15 BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Keskin Kalem

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 93Şu an: 15 BÖLÜM
  1. 1 GİRİŞ404 kelime
  2. 2 1 BÖLÜM1.173 kelime
  3. 3 2 BÖLÜM1.159 kelime
  4. 4 3 BÖLÜM1.043 kelime
  5. 5 4 BÖLÜM1.028 kelime
  6. 6 5 BÖLÜM1.019 kelime
  7. 7 6 BÖLÜM662 kelime
  8. 8 7 BÖLÜM1.915 kelime
  9. 9 8 BÖLÜM1.103 kelime
  10. 10 9 BÖLÜM1.233 kelime
  11. 11 10 BÖLÜM1.248 kelime
  12. 12 11 BÖLÜM1.003 kelime
  13. 13 12 BÖLÜM855 kelime
  14. 14 13 BÖLÜM886 kelime
  15. 15 14 BÖLÜM900 kelime
  16. 16 15 BÖLÜM1.046 kelime · Okuduğun bölüm
  17. 17 16 BÖLÜM979 kelime
  18. 18 17 BÖLÜM907 kelime
  19. 19 18 BÖLÜM796 kelime
  20. 20 19 BÖLÜM1.110 kelime
  21. 21 20 BÖLÜM1.129 kelime
  22. 22 21 BÖLÜM1.016 kelime
  23. 23 22 BÖLÜM1.022 kelime
  24. 24 23 BÖLÜM1.498 kelime
  25. 25 24 BÖLÜM923 kelime
  26. 26 25 BÖLÜM1.058 kelime
  27. 27 26 BÖLÜM1.292 kelime
  28. 28 27 BÖLÜM959 kelime
  29. 29 28 BÖLÜM1.290 kelime
  30. 30 29 BÖLÜM423 kelime
  31. 31 30 BÖLÜM924 kelime
  32. 32 31 BÖLÜM846 kelime
  33. 33 32 BÖLÜM1.075 kelime
  34. 34 33 BÖLÜM902 kelime
  35. 35 34 BÖLÜM1.043 kelime
  36. 36 35 BÖLÜM1.101 kelime
  37. 37 36 BÖLÜM1.113 kelime
  38. 38 37 BÖLÜM957 kelime
  39. 39 38 BÖLÜM1.494 kelime
  40. 40 39 BÖLÜM859 kelime
  41. 41 40 BÖLÜM1.197 kelime
  42. 42 41 BÖLÜM1.110 kelime
  43. 43 42 BÖLÜM1.081 kelime
  44. 44 43 BÖLÜM1.079 kelime
  45. 45 44 BÖLÜM1.248 kelime
  46. 46 45 BÖLÜM985 kelime
  47. 47 46 BÖLÜM923 kelime
  48. 48 47 BÖLÜM1.205 kelime
  49. 49 48 BÖLÜM908 kelime
  50. 50 49 BÖLÜM896 kelime
  51. 51 50 BÖLÜM1.346 kelime
  52. 52 51 BÖLÜM1.396 kelime
  53. 53 52 BÖLÜM942 kelime
  54. 54 53 BÖLÜM1.146 kelime
  55. 55 54 BÖLÜM762 kelime
  56. 56 55 BÖLÜM1.119 kelime
  57. 57 56 BÖLÜM1.400 kelime
  58. 58 57 BÖLÜM1.210 kelime
  59. 59 58 BÖLÜM932 kelime
  60. 60 59 BÖLÜM1.226 kelime
  61. 61 60 BÖLÜM1.116 kelime
  62. 62 61 BÖLÜM1.029 kelime
  63. 63 62 BÖLÜM1.733 kelime
  64. 64 63 BÖLÜM1.053 kelime
  65. 65 64 BÖLÜM1.142 kelime
  66. 66 65 BÖLÜM1.449 kelime
  67. 67 66 BÖLÜM1.321 kelime
  68. 68 67 BÖLÜM838 kelime
  69. 69 68 BÖLÜM1.195 kelime
  70. 70 69 BÖLÜM1.016 kelime
  71. 71 70 BÖLÜM939 kelime
  72. 72 71 BÖLÜM917 kelime
  73. 73 72 BÖLÜM1.105 kelime
  74. 74 73 BÖLÜM971 kelime
  75. 75 74 BÖLÜM1.118 kelime
  76. 76 75 BÖLÜM1.394 kelime
  77. 77 76 BÖLÜM1.264 kelime
  78. 78 77 BÖLÜM915 kelime
  79. 79 78 BÖLÜM1.025 kelime
  80. 80 79 BÖLÜM868 kelime
  81. 81 80 BÖLÜM1.031 kelime
  82. 82 81 BÖLÜM1.077 kelime
  83. 83 82 BÖLÜM888 kelime
  84. 84 83 BÖLÜM790 kelime
  85. 85 84 BÖLÜM846 kelime
  86. 86 85 BÖLÜM1.078 kelime
  87. 87 86 BÖLÜM1.279 kelime
  88. 88 87 BÖLÜM952 kelime
  89. 89 88 BÖLÜM919 kelime
  90. 90 89 BÖLÜM761 kelime
  91. 91 90 BÖLÜM1.306 kelime
  92. 92 91 BÖLÜM962 kelime
  93. 93 92 BÖLÜM1.002 kelime

Yeraltının o katran karası, güneşin yüzünü hiç görmemiş en derin salonlarında; acının, çürümüşlüğün ve ölümün tahtı üzerinde oturan Erlik Han’ın yüzündeki o kadim maske, tarihte ilk defa bu kadar derin bir öfkeyle çatlıyordu. Önündeki buz gibi taş masanın üzerine bırakılmış olan cansız bedene baktı. Bu, birkaç saat önce yeryüzünde nehir kenarında Cafer’in balyoz gibi indirdiği kaya darbeleriyle kafatası ezilerek can veren kızı Kara Taacı’ydı. Daha önce de oğlu Karaş Han, yine aynı yabancının ellerinde can vermiş, başı taşlarla ezilerek yeraltına adeta bir hakaret gibi gönderilmişti.

Şimdi o devasa soyundan geriye sadece sekiz oğlu ve sekiz kızı kalmıştı. Salonu dolduran o ağır, sülfür kokulu sessizliği, yeraltının duvarlarında yankılanan boğuk nefesler bozuyordu. Erlik Han, yerinden ağırca kalktı; demir zırhlarının çıkardığı o metalik çatırtı salonu inletirken, kollarını iki yana açıp hınçla kükredi.

— Erlik Han (Sesindeki o yer yerinden oynatan tonla, dişlerinin arasından fısıldayarak): Kim?.. Kim bu?.. Hangi ölümlü, hangi ilahi lanetten kaçmış o küstah sefil, benim soyuma uzanmaya cesaret eder? Kendi ellerimle yarattığım, bu dünyanın kanını emen evlatlarımı birer birer toprağa seren o katil kim!

Erlik’in sağında duran, gözlerinden kanlı yaşlar süzülen büyük oğul Badış Han, babasının öfkesinden titreyen adımlarla öne çıktı; ardından kardeşleri, geriye kalan o sekiz korkunç oğul saf tuttu: Kümür Han, Tamu Han, Karasu Han, Yada Han, Böğrü Han, Odun Han, Kara Kurt Han ve bizzat Badış Han. Onların hemen arkasında ise yeraltının en karanlık köşelerinden süzülüp gelen sekiz kız kardeş; Kişyey Ana, Erke Solton, Sübeçi, Kök Ayaz, Al Ana, Yalgızak, Kürat ve Tamga, ellerinde zehirli sıvı damlayan hançerleriyle dimdik duruyorlardı.

Badış Han, yere serilmiş olan kız kardeşinin morarmış ve ezilmiş yüzüne bakarak başını öne eğdi, ardından babasına doğru dönüp gür ve çatallı sesiyle konuştu.

— Badış Han: Babamız... O sıradan bir ölümlü değil. Karaş’ı devirdiğinde de, şimdi Kara Taacı’nın nefesini kestiklerinde de aynı iz var. O, geçmişin o kanlı günlerinden kalma, Manna’nın o unutulmuş mezarlarından fırlamış bir iblis... Bir tanrı katili.
— Erlik Han (Gözlerinden simsiyah alevler saçarak, parmağıyla ölü bedeni işaret edip): Katil mi?.. Benim kanımdan olanı ezene ben katil demem, ona ancak yok olması gereken bir leke derim! Evlatlarım... Duydunuz mu? Göklerdeki o korkak Tengri bizimle savaşırken, yeryüzündeki o parazit kökümüzü kazımaya çalışıyor.

Erlik Han, etrafını saran o on altı varlığın (sekiz oğlu ve sekiz kızının) ortasında doğruldu; ellerini havaya kaldırarak yeraltının o kadim lanetini üzerlerine saldı.

— Erlik Han (Korkunç bir emir verircesine, salonun tavanındaki taşları titreterek): Dağılın! O ormanın her bir ağacına, her bir nehrine, her bir köşe bucağına saklanın! O yabancıyı bulacaksınız... Sadece onu değil, o masum adı altında saklandığı o dükkânı, o demirciyi ve o küçükçocukları da bu dünyadan sileceksiniz. Kimse saklanamayacak! Biri bile canlı çıkmayacak o ormandan!

Erlik’in bu emriyle birlikte salonu dolduran o sekiz oğul ve sekiz kız, aynı anda korkunç birer nareyle kayboldu. Kümür Han ve Tamu Han yeraltının ateş yollarından yeryüzüne doğru fırlarken, kız kardeşler o zehirli yeşil sislerin arasına karıştılar. Yeryüzüne doğru esen o ölüm rüzgârı artık durdurulamazdı; çünkü Erlik Han’ın gazabı, tüm dağları yakıp kül etmek için yola çıkmıştı.

Yeraltının derinliklerinden kopup gelen o lanetli fırtına, yeryüzünün o gri ve zehirli ormanına ulaştığında doğanın rengi bir anda soldu. Erlik Han’ın bizzat emriyle harekete geçen o sekiz oğul—Badış Han, Kümür Han, Tamu Han, Karasu Han, Yada Han, Böğrü Han, Odun Han, Kara Kurt Han—ve sekiz kız kardeş—Kişyey Ana, Erke Solton, Sübeçi, Kök Ayaz, Al Ana, Yalgızak, Kürat, Tamga—ormanı kollara ayrılarak kuşattılar. Onların ardında ise yeraltının balçıklarından ve çürümüş ruhlarından yoğrulmuş o sayısız çamur ordusu, ayak bastıkları her yeri zehirleyerek akın akın ilerliyordu. Ağaçlar inliyor, yapraklar dökülüyor, orman adeta bu büyük av için nefesini tutuyordu.

Arama kollarının en önünde, ormanın karanlık patikalarında ilerleyen Erlik Han’ın kendisi vardı. Adımları attığı toprakta derin izler bırakıyor, etrafındaki sülfür kokusu havayı yakıyordu. Gözleri ve zihni, oğullarını ve kızını katleden o yabancının izini sürmek için hırsla dönerken, ağaçların arasından sızan soluk ışıkta küçük, izbe bir yapı belirdi. Burası, Temir Han’ın ocağı ve sığınağı olan demircinin eviydi.

Erlik Han, sekiz oğluyla birlikte o ahşap kapının önüne geldi. Kapı zaten ardına kadar açıktı; içeride çıt çıkmıyordu. Erlik, elini demir kapı eşiğine sürterek ağır adımlarla içeri girdi; arkasından Badış Han, Kümür Han, Tamu Han ve diğer kardeşler dükkânı çembere aldılar. İçeride kimseler yoktu; demirci de küçük kız da çoktan ormanın başka bir saklı köşesine taşınmıştı. Ancak mekânın o aceleyle terk edildiği her halinden belliydi.

— Erlik Han (Gözlerini dükkânın loş köşelerinde gezdirerek, boğuk ve hırıltılı bir sesle): Dağıtın burayı... Taş taş üstünde, demir demir üstünde kalmasın!

Oğullar, babalarının emriyle dükkânın altını üstüne getirdiler. Tezgâhlar devrildi, örsler yerinden söküldü, tahta masalar paramparça edildi. Kümür Han ve Odun Han köşeleri didik didik ederken, Erlik Han’ın gözü tezgahın üzerine atılmış, üzerinde hala o hafif bitki kokusu ve ter izi olan kumaş parçasında takılı kaldı. O parça, Cafer’in mücadele sırasında düşürdüğü ya da üstünden çıkardığı kumaştı.

Erlik Han, devasa ve nasırlı elleriyle o kumaş parçasını yavaşça kavradı. Parmaklarının ucu kumaşa değdiği an, gözlerini sımsıkı yumdu. Yeraltının o kadim büyü ve hissetme yeteneğini kullanarak kumaşın taşıdığı o son enerjiyi, o ruh kokusunu zihninde geriye sarıverdi.

— Erlik Han (Kendi kendine, dişlerinin arasından fısıldayarak): Buldum seni...

Zihninde beliren o kadim silüet ve his, adamın kimliğini ve kökenini gözler önüne serdi. Gözlerini açtığında yüzündeki o şaşkınlık ve öfke birbirine karışıverdi.

— Erlik Han: Demek bu adamın adı Cafer...
— Badış Han (Babasına doğru bir adım atarak, merakla ve öfkeyle): Tanıdın mı babam? Hangi boydandır, hangi ilahın kölesidir o?
— Erlik Han (Başını iki yana sallayıp, karanlık bir gülümsemeyle): Türklerin inancında böyle bir tanrı yok... Gök Tengri’nin göğünde böyle bir hizmetkar, böyle bir kudret yazılı değil. Bu başka bir şey... Bu, o kadim çağların çöpünden beslenmiş, unutulmuş bir leke.

Erlik, elindeki kumaşı yere attı; parmaklarının ucundan sızan koyu ve katran rengi çamuru duvara doğru sürdü. Çamurla, zihninde beliren o adamın yüzünü, o sert hatlarını, keskin bakışlarını ve iki ucu mızraklı baltasını duvara nakşeder gibi çizdi. Kısa süre içinde duvarda Cafer’in kusursuz bir sureti belirdi.

Etrafı saran o sekiz oğul ve sekiz kız, duvardaki o çamurdan silüete baktılar. Gözlerini bir an bile kırpmadan, o yüzü, o bakışları ve o duruşu zihinlerine kazıdılar. Artık düşmanlarının kim olduğunu, hangi yüzde karşılarına çıkacağını çok iyi biliyorlardı.

— Erlik Han (Kızlarına ve oğullarına dönerek, tüm ormanı inleten o buz gibi sesle): Gördünüz mu yüzünü? Artık saklanacak yeri yok. Ormanın hangi köşesine kaçarsa kaçsın, o silüeti bulacak ve o bedeni parça parça edip bana getireceksiniz! Dağılın!

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

16okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18