38. bölüm · Sahte ve Gerçek
37. BÖLÜM
Beni buradan ve instagramdan takip edebilirsiniz hesabım: minabuse_
Yeni bölüm alıntısını instagram hesabıma atacağım.
Bu arada profilimde yeni kurgumun tanıtım bölümü olacak bakmayı unutmayın.
Sınırlar oy 1.2k yorum 700
(Sınır geçtiğinde bölüm gelecek)
Emeklerim için yıldıza dokunmayı unutmayın aşklar 🤍
Oyları verdiyseniz sizi bölüme uğurluyorum.
KEYİFLİ OKUMALAR
"Emir."
Beni koala gibi sarmalayan adamın kollarında neredeyse çırpınıyordum.
"Hım."
"Rüya'ya bakacağım aşkım." Biraz daha sıkı sarıldı.
"Biraz daha uyuyalım bakarız birazdan."
Kolundan öptüm.
"Hadi Emir." Oflaya oflaya diğer tarafa döndü.
Omzundan öpüp yataktan kalktığımda elimle ağrıyan karnımı okşadım.
Akşam dikişlerim biraz sızlamıştı. Sanırım fazla zorlamıştım.
Emir fazla zorlamış.
Dinozor Emir.
Yan taraftaki odanın kapısını açtığımda yatakta mışıl mışıl uyuyan meleğimin yanına uzandım. Özlemiştim onunla uyumayı.
Sadece üç gündür beraber uyumuyorduk ama alışmıştım işte. Dört gündür buradaydık ve bazen tek, bazense kızımızla uyuyorduk.
Saçlarını okşayıp öptüğümde hemen kıpırdandı.
Saat sabah yediydi.
Aslında ikisinin de bu saatte çoktan uyanmış olması lazımdı ama denizde çok yoruluyorlardı.
Rüya zaten yorgunluktan neredeyse 12 saat uyuyordu.
"Yerim ben seni annecim." Yavaşça öptüm ama gözleri açılmıştı.
"Anne." Ellerini karnıma doladığında yan bir şekilde kucağıma aldım.
"Bebeğim." Ne ara bu kadar büyümüştü.
10 gün sonra doğum günüydü.
3 yaşında koca bir bebekti.
"Günaydın meleğim, uyuyacak mısın daha."
Gözlerini ovuşturup esnedi.
"Babam nerede.?"
Kaşlarımı çattım.
"Anneye günaydın demeden babanı mı soruyorsun.?" Sanırım bugün alınganlığım üstümdeydi.
Babası gibi yarım ağız gülmüştü.
Sertçe yanağından öptüm.
"Günaydın anne."
"Günaydın her şeyim, günaydın annecim."
Bu sabah rolleri değişmiştik. Normalde ikisi erkenden uyanıp enerjik bir şekilde yanıma gelirlerdi ama dün ikisi de çok yorulmuştu.
Rüya denizden çıkmak istemeyince Emir akşama kadar onunla yüzmüştü. Yani Emir yüzmüş Rüya'da ona tutunarak keyfini çıkartmıştı.
Ben evin terasından ikiliyi izleyip akşamüstü de yanlarına gitmiştim.
"Hadi babanın yanına gidelim." Gözleri kocaman açıldığında yine küskün bir ifadeyle baktım.
"İnşallah benim adımı duyuncada bu gözlerin böyle kocaman açılıyordur." Kucağıma alıp yürümeye başladığımda yüzümü seviyordu.
"İkinizde de gözlerim kocaman açılıyor." Eliyle de kocamanı göstermişti.
"İnşallah Rüya." Dedim ve alnından öptüm.
Odanın kapısını sessizce açtığımda Emir'in nefes alışverişlerine baktım.
Uyuyordu.
Az önce uyandı sanmıştım ama şu an nefesleri düzenliydi.
"Yanına yatalım." Dedi fısıltıyla.
Başımı salladım.
Rüya'yı yatağın ortasına bırakıp yanına geçtiğimde o çoktan babasının sırtına sarılmış boynunu öpmüştü bile.
Emir tek gözünü açıp bize doğru döndüğünde şaşkınlıkla Rüya'ya bakıyordu.
"Lan." Dediğinde tepkisine güldüm.
"Meleğim." Diyip kızımızı kollarının arasına aldığında ikisini izliyordum.
Şu an karşımda tablo gibi bir manzara vardı.
Kızım ve kocam.
Ailem.
Bu kadardık.
Şimdilik.
"Günaydın bir tanem." Emir onu öpücük yağmuruna tutuyordu. Rüya bu durumdan memnun olduğu için babasına sarılmış gülücüklerini bize dinletiyordu.
"Günaydın en sevdiğim babam."
Kahkaham o kadar yüksekti ki evde yankılanmıştı.
Emir kaşlarını çatarak bana bakarken elimle ağzımı kapatıp diğer tarafa döndüm ve pikeyi üstüme çekip tüm yüzümü kapattım.
"O ne demek Rüya, senin bir tane baban var en sevdiğim babam ne.?"
Rüya'dan şaşkınlık nidaları yükseldiğinde hala gülüyordum. Emir'in duyduğu an ki yüz ifadesi ve bana bakışı çok komikti.
"Öyle denmiyor mu babiş."
Babiş.
Yeni öğrenmişti bunu da.
Çıkan sesle Emir'in onu öptüğünü anlamıştım.
"Tek baban olduğu için en sevdiğim denmez bir tanem..annen de baban da bir tane."
Sesi hafif sinirliydi ama Rüya'nın anlayacağı bir sinir değildi bu. Onu kendine çekip sarıldığında kızımızın başı artık omzundaydı.
"Denize gidelim mi.?" Heyecanlı sesiyle konuştuğunda yorgunlukla yatağa yayılıp tavana baktım.
Asla yorulmuyordu.
Dün Emir yorgunluktan erkenden uyumuştu ama Rüya her sabah aynı enerjide uyanıyordu.
"Bugün piknik yapacağız denize gidemezsiniz." Diyerek araya girdiğimde Emir rahat bir nefes vermişti.
Onun kolunu okşadığımda elime uzanıp öptü.
"Baban bize mangal yaksın...çok güzel olmaz mı.?"
Emir'in yaptığı mangala aşık olabilirdim. Her gün yapsa her gün yerdim.
"Bal gibi olur." Diyen kızımızla biz birbirimize bakıyorduk. Emir şaşkın şaşkın bana bakarken omuzlarımı indirip kaldırdım.
Bizim kızımız çok akıllıydı ne yapalım yani.
Akıllı, konuşkan, tatlı, güzel, düşünceli..daha bir çok özellik.
Onlara biraz yaklaşıp Rüya'nın saçlarından öptüm. Yüzü Emir'in boynunda olduğu için göremiyordum.
Hava yeni yeni aydınlanırken gözlerim hafifçe kapandı. Yanımdaki ikiliden bir kaç dakika ses gelmeyince gözlerimi açtım.
Emir gözlerini kapatmış kızımıza sarılı bir şekilde uyuklarken kolumu onlara uzattım. Rüya'nın bedeninin üstünden kolumu uzatarak Emir'e sarılıyordum.
Emir gözlerini açıp bana baktıktan sonra kolumu öpmüştü.
Rüya'yı iki koluyla sarmaladığı için bana dokunamıyordu.
Gözlerimi tekrar kapatıp kendimi huzurlu bir uykuya bıraktığımda son hatırladığım uykumun arasında yüzümden ve boynumdan öpülmemdi.
Ağrıyan karnımla uyandığımda yüzüm hızla buruşmuştu.
Dün ilaçlarımı almadığım için kötü bir ağrıyla uyanmıştım.
Yatağın diğer tarafına baktığımda beraber uyuduğum ikiliyi göremeyince yataktan çıkıp çekmecelerde ilaç aramaya başladım.
"Nereye koydum."
Bir elim karnımda diğeride çekmecenin içinde acı içinde kıvranıyordum.
Neredeyse iki hafta olmuştu bu kadar ağrıması normal miydi yoksa ben mi yanlış bir şey yapmıştım.
Dedikleri gibi dikkat etmiştim.
Emir dışında..
Sanırım biraz fazla zorlamıştım.
Dolanıp Emir'in tarafındaki çekmeceyi açtığımda odanın kapısı da açılmıştı.
"Anne uyandın mı.? Noldu.?" Rüya hızla yanıma gelip dizlerimin yanına çömeldiğinde yanağını okşadım.
"Bir şey yok bir tanem...hiç ilaç kutularını gördün mü.?" Başını salladı.
"Bizim odamızda."
Onun kaldığı odayı diyordu.
"Getirir misin bana." Kaşları çatılmış telaşla bana bakmaya başlamıştı. Elimi karnıma attığımda koşar adım odadan çıktı.
Ağrım geçince kocaman öpecektim bu kızı.
"Bunlar mı anne." Elinde ilaçlarımı görünce gözlerim parladı.
"Bunlar bir tanem." Hemen alıp içtim.
Emir'in tarafındaki şişeye uzanıp suyu da içtiğimde sırtımı yatağa dayadım.
Rüya'nın elleri üst bacağıma tutunmuş bir şekilde korkuyla bana bakıyordu.
"İyiyim meleğim karnım ağrıdı sadece."
"Babamı çağırayım." Gitmişti.
Hareketleri o kadar hızlıydı ki tutamıyordum.
Atom karınca.
Bir kaç dakika sonra odanın kapısı sertçe açıldığında Emir kucağındaki kızımızı yatağa bırakıp yanıma eğildi ve yüzümü elleri arasına aldı.
"Noldu.?" Karnımı tuttuğum elimi tuttu.
"Dikişlerin mi ağrıyor.? Bir şey mi olmuş.?"
"Dün akşam ilaçları içmedim dikiş yerleri acıdı şimdi geçiyor.." Rüya'ya baktım.
Telaşla babasının omzumdan tutuyordu.
"Rüya ilaçları getirince hemen geçti." Rahatlaması için uzanıp kızımın elini öptüm.
"Siz nerdeydiniz.?" Dedim.
İkisi de tedirgin bir şekilde bana baktıklarından dolayı cevap vermediler. İkna olmaları için gülümsedim zaten ağrı yavaş yavaş geçiyordu.
"Gel güzelim." Emir beni kucaklayıp yatağa bıraktığında Rüya hemen yanıma gelip elini karnıma koymuştu.
"Baba annemin yemeğini odaya getirelim o çıkmasın yataktan."
Ben bu çocuğu gerçekten yiyecektim.
"Ama iyiyim ben bir tanem beraber yiyelim." Sanırım kahvaltı hazırlıyorlardı.
Emir'in ailecek baş başayken aşçı olması hakkında.
İkisinde elini tutup yataktan kalkmaya çalıştım.
"Hadi gidelim çok acıktım ne yaptınız.?" Emir benimle beraber kalktıktan sonra kızımıza uzanıp kucağına aldı.
"Ağrın varsa uzan Duru." Rüya'da babasına katılır şekilde başını sallıyordu.
"Hadi." Diyip onun elini tuttuğumda hep birlikte odadan çıkmıştık.
Ağrımı onlara belli edip telaşlandırmak istemedim.
"Babaannem aradı onunla konuşuyorduk..babamla markete gittik ay market değil bakkal." Hangi ara yapmışlardı bunları.
Saat kaçtı.
"Çok mu uyudum saat kaç."
Emir parmağıyla elimin üstünü okşadı.
"On bir buçuk." Çok uyumuştum.
En son altı yedi gibi üçümüz uyumuştuk ama baba kız uyanıp beni yine dışlamışlardı.
"Annem ne diyor.?"
"Bizi merak etmiş nasılsınız dedi." Başımı salladım anladım der gibi.
"Rüya'yı özlemiştir." Dediğimde elini belime atmıştı.
"İkinizi de çok özlemiş." Gülümsedim.
Elim karnıma gittiğinde acının hafif hafif geçtiğini hissetmiştim.
"Baba." İçeriye doğru yürürken Rüya'nın konuşmasıyla Emir elimi bıraktı ve ikisi benden ayrıldı.
"Anne sen geç biz birazdan yanına geleceğiz." Onun sesindeki heyecanla bir şeyler yaptıklarını anlamıştım.
Sevdiğim bir yemek mi almışlardı.
Bahçeye kurdukları kahvaltıya bakıp gülümsedikten sonra yerime oturdum.
Rüya'nın heyecanlı çığlığını duyduğumda gülümsedim. Ne karıştırıyordu bunlar.
"Anne gözlerini kapat.!"
"Kapattım." Diye seslendim.
Rüya'nın sesi yakından gelmeye başladığında önüme bir şey bırakmışlardı.
"Aç şimdi.!"
Önümdeki büyük gül buketiyle otuz iki diş gülerek ikisine baktım.
Ellerinde birer tane daha vardı. Kalbim erişmişti onları öyle görünce.
"Beni ağlatmak mı istiyorsunuz."
Ayağa kalkıp babasının kucağında olan kızımın iki yanağını öptükten sonra Emir'e baktım.
Morali bozuktu, az önce beni o halde gördüğü için hemen iyi olduğuma inanmamıştı ama Rüya var diye bir şey dememişti.
Kollarımı hemen boynuna sarıp boynunun kenarından öptüğümde boşta olan kolu belimi kavradı.
"Çok mutlu oldum teşekkür ederim." Dedim ikisine bakarak.
"Başka bir şey aldınız mı.? Yiyecek falan."
Emir'le barışınca iştahımız açıldı.
Gerçekten öyleydi.
Onunla barıştığımda üç yıldır hiçbir şey istemeyen canım sürekli bir şeyler istiyordu.
Hamile olmadığım için bu normal değildi. En son Rüya'ya hamileyken böyleydim.
"Canın bir şey mi istiyor gidip alayım." Başımı iki yana salladım.
"Aldıysanız yerim diye sordum, bir şey istemiyorum." Rüya'yı yan tarafıma bıraktığında ben de oturmuştum.
Emir tekrar içeriye girdiğinde her şeyi ona yaptırdığım için arkasından gittim.
"Emir." Mutfakta değildi.
Fırındaki poğaçalara baktım. Poğaça almışlardı.
"Niye ayaktasın geç hemen." Kolumdan telaşla tuttuğunda hemen onu durdurdum.
"İyiyim ağrım yok..uyandığımda vardı ilaçları içince hemen geçti." Gerçekten geçmişti.
Karnımı okşadı.
"Şu siktiğimin ilaçlarını vaktinde iç." Başımı sallayıp kollarımı boynuna doladım.
"Sen bana çiçek mi aldın." Yanağını öptüm.
"Çok mutlu oldum teşekkür ederim." Yine öptüm.
Yavaş yavaş öpücüklerim boynuna indiğinde beni durdurdu.
"Biraz daha devam edersen odaya çıkmak zorunda kalacağız...kızımızın tek kalmasını istemezsin değil mi.?" Dedi.
Başımı iki yana salladım.
"Odaya çıkmak isterdim...ama kızımız var olmaz." Ondan bir iki adım uzaklaştığım an kolumu tutup dudaklarıma uzandı.
Öpüşürken birleşen bedenlerimle gözlerim kapanmıştı.
Emir dudaklarımı sömürürken elleri kalçamı okşuyordu. Tek ayağımı kaldırdığımda beni kucağına alınca Rüya'nın sesiyle ayrıldık.
Nefes nefeseydik.
"Anne."
"Geliyoruz.!" Diye seslendim.
"Sen geç bir tanem şunları alayım."
Emir fırına doğru giderken ondan önce tabak alıp kapağı açtım. Poğaçaları tabağa aldıktan sonra elini tuttum ve yürümeye başladık.
"Biz aynı yeni evli çiftlere döndük şu an balayında gibi değil miyiz.?" Güldüğümde onunda dudağının kenarı kıvrılmıştı.
"Geç güzelim." Sandalyemi çekip kendi yerine geçtiğinde kahvaltımızı hızlıca yapmıştık. İkisi Rüya'nın ısrarıyla denize gittiğinde evde kalıp piknik için et ve tavukları ayarladım.
Deniz'de baya bir vakit geçiren ikili yarım saat önce eve gelmişlerdi.
"Tekneyle açılalım mı.? Yoksa sahile mi ineceğiz.?." Konuşan kocama döndüm.
"Bahçede piknik yapacağız." Başını sallayıp beni tekrar kolları arasına aldı.
Rüya yan tarafta ayaklarını babasının dizlerine uzatıp çizgi filmini izliyordu.
"Çok yorduk seni değil mi.?" Göğüsüne elimi koydum.
"Saçmalama." Saçlarımdan öptü.
"Yemekleri artık ben yapacağım." Gözlerimi kısmış hareketlerini izlerken ilk telaşlı ses kızımızdan gelmişti.
"Anne hayır." Ağlar gibi konuştuğunda şaşkınlıkla ona bakıyordum.
"Rüya getirtme beni yanına." Babasına yapıştı.
"Sana omlet yapacağım." Dediğimde Emir'in kulağına bir şeyler diyordu.
"Tamam bir tanem." Emir onu onaylamıştı.
"Bir daha ikinizde benimle konuşmayın." Yanlarından kalktığımda merdivenlerden hızlıca çıkıp odaya girdim.
Pikeyi kafama kadar çekip uzandığımda yemek yapamıyorum diye üzülmüştüm. Her şey Emir'e kalmıştı.
Rüya onu istiyordu benimle gitmiyordu denize. Yemeklerimi de yemiyorlardı.
Odanın kapısı açıldığında görünmesem bile aynı pozisyonda arkamı döndüm.
Pikeyi sıkıca tutuyordum.
"Duru."
Tek gelmişti.
Rüya olsa şimdiye kadar çoktan konuşmuştu.
"Konuşma benimle." Dedim.
Omzuma dokunan ellerle kıpırdandım.
Örtüyü yüzümden çektiğinde gözlerimi sıkıca kapattım.
"Bugün alıngan mıyız biraz."
Sanırım öyleyiz.
"Güzelim ben ne yaptım...tamam yemekleri sen yap."
Gözlerimi açtım.
"Yapamıyorum." Diyip kollarımı ona uzattığımda hemen eğilip bana sarıldı.
"Ben de bilmiyorum güzelim...et ve balık kızarttım sadece diğer günler dışarıda yemedik mi.?"
Başımı salladım.
"Herkes yemek yapacak diye bir şey yok..hem senin yapmaman daha iyi."
"Niye.?" Dedim güzel bir şey diyecek sanarak.
"Hastane biraz uzak."
Omzuna vurduğumda ayrılmaya çalıştım ama izin vermedi. Gülüyordu.
"Rüya abartıyor o kadar kötü yapmıyorum."
"Evet bir tanem."
Saçlarımı okşayarak öptüğünde derin bir nefes aldım.
"Bugün gerçekten alınganız."
"Öyle miyim.?" Dediğimde ne diyeceğini dikkatle bekliyordum.
Tezgah lan bu.
"Değilsin güzelim." Gülümsedikten sonra üstüne çıkarak ona sarıldığımda arkaya doğru devrilmişti. Kucağına çıkıp yüzünün her yerini öperken halinden memnunmuş gibi gözlerini kapatmıştı.
"Yerim seni." Dedim alnından öperek.
"Yiyorsun zaten sırtımı göstereyim mi.?" Güldüm.
"Diyorum ki akşam be.."
"Baba.!" Ve kapı açılmıştı.
Emir başını arkaya atarak ben de onun üstünde uzanarak kızımıza baktık.
Gözlerini kısıp ne yaptığımızı anlamaya çalışırken kendimi hemen yatağa attım. Emir'de kendini toparlayıp oturur pozisyona geldiğinde boğazımı temizledim.
"Napıyosunuz.?"
"Oturuyoruz..yani baban sizinle barışmam için beni ikna ediyordu."
Yavaş yavaş yanımıza yürüyüp Emir'in kolları arasına girdi.
"Canın acıdı mı baba... annem resmen üstüne yatmıştı o ağır." Emir'in göğüsünü sanki yaralıymış gibi okşarken dudaklarımı birbirine bastırdım.
"Annem seni boğuyor muydu.?"
"Rüya.!" Dedim kızgın bir şekilde.
Suçu hemen bana atıyordu.
Emir'in kahkahası yankılandığında ona bakarak gülümsedim.
"Hayır bir tanem annenle barışmak için konuşuyordum sonra yatağa düştük." Yani bu daha mantıklı bir açıklamaydı.
"Hadi denize gidelim!" Dediğinde Emir'in surat ifadesine güldüm.
Gülerek yataktan çıktım.
"Hayır piknik yapacağız bir daha deniz yok bugün." Yarın eve dönüyorduk.
"Ama anne." Saçlarını okşadım.
"Ben malzemeleri hazırladım sizi bekliyorum." Koşarak odadan çıktığımda hemen mutfağa geçip etleri çıkarttım.
Yemek olana kadar yiyeceğimiz sandviçleri çıkartıp sepete koydum.
"Ver bir tanem ben bunları götüreyim." Emir kucağında kızımızla beraber geldiğinde hemen sepeti almıştı.
"Ben de diğer sepeti hazırlayıp geliyorum."
Diğer sepette pasta vardı.
Öğlen onlar denizdeyken gizlice gidip aldığım pasta.
Rüya'nın doğum gününü zaten kutlayacaktık ama ailecek ayrı kutlamak istiyordum.
İlk defa üçümüz kutlayalım istedim.
Sepete her şeyi atıp peşlerine takıldığımda evden biraz uzaklaştık. Aşağıda mangal yakılacak yer ve banklar vardı.
Emir Rüya'yı masaya oturtmuş ateşi yakarken ben de elimdekileri masaya bıraktım.
"Bizim bahçede mi yapsaydık güzelim."
Kaşlarımı kaldırdım.
"Piknik diyorum Emir evde niye piknik yapalım burası güzel." Ev biraz üstümüzde kalıyordu.
Masayı hazırlayıp tabakları dizerken Rüya yaptığım sandviçleri çıkarttı.
"Bunu şimdi yiyebilir miyim anne."
"Yiyebilirsin bir tanem." Minik elleriyle sardığım peçeteyi açıp ısırık aldığında gülümseyerek onu izliyordum ta ki ağzındaki lokmayı yere atıp öğürene kadar.
"Noldu.!" Yanına gidip masaya bıraktığı sandviçten ısırdım.
Rüya gibi ben de çiğnemeden çıkarttığımda Emir'de telaşla bize bakıyordu.
"Annem sandviçe şeker koymuş baba."
Gözlerimi açarak ona baktım.
"Rüya."
Emir dudaklarını birbirine bastırıp beni kendine çektiğinde hızla kollarımı beline sardım.
"Emir rezil oldum...Rüya şimdi herkese anlatacak."
Bedeni sallandığında güldüğünü anlayıp etini sıktım.
"Söyle kimseye söylemesin tamam mı.?" Saçlarımdan öptü.
"Tamam bir tanem ben halledeceğim."
Kızımıza döndü.
"Onları annen değil ben yapmıştım meleğim..tuz sandım ama şekermiş."
"Bu kadar beceriksizlik olmaz ama." Dediğimde Emir'in başı hızla bana dönmüştü.
"İnandırıcı olsun diye şey yaptım." Fısıltıyla konuştuğumda bir şey demeden geri Rüya'ya döndü.
Rüya babasının anlattıklarına gülerken bu olaydan da sıyrıldığım için mutlulukla tekrar sofrayı hazırlamaya döndüm.
Pastayı üçümüz keseceğimiz için içim kıpır kıpırdı.
Emir etleri pişirip oturduğunda karnımda yer kalmayana kadar yemiştim.
"Doydun mu.?" Karnımı okşadığında gülüp başımı salladım.
"Elime sağlık patlayacağım şimdi." Elleri yüzümü bulduğunda yanağımı hemen avcuna yasladım.
"Afiyet olsun güzelim...her istediğinde yaparım." Göz ucuyla Rüya'ya bakıp bize bakmadığından emin olduktan sonra hızlı bir şekilde Emir'in dudaklarından öptüm.
"Seni çok seviyorum." Yüzümü tutup dudaklarıma yapıştığında şaşkınlıkla kendimi geri çektim.
"Rüya gördüğü her şeyi anneme anlatıyor." Diye fısıldadığımda dudakları yanaklarıma değiyordu.
"Anlatsın."
"Anlatsın." Dedim taklidini yaparak.
"Baba denize mi gitsek hem denize girmek küçük çocuklara çok iyi geliyormuş."
Kahkaha atıp alnımı Emir'in koluna koyduğumda kızımızın gerçekten bir cadı olduğunu düşünüyordum.
"Gidelim bir tanem nereye diyorsan gidelim."
Ve çığlık sesi.
Rüya sevinçle kollarını kaldırıp istediğini aldığı için kısık sesle çığlık atmıştı.
"Denizden sonra banyoya gireceğiz." Ona da başını salladı.
Emir'i görünce çocuğuma bir şeyler olmuştu.
Banyodan nefret ediyordu ama Emir'le beraber yıkadığımızda çok seviyordu.
"Hadi gidelim." Rüya ayağa kalkıp Emir'in kucağına tırmanmaya çalıştığında ben de hemen ayağa kalkıp yan taraftaki sepeti kaldırdım.
"Arkanızı dönün size bir sürprizim var."
Rüya'nın gözleri kocaman açıldığında ben de onun gibi gözlerimi kocaman açtım.
"Gerçekten mi.?"
"Gerçekten aşkım...hadi dönün." Emir göz kırpıp ne olduğunu sorduğunda bakışlarımla arkasını dönmesini söyledim.
3 tane beyaz mum koyup yaktığımda onların önüne bıraktım ama arkaları dönük olduğu için göremiyorlardı.
"Dönün."
İkisi de hızlıca döndüğünde Rüya elleriyle ağzını kapatıp şaşkınlık nidaları çıkarttı.
Emir öyleyece pastaya bakıyordu.
"Önce üçümüz kutlayalım dedim."
Gözleri bana döndüğünde öyle bir bakmıştı ki iki adımla yanına gidip kollarımı boynuna sardım.
"Bugün benim doğum günüm mü anne." Gülerek Emir'in dizinde duran kızıma baktım.
"Bugün değil ama biz bir hafta erken kutluyoruz bir tanem...sen ben ve baban ailecek kutlamak için pasta yaptırdım."
Ellerini çırpmıştı.
Emir'in boynundan öpüp tekrar ayağa kalktığımda o da iç çekip elini belime koydu.
"Hadi mumları üfleyeyim Kaan'da üflüyordu." Rüya iki yaşında olan doğum gününü çok hatırlamadığı için bir kaç ay önce Kaan'ın doğum gününde mum üflemesini çok sevmişti ve bayadır bu anı bekliyordu.
"Üfleyelim bir tanem ama önce içinden çok istediğin bir şeyi dile.."
"Babam bir daha gitmesin...annem ve babam çok mutlu olsun, annem hiç hasta olmasın." Birden duyduğum cümlelerle nutkum tutulmuştu.
Dileklerinin hepsi bizimle ilgiliydi.
Başka çocuklar gibi oyuncak ya da bir yerlere gitmek istememişti. Emir'i dilemişti.
Gözlerim dolduğunda hemen kendime hava yapıp gülümsedim. Emir'in benden daha kötü olduğunu bildiğim için elini sıkıp Rüya'yı oyalamaya çalıştım.
"İçinden dileyeceksin bir tanem."
"Ama içimden dilersem babam duymaz ki...bir daha bizden ayrılmasın." Başını babasının karnına koyduğunda Emir onu hızla sarmalamıştı.
"Ben zaten bir daha sizden ayrılmayacağım bir tanem başka bir şey dile hemen gerçekleştireyim."
Saçlarından öpüyordu.
Beni de kendine iyice çekip sarılırken diğer dizine oturmamı sağlamıştı.
Bir dizinde ben diğer dizinde Rüya oturuyordu.
Bana dönüp dudağımdan öptüğünde ben de onu öptüm.
"O zaman birazdan babamla denize girmeyi diliyorum." Şımarık bir edayla kucağında olduğumuz adama bakarken Emir dayanamamış gibi onu havaya doğru kaldırdığında kızımızdan kahkaha sesleri yükseliyordu.
"Ölürüm lan sana...pastanı ye hemen gidelim." O gülerek başını sallarken hala babasının kolları arasında havada duruyordu.
"Hadi mumları üflesin." Dedim çünkü mumlar yarıya kadar gelmişti.
Rüya'yı tekrar dizine bıraktığında üçümüzde masanın üstündeki pastaya döndük.
"Biz sayalım Rüya'da üflesin." Emir konuşmamla beraber başını sallayıp pastayı yaklaştırdığında Rüya nefesini içine çekip bize baktığında hemen saydık.
"1,2,3!"
Mumlar söndüğünde kocaman alkışladım. Rüya da benimle beraber alkışlarken Emir ikimize sarılmakla meşguldü.
"Anne bir daha." Mumları tekrar yaktım.
"Baba beraber üfleyelim."
"Annende gelsin üçümüz üfleyelim meleğim olur mu.?"
Rüya hemen başını sallamıştı.
"O zaman tekrar üçe kadar sayıyorum." Dedim ve hemen saymaya başladım.
"1..2..3." Bu sefer üçümüz beraber mumları söndürdüğümüzde tekrar alkışladık.
Rüya sevinçle Emir'in dizinin üstünde ayağa kalkıp babasına sarıldığında ben de diğer dizinde oturduğum adama kızımız gibi sarıldım.
"Ne diledin baba." Gülüyordum bu kızın sorularına.
Kendi doğum günü pastasında Emir'in ne dilediğini soruyordu.
"Senin dileklerinin kabul olmasını diledim." Rüya tekrar ona sarıldı.
"Sen dünyanın en en en iyi babasısın!"
Emir duyduğu cümleyle bir süre bana baktı.
Elimi yüzüne koyup okşadığımda alnının kenarından öpüp dizinden kalktım ve birazdan pasta isteyecek olan bebeğime yarım dilim kesip tabağına koydum.
Emir ve kendime de kesip tabaklara koyduğumda tekrar yanlarına geçtim.
Rüya pastasını her yerine bulaştırarak yerken bizde onun yüzünü silmekle meşgul olmuştuk.
Hep beraber toplanıp eve geçtiğimizde ikisi hazırlanıp denize gittiler. Terasa çıkıp kahve içerek onları izliyordum.
Bir yandan da geçen gün haberim olmadan çekilen fotoğraflarıma bakıyordum.
@MAGAZİNMAG
EMİR AKSOY VE DURU AKSOY ÇİFTİ TATİLDE! BİR TATİL KÖYÜNDE BULUNAN EVLERİNDE ÜÇ GÜNDÜR TATİL YAPAN ÇİFT İLK KEZ GÖRÜNTÜLENDİ. EMİR AKSOY KAMERALARA TAKILMAMIŞ AMA DURU AKSOY OBJEKTİFLERİMİZE TAKILMIŞ.
ÇİFT HAKKINDA SÜREKLİ BOŞANMA HABERLERİ ÇIKARKEN ONLAR KIZLARINI DA ALIP BİRLİKTE AİLECEK TATİLE GİTMİŞLER. SEVİYOR MUYUZ AKSOYLARI. BU ARADA DURU SANKİ HAMİLE GİBİ DEĞİL Mİ.? YOKSA BANA MI ÖYLE GELİYOR.
321.576 beğenme 15.943 yorum
@instagramkullanıcısı: Karnı dümdüz aq
@instagramkullanıcısı: ay kadın çok güzel be
@instagramkullanıcısı: kızları nerede
@instagramkullanıcısı: Emir'in yüzünü ağaçlar kapatmış şaka mı
@instagramkullanıcısı: Serpil doğan beğenmiş ahahahaha hamile galiba.
@instagramkullanıcısı: kadının her ay hamile haberi çıkıyordu şimdi tekrar başladık
@instagramkullanıcısı: ben bunları sevmiyorum sadece emiri seviyorum
@instagramkullanıcısı: Duru Emir'in ona sarıldığı fotoğrafta hamile gibi çıkmış cidden.
@instagramkullanıcısı: ay bu çift bana aşırı hot geliyor seviyorum.
@instagramkullanıcısı: Kocamın bu kadınla evli olduğunu söylüyorlar inanmak istemiyorum.
@instagramkullanıcısı: Emir'in annesi haberi beğenmiş.
@instagramkullanıcısı: bencede hamile
@instagramkullanıcısı: of mesleğe ne zaman dönecek resmen kardeşinin ölümünden sonra her şeyi sildi.
@instagramkullanıcısı: Çok güzeller
@instagramkullanıcısı: Emir'in evlenip çocuk yapacağını düşünemezdim bile ama yaptı
@instagramkullanıcısı: Duru çok egolu sevmiyorum
Bir kaç yorum okuyup telefonu yana bıraktım.
Emir çok yorulmuştu.
Ben bir saat bile yüzünce kendime gelemiyordum ama o kaç gündür Rüya için 5-6 saat yüzüyordu.
Sipariş ettiğimiz yemekler geldiğinde sofrayı hazırladım.
Bunu yapabiliyoruz.
Aslında yemekte yapabilirdim ama ortam müsait olmuyordu.
"Sanki kendisi aşçı." Dedim söylenerek.
"Ben sana zehir versem çok güzelmiş diyip yemen lazım...kızı da aynı ona çekmiş."
"Kızı mı.?" Duyduğum sesle irkilerek arkamı döndüğümde kapı kenarına yaslanıp beni izleyen adamla dudaklarımı birbirine bastırdım.
"Emir."
"Sen benim dedikodumu mu yapıyorsun.?" Bana doğru gelmeye başladığında ellerimi sallayarak itiraz ettim.
"Dedikodu iki kişiyle yapılır ben düşüncelerimi dıştan söylüyordum."
"Düşüncelerinde bana zehir vermek mi var Duru." Kendimi tutamadan güldüğümde beni hızla kendine çekmişti.
Ellerim göğüsündeyken o bedenlerimizi birleştirip alnımdan öptü.
"Zehir değil yemek yapıp yedirmek var."
"Aynı şey." Dedi anında.
"Ne yazalım.?" Sorumla kaşları çatıldı.
"Nereye.?"
"Mezar taşına diyorum ne yazalım." Omzunu ısırdığımda beni kucaklayıp omzuna attı.
"Sen iyice yamyam oldun...tamam yemekleri kötü yaptığın için aç olabilirsin ama beni niye yemeye çalışıyors.."
"Emir.!" Sırtına vurmam onu güldürdüğünde sırtınıda ısırmaya çalıştım ama olmadı.
Her şeyi tersten gördüğüm için başım dönmüştü.
"Rüya nerede.?"
"Annenle işimiz var bugün eve gelme dedim."
Sesli bir şekilde güldüğümde beline doğru sarıldım.
"Benim artık seninle işim olmaz...yemeklerimi seven birisini bulac.."
"Küfür ettirme bana." Sinirlenmişti.
"Sinirlendin mi sen."
"Yemeklerini sevecek birisi olmadığı için sinirlenmedim."
"Emir elimde kalacaksın sus artık.!"
Az önce okşadığım sırtına şimdi vurmuştum.
Gülüyordu.
"Ne bu espriler noluyor sana...erkek dediğin çok konuşmaz edebiyle susar ve karısına hizmet eder." Söylediklerimi takmadan yürümeye devam etti.
Odamıza girdiğimizde beni yavaşça yatağa attı.
"Karıma hizmet etmeyi seviyorum." Üstümdeki tshirtü hızla çıkarttığında güldüm.
"Ben de kocama hizmet etmeyi seviyorum." Tshirtünü çıkarttım.
O kapıyı kilitleyip tekrar yanıma geldiğinde bir kaç saat kendimizi tüketmiştik. Duş alıp Rüya'nın kaldığı odaya gittiğimizde her zamanki gibi üçümüz beraber uyumuştuk.
Tekne hareket etmeye başladığında huysuz huysuz kucağımda oturan kızımın saçlarını örüyordum.
"Ben burada kalmak istiyorum gitmeyelim."
"Annecim babanın işleri var zaten sen istiyorsun diye dört gün fazla kaldık."
Omuzlarını indirip kaldırdı.
"Babam çalışmasın artık."
Tamam.
"Rüya babanın işleri var bir tanem hem bir daha geleceğiz diye söz verdik niye böyle yapıyorsun."
"Yani bugün oraya geri dönemez miyiz.?"
Başımı olumsuz anlamda salladığımda gözlerini kocaman açarak bana baktı.
"Anne."
Bir şey yapmıştı.
"Ben birlikte uyuduğum oyuncaklarımı geri dönelim diye evde sakladım." Şimdi gözleri kocaman açılan taraf bendim.
Rüya onlarsız uyuyamıyordu.
Hızla Emir'in yanına gidip söylediğimde geri dönmüştük.
Rüya'nın sakladığı bebekleri alıp tekrar yola çıktığımızda üç saatlik bir yolculuğun sonunda marinaya yanışmıştık.
Rüya koltukta uyurken Emir onu kucağına alıp benimde koluna girmemi sağladığında bizi bekleyen adamların yanına gelmiştik.
"Abi hoş geldiniz...hoş geldin yenge." Yusuf'a gülümsedim.
"Naber Yusuf." Biz konuşurken Emir Rüya'yla arabaya doğru yürümeye başlamıştı. Üçümüz yavaş yavaş onların arkasından gidiyorduk.
"İyi çok şükür." Yusuf konuştuktan sonra Serhat'a döndüm.
"Sen yine mi geldin." Dedim.
"Geldim kör müsün." Dediğinde gözlerimi kıstım.
"Gaye'nin flörtü de gelecekti o nerede." Serhat sinirle önce etrafa sonra Yusuf'a baktı.
"Flörtü mü var.?" Diye sorduğunda gülmemle bana döndü.
"Var tabi olamaz mı.?"
Ağzının içinden bir şeyler dedi.
Sen dur daha Serhat efendi.
Yusuf alttan alttan gülerken ifademi ciddileştirip Serhat'a baktım.
"Kaan'ın da çok sevdiği birisi...tabi onun sevmesi Gaye içinde önemli resmen oğlu seviyor diye adama çekiliyor." Elleri yumruk olmuştu.
Kolumu omzuna attım.
"Öyle bir elime düştün ki Serhat...sen bundan sonra benden kork." Yusuf güldüğünde hızlı adımlar atarak kocamla kızımın yanına gelmiştim.
Arkamı dönerek şaşkın şaşkın bize bakan Serhat'a elimle sen bittin işareti yapıp tekrar önüme döndüğümde Yusuf'un yüksek kahkahasını duymuştuk.
"Bulaşma Duru."
Kaşlarımı çatarak ona döndüm.
"Elime fırsat geçmiş bırakır mıyım.?" Kafasını salladığında koluna girip sarıldım.
Sonunda arabaların olduğu yere geldiğimizde Yusuf kapımı açacağı sırada ondan önce davranıp açtım.
"Sen mi kullanacaksın abi." Emir ona evet anlamında başını salladığında Yusuf yan tarafa bindi.
Biz Rüya'yla arkadaydık.
Serhat öndeki araca geçmişti.
Yusuf yol boyu biz yokken neler olduğunu rapor ederken gözlerim kapandı. Rüya'nın başı bacaklarımda olduğu için saçlarını okşuyordum.
Acaba eve gittiğimizde Emir bizimle mi gelecekti yoksa kendi evine mi gidecekti. Ya da bizi çağıracak mıydı eve.
Beraber geçirdiğimiz beş günde hayatımın en mutlu ve en duygusal günlerini yaşadığım için buradan düşmek istemiyordum.
Emir beni en tepeye çıkartmıştı ve ben düşmekten çok korkuyordum.
Kırılmaktan ve en önemlisi onsuz kalmaktan deli gibi korkuyordum.
Beni sevmemesinden, uzaklaşmasından korkuyordum.
Eskisi gibi beraber yaşamak ister miydi.?
Seviyorsa ister..
Her şeye rağmen beni seviyordu.
Ben artık ondan bir saniye ayrı kalmak ya da yaşamak istemiyordum ve aynı evde yaşamamızı söylemesini deli gibi istiyordum...yaşadıklarımız sadece tatile mi özeldi yoksa normalde de mi öyle olacaktık hiçbir fikrim yoktu.
Kapı açılma sesiyle irkilerek başımı çevirip arabadan inen ve kapımı açan adama baktım.
"N'oldu.?" Kemerimi açıp içeriye doğru eğildiğinde başımı omzuna koyup sarıldım.
Bedeni hala dışardaydı.
"Bir şey yok yorulmuşum."
Başımın üstünden öptü.
"N'oldu Duru." İnanmamıştı.
Omzundan öpüp geri çekildim.
"Gerçekten yorulmuşum öyle durgunlaştım Rüya uyanmasın çıkalım hadi."
Diğer tarafa geçip kızımızı kucağına aldıktan sonra bizim eve doğru yürümeye başlamasıyla içimde bir şeyler sebepsizce kırıldı.
Emir burada kalmazdı.
Sanırım bizde onunla kalmayacaktık.
Düşen omuzlarımla beraber onları takip ederken odamıza gelmiştik. O Rüya'yı odaya bırakıp yanıma geldiğinde alnımdan öptü.
"Yemek yeme birlikte yeriz evde bir kaç işim var haber veririm." Gülümseyip başımı salladım ama ağlamak istiyordum.
"Tamam." Sıkıca sarıldım.
Sanırım yaşadıklarımız tatile özeldi.
Hep öyle olmak istemiştim. Hep yanımızda olsun, aynı evde yaşayalım..
Son kez öpüp hızlı adımlarla gittiğinde yatağın kenarına oturup ellerimle yüzümü kapattım.
Bir süre öyle kalakaldıktan sonra duşa girdim.
Gelmeden önce Emir'le de beraber duş almıştık.
Düşünme.
Üzerime uzun beyaz pijamalarımı giyinip odaya döndüğümde yatağın kenarında titreyen telefonumu hemen elime aldım.
"Anne." Dedim açarak.
"Duru, Emir'deyim gelebilir misin biraz konuşalım seninle."
"Gelirim...istersen sen gel kimse yok rahatça konuşuruz."
"Beni yorma çık gel buraya." Onaylayıp kapattım.
Rüya'yı öpüp üstümü değiştirmeden evden çıktığımda bahçeye girmiştim bile.
Sanırım daha çok böyle gidip gelecektim.
Kapı açıldığında yardımcı kız annemin çalışma odasında olduğunu söyleyince merdivenlerden çıkmıştım.
Ev bir tık boya kokuyordu.
Çalışma odasının kapı kulpunu tuttuğum an belime sarılıp beni kendine yaslayan kollarla gülümsedim.
"Çiçek bahçem gelmiş." Boynumu öptü.
"Annem çağırdı bir şeyler kon.."
Emir gülmeye başladığında beni kendine çevirmişti.
"Seni ben çağırdım güzelim." Anlamayarak ona bakıyordum.
"Beni hala karımın ne düşündüğünü anlamayacak bir adam gibi mi görüyorsun.." Saçlarımı okşadı.
"Ben artık ikinizden ayrı uyuyabilir miyim sence.?"
"Uyuyamaz mısın.?" Dedim heyecanlı ama kısık sesimle.
"Uyuyamam bir tanem...ben artık sensiz uyuyamam." Gözlerim dolduğunda kollarımı sertçe ona dolayıp sarıldım.
"Aynı evde yaşamak istiyor musun.?" Yine gülmüştü.
"Benim karım neden bir türlü akıllanmıyor." Yüzümü tuttu.
"Bu soruyu bir daha sorma...cevabını net bir şekilde belli ettiğimi düşünüyordum ama sen hala anlamıyorsun."
Bakışlarımı kaçırdım.
Emir sıkıntıyla nefesini verip dudaklarını alnıma bastırdığında bir süre hareket ettirmedi.
"Gel." Elimi tutup yürümeye başladığında gözlerimi silerek onu takip ediyordum.
Koridorun diğer tarafına geçtiğimizde bir kapının önünde durduk. Eliyle belime sarılıp bedenimi iyice kendine çektiğinde bana bakarak kapıyı açtı.
İçeriye adım attığım an bedenimi ona yasladım.
"Emir.." Dudaklarım titrerken ona bakmadan kollarımı tekrar boynuna doladığımda hıçkırdım.
"Konuştuk ve her şeyi bitirdik...devam edeceğiz dedik ama sen hala benim senden ayrı kalabileceğimi düşünüyorsun...at kafandaki düşünceleri Duru. Benim gözümün senden başka hiçbir şey görmediğini gör artık."
"Özür dilerim, özür dilerim...görüyorum." Tek eliyle beni kucağına aldığında bacaklarımı kalçalarına doğru doladım.
"Çok seviyorum seni..bir daha yapmayacağım söz veriyorum."
Boynumdan öpüp dudaklarını oraya gömdü.
"Seni seviyorum bir tanem...ölüyorum sana." Ellerimi yüzüne koyup dudaklarına yapıştığımda öpüşmemiz kısa sürmüştü.
"Bir yere daha bakacağız." Dedi.
"Nereye.?" Cevap vermeden yürümeye başladığında çıkarken hazırlattığı odamıza baktım.
Eşyaların hepsi yeniydi.
Biz yokken her şeyi halletmişti.
O kucağında benimle beraber yürürken yüzünün her yerini öpmekle meşguldüm.
"Teşekkür ederim Emir." Bir şey demedi.
Bizim odanın bir kaç metre karşısındaki odada durduğumuzda bana baktı.
"Hazır mısın.?"
Heyecanla başımı salladığımda açmıştı.
Gördüğüm odayla nutkum tutulurken gözlerim tekrar dolmuştu.
Rüya'nın odasıydı.
Ağzım açık bir şekilde odaya bakarken onun heyecanlı sesini duymuştum.
"Beğenir mi.?"
Yutkundum.
"Emir...sen dünyanın en güzel babasısın."
Boynuna sardım kollarımı.
Rüya'ya öyle bir oda yaptırmıştı ki ben bile burada kalmak istemiştim.
"Beğenir değil mi.?"
"Şaşkınlıktan küçük dilini yutacak...bayılacak."
Bizim evde bir odası yoktu. İkimiz beraber uyuduğumuz için sadece oyuncakları ve duvarda bir kaç resim vardı.
Odası olmamıştı.
Yapabilirdim tabi ki ama hiç aklıma gelmemişti. Ben onsuz, o da bensiz uyuyamadığı için düşünememiştim böyle bir şey.
Emir'i o kadar çok öpüyordum ki..
"Sen mükemmelin ötesinde bir babasın."
O da beni öptü.
"Onun için her şeyi yaparım...çok istedim onu...dünyaları istesin ayağına sererim."
Daha sıkı sarıldım.
"Özür di.."
Başını bana çevirmesiyle sustum.
"Bunun için söylemedim."
"Biliyorum." Dedim hemen.
Kapatmıştık biliyorum.
"Tamam susuyorum." Diyip dudağından öptüm.
"Rüya o kadar şanslı ki...o kadar şanslı bir kızımız var ki bazen onu kıskanıyorum." Dudağının kenarı kıvrıldığında gözlerini kaçırdı.
"Düşünsene dünyaya geliyorsun ve baban Emir Aksoy." Güldüğümde o da benimle beraber güldü.
"Düşünsene annesi Duru Aksoy." Dedi benim taklidimi yaparak.
"Rüya seni çok seviyor...eğer sen bu odayı yaptırmasaydın bile o babasına aşık bir kız olmaya devam edecekti...ama şu an seni benden daha çok sevecek." Son cümlemde gülmüştüm.
"Seviyor mu.?" Başımı salladım sorusuyla.
"Çok seviyor görmüyor musun.? Uyanıyor önce seni soruyor...sensiz uyumuyor." Gülümseyerek odaya baktı.
"Ama annesi de çok seviyormuş onu da arka plana atma." Bana döndüğünde yüzümden sertçe öptü.
"Ben o annesine ölüyorum."
"Annesi de sana." Tek elini yanağıma atıp dudaklarımızı birleştirdiğinde hemen karşılık verdim.
Öpüşmemiz fazla alevlendiğinde hemen odadan çıkıp kendi odamıza geçmiştik.
"Annem evde olm.."
Beni yatağa bırakıp gömleğini çıkarttığında konuştu.
"Annem evde değil gece gelecek."
Ve dudaklarımız tekrar birleşmişti.
Üzerimdekiler kısa sürede çıktığında Emir'le yaşadığımız anılara bir yenisi eklendi.
Beraber yaşayacaktık..
Ayrı evlerde yaşamayacağız artık.
BÖLÜM SONU
Bölüm nasıldı.?
Odaları beğendiniz mi?
Emir'i seviyor musunuz.?
Diğer bölüm artık kaoslara girelim bu kadar softluk yeterli bence..
Birazdan buraya yeni kurgunun tanıtım bölümünü atacağım merak edenler takipte kalsınn.
Oy sınırı 1.2k
Yorum sınırı 700
(Sınırlar geçtiğinde bölüm gelecek)
yeni bölümün alıntısını instagram hesabıma atacağım
Hesabım: minabuse_
Sizi seviyorum.
