldüğümde bir yandan da birinin duyup duymadığını görmek için etrafıma bakınıyordum.
"Ne yapıyorsunuz siz burada." Annem yanımıza geldiğinde Rüya hemen onun koluna girmişti.
"Serpil teyze, bak bu adam sana hiç iyi bakmıyor. Resmen elinden tutup seni nikah dairesine götürecek gibi."
"Rüya." Dedim sertçe.
Serpil anne, Selman beye baktığında onunda koluna dokundum.
"Rahat durur musunuz.?" İkisi de beni dinlemiyordu.
"Yalnız oğlu yakışıklıymış..ay seninle gelin kaynana mı olsak Serpil teyze." Rüya'nın koluna vurduğumda ikisi de gülüyordu.
"Duru hanım sizi çekim için aşağıya alabilir miyiz.?" Yan taraftaki kıza bakıp başımı salladığımda gözlerim annem ve Rüya'nın üstündeydi.
"Akıllı dur Rüya, anne sende uyma şuna."
"Tamam kızım sen git işini hallet biz buralardayız...Selman bey nerede.?"
Rüya annemin söylediği şeyle kahkaha attığında ben gözlerimi devirmiştim.
"Anne lütfen." Dediğimde o da gülerek bana baktı.
Şaka yapıyordu.
Kardeşime döndüm.
Gözleri Selman beyin oğlu Korkutun üzerindeydi. İşin garip yanı çocuğunda gözleri kardeşimin üstündeydi.
Ben çekimler için aşağıya indiğimde onları yukarıda bıraktım. Selman beyle bağışlarla ilgili konuştuktan sonra arenaya inmek için kıyafetlerimi değiştirmiştim.
Bir kaç poz verirken gelen ziyaretçilerde fotoğraflarımızı çekiyordu.
Onlarla ayrılıp annemlerin yanına geçtiğimde bir süre daha durup ayrılmış arabaya geçmiştik.
"Ay benim ablamı yine linçliyorlar imdat." Rüya telefona bakarak konuştuğunda annemde bakmaya başlamıştı.
"Fake hesabımdan hepsine cevap veriyorum bunlar kim ki benim ablama hakaret ediyorlar."
Telefonumu çıkartıp sosyal medyaya girdiğimde bahsettiği haberler direkt karşıma çıkmıştı.
"Asıl siz kimsiniz bok böcekleri." Rüya klavyeden bir şeyler yazarken telefonuma uzandım.
"Hangi birine cevap vereceksin ablacım bırak söylesinler karışma." Dedim ve yazdığı yorumu sildim.
Telefonumu tekrar aldığımda haberlere tıkladım.
@ÜNLÜDÜNYASI
DURU AKSOY, SELMAN SEREZ'İN DAVETİNE KATILMIŞ. ALDIĞIMIZ DUYUMLARA GÖRE GENÇ GÜZEL, KAYINVALİDESİ SERPİL DOĞAN VE KARDEŞİ RÜYA ALTIN İLE DAVETE KATILMIŞ. HERKESİ KOLAY KOLAY DAVET ETMEYEN SEREZ'İN AKSOY AİLESİNİ ÇAĞIRMASI ŞAŞIRTMADI DESEK YALAN OLUR. DURU AKSOY'A KOCASI SAYESİNDE BİR KAPI DAHA AÇILDI DİYEBİLİR MİYİZ.?
366.926 beğenme. 11.829 yorum
@instagramkullanıcısı: Oha hem de VİP girmiş yuh.
@instagramkullanıcısı: Peki Korkut Serez'in Duru'ya bir şeyler anlatması. Var bir hayalimiz.
@instagramkullanıcısı: Ya hani hamileydi bu karın ne.
@instagramkullanıcısı: Diyebiliriz tabi ki.
@instagramkullanıcısı: Herkes yaptığı işleri gördü ve hala kocası sayesinde diyorsunuz.
@instagramkullanıcısı: Evet evet evet deriz tabi bu arada alakasız ama kadın çok güzel ya. :(
@instagramkullanıcısı: Son fotoğraf mood.
@instagramkullanıcısı: Fiziği çok güzel.
@instagramkullanıcısı: Duru çok güzel değil mi (sevmiyorum)
@instagramkullanıcısı: Bence Emir sayesinde değil Duru işinde oldukça başarılı bir kadın ve bunu çoğu yerde bize kanıtladı.
@instagramkullanıcısı: Zenginlik böyle bir şey işte Selman Serez'le birebir tanışmış.
@instagramkullanıcısı: vay aq
@instagramkullanıcısı: Kadının fizik peki.
@instagramkullanıcısı: Emirin açtığı bir kapı daha.
@instagramkullanıcısı: Ya bu kadın bir bana mı çirkin geliyor.
@instagramkullanıcısı: Kocası Ülkeyi yönetiyor bir zahmet kapılar açılsın.
@instagramkullanıcısı: Emir'in karısı olmak varmış bu hayatta.
@instagramkullanıcısı: Ay kadın çok güzel.
Yine saçma sapan haber başlıkları atılmıştı.
Annemi bıraktıktan sonra Araba bizim evin önünde durduğunda başını omzuma koyarak uyuyan meleğimi uyandırmaya çalıştım ama uyanmıyordu.
"Rüya, geldik ablacım."
Yine ses yok.
"Rüya." Yüzünü avuçladığımda hafifçe kıpırdanıp başını kaldırdı.
"Günaydın meleğim." Alnından öptüğümde tekrae omzuma yatması beni güldürmüştü.
"Hadi odanda uyursun."
Zorla arabadan indirip, koluna girerek odasına kadar yürüyorduk...
"Selman bey amcanın paylaştığını gördün mü.?"
Başımı olumsuz anlamda salladığımda gülümseyip tekrar bana yaslanarak yürüdü.
Odasına geldiğimizde onu yatağa bırakıp yavaşça kapısını kapatım ve kendi odama geçtim.
Titreyen telefonumu arka cebimden alıp neler olup bittiğine bakındım.
Selman bey'in paylaştığı yazıyla kaşlarım çatılmıştı. Gizli bir şekilde yapacağımızı sanıyordum ama o resmen tüm Türkiye'ye duyurmuştu.
@selmanserez
Bugün arenamızda oynanan yarışların tüm gelirleri Duru Aksoy'un önerisi ve ricasıyla kimsesiz çocuklarımıza gidiyor. Başta annesi Serpil Doğan olmak üzere kendisine ve kız kardeşine davetimize katıldıkları için teşekkürlerimi buradan da iletiyorum.
@duruaksoy & @serpildogan & @rüyaltin
868.729 beğenme 71.920 yorum
@rüyaltin: 🥹💝
@instagramkullanıcısı: Düşünsenize dünyanın en zengin adamlarından bir tanesi size teşekkür ediyor.
@instagramkullanıcısı: Yanlarındaki de oğlu Korkut Serez bu arada.
@instagramkullanıcısı: Kıza haksızlık mı ediyoruz bilmiyorum ama yine de sevmiyorum.
@instagramkullanıcısı: Lan kız adama bağış yapın mı demiş dndndmösös
@instagramkullanıcısı: Kocanda yapıyor mu bağış.
@instagramkullanıcısı: Selman Serez'in instagramındasın hayal gibi.
@instagramkullanıcısı: Selman bey siz sosyetesiniz kendinize gelin.
@instagramkullanıcısı: Oha kaynanasıyla mı gitmiş.
@instagramkullanıcısı: Vay be.
@instagramkullanıcısı: Kocası sayesinde yine.
@instagramkullanıcısı: Ne güzel bağış yapılmış siz hala Emir'in derdindesiniz.
@instagramkullanıcısı: bu kızın her yaptığını niye itici buluyorsunuz lan çok tatlı bence.
@instagramkullanıcısı: Emir'de yapsın söyle
@instagramkullanıcısı: @duruaksoy kocanda yapsın bağış.
@instagramkullanıcısı: Bunu yapan ünlü yok hala kızı linçliyorsunuz.
Sinirlenmiştim böyle açık açık paylaşmasına.
Kimsenin bilmesine gerek yoktu ama şu an herkes bu olayı konuşuyordu.
Dikkatimi çeken diğer habere tıkladım.
@GAZETEMAGAZİN
EMİR AKSOY'UN EŞİ DURU AKSOY BUGÜN KATILDIĞI DAVETTE SELMAN SEREZ'E RİCA ETMESİ ÜZERİNE KİMSESİZ ÇOCUKLAR İÇİN REKOR BİR BAĞIŞ TOPLADI.ÜNLÜ MANKENİN BAŞLATTIĞI BAĞIŞ KAMPANYASI PEK ÇOK ÜNLÜ TARAFINDAN İLGİ GÖRÜRKEN EŞİ EMİR AKSOY KARISI ADINA 10 MİLYON DOLAR BAĞIŞLADI. BAĞIŞLANAN RAKAMI TAM OLARAK VERMİYORLAR AMA BUGÜNE KADAR TOPLANAN YARDIMLARDAN KAT KAT FAZLA BİR RAKAM OLDUĞU AŞİKAR. DURU AKSOY ÇOĞU ZAMAN BAĞIŞ KAMPANYALARI BAŞLATIYOR AMA BENCE HER HAFTA BÖYLE ETKİNLİKLER YAPMALI ÇÜNKÜ SOSYAL MEDYADAKİ GÜCÜ YÜKSEK OLAN BİR ÜNLÜ VE BUNU KULLANABİLİR.
489.990 beğenme 65.926 yorum
@instagramkullanıcısı: Kadının hep gülümsemesi kaç puan.
@instagramkullanıcısı: Kıyafetleri süper.
@instagramkullanıcısı: Ohaaa
@instagramkullanıcısı: Sosyal medya gücü gerçekten çok fazla herkes merak ediyor ama kendisini değil kocasını.
@instagramkullanıcısı: Duru'yu normalde hiç sevmem ama bu yaptığı kaçıncı bağışı arkadaşlar bir kere de yargılamayalım.
@instagramkullanıcısı: Selman Serez'e bağış yaptırmış lan şaka gibi.
@instagramkullanıcısı: O arenada günlük ne kadar kazanılıyor biliyor musunuz.? Emir'in yaptığı bağışı geçmese de en az 5 milyon dolar Selman Serez tarafından bağışlanmıştır.
@instagramkullanıcısı: Güzel hareket ve bence çok tatlı.
@instagramkullanıcısı: Helal olsun Duru, kocası neredeyse ülkenin sahibi ama bana ne diyip kenara çıkmıyor bu başlattığı kaçıncı bağış kampanyası.
@instagramkullanıcısı: Bu kızı seviyorum.
@instagramkullanıcısı: Dönen paralar şaka mı.?
@instagramkullanıcısı: Emir sana aşık olmamız için her şeyi yapıyorsun amk bi dur.
@instagramkullanıcısı: Şöyle bir kocam olsa keşke.
@instagramkullanıcısı: Karısı adına 400 milyon bağış mı yapmış ben mi yanlış okuyorum.
Okuduğum haberin şaşkınlığıyla gözlerimi kapatıp açtım.
Emir bağış mı yapmıştı.? Hem de benim adıma.
10 milyon doları benim için mi bağışlamıştı.
Bizim için bağışlamış.
Magazin sayfalarının her zamanki yalan haberi olabilirdi tam emin olamamıştım. Hem haber daha 1 saat önce paylaşılmıştı Emir hangi ara görüp bağış yapacaktı ki.
Derin bir nefes alıp kendimi duşa attığımda fazla oyalanmadan çıktım.
Evde olacağım için üzerime eşofman ve tshirt geçirmiştim.
Merdivenlerden inerken kapının çalması bir olunca bir kaç basamak daha indikten sonra kapıyı hafifçe açtım.
Ablam gelmişti.
"N'oldu.?" Dedim telaşla.
"Duru." Etrafa bakınıp kolumu tuttu. Ağlıyordu.
"Rüya nerede." Elimle yukarıyı işaret ettiğimde kolumdan tutarak beni salona çekiştirmeye başladı.
"Ne bu halin n'oluyor." Dedim tekrardan.
Eliyle yüzünü kapatıp açtıktan sonra yine telaşla bana baktı.
"Babamla annem geldi sabah." Kalp atışlarım hızlandığında devam et der gibi bakmıştım.
"Sedat'ı verin yoksa Rüya'yı harcarız diyorlar." Elimi kalbime koyarak koltuğa oturduğumda tüm vücudum titriyordu.
"Yapamaz." Dediğimde yanıma oturup ağlamaya başladı.
"Yapamazlar ağlama." Sırtına dokunduğumda başını iki yana sallayarak itiraz etti.
"Yaparlar, yaparlar anladım annemin tepkilerinden."
Gözlerim dolu dolu olduğunda yanağıma akan bir damla yaşı hızla sildim.
Ayağa kalkıp yürümeye başladığımda nefes alamıyormuş gibi olunca boğazımı tuttum.
"Yapamazlar." Diyordum sadece.
Ablamın hıçkırığı salonda yankılandığında Emir'in evde olmadığını bildiğini anlamıştım.
"Seçim yapın diyorlar." Dudaklarım titrerken artık ben de ağlamaya başlamıştım.
Sedat'ı veremezdik. Rüya'yı da bırakamazdım.
"Rüya'yı gönderelim..Rüya gitsin abla." Dizlerimi yere koyarak önüne oturduğumda yine başını iki yana salladı.
"Bulurlar." Dedi burnunu çekerken.
"Emir'e söyleyelim." Hızla başını hayır anlamında salladı.
"Ne diyelim adama Duru, senin çocukluk arkadaşının kardeşini bizim kard.."
"Tamam." Dedim devam etmemesi için.
"Tamam Emir olmaz."
Tekrar ayağa kalktığımda daha fazla ayakta duramayacağımı anlayarak aynı yerime oturdum.
Bir süre aramızda onun ağlama sesleri dışında konuşma geçmedi.
"Emir o pisliği bırakmaz." Dedim sessizce.
Korkuyordum.
"Bir şey yap o zaman." Sesi yüksek çıkınca ona döndüm.
"Biraz da sen bir şeyler düşün bir şeyi de sen yap.!" Bu sefer ben sesimi yükseltmiştim.
"Ne istiyorsun ne yapayım daha." Dedi aynı ses tonuyla.
"Ne demek ne istiyorsun ya. Ben ne istiyorum sence.? Ne için bunları yaşıyorum ben.! Hani baban onu bize karşı kullanmazdı. Hani görüntüleri almaya gerek yoktu.! Hani.!" Koluna vurduğumda tekrar ağlamaya başladı.
"Senin yapacağın işin.." Sustum son anda.
Onun yüzündendi.
Onun yüzünden o adam bizi bu şekilde tehdit ediyordu.
"Git ne yapıyorsan yap konuş aptal babanla." Konuşmamla ellerini yüzünden çekti.
"Ağlama git ve onları ikna et.!"
Konuşmuyordu.
"Eğer Rüya'ya en ufak bir zarar gelirse hepinizi öldürürüm...duyuyor musun beni.!"
"DUYUYORUM SUS."
Ona arkamı dönüp karşı tarafa yürüdüğümde delirmek üzereydim. Akan gözyaşlarımı silerken tekrar ablama doğru döndüm.
"Birine söyleyelim bir plan yapalım..Sinan'a söyleyelim."
"Olmaz." Dediğimde bağırması bir olmuştu.
"Ne yapacaksın tek başına.!"
"Emir'e söyleyelim." Dediğimde bu sefer o reddetti.
"Emir olmaz, o öğrenirse Rüya'yı alırlar her şey ortaya çıkar...Ne sanıyorsun Emir öğrenip her şeyi bitirecek mi.?"
Burnunu silerek ayağa kalktı.
"Emir babam ve Sedat'ı öldürecek sonra görüntüler polise gidecek...kaç adamına tembihlemiş ona bir şey olursa bellekleri polise verin diye haberin var mı.?"
Aklım durmuştu.
Düşünemiyordum.
"Söyleriz anlatırız hepsini Emir plan yapar."
Başını iki yana salladığında başımı ellerimin arasına aldım.
"Tamam...tamam ben halledeceğim. Eve gidip ikisiyle de konuşacağım ağlama." Yanıma gelip ellerimi tuttuğunda onu sertçe itmiştim.
"Nefret ediyorum hepinizden....Hepinizden nefret ediyorum.!"
Bir şey demeden yanımdan kalktığında salondan çıkmıştı. Bir kaç dakika sonra dış kapının sesini de duymuştum. Gitmişti.
"Nefret ediyorum hepinizden."
"Nefret ediyorum dördünüzden de."
Ayağa kalkıp bahçeye çıktığımda daha fazla ayakta duramayıp çimlere oturdum.
"Nefret ediyorum sizden, Allah belanızı versin."
Hem ağlayıp hem konuşuyordum.
Bacaklarımı kendime çekerek hıçkırdığımda karşıdan gelen Zeus'la kollarımı açarak onu bekledim.
Havlayarak kollarımın arasına girdiğinde artık daha sesli ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.
Zeus bir kaç kere havlayıp yüzümü yalamaya çalıştığında başımı dizlerime gömerek beni görmesini engelledim.
Yanıma oturduğunda başımı ona yaslayarak çimlere uzandım ve bacaklarımı kendime çekerek cenin pozisyonuna geçtim.
Hıçkırıklarım büyük bahçede yayılırken bir elimle güç almak ister gibi Zeus'a sarıldım.
Rüya olmazdı.
Eğer polise verirse alırlardı meleğimi benden.
Olmazdı.
Bunca yıl onu saklayıp bunlardan uzak tutmuşken olmazdı.
"DURU." Uzaktan duyduğum sesle gözlerimi hafifçe araladım ama algılayamıyordum.
Yüzümdeki ellerle ve bedenimin havalanmasıyla kendimi sıcak bir kucakta bulmam bir olmuştu.
"Duru...güzelim bana bak...bana bak Duru." Gözlerimi ona çıkarttığımda aşık olduğum suratı karşımdaydı.
Neden erken gelmişti. Sabaha karşı geleceğini söylemişti.
Emir telaşla yüzüme dokunurken dudaklarım tekrar titredi.
Yanımdaydı.
Beni seviyordu ve yanımdaydı.
Kardeşime yardım eder miydi.?
"Konuş, konuş sesini duyayım...konuş Duru."
Yüzümü göğüsüne sakladığımda ağzımdan bir hıçkırık çıkmıştı.
"Duru." Diyerek beni kendinden uzaklaştırmaya çalıştığında daha sıkı sarıldım.
Zeus havlıyordu.
"Sesini duyayım..hadi Duru..hadi meleğim."
sadece ağlıyordum.
"Birisi bir şey mi yaptı.?" Sesi sertleşmeye başlamıştı.
"Emir." Diyerek hıçkırdığımda başımı kaldırıp gözlerine baktım.
"Söyle bir tanem, söyle."
Parmakları yüzümü okşarken bir yandan da gözyaşlarımı silmeye çalışıyordu.
"Bir şey mi yaptılar, haberlere mi üzüldün noluyor.?"
Gözlerimi kapatıp tekrar göğüsüne gömüldüğümde sinirlendiğini kasılan vücudundan anlayabiliyordum.
"Beni gerçekten seviyor musun.?" Sorduğum soruyla bir kaç saniye hareketleri durduğunda hemen ona bakmamı sağladı.
"Sevmiyorum."
Dudaklarım titrediğinde o dudaklarını benimkilerle buluşturmuştu.
"Sevmek böyle olmaz ben sana ölüyorum..aşığım ben sana." Ağlarken bu sefer onun dudaklarına uzanan kişi bendim.
Dudaklarını tutkuyla öperken neredeyse üzerine çıkmıştım.
Emir kucağında benimle beraber ayağa kalktığında bacaklarımı kalçalarına sararak dudaklarına öpücük bırakıp bir yandan da ağlıyordum.
"Ne olduğunu söyleyecek misin artık."
"Bir şey yok." Dedim söylemek istediklerimi yutarak.
Riske atamazdım kardeşimi.
"O yüzden mi için dışına çıkacak kadar ağlıyordun. Aptal mı yazıyor alnımda."
Ellerimi yanaklarına koyduğumda dudaklarını tekrar öptüm.
Sanki nefes alamadığımı hissedip yanıma gelmişti. Tam nefesim bitmişken bana dokunmasıyla tekrar nefes almaya başlamıştım.
Böyle bir etkisi vardı üzerimde.
"Birisi bir şey mi yaptı.?" Başımı iki yana salladığımda inanmamış gibi bakıyordu.
"Ablamla tartıştık." Derken onun odasına girmiştik bile.
Bir şey demedi sadece gözlerime baktı.
Ellerimi ense kısmından saçlarına geçirdiğimde kendimi ona doğru bastırmıştım.
"Seni seviyorum." Dedim boğuk çıkan sesimle.
Gözleri titrediğinde tekrar dudaklarımdan öptü.
Kısaca öpüp çekileceği sırada başını yüzüme doğru bastırıp uzaklaşmasını engellediğimde sırtım yatağa değmişti.
"Kim üzdü seni güzelim." Yanağımı okşadığında gözlerim otomatik olarak kapandı.
Cevap vermediğimde yüzümün her herini öperek ağırlığını vermeden üzerimde duruyordu.
"Çok aşığım sana...şu saçının bir teli için dünyayı yakarım."
Hafifçe gülümsediğimde gözlerimi açtım.
"Beni seviyorsun."
"Çok." Dedi anında.
"Çok seviyorum, çok aşığım."
Emir kalp atışlarımla oynuyordu.
"Seni seviyorum." Dedim kaçıncı defa dediğimi saymadan.
Saçlarımı yüzümden çekti.
"Biliyorum meleğim."
Kollarımı boynuna dolayıp dudaklarımızı birleştirdiğimde Emir'in bedeni hafifçe bana doğru yaslanıyordu.
Alt dudağımı emip üst dudağımla ilgilenmeye başladığında sakallarını okşuyordum.
Bir anda yerlerimizi değiştirdiğimde artık üstünde ben vardım ve elleri hemen kalçalarımdaydı.
Yüzümü tutarak beni kendine çekerken ikimizde birbirimizden geçmiş deli gibi öpüşüyorduk.
Elleri tshirtüme gittiğinde hızla çıkartmıştı.
Gözlerime bakarak izin istediğinde yanağından öptüm.
Anlamıştı.
Çenemden tutup dudaklarımızı tekrar birleştirdiğinde üzerindeki gömleği düğmelerini açarak çıkartmaya çalışıyordum.
Emir gömleğini tek hamlede üzerinden çıkartırken karnımı okşamıştı. Elleri yukarıya doğru çıkarken askımın birisini düşürdü.
Derin bir nefes verdiğimde beni yatağa yatırarak karnımdan öptü..öpücükleri vücudumun her yerinde gezerken artık eşofmanımda üzerimde yoktu ve ben karşısında iç çamaşırlarımla duruyordum.
Üstten beni izlerken pantolonunu çıkarttı.
Onun bana yaptığı gibi ben de onu izliyordum.
Emir Aksoy...fazla yakışıklıydı.
Kasları halis mi.?
Halis çok halis.
"Emin misin.? Durabiliriz."
Başımı iki yana salladığımda kendimi ona bırakmıştım.
Emir Aksoy ve ben bir bütün olmuştuk.
Kesinlikle beklediğime değmişti.
Karnımdan tutarak kendine çektiğinde koca bedeniyle beni sarmalamıştı.
"İyi misin.?" Başımı salladığımda daha sıkı sarıldı.
Hafif nemli saçlarımı yüzümden çekerek alnımı öperken çıplak bedenlerimiz birbirine değiyordu.
"Çok güzelsin Duru...çok güzelsin amına koyayım. Çok güzelsin bir tanem."
Gözlerim yorgunlukla kapandığında gülümsüyordum.
Emir Aksoy, benim için dünyaları yakacak bir adamdı.
Ve ben bu adama aşıktım.
"Küveti hazırlayayım ağrını hafifletelim biraz." Ben söylemeden anlıyordu ağrım olduğunu.
"İyiyim Emir...uyuyalım." Kollarımı boynuna sardığımda çıplak omzumu öptü.
Bir şey demeden beni öpücüklere boğarken daha fazla dayanamayarak yorgun bedenimi uykuya bıraktım..
Kasıklarımdaki ağrıyla uyandığımda boynumdaki nefesle her şeye rağmen gülümsedim. Onu seviyordum.
Çıplak bir şekilde uyuduğumuzu hatırlayınca hafifçe kıpırdayıp kollarından çıkmaya çalıştım ama bırakmadı.
"Duru."
Başımı biraz yana eğerek ona baktığımda uyanmaya çalışıyordu.
"İyi misin.? Ağrın mı var." Başımı olumlu anlamda salladığımda küfür ederek yataktan çıkıp banyoya gitmişti.
Bir kaç dakika sonra görüş açıma girdiğinde bakışlarımı kaçırdım. Utanıyordum.
Dün yaşarken utanmamıştım ama şimdi onu böyle görmek..
"Gel bakalım çiçek bahçesi."
Üstümdeki pikeyi çekip beni kucağına aldığında boynumdan öpmeyi ihmal etmiyordu.
Çiçek bahçesi mi.?
Banyoya girdiğimizde beni hazırladığı ılık küvete bıraktığında yüzümü avuçladı.
"Neden yüzüme bakmıyorsun...pişman mısın.?" Bacaklarımı kendime çektikten sonra hemen ona bakıp başımı hayır anlamında salladım.
Rahat bir nefes verip burnumdan öptüğünde hala dikkatle beni izliyordu.
"Canını yaktım."
"Yakmadın." Dedim rahatlaması için ama gözlerindeki sıkıntılı bakış gitmiyordu.
"Benim bu hayatta değer verdiğim tek kişisin Duru...konuş benimle ne düşündüğünü söyle. Söyle ki ona göre hareket edeyim güzelim."
"Utanıyorum." Dediğimde hareketleri durmuştu.
Ağzı bir kaç kere açılıp kapandığında dudağının kenarı kıvrıldı.
"Pişman değilsin sadece utanıyorsun değil mi.?" Başımı salladığımda alnımdan öptü.
"Ben çıkayım o zaman güzelliğim rahatça duş alsın." Saçlarımı okşayıp hızla banyodan çıktığında benimde dudaklarım kıvrılmıştı.
Deliydi.
Nasıl pişman olduğumu düşünebilirdi.
Çok mutluydum. Ailemi kuracağım adam Emir olduğu için çok mutluydum.
Uzun bir süre banyoda durup acımın geçmesini bekledikten sonra saçlarımı kurutup Emir'in bornozuna sarılarak banyodan çıktım.
Yatağın çarşafları değiştirilmişti ve Emir eşofmanını giymiş balkonda sigara içiyordu. Adım attığım an bana dönen bakışlarıyla kendimi hızla yatağa atıp örtüyü başımın üstüne kadar çektim.
Balkon kapısı açılınca ardından onun gülme sesini de duymuştum.
"İlaç getirdim ağrının geçmesi için içmen lazım bebeğim."
"İçerim sonra." Dedim ama bu onu tekrar güldürmüştü.
Yan tarafım çöktüğünde örtüde başımdan çekilmişti.
Göz göze geldiğimizde o hızla dudaklarımdan öptü ama geri çekilmedi.
Bornozu üzerimden çıkartıp yan tarafımızda duran kendi tshirtünü üzerime geçirdiğinde saçlarımı da içinden çıkartmıştı.
Thsirtü uzun olduğu için rahatlamıştım.
Uzun olmasa ne olur adam göreceğini gördü.
"Çok güzelsin, güzelimsin." Dudağımın kenarından öptüğünde elimi yüzüne çıkartıp okşadım.
"Beni ne hale getirdiğine bak, kendimi tutamadım." Gülümsedim söylediklerine.
"Canını çok acıttım mı.?"
"Emir.." Dudağımdan öptü.
"Emir sana çok fena aşık oldu." Dediğinde yine gülümsemiştim.
"Duru'da sana çok fena aşık oldu." Onun gibi konuştuğumda bu sefer gülen taraf o'ydu.
"Benim artık sensiz uyuyamayacağımı biliyorsun değil mi.? Bu koku olmadan uyanamayacağımı, seni kollarımın arasına almadan rahat edemeyeceğimi biliyorsun değil mi Duru."
Kalbimin onun yanında bu kadar heyecanlı atması normal miydi.?
"Eşyalarını buraya taşıtabilir miyim.?"
Beraber kalmamızı mı söylüyordu.
"Lütfen." Dedi konuşmadığımı fark edince. Dilim tutulmuştu yaşananlar karşısında.
Söyledikleri..
"Olur." Dudakları yüzümün her yerinde gezinirken parmaklarım ensesini okşuyordu.
"Ben sana çok pis aşık olmuşum lan." Sesli bir şekilde güldüğümde beni neredeyse kucağına almıştı.
Evin zil sesi yankılandığında o boynumdan öpmeye devam ediyordu.
"Kim geldi." Dedim hafif korkuyla.
"Siktir et, evde yokuz."
Dün ablamla yaşananlar aklıma bir bir gelmeye başladığında tüm kanım çekilmiş gibiydi.
Halledebilmiş miydi.? Konuşmuş muydu onlarla.
Kapımız tıklatıldığında Emir sinirle kapıya baktı.
"Emir bey...Esma hanımlar geldi efendim." Duyduğum isimle Emir'in kolunu sıktım.
Annem gelmişti.
Üstümdeki adamın bakışları beni bulduğunda bir şey anlamaması için normal bir şekilde ona bakmaya çalışıyordum.
"Göndereyim mi.?"
Başımı olumsuz anlamda salladığımda alnımdan son kez öpüp üstümden çekilerek ayağa kalkmıştı.
"Beklesin geliyoruz." Diyerek seslendiğinde hala yataktan çıkmadım.
Niye gelmişti ki.
Ablam halledememişti.
Emir üzerine thsirt geçirirken göz ucuyla da bana bakıyordu.
"Gönderebilirim güzelim."
"Hayır sen in giyinip geliyorum." Yanıma gelerek bana bakmaya başlayınca gerginlikle gülümsedim.
"Geliyorum hemen." Dedim yüzünü okşarken.
İkna olmamıştı ama yine de bir şey demeyip boynumdan öptükten sonra odadan çıkmıştı.
Ablama mesaj atıp annemin burada olduğunu söyledikten sonra kendi odama geçip altıma şort geçirip aşağıya inmeye başladım.
Emir'in tshirtünün uçlarını sıkarken duyduğum konuşma sesleriyle salona girmiştim.
Annem beni gördüğü gibi gözlerini devirirken Emir'in gözleri bendeydi.
Emir zaten ayakta durduğu için yanıma gelmesi uzun sürmemişti.
"Siz konuşun ben çocuklara bakıp geliyorum." Başımı salladığımda alnımdan öpüp salondan çıktı.
"Gel bakalım Duru hanım."
Annemin yan tarafındaki koltuğa oturduğumda suratındaki sinirle bana baktığını görünce Rüya'nın uyanmaması için dua ediyordum.
"Kocana Sedat'ı bırakmasını söyledin mi.?"
"Konuşacağım." Dedim suyuna gitmek için.
Onu ilk defa böyle görüyordum ve korkuyordum.
Kendim için değil kardeşim için.
Alayla güldüğünde salonun kapısını kontrol ettim. Kimse yoktu.
"Şöyle yapalım Duru'cum.." Çantasından çıkarttığı flaş belleği salladığında gözlerimi kapatıp açmıştım.
"Ben bunu şimdi polise verip internette yayayım olur mu.?"
"Konuşacağım Emir'le." Dedim ama tekrar güldü.
"Bence sen Emir'le boşuna konuşma tüm Türkiye kardeşinin katil olduğunu öğrensin."
Ellerimi saçlarımdan geçirdiğimde gözlerimi kapattım.
Yapardı.
Sedat için öz kızlarını tehdit eden bir kadın her şeyi yapardı.
"Emir'in de haberi yok değil mi.? Hayır söylesene kocana senin en yakın arkadaşının kardeşini benim kardeşim öldürdü desene."
BÖLÜM SONU
BÖLÜM NASILDIII.?
Emir'i seviyor musunuz.?
Sırlar yavaş yavaş ortaya çıkıyor ve tanıtımdaki bölüme adım adım gidiyoruz.
Bundan sonraki bölümler biraz geçişli olacak çünkü artık asıl olaya gelmemiz lazım.
Oy sınırı 700
Yorum sınırı 250
Sizi seviyorummm.
Bölüm etkileşimi
