43. bölüm · Sahte ve Gerçek

42. BÖLÜM

Buse Mina

📚 YKS'ye Girecek Güzel İnsanlar,

Yarın sadece bir sınav, hayatın tamamı değil. Sen bir netten, bir puandan çok daha fazlasısın. Bugüne kadar gösterdiğin emek zaten bir başarı.

Sınav salonuna adım atarken şunu hatırla:
Sen elinden geleni yaptın. Şimdi kendine inanma zamanı. ♥️

KEYİFLİ OKUMALAR

"AÇIN LAN ŞUNU.!" Bir adam bağırıyordu.

"Yenge içeri geçin." Yusuf bana salonu gösterip koşar adım gittiğinde diğer korumalarında silahlarını çıkartmış kapıda olan adamlara tuttuğunu görmüştüm.

"içeri geçin hemen." Serhat ikimizin de kolundan tutup salona girmemizi sağladıktan sonra cam kapıyı kapatıp kilitledi ve silahını çıkartarak koşmaya başladı.

"N'oluyor.?" Yanımdan gelen telaşlı sesle telefonumu çıkartıp Emir'i aradım ama açmadı.

"Gel yukarı çık.."

Ve silah sesleriyle birlikte çığlık atmıştık.

Gaye kolumdan tutarak beni yukarıya çıkartırken içimden bildiğim tüm duaları okuyordum.

Alt kattan kırılma sesi geldiğinde aynı zamanda silah sesleri de devam ediyordu.

Serhat'ın bağırışını duyduktan sonra silah sesleri bir anda kesilmişti.

Gaye korkudan kaskatı kesildiğinde bana döndü.

"Ben Serhat'a bakıp geleceğim sakın buradan ayrılma." Ve bir şey dememe izin vermeden koşarak odadan çıkmıştı.

Ellerim titrerken Serhat ve Yusuf'u merak ediyordum. Bir şey mi olmuştu.

Dışarıdan bağırışma sesleri gelince duran silah seslerinden cesaret alarak cam kenara gittim ve tam ön kapıya bakan tarafta durdum.

Herkes bizim evin önündeki yoldaydı. Bahçeye girmemişlerdi.

Yusuf arabadan inen yaşlı adamın kafasına silah dayamış dururken Serhat bir eliyle kolunu diğer eliyle de silahını tutmuş önündeki korumalara uzatıyordu.

Gaye titreyen bedeniyle Serhat'ın kolunu tutup arkasında dururken resmen ona yapışmış durumdaydı.

Serhat'ı gerçekten seviyordu.

Diğer korumalarda arabaya doğru silah tutuyorlardı.

Yaşlı ve sakalları uzun olan adam iğrenç bir tonda gülüp elini beline attığı an, Serhat silahını havaya doğru ateşleyip ortalığın yine karışmasını sağlamıştı.

Yaşlı adamın arkasındaki üç koruma silahlarını doğrudan Serhat'a çevirdiğinde Gaye onun önüne geçmek için hamle yapmıştı ama Serhat bir elini onun beline uzatıp arkada kalmasını sağladı.

Yusuf belinden bir silah daha çıkarttığında şimdi hem yaşlı adama hem de korumalarına silahı tutuyordu.

Kalbim ağzımda atarken ellerim karnıma gitti.

Bir şey olmayacak.

Yaşlı adam Yusuf'a sinirle bir şeyler söylediğinde Yusuf silahı onun kafasına bastırarak bağırmıştı ama ne dediğini duymamıştım.

Evin önüne son sürat gelen bir araba gördüğümde kalbim daha hızlı atmaya başlamıştı.

Emir'in arabasıydı.

Arabayı sert bir frenle durduran kocam arkasında koruma ordusuyla gelmişti.

Arabadan iner inmez kapıyı öyle bir kapatmıştı ki burada olmama rağmen yerimden sıçramıştım.

Emir silahının emniyetini açarak yaşlı adamın yanına gider gitmez ayaklarına sıktığında ellerimi dıdaklarıma götürüp çığlık attım.

Aynı şeyi Yusuf ve Serhat'ta diğer korumalara yapmıştı.

Emir yere çöken adamın yanına eğilip alnına silahı dayadığında yapmaması için neredeyse yalvarabilirdim.

"Sakın Emir." Dediğim an bir silah daha patladı ama bu sefer kurşun bizimkilerin silahından çıkmamıştı.

Gaye'nin çığlığı bahçede yankılandığında Serhat'ın önüne geçmiş ağlayarak ona bakıyordu.

Kolundan vurulmuştu.

Hızlı bir şekilde aşağıya inerken düşündüğüm tek şey Serhat'tı. Ben merdivenlerden inerken iki silah sesi daha duymuştum.

Kapıyı açtığım an ayaklarım benden bağımsız koşarken sonunda hepsi görüş açıma girmişlerdi.

"İÇERİ GEÇ!" Emir'in kükremesiyle adımlarım durduğunda bedenim korkuyla titriyordu.

"Geç.!" Adamın kafasına tuttuğu silahla bana bakmadan bağırdığında dediğini yaparak içeri geçmiştim.

Emir'in bağırma sesleri kulağıma boğuk boğuk gelirken bahçeye doğru yürüyen bedenlerle kapıyı açarak yanlarına koştum.

Gaye ve Serhat geliyordu.

Gördüğüm görüntüyle bir süre duraksadım.

Serhat Gaye'yi tek eliyle kaldırıp kucağına almış sinirle yürüyordu.

Ve bu vurulmuş haliydi.

"Bırak diyorum aptal.!"

"Gaye bak sınırımdayım insanı dellendirme...niye geliyorsun lan yanıma, ya sana bir şey olsaydı.?" Bağırmıştı bunları söylerken.

Gaye onun göğüsüne vurduğunda ikisi de yanımda durdu.

"Yenge tut şu kadını sakın dışarı çıkmasın." Ve kapıyı kapatıp gitmişti.

Gaye şok olmuş bir şekilde kenardaki cam tarafa geçip onun arkasından bakarken ben de yerdeki kanlara bakıyordum.

"Bir daha bu adamla yan yana gelirsem varya...ne halin varsa gör insanlıktan nasibini almamış hayvanat.!"

Gaye'nin kolunu tutup içeriye götürdüğümde hızla salonu tarıyordum. Bir şey yoktu burada. Kırılma sesleri duymuştum ama sanırım ön bahçeye bakan odaların pencerelerinden gelmişti.

"Duru Serhat vuruldu...hastaneye götürün." Gözleri dolu dolu konuştuğunda kollarımı ona doladım.

"Emir birazdan halleder sakinleş."

O koltuğa oturduğunda su getirmek için salondan çıktığımda koridordaki adamlarla adımlarımın yönü değişti.

Koşar adım Emir'in kolları arasına girdiğimde beni sarmalamıştı.

"Bir şey yok." Diyerek saçlarımı okşadığında daha sıkı sarıldım.

Aklıma gelenle Emir'den ayrılıp Serhat'ın karşısında durdum.

"Hadi hastaneye gidelim...çabuk." Kolundan tutup çekiştirdiğimde elini koluma koyup konuştu.

"Bir şey yok yenge bir dur gözünü seveyim...Vedat gelecek on dakikaya merak etme." Dedi.

"Evde nasıl baksın kurşun yarasına saçmalamayın."

Serhat yerinde kıpırdanıp arkama geçtiğinde bir şey arar gibi bakınıp duruyordu.

"Gaye salonda." Dediğimde başını sallayarak gözden kaybolmuştu.

"Annemlerin yanına gidiyorum Rüya'yla Kaan'ı alacağım." Emir konuştuğunda ellerini karnıma koymuştu.

"Beraber gidelim." Dediğimde başını sallayarak boynumdan öptü.

"Yusuf."

"Tamam abi buralar bana emanet merak etme." Bir sözüyle nasıl anlıyordu Emir'in demek istediğini.

"Vedat geliyor hemen baksınlar Serhat'a."

"Tamam abi." Ve yürümeye başlamıştık.

Daha yarım saat önce Gaye ve Serhat'ın kavgalarını keyifle izlerken şimdi geldiğimiz duruma şaşkınlık içinde bakıyordum.

Kemerimi taktıktan sonra yola çıktığımızda Emir bana o adamın kim olduğunu anlatmıştı.

Mafyaymış. Emir onun uyuşturucu satmasına izin vermediği için tüm mallarını yaktırınca adamda hırsla buraya gelmişti.

Söylediğine göre saldırmak için değil korkutmak için gelmiş.

İkna olduk.

"Anne neredesiniz.?" Telefonda konuştuğunu yeni fark etmiştim.

"Tamam arka kapıya geçin geliyorum."

Alışveriş merkezenin önünden geçerek arka kapıya doğru gittiğimizde annem ve yanındaki iki bücürü görünce yerimde dikleştim.

Rüya elinde yanıp sönen balonu tutmuş, arkası dönük bir şekilde Kaan'la konuşurken annem arabayı görmüştü.

İkisinin de elini tutup bize döndürdüğünde arkada araba olmadığını görünce hemen indim.

"Anne.!"

Dizlerimi kırdığımda Rüya iki saniye sonra kollarımdaydı.

Boynundan sertçe öptüğümde yanımızda bekleyen Kaan'a da kollarımı uzatıp sıkıca sarıldım ve tıpkı Rüya gibi sertçe öptüm.

Kaan beni yanaklarımdan öperken Rüya babasının yanına gitmişti.

"Annem yok mu teyze."

Saçlarını düzeltirken başımı iki yana salladım.

"Annen evde...bizi bekliyor." Uslu uslu başını salladığında yanağından öpüp yerden kalktım.

Kaan'ı kucağıma alarak arka koltuğa oturttuğumda kemerini bağlayıp kapıyı kapatmıştım.

Annem yanıma gelip bana sarıldığında nasıl olduğumu soruyordu.

"Serhat vuruldu." Dediğimde gözleri kocaman açılmıştı.

"Kolundan vuruldu korkma...eve doktor çağırdılar şimdi müdahale edilmiştir."

"Siz benim kalbime indireceksiniz." Eliyle kalbini tutuyordu.

"Duru." Emir seslendiğinde omzumun üstünden ona baktım.

Arabayı işaret ediyordu.

"Sen öne geç ben çocuklarla oturayım." Dediğimde başını sallayınca hemen Kaan'ın yanına oturmuştum.

Rüya diğer cam tarafında oturduğu için eğilerek bana bakıyordu.

Yola çıktığımızda Rüya kemerini açıp ayağa kalktığında Emir arabayı yavaşlatıp bana gelmesine izin vermişti.

Onu kucağıma alıp kemeri ikimize taktığımda alnından öpüp mis kokusunu içime çektim.

"Biz sana hediye aldık anne."

"Hani." Sesim meraklı çıkmıştı.

Az önce korku doluyken şimdi kızım yanımda diye huzurluydum.

Bir saat içinde ruh halim on kere değişmiş olabilirdi.

Rüya gözlerimi kapattığında gülümseyip avuç içini öptüm.

"Tamam şimdi aç anne."

Kaan bana gül uzattığında kocaman gülümsedim.

Yiyecektim ikisini de.

Kaan'ı yanaklarından öpüp sarıldığımda Rüya'yı da öpmüştüm.

"Teşekkür ederim aşklarım."

Yol boyu Rüya bize yaptıkları şeyleri anlatırken sonunda eve gelmiştik.

Kimse ortalıkta görünmüyordu.

Gaye'ye mesaj attığımda Serhat'ın onun evinde olduğunu öğrenmiştim.

Çocukları anneme bırakıp Gaye'ye gittiğimizde Serhat'ı inceliyordum.

Kolu sarılmış Emir'le sigara içiyordu.

Gaye ona bakarak sinirle kahve yaparken söylenmeyi de ihmal etmiyordu.

Hep beraber çay kahve içerken bunu da ucuz atlattığımız için şükretmiştim.

Bir kaç gün sonra

Yanağıma değen dudaklarla kirpiklerim titrediğinde sağ gözümü biraz açıp karşımdaki meleğe baktım.

Rüya odaya gelmişti.

Ben Emir'in kolları arasında uyurken kızımız uyanır uyanmaz buraya damlamıştı.

"Aşkım." Yanımdaki adamın kolundan çektiğim elimi ona uzattığımda hızla boynuma sarıldı.

Emir'den yavaşça ayrılıp yatağın diğer ucuna geçtiğimde Rüya'yı kollarımın arasına almıştım.

"Günaydın anne." Gözlerini tam açamadığı için onun da yeni uyandığını anlayıp boynundan öptüm.

"Erken çıkacaksın diye ödüm koptu."

Eli yanağımdaydı.

"Niye annecim."

"Sabah erken çıkacağım dedin ya hani sarılmadan gitme diye hemen uyandım." Senin aklını yerim çocuk.

"Ben seni görmeden gider miyim hiç bir tanem." Saate baktım. Sabah altıydı. Hatta beşi kırk sekiz geçiyordu.

Bugün yıllar sonra ilk defa podyuma çıkacaktım.

"Daha çıkmama çok var gel beraber uyuyalım." İkimizde fısıltıyla konuşuyorduk.

Başını sallayıp kollarını boynuma doladığında boynundan tekrar öptüm.

Şükürler olsun ki böyle bir meleğim vardı.

Ortaya geçmek istemediği için ben aynı yerime geçerek onu kollarımın arasına almıştım. Rüya bacaklarını yukarı doğru kaldırıp bana bir şeyler anlatırken saçlarını öpüyordum.

"Benim olan her oyuncağı Kaan'a verebilirim değil mi anne."

"Evet aşkım."

"O zaman hepsini ona vermek istiyorum." Kıkırdamıştı.

"Sen ne yapacaksın peki."

Düşünüyormuş gibi kaşları çatıldı.

"Babam bana yeni alır anne."

Ellerimi karnına indirdim.

"Babanla gidip Kaan'a yeni oyuncak alın...kendi oyuncaklarını verme aşkım arkadaşına yenilerini al."

"Öyle mi yapalım anniş."

"Öyle yapalım annecim." Yiyecektim bu kızı.

"O zaman ona araba alalım mı.?" Esnerken gülümsedim.

"Arabası var ama."

Bacakları yine yukarıya kalkmıştı.

Ayağından tutup bacağını kendime çekerek öptüğümde kıkırdamıştı.

"O zaman seninle gidelim Kaan'a hediye alalım."

"Yarın sen ben baban gidelim olur mu.?" Hızla başını salladıktan sonra kendini öne eğerek Emir'e baktı.

"Babamı öpeyim mi hem belki uyanır."

Bir kaç saat önce uyuduğumuz için başımı iki yana salladım.

"Baban çok geç yattı biraz daha uyusun olur mu bir tanem." Dudaklarını büzdüğünde karnımdan gelen bir el Rüya'yı hızlı bir şekilde havaya kaldırdığında odada onun keyifli çığlıkları yankılandı.

Emir uyanmıştı.

"Baban sana ölsün Rüya...kurban olurum lan sana." Benim gibi sertçe öpüyordu.

Rüya kahkaha atarken babasının göğüsünde duruyordu.

"Bizi kandırdın mı baba." Eliyle dudaklarını kapatmıştı.

Yatakta oturur pozisyona gelerek ikisini izlerken bir elim kızımızın bacağındaydı.

"Sen odaya girdiğin an niye beni öpmüyorsun."

Emir'in sorusuyla gülen kişi ben olmuştum. Geldiği ilk an uyanmıştı.

Rüya'nın gözleri şokla açıldığında bu sefer iki eliyle ağzını kapatmıştı.

"Küstün mü yoksa."

Emir onu tekrar kendine çekerek göğüsüne yatırdığında kızımızın başı onun boynuna gömülmüştü.

"Küsmedim bir tanem...kurban olurum sana."

İkisi konuşurken bulanan midemle hemen diğer tarafa döndüm ve bacaklarımı parkeye koydum.

"Duru."

Gözlerim kapalı bir şekilde geçmesini beklerken midem ağzıma gelince koşar adım lavaboya gittim ve klozete eğilerek kusmaya başladım.

Bir kaç saniye sonra karnımdaki ve alnımdaki ellerle kendimi Emir'e bıraktım.

Sifonu çektikten sonra dişlerimi fırçalarken arkamdaki beden bana sıkıntıyla bakıyordu.

"İyiyim." Sesim boğuk çıkmıştı.

"Rüya'ya bakıp geliyorum." Başımı salladığımda çıkmıştı.

Yüzümü de yıkayıp banyodan çıktığımda kapıda gördüğüm iki kişiyle gülümsedim.

"Biraz midemi üşütmüşüm bir şey yok." Dolu gözleriyle bana bakarken hızla bacaklarıma sarılmıştı.

Emir'de sıkıntıyla bir nefes verdikten sonra eğilip kızımızı kucağına aldı ve belimden tutarak bedenimi kendine yasladı.

"Hasta mı olmuşsun anne."

"Biraz." Dedim karnını öperken.

Rüya'yı iyi olduğuma ikna ettikten sonra beraber aşağıya inerek herkesin uyanmasını beklemiştik ve bunu yaparken henüz çok erken olduğu için üçümüz salonda buz devri izliyorduk.

Sema teyze masayı hazırladığında annem de gelmişti.

Serhat ve Yusuf'ta sofrada yerini alınca hep beraber kahvaltıya başlamıştık.

"Yenge." Serhat'a baktım.

Kaşıyla karşıyı gösterdiğinde ne demek istediğini anlamıştım. Yan taraftan telefonumu alıp Gaye'ye mesaj attığımda kısa süre sonra cevap gelmişti.

Kaan'ın hasta olduğunu söyleyince kaşlarımı çatarak Emir'e baktım.

"Ben bir Gaye'lere gidip geliyorum." Sandalyemi geriye çektiğimde Serhat'ta hemen benimle birlikte kalkmıştı.

"Yenge." Dolanıp yanıma geldiğimde son kez Emir'e bakıp arkamı döndüm.

Serhat'la birlikte yürüyorduk.

"Bir şey mi olmuş...n'olmuş."

"Kaan'ın ateşi varmış geceden beri düşmemiş doktora gideceklermiş."

Gözlerindeki korkuyu gördüğümde koluna girdim.

"Artık bir adım atsan mı Serhat."

"İstemiyor." Dediğinde Gaye'nin kapısındaydık.

"Bir süre ortalarda görünme seni merak etsin bana sorduğunda bilmediğimi söylerim...onun tepkisine göre sen karar verirsin istemiyor mu yoksa naz mı yapıyor anlarsın." Başını eğerek salladığında kapı hızla açılmıştı.

"Duru." Gaye'nin titrek sesiyle hemen ona sarıldım.

"Hadi hemen hastaneye gidelim." İçeriye girdiğimde ikili birbirlerine bakıyordu.

"Kaan." Dedim salondaki bedeni görür görmez.

Yüzü sapsarıydı.

"Kaan...kıyamam ben sana." Yanağını okşadığımda halsizce bana baktı.

"Rüya geldi mi teyze."

"Gelmedi aşkım...hastaneye gidelim gelelim sonra Rüya yanına uğrar olur mu.?"

Onu kucağıma aldığımda ayağa kalkmıştım ki kollarımdan hemen alınmıştı.

"Paşam...iyi misin." Serhat hızla dışarıya yürürken bir yandan da onunla konuşuyordu.

"Serhat abi hasta olmuşum." Onun da sesi titrek çıktığında gözlerim doldu.

Gaye'de dışarı çıktığında Serhat bizim kapıdaki korumalara arabayı getirmelerini söyleyip telaşla yanlarında duran kadına baktı ve tek eliyle onu da kendine çekti.

O kadar güzel duruyorlardı ki..

"Tamam Gaye bir şey yok ağlama...aslan parçası şimdi doktora gidince iyileşecek değil mi Kaan."

Kaan başını salladıktan sonra kollarını Serhat'ın boynuna dolamıştı.

Bizim bahçenin kapısı açıldığında hepimiz yola doğru yürümüştük.

"Gaye sen geç ben Kaan'ı bacağına yatırayım." Gaye hızla arkaya bindiğinde ben de onlarla gitmek için ön kapıyı açtım ama ikisi de beni durdurdu.

"Ben hallederim yenge."

Gaye'nin tarafındaki kapıyı açtım.

"Beni ara haber ver tamam mı.? Mutlaka bak telefona." İçeriye doğru uzanıp Kaan'ı öptüm.

Koruma arabadan indiğinde Serhat şoför koltuğuna binip kapıyı kapatmıştı.

"Hadi yenge kapat kapıyı gidelim hemen." Başımı sallayıp Gaye'ye sarıldıktan sonra kapılarını kapattım ve araba hızla uzaklaştı.

Bahçeye girip Emir'e olanları anlattıktan sonra bizde hemen Gaye ve Serhat'ın arkasından yola çıkıp hastaneye gelmiştik.

Bir elim Emir'in avcunun içindeyken diğeriyle de telefonu kulağımda tutuyordum.

"Duru."

"Gaye neredesiniz biz hastaneye geldik." Dedim hızla.

"Ya niye geliyorsun kızım deli misin sen.? Defile günü burada ne işin var senin."

O bana kızarken bizde öğrendiğimiz odaya doğru yürüyorduk. Kapıyı tıklatıp içeriye girdiğimde Emir'in elindeki çiçek ve büyük ayıcığa bakıp çiçeği aldım.

Benim bile aklıma gelmemişti ama Emir Kaan için almıştı.

"Biz geldik." Yüksek sesle giriş yaptığımda yatakta yatan ve biraz daha toparlamış olan bedenle yanına gidip hemen alnından öptüm.

"Nasılsın bir tanem." Alnındaki saçları kenara çektiğimde Emir'de Serhat ve Gaye'nin yanında cam kenarına geçmişti.

"Bana serum yaptılar ama hiç ağlamadım teyze...Rüya kesin ağlardı." İkimizde güldüğümüzde yanağını tekrar öptüm.

"Kesin ağlardı o cadı ama sen çok güçlü olduğun için ağlamamışsın."

Yarım saat önce gördüğüm halinden daha iyiydi.

"Turp gibi olmuş bu çocuk annesi." Gaye'ye döndüğümde Serhat'ın koluna yaslandığını görünce tekrar gülümsemiştim.

"Çok şükür serumdan sonra iyi oldu...üşütmüş ilaç falan yazdı doktor. Serumu bitsin çıkacağız." Yanıma gelmişti.

Ellerini omzuma koyduğunda ben hala yatağın ucunda oturmaya devam ediyordum.

"Hadi sen işine bak erken gideceğim demiştin saat kaç oldu....Kaan iyi merak etme." Boynuma sarılmıştı..

"Emin misin durabiliriz zaten serum az kalmış...yok yok duralım biz, içim rahat etmez." Elim Kaan'ın yanağındaydı.

"Duru gerçekten kızacağım." Diyordu Gaye.

"Kaan annen beni kovuyor bir şey söyle."

"Anne." Dedi Kaan huysuz bir sesle ve bu beni gülümsetti.

"Yerim ben seni yerim...aşkım benim." Uzanıp annesine karşı beni savunan çocuğu tekrar öptüm.

Üstündeki thsirtü çıkartmışlardı.

"Aslanım." Emir'in sesiyle üçümüzde yan tarafa baktık.

"Çok geçmiş olsun, bu senin için." Büyük ayıcığı yatağın diğer tarafına koymak istediğinde Kaan Emir'e kollarını uzatmıştı.

Ayıcığı tutup ikisinin sarılmasını sağladığımda Gaye buruk gözlerle bize bakıyordu.

"Teşekkür ederim Emir abi."

Emir onu saçlarından öptüğünde ben de Kaan'ın elinden tutuyordum.

Gaye'yi de Kaan'ı da çok seviyorduk...ailemden birisi olmuştu ikisi de.

Yakında elti olacaktık orası ayrı tabii.

Hastanede kırk dakika daha kalıp hep beraber eve geçtiğimizde Serhat anne ve oğlu yalnız bırakmamak için karşı eve gitmişti.

"Ben elbiseni alayım geliyorum güzelim." Ve Emir'de odamıza çıkmıştı.

Normalde ben direkt defile alanına geçecektim ama o telaşla elbisemi evde unuttuğum için eve gelmiştik.

"Rüya." Zeus'un yanındaki meleğim sesimi duyar duymaz bana doğru koşarken onu hemen kollarımın arasına aldım.

Üç bebekte benimleydi.

"Geldiniz mi anne."

"Geldik bir tanem ama geri gidiyoruz...beni televizyondan izle tamam mı babaannen zaten ayarlayacak."

Başını sallıyordu.

"Biz bugün geç geliriz o yüzden sen babaannenle uyursun...uyumadan önce eğer ayarlayabilirsem görüntülü ararım konuşuruz."

Boynuma sarıldı.

"Ama erken gelin anne ben bugün seninle uyumak istiyorum...bir de sana bir sır vereceğim."

Merakla ona baktım.

"Ne sırrı.?"

"Ama burada olmaz akşam erken gel sen tamam mı.?"

Alnından öptüm.

"Tamam annecim erken gelirim."

Emir'le de vedalaştıklarında sonunda yola çıkmıştık.

Dört yıl önce aynı markanın defilesine çıktığımda ne Rüya vardı ne Emir..

İkizlerde yoktu.

Gülümsedim.

Emir vardı ama benimle değildi, birlikte değildik. O gün defileye tek başıma gitmiştim. O zamanlarda da Emir'den hoşlanıyordum şimdi de. Gerçi şu an hoşlanmıyordum. Ona deli gibi aşıktım.

Çok fazla aşıktım.

Elimi tutup dudaklarına götürdüğünde uzanıp omzundan öptüm.

"Heyecanlı mısın.?"

Evet anlamında başımı sallıyordum.

"Başaramayacağın hiçbir şey yok meleğim...yanındayım."

Hep yanımdaydı.

Hiçbir zaman arkama geçmemişti. O her zaman yanımda durup ellerimi tutan taraftı.

"Çok seviyorum seni."

"Ölüyorum sana." Dedi derin bir nefes verip.

Atılan konuma geldiğimizde Emir arkadan elbisemi alarak yanıma gelmişti.

"Gelmeme gerek var mı.?"

"Bundan sonrasını tek halledebilirim sanırım." Kollarımı boynuna doladığımda hızla boynumdan öptü.

"Her şeyi hallettiğin gibi." Dedi öpücükleri arasında.

"Bebeklere de kendine de dikkat et meleğim...kendini yorma. Yemeğini mutlaka ye."

"Tamam Emir ya ben çocuk muyum.?" Kollarımı göğüsümde birleştirdiğimde şu an karşısında tam bir çocuk gibi durduğuma emindim.

Beni tekrar kolları arasına aldığında sonunda ayrılabilmiştik.

İçeri geçtiğimde Emir'de gitmişti.

Sanem hanım beni karşıladığında hızla provalara geçmiştik.Son provaları yaptığımızda hava yavaş yavaş kızıllaşmıştı.

Mesaj geldiğinde ten makyajım yapılırken telefonu elime aldım.

Gaye: İyi diyorum sana iyi iyi iyi be kadın daha kaç fotoğraf atayım ikna olman için.

Kıkırdadığımda gülücük emojisi göndermiştim.

Saat başı Kaan'ı sorduğum için Gaye'yi delirtmiştim.

Aynaya baktığımda aklıma gelmemesi gereken anılar geldi. Dört yıl önce defileden sonra beni arayıp çığlık atan kardeşim.

Rüya'm.

Fan hesabında benim fotoğraflarımı paylaşması...her habere yorum atması..

Gözlerim dolduğunda bugün üçüncü defa bulanan midemle karnımı tuttum.

"Yine mi mideniz bulanıyor Duru hanım." Dedi Naz.

"Biraz." Diyerek karnımı okşadığımda o karnıma bakıp tekrar bana baktı.

"Haberler çıkmıştı ama ben inanmamıştım..doğru mu.?"

"Doğru hamileyim." Gülümsediğimde o da kocaman gülümsemişti.

"Çok tebrik ederim sağlıkla gelsin." Dedi samimiyetle.

Onunla bugün tanışmıştım ve ilk defa çalışıyorduk.

"Aslında iki taneler." Dediğim an eliyle ağzını kapattı.

"Çok sevindim Duru hanım tebrik ederim ikisi içinde."

"Teşekkür ederim Naz." Adını söylediğimde şaşırsa da gülümsedi.

Aynaya tekrar baktığımda Naz'a döndüm.

"Naz...saçlarımı sarı yapabilir miyiz.? Yani boya değil sadece spreyle sarı olur mu.?"

Önce şaşırsa da Sanem hanıma sormaya gitmişti.

Ben saçlarımı ayırmış aynaya bakarken kapıdan giren kadınlarla gülümsedim.

"Duru hanım saçlarınızda değişiklik mi yapmak istiyorsunuz." Dedi tam arkamda durarak.

Başımı salladığımda gülümsedi.

"Spreyle sarı yapabilir miyiz...Rüya gibi olsun saçlarım." Dudaklarını büzdüğünde başını sallıyordu.

"Tabi ki yapabiliriz, ben bir ekip ayarlayıp geliyorum." Naz'a döndü.

"Makyajı bitirmeyin belki boya gelirse bozulabilir saçtan sonra devam edersin...uygun mu sizin için Duru hanım."

"Tabii ki siz ne diyorsanız o." İkisi de çok tatlı oldukları için yanlarında rahat davranabiliyordum.

İçeriye iki kişi ellerinde saç spreyi boyasıyla girdiğinde kıyafetime bulaşmaması için örtü takıp işlerine başlamışlardı.

Yirmi dakikanın sonunda gözlerimi açtığımda aynada gördüğüm sarı saçlı halimle gülümsedim.

Hiç yakışmamıştı.

Otuz iki diş sırıtarak kendime bakarken saçlarımı son kez düzelttiler.

"Kaşlarınızı da açalım mı.?"

Başımı hayır anlamında iki yana salladım.

"Gerek yok teşekkür ederim."

"Rica ederim Duru hanım...güzel bir hava kattı aslında." Diyerek gülümsediğinde ben de gülüyordum.

"Çok yakışmadı ama Rüya için katlanabilirim sanırım." Dedim.

Saçımın arkasına tekrar sprey sıktı.

"Bence çok yakıştı ama siz bilirsiniz tabi ki."

Hala alışamamıştım.

Naz tekrar makyajıma geçtiğinde çalan telefonumu hemen açtım.

"Emir."

"Güzelim...geldim ben."

Heyecanlanmıştım.

"Arka tarafa gelsene benim olduğum odayı birine sorarsan hemen gösterirler."

"Geliyorum." Telefonu önümdeki masaya koyup Naz'a döndüm.

"Emir geliyor." Yaslandığım yerden doğrulduğumda ayağa kalkmıştım.

"Size tekrar aşık olabilir." Naz güldüğünde ben de güldüm.

Kapıyı açarak koridora bakındığımda buraya doğru yürüyen bir gölge görünce tekrar odaya geçtim.

Naz içerideki odalardan birisine gittiğinde ben de biraz arkaya giderek aşık olduğum adamı bekledim. Kapı tıklatıldıktan bir saniye sonra açıldığında sonunda kahvelerimiz buluşmuştu.

Gözlerindeki şaşkınlığı gördüğümde güldüm.

"Nasıl olmuşum." Etrafımda döndüğümde o hala ağzı hafif aralık bir şekilde bana bakıyordu.

Kapıyı kapatıp içeriye girdiğinde elindeki çiçeği yan tarafa bırakıp karşıma geçti ve ellerini saçıma attı.

"Nasıl her şekilde güzel olabilirsin lan."

Kollarımı ona doladığımda o sanki beni görmek ister gibi bedenimi öne doğru çekip yüzümü inceliyordu.

"Çok güzel olmuşsun...gerçek mi bu." Saçıma dokunduğunda ne tepki verecek diye başımı salladım.

"Artık sarı saçlı olarak devam edeceğim."

Saçlarımın üzerinden öpeceği sırada kendimi geri çektim.

Dudaklarına boya gelebilirdi.

"Çok güzelsin amına koyayım."

Eli yanağıma dokunduğunda dudakları hızla dudaklarıma kapanmıştı.

Belimden tuttuğu eli karnıma yerleştiğinde alt dudağımı talan ediyordu. Öpüşmemiz yoğun bir hal aldığında nefessiz kalarak çekildim.

"Rüya gibi olmak istedim...zaten her şey onun adına düzenlendi ama...ben de saçlarımı onunki gibi yapmak istedim."

Alnım alnındaydı.

"Dilim tutuldu amına koyayım...çok güzelsin."

Yine güldürmüştü beni.

"Kalıcı boya değil spreyle yaptık."

Alnımdan öptü.

Dudaklarımız birleştiğinde kapı tıklatılıp açılınca bir iki adım uzaklaştık.

Sanem hanım, Emir ve bana bakarken gülümsedi.

"Hoş geldiniz kusura bakmayın burada olduğunuzdan haberim yoktu."

Konuşurken daha çok bana bakıyordu.

"Emir yeni geldi...Sanem hanım ekibimizin şefi." Emir'e onu tanıttığımda hemen elini uzatmıştı.

"Memnun oldum Sanem hanım beni tanıyorsunuzdur zaten." Diyerek gülümsediğinde ilk defa birisiyle böyle ılımlı bir şekilde tanıştığını görüyordum.

Senin için.

"Çok memnun oldum Emir bey hoş geldiniz tekrardan...size bir şeyler ikram edelim çay kahve ya da başka bir şey isterseniz.."

"Teşekkür ederim kahveniz varsa içerim."

Sanem hanım başını salladığında kızlardan birine seslenmişti.

"Siz geçin ben kahvelerinizi gönderiyorum." Dedi Sanem hanım.

"Çok teşekkür ederiz Sanem hanım, isterseniz bize katılın." Kolumu tutmuştu.

"Son kontrollere bakayım siz rahatınıza bakın...tekrardan memnun oldum Emir bey."

İkisi tekrar el sıkışmıştı.

"Ben de memnun oldum Sanem hanım."

Ve gitmişti.

Emir beni kolları arasına aldığında Naz'da kenardaki odadan çıkıyordu.

"Duru hanım." Diyerek başını eğdiğinde tekrar Emir'e döndüm.

"Yüzümdeki eserin sahibi Naz."

Emir beni şaşırtarak ona da elini uzatmıştı.

"Memnun oldum Naz."

"Ben de...memnun oldum Emir bey. Bir şey olursa beni çağırırsınız Duru hanım buralardayım."

"Tamam canım." Dediğimde o da çıkmıştı.

Emir'le beraber koltuğa oturduğumuzda kollarımı hemen ona dolamıştım.

Bir kaç dakika saçlarım hakkında yorum yaptıktan sonra eliyle saçlarını kaşıyıp karıştırdı. Yüzünde sıkıntılı bir hal vardı.

"Duru sana bir şey anlatmam lazım şimdi mi konuşalım eve geçi.."

Çalan kapıyla gelen kişiye baktım.

"Duru hanım kahvelerinizi getirdim...Hoş geldiniz Emir bey."

"Hoş bulduk teşekkür ederiz kahveler için." Dedi yanımdaki beden.

"Teşekkür ederiz Bilge eline sağlık."

"Afiyet olsun bir şey isterseniz seslenmeniz yeter."

"Çok sağ ol." Gitmişti.

Emir'e döndüğümde yüzündeki sıkıntılı ifadeyle ellerim yanağını buldu.

"Bir şey mi oldu...ne söyleyeceksin konuşalım şimdi."

"Eve geçince konuşalım güzelim." Başımı salladığımda kahvelerimizi sohbet ederek içmiştik.

Kahveyi Arzu hanıma sorarak içiyordum. Bir yasak olduğunu söylememişti. Tabi günde bir tane içiyordum.

Geçen bir saatin ardından artık herkes defile için yerlerini almaya başladığında Emir'de ayaklanmıştı.

O çalan telefonuyla sıkıntılı bir nefes verirken ben gelen kişilere baktım.

"Duru hanım son kontrolleri yapmaya geldim sizi tekrar makyaja alacağız...gelin arkadaşlar." İçeriye tanımadığım birileri girmeye başlarken Emir elimi tutmuş kapıya doğru yürüyordu.

"En iyisi olduğunu biliyorsun değil mi.?" Güldüğümde alnımdan öptü ve dudaklarını bir süre oradan çekmedi.

"Şans dilemek istemiyorum ihtiyacın yok."

Ona sıkıca sarıldım.

"Gözümü ayırmadan izleyeceğim meleğimi.."

"Git hadi yoksa ağlayacağım ve makyajım bozulacak." Göğüsü hareket ettiğinde son kez saçlarımdan öptü ve çıktı.

Aslına annem ve Gaye'de gelecekti ama hem Kaan hem de Rüya için ikisi de evde kalmıştı.

Rüya biz olmadan uyumazsa diye annem başında durmak istedi.

Arkamdaki kişileri bekletmemek için makyaj koltuğuna oturup kendimi onlara bıraktığımda on dakika sonra hazırdım.

Müzik sesleri gelmeye başladığında heyecanla ellerimi pantolonuma sürttüm.

"Duru hanımı saça alalım." Yine tanımadığım birisi konuştuğunda aynadan kırmızı rujuma bakıyordum.

Saçlarım için birisi geldiğinde pek bir şey yapamamıştı çünkü sprey biraz sertleştirmişti.

"Uçlarını düzeltiyorum sadece Sanem hanıma söylersiniz." Dedi saçlarıma fön çeken adam.

Fön tuttuğu an çıkan dumanla bundan vazgeçmişti.

"Saçlarınıza spreyle sekil vereceğim."

Başımı salladığımda o da beş dakika sonra saçlarımla işini bitirmişti. Kabine geçip elbisemi üzerime geçirdiğimde şimdi tamamen hazırdım.

Üzerimde kırmızı tasarım bir elbise vardı ve çok güzeldi.

Müzik seslerine karışan konuşma sesleriyle aynada kendime son kez bakıp odaya geri döndüğümde bir kaç kişiyi gördüm.

"Duru hanım balkonda ufak bir çekim olacak beraber gidelim isterseniz."

"Tamamdır." Telefonumu burada bıraktığımda etrafa bakıyordum.

Taş duvarların arasından yüksek bir yere çıktığımızda odada Sanem hanım ve bir kaç kişiyi görmüştüm.

"Geldiniz mi.? Duru hanım balkonda bir kaç poz alacağız geçelim isterseniz."

Sanem hanıma başımı salladığımda kameramanla beraber balkona çıkıp bir kaç poz çektikten sonra aşağıdan duyduğum bağırma sesleriyle şaşkınlıkla baktım.

İçeriye giremeyen insanlar kapıda bekliyorlardı ve beni gördükleri için bağırıyorlardı. Gülümseyerek onlara el salladığımda neredeyse hepsinin elinde telefon vardı ve fotoğraf çekiyorlardı.

"Sanem hanım pozlar tamam." Dedi kameraman.

"Tamamdır Yiğit teşekkür ederiz sen aşağıya inebilirsin."

Sanem hanım beni baştan aşağıya süzdükten sonra eliyle işaret yapmıştı.

"Mükemmel görünüyorsunuz...ilk bir buçuk dakika sizin, daha sonra kapanışı yapacaksınız özel olarak eklemek istediğiniz bir durum var mı.?" Tekrar alt kata iniyorduk.

"Yok şimdilik." Dedim gülümseyerek.

"Çok yakışıyorsunuz." Ne demek istediğini anlamadığım için ona döndüm.

"Anlamadım."

"Emir beyle çok yakışıyorsunuz." Kocaman gülümsedim.

"Çok teşekkür ederiz Sanem hanım." Gerçekten tatlı bir kadındı.

Tekrar odaya döndüğümüzde koltuğun üstünde yanıp sönen telefonumu elime aldım.

Bildirim yağıyordu resmen.

İnstagrama girdiğimde karşıma çıkan fotoğraflarımla haberi okumaya başladım.

@ÜNLÜDÜNYASI
ARKADAŞLAR DURU AKSOY AN İTİBARİ İLE SAÇLARINI SARIYA BOYATMIŞ BEN ŞOK. GERÇEKTEN ŞOK OLMUŞ DURUMDAYIM. BÖYLE ÖNEMLİ BİR DEFİLEDE İMAJ DEĞİŞİKLİĞİ YAPMASI BÜYÜK BİR RİSK. BEN HEM YAKIŞTIRDIM HEM DE KENDİSİNİ BİR TIK ELEŞTİRDİM ÇÜNKÜ BÖYLE BİR GÜNDE OLACAK İŞ DEĞİL. SİZ AKSOY'UN YENİ İMAJINI BEĞENDİĞİNİZ Mİ.?

654.052 beğenme. 48.694 yorum

@instagramkullanıcısı: Arkadaşlar öncelikle saçları boya değil sprey. Kardeşi Rüya Altın gibi görünmek için saçlarını sarı yaptı bu gece zaten kardeşi Rüya adına düzenleniyor. Koleksiyonun adı bile Rüya.
@instagramkullanıcısı: BAYILDIM AQ
@instagramkullanıcısı: lan yakışmış bu arada.
@instagramkullanıcısı: Oha mükemmel
@instagramkullanıcısı: Bk gibi olmuş
@instagramkullanıcısı:Sabitlenen yorum şaka mı.? Kahroldum.
@instagramkullanıcısı: Bence melek gibi olmuş.
@instagramkullanıcısı: salak bu kadın cidden.
@instagramkullanıcısı: peki bunu kardeşi için yaptırması...ağlayacağım.
@instagramkullanıcısı: Rüya gibi 🥹
@instagramkullanıcısı: Olmuş mu abla.
@instagramkullanıcısı: kardeşi için saçlarını sarı yaptırmış arkadaşlar.
@instagramkullanıcısı: ıyyyyy
@instagramkullanıcısı: Duru Aksoy sen mükemmel bir ablasın.
@instagramkullanıcısı: ve Emir bi kere daha aşık olmuştur.
@instagramkullanıcısı: ya hiç olmamış hemen eski haline dön.
@instagramkullanıcısı: Rüya gibi olmak için yapmış yazmış herkes. Eğer doğruysa oturup ağlarım.
@instagramkullanıcısı: İlk baştaki sabitlenen yorum beni mahvetti.

Aslında sürpriz olsun istemiştik ama şu an herkes öğrenmişti.

Gözlerim gelen mesaja takıldığında gülümsemem büyüdü.

♥️ : İhtiyacın yok ama bol şans bir tanem.

Ona bir sürü kalp gönderip telefonumu çantama attım.

"Duru hanım sizi alalım son beş dakika."

Hep beraber koşar adım sahne arkasına geçmiştik.

Benden sonra çıkacak kızlar buradaydı.

"Çok güzel olmuşsunuz."

Yanımdaki kıza döndüm.

"Sen de çok güzel olmuşsun teşekkür ederim."

"Bol şanslar Duru hanım."

Hepsine gülümseyerek aynı şekilde şans dilemiştim.

Benim çıkış müziğim başladığında yerimde dikleştim ve Sanem hanıma baktım. O da sahneden cevap bekliyordu.

Başını sallayarak bana döndüğünde eliyle geçmem için işaret vermişti.

"İhtiyacınız yok ama iyi şanslar."

Ellerimi birleştirip 'teşekkür' işaret yaptıktan sonra sahneye adımımı atmıştım.

Önce adım anons edilmişti daha sonrası büyük bir alkış tufanıydı. Alkışlar çoğaldığında kendimi tutamadan gülümseyerek yürümeye başladım.

Gözlerim Emir'i ararken sonunda kahvelere tutunduğumda ona elimle öpücük attım..

Bu onu güldürürken önüme dönerek kendimi müziğe bıraktım ve sahnenin ucuna giderek poz verdiğimde yine bir alkış tufanı olmuştu.

Ekip arkamdan çıkmaya başladığında son kez poz vererek yürümeye başladım.

Gözlerim arkamda duran Rüya yazısına takıldığında gözlerimi yazıdan ayırmayarak arka tarafa geçtim.

İçeri girdiğim an yine bir alkışla karşılandığımda dudaklarımı birbirine bastırarak ağlamamı tutmaya çalıştım.

"Mükemmeldiniz."

"Duru hanım tebrik ederim."

Sanem hanım ve yanındaki adama dönerek teşekkür ettikten sonra makyajımı tazelemek için bana verilen odaya geldik.

Naz makyajımla uğraşırken ben de haberlere bakıyordum.

Gaye tekrar mesaj attığında güldüm.

Gaye: SARI MII.?

Gaye: DİBİM BİR DÜŞ.

Gaye: OLAYSIN BACIM OLAY OLAY OLAY.

Attığı mesajları gülerek okuyordum.

Annemin aramalarına dönemediğim için ona da mesaj atıp gelen bildirimlerden birine tıkladım.

@GAZETEMAGAZİN
DURU AKSOY RÜZGAR GİBİ ESTİ GEÇTİ.
YİNE ÖNEMLİ BİR GLOBAL MARKA İÇİN BİZİ TEMSİL EDEN AKSOY HERKESİN TAKDİRİNİ TOPLADI. DEFİLEDEN HEMEN ÖNCE ANİ BİR KARARLA SAÇLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPAN DURU AKSOY'U İLK BAŞTA ELEŞTİRSEM DE SEBEBİNİ ÖĞRENİNCE DUYGULANDIM/DUYGULANDIK. KOLEKSİYONUN TAMAMI KARDEŞİ RÜYA'NIN ADINI TAŞIRKEN AKSOY TIPKI KARDEŞİNİN SAÇLARI GİBİ KENDİ SAÇLARINI DA SARI YAPMAK İSTEMİŞ. ELBİSESİNE BAYILDIM DESEM AZ KALIR. ÇOK BEĞENDİM VE TAM DURU AKSOY İÇİN DİKİLMİŞ. FOTOĞRAFLARI İLK DEFA GÖRDÜĞÜMDE HİÇ OLMAMIŞ DEMİŞTİM AMA ŞU AN DEFİLEYİ İZLERKEN VE SAÇLARINI SARI YAPMASININ SEBEBİNİ DE BİLİNCE SU GİBİ OLDUĞUNU FARK ETTİM...KENDİSİ GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL BİR KADIN VE NE YAPSA YAKIŞIYOR♥️ ARTI OLARAK DURU AKSOY ŞU AN İKİ BUÇUK AYLIKTA HAMİLE. KAPANIŞ ŞOVUNU ÇOK MERAK EDİYORUM YORUMLARDA BULUŞALIM MI.?

783.729 beğenme 137.820 yorum

@instagramkullanıcısı: Rüya gibi olmak için saçlarını boyatmış 🥹
@instagramkullanıcısı: AĞZIM AÇIK KALDI MÜKEMMELDİ.
@instagramkullanıcısı: Rüya olsa şu an her fotoğrafın altına 'GÜZEL ABLAM' diye yorum atardı :(
@instagramkullanıcısı: Peki sahnedeki yürüyüşüne ne diyorsunuz olaysın bacım
@instagramkullanıcısı: Saçlarını yakıştırmadığım için özür dilerim aq pişman oldum nedenini okuyunca.
@instagramkullanıcısı: Hani hamileydi.
@instagramkullanıcısı: Rüya gibi görünmek için saçlarını boyatmış lan..cidden ağlıyorum.
@instagramkullanıcısı: Duru Aksoy bugün tüm Türkiye'yi ağlattın aq ünlüsü.
@instagramkullanıcısı: Emir karısına tekrar ve tekrar aşık oldu.
@instagramkullanıcısı: Dünyanın en güzel ablasısın @duruaksoy
@instagramkullanıcısı: Hala yakışmamış.
@instagramkullanıcısı: Kardeşi için yapması çok güzel ve ince bir hareket olmuş gerçekten.
@instagramkullanıcısı: Bence saçları çok yakışmış.
@instagramkullanıcısı: Duru hamile mi değil mi ben hiçbir şey anlamadım.
@instagramkullanıcısı: Arkadaşlar saçları boya değil sprey.
@instagramkullanıcısı: Vay amk o nasıl bir yürüyüştü...üç yıl geçmesine rağmen hala süper.
@instagramkullanıcısı: Bu kadın hani hamileydi göbek yok.
@instagramkullanıcısı: Ağlattın bizi bu arada ben saçlarını beğendim ya.

Gözlerim dolu dolu fotoğraflara bakarken bir elimde karnımdaydı.

Bu kadar duygulanacak ne var diye kendi kendime söylüyordum ama sanırım hormonlarım değişmeye başlamıştı.

Sanem hanım elindeli tabletle yanımıza geldiğinde bir kaç özel misafiriyle kapanışı yapacağımızı söylediğinde beraber onların yanına geçmiştik.

Ve özel misafirlerinin içinde dört sene önce sahneye benim davet ettiğim kişiler de vardı.

Beni tanıyan Hanna hızla yanıma gelirken ikimizde sıkıca sarılmıştık.

İngilizce bir şekilde sohbet etmeye başladığımızda kapanış için sahne arkasında duruyorduk. Sanem hanıma istediğim gülleri son anda hatırlattığımda ekip hızla herkese birer gül dağıtmıştı.

Rüya'nın en sevdiği çiçek.

Baya kalabalık bir ekiptik ve hepimizin elinde güller vardı.

Sanem hanımın işaretiyle sahneye çıktığımızda tekrar yüksek bir alkış kopmuştu.

Kalabalık olduğu için Emir'e bakamamıştım.

Hep beraber sahnenin ucuna doğru yürüdüğümüzde elimizdeki gülleri atıyorduk.

Gülümseyerek son pozları verdikten sonra Emir'le gözlerimiz kesiştiğinde ona sıkıca sarılmak istemiştim.

Gözleri arkamda kalan ekrana takıldığında gülümsemesi acı bir hal aldığında ben de hemen arkamı döndüm.

Ekrana Rüya'nın fotoğraflarını yansıtıyorlardı.

Olduğum yerde öylece kaldığımda gözyaşlarım benden bağımsız akmaya başlayınca hızlı adımlarla arkaya doğru yürümüştüm.

İçerideki kızların bakışları altında gözyaşlarımı silerken kendime hava yapıyordum.

Elime kapatıcı aldığımda kızlardan birisi yanıma gelmişti.

"Yardım etmemi ister misiniz.? Yani çok iyi değilim bu konuda ama yapabilirim sanırım." Tedirgin bir şekilde güldüğünde ben de gülümsedim.

"Benim de çok iyi olduğum söylenemez aslında." Beraber gülmüştük.

Kapatıcıyı sürmeme yardım ettiğinde defile bitmişti.

Herkes kulise gelirken ben de toparlanmaya başlamıştım.

Gözlerim Sanem hanımı aradığında tebrikleri kabul ederek herkese gülümsüyordum.

"Duru hanım."

Seslenen kadınla hızla arkamı dönüp yanına yürüdüm.

"Ben de sizi arıyordum...her şey mükemmeldi çok teşekkür ederim."

"Ben teşekkür ederim...yıllar geçmesine rağmen sahnenin tozunu attırdınız." Güldüm.

Onunla vedalaştıktan sonra Naz ve ekibini de bulmuştum.

Telefonum çalarken hızla açtım.

"Güzelim neredesin."

"Kulisteyim çıkıyorum şimdi." Dedim kalabalık grubun arasından geçerken.

Bir kaç dakika sonra Emir'i gördüğümde neredeyse koşar adım yanına gittim ve beni hızla kolları arasına alarak etrafımızda döndürdü.

"Çok seviyorum lan seni." Dediğinde kahkaha atmıştım.

"Çok seviyorum merkez." Bu sefer gülen taraf o olmuştu.

"Bitti mi işin meleğim." Boynumdan sertçe öptüğünde başımı salladım.

Telefonu çaldığında göz ucuyla bana bakıp ekranı kapattığında derin bir nefes vermişti.

"N'oldu.?"

"Yusuf dışarıda o arıyor." Diyerek gözlerini kaçırdığında inanmamış gözlerle yüzüne bakıyordum.

"Emin misin.?"

"Hadi evimize gidelim hemen konuşalım."

İlk söylediğinde bu kadar merak etmemiştim ama şu an bir şeyler döndüğünden emindim.

"Tamam anlat şimdi kimse gelm.."

"Eve gidelim rahat rahat konuşalım meleğim önemli bir şey değil."

Saçlarımın üstünü öptüğünde başımı salladım ve beraber arabanın yanına geldik.

Emir kapımı açıp kemerimi bağlarken telefonu bir kere daha çalınca kaşlarım çatılmıştı. Saat gecenin on ikisiydi ve durmadan telefonu çalıyordu.

Kapımı kapatıp kendi tarafına gittiğinde anneme yazmak için telefonu elime aldığımda yanlışlıkla bir habere tıklamıştım.

@MAGAZİNMAG
DURU AKSOY SEN GERÇEKTEN ÜLKEMİZİN İMAJI AÇISINDAN MÜKEMMEL BİR DETAYSIN.
DEFİLEYİ AĞZIM AÇIK BİR ŞEKİLDE İZLEDİM VE İZLEMEYE DEVAM EDİYORUM. SARI SAÇLARIYLA BİZİ ŞAŞIRTMASI, ÇIKTIĞI AN HERKESİN ALKIŞ TUFANI YAPMASI...SONRASINDA PÜR DİKKAT DURU'YA ODAKLANMALARI VE ONUN TEK BİR HATA BİLE YAPMAMASI...NUTKUM TUTULDU. EMİR AKSOY BU DÜNYADAKİ CENNETİ YAŞIYOR ARTIK EMİNİM. ÜÇ YIL PODYUMLARDAN UZAK KALMASINA RAĞMEN YİNE HERKESİ BÜYÜLEMEYİ BAŞARDI VE ÜZERİNDEKİ ELBİSE REKOR BİR FİYATA SATILDI. KAPANIŞTA DAHA ÖNCE OLDUĞU GİBİ YİNE TÜM ÖNEMLİ VE TANINAN YABANCI ÜNLÜLERİ SAHNEYE DAVET ETMİŞLER....TEK KELİMEYLE BAYILDIM. KENDİSİ ÇOK BAŞARILI VE GÜÇLÜ BİR KADIN...AYRICA BUGÜN SAÇLARINI KARDEŞİ GİBİ OLSUN DİYE SARI YAPARAK MÜKEMMEL BİR ABLA OLDUĞUNU DA KANITLADI. KAPANIŞTA RÜYA'NIN FOTOĞRAFLARININ GÖSTERİLMESİYLE DURU'NUN AĞLAYARAK SAHNEYİ TERK ETMESİ BENİ ÇOK DUYGULANDIRDI. ABLAN SENİ ÇOK SEVİYOR RÜYA ♥️ DİĞER DETAY İSE KAPANIŞTA HERKESİN ELİNDE RÜYA ALTININ EN SEVDİĞİ ÇİÇEK OLAN GÜLLERİN OLMASIYDI 🥹
#RÜYA KOLEKSİYONU İLK GÜNDEN SATIŞ REKORLARI KIRDI VE KIRMAYA DEVAM EDİYOR.
ÇOK GURUR ANNECİM @DURUAKSOY

569.736 beğenme 65.926 yorum

@instagramkullanıcısı: Ben bu kadar duygulandıysam Duru'yu düşünemiyorum.
@instagramkullanıcısı: Ya Rüya'nın fotoğraflarını görünce ağladı kadın of niye böyle bir şey yaptınız.
@instagramkullanıcısı: Arkada sürekli Rüya'nın fotoğraflarını açtılar 🥹
@instagramkullanıcısı: Kapanışta Duru ağladı hemen içeriye geçti.
@instagramkullanıcısı: 2 sigara paketi bitirdim lan sizin yüzünüzden.
@instagramkullanıcısı: Duru üzümlü kekim.
@instagramkullanıcısı: ay kadın ağladı lan çok üzüldüm.
@instagramkullanıcısı: Ben eğlenceli bir defile beklerken iki saattir ağlıyorum neden.
@instagramkullanıcısı: Açılış ayrı, kapanış ayrı güzeldi tebrik ederim @duruaksoy.
@instagramkullanıcısı: Ağladığı yerde gözlerim dolu yemin ederim.
@instagramkullanıcısı: Çok güzel bir kadın.
@instagramkullanıcısı: Sarı saçı kendine nasıl yakıştırdın sen kanka.
@instagramkullanıcısı: Canlı yayında ağladı çok kötü oldum ya.
@instagramkullanıcısı: Tebrik ederim süper bir gösteriydi.
@instagramkullanıcısı: Bugün o saçlarını görmezden geliyorum papatyam 💝 sen çok güzel bir ablasın keşke Rüya yaşasaydı.
@instagramkullanıcısı: Gerçekten de koleksiyon tükenmiş iki kere stok açtılar tekrar tükendi.
@instagramkullanıcısı: Ağladı lan 😭
@instagramkullanıcısı: Her şey çok güzeldi emeklerine sağlık.
@instagramkullanıcısı: kadın kendini en son tutamadı nasıl gitti içeriye ağlayarak.
@instagramkullanıcısı: Kardeşinin fotoğrafını görünce nasıl ağladı ya keşke sarılabilseydim sana.
@instagramkullanıcısı: fazla duygusaldı.
@instagramkullanıcısı: Takipçisi çok hızlı artıyor.
@instagramkullanıcısı: Emir karısını paylaşmamış niye.

Kafam dolu olduğu için yorumlara çok bakamamışken Emir'in gönderisine etiketlendiğim bildirime neredeyse uçmuştum.

@EMİRAKSOY
Seninle gurur duyuyorum.
Çok güçlüydün. Çok güzeldin.
Ve bu gece kalbimi bir kez daha çaldın Duru♥️

15.738.826 beğenme. 228.628 yorum

@instagramkullanıcısı: Abi bu kadar romantik değilsindir değil mi.?
@instagramkullanıcısı: Biz sizin aşkınıza şahit olmak zorunda mıyız.?
@instagramkullanıcısı: Emir Aksoy instagramı sadece karısının fotoğraflarını paylaşmak için kullanıyor.
@instagramkullanıcısı:Nereden nereye amk.
@instagramkullanıcısı: Bunları Duru mu yazıyor.
@instagramkullanıcısı: Bu adam hakikaten aşık arkadaşlar dağılın.
@instagramkullanıcısı: Linki var mı.?
@instagramkullanıcısı: Sizin gibi bir aşk yaşamayacaksam yansın bu dünya.
@instagramkullanıcısı: Emir'in telefonunu elinden bırak Duru :)
@instagramkullanıcısı: O kadar güzelsiniz ki size boşanın yazan ellerim kırılsın.
@instagramkullanıcısı: Emir Aksoy hayal ürünüdür.
@instagramkullanıcısı: O Kuran kursundan kaçmayacaktım.
@instagramkullanıcısı: Emir çok pis aşka gelmiş..
@instagramkullanıcısı: İzlemeye gelmişiz.
@instagramkullanıcısı: Mıç mıç bu ne böyle ya (kıskandım)
@instagramkullanıcısı: Seni severim ama karını sevemiyorum Emir.
@instagramkullanıcısı: İkisi de dünyadaki cenneti yaşıyor.
@instagramkullanıcısı: Adam sosyal medyayı karısını övmek için kullanıyor şaka mı bu.?
@instagramkullanıcısı: ölmüşüm kıskançlıktan.

Ona gülümseyerek döndüğümde kollarımı boynuna dolayacağım sırada çalan telefonunu küfür ederek cebinden çıkarttı.

"Kim arıyor." Dedim sinirle.

Gecenin bu saatinde kim arıyordu ve neden yüzünde bana yalan söyleyen bir ifade vardı.

Bir numara arıyordu. Kayıtlı değildi.

"Kim bu." Diyerek eline uzandığımda telefonu bana vermeyince ağzım hafif bir şekilde açılmıştı.

"Eğer telefonu vermezsen seni boşarım Emir." Telefonu elinden çekip aldığımda açıp hoparlöre aldım.

"Sonunda Emir...ortağımla bir konuşamıyorum ama."

Duyduğum sesle yüzümde hayal kırıklığına uğrayan bir ifade oluşmuştu.

Filiz'in sesiydi.

Emir'in eski nişanlısı olan Filiz.

BÖLÜM SONU

Bölüm nasıldı.?

Yeni bölüm alıntısı whatsapp kanalımda mevcut oradan okuyabilirsiniz.

Bölümü erken atma sebebim YKS sınavına girecek okurlarıma biraz olsun destek olabilmek ♥️

Umarım hepiniz istediğiniz yerlere gelebilirsiniz meleklerim. Tüm dualarım sizinle 🌸

Sizi seviyorum.