YAKARIŞ kitap kapağı

34. bölüm / 37

YAKARIŞ

34

Vaveyla Yazarı: Buse Mina

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 37Şu an: 34

Duyurular için buradan ya da instagram hesabımdan takibe alabilirsiniz. (Minabuse_)

Keyifli okumalar...

Ateş gelmişti.

Hayır.

Ateş sakallarını kesmiş bir şekilde gelmişti.

Yaptığı bu hareket gözlerimi doldururken durumun gerçekliğini sorguluyordum.

Ateş sakallarını kesmezdi ki. Benim için bile kesmemişti.

Duru yanağını tutup ağladı diye o, asla kısa bile kullanmadığı sakallarını kesmişti.

////////////////

Ateş ona kollarını uzatan bebeğimizi kucağına aldığında ben hala ona bakıyordum.

Annem ve Sezen teyzede aynı şekilde.

"Oğlum biraz kısaltsan batmazdı." Sezen teyze şaşkınlığını atmış olacak ki konuşmuştu.

Ateş kucağındaki Duru'yla beraber tekrar bahçeye çıktığında şimdi onu rahatlıkla doyasıya öpüyordu.

Bana hiç bakmamıştı.

Sakallarının battığını söylediğimde kısaltmıştı ama hiç böyle tamamen kesmemişti.

Çok net olduğu konuda onu böyle görünce küçük dilimi yutmuş gibi olmuştum.

Asla kesmezdi ama Duru için kesmişti.

"Çocuk insana neler yaptırıyor Sezen."

Sezen teyze annemi onaylayarak başını sallarken hepimiz onların arkasından bakıyorduk.

Bahçede havuzun kenarına oyun halısı kurmuştuk ama Duru oraya sevmediği için hep salondakinde oynuyorduk...ta ki şu ana kadar.

Ateş onu oyun halısına bırakıp boboyu eline verdiğinde Duru mutlu görünüyordu.

Kızımız kalkmaya çalıştığında Ateş ellerinden destek olarak onu kaldırdı.

Üstümdeki şaşkınlıkla beraber bahçeye çıktığımda onlara doğru yürüyordum ve yaklaştıkça Duru'nun babasına bir şeyler anlatmaya çalıştığını duyuyordum.

"Yer var mı bana da.?" Ateş omzunun üstünden bana bakıp gülümsediğinde ayağımdaki terlikleri çıkartıp boş yere geçip oturdum.

Yan yana duruyorduk karşımızda da Duru kuş vardı.

"Sakalların..." Yandan bana bakınca göz göze geldik.

"Şaşırttın beni." Gülümsedik ikimizde.

Eli alışkanlıkla sakallarına gittiğinde Duru'ya baktı.

"Onun canını yaktım."

Elimi koluna attım hızla.

"Kısaltsan yeterdi Ateş...cildi hassas ama önceden böyle olmuyordu yani tamamen kesmene gerek yoktu."

"Bir şey olmaz." Dedi beni geçiştirir gibi.

"Bir şey olur...uzadıktan sonra biraz kısaltırsın olur biter." Kolunu omzuma atıp beni kendine çektiğinde bahçenin ışıkları altında havuz kenarındaki oyun halısında oturuyorduk.

Duru boboyu bacağımıza attığında ona baktım.

"Niye atıyorsun arkadaşını Duru." Dedim boboyu ona uzatırken.

O Ateş'in önüne gelip dizlerine tutundu ve bizden destek almadan ayağa kalktı. Ben hem şaşırarak hem de gülerek ona bakarken Ateş'e zaten gördüğü şeye bakmasını söylüyordum.

"Kendisi kalktı." Dedim heyecanla.

Oyun halısının ucuna gittiğimde Ateş onu bana doğru döndürdü.

"Hadi gel."

O gülerek adım attığında Ateş elini bıraktı.

Dengesiz dört adım daha attığında poposunun üstüne düşecekken Ateş onu yakalamıştı.

Ellerimle alkış yaparken Duru çığlık atarak bir şeyler diyordu.

"Yürüdü resmen."

"Geçen günde yürüdü Efsun." Diyip kucağında duran meleğimin boynunu öptü.

"Ama o sen tutarken olmuştu şimdi tek başına yürüdü."

Ateş onu yine bana döndürüp ayakta durmasını sağladığında adım atmasıyla elini bırakmıştı.

Duru bu sefer üç adım atıp ellerini kıpırdattığında dengesini bozduğu için Ateş'in kolları arasına düşmüştü.

Onların yanına gidip Duru'yu mıncırmaya başladığımda Ateş beni tuttuğu gibi ellerimi kullanamaz hale getirdi.

"Gıdıklayalım." Duru sanki Ateş'i anlamış gibi karnıma tutunarak ayağa kalkmaya başladığında bahçede kahkaha seslerim yankılanıyordu.

Karnımdan tikim vardı ve beni tutan hain bunu çok iyi biliyordu.

"Ateş." Dedim gülerken.

Duru poposunun üstüne düşüp tekrar karnıma tutunarak kalkmaya çalışırken kıpkırmızı olduğuma emindim.

Ateş ellerimi bıraktığında hala gülüyordum.

Ona vurmak için uzanacağım sırada kapıdaki kişilerle uzandığım yerden kalktım.

Annemler, abim ve Can'lar bize bakıyordu.

"Duru adım atmaya çalışıyordu o yüzden şey oldu." Saçmaladığımda Can alaylı alaylı bize bakıyordu.

"Ne oldu.?" Dedi beni zora sokmak için.

"Ne, ne oldu Can.?" Dedim salağa yatarak.

"Anne bunlara dikkat edin bak size ikinci torun gelmesi yakın haberiniz olsun." Can arkasındaki abimi görmediği için kafasına yediği darbeyle gafil avlanarak acıyla inledi.

"Onlara da sana da başlatma Can." Dedi sinirle.

Duru olanları gülerek izlerken annemler bir şey demeden içeriye geçmişlerdi.

"Yalan mı söylüyorum Kartal abi...Hem zaten abim Efsun'a evlenme teklifi etmiş." Gözlerimi kocaman açarak Can'a baktım.

Şu an Ateş onun dedikodusunu yaptığımızı anlamıştı çünkü bunu kimse bilmiyordu.

Abim bile.

Ateş'in başı yavaş yavaş bana dönerken ben Can'a doğru konuştum.

"Bunu sana kim söyledi Can öyle bir şey yok." Dedim uyarı niteliğinde.

Ateş hala bana bakıyordu.

Gözlerim onun koyu kahveleriyle buluşunca gergince gülümsedim.

"Uyduruyor tutuyor işte. Tahmin etmiştir." İnanmadığını bilerek hala yalan söylüyordum.

"Ne teklifi Ateş." Demişti abim.

"Evlilik teklifi diyoruz ya Kartal abi duymuyor musun sen bizi." Sanki abim aptalmış ve anlamıyormuş tonunda söyleyince komiğime gitmişti.

"Can." Dedi abim sinirle.

"En yakın arkadaşınla kayınço oluyorsun işte Kartal abi ne var bunda."

Ateş hala bana bakarken arada gözlerimi kaçırsam da bende ona bakıyordum.

"Biraz ağzımdan kaçırmış olabilirim." Dedim kısık sesimle.

"Aynen." Diyerek beni desteklemişti arkamda olan ve her şeyi ortaya döken kişi.

Yakınımda olsa uzanıp dizine vururdum ama değildi.

"Sadece biraz kaçırdı...bahçede senden kaçıp eve geldiğini biraz anl.."

Ayağa kalkıp ona doğru giderken o kendi bahçelerine doğru koşmaya başlamıştı bile.

Hemen Ateş'e ve ona tip tip bakan abime doğru yürüdüm.

"Yalan söylüyor...sadece birazını anlattım akıl almak için." Duru babasının kucağına düştüğünde tekrar ayağa kalkmıştı ama Ateş onu tutuyordu.

"Akılı Can'dan mı alıyorsun sen Efsun."

Bir şey demediğimde Can'ın sesi yine bize ulaşmıştı.

"Aşk olsun abi senin kardeşin kadar zeki birisi mi var şu evde.!"

"Kes lan.! Getirtme beni oraya.!" Ateş bağırınca Duru adım atmayı kesip korkuyla babasına bakınca Ateş onu hemen kucağına çekti.

"Özür dilerim babacım...özür dilerim aşkım."

Abim onların yanına geçerken ben de Can'a sen öldün işareti yaptım.

Geri zekalı.

Her şeyi ortaya dökmüştü.

Duru ağlarken Ateş'in göğüsüne sinmişti. Hemen yanlarına tekrar oturdum.

"Mavişim...yok bir şey annecim bak baban burada."

"Baba." Duru'dan çıkan sesle Ateş içi gider gibi bir nefes vermişti.

"Baba anneciğim...hadi ayağa kalk." Yan yan bana bakıp kaşlarını çattığında dikkatle onu izliyordum.

Bir buçuk yaşındaki bir bebek için fazla sinirli bakıyordu.

"N'oldu.?" Diyip elini avcumun içine aldığımda o babasına sarılmakla meşguldü. Ateş'e baktığımda bizi gülümseyerek izlediğini görünce koluna dokundum.

Dokunduğum gibi de çekmem bir oldu.

Duru çığlık atarak elimi ittirmeye çalışıyordu.

"Duru." Dedim kızmış gibi yaparak.

"Lan sen nasıl bir varlıksın." Bu ses abimden çıkmıştı.

Bakmadım ona.

Ayağa kalktığımda Ateş, Duru'yu kolları arasına almış ona istediğini veriyordu. Sıkı sıkı sarmalıyordu bebeğimizi.

Ateş bana bakıp ayağa kalktığında kucağındaki kızımızda ne oldu da rahatım bozuldu gibisinden etrafına göz gezdiriyordu.

"Gel Efso biz kahve içmeye gidelim bu cadıyla biraz babası uğraşsın."

Can elini omzuma atıp beni kendine çektiğinde bende bir kolumla ona sarıldım.

Ateş'e baktım hemen.

"Gidin siz güzelim ben bakarım Duru'ya buradayım."

"Durmazsa." Dediğimde Can gülmüştü.

"Artık kabul edecek misin."

"Neyi..?" Diye sordum saf saf.

"Pabucunun dama atıldığını."

Belini sıktım hemen.

"Takılma şuna Efsun.! Kaşınıyor." Ateş konuştuğunda bize doğru geldiği için Can korkup uzaklaşmıştı.

Bir kaç adımda önümde durduğunda Duru'nun saçlarından öptüm.

"Bir iki saate gelirim." Benim Duru'ya yaptığımı Ateş'te bana yapmıştı.

"Tamam yavrum."

"Gideyim o zaman ben."

"Git, geldiğinde de biraz konuşalım."

Başımı sallamıştım.

Gizem'e mesaj atıp evden çıktığımızda yakınlarda bir cafeye gelmiştik. Şimdi de sıkıntıyla çıkan haberlere bakıyordum.

Duru'nun fotoğrafları her yere yayılmış durumdaydı.

@GAZETEMAGAZİN:
ÖZEL HABER.! ATEŞ ÇAĞLAYAN VE EFSUN GEDİZ'İN BEBEKLERİ DURU ÇAĞLAYAN'I SONUNDA GÖREBİLDİK. SOL TARAFTAKİ FOTOĞRAF EFSUN GEDİZİN BEBEKLİĞİ, SAĞ TARAFTA İSE EFSUN GEDİZİN KIZI DURU ÇAĞLAYAN VAR. EFSUN GEDİZ RESMEN KENDİNİ DOĞURMUŞ DURU BEBEK TIPATIP ANNESİNİN KOPYASI DEĞİL Mİ.? ATEŞ ÇAĞLAYANA BENZEYEN BİR KIZ BEBEK HAYAL ETMİŞTİM AMA YANILMIŞIM. SİZCE DURU BEBEK, EFSUN GEDİZE BENZİYOR MU.?

463.097 beğenme. 65.922 yorum

@instagramkullanıcısı: Efsun Duru'ya benziyor djfjfkdkdk ben şok.
@instagramkullanıcısı: Lan gerçek mi bu foto.
@instagramkullanıcısı: İki Efsun görüyorum sadece.
@instagramkullanıcısı: Ateş birine katlanamıyordu şimdi iki tane Efsun gelmiş başına.
@instagramkullanıcısı: Ateşe benzemiyor Efsun büyücü müsün aq.
@instagramkullanıcısı: Tatlılığı halis mi.
@instagramkullanıcısı: Lan bu ne yerim ben bunu.
@instagramkullanıcısı: Efsun kendini klonlamış amk.
@instagramkullanıcısı: Çocuğa nazar değecek oyuncak gibi.
@instagramkullanıcısı: Oha.
@instagramkullanıcısı: Ateşe asla benzememesi.
@instagramkullanıcısı: Efsun kendisini doğurmuş aq.
@instagramkullanıcısı: Ateş'le çocuğun alakası yok.
@instagramkullanıcısı: Efsun'un Ateş'e yapabileceği en büyük kötülük sanırım kendi ikizini doğurmak sjcjdkd go girlll.
@instagramkullanıcısı: Oyuncak gibi çok güzel.
@instagramkullanıcısı: Efsun tüm genleri aktarmış aww
@instagramkullanıcısı: Duru çok tatlııı.
@instagramkullanıcısı: Maşallah çok güzel.

Ateş'e mesaj attığımda hepsini kaldıracağını söylemişti.

"Abim takmış kafaya evlenecek seninle..karısı yapacak kızım seni." Söylediği ses tonuna gülümsedim.

"Şok şok şok Efsun Gediz abimi kocası yapacak mı.?"

Gülerek koluna dokunduğumda bir kaç kişi bize dönmüştü.

"Ne yapmalıyım.?"

Yüz ifademle Can'da ciddileşmişti.

"Efsun sen abimi seviyor musun.?"

Ellerime baktım.

Seviyordum.

"Efsun."

"Evet." Dedim.

"Sizin bir bebeğiniz var. Evet çok kötü şeyler yaşadın hepsinde yanındaydım ve neler çektiğini biliyorum. Ama artık her şey ortaya çıktı ve siz orta yol buldunuz. Abim seni seviyor, ölüyor sana. Sende onu seviyorsun."

Ellerimi tuttu.

"Ortada Duru kuş gibi çok tatlı bir yaratık var."

Gülmüştüm.

"Sensin yaratık." Dedim boğuk sesimle.

"Onu asla affetmeyeceğim beni sattı."

"Sen küstün mü benim kızıma."

Başını salladığında daha çok güldüm.

"Can, o daha çok küçük ve babasına fazla düşkün bir bebek..beni bile sattı." Son cümlemle bu sefer gülen taraf o'ydu.

"Aynı babasına çekmiş çirkef."

"Babasına mı amcasına mı." Ona takıldığımı bildiği için gülüyordu.

"Gençler.!" Gizem'in sesiyle hemen ayağa kalkıp sarıldım. Asıl dedikodu şimdi başlıyordu.

Üçümüz konuşa konuşa üç saati devirdiğimizde kimsenin aramamasıyla sorun olmadığını anlamıştım.

"Karar nedir.? Kabul edecek misin.?" Dedi Gizem.

"Edip etmeyeceğimi, size sormamaya karar verdiğimde kabul edeceğim."

Şu an emin olmadığım için sürekli ikisine soruyordum ama bu anında cevap verilecek bir soruydu.

Evet ya da hayır.

İkisini de diyemiyordum.

Arafta kalmıştım.

Tam olarak cevap içimden geldiği gün Ateş'e söyleyecektim ama şu an değil.

Hazır olmadığımı anlamıştım.

"Biz senin hep yanındayız biliyorsun değil mi.? Yanlış yapsanda doğru yapsanda ben hep senin arkandayım Efsoşum." Gizem'in konuşmasıyla gözlerimin dolması bir olunca hızla ayağa kalkıp yanıma gelmişti.

Sarıldığımızda kendimi tutamadan ağlamaya başlamıştım.

"Ağlama artık Efsun. Ağlama her şey düzeliyor çok mutlu olacaksınız ağlama."

Can diğer tarafa geldiğinde sırtımı okşuyordu.

Bir kaç dakika daha ağlayıp içimi boşalttığımda kalkmıştık ve eve arabayla değilde yürüyerek gitmeye karar vermiştik.

"Şerefsiz merefsiz ama çok güzel baba olmadı mı lan." Can yine bizi güldürmüştü.

"Piçe bak sakallarını kesmiş." Sertçe koluna vurdum.

"Küfür etme." Dediğimde hemen çirkeflik moduna geçmişti.

"Hani söz vermiştin evlendiğinde bile benimle abimin dedikodusunu yapacaktın."

"Bunu 3 yıl önce söylediğimi biliyorsun değil mi.?"

Kollarımdan tutup beni sarstığında sesli bir gülüş çıkmıştı dudaklarımdan.

"Çirkef karı." Gülüyordum söylediklerine.

"Bırak kızı...çirkefler başkanı sensin...sesini kaydedip Ateş'e atacağım bir gün..ona dediklerini bir duysun bakalım sen yaşıyor musun.?"

"Kızım Ateş'ten korksak odun olmazdık."

Üçümüzde kahkaha attığımızda gülmekten yürüyemiyorduk.

"Salaksın Can." Diyordu Gizem.

Telefonuma mesaj geldiğinde Ateş'ten dir diye hemen baktım ama ondan değildi.

Demek ki Duru babasına gerçekten bir sorun çıkartmıyordu.

Can'ın dediği gibi sadece bize cadıydı bu kız.

"Haberlerimiz mi çıkmış." Dediğimde Can'da telefonuna baktı.

"Gizem ve sen ifşalanmışsın." Dedi gülerek.

Bildirimlere tıkladım.

@GAZETEMAGAZİN:
EFSUN GEDİZ, CAN ÇAĞLAYAN VE CAN ÇAĞLAYAN'IN KUZENİ GİZEM ÜN BERABER BİR MEKAN ÇIKIŞI GÖRÜNTÜLENMİŞ. BU ARALAR EFSUN GEDİZ VE ATEŞ ÇAĞLAYANDAN SAKLADIĞI KIZLARI GÜNDEMDE BİLİYORSUNUZ Kİ...İKİLİNİN ARASINDA ANLAŞMAZLIK OLDUĞU VE VELAYETİ KİMİN ALACAĞINA KARAR VERİLEMEDİĞİ SÖYLENİYOR. VE HAKLI OLARAK EFSUN GEDİZ BEBEĞİNİ ATEŞ ÇAĞLAYANDAN SAKLADIĞI İÇİN LİNÇ EDİLİYOR. BEN ZATEN BUNLARIN AŞKLARININ BU KADAR OLAYSIZ BİTMEYECEĞİNİ BİLİYORDUM AMA BU BİRAZ ŞOV OLDU..

267.826 beğenme. 21.738 yorum

@instagramkullanıcısı: Ateş haklı.
@instagramkullanıcısı: neden birisi yazlık birisi kışlık giyinmiş.
@instagramkullanıcısı: Yaptığı haksızlık ama kimse bunu nedensiz yapmaz.
@instagramkullanıcısı: Zaten hiç sevmemiştim bu kızı.
@instagramkullanıcısı: Efsun'u artık neden hiçbir işbirliğinde göremiyoruz ya.
@instagramkullanıcısı: Ateş bırak şunu gel ben bakarım kızına da sana da.
@instagramkullanıcısı: Bebeğin aynı Efsun olması şoku.
@instagramkullanıcısı: Can hala bununla nasıl arkadaş ya.
@instagramkullanıcısı: Çok güzel kadın.
@instagramkullanıcısı: Bebek çok tatlı lan.
@instagramkullanıcısı: Çocuk Ateş'in değil.
@instagramkullanıcısı: Kızlarının adı Duru.
@instagramkullanıcısı: Ateş bunu sektörden mimletti.
@instagramkullanıcısı: geçmiş olsun Efsun Ateş'in avukat ordusuyla uğraşılmayacağını herkes biliyor sende öğrenmiş olursun.

"Açıklama yapsanıza kızım iyice coşmuş bu millet."

Ekranı kapatıp kollarımı birbirine sardım ve Can'a cevap verdim.

"Coşsunlar umrumda değil. Biz gerçeği biliyoruz sonuçta."

"Takılmıyorsun değil mi şu haberlere." Dedi Gizem.

"Yok." Dedim ama takılıyordum.

İleride Duru bu haberleri görür diye de korkuyordum. Beni, onu babasından kaçırmışım gibi bilmesini istemiyordum.

Öyle olmadığını biz ona zaten açıklardık ama haberler sanki biz yalan söylüyormuşuz gibi yazıldığı için içimde hep bir korku vardı.

Haberlerin önünü nasıl keseceğimi de bilmiyordum.

Eve yaklaşırken bu sefer Gizem ve Batuhan konusu açılmıştı.

"Çağırayım da rezil et beni değil mi.?" Dedi Can'a doğru.

"Kızım ne alakası var oturup yemek yiyeceğiz sadece."

"Yok Can'cım kalsın yemek sen evinde yersin."

"Sen ne çirkef bir şey çıktın böyle Gizem yemedik sevgilini...hem siz sevgili misiniz şimdi.?" Can tüm siniriyle konuşuyordu.

"Evet dedim ya oğlum.!"

"Söyleyeyim de çocuğa ayrılsın senden...bir ömür geçmez seninle." Gizem ona vurmaya çalıştığında Can koşuyordu. Tabi peşinden de Gizem.

Çocuk gibiydik.

Bazen Duru'nun bizden daha olgun olduğunu bile düşünüyordum.

Aklıma gelince iç çektim.

Özlemiştim meleğimi.

Evlerimiz görüş açımıza girdiğinde dikkatimi çeken şey terastaki bedenler oldu. Ateş ve abim, onların terasında oturmuş bir şeyler içiyordu.

Ateş bizi gördüğü gibi ayağa kalkarken yere eğilip bir şey aldıktan sonra yürümeye başlamıştı.

Hepimiz Ateşlere doğru gidiyorduk.

"Bak bak gördü güzel kızı nasıl uçarak geliyor şerefsiz." Can sessiz sessiz konuşurken etrafıda kontrol etmeyi unutmuyordu.

Biz kapının önüne geldiğimizde Ateş'te bize doğru büyük adımlarla geliyordu.

Elindeki pusetle, Duru'yu yanından ayırmadığını anlamıştım.

Yere eğilip aldığı şey Duru'ydu.

Kucağındaki boboya sarılmış uyuyordu her şeyim.

"Güzelim..Efsun, ağladın mı sen." Bana yaklaştıkça yüz şekli değişmişti.

Bir saat oluyordu neredeyse nereden anlamıştı ağladığımı.

Gizem ve Can yanımızdan gittiğinde kapının önünde öylece durmuş birbirimize bakıyorduk.

"Hayır." Dibime kadar gelip yüzümü inceledi.

Boşta olan eliyle yüzümü okşarken sert bir nefes verdikten sonra bedenimi kendine çekip sarıldı.

"Seni hiçbir şey için zorlamıyorum, kendini ne zaman hazır hissedersen o zaman duymak istiyorum cevabını ağlama sakın."

Bu konudan dolayı ağladığımı nasıl anladığını çok düşünmeyecektim. Çünkü o anlardı. O ben konuşmasam da anlardı beni.

Asıl yaralandığım konu da bu olmuştu zaten.

Nasıl anlamadı diye kendimi yiyip bitirmiştim ama o görüp duyduğu şeylerden dolayı kör olmuştu.

Ve ben bunu beklemediğim için bu kadar yıkılmıştım.

"Efsun." Yüzümü okşarken çenemi kaldırıp ona bakmamı sağladı.

Yanağımı avuç içine yasladım.

"İyiyim."

İnanmayarak alnımdan öptü.

"Haberleri kaldırdın mı.?"

"Duru'yla ilgili olanları kaldırdım."

İçten içe diğerleri için de bir çözüm bulmasını istemiştim ama sustum.

"Sevindim." Dediğimde dikkatle bana bakıyordu.

"Yorgun musun.?" Dedi hâlâ beni incelerken.

Başımı salladım sadece.

"O zaman sizi odanıza çıkaralım Efsun hanım."

Ben daha ne olduğunu anlamadan o kolunu bacaklarımdan geçirip beni omzuna çıkarttığında bunu tek eliyle nasıl yaptığını sorguluyordum.

Bir eliyle Duru'nun pusetini taşırken diğer eliyle beni tutuyordu.

Eskisi gibi.

"Ateş." Dedim gülerek.

"Söyle can içim, söyle her şeyim."

"Omzun ağrıyacak." Tuttuğu bacağımdan öptüğünde burukça omzunu okşadım.

"Her şeyimsiniz siz benim Efsun." Ensesindeki saçları okşadığımda bizi gören Can ve Gizem ıslık çalıyordu.

Hafifçe arkamı dönüp onlara baktım.

Bizim bahçeye girdiğimizde masadaki kişilerde hemen bizi fark etmişti.

Annem, Sezen teyze ve Gül teyze vardı.

Seslerini duyamıyordum ama annem ikisine gülerek bir şeyler söylerken hepsi gülümseyerek bize bakıyordu.

Onlara el salladığımda Sezen teyze ayağa kalkarak bize el sallamıştı.

Ateş'in bizi düşürmeyeceğini bildikleri için rahatlardı.

Eve geldiğimizde kafamı eğerek kapıdan geçince gülüyordum.

"Ateş." Dedim merdivenlerden çıkarken ama beni dinlemeden çıkmaya devam etti.

"Sen gerçekten delisin."

"Delirttin beni." Dedi beni yatağa bırakarak.

Duru hala ondaydı.

Onu pusetinden çıkartıp kucağına aldığında ben hala yatakta ayakta duruyordum.

Yere inip geceliklerimi alarak üzerimi değiştirmek için banyoya girdiğimde Ateş'in konuşma sesleri gelmeye başlamıştı.

Duru uyanmıştı sanırım.

"Kurban olurum sana babacığım...evet bir tanem annene de kurban olurum, ölürüm onun için."

Kapıyı açıp onlara baktığımda Duru'nun uyku sersemiyle babasına güldüğünü görünce dudaklarım hemen yana kıvrılmıştı.

Elini Ateş'in yanağına atıp sakallarını okşamış gibi yapıyordu.

Elinde hala bobo vardı.

Ateş onun boynundan öpüp kahkaha atmasını sağladığında gözleri bana takılınca gülmesi durmuştu.

Ateş onunla beraber bana dönünce gülümseyerek ikisine bakıyordum ama Duru'nun birden ağlamaya başlaması ve boboyu bana doğru fırlatmasıyla banyodan çıkıp onlara doğru yürümeye başladım.

Kollarını bana uzatarak ağlıyordu.

"Buradayım annem ağlama."

Onu kucağıma alıp öptüğümde ağlaması devam ediyordu.

"Seni gördüğü an bir şeyler oluyor bu çocuğa." Ateş'in konuşmasıyla güldüm.

"Bağımlı yapmışsın onu da." Alnımdan öptü.

"19 aylık bebeklerde normalmiş bunlar." Dediğimde bu seferde yanağımdan öptü.

Duru bu seferde Ateş'i itmeye çalışıyordu.

Bu durum kahkaha atmamı sağladığında Ateş'in suratına bakıyordum.

Kaşlarını çatmış Duru'ya bakıyordu.

"Annen ikimizin Duru." Dediğinde daha çok güldüm.

"Anni." Dediğinde kocaman ve sertçe öptüm onu.

"Anni bir tanem...dünyanın en güzel annisi." Ateş'in söyledikleriyle bakışlarımı kaçırdım ama o elini yanağıma atmıştı.

"Anni."

Duru Ateş'in elini itmek için elini havaya kaldırdığında minik parmaklarını öptüm.

"Anni ikimizin."

Duru'nun dudakları titremeye başladığında Ateş pencereye doğru yürümeye başlayıp yanımızdan uzaklaştı.

"Ağlasan da o ikimizin biraz paylaşımcı ol meleğim." Çocuk gibi söylenmesine kahkahalarla gülmek istemiştim ama küçük hanımı sakinleştirmekle meşguldüm.

"Ağlatma Ateş." Yatağa gidip Duru'yu yatırdığımda üzerine eğilip her yerini öpmeye başlamıştım.
Odayı dolduran kahkahasıyla Ateş diğer tarafa oturdu.

Göbeğini öpüp sesler çıkarttığımda saçlarımdan tutarak başını geriye atmış gülüyordu.

"Babbba...baba."

"Sıkışınca hemen baba." Dedi Ateş.

"Gel bakalım birazda ben öpeyim her şeyimi." Duru'yu bacaklarından tutup kendine çevirdiğinde kızımız bu seferde kollarını ona uzatıyordu.

Ateş onun parmaklarını öptükten sonra ısırmış gibi yaparak gülmesini sağlıyordu.

Parmaklarını hem kaçırıp hem de Ateş'in yakalaması için ona doğru uzatınca bu hareketine güldük.

Kolundan öptüğümde bir elini hemen yüzüme atmıştı. Şimdi artık hem Ateş'le oynayıp hem de benim yüzümü seviyordu.

"Çok mu tatlı yoksa bize mi öyle geliyor." Dememle anında cevapladı.

"Çok tatlı...çok güzel."

Sertçe öptü Duru'yu.

Duru nefes nefese kalmış bir şekilde bana döndüğünde bacağını yüzüme doğru vuracağı sırada Ateş hemen tutmuştu.

"Hayır bir tanem anneyi koruyacağız zarar vermeyeceğiz." Ateş onu kendine döndürüp konuşurken o sadece babasına uzanmaya çalıştı.

Kucak istiyordu.

Ateş onun bu isteğini kırmayıp kucağına aldığında yemeği en son ben gittiğimde yediğini söyleyince toparlanıp mutfağa inmeye başlamıştık. Ben önde onlar arkamda mutfağa girdik. Duru için meyveleri doğradıktan sonra mamasını da yapmıştım.

Sıcaklığını kontrol ettikten sonra yanlarına gittim.

Duru yemek yiyeceğini anlayıp heyecanla bacaklarını kıpırdattığında yanlarına oturup biberonu ona verdim.

Kendisi tutuyordu bir kaç haftadır.

"Bu konuda bana çekmiş."

Başımı salladım gülerek.

"Çok seviyor yemek yemeyi babası." Derken Duru'nun saçlarını alnına doğru kaldırıyordum.

Biberonu bana doğru uzattığında bu sefer meyvelerini de yedirdim.

Diğer biberonuna su koyup tekrar yanlarına gelmiştim.

Ateş hayran hayran kızımızı izlerken sürekli başının üstünden öpüyordu. Duru böğürtlenleri üstüne döke döke yerken sürekli ağzını siliyordum.

Sonunda meyveler bittiğinde biraz daha mutfakta durup tekrar odaya çıkmıştık.

"Uyuyana kadar kal." Derken Duru'ya pijama seçiyordum.

Ateş onu yatağa bıraktığında üstündeki lekeli tshirtü çıkartmıştım.

"Tutayım mı kolunu." Hemen başımı salladım.

Duru oyun sandığı için kolunu kaçırıyordu.

Ateş kolunu tuttuğunda yakalandı sanıp kahkaha attı.

"Lan Duru, lan Duru."

Üzerini değiştirdikten sonra saat gece yarısına gelirken Duru bizim onunla oynamamızdan yorulmuş bir şekilde uyuya kalmıştı.

Bizde Ateş'le oturmuş onu izliyorduk.

"Teşekkür ederim Efsun."

Ateş'e baktım şaşırarak.

"Onu dünyaya getirdiğin için..ona bensiz bu kadar güzel baktığın için."

Ateş sürekli bana bu yüzden teşekkür ediyordu ve sanırım bu devam edecekti. Omzumun üzerinden öpüp gittiğinde kendimi yatağa atarak düşünmeye başladım.

Neler olacağını.

Bundan sonra nasıl bir aile olacağımızı düşünmeye başladım. Düşündüklerimle dudaklarımda bir tebessüm oluşuyordu.

Çok geçmeden kendimi uykunun kollarına attığımda yarın başımıza gelecekleri bilsem böyle bir hata yapmaz gözümü dahi kırpmazdım.

"Şundan da yedirsene çocuğa Efsun." Kahvaltı masasında annemin ısrarlarıyla Duru'ya bir şeyler yediriyordum.

"Tamam anne yeter bu kadar normalde bunları yemiyor."

"Bir şey olmaz kızım ben size 7-8 aylıkken neler yediriyordum...şimdiki nesil bir değişik işte Sezen."

Evet, Sezen teyzede bizimleydi.

"Karışma kıza Esin, ondan daha iyi bilemeyiz herkesin çocuğunu büyütme şekli farklı."

Kolumu okşamıştı konuştuktan sonra.

Telefonum titrediğinde arayan kişiyi görünce hemen açıp hoparlöre aldım.

"Efso." Diyerek bağırıyordu Can.

"Efendim Can." Dedim Duru'ya avokado yedirirken.

"Kızım bizim mecnun ne paylaşmış gördün mü.? Çok romantik lan kerata gözüme girmeye başladı."

Kaşlarımı çattığımda onun söylediklerini annemlerde duyuyordu.

"Kim.?" Dedim anlamayarak.

"Abim lan abim..profiline gir bak hemen tüm ülke bunu konuşuyor sen daha uyu.!" Bana kızarak telefonu kapattığında annemler hemen telefonlarını eline almıştı bile.

"Ne paylaşmış." Dediğimde annem gülerek ekrana bakıyordu. Sezen teyzede aynı şekilde bakmaya başlayınca gözleri dolan kadınlarla tekrar seslendim.

Annem telefonu uzattığında gördüğüm fotoğrafla beraber hareketlerim durdu.

Ateş, bizi paylaşmıştı.

Duru ve beni.

@atescaglayan: Hayatım tek karede.

12.386.929 beğenme. 102.027 yorum

@instagramkullanıcısı: Efsun değil mi o (yankılı)
@instagramkullanıcısı: Hani Ateş Efsuna dava açmıştı amk bu neee.
@instagramkullanıcısı: LANNN
@instagramkullanıcısı: #EfsunAteşforever
@instagramkullanıcısı: Bu bir şaka mı.?
@instagramkullanıcısı: Sevgilisiyle çocuğunu paylaşmış ben şok.
@instagramkullanıcısı: Magazin zort oldu şu an.
@instagramkullanıcısı: Ciddi misiniz lan barışmışlar mı.?
@instagramkullanıcısı: Ağlıyorum.
@instagramkullanıcısı: Oha barışmışlar lan.
@instagramkullanıcısı: İnanmıyorum affettin mi bu kızı Ateş.
@instagramkullanıcısı: Yani diyor ki velayet falan yok ne diyorsunuz siz aq.
@instagramkullanıcısı: Tüm magazin sitesi zortladı arkadaşlar size Ateş Efsuna dava açmaz demiştim.
@instagramkullanıcısı: Helal lan yusufi.
@instagramkullanıcısı: Ateş hiçbir zaman Efsun'a kıyamadı ama Efsun ondan bebeğini kaçırdı.
@instagramkullanıcısı: Efsun'u paylaşmış inanmıyorum.
@instagramkullanıcısı: Ay Efsun'u görünce eskisi gibi hissettim lan ne günlerdi.
@instagramkullanıcısı: Şov yapma Ateş.
@instagramkullanıcısı: Hani Ateş bu kıza düşmandı yalancı şeytanlar.
@instagramkullanıcısı: Lan sizi yerim anam babam barışmış gibi hissettim.

Bu fotoğrafı o çekmişti ve benim haberim dahi yoktu.

Kaç dakika fotoğrafa baktım bilmiyorum ama benimde gözlerim dolmuştu.

Bizi paylaşmıştı.

Dün anlamış mıydı.?

Anlamış..o hep anlar.

Anlardı.

Ayağa kalktığımda telefonu anneme doğru uzattım. Duru'yu öptüm.

"Şey ben bir onu arayayım." Yanlarından koşar adım uzaklaştığımda titreyen dudaklarımı birbirine bastırdım.

Ne çok ağlar olmuştum bu aralar.

Onun yaptığı şeylere sürekli ağlıyordum.

Duygusallaşıyordum yanında.

Eskidende böyleydim zaten.

Onun yanında kendimi korumama ihtiyacım olmadığı için kırılgandım, nazlıydım.

Ateş'in numarasına tıklayıp aradığımda bir çalışta açmıştı.

"Can parçam."

Gözlerimi kapattım bir kaç saniyeliğine.

"Efsun'um, bir şey mi oldu.?"

"Teşekkür ederim." Dediğimde sesimin boğuk çıkmasına şaşırmıştım.

"Ağlarsan kaldırırım." Gülümsedim.

"Ağlamıyorum." Diyerek aksini iddia ettim hemen.

"Daha önce yapmadım çünkü rahatsız olacağını düşünmüştüm ama dün gözlerindeki kırgınlığı görünce paylaşmak istedim. Kızmadın değil mi.?"

"Kızmadım."

Bir süre ikimizde sustuğumuzda Duru'yu sordu.

"Yemek yiyor istersen fotoğraf atarım birazdan."

"Abi.!" Arkadan birisi seslendiğinde bir kaç saniye onları dinledim.

"Toplantıya gireceğim sonra yanınızdayım...sahile gidelim mi üçümüz.?"

"Piknik mi yapacağız." Dediğimde sesim hafif yüksek çıkınca Ateş gülmüştü.

Eskiden her sahile gittiğimizde piknik yapıyorduk.

"Sen istersen her şeyi yaparız her şeyim. Ben gelmeden seni ararım hazırlanırsınız." Başımı sallıyordum görecekmiş gibi.

"Tamam ben Duru'ya kıyafet seçeyim o zaman." Tekrar güldü.

"Anası bitti kızı başladı ne yapacağım ben sizinle."

Tebessüm ediyordum sadece.

"Kapatıyorum yavrum haberleşiriz bir kaç saate."

"Tamam görüşürüz."

"Görüşürüz can içim ikinizi de çok seviyorum."

Bir şey demeden kapattığımda pişman olmuştum.

Bizde dese miydim diye düşünüyordum.

Annemlerin yanına gittiğimde onları mutfakta göremeyince kaşlarımı çattım. Bahçeye çıktığımda Sezen teyzelerin bahçesinde gördüğüm bedenlerle rahatladım.

Duru'yu yürütmeye çalışıyorlardı.

Annem karşıya geçmiş onu yanına çağırırken Duru ona doğru adımlar atarken Sezen teyzede düşmesin diye arkasından tutuyordu.

Gülümseyerek eve girdiğimde hızla kıyafet seçmeye başladım.

Resmen kıyafet seçerken yarım saat geçmişti.

Duru'nun dolabını açıp ona da bir şeyler bakınıp yatağın üzerine atarken annemin ve Sezen teyzenin sesleriyle adımlarım durdu.

Elimdekileri yere atarken nasıl indiğimi bilmeden merdivenlerden inmiş koşar adım bahçeye çıkmıştım.

Annem saçlarını tutup ağlarken Sezen teyze bana doğru koşuyordu.

Gözlerim kızımı ararken hemen dolmuştu bile. Bir şey olmuştu.

Düşüncesiyle Sezen teyzeye doğru gidecek adımı bile atamadım.

"Efsun.! Duru'yu aldılar.! Efsun.!"

BÖLÜM SONU

Selam aşklar..

Bir aydır bölüm atmamışım öncelikle bunun için özür dilerim hepinizden.

Şu anda sınav haftamdayım ama bugün en son bir ay önce bölüm attığımı görünce hemen yazıp atmak istedim. Umarım beklediğinize değen bir bölüm olmuştur.

Bölüm için oy ve yorumlarınız benim için çok önemli.
Not; Yorumlarınızı okuyup motive olduğum doğrudur :) 😄

Sizi seviyorum ve gecikme için tekrardan özür diliyorum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.739okunma 43beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.