78 BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Keskin Kalem

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 93Şu an: 78 BÖLÜM
  1. 1 GİRİŞ404 kelime
  2. 2 1 BÖLÜM1.173 kelime
  3. 3 2 BÖLÜM1.159 kelime
  4. 4 3 BÖLÜM1.043 kelime
  5. 5 4 BÖLÜM1.028 kelime
  6. 6 5 BÖLÜM1.019 kelime
  7. 7 6 BÖLÜM662 kelime
  8. 8 7 BÖLÜM1.915 kelime
  9. 9 8 BÖLÜM1.103 kelime
  10. 10 9 BÖLÜM1.233 kelime
  11. 11 10 BÖLÜM1.248 kelime
  12. 12 11 BÖLÜM1.003 kelime
  13. 13 12 BÖLÜM855 kelime
  14. 14 13 BÖLÜM886 kelime
  15. 15 14 BÖLÜM900 kelime
  16. 16 15 BÖLÜM1.046 kelime
  17. 17 16 BÖLÜM979 kelime
  18. 18 17 BÖLÜM907 kelime
  19. 19 18 BÖLÜM796 kelime
  20. 20 19 BÖLÜM1.110 kelime
  21. 21 20 BÖLÜM1.129 kelime
  22. 22 21 BÖLÜM1.016 kelime
  23. 23 22 BÖLÜM1.022 kelime
  24. 24 23 BÖLÜM1.498 kelime
  25. 25 24 BÖLÜM923 kelime
  26. 26 25 BÖLÜM1.058 kelime
  27. 27 26 BÖLÜM1.292 kelime
  28. 28 27 BÖLÜM959 kelime
  29. 29 28 BÖLÜM1.290 kelime
  30. 30 29 BÖLÜM423 kelime
  31. 31 30 BÖLÜM924 kelime
  32. 32 31 BÖLÜM846 kelime
  33. 33 32 BÖLÜM1.075 kelime
  34. 34 33 BÖLÜM902 kelime
  35. 35 34 BÖLÜM1.043 kelime
  36. 36 35 BÖLÜM1.101 kelime
  37. 37 36 BÖLÜM1.113 kelime
  38. 38 37 BÖLÜM957 kelime
  39. 39 38 BÖLÜM1.494 kelime
  40. 40 39 BÖLÜM859 kelime
  41. 41 40 BÖLÜM1.197 kelime
  42. 42 41 BÖLÜM1.110 kelime
  43. 43 42 BÖLÜM1.081 kelime
  44. 44 43 BÖLÜM1.079 kelime
  45. 45 44 BÖLÜM1.248 kelime
  46. 46 45 BÖLÜM985 kelime
  47. 47 46 BÖLÜM923 kelime
  48. 48 47 BÖLÜM1.205 kelime
  49. 49 48 BÖLÜM908 kelime
  50. 50 49 BÖLÜM896 kelime
  51. 51 50 BÖLÜM1.346 kelime
  52. 52 51 BÖLÜM1.396 kelime
  53. 53 52 BÖLÜM942 kelime
  54. 54 53 BÖLÜM1.146 kelime
  55. 55 54 BÖLÜM762 kelime
  56. 56 55 BÖLÜM1.119 kelime
  57. 57 56 BÖLÜM1.400 kelime
  58. 58 57 BÖLÜM1.210 kelime
  59. 59 58 BÖLÜM932 kelime
  60. 60 59 BÖLÜM1.226 kelime
  61. 61 60 BÖLÜM1.116 kelime
  62. 62 61 BÖLÜM1.029 kelime
  63. 63 62 BÖLÜM1.733 kelime
  64. 64 63 BÖLÜM1.053 kelime
  65. 65 64 BÖLÜM1.142 kelime
  66. 66 65 BÖLÜM1.449 kelime
  67. 67 66 BÖLÜM1.321 kelime
  68. 68 67 BÖLÜM838 kelime
  69. 69 68 BÖLÜM1.195 kelime
  70. 70 69 BÖLÜM1.016 kelime
  71. 71 70 BÖLÜM939 kelime
  72. 72 71 BÖLÜM917 kelime
  73. 73 72 BÖLÜM1.105 kelime
  74. 74 73 BÖLÜM971 kelime
  75. 75 74 BÖLÜM1.118 kelime
  76. 76 75 BÖLÜM1.394 kelime
  77. 77 76 BÖLÜM1.264 kelime
  78. 78 77 BÖLÜM915 kelime
  79. 79 78 BÖLÜM1.025 kelime · Okuduğun bölüm
  80. 80 79 BÖLÜM868 kelime
  81. 81 80 BÖLÜM1.031 kelime
  82. 82 81 BÖLÜM1.077 kelime
  83. 83 82 BÖLÜM888 kelime
  84. 84 83 BÖLÜM790 kelime
  85. 85 84 BÖLÜM846 kelime
  86. 86 85 BÖLÜM1.078 kelime
  87. 87 86 BÖLÜM1.279 kelime
  88. 88 87 BÖLÜM952 kelime
  89. 89 88 BÖLÜM919 kelime
  90. 90 89 BÖLÜM761 kelime
  91. 91 90 BÖLÜM1.306 kelime
  92. 92 91 BÖLÜM962 kelime
  93. 93 92 BÖLÜM1.002 kelime

Yaratığın cansız bedeni kayalıkların arasında ağır bir sessizliğe gömülürken, Cafer derin bir soluk vererek baltasını omzuna yerleştirdi. Canavarın yeşil yanan gözlerindeki fer sönmüş, o korkunç böcek bacakları ortalığa saçılmıştı. Cafer, bir an bile tereddüt etmeden eğildi ve Börtkurt’un kesik bacaklarından birini demir gibi güçlü elleriyle sıkıca kavradı.

— Cafer (Kendi kendine mırıldanarak, kararlı bir sesle): İşimizi yarım bırakacak değiliz. Kanıtı doğrudan sahibine götüreceğiz ki, verdiğimiz sözün ağırlığını bilsinler.

Dilara, babasının bu cesur ve meydan okuyan hareketini izlerken yüzünde hafif bir tebessümle başını salladı. Cafer, o devasa yaratığın gövdesini sarp kayalıkların üzerinden sürükleyerek yola koyuldu; her adımda geride kalan izler vadiyi kan ve tozla kaplıyordu. Boyutlar arasındaki o kadim geçide ulaştıklarında, ellerindeki mühürle birlikte yeniden gök katlarının o altın sarısı bulutlarla çevrili mermer avlusuna adım attılar.

Göklerin taht salonuna girdiklerinde, evrenin mutlak efendisi **Tengri** ile yaratılışın baş mimarı **Kayra Han** yine o ihtişamlı duruşlarıyla onları bekliyordu. Cafer, sürükleyerek getirdiği Börtkurt’un cesedini ve kopuk bacaklarını tanrıların tahtının tam önüne, mermer zemine gürültülü bir kütleyle fırlattı. Yaratığın siyah ve yeşil kanı kutsal zemine sızarken, salondaki hava bir anda gerildi.

Tengri, tahtında hafifçe öne doğru eğilip yerde yatan melek-böcek melezine baktı; ardından gözlerini dikleşen Cafer’e çevirdi. Yüzünde memnuniyete benzer ama yine de mesafeli bir ifade vardı.

— Tengri (Güçlü ve yankılanan bir sesle): Aferin, yabancı... İlk görevi başarıyla tamamladın, kanıtını da en net şekilde buraya taşıdın. Lakin unutma, bu sadece başlangıçtı.

Kayra Han, ak sakallarını sıvazlayarak hafifçe gülümser gibi oldu ve tahtından seslendi:

— Kayra Han (Ağır ve bilge bir tonda): İlk eşiği aştın, Cafer. Şimdi önünde çok daha çetin bir yol var.

Tengri, elindeki ay motifli asasını yere vurarak ikinci görevin mühürlerini aralayan ilahi bir ışık demeti yarattı ve sözlerine devam etti:

— Tengri (Keskin ve buyurgan bir sesle): Şimdi ikinci görevim için yola çıkacaksın... Git ve **Ülgen**’i bize sağ salim getir. Bil ki Ülgen; göklerin, yıldırımların ve ulu gök gürültüsünün tanrısıdır. Onun kudreti karşısında sıradan bir varlık gibi duramazsın; eğer onu en azından biraz olsun zorlamayı, iradesini sınayıp ikna etmeyi başarırsan, nihayet bizimle geri döner. Şimdiden yolun açık olsun, yabancı; sana bu yolda başarılar dilerim.

Cafer, kızına dönüp başıyla onay veren sert ama korumacı bir bakış attı. Dilara da elindeki bıçakları pelerininin gizli kınına yerleştirirken babasının yanına adımladı. İkisi, tanrıların huzurundan ayrılarak Ülgen’in fırtınalarla ve yıldırımlarla sarmalanmış o uçsuz bucaksız boyut kapısına doğru kararlı adımlarla yürüdüler ve göz açıp kapayıncaya kadar yeni boyutun içine girdiler.

Ulu göklerin fırtınalarla örülü, ebedi kışın hüküm sürdüğü bu yabancı boyutuna adım attıkları andan itibaren, üzerlerine çöken ağır atmosfer nefes almayı bile güçleştiriyordu. Uçsuz bucaksız, siyah bulutların kaplı olduğu dağlık arazide ilerlerken, etraftaki statik elektrik havayı titretip tenlerinde karıncalanma yaratıyordu. Dilara, adım başına daha da şiddetlenen rüzgârın uğultusu arasında başını hafifçe babasına çevirdi; sesindeki o genç kızlara mahsus merak ve hafif endişe rüzgârda yankılandı.

— Dilara (Endişeli ve titrek bir sesle): Söyle bana baba... Bu aradığımız Ülgen... Gerçekten tehlikeli biri mi? Onunla baş edebilir miyiz?

Cafer, yüzüne çarpan sert rüzgâra karşı adımlarını sabitleyip etraftaki uçurumlara göz gezdirdi; sesindeki o tona sinmiş olan tedbirsizlik, tecrübesinin getirdiği soğukkanlılıkla birleşmişti.

— Cafer (Düşünceli, sert ve dürüst bir sesle): İnan bana, Dilara... Ben de tam olarak kiminle karşılaşacağımızı bilmiyorum. Göğün ve yıldırımların efendisi diyorlar; eğer gök gürültüsüyle konuşuyorsa, bu diyarın en tepe varlıklarından biriyle yüzleşeceğiz demektir. Temkinli ol, benden bir adım bile uzaklaşma.

Cümlesi henüz dudaklarında sönmüştü ki, gökyüzünün en karanlık noktasından evreni sarsan, dağları yerinden oynatacak kadar şiddetli bir çatırtı koptu. Gök gürültüsünün o sağır edici sesi yerini derin bir uğultuya bırakırken, bulutların arasından kopup gelen devasa mavi şimşekler doğrudan önlerindeki kayalığa düştü. Işık perdesi dağıldığında, yıldırımlarla sarmalanmış ihtişamlı siluetiyle **Ülgen**, kollarını iki yana açmış bir halde tam da Cafer’in karşısında dikiliyordu. Gözlerinden saçılan elektrik kıvılcımları, onun ne denli korkunç bir ilahi öfkeyle yandığını açıkça gösteriyordu.

Ülgen, bakışlarını karşısındaki yabancıya dikti; sesi, gök kubbenin altındaki tüm kayalarda yankılanan bir gürültü gibi çıktı.

— Ülgen (Öfkeyle kısılan ve gürleyen bir sesle): Demek... Benim kardeşim Erlik’in canını alan, o karanlık diyarın dengesini altüst eden yabancı sensin! Adını çok duydum, Cafer... Şimdi göster bakalım o dillerden düşmeyen gücünü, gerçekten buralara layık mısın görelim!

Cafer, karşısındaki yıldırımlar tanrısının yarattığı o muazzam elektrik baskısı karşısında bir an bile gerilemedi. İçindeki o kadim Manna tanrılığının öfkesini ve diğer tüm elementlerin taşkınlığını derinlerde bastırdı; ruhunu ve bedenini dizginleyerek sadece **rüzgâr elementini** serbest bıraktı. O da yıkıcı bir fırtına yaratmak için değil, sadece çevresindeki havayı kontrol edip dengede kalmasını sağlayacak kadar saf ve kontrollü bir rüzgâr akımıydı bu.

Buna karşılık Ülgen, kollarını göğe doğru kaldırarak deliye döndü. Gökyüzündeki bütün kara bulutlar onun emriyle tek bir noktada toplandı; yüzlerce, binlerce voltluk devasa yıldırımlar dikey birer mızrak gibi Cafer’in üzerine doğru yağmaya başladı.

— Ülgen (Alaycı ve kudretli bir kahkahayla): Sadece bir rüzgâr esintisiyle mi durduracaksın göğün gazabını?! Al öyleyse!

Yıldırımların toprağı dövdüğü o dehşet anında dövüş başladı. Ülgen’in ellerinden fırlayan hamleler, çarptığı kayaları paramparça ederek toz duman bulutuna çeviriyordu. Cafer, kontrol ettiği o keskin ama sakin rüzgâr akımıyla üzerindeki ölümcül şimşekleri son anda saptırıyor, toprağın üzerinde bir hayalet gibi kayarak yıldırımların doğrudan hedefi olmaktan kurtuluyordu. Her bir kaçış ve her bir hamle, dağın tepesinde devasa kraterler açıyordu. Dilara ise güvenli bir mesafede, elleri yumruk olmuş halde babasının bu imkânsız dansını nefesini tutarak izliyordu.

Cafer, Ülgen’in üzerine kurduğu o yoğun elektrik baskısını kırmak için ani bir hamle yaptı. Kontrol ettiği rüzgârı bir bıçak keskinliğinde yoğunlaştırarak Ülgen’in sağ omzuna doğru savurdu. Rüzgârın yarattığı o yüksek basınç, yıldırımlar tanrısını ilk kez dengesini kaybedip geriye doğru iki adım atmaya zorladı. Ülgen, şaşkınlıkla açılan gözleriyle karşısındaki yabancıya baktı; sıradan bir fani olmadığını, karşısındakinin kendi iradesine bu kadar direnç gösterebilen denk bir kudret olduğunu nihayet anlamıştı.

Ortalığı kaplayan o yoğun fırtına yavaş yavaş durulurken, Ülgen derin bir soluk aldı; yüzündeki o öfkeli ve kibirli ifade yerini derin bir saygıya ve kabullenişe bıraktı. Asasını yere indirip bulutların şiddetini dindirdi.

— Ülgen (Soluk soluğa, ama kendinden emin ve onaylayan bir sesle): Tamam... Yeterli. Beni bu kadar zorlamayı başaran, irademi ve gücümü bu sertlikle sınayan çok az varlık çıktı karşımaya. Sözümü tutuyorum.

Ülgen, ellerini iki yana açarak boyutun kapılarını aralayan o ilahi ışık sarmalını çağırdı ve Cafer ile Dilara’ya dönerek başını hafifçe salladı.

— Ülgen (Kararlı bir tonla): Haydi... Gidelim o zaman, Tengri’nin huzurundaki o hesabı tamamlamak için sizinle birlikte o boyuta giriyorum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

10okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18