45. bölüm / 47
Sahte ve Gerçek44. BÖLÜM
Bölümler 47Şu an: 44. BÖLÜM
- 1 GİRİŞ237 kelime
- 2 1. BÖLÜM2.523 kelime
- 3 2. BÖLÜM2.600 kelime
- 4 3. BÖLÜM2.210 kelime
- 5 4. BÖLÜM3.688 kelime
- 6 5. BÖLÜM2.667 kelime
- 7 6. BÖLÜM2.680 kelime
- 8 7. BÖLÜM2.942 kelime
- 9 8. BÖLÜM1.982 kelime
- 10 9. BÖLÜM2.087 kelime
- 11 10. BÖLÜM3.014 kelime
- 12 11. BÖLÜM4.959 kelime
- 13 12. BÖLÜM3.501 kelime
- 14 13. BÖLÜM3.044 kelime
- 15 14. BÖLÜM2.391 kelime
- 16 15. Bölüm2.313 kelime
- 17 16. BÖLÜM4.966 kelime
- 18 17. BÖLÜM4.203 kelime
- 19 18. BÖLÜM3.234 kelime
- 20 19. BÖLÜM2.891 kelime
- 21 20. BÖLÜM3.175 kelime
- 22 21. BÖLÜM5.107 kelime
- 23 22. BÖLÜM6.061 kelime
- 24 23. BÖLÜM4.399 kelime
- 25 24. BÖLÜM4.439 kelime
- 26 SEZON FİNALİ PART 14.868 kelime
- 27 SEZON FİNALİ PART 25.705 kelime
- 28 27. BÖLÜM5.938 kelime
- 29 28. BÖLÜM5.307 kelime
- 30 29. BÖLÜM4.586 kelime
- 31 30. BÖLÜM5.071 kelime
- 32 31. BÖLÜM6.327 kelime
- 33 32. BÖLÜM6.821 kelime
- 34 33. BÖLÜM3.989 kelime
- 35 34. BÖLÜM5.796 kelime
- 36 35. BÖLÜM4.681 kelime
- 37 36. BÖLÜM4.513 kelime
- 38 37. BÖLÜM4.644 kelime
- 39 38. BÖLÜM5.608 kelime
- 40 39.BÖLÜM6.845 kelime
- 41 40. BÖLÜM4.560 kelime
- 42 41.BÖLÜM6.385 kelime
- 43 42. BÖLÜM5.600 kelime
- 44 43.BÖLÜM4.676 kelime
- 45 44. BÖLÜM6.088 kelime · Okuduğun bölüm
- 46 FİNAL8.595 kelime
- 47 ÖZEL BÖLÜM7.845 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İYİ OKUMALAR
Beni kolları arasına aldığında ben de sonunda kokusunu soluyarak gözlerimi kapattım.
Çok özlemiştim.
Deli gibi özlemiştim.
"Bana özür hediyesi de alacaksın değil mi.?"
Saçlarımdan öptü.
"Alacağım her şeyim."
Biraz daha ona sokuldum ve iki günün sonunda gözlerimi huzurla kapattım.
Barışmıştık.
•••••••••••••••
• Üç hafta sonra.
"Oldu mu anne.?"
Rüya dansının son kısmını bitirip bana doğru zıpladığında onu kucağıma aldım.
"Mükemmel oldu bir tanem." Sertçe yanağını öptüğümde kıkırdadı.
"O zaman babama sakın söyleme tamam mı.?" Heyecanla konuşup gülmüştü.
Emir'e dans gösterisi hazırlıyordu.
Elimle dudaklarıma fermuar çektiğimde o da aynısını yapıp çenemden öptü.
"Rüya...hani sen böyle evde tek başına sıkılıyorsun ya." Başını sallayınca konuya nasıl gireceğimi bilememiştim.
Bebekler büyüyordu ve biz hala ona abla olacağını söylememiştik.
İki gün sonra ikizlerin cinsiyetlerini öğrenecektik.
"Evet ama Kaan var ki anne ben hiç sıkılmıyorum."
"Sıkılıyorsundur birazcık." Dedim hemen.
Başını iki yana salladı.
"Ama Kaan hep bizim evde kalmıyor ki...bizimle kalan arkadaşların olsa mesela." Diye devam ettim.
Kaşları bir anda çatıldığında şaşırarak ona bakıyordum.
"Hayır anne. Benim arkadaşlarım sizinle aynı evde kalmasın." Bana sıkıca sarıldığında içimden güzel bir küfür etmiştim.
Kıskanıyordu.
"İki kişi daha olsa bizimle kalsaydı hep oyun oynardık..hatta geceleri de oyun oynardık aynı evde olduğumuz için." Sırtını okşadığımda o hızla başını kaldırıp bana baktıktan sonra gözyaşlarının aktığını görünce panikle kucağımda onunla beraber ayağa kalktım.
"Noldu.?"
"Benim annemle kimse oynayamaz.!" Bağırdıktan sonra hıçkırdığında kalbim korkuyla atmaya başlamıştı.
İstemiyordu.
"Tamam ağlama...sadece fikir önerdim bir tanem."
"İstemiyorum kimseyi...babamla da benden başka kimse oynayamaz."
"Tamam aşkım."
Derin bir nefes verip odadan çıktığımızda o hala bana sıkıca sarılıyordu.
Başı omzumdayken merdivenlerden inip bahçeye çıkmıştık.
"Limonata yapayım mı sana."
Hayır anlamında başını salladı.
"Peri evine gidelim." Emir'in ona aldığı eve peri evi diyordu.
Yine sesini çıkartmadı.
"Rüya ben şaka yapmıştım bir tanem neden küsüyorsun hemen."
Bu işi nasıl çözeceğimizi düşünüyordum.
Ne Emir'den ne de benden kardeş kavramı hiç görmemişti...Bazen Rüya yaşasaydı ve onun benim kardeşim olduğunu görseydi çoktan o da kendine bir kardeş isterdi diye düşünmekten kendimi alamıyordum.
Bir de iki taneler.
Oturup Rüya gibi ağlamama az kalmıştı.
"Birlikte uyuyalım." Dedi eli boynumdayken.
"Uyuyalım annecim." Tekrar yukarı çıktığımızda beraber onun odasına geldik.
Emir iki gündür iş için Türkiye'de değildi ama bugün akşam dönüyordu.
Annem de bir davete gittiği için Rüya kuşla evde tektim.
"Anne en çok beni seviyorsunuz değil mi.?"
Yatağa uzanıp onu da kendime çektiğimde kaşlarımı çatarak baktım.
"Tabii ki seni çok seviyoruz bir tanem...bu nereden çıktı."
Omuz silktiğinde arkasını dönmüştü.
Sırt üstü dönüp gözlerimi kapattığımda bir kaç saniye sonra karnıma sarılan kollarla Rüya'yı kendime doğru çekip kollarımın arasına aldım.
"Bal gibi ya bu kız...bal gibi.!" Sonunda onu güldürmeyi başardığımda yüzünün her yerini öpmeye başlamıştım.
Rüya kollarımın arasında kendini uykuya bıraktığında ben de gözlerimi dinlendirmek istemiştim ama birden bastıran uykuyla uyuyakaldım.
Duyduğum seslerle uyandığımda kalbim hızlı hızlı atmaya başladı.
Şimşek çakıyordu.
Rüya hala bana sarılı bir uyurken benim hareket etmemle mırıldanmıştı.
Gök, şiddetli bir şekilde gürüldediğinde derin bir nefes verip Rüya'ya sarıldım. Eskisi gibi korkmuyordum ama yine de korkumu tamamen yenmiş değildim.
Emir yokken havanın yağmurlu olduğu günler annem sürekli bizim yanımıza gelmişti. Benimle konuşmasa da sabaha kadar susup beraber salonda oturuyorduk.
Bazen de Rüya'ya sarılıp uyuyordum.
Ama Emir varken korkum neredeyse kayboluyordu çünkü onun yanında bana bir şey olmayacağını biliyordum.
Odanın kapısı yavaş bir şekilde açıldığında gördüğüm kadınla gülümsedim.
"Uyandın mı.? Emir arayıp duruyor kaç kere geldim uyuyordunuz." Bize doğru yürürken kısık sesle konuşuyordu.
Hava kararmıştı.
Rüya normalde bir iki saat uyuyup uyanırdı ama Emir gelecek diye sabah çok erkek kalktığı için uyanamamış. Ben zaten günün yirmi saati uyuyabilirdim.
"Şimdi uyandım." Sesim boğuk çıkmıştı.
Rüya'nın başını yastığa koyarak oturur pozisyona geldiğimde annem eğilip omzumdan öptü.
"Delirdi seninki...biraz kendine gel de ara olur mu annem." Başımı onun karnına yaslarken başımı sallayıp kollarımı beline sardım.
"Oy kurban olurum sana...iyisin değil mi bulantın yok."
"Yok yok iyiyim bugün." Dedim çenemi karnına koyup alttan ona bakarak.
Saçlarımı yüzümden çekiyordu.
"Sema çok güzel yemekler hazırlamış beraber yiyelim acıkmışsındır...minik kuzu uyanınca onunla da yersin."
Başımı sallayıp onun yardımıyla ayağa kalktığımda Rüya'yı öpüp odadan çıkmıştık.
"Emir gelmemiş mi hala. Ne zaman gelecekmiş söyledi mi.?"
"İşleri biraz uzamış hala uçağa binmemişler." Dudağım büzülmüştü.
Salona geçtiğimizde annem Sema teyzeye sofrayı hazırlamasını söyleyince karnımı okşayıp hazır olmayan masaya oturdum...bu halime gülen kadın gülerek karşıma geçtiğinde telefonu çalınca arayana bile bakmadan bana uzattı...hemen açtım.
"Anne, uyanmadılar mı hala.? Duru'nun vitaminlerini içmesi lazım."
"Uyandım aşkım." İç çekiş sesini duyduğumda gözlerim dolmuştu.
Özlemiştim.
"Güzelim...günaydın meleğim, bulantın var mı.?"
"İyiyim merak etme...ne zaman geleceksin bebekler seni çok özlemiş."
Annem sesli bir şekilde gülüp eliyle dudaklarını kapattığında ben de gülmüştüm.
"Ölürüm size lan."
Biz sana asıl Emir. Biz sana.
"Ne zaman geliyorsun.?"
"Gece yola çıkacağız meleğim. Sabaha karşı orada olurum."
İşte şimdi ağlayacaktım.
"Hani erken gelecektin seni bekliyorduk." Sesim titrediğinde Emir sert bir nefes vermişti.
"Bir kaç sorun çıktı her şeyim Serhat hallediyor. Sabah yanınızdayım."
Emir konuşurken duyduğum adım sesleriyle ayağa kalktım.
"Bak kim geldi." Rüya salondan girdiğinde beni görür görmez koşarak bacaklarıma sarıldıktan sonra başını kaldırıp yüzüme bakarken eğilip telefonu hoparlöre aldım.
"Meleğim." Emir konuştuğunda Rüya hızla telefonu eline alınca gülmüştüm.
"Baba.! Baba geldin mi.? Ne zaman geliyorsun sana çok güzel bir sürpriz hazırladık biz." Sesi heyecanlı olduğu için yüksek çıkıyordu.
Emir'in gülme sesini duyunca ona şu an sarılmak istedim.
"Sabah yanınızdayım bir tanem."
Rüya'nın dudakları titrerken hemen bana bakmıştı.
"Hani akşam gelecekti.?" Bu soru banaydı.
"İşleri çıkmış annecim ama sabah sen uyanmadan burada olacak baban."
Gözleri dolduğunda hemen bana sarılmıştı.
"Ama baban çok uzakta ağlama sakın üzülmesin." Sessiz söylemiştim ama Emir yine de duymuştu.
"Rüya...söz veriyorum sen uyanmadan evde olacağım ağlama sakın söz veriyorum meleğim."
"Baba ben seni çok özledim ki."
"Ben de seni çok özledim her şeyim...Beş saat sona yanındayım tamam mı.? söz veriyorum."
Rüya eliyle beş yapıp bana baktığında hızla başımı sallayıp parmaklarını öptüm.
"Bu kadar zaman sonra mı gelecek anne."
Yine başımı sallayıp onayladığımda morali düzelir gibi olmuştu.
Saat gece 11'di.
Rüya'yla dört saattir aralıksız uyumuştuk. O tekrar uyuduktan sonra ben uyumayıp Emir'i bekleyecektim.
"O zaman seni beş parmak kadar bekliyorum baba tamam mı anneme soracağım ne kadar kaldığını." Dizime oturduğunda ben de yere oturmuştum.
"Tamam meleğim." Sesi öyle bir çıkmıştı ki onun da Rüya'yı deli gibi özlediğini anlamıştım.
"Abi." Yusuf'un sesini duyduğumda kapatacağımız için moralim bozulsa da Rüya daha fazla üzülmesin diye belli etmedim.
"O zaman şimdi biz kapatalım baban da hazırlansın hemen yanımıza gelsin annecim."
Rüya başını sallarken telefona yapışıp konuştu.
"Baba biz gidiyoruz sen hemen hazırlan gel tamam mı.?"
Emir'in gülüşünü duyduğumda ben de güldüm.
"Tamam meleğim...çok seviyorum seni, öpüyorum kocaman."
Eliyle dudaklarını kapatıp utandığında gülüyordu.
"Ben seni daha kocaman öpüyorum baba çabuk gel." Ve koşarak annemin yanına gitmişti.
"Duru."
"Efendim."
"Beni bekleme sakın uyu güzelim vitaminleri de iç unutmadan."
"Tamam merak etme." Dedim yalan söyleyerek.
"Duru dinlen bana lazımsın." Öksürdüğümde omzumun üstünden anneme baktım.
Gülüyordu.
"Emir kapat hadi...terbiyesiz." Son cümleyi kısık bir şekilde söylediğimde onun hala güldüğünü anlayınca gözlerimi devirip ben de güldüm.
"Seviyorum ikinizi de...görüşürüz her şeylerim."
"Görüşürüz havaalanına gidince yaz bana belki uyanıp kontrol ederim telefonu."
Sen baya kötü yalancısın.
"Bekleme Duru, uyu sinirlendirme beni."
"Tamam diyorum tamam Allah Allah sen de sinirlenmeye yer arıyorsun."
"Abi hadi adamlar ağaç oldu." Yusuf'un sesini duyduğumda onu beklemeden tekrar konuştum.
"Bizde seni çok seviyoruz ve bekliyoruz bir tanem...öptüm bir sürü." Bir şey demesine izin vermeden kapattım çünkü o zorlandığı için kapatamıyordu.
"Al bakalım papatyam...babaannesinin meleği ya bu meleği.
Annem kızıma yemek yedirirken guruldayan karnımla onlara katıldım.
Üçümüz yemek yedikten sonra annem biraz Rüya'yla ve bebekleriyle oynayıp uyumak için yukarıya çıktığında meleğimle beraber şezlonga uzandım.
"O zaman bunun adı da Dodo olsun."
Eliyle gösterdiği yıldıza baktım.
"Olsun aşkım...o zaman şunun adı da Rüya olsun." Heyecanla başını kaldırıp bana baktığında boynumu öpünce bu kızı gerçekten yemek istedim.
Ben sırt üstü uzanırken Rüya kucağımda yatarak yıldızlara bakıyordu. Birlikte onlara isim verme oyunu oynuyorduk.
"Bunun adı da anniş olsun."
Yanağından öptüm.
"Olsun bir tanem." Dedim kokusunu içime çekerken.
Yağmur yağdığı için bahçede çok güzel bir koku vardı ve soluğu hemen burada almıştık.
Yıldızları görebilmek için şezlongu biraz bahçenin ortasına çekmiştim.
Yarım saatin sonunda Rüya'nın gözleri kapanmaya başladığında saçlarını okşayarak uyumasına yardımcı oldum.
Saat üçe geliyordu ve Emir'in gelmesine iki saat kalmıştı. Daha bir kaç saat önce uyandığımız için Rüya bu saate kadar benimle beraber beklemişti ama dayanamamıştı.
Çimlere koyduğum telefon çaldığında Rüya irkilerek gözlerini açınca sesini kısmadığım için içimden küfür ettim.
"Bir şey yok bir tanem uyu."
Başını tekrar boynuma koyduğunda ekrana bakıp telefonu açtım.
Annem arıyordu.
"Efendim anne."
"Emir yarım saat önce uçaktan inmiş yoldaymış gelir yirmi dakikaya ." Kalbim heyecanla attığında kucağımda uyuklayan meleğimde duymuş olacak ki hemen ayağa kalkmıştı.
"Babam geliyor.!" Rüya ellerini kaldırıp bağırdığında bu enerjiyi nasıl bulduğunu asla anlamıyordum.
"Tamam anne biz bahçede karşılarız onu."
"Tamam kızım ben de inerim birazdan."
Ve kapatmıştık.
Rüya ayağa kalkıp gideceği sırada omuzlarından tuttum.
"Anne babama dansımı yapayım mı.? Ama geldiğinde hemen yapayım tamam mı.?"
Gözleri kocaman açıldığında gülerek onu öptüm.
Az önce uyuyordu ama Emir'in geleceğini duyduğu an bir şeyler olmuştu çocuğuma.
"Tamam bir tanem yaparız hemen." Saçlarını yüzünden çekip topladığımda tokayı takmamı beklemeden koşmaya başlamıştı.
"Babaanne babam geliyor.!"
İçeriye doğru koştuğunda şaşkınlıkla arkasından bakıp yürümeye başladım.
"Hadi anne çıkalım bahçeye babam gelecek şimdi."
Telefondan müziği ayarladığımda annem hoparlörü dış kapının kenarına koymuştu.
Dans edeceğimiz şarkıya tıklayıp hazırda tuttum.
Rose&Bruno Mars- APT
İki gündür buna hazırlanıyordu.
"Hazır mı şarkı." Yan tarafımızda duran anneme başımı salladığımda yüzümdeki gülümseme bir an bile silinmiyordu.
Emir bizim uyanık olduğumu bilmiyordu. Hatta annem arayıp uyuduğumuzu söylemişti. Saat gecenin üç buçuğuydu ve biz Emir'e dans etmek için bahçede bekliyorduk.
Annem Emir'i arayıp nerede olduğunu soracağı sırada dış kapı otomatik bir şekilde açılınca, Rüya az önce giydiği tüylü eteğiyle koşarak yanıma geldiğinde annem kenara çekilmişti.
Emir'in arabası bahçeye girince farlardan dolayı Rüya'nın gözlerini kapattığımda Emir bizi görmüş olacak ki farlar hızla kapanmıştı.
Onun arabadan inmesine izin vermeden müziği başlattığımızda şaşkınlıkla bize baktığını tahmin edebiliyordum.
Emir'in bakış açısından.
İki gün... Sadece iki gün ayrı kaldım onlardan ama sanki ömrümden ömür gitti. Uçaktan iner inmez içimde tarifsiz bir heyecan vardı. Bahçe kapısından arabayla girdiğimde ise zaman sanki durdu. Gözlerim onları bulduğunda kalbim yerinden fırlayacaktı. Duru... Güzeller güzelim.
Yanında küçük meleğim, Rüya... Ayakları ritme uymasa da annesini taklit etmeye çalışıyor, kahkahası gökyüzünü çatlattıracak kadar gerçekti.
O an her şeyi unuttum. İş stresini, toplantıları, yorgunluğu... Sadece onların o anı kalmıştı geriye. Direksiyona sarılıp sadece izledim bir süre. Karım ve kızım... Hayatımın en güzel manzarasıydılar. "İyi ki dönmüşüm," dedim içimden, "iyi ki onların hayatına doğmuşum."
Onlar karşımda benim için dans ederken daha fazla dayanamadım ve kapıyı açarak arabadan indim.
Ben dünyanın en şanslı adamıydım.
Duru kızımızı elinden tutup etrafında döndürdüğünde Rüya gözlerini benden ayırmadan dans ediyordu.
Yavaş adımlarla onlara doğru yürürken Rüya'nın çığlık atması ve ikisinin bana doğru koşması bir olmuştu.
Dizlerimi kırarak yere eğildiğimde kollarımı açtım ve az önce benim için dans eden minik bedeni sıkıca sarmaladım.
Delirteceklerdi beni.
"Beğendin mi dansımızı." Diye sordu bana sıkıca sarılmaya çalışan kızım.
Saçlarını koklayarak öptüm. Mis kokuyordu.
"Çok beğendim güzelliğim...çok özlemişim seni."
Kıkırdamıştı.
Gözlerim diğer meleğime kaydığında bir kolumu ona uzatır uzatmaz benim gibi dizlerini kırarak kollarını boynuma sardı.
Kokusu burnuma dolduğunda gözlerim bir kaç saniye kapanmıştı.
Ben gerçekten dünyanın en şanslı adamıydım.
Duru'yu boynundan öptükten sonra beni omzumdan öpen kızımı da öptüm.
İkisi de sonunda hayal ettiğim gibi kollarımın arasındaydı.
"Meleklerim."
Duru'nun boynundan bir kaç kere daha öpüp kokladım. Bu kokunun müptelası olmuştum.
İki gündür kokusunu alamamıştım ve çok özlemiştim.
"Sen benim için dans mı ettin.?" Duru benden ayrıldığında şimdi tüm ilgim mavilerini bana diken kızımdaydı.
Konuşmayıp sadece başını salladığında dudaklarım alnını bulmuştu.
"Öldüreceksin beni Rüya...delirteceksin babanı her şeyim."
Sıkıca sarıldım.
"Hayatımda gördüğüm en güzel danstı."
Dizime vuran ayakla Duru'ya baktım. Kaşlarını çatmış bana bakıyordu.
"Kaç kere dans eden birisini gördün."
Benim karım biraz fazla kıskançtı ve ben bu kadına deliriyordum.
"İlgileneceğim seninle sıranı bekle." Dedim sadece onun duyacağı şekilde.
Tekrar bacağıma hafifçe vurup kolumu sıktı.
"Sen sıranı bekle asıl Emir Aksoy." Dediğinde bana ne yaptığı hakkında hiçbir fikri yoktu.
Şu halleri beni mahvediyordu.
Gözlerim karnına takıldığında derin bir nefes verdim.
Bebekler...doğmaları için canımı bile verebileceğim bebekler.
Duru'dan iki çocuğum daha olacaktı...Dünyanın en şanslı adamıydım.
DURU'dan devam.
"Hoş geldin oğlum." Demişti annem.
Emir elleri dolu olduğu için ona sarılamazken ben anneme sarılsın diye öne geçtim.
Şimdi benim yerimde annem vardı ve Emir ona sarılmıştı.
"İyisin değil mi.?" Dedi anneme.
Onlar konuşa konuşa içeriye yürürken, ben salona gelmiştim.
Rüya yaptıklarımızı ve dansı nasıl çalıştığını babasına anlatırken Emir ona içi gider gibi bakıp sürekli öpüyordu.
"Gideriz değil mi baba."
"Gideriz bir tanem ne istersen yaparız." Ve sertçe öpüp tekrar sarıldı kızımıza.
Rüya'nın kolları onun boynuna dolandığında Emir özlemem giderir gibi onu öperken gözleri bendeydi.
"Aç mısın masayı kurayım hemen." Annem konuştuğunda Emir başını olumsuz bir şekilde iki yana salladı.
"Ne yedin ki...beraber yerdik hem sema teyze çok güzel içli köfte yapmış." Dediğimde dudağının kenarı kıvrılmıştı.
"Tamam yiyelim güzelim."
Gülümseyip tekrar yanına gittiğimde annem salondan çıkmıştı.
Emir ona yaklaştığım an belimi kavrayıp bedenlerimizi birleştirdiğinde Rüya'nın bakmadığına emin olup dudağıma kapandı.
Kısa sürmüştü çünkü Rüya başını omzuna koymuş diğer tarafa bakarken hala bir şeyler anlatıyordu.
"Onu da yaparız değil mi baba."
"Yaparız her şeyim."
Parmaklarımı sakalında gezdirip yanağını öptüğümde kokusunu içime çektim.
Çok aşıktım bu adama.
Rüya bir kaç dakikadır konuşmadığı için Emir'in arkasına geçip gözleri kapalı olan meleğime baktım.
Çok bile dayanmıştı.
"Uyumuş." Dedim kısık sesimle.
"Aklımı oynatacağım Duru...çok güzel amına koyayım." Rüya'nın saçlarını okşayıp öperken konuşuyordu.
"Senin için hazırlanıyordu iki gündür."
"Kurban olurum ben ona.."
"Gel odasına götürelim." Dedim kolunu okşarken.
"Biraz daha dursun çok özledim." Başımı salladığımda alnımdan öptü.
Koltuğa geçtiğimizde Rüya'yı kucağına yan bir şekilde yatırıp saçlarını okşuyordu.
"Ben anneme yardım edeyim sen kızınla hasret gider." Kolumdan tutup itiraz edeceğinde izin vermeden mutfağa geçtim.
Annemle birlikte masayı hazırladığımızda Emir'de Rüya'yı odasına bırakıp gelmişti.
Annem, Emir'i soru yağmuruna tutarken o beni kendi elleriyle besliyordu. Ağzımı açıp uzattığı içli köfteyi ısırdığımda peçeteyle çenemi sildi ve annemin sorularına cevap verdi.
"Doydun mu.?"
Başımı salladığımda kendisi de bir kaç lokma yedi.
Bu sefer ben de ona içli köfte uzatıp yemesini sağladığımda dayanamayıp kendimde bir ısırık aldım. Bu Emir'i güldürürken tekrar ona uzattım ve hepsini yemesini sağladım.
"Ben yatıyorum sabah sakın erkenden uyandırmayın...hatta mümkünse benim odamın katına çıkmayın tamam mı.? Bir süre inzivaya çekileceğim."
Ona başımı sallayıp ayaklandığımda sarılıp öptüm. Emir'de aynı şekilde sarıldığında annem odasına çıkmıştı.
Emir dirseklerini masaya dayayıp ellerini birleştirdiğinde çıkan kol kaslarında biraz oyalanıp yüzüne baktım.
"Şimdi seni elimden kim kurtaracak." Dediğinde sandalyemi kendine doğru çekmesi bir olunca kahkaham yankılandı.
"Kurtulmak isteyen kim." Dediğimde beni sanki poşet taşır gibi kucağına aldı ve bacaklarımı sandalyenin arka tarafından sarkıttı.
Onun üstünde otururken kollarımı boynuna doladığımda alınlarımız birbirine değiyordu.
"Çok özlemişim." Diyerek dudağına ufak bir öpücük kondurduğumda elleri yanaklarımı bulmuştu.
"Ben siz olmadan üç yıl nasıl yaşamışım Duru." Söylediği cümle gözlerimi doldurduğunda başımı tıpkı Rüya gibi boynuna gömerek ona sıkıca sarıldım.
İki günde böyle oldum ama neredeyse üç yılım onsuz geçmişti. Asıl ben onsuz ne yapmıştım.
"Ağlama sakın." Bir eli karnımı bulduğunda daha sıkı sarıldım.
"İki günde delirdim.." Dedikten sonra boynumun kenarını sertçe öptü.
"Duru."
"Kızgın mısın bana." Dedim.
"Niye."
"Üç yıl ayr.." Sözümü hemen kesti.
"Bunları konuşmadık mı meleğim...konuyu kapattık ve önümüze bakıyoruz. Açmıyoruz bunları bir daha."
Başımı salladığımda sonunda gözlerimiz buluştu.
"Hani ifademi alacaktın." Söylediğim şey onu güldürdüğünde kucağında benimle beraber ayağa kalkmıştı.
Emir beni öperek yürürken tekrar konuştum.
"Sorgu odasına mı gidiyoruz."
"Lan Duru...çileden çıkartma beni." Merdivenlerin başına geldiğimizde çıkmadan dudaklarımızı birleştirdiğim an Emir ensemden tutarak beni kendine bastırdığında öpüşmemiz birden alevlenmişti.
Alt dudağım onun dudakları arasında ezilirken elleri tshirtümün içinden göğüslerime çıkınca inledim.
Sırtım duvara yaslandığında Emir bir basamak üste çıkıyordu. Hem öpüp hem de yukarıya çıkıyordu.
"Emir." Dedim nefes nefese.
Dudaklarımın üzerine örtülen dudaklarla artık ikimizde onun dediği gibi çileden çıkmıştık.
Bacaklarımı kalçasına sardığımda eli kalçama inmişti.
Zar zor odamıza çıkıp birbirimizi tüketirken güneş doğmuştu bile...son hatırladığım beraber duş aldığımızdı.
••••
Emir kapımı açtığında heyecanla ellerimi uzatıp elini tuttum.
Kontrole gelmiştik.
Ve bugün cinsiyetleri öğrendikten sonra ikimiz Rüya'yla konuşacaktık.
"Gel bakalım."
Ben onun koluna girdiğimde o belimi sarmıştı.
Arzu hanımın odasına doğru yürürken derin bir nefes aldığımda bu Emir'i güldürmüştü.
"Sakin ol güzelim...ikisi de bizim meleğimiz olacak cinsiyetleri fark eder mi.?"
Öyleydi ama heyecanlıydım işte. İlk defa cinsiyet öğrenecektik. Rüya'da doğuma kadar bekleme kararı almıştım ama ikizleri çok merak ettiğim için daha fazla bekleyemezdim.
İkizlerimiz olacaktı.
Emir çenemin kenarından öpüp kapıyı tıklattığında odaya girmiştik.
"Hoş geldiniz...nasılsınız bakalım."
Arzu hanımla biraz konuştuktan sonra sedyeye uzanmıştım.
O karnıma jeli döktüğünde Emir yan tarafıma oturup elimi tuttu. Bir eli de tshirtümü tutuyordu.
"Bakalım ikizler ne durumdaymış...bulantıların geçti biraz değil mi.?"
Başımı evet anlamında salladım. Bir haftadır geçmişti.
"Geçti."
Rüya'da yedinci aya kadar devam etmişti ama ikizlerde o kadar uzun sürmemişti.
"Birinin cinsiyetini gördüm."
Emir'e bakıp gülümsediğimde Arzu hanım konuştu.
"Erkek."
İkimizde birbirimize şaşkınlıkla bakarken ağzımdan bir sevinç nidası döküldü.
Emir bana hala şaşkınlıkla bakarken avuç içimi öptü.
"Diğeri." Dedim elimi Emir'in koluna atarak.
Erkek bebeğimiz olacaktı.
"Diğer bebeğiniz biraz nazlı çıktı annesi göremiyorum...dedim ama gördüm."
Heyecanla yerimde dikildim.
Arzu hanım gülümseyerek ikimize bakıp konuştuğunda mutluluktan delirmek üzereydim.
"Nazlı olmasının sebebi babasının prensesi olmasıymış."
Emir duyduklarıyla gözlerini kısa bir an kapatıp açtığında hızla dudağımdan öpmüştü.
Gözümden bir damla yaş düşerken ellerim onun çenesindeydi.
"Bir prens bir de prensesimiz var ve çok sağlıklılar hiçbir sorun görünmüyor."
"Çift yumurta ikizi."
"Yani birbirlerine benzemeyecekler mi.?" Dedim burnumu çekerken.
"Genetik olarak sıradan kardeş gibi olacaklar, benzerlik oranları yüzde elli...ya çok benzeyecekler ya da hiç benzemeyebilirler."
Başımı sallarken Emir ağzının içinden bir şeyler söylüyordu.
"Şöyle düşünebilirsin çift yumurta ikizlerini." Merakla Arzu hanıma baktım.
"Aynı gün doğmuş iki kardeş. Biri kahveyi sütlü sever, diğeri sade. Biri kıvırcık saçlı birisi dümdüz. Kısaca aynı anne, aynı gün ama farklı zevkleri olacak."
Gülümsediğimde Emir derin bir nefes verip yanağımdan öptü.
"Şükürler olsun." Dediğinde çenesinden öptüm.
Arzu hanım dikkat edeceğim bir kaç şey anlatırken araya doğumu da sıkıştırmıştı.
"Ben güvenli olması açısından şimdilik sezaryen doğum öneriyorum ama doğum yaklaştıkça, nst'ye bağlandıkça tam olarak karar veririz...ikisininde pozisyonu uygun pozisyonda olurlarsa ve gelişimleri böyle devam ederse normal doğum olur. Ama birisi ters durursa risk almadan sezaryene geçeriz. Dediğim gibi zaman yaklaştıkça sık sık kontrol edeceğiz minikleri."
Başımı salladığımda Emir gerilmişti.
Karnımdaki jeli silerek biraz daha ikizler hakkında bilgi aldıktan sonra odadan çıktığımızda Emir beni birden kucağına alıp sarılınca kollarımı boynuna doladım.
"Sevindin mi.?"
"Onları zaten deli gibi bekliyorum, cinsiyetleri önemli değildi....ama çok sevindim."
Bir kaç kişinin bakışlarını üstümüzde hissedince yüzümü saçlarımla kapatıp etrafa bakmamaya çalıştım ama Emir'i tanıyanlar kucağındakinin ben olduğumu anlıyordu.
Arabaya geldiğimizde Emir kemerimi takıp kendi tarafına geçtiğinde çalan telefonumun ekranını ona gösterip güldüm.
Annem bizden daha heyecanlıydı.
"Duru öğrendiniz mi.?"
Boğazımı temizleyip konuştum.
"Göstermedi ikisi de anne...haftaya tekrar randevu aldık."
Sesi çıkmadığında dudaklarımı büzerek Emir'e bakmıştım. Üzülmüştüm ama sürpriz yapmak istiyordum.
"Tamam annem olsun haftaya öğreniriz bir şey olmaz. İyilermiş değil mi.?"
"Çok iyilermiş." Dedim mutlulukla.
"İyi çok şükür...Gaye Rüya'yı eve götürdü Kaan'ın kuzenleri gelmiş tam anlamadım orada yani haberiniz olsun."
"Tamam biz onu alırız eve geçerken."
Vedalaşıp kapatmıştık.
"Rüya Gaye'lerdeymiş."
Başını sallayıp elimi tuttu.
"Yemeğe götüreyim mi seni aç mısın.?"
Başımı iki yana salladığımda elimi tekrar öptü.
"Bugün ben sana yemek yapacağım." Gözleri bir kaç saniye ben de durup tekrar önüne döndüğünde kaşlarımı çattım ama konuştum.
"Sana sarma saracağım."
"Tamam güzelim." Ses tonuyla birlikte onun omzuna vurdum.
"O nasıl isteksiz bir tamam demek Emir."
"Tamam ben yerim bir tanem...ama kızımız yemesin o daha çok küçük."
Kol kaslarını ısırdığımda keyifli kahkahası araba da yankılanmıştı.
Gömleğine geçirdiğim dişlerimi çekip bu seferde omzunu ısırdığımda beni tutup kendine yasladı ve bunları yaparken araba kullanıyordu.
"Yok sana sarma."
"Gerçekten mi.?" Diye heyecanla sorduğunda ufak bir çığlık çıktı dudaklarımdan.
"Pislik yapma Emir konuşmam seninle."
"Şaka yapıyorum bir tanem...ben senin elinden zehir de yerim."
"Zehir.?" Dedim kaşlarımı çatarak.
"Sarmalardan bahsediyorum."
Beni tuttuğu sağ kolunun arasından çıkıp omzuna vurduğumda yine kolumdan tutup bedenimi kendine yaslamıştı.
Emir'le kavga dövüş eve geldiğimizde birlikte Gaye'lere doğru yürüyorduk.
"Abi öğrendiniz mi.?" Yusuf kenardan konuştuğunda heyecanla ona döndüm.
"Öğrendik koçum."
Gözleri merakla bana döndüğünde hemen konuştum.
"Birisi kız birisi erkek."
"Heyt be.!" Yusuf kendini tutamadan Emir'e doğru gelip hızlı bir şekilde sarıldığında gülümsüyordum.
"Hayırlı olsun abi valla çok sevindim."
Yusuf'u çok seviyordum.
"Sağ ol aslanım."
Yusuf ondan ayrılıp bana döndüğünde eliyle işaret yaptı ama ben ona kollarımı sarmıştım bile.
"Hayırlı olsun yenge."
"Teşekkür ederiz." Diyerek ayrıldığımda Yusuf başını yere eğmişti.
"Emir.!" Annemin sesiyle üçümüzde kapıya döndük.
Bize doğru geliyordu.
"N'oldu.? Geçsenize içeriye." Dedi Emir'in koluna dokunarak.
"Cinsiyetleri öğrendik." Diye konuştuğumda gözleri kocaman açılmıştı.
Hemen arabaya gidip yolda ona aldığımız kutularla yanlarına gittim.
"Al bakalım Serpil Sultan." Emir elimdeki kutuyu anneme uzattığında heyecanla tepkisine bakıyordum.
Annem kutuyu ondan hızla alıp içini açtığında çıkan balonlarla çığlık attı ve en yakınında duran Yusuf'a sarıldı.
"Çok sevindim annem." Emir'in yanından geçip önce bana sarıldığında kollarımı ona doladım.
"Sağlıkla gelsinler çok sevindim.." Yusuf'a döndü. "Ama ben demedim mi kız ve erkek diye." Yusuf onu onaylayarak başını sallarken annem Emir'e doğru gitti ve sımsıkı sarıldı.
Ona bir şeyler diyordu ama duymuyordum.
Emir başını sallayıp konuştuğunda annem gibi sessizdi.
Duymamıştım.
Annem onun sırtına anlayışlı bir ifadeyle dokunup gözleri dolu dolu ayrıldığında bana bakıp gülümsedi.
"Üç torunum olacak ben daha buna alışamamıştım." Gözyaşlarını siliyordu.
"Dernektekiler inanmıyor."
"Neye inanmıyorlar bebeklere mi.?" Dediğimde gözlerini devirip kendini gösterdi.
"Böyle bir kadının üç torunu olduğuna."
Sesli bir şekilde güldüğümde yanımdaki adamda bana katılmıştı.
"Rüya'yı alıp geliyoruz biz." Emir konuştuğunda Yusuf ilk defa onun yüzüne bakmadan başını sallayınca dikkatli bir şekilde ona bakıp dolu olan gözlerini görmüştüm.
"Tamam Yusuf ağlama senin adını vereceğiz ikisine de." Bunu dememle gülerek başını kaldırdığında Emir onun omzunu sıkıp bir şeyler dedikten sonra minnet duyar bir şekilde sırtına hafifçe vurdu.
"Eyvallah abi." Dedi Emir'e.
"Hadi güzelim." Emir yanıma gelip elimi tuttuğunda Yusuf ve anneme bakıp el salladım.
"Geliyoruz birazdan." Dedim.
"Güzel bir yemek yiyelim sofrayı hazırlatayım." Demişti annem.
Başımı salladığımda Emir yine Yusuf'un omzunu sıkmıştı.
Yusuf'u çok seviyordu. Serhat'ında aynı şekilde. İkisi de onun kardeşi gibiydi. Hatta kardeşten daha öteydiler.
Gaye'lerin bahçesine girdiğimizde duyulan müzik sesiyle zile bastım. Kapı güzel arkadaşım tarafından açılırken ikimize bakıp konuştu.
"Öğrendiniz mi.?" Sesi heyecanlı çıkarken ellerimi tuttu.
"Birisi kız birisi erkek."
Gaye eliyle dudaklarını kapatıp bana baktıktan sonra şoku atlatıp hızla sarılmıştı.
"Çok sevindim sağlıkla gelsin ikisi de."
Amin.
"Tebrik ederim Emir çok sevindim." Emir'le de kısaca sarıldıklarında hep beraber içeriye geçmiştik.
"Baba.!..Kaan gel babam gelmiş." Rüya'nın sesiyle Gaye koluma girdi.
"Ablamlar gelmişti çocuklarla oynasın diye Rüya'yı da getirdim...yemeğini de yedirdim."
Kolunu okşadım.
"Teşekkür ederim Gaye."
Gözlerini devirmişti.
Rüya ve Kaan Emir'e doğru koşarken o dizlerini kırarak kollarını açmış kendisine doğru gelen ikiliyi bekliyordu.
İkisi de Emir'e sarıldığında kalbim sıcacık olmuştu.
Sanki Gaye ve ben gerçekten kardeştik Rüya'yla Kaan'da öz kuzen gibiydiler.
Kaan benim öz yeğenim gibiydi. Çok seviyordum onu.
Gaye'de aynı şekilde Rüya'yı seviyordu.
Emir Kaan'ın saçlarını karıştırıp öptüğünde Rüya ikisine de bir şeyler anlatıp eliyle arkayı gösteriyordu.
"Ablamın çocukları vardı onlarla oynadılar. Seninki yine herkese kendini sevdirdi." Güldüm.
"Ablam bayıldı Rüya'ya eve götürecekti zor tuttum." Sesli bir şekilde gülmüştüm.
Yurtdışında yaşadıkları için ablasıyla daha önce hiç tanışmamıştık.
"Bugün anneme geçtiler gelince senin yanına da getiririm tanışırsınız olur mu.?" Hevesle başımı salladım.
"Tabii ki olur."
Bu sefer o kolumu okşamıştı.
"Serhat'la tanıştı ablam...çok sevdi."
Gaye tüm dedikoduları aktarırken yaşadıkları olaylara gülmüştüm.
"Ya anne." Duyduğum cılız sesle hızla ayağa kalkıp bana doğru koşan kızıma baktım.
Yüzünü buruşturmuş bana konuşuyordu.
Dizlerimi kırarak eğildiğimde önümde durup eliyle arkasını gösterdi.
"Anne ben Senem ve Semih'ten istiyorum."
Kaşlarımı çattım.
"Anlamadım bir tanem."
"Anne ben de onlardan istiyorum.!" Anlamadığım için kaşlarım çatıktı.
"Onlar kim annecim." Diye sorduğumda kollarını küskün bir şekilde önünde bağladı.
"Ablamın çocuklarını söylüyor...ne istiyorsun tam olarak balım." Gaye eğilip sorduğunda Rüya hemen kollarını ona dolamıştı.
"Senem ve Semih gibi ben de kardeş istiyorum."
Duyduklarımla beraber gözlerim sonuna kadar açıldığında Emir'de kenarda her şeyi duymuş olacak ki şaşkınlıkla buraya bakıyordu.
İki gündür konuyu nasıl açacağım diye uykularım kaçarken şu an söylediği şeyle mutluluktan ağlamak istedim.
"Kardeş mi istiyorsun." Dedim onun gibi yüksek ve heyecanlı sesle.
Başını salladığında Emir'e dönüp bağırdım.
"İki tane istersin kardeş değil mi.?" Rüya düşünür gibi yapıp havaya baktığında Emir'de yanımıza gelmişti.
"Kardeş mi istiyorsun meleğim." Dedi onu kucağına alıp.
"Evet baba.." Bana döndü "Ama iki tane olmasın anne bir tane olsun...erkek olmasın."
Gaye ve Serhat güldüğünde Emir kızımızı yanağından öpüp bedenini kolları arasına aldı.
"Tamam bir tanem ne istiyorsan tamam." Rüya ona bir şeyler söylerken ikisini duyamıyorduk.
Sanırım bugün fazlasıyla şanslı günümüzdeydik.
Rüya istediği kardeşin detaylarını bize anlatırken hep beraber bize geçip kutlama yemeği yemiştik.
Kaan uyuyunca Gaye erkenden kalktı.
Serhat ve Yusuf'ta yemekten sonra gidince annem de bizi baş başa bırakmak için odasına gitmişti.
"Annem yandı.!" Rüya ellerini kaldırıp bağırdığında korkuyla önüme döndüm.
Üçümüz bahçedeki çimlerin üzerine serdiğimiz örtüye oturmuş oyun oynuyorduk ama ben Emir'i izlemekten oyuna pek odaklanamamıştım.
"Emir." Dedim dudaklarımı büzerek.
"Annene bir hak daha verelim mi meleğim." Dediğinde Rüya başını evet anlamında salladı.
Kağıdı ortaya attığımda Rüya görüp çığlık attı ve elinde aynı olan kağıdı atıp Emir'in kucağına zıplarken kaşlarımı çatarak kağıtların hepsini ortaya bıraktım.
Şeytan tüyü vardı bu çocukta.
Emir onu kollarıyla sardığında Rüya'yı neredeyse görememiştim.
"Ben de bir daha sizinle oyun oynarsam." Ayağa kalkıp yürümeye başladığımda arkamdan gelen gülme sesleriyle onlara döndüm.
Emir hızlı adımlarla bana doğru gelirken kaçma fırsatı bile vermeden bedenimi kucağına aldığında ağzımdan ufak bir çığlık kaçmıştı.
Emir kucağında benimle beraber dönünce başımı boynuna gömüp, kahkahalarla güldüm.
Rüya'nın gülüşleri kulağıma gelirken Emir beni döndürmeyi bırakmıştı.
"Beni de." Kızımız babasının bacaklarından tutarak alttan bize bakarken Emir bir kolunu benden çekip kızımıza uzattığında şimdi ikimizde kucağındaydık.
Ben kolunda oturur pozisyonda dururken Rüya onun omuzlarındaydı.
"Sıkı tutun tamam mı bir tanem." Dedi Rüya'ya.
Omzundaki beden onun boynundan sıkıca tutuyordu.
Emir yürümeye başladığında alnının kenarından öpüp bir kolumu Rüya'ya uzatıp onu tutmuştum.
"Annenin canı ceza istiyor sanırım Rüya."
Emir havuza giderken konuştuğunda omzunu sıktım.
"Emir sakın."
Bedeni titrediğinde güldüğünü anlamıştım.
"Havuza girelim baba.!"
"Rüya." Dedim sahte bir kızgınlıkla ama bu onu güldürmüştü.
Emir'e ahtapot gibi yapışıp başımı olumsuz anlamda sallarken o beni kolumdan öpüp havuza eğilerek yavaş bir şekilde atlamıştı bile.
Bahçede yankılanan çığlığım havuza girmemle kesildiğinde Emir'e yapacaklarımı düşünmeye başladım.
Saçlarımı tutarak sudan çıktığımda Emir ve Rüya'da birbirine sarılarak çıkmışlardı.
Emir'e doğru su attığımda Rüya'da bana atınca gözlerim şokla açıldı.
"Bana bak..." Onlara doğru yüzerek bacaklarımı Emir'in kalçalarına doğru sardığımda Rüya'nın yanaklarını balık gibi yapmıştım.
"Anneye su atılmaz Rüya...babana atacaksın."
Başını salladığında başını kaldırıp kucağında olduğu adama baktı.
"Annem küsmesin baba." Ve Emir'e su atmıştı.
Sesli bir şekilde güldüğümde ellerim Emir'in göğüsünde hareket ediyordu.
Gömleğinin düğmesini çözdüğümü anladığı an şaşkınlık dolu bakışlarla bana dönünce dudaklarımı ısırarak elimi karnına doğru indirdim.
"Allahım sen benim çocuklarıma akıl fikir ver...çocuğu hasta yapacaksınız...gel babaannem." Annemin sesiyle Emir'den uzaklaşacakken o belimden tutup beni engelleyince hızla konuşan kadına döndüm.
"Babam bizi havuza attı babaanne." Rüya babaannesine doğru uzandığında üçümüzde kenara doğru gitmiştik ve annem onu hemen kucaklayıp havuzdan çıkartmıştı.
"Gel bir tanem üstünü değiştirelim hemen...oy minik kuzum benim." Sesler uzaklaştığında sarıldığım adama baktım.
"Sen beni delirtmek mi istiyorsun." Diyerek dudaklarıma uzandığında gömleğinin kalan düğmelerini de çözdüm ve hızlı bir şekilde üzerinden çıkarttım.
Dudaklarımız bir saniye bile ayrılmazken Emir'in elleri göğüslerime çıkmasıyla kendimi geri çekerek nefes nefese ona baktım.
"Gözlerini kapat." Dedim dudaklarımı yalayıp.
İkimizinde saçlarından su damlıyordu.
"Duru hadi odaya gi.."
"Gözlerini kapat Emir hadi."
Sabırsız bir nefes verip kapattığında gülerek ondan ayrıldım.
"Sakın açıp sürprizimi bozma." Kenara gelip kendimi yukarıya çektiğimde çıkan sesle bir yandan da onu kontrol ediyordum.
Hala kapalıydı gözleri.
"Hadi amına koyayım." Dedi sinirle ve sabırsız bir ses tonuyla.
Koşar adım içeriye giderken o hala ben oradaymışım gibi bir şeyler diyince kahkaha sesim duyulmasın diye ellerimi dudaklarıma bastırdım.
Salona girip camın arkasına geçtiğimde gözleri kapalı bir şekilde ismimi bağırınca bu sefer kahkaha attım.
"Aç.!" Diye gülerek bağırdığımda gözlerimiz anında buluşmuştu.
Ona başımı sallayarak gördün mü der gibi bakarken havuzdan hızlı bir şekilde çıkmasıyla içeriye doğru koştum.
Merdivenlerin ortasına geldiğimde karnımdan tutulmam ve ayaklarımın yerden kesilmesiyle çığlık atıp sesli bir şekilde gülüyordum.
"Şimdi sen elimden nasıl kurtulacaksın bakalım." Kucağında benimle beraber yukarıya çıkarken çenesinden öpüp geri çekildiğimde o derin bir nefes verip dişlerini sıktı.
"Ne yaptım ki.." Bu sefer de dudaklarımı yanağına değdirdiğimde Emir odamızın kapısını neredeyse kırarcasına açıp arkamızdan kilitleyince çıplak üstünü incelemekle meşguldüm.
Üstünde gömleği yoktu ama pantolonu hala duruyordu.
Fazlalık.
Kesinlikle.
Sırtım yatağa değdiği an üzerime eğilerek dudaklarıma kapanan kocama hızla karşılık verdim.
Ayıp olmasın diye.
Kesinlikle.
Tshirtümün ne zaman üzerimden çıktığını bilmezken kısa süre sonra Emir'le yine birbirimizi tüketmiştik.
Saçlarımı yıkayan adama sarılı bir şekilde dururken gözlerim kapanmak üzereydi.
Suyu kapattığında duşa kabinden çıkıp kenardaki havluyla beni sardıktan sonra birlikte odaya geçtik.
"Saçlarını kurutalım hemen." Diyerek tekrar banyoya gittiğinde ben de arkasından gitmiştim.
"Sen uzan yavrum ben hallederim." Banyodan girdiğimi görünce kolumdan tutmasıyla tekrar odaya geldik. O saçımı kuruturken ben de gözlerim kapalı bir şekilde bitirmesini ve ona sarılmayı bekliyordum.
Havluyla beraber yatağa uzandığımda artık gözlerimi açık tutamıyordum.
Emir üzerini giyinip yanıma geldiğinde ıslak olan havluyu üzerimden atıp, saten geceliğimi giydirdikten sonra sonunda başımı göğüsüne koyabilmiştim.
"Kaç saat geçtiğini fark etmedim bir tanem özür dilerim." Saçlarımı okşarken bir yandan da konuşuyordu.
"Seni o kadar çok seviyorum ki." Diyerek burnumu çıplak göğüsüne sürttüğümde saçlarımdan öpmüştü.
"Ölüyorum sana." Uyku sersemi gülümsedim.
"Çok seviyorum." Dedikten sonra onun karnımdaki elinin kıpırdanmasıyla daha fazla dayanamadan kendimi uykunun kollarına bırakmıştım.
•
Bir kaç hafta sonra
İyice şişen karnıma bakıp okşarken televizyonda konuşan kadınları dinliyordum.
"Emir Aksoy'un adı yine bir güzelle anılıyor Berfin. Şimdi çok bir şey söylemek istemiyorum çünkü biliyorsunuz kendisi evli ama bizim de işimiz bu...bana bir duyum geldi."
Konuşan sarışın kadına bakıyordum.
Ne duyumu gelmişti.
"Ne duyumu canım." Dedi karşısında oturan esmer kadın.
"Öncelikle bu haberi açıklayayım ve bir yanlış anlaşılmayı düzelteyim. Emir Aksoy burada yazılan haberdeki gibi dün gece o teknede değildi."
"Ama fotoğrafların olduğu söyleniyor." Dedi Esmer.
"Tatlım sence Emir Aksoy'un fotoğrafı olsa bu saate kadar magazine düşmez miydi.? Emir Aksoy dün o teknede değildi kesin bilgi."
Dün ünlü bir iş adamının kızı yat partisi vermişti ve sabah uyandığımda tüm gece benimle beraber olan Emir'in bu partiye gittiğini öğrenmiştim.
Gittiğini diyorum çünkü o kadar emin konuşuyorlardı ki ben bile kollarında uyuduğum adamdan şüphe eder duruma gelmiştim.
"Nasıl bu kadar eminsin peki."
Emir'in orada olmadığını söyleyen kadın gülerek ekrana baktığında kaşlarım çatıldı. Yine altından bir şey çıkacak diye korkmuyor değildim.
"Emir Aksoy öyle bir partiye katılsaydı şu an muhabirlerimiz adliyeden bize canlı yayın yapıyor olurdu...Duru anında boşardı Emir Aksoy'u çünkü bu parti çokta masum olmayan partilerden tatlım."
Bu kadını sevmiştim.
"Duru'nun zaten statü için evli kaldığını ve boşanmadığını biliyoruz ama." Yine esmer konuşmuştu.
Gözlerimi devirdiğimde diğer kadının kahkahasını duydum.
"Ya herkes bunu söylüyor ama ben şu evli oldukları zamana kadar Duru'nun statü için nereye girdiğini merak ettim...kocasının şöhretini nerede kullandı mesela. Sosyeteye girdi desem Serpil Doğan'ın yanında asla gelinini görmedik...başka bir ortama girdi desem Duru'yu orada da görmedik. Statü için evlenen insan ortamlara karışır, sürekli haberi yapılsın diye bir şeyler yapar ama Duru kardeşinin vefatından sonra ortalıkta görünmedi bile. İnan bana statü onun umrunda bile değil."
Bu kadını cidden sevmiştim.
"Soyadının Aksoy olması bile bir statü." Dedi esmer kadın.
"Peki soyadını nerede kullandı...hangi etkinliğe katıldı. Onu hangi kırmızı halıda gördük...hiçbirinde."
"Aynur sen biraz taraflı mı bakıyorsun bu olaylara acaba." Beni kötülemeyen kadının adı Aynur'du.
"Taraflı bakmıyorum Berfin, doğruları söylüyorum. Duru Aksoy'u hangi davette ya da kırmızı halıda gördüğünü söyler misin.?"
Esmer kadının adı Berfindi.
Cevap vermeden önündeki kağıtlara bakarken Aynur tekrar konuştu.
"Duru Aksoy için bana gelen yüzlerce mesaj var ve hepsi de onun çok iyi bir insan olduğuyla alakalı...dediğiniz gibi kafayı statüyle ya da şan şöhretle bozmuş birisi değil. Ben kendim bizzat son çalıştığı set ekibine yazdım. Makyözlere sordum...hepsinin cevabı inanılmaz iyi bir kadın olduğuyla ilgiliydi."
Odanın kapısı açıldığında kumandaya uzanıp televizyonu kapattım.
Emir ve Rüya gelmişti.
Karnımı tutarak yerimden kalkmaya çalıştığımda derin bir nefes bıraktım. Neredeyse beş aylık hamileydim ve şimdiden zorlanmaya başlamıştım.
Mide bulantısı gibi şeyler yoktu ama canım sürekli bir şeyler çekiyordu ve karnım çok hızlı büyüyordu.
Rüya elindeki dondurmayı bana doğru uzattığında hızla uzanıp bir kaşık aldığımda aldığım tatla gözlerim kapandı.
Saat sabaha karşı dört buçuktu ve benim canım kivili dondurma çektiği için Emir'i uyandırmıştım. O almaya gitmek için giyinirken odamıza gelen minik kızımızda babasıyla gitmek isteyince birlikte gitmişlerdi.
"Siz yediniz mi.?" Dedim karşımda beni izleyen ikiliye bakarak.
"Hayır anne bunu sadece kardeşlere aldık."
Kardeşlere.
Dudaklarımı büzerek konuşan meleğime baktığımda kollarımı uzattım...Emir onu benim yan tarafıma bırakıp saçlarımdan öpmüştü.
"Kardeşlerin senin gibi bir ablaları olduğu için ne kadar şanslılar biliyor musun.?" Sıkıca sarıldım.
"Beğenmişler mi dondurmayı anne."
"Çok beğenmişler ve seni kocaman öpmemi söylediler." Elleriyle ağzını kapatıp utanarak karnıma baktığında Emir onun bu tatlılığına dayanamayarak kucağına yan bir şekilde aldı ve karnını öptü.
"Yerim lan seni...ölürüm sana Rüya ölürüm."
Emir onun boynunu öpmeye başladığında Rüya'nın kahkaha sesleri odamızda yankılanıyordu.
"Baba.!"
Ve tekrar kahkaha attı.
Dondurmadan bir iki kaşık daha alıp karnıma dokunduğumda karşımdaki görüntü için şükür ediyordum.
Böyle bir ailem olduğu için binlerce kez şükür ettim.
"Hadi baba onları da öp, küsmesinler sana." Eliyle karnımı gösterip babasının yanağını okşadığında Emir onu tekrar öpüp benim yanıma bıraktığında sırtımı yatağa yaslamıştım.
Emir sağ tarafımda Rüya'da sol tarafımda durduğunda hissettiğim şeyle gözlerim kocaman açılmıştı.
Emir'in elini tutup karnıma koyduğumda hemen konuştum.
"Hissediyor musun? Hareket ediyorlar... İlk kez tekme attılar."
Onun gözleri parladığında Rüya'nın elini de karnıma koymak için sol tarafıma dönmüştüm ama o karnıma kaşlarını çatarak bakınca çenesinden tuttum.
"N'oldu.?"
"Sana niye tekme atıyorlar anne...baba söyle onlara anneme zarar vermesinler."
Son cümlelerini Emir'e bakarak söylediğinde yanımdaki adam onu tekrar kucağına alarak durumu anlattığında Rüya yine kardeşlerini sevmeye başlamıştı.
Yanımdaki adamın bir eli karnımdaydı ve kızımızla ilgilenirken bile yanağımdan öpüyordu.
İlk başta karnım belli olmuyor diye kardeş konusunu çok ciddiye almamıştı ama karnım büyümeye başladığında yanımdan ayrılmaz olmuştu. Kardeşlerini merak ettiği için sürekli benimleydi.
"Bu kadar mı kaldı onların gelmesine baba."
Eliyle 4 parmağını gösterip babasına baktığında Emir onun tüm parmaklarını öpüp başımı sallamıştı.
"Evet meleğim...her ay bir parmağı indireceğiz. Hepsi bitince Mira ve Mert burada olacak."
Mira ve Mert.
İkizlerimize isim seçmiştik bile.
Birisi yıldız gibi parlayan bir prenses, diğeri yürekli, dürüst bir delikanlı olacaktı.
Aslında Mert'in ismini, Emir'in ismine yakın diye çok istemiştim ama gün sonunda kararı babalarına bıraktım.
O zaten en güzelini seçmişti.
Mira ve Rüya'nın isimleri birbiriyle uyumluyken, Mert'de Emir'in ismiyle uyumluydu.
Bizi dışlamışlar.
Odaları henüz hazır değildi ama bu hafta halledecektik.
"Benimle peri evinde oyun oynayacaklar değil mi baba."
"Oynayacaklar meleğim...ilk doğduklarında oynayamazlar ama biraz büyüsünler hep beraber oynayacaksınız."
Rüya'nın elleri tekrar karnımı bulduğunda saçlarıyla oynadım.
Bugün, gün bizim için çok erken aymıştı.
Emir kolunu başımın arkasından geçirip beni kendine çektiğinde başımı onun göğüsüne koyup hala karnıma dokunup kardeşlerine bir şeyler anlatan kızımızın saçlarını okşuyordum.
"Ama sizi hemen Kaan'la tanıştırmam lazım biraz erken gelin tamam mı kardeşler."
"Delirtecek beni." Dedi kulağıma fısıldayan kocam.
"Beni de." Dedim Rüya'ya bakarken.
Güneş doğduğunda Rüya kardeşleriyle konuşarak uyuyakalırken bizde Emir'le beraber kahvaltı için aşağıya inmiştik.
"Emir...benim canım galiba üzüm çekiyor." Çatalımı kenara bırakıp konuştuğumda Emir hemen Sema teyzeye söyledi.
"Başka bir şey istiyor musun.?" Başımı iki yana salladım.
"Bunları zaten ben değil çocukların istiyor Emir."
Hemen başını salladı.
"Çocuklar başka bir şey istiyor mu güzelim."
"Yok.." Aşermelerimin yanında sürekli trip atar bir hale gelmiştim.
Ellerimi tutup öptüğünde kollarımı ona dolayıp biraz sarıldım.
Telefonuma gelen bildirimle Emir'le beraber dün attığımız fotoğraflara baktım.
@emiraksoy & @duruaksoy
İki kalp daha bize doğru geliyor.
Mira ve Mert... Kalbimiz hazır, sizi bekliyoruz.
🩷🩵
15.857.864 beğenme 243.747 yorum
@instagramkullanıcısı: OHAA
@instagramkullanıcısı: ŞAKA YAPIYORSUNUZ.
@instagramkullanıcısı: biliyorduk ama sizden duyunca bi şok olmadık değil.
@instagramkullanıcısı: Bu kadın her sene doğuracak mı.?
@instagramkullanıcısı: Ya ben Emir'den istiyorum lütfen.
@instagramkullanıcısı: İsimleri çok güzel ge uyumlu bayıldımmm
@instagramkullanıcısı: Ben bu habere niye çok sevindim
@instagramkullanıcısı: Emir kadar itici bir adam görmedim.
@instagramkullanıcısı: Bu adam harbi aşık olmuş ve ben bunu yeni yeni anlıyorum.
@instagramkullanıcısı: Okulu yok ki okuyasın.
@instagramkullanıcısı: Cringe (bir saattir fotoğrafa bakıyorum)
@instagramkullanıcısı: Hem de iki tane Aksoy mu geliyor.
@instagramkullanıcısı: Emir'in üç çocuğu olacak ama üçü de benden değil 😭
@instagramkullanıcısı: Duru nasıl bir büyü yaptın bu adama aq.
@instagramkullanıcısı: Asla yakışmıyorlar ya.
@instagramkullanıcısı: Çok güzelsiniz 🤍
@instagramkullanıcısı: Nasıl olsa bakıcı bakıyor isterse beşiz olsun Duru'nun umrunda olmaz.
@instagramkullanıcısı: Tebrik ederiz...fan hesabın yine doğru bildi.
Gözlerim tekrar dolduğunda telefonu masaya bıraktım.
Aslında hamile olduğumu Rüya'nın benim için açtığı fan hesabımdan duyurmuştum ama resmi olarak Emir ve ben ilk defa paylaşmıştık.
Sema teyze üzümleri kucağıma koyduğunda teşekkür edip hemen yemeye başladım.
İkizler her gün başka bir şey istiyordu.
Emir'in kolları arasına girdiğimde hala üzümlerimi yiyordum.
"Aç ağzını." Diyerek göğüsünde uzandığım kocama da üzüm yedirdiğimde telefonunu bırakarak yedi.
"Bunu da ye bakalım." Yine ağzına doğru yaklaştırdığında elimi tutup almıştı.
"İkizler sonunda doymuş." Karnımı okşayarak konuştuğumda o yanağımdan öptü.
"Delirtme insanı Duru."
Kaşlarımı çatarak ona döndüm.
Tam n'olduğunu soracakken o dayanamıyormuş gibi bakıp dudaklarıma kapandığında inlemiştim.
Bir kaç dakika içinde öpüşmemiz derinleştiğinde artık onun üstünde oturuyordum.
"Kıpırdama."
Onu dinlemeyerek kıpırdadığımda beni kucakladığı gibi odamıza getirdiğinde kahkaha atarak gülüyordum.
Ben dünyanın en şanslı kadınıyım.
BÖLÜM SONU
SELAM AŞKLAR.
Kusura bakmayın bölüm çok gecikti 🤍
Finale son bir bölümümüz kaldı aşklarım. Gelecek bölüm final olacak ve Aksoy ailesine veda edeceğiz.
Amaa..
Sizi yine güzel bir kurgu bekliyor. Kanalda zaten finalden sonra açıklama yapacağım.
Tanıtımını attığım kitap değil başka bir kitap gelecek. Beni şimdiden içine çeken bir kurgu oluyor umarım sizde beğenirsiniz.
Finalden sonra bir kaç hafta diğer kitaba (yayınlayacağım kitap) bölüm biriktirip atmaya başlayacağım.
Alara ve Karan'la tanışmaya hazır olun...yeni bir sır dünyasına gireceğiz.
Duyurular ve açıklamalar için beni buradan ve instagramdan takip etmeyi unutmayın.
Sizi seviyorum 🩷
Bölüm etkileşimi
