Sahte ve Gerçek kitap kapağı

16. bölüm / 47

Sahte ve Gerçek

15. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Buse Mina

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 47Şu an: 15. Bölüm

Oy sınırı 375
Yorum sınırı 170

Beni buradan ve instagramdan takip edebilirsiniz.

İyi okumalar...

Olduğu yerde dururken ona bakmıyordum.

"Ne sikime bana anlatmadın."

Bir şey söylemedim.

"Şimdi veya iki yıl önce ne belasını sikmem ne fark eder Duru.!"

Bağırınca başımı kaldırmıştım.

"Her türlü geberteceğim bir piçi benden iki yıl nasıl saklarsın lan.!"

Sesi şimdi daha gür çıkmıştı.

Daha fazlasını öğrenmiş olmasından korksamda belli etmiyordum. Elini saçından geçirip sinirle soluduğunda iç çektim.

Takımının ceketini çıkartıp karşıya doğru fırlattığında üstünde sadece beyaz gömlekle kaldı.

"Gel buraya." Bunu bekliyormuş gibi ayağa kalkıp hızla onun kolları arasına girdiğimde sıkıca sarılmıştım.

Elleri saçlarımı okşarken düşündüm. Geçen sene bana bu anı yaşayacaksın deseler kahkahalarla gülerdim.

Emir'den başka güvende hissettiğin bir yer olmayacak deseler yine gülerdim.

Çenesi başımın üstündeyken beni daha sıkı sarmaladı.

"Çok sinirliyim." Biliyordum.

Yüzünden uyumadığını ve sinirli olduğunu zaten anlamıştım.

"Sinirim bir süre geçmeyecek." Sesi her zamanki gibi sertti.

Başımı sallıyordum sadece.

"Ne Sedat ne Mustafa bundan sonra yanına yaklaşmayacaklar...bana gelip söyleseydin hesaplarını kesmem beş dakikamı almazdı."

O daha tacize uğradığımı bilmezken bunları yapmıştı. Şiddete uğradığımı düşündüğü için ikisini de mahvetmişti.

Asıl olayı öğrense sanırım öldürürdü. O zamanda biz ölürdük. Şu an bile tehlike altındaydık. Sedat'la konuşmamız lazımdı en kısa zamanda.

Elleri saçlarıma geldiğinde gözlerimi kapattım.

"Ama sen Emir Aksoy'u tanımadığın ve güvenmediğin için söylememen normal."

"Emir." Dediğimde benden ayrılıp odayı terk etmesi 2-3 saniye sürmüştü.

Haklıydı.

Ama yapamazdım. Kendim için kardeşim ateşe atamazdım. Olmazdı.

Şu son bir haftada Emir'le iletişimimiz artmıştı ve onu eksik tanıdığımı yeni yeni görüyordum. Onun hayatta kimseye önem vermediğini zannediyordum. Ta ki arkadaşlarıyla tanışana kadar.

Bana ne kadar soğuksa arkadaşlarına da öyleydi ama onları önemsiyordu.

Seviyordu onları.

Beni sevmediği kadar onları seviyordu.

Bizi de önemsiyor.

Önemsemiyor.

Emir'in arkasından odadan çıktığımda merdivenleri hızla iniyordum.

Salonda yoktu.

Aşağı katta her yere baktıktan sonra kapıyı zorlukla açıp arabasına baktım.

Evdeydi.

Merdivenlerden çıkıp çalışma odasının önüne geldiğimde kapıyı çalmadan içeriye girdim.

Gördüğüm manzarayla adımlar durdu.

Emir koltuğunda otururken Şevval'de onun karşısında masada oturuyordu.

Ve çok yakınlardı.

Emir beni görünce ayağa kalkmıştı ama ben kapıyı geri kapatıp koşar adımlarla odama yürüyordum.

"Duru.!"

Kapıyı kapatıp kilitledikten sonra gözlerimi kapatıp sırtımı kapıya yasladığım gibi kapıya vurulan yumrukla bir iki adım uzaklaştım.

"Aç şu kapıyı."

"Uyuyacağım."

Kapıya sertçe vurdu.

"Kapıyı aç sonra uyursun."

Dolan gözlerimi sildim.

"Misafirinle ilgilen Emir, ben yatıyorum."

"Sinirleniyorum." Onu takmadım.

Yatağın üstündeki örtüyü çekip içine girdiğimde gözlerimi kapattım. Emir'i ilk tanıdığım zamanlarda da Şevval vardı şu anda. Sanırım hayatında sürekli var olacak bir kadındı.

Filiz'den sonra Şevval'e kaptırmıştı sanırım kalbini.

Dolan gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştım ama onun yerine yerimde dönüp durduğum bir kaç saat geçirdim.
En sonunda gözlerim uykusuzluğuma yenik düşerek kapandığında bilincim de aynı şekilde kapanmıştı.

Sabah gelen seslerle beraber yataktan sıçrayarak uyanıp kendimi yere atmıştım.

Odamın camı kırıldığında kulaklarımı kapattım.

Ev kurşunlanıyordu.

Odamın kapısı kırılarak açıldığında gözlerim anında onu bulmuştu. Beni yerde gördüğü gibi yanıma gelip kucağına alınca giyinme odama girmiştik.

"Bir şey yok buradayım korkma."

"Evi kurşunluyorlar." Dediğimde sesim korkuluydu.

"Halledemeyeceğim bir şey değil."

"Emir evi kurşunluyorlar.!" Sesim yüksek çıktığında beni kendine daha çok çekti.

Başım boynundaydı.

Dizlerimi kendime çekmiş bir pozisyonda Emir'in bacakları arasındaydım. Silah sesi çok yakından geldiğinde korkuyla Emir'e baktım.

O da kaşlarını çatarak kapıya bakıyordu.

"İçerideler mi.?" Sesim fısıltılıydı.

Emir yan taraftaki elbiselerimi itekleyip beni dolabın içine bıraktığında elbiseleri tekrar önüme çekmişti.

"Çıkmıyorsun." Elinde yeni gördüğüm silahıyla kapının oradan bana bakarken titriyordum.

"Emir." Dedim ama o susmamı işaret ederek kapıyı dinliyordu.

Yanına gidip koluna dokunduğumda beni tekrar aynı yere bırakmıştı.

"Eve girmişler eğer seni sakladığım yerden çıkarsan işimi zorlaştırırsın güzelim...burada kal sana bir şey olmayacak söz veriyorum."

"Sana bir şey yaparlar mı.?" Emir bir kaç saniye bana baktıktan sonra saçlarımı okşadı ve şaşıracağım bir şey yaparak alnımdan öptü.

Gözlerim otomatik olarak kapanmıştı.

Bedenimi dolaba bıraktıktan sonra elbiseleri tekrar beni kapatacak şekilde önüme çekerken ayağa kalktığında sürgülü kapıyı açıp odanın içine baktıktan sonra adım atarak kapının oraya gittiğinde durup tekrar arkasını döndü.

Üç adımla yanıma geldiğinde yüzümü tutarak saçlarımın üzerinden öpüp hızla çıkmıştı.

Elbiseleri tekrar önüme çekip görüş açımı kapattığımda dizlerim bile titriyordu. Kaç dakikadır bekliyordum bilmiyordum ama odadan konuşma sesleri geldiğinde iyice geriye çekilmiştim.

Emir giyinme odamın kapısını açık bırakıp gitmişti.

Kapalı olursa dikkat çekip beni bulurlar diye bilerek açık bırakmıştı.

Cam sesleri geldiğinde nefesimi tutmuştum.

Birisi odada dolaşıyordu.

Adımları giyinme odasını bulduğunda gözlerimi kapattım. Yanımdan geçtiğini hissederken gözlerimi açtım.

Ayakkabısı tam dibimdeydi.

Bir süre benim olduğum hizada oyalandıktan sonra arkasını dönünce rahatlamıştım.

Bir iki adım attıktan sonra birden arkasını dönüp önümdeki elbiseleri çekince çığlık attım ama o beni saçlarımdan tutmuştu bile.

"Seni arıyoruz Duru hanım." Adam gülerken beni saçlarımdan tutmuş çekiştiriyordu. Ayağına tekme attığımda boğazımı tutup sürüklemeye başlamıştı.

"Ali.! Alın şunu."

Odaya geldiğimizde bu sefer başka bir adam kolumdan ve saçlarımdan tutmuştu.

Merdivenlerin başındayken aşağıdan gelen boğuk sesleri duyuyordum.

Emir'in değil ama Şevval ve ablamın sesleri geliyordu.

Son basamağa yaklaştığımızda hala çırpındığım için beni tutan adam ellerini çektiğinde yere yapışmam bir olmuştu.

Çıplak kollarım ve bacaklarım fayansa değdiği için büyük bir ses çıkmıştı.

Bu seslere benim inleme sesimde dahildi.

"Karını da şuraya alalım ve oyuncular tamamlansın artık Emir."

Adam beni yerden kaldırdığında artık çırpınmayı bırakmıştım çünkü sol kolumu hissetmiyordum.

Salon kapısının önüne geldiğimizde arkamdaki adam bedenimi tekrar sertçe iteklediğinde bu seferde parkelerin üstüne aynı şekilde düşmüştüm.

Karşımdaki koltuklarda bir kıpırdanma olduğunda başımı kaldırdım.

Emir koltukta oturuyordu.

Bakışları benimle buluştuktan sonra rahat bir şekilde yan tarafımdaki adama bakmıştı. Ben de başımı çevirdiğimde bana doğru silah tutan adamla olduğum yerden kalkmaya çalıştım.

Ayağa kalkıp arkaya doğru gidecekken başka bir adam saçlarımdan tutmuştu.

"Emir.!" Neredeyse çığlık attığımda adamı tekmeliyordum.

"Lan.!" Dedi tekme attığım adam.

"Gökhan tut şu kızı." Bunu söyleyen beni merdivenden iten adamdı.

Arkamdan sarılan kollarla hareket edemedim.

Arkamdan bana sarılan kişi ağzımı elleriyle kapattığında korkuyla Emir'e baktım. O rahat bir ifadeyle adamlara bakıyordu ama sıktığı dişlerini buradan net bir şekilde görüyordum.

Gözlerim bu sefer onun yan tarafındaki koltukta elleri bağlı oturan ablam ve Şevval'e takılmıştı. Ablam korkuyla bana bakarken Şevval'de Emir'e bakıyordu.

"Bu kadın yatakta da böyle hareketli mi.?" Adamlar kahkaha atarak güldüğünde Emir'e baktım.

"Eğer öyleyse.." Giyinme dolabında beni bulan adam karşıma gelip önümdeki saçlarımı çektiğinde parmakları yanaklarıma değmişti.

"Tam bana göre." Adam gözlerime bakıp konuştuktan sonra Emir'e döndüğünde ben ağzımı kapatan adamın elini ısırıp elini çekmesini sağladıktan sonra bana dönen adamın yüzüne tükürdüğümde adam başını eğmişti.

Ağzım tekrar kapandığında bu sefer nefes alamıyordum.

Adam başını kaldırıp bana baktıktan sonra sonunda Emir'in sesini duymuştum.

"Hilmi."

Hilmi denen adam sanırım önümdeki piç oluyordu.

"Teklif yapmanı bekliyorum." Demişti Emir.

Ne teklifi.

Yüzüne tükürdüğüm ve adının hilmi olduğunu öğrendiğim adam bana o kadar sinirli bakıyordu ki korkmuştum.

Gözlerini benden çekip arkasını döndüğünde Emir'e doğru yürümeye başlamıştı. Emir'e gözlerim takıldığında gösterdiği rahat tavırın dışında gözlerindeki siniri çok net görebiliyordum.

Hilmi denilen adam silahı bana doğru çevirdiğinde rahatsızca kıpırdandım ve korkuyla tekrar Emir'e baktım.

Bana bakmıyordu.

Adam silahla tekrar yanıma doğru yürümeye başladığında bu sefer Emir'de ayağa kalkmıştı.

"Şşş sakin ol aslanım...yemiyoruz güzel karını." Silahın ucunu yanağıma sürttüğünde vücudum titriyordu.

Emir'e ağlak bir ifadeyle bakınca bu sefer bana bakarak tek kaşını belli belirsiz kaldırıp indirdiğinde rahatlamıştım.

Emir onlara oyun oynuyordu.

Karşımdaki adama baktığımda o silahını bu sefer ablam ve Şevvale tutmuştu.

Emir onlara bakmadan hala beni karnımdan tutan adama bakıyordu.

Daha çok adamın karnımdaki eline bakıyordu.

Elimi elini itmek için kıpırdattığımda sertçe kolumu bükünce yüzümü buruşturup gözlerimi kapattım.

"Rahat dur." Dediğinde herkes onu duyuyordu.

Emir bu sefer de adamın yüzüne bakarken Hilmi tekrar konuştu.

"Şevval'cim nasılsın görüşmeyeli." Şevval ona dik dik bakarken adam güldü.

"Tatlı kız." Dedi Emir'e Şevval'i göstererek.

Emir'e baktım.

Hala bana bakıyordu.

Emir'in bakışlarını takip eden Hilmi gülerek bana döndüğünde tekrar yanıma gelmişti.

"Tamam Emir sakin ol yemedik karını...henüz." Parmakları yüzüme değdiğinde çırpındım.

Ayaklarına vurduğumda arkadaki adam beni havaya kaldırıp ondan uzaklaştırdı ama Hilmi bu sefer tehlikeli bir yüz ifadesiyle yanıma gelmişti.

"Geberttirecek şimdi kendini nereden buldun bu kaşarı Emir."

Ayaklarım beni tutan adamı tekmelerken karnımı sıkmasıyla nefesim kesildi.

Boğuk bir şekilde çığlık attığımda Hilmi gülüyordu.

"Şevval iyiydi hoştu...değil mi Şevval'cim."

Hilmi bana baktığında ona tekrar tekme atmaya çalıştım ama o yüzüme parmaklarını değdirip okşadığında durup çığlık attım.

Sesim boğuk ve sesli çıkıyordu.

Emir'i göremediğim için çırpındım.

"Güzellik biraz sakin mi olsan sadece yanağına dokundum." Arkasını dönüp Emir'e baktığında ben de Emir'e baktım.

Hilmi'ye bakıyordu.

"Eğlenceli bir kız." Dedi Emir'e.

O'nun gözleri bana döndüğünde Hilmi'de bana bakmıştı. Emir'in gözleri dış kapının arkasına takıldığında kaşıyla birisine belli belirsiz işaret vermişti.

Arkamızda Emir'in adamlarının olduğunu anlamıştım.

Rahatlıkla nefesimi verince arkamdaki adamın elleri karnımı okşamıştı. Gözlerimi kocaman açıp ona vurmaya çalıştım.

Adama sert vurmuş olmalıyım ki tutuşu gevşedi.

"Emir.!" Çığlık attığımda Hilmi başıma tekrar silah dayadı.

"Bana bak.!" Dedi çenemi tutup sıkarken.

"Akıllı ol aklını almayayım senin...aferin." Yüzü bana doğru yaklaştığında Emir'in gür sesiyle beraber ortalık savaş alanına dönmüştü.

"Sikerim lan planınızı...orospu dölü.!"

Önümdeki adam gözleri açık bir şekilde yere yığılırken arkamda beni tutan adam benimle beraber yürürken birden yere düşmüştük.

Onu da vurmuşlardı.

Adamın ellerini karnımdan çekip sürünerek ileriye giderken tekrar karnımdan tutulmam bir olmuştu. Kollarımı beni çeken kişinin boynuna sardığımda hıçkırıklarımı tutamamıştım.

"Tamam bir şey yok buradayım."

Daha sıkı sarıldım.

Bana dokunuşunu tanıyordum.

Emir yerde oturmuştu ve ben de onun kucağındaydım.

Sırtımı okşarken eli saçlarıma da çıkıyordu.

"Sakın.! sakın öldürmüyorsun...bu piçi ben siktireceğim." Arkama doğru konuştuğunda dudaklarımı omzuna bastırdım.

Ağlamamı durdurmaya çalışıyordum ama olmuyordu.

"Ağlama buradayım."

"Emir sen rahatsız olursun koltuğa otursun." Şevval'in sesini duyduğumda Emir'e daha sıkı tutundum.

"Karışmayın." Sesi fazla sertti.

"Duru." Dedi saçlarımı çektikleri yerlere masaj yaparken.

Diplerine parmaklarıyla masaj yapıyordu.

"Su getir Yusuf.!" Dedi yine arkama doğru.

"Ben konuşayım Emir sen çekil istersen sorun olmasın." Sinem'in sesiyle kaşlarımı çatıp burnumu çektim.

İkiside rahatsız olursun diyip duruyordu ve ben hiçbir şey anlamıyordum. Emir'in parmakları yüzüme dokunduğunda başımı gömdüğüm boynundan ayırıp yüz yüze gelmemizi sağladı.

"Bir şey yok...özür dilerim."

Gözyaşlarımı sildiğinde gözlerimi kapattım kollarımı kontrol ediyordu.

"Yüzünü yıkayalım." Bir şey demeden başımı tekrar boynuna gömüp sarıldığımda o kucağında benimle beraber ayağa kalkmıştı bile.

Yürürken arkamızdaki uğultuları duyuyordum ama anlayamıyordum. Emir suyu açıp ağız çevremi bir kaç kere yıkadığında ağlamam biraz durmuştu.

Lavabonun geniş mermerinde oturuyordum.

Avucuna su alıp yüzüme yaklaştırdığında gözlerimi kapattım.

Yüzümü de yıkamıştı.

Ağzımı bir daha yıkadığında kenardaki havluyla yüzümü sildi.

"Orospu çocuğu mu buldu seni." Başımı salladığımda beni kendine çekip başımın omzuna gelmesini sağlamıştı.

O bana sarılırken ben de kollarımı yine ona doladım.

"Hilmi piçini yakalamak için bir şey yapmadım...ağlama Duru ben varken kimse sana zarar veremez."

"Bir kaç gün diğer eve gideceğiz...dağ evine."

Issız olan dağ evinden mi bahsediyordu bu adam.

İçeriden ablamın şaşkın sesi ve çığlığı geldiğinde kaşlarımı çattım.

"İki saniye olaysız geçmiyor amına koyduğumun yerinde." Emir ağzının içinden bir şeyler derken duyduğum isimle gözlerimi kocaman açarak Emir'e baktım.

Ablamın ağlaması çoğaldığında Emir'den ayrılıp hızla lavabodan çıkmıştım.

Salonun kapısında gördüğüm bedenle elimle ağzımı kapattım.

Rüya buradaydı.

"Ağla diye gelmedim...ben size sürpriz yapacaktım ama bu evle siz bana sürpriz yaptınız...ablam havadar ev istiyorum diyince eniştem camlarımı kırdırdı." Rüya konuşurken ablam ona sarılarak ağlıyordu.

"Rüya." Dedim fısıltılı sesimle.

Arkamdan belime dokunan ellerle başımı hafifçe kaldırıp Emir'e baktım.

"Burada." Dedim inanmıyormuş gibi.

O da Rüya'ya baktı.

"Selam ben Rüya. Ne oldu size köpek saldırısına uğramış gibi bir haliniz var." Diğerleriyle tanışırken gözleri buraya takılınca hareketleri durmuştu.

"Abla." Sinem'in elini bırakıp bana doğru koşmaya başladığında kollarımı açmış onu bekliyordum.

"Abla." Diyerek kollarıma atladığında sıkıca sarıldım bir taneme.

Derin bir nefes alıp sarılışını sıkılaştırdığında saçlarından öptüm. Ellerim yüzüne çıktığında benden ayrılıp yüz yüze gelmemizi sağlamıştı.

Yüzünün her yerini öptükten sonra o da bileklerimden tutmuştu.

"Abla çok özledim seni." Kollarını tekrar boynuma doladığında kaç dakika öyle durduğumuzu bilmiyordum.

"Bir tanem." Dedim sonunda konuşabildiğimde.

Gözümden bir kaç damla yaş aktığında hala onu öpüyordum. Yanına neredeyse sekiz aydır gitmemiştim. Gidememiştim.

Sedat yüzünden.

"Ya siz ne kadar drama queen olmuşsunuz görmeyeli kendinize gelin yoksa beni de ağlatacaksınız."

Gözleri arkamdaki bedene kaydığında otuz iki diş gülümseyip benden ayrıldı ve bu sefer kollarını Emir'e doladı.

Diğerleri onlara şaşkınlıkla bakarken ben bu duruma alışık olduğum için normal karşıladım.

Emir, Rüya'yı severdi.

"Eniştelerin bir tanesi." Dediğinde Emir gülümseyerek onun sırtını okşadı.

"Ufaklık." Dedi Rüya'ya.

"Ufaklığım mı kaldı enişte bak on dokuz yaşına girdim." Yüzünü buruşturup ağlamış gibi yaptığında eliyle olmayan göz yaşlarını sildi ve tekrar konuştu.

"Resmen yaşlandım..ben on beş yaşındayım ama herkes bana on dokuz yaşına girdiğimi söylüyor."

Gerçekten manyaktı birisiydi.

"On dokuz yaşında olduğun için öyle söylüyor olabilir miyiz Rüya." Dedim elini tutarken.

Emir'den ayrılıp bana baktığında Emir elini onun omzuna koymuştu.

"Bir şey de şu kadına Emir abi." Bozulan sinirimle beraber güldüğümde bir kaç saniye gözlerimi kapatıp başımı eğdim.

Evimizin neşesi gelmişti ama tehlikeliydi buraya gelmesi neden gelmişti.

Rüya bir eliyle koluma girip başını omzuma koyduğunda diğer elini de karnıma atıp elini bastırdığında hepimiz ona bakıyorduk.

Emir hariç.

O arkada durduğu için ne yaptığını göremiyordu.

"N'apıyorsun." Dedim sessizce.

"Hamile misin diye baktım." Hepimiz onu duyduğumuzda gözlerim sonuna kadar açılmıştı.

Rüya'nın karnımdaki elini tutup sıktığımda uyarı niyetinde gülümsedim.

"Saçmalam ablacım..tamam mı.? Saçmalama." Derken gülümsüyordum ama o uyarımı anlamıştı.

"Ya siz bebek düşünmüyor musunuz bakın yaşım kaç oldu ben torun sevmek istiyorum...yeğen mi oluyordu yoksa Emir abi." Dediğinde Çağan'ın gülme sesi yankılanmıştı.

"Tuttum seni." Diyerek işaret parmağını Rüya'ya doğru uzattığında Rüya gözlerini kısarak ona baktı.

"Evli misin." Diye sorduğunda Sinem şaşkınlıkla Rüya'ya bakıyordu.

Tekrar elini sıktım.

Geldiği ilk dakikadan milleti birbirine düşürecekti benim meraklı ve ağzını tutamayan kardeşim.

"Nişanlı canım." Dedi Sinem hızla.

Rüya elini sıktığım için bana bakarken Sinem konuştuğunda yine onlara dönmüştü.

"Allah kurtarsın."

Hepsinin ağzı açıldığında sinirle öksürdüm ve elini bu sefer daha sert sıktım.

"Allah mutlu etsin diyecektim canım size de şaka yapılmıyor." Diyip gülünce Emir onun omzuna elini atıp yürümeye başladığında Rüya'da mecburen onunla gidiyordu.

Onları izlerken Rüya'nın neden geldiğini düşünüyordum.

Hatta gelişine sevinememiştim bile bunu düşünmekten.

Gelmemesi lazımdı.

Ablama baktığımda onun da telaşla bana baktığını görünce artık yavaş yavaş emin oluyordum.

Sedat onu'da Rüya'yla tehdit etmişti.

Ve Rüya buradayken onu nasıl koruyacağımızı düşündüm.

Emir'e asla söyleyemezdim. Kimseye söyleyemezdim.

Rüya'nın ne yaptığını kimse bilmemeliydi.

Başımıza gelecek şeyleri bilseydim onu şu an, şu saniye tekrar Amerikaya göndermek için canımı verirdim ama bilememiştim..

Tahmin edememiştim böyle olacağını.

BÖLÜM SONU

Nasıl ilerliyoruz.?

Bu arada çok sabırsızsınız 😄 Emir öğrenecek biraz daha bekleyin aşklarım. Zaten olaylar öğrendikten sonra başlıyor o yüzden aklımdakileri yazmam için hemen öğrenemez.

Oy sınırı 375
Yorum sınırı 170

Öptüm sizi kocamannn.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.790okunma 67beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18