27 BÖLÜM

Yazar: Keskin Kalem

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 93Şu an: 27 BÖLÜM
  1. 1 GİRİŞ404 kelime
  2. 2 1 BÖLÜM1.173 kelime
  3. 3 2 BÖLÜM1.159 kelime
  4. 4 3 BÖLÜM1.043 kelime
  5. 5 4 BÖLÜM1.028 kelime
  6. 6 5 BÖLÜM1.019 kelime
  7. 7 6 BÖLÜM662 kelime
  8. 8 7 BÖLÜM1.915 kelime
  9. 9 8 BÖLÜM1.103 kelime
  10. 10 9 BÖLÜM1.233 kelime
  11. 11 10 BÖLÜM1.248 kelime
  12. 12 11 BÖLÜM1.003 kelime
  13. 13 12 BÖLÜM855 kelime
  14. 14 13 BÖLÜM886 kelime
  15. 15 14 BÖLÜM900 kelime
  16. 16 15 BÖLÜM1.046 kelime
  17. 17 16 BÖLÜM979 kelime
  18. 18 17 BÖLÜM907 kelime
  19. 19 18 BÖLÜM796 kelime
  20. 20 19 BÖLÜM1.110 kelime
  21. 21 20 BÖLÜM1.129 kelime
  22. 22 21 BÖLÜM1.016 kelime
  23. 23 22 BÖLÜM1.022 kelime
  24. 24 23 BÖLÜM1.498 kelime
  25. 25 24 BÖLÜM923 kelime
  26. 26 25 BÖLÜM1.058 kelime
  27. 27 26 BÖLÜM1.292 kelime
  28. 28 27 BÖLÜM959 kelime · Okuduğun bölüm
  29. 29 28 BÖLÜM1.290 kelime
  30. 30 29 BÖLÜM423 kelime
  31. 31 30 BÖLÜM924 kelime
  32. 32 31 BÖLÜM846 kelime
  33. 33 32 BÖLÜM1.075 kelime
  34. 34 33 BÖLÜM902 kelime
  35. 35 34 BÖLÜM1.043 kelime
  36. 36 35 BÖLÜM1.101 kelime
  37. 37 36 BÖLÜM1.113 kelime
  38. 38 37 BÖLÜM957 kelime
  39. 39 38 BÖLÜM1.494 kelime
  40. 40 39 BÖLÜM859 kelime
  41. 41 40 BÖLÜM1.197 kelime
  42. 42 41 BÖLÜM1.110 kelime
  43. 43 42 BÖLÜM1.081 kelime
  44. 44 43 BÖLÜM1.079 kelime
  45. 45 44 BÖLÜM1.248 kelime
  46. 46 45 BÖLÜM985 kelime
  47. 47 46 BÖLÜM923 kelime
  48. 48 47 BÖLÜM1.205 kelime
  49. 49 48 BÖLÜM908 kelime
  50. 50 49 BÖLÜM896 kelime
  51. 51 50 BÖLÜM1.346 kelime
  52. 52 51 BÖLÜM1.396 kelime
  53. 53 52 BÖLÜM942 kelime
  54. 54 53 BÖLÜM1.146 kelime
  55. 55 54 BÖLÜM762 kelime
  56. 56 55 BÖLÜM1.119 kelime
  57. 57 56 BÖLÜM1.400 kelime
  58. 58 57 BÖLÜM1.210 kelime
  59. 59 58 BÖLÜM932 kelime
  60. 60 59 BÖLÜM1.226 kelime
  61. 61 60 BÖLÜM1.116 kelime
  62. 62 61 BÖLÜM1.029 kelime
  63. 63 62 BÖLÜM1.733 kelime
  64. 64 63 BÖLÜM1.053 kelime
  65. 65 64 BÖLÜM1.142 kelime
  66. 66 65 BÖLÜM1.449 kelime
  67. 67 66 BÖLÜM1.321 kelime
  68. 68 67 BÖLÜM838 kelime
  69. 69 68 BÖLÜM1.195 kelime
  70. 70 69 BÖLÜM1.016 kelime
  71. 71 70 BÖLÜM939 kelime
  72. 72 71 BÖLÜM917 kelime
  73. 73 72 BÖLÜM1.105 kelime
  74. 74 73 BÖLÜM971 kelime
  75. 75 74 BÖLÜM1.118 kelime
  76. 76 75 BÖLÜM1.394 kelime
  77. 77 76 BÖLÜM1.264 kelime
  78. 78 77 BÖLÜM915 kelime
  79. 79 78 BÖLÜM1.025 kelime
  80. 80 79 BÖLÜM868 kelime
  81. 81 80 BÖLÜM1.031 kelime
  82. 82 81 BÖLÜM1.077 kelime
  83. 83 82 BÖLÜM888 kelime
  84. 84 83 BÖLÜM790 kelime
  85. 85 84 BÖLÜM846 kelime
  86. 86 85 BÖLÜM1.078 kelime
  87. 87 86 BÖLÜM1.279 kelime
  88. 88 87 BÖLÜM952 kelime
  89. 89 88 BÖLÜM919 kelime
  90. 90 89 BÖLÜM761 kelime
  91. 91 90 BÖLÜM1.306 kelime
  92. 92 91 BÖLÜM962 kelime
  93. 93 92 BÖLÜM1.002 kelime

Erke Soltan’ın patlayan iskelet kafatası ve yere yığılan devasa kemik yığını, mağaranın içerisindeki o ağır, boğucu ölüm sessizliğini daha da derinleştirdi. Cafer, alnından süzülen soğuk teri ve yüzüne sıçrayan siyah tozları elinin tersiyle sildi; baltasının çeliğine bulaşan kalıntıları temizledikten sonra omzuna atarak adımlarını yeniden ileriye çevirdi.

Geride bıraktığı bu zorlu zafer bir dönüm noktasıydı; ancak yeraltının iniltili dehlizlerinde hâlâ hesaplaşması gereken karanlık bir ordu vardı. Erlik’in katledilen çocuklarından sonra, intikam hırsıyla bizzat babalarının buyruğunu bekleyen geriye kalan yedi oğlu ve Altı kızı, bu lanetli dağın daha derin, daha karanlık köşelerinde sırasını bekliyordu. Her birinin varlığı, toprağın altındaki bu cehennemin sınırlarını biraz daha daraltıyordu.

Mağaranın derinliklerine doğru ilerleyen Cafer’in yolu, kısa süre sonra tavanın çökmesiyle tamamen kapanmış devasa kaya yığınlarıyla kesildi. Tonlarca ağırlıktaki bu kayalar, geçidi aşılmaz bir duvar gibi kapatmış, ilerlemeyi imkânsız hale getiriyordu. Cafer durdu; gözlerini bu devasa engele dikip derin bir soluk aldı.

İçindeki öfkenin ve altı elementin o sinsi ağırlığının yeniden göğsünü sıkıştırmasına izin vermeden, iradesini çelik gibi kenetledi. Kollarını ve bacaklarını engebeli kayaların en zayıf noktalarına yerleştirip tüm gücünü omuzlarına ve sırtına verdi. Damarlarındaki kanın uğultusu kulaklarında çınlarken, yüzündeki kaslar gerildi.

— Cafer (Kendi kendine, dişlerinin arasından fısıldayarak): Bu dağın taşları bile bana boyun eğecek!

Bedenindeki bütün kasları tek bir amaç için kasarak tonlarca ağırlıktaki o dev kayayı ilk önce yukarıya doğru ittirdi. Kayanın altından gelen taşların sürtünme sesleri mağaranın tavanında yankılandı; ardından ani bir hamleyle kayayı yan tarafa doğru savurarak devasa bir geçit açtı. Toz ve toprak bulutu etrafa dağılırken, Cafer açılan yoldan içeriye doğru kararlı ve sarsılmaz adımlarla yürüyüşünü sürdürdü.

Yeraltının o ağır, sülfür kokulu dehlizlerinde adımlarını atan Cafer, zihnindeki hesabı netleştirdi: Erlik’in katlettiği çocuklarının ardından, karanlığın tahtına giden bu yolda hâlâ hesaba çekilmesi gereken yedi oğlu ve altı kızı kalmıştı. Her bir adım, yeraltının iradesini biraz daha sarsıyor, ölümün o kadim sahiplerini köşeye sıkıştırıyordu.

Mağaranın tavanından sarkan köklerin ve yer altı nehirlerinin nemlendirdiği geniş bir geçide girdiğinde, önü devasa, birbirinin üzerine devrilmiş solgun ağaç gövdeleriyle tamamen kapandı. Yüzükoyun uzanmış bu devasa kütükler, sanki yüzyıllar önce bu dağın kalbinde can vermiş ormanların lanetli kalıntıları gibi bembeyaz ve çürümüştü. Cafer duraksadı; iki ucu mızraklı ağır baltasını yere dayayıp kollarını bu solgun kütüklerin altına soktu. Damarlarındaki güçle birlikte sırtına bindirdiği yükü kaldırmaya çalışırken, zihninden o eski günler, geride bıraktığı yıkımlar ve Manna’nın o yanan surları geçti. Omuzlarına yüklenen geçmişin o ezici pişmanlığı, tıpkı bu devrilmiş ağaçlar gibi göğsüne oturuyordu; ancak o, geçmişin ağırlığı altında ezilmek yerine o ağaçları birer birer kavrayıp kenara savurdu, yolunu açtı ve çıkışa doğru yürümeye başladı.

Tam o sırada, geride bıraktığı o solgun ve devrilmiş ağaç gövdeleri ani bir gıcırtıyla sarsıldı. Toprağın altından yayılan uğursuz bir titreşimle birlikte, ölü sandığı o dev kütükler birdenbire doğruldu ve ayaklandı. Ağaçların pürüzlü kabuklarının ortasında, insanı dehşete düşüren yamru yumru yüzler belirdi; göz çukurlarında solgun yeşil bir nefes parlıyor, kabuklardan oluşan dudakları hırıltılı nefeslerle aralanıyordu.

— Yürüyen Ağaç (Kabukların arasından sızan boğuk ve hırıltılı bir fısıltıyla): Bu ormandan canlı çıkış yok, ölümlü... Köklerimiz seni bu toprağa gömecek!
— Cafer (Baltasını sıkıca kavrayıp soğuk bir sesle): Sizin gibi kök salmış kabusları yakıp kül etmekten asla yorulmayacağım!

Solgun ağaç canavarları, kollarını örümcek bacakları gibi yere basarak Cafer’in üzerine doğru atıldılar. En öndeki devasa ağaç adam, sivri dallardan oluşan pençesini doğrudan Cafer’in göğsüne saplamak için savurdu. Cafer gövdesini hafifçe sağa kaydırarak darbeyi boşa çıkardı; aynı anda iki ucu mızraklı ağır baltasını keskin bir kavisle çevirerek yaratığın tahta gövdesine geçirdi.

Metalın oduna saplanırken çıkardığı o tiz çatırtı mağarada yankılandı. Ancak sayıları çok fazlaydı; diğer solgun ağaçlar dört bir yandan kollarını uzatarak Cafer’i sarmalamaya çalıştılar. Cafer, etrafını saran bu ahşap kabus çemberini yarıp geçmek için baltasını bir yel değirmeni gibi hızla döndürmeye başladı. Her savruluşta bir ağacın kolu kopuyor, un ufak olmuş odun parçaları ve siyah reçineler havada uçuşuyordu.

Savaş anı tüm şiddetiyle sürerken, Cafer daracık geçitte kusursuz bir katilin hızıyla hareket ediyor, gelen her dal darbesini baltasıyla bloke edip düşmanların zayıf noktalarına hamleler indiriyordu. Bir ağacın yüz kısmına baltanın mızrak ucunu saplayarak onu etkisiz hale getirirken, arkasından gelen diğerini tekmeleyerek yere devirdi. Son kalan devasa solgun ağaç da Cafer’in baltasının altından kaçamayarak ortadan ikiye bölündü ve parça pinçik edilerek yere yığıldı.

Cafer, soluk soluğa, etrafı odun tozları ve reçine kokusuyla sarılmış halde durdu; baltasının üzerindeki kalıntıları temizleyip omzuna attı ve yeraltının o nihai karanlığına doğru yürüyüşünü sürdürdü.

Solgun ağaç kalıntılarını arkasında bırakarak mağaranın derinliklerindeki tünellerde ilerleyen Cafer’in adımları, yer altından gelen uğultulu ve derinden gelen bir sarsıntıyla aniden kesildi. Bu sıradan bir titreşim değil, dağın köklerinden kopup gelen devasa bir kıyamet senfonisiydi. Yerin altındaki o kadim fay hatları ve sülfür dolu katmanlar büyük bir öfkeyle birbirine sürtünürken, mağaranın tavanındaki yüzlerce yıllık dev stalaktitler çatırdayarak kopmaya başladı.

Deprem anı, bütün şiddetiyle tünelleri sarstı. Mağaranın duvarları, devasa bir canavarın kaburgaları gibi inleyip içeriye doğru bükülürken, tondan ağır kaya blokları kopup yağmur gibi yere düşmeye başladı. Her düşen kaya, altındaki zemini paramparça ediyor, havayı kalın ve boğucu bir toz bulutuyla kaplıyordu. Cafer, sağa sola savrulan devasa kaya kütlelerinden kaçınmak için kıvraklığını konuşturdu; iki ucu mızraklı baltasını yere saplayarak dengesini sağladı, ancak sarsıntının şiddeti ayakta durmasını imkânsız kılacak kadar güçlüydü.

— Cafer (Dişlerini sıkarak, omuzlarına binen sarsıntıyla kendi kendine mırıldanarak): Bu dağ başıma yıkılsa bile buradan çıkacağım!

Yolun ilerisindeki tavanın tamamen çöktüğünü, devasa kayaların çıkışı kapattığını gördüğü an, içindeki rüzgâr elementinin o son kırıntısını tabanlarında ve omuzlarında topladı. Üzerine doğru düşmekte olan tonlarca ağırlıktaki bir kaya kütlesinden son anda yana doğru sıçrayarak kurtuldu; havada süzülür gibi bir manevrayla tünelin çıkışına doğru atıldı. Arkasından koca bir dağ kütlesi gürültüyle çökerken, o son bir hamleyle toz duman içindeki çıkış tünelinden dışarıdaki serin ve sisli havaya kendini attı.

Yere yuvarlanıp ayağa kalktığında, geride bıraktığı mağaranın girişi tamamen kapanmış, devasa kayalar ve toprak yığınları orayı aşılmaz bir duvar haline getirmişti. Cafer soluk soluğa, yüzüne bulaşan tozları silerek dağın eteklerindeki yeni hedefine doğru kararlı bakışlarla yürümeye devam etti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

13okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…