YAKARIŞ kitap kapağı

2. bölüm / 37

YAKARIŞ

2

Vaveyla Yazarı: Buse Mina

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 37Şu an: 2

Keyifli okumalar..

Çığlığım bahçede değil sitede yankılandı.

Çenem ve kaşımı sırayla merdivenin betonuna çarpmıştım.

"Siktir.!" Can telaşla beni yerden kaldırıp yüzüme baktı.

**************

"ESİN TEYZE.!" Nil'in bağırışıyla elim gözümün üstünden damlayan kana gitti.

Can'a korkuyla baktım.

"Siktir.!" Dedi tekrardan.

"Kanıyor." Dediğimde hızlıca yanımdan kalkıp bahçeye doğru koştu ama yarı yolda durup geri geldi. Herkes buraya geliyordu zaten.

Annemin çığlığını duyunca başımı kaldırdım. Bir daha çığlık attı.

Babam yüzümü ellerinin arasına alıp kaşıma baktı.

"Esin çabuk hastaneye gidelim.!" Dedi kaşıma peçete bastırıp.

"Tamam korkma sakın bir şey yok babam.!" Dedi ama sesi korkudan yükselmişti.

"Cihan bir bakayım." Dedi Kıraç amca.

Babam bir adım kayıp yüzümü Kıraç amcaya gösterdi. Babamın bastırdığı peçeteden de kanlar damlıyordu.

"Ulan Can, ULAN CAN.!" Kıraç amca kükrediğinde yerimden sıçradım.

Annem gözleri yaşlı bir şekilde Sezen teyzeye bir şey diyordu. Konuşmasını bitirmiş olmalı ki hızla yanıma gelip yüzümü ellerinin arasına aldı.

"Tamam anne ağlama acımıyor." Dedim ama felaket acıyordu çenem.

Başımı göğüsüne çekti. Sezen teyze elinde buz ve bezlerle geldiğinde hemen önümde durdu. Onun da gözleri dolu doluydu.

Kolumdan tutup bezi bastırdı.

"Çok kötü olmuş Esin çabuk gidelim çok kanıyor." Dedi Sezen teyze.

Acıdan gözlerimi kapatmıştım.

"Anne hadisenize.!" Abimin sesiyle gözlerimi açtım.

Ablam ve ikisi yan yana durmuş telaşla bakıyorlardı.

Gözlerim Ateş'i aradı ama yoktu.

Bu kadar mı umrunda değildim.

Umrunda olsan sana inanırdı.

Doğru.

Annem bir kolumdan Sezen teyze bir kolumdan tutmuştu.

"Yürüyebilirim." Dedim ama ikisi de dinlemedi.

Arabaya hızlıca yürüdüğümüzde arabanın Ateş'in arabası olduğunu fark ettim. Hatta sürücü koltuğunda da Ateş'in ta kendisi vardı.

Kornaya bastığında annemler biraz daha hızlı yürümemi sağladılar.

"Nazar değdi kıza Allahım." Diyordu Sezen teyze.

Annem ağlıyordu hala.

Abim arabanın kapısını açıp bizim geçmemizi sağlamıştı. Binerken abim refleks olarak belimden tutmuştu.

"Arkadan geliyorum hızlı git Ateş." Dedi abim ve eve doğru yürümeye başladı.

Arkaya annem ben ve Sezen teyze oturduk.

Önde babam vardı.

Kıraç amca sanırım gelmeyecekti.

"Can'da gelsin." Dedim araba hareket edeceği zaman.

Ateş beni dinlemeden arabayı sert bir şekilde bahçeden çıkarttı.

Ne ara kendi arabasını bizim bahçeye getirdiği hakkında hiçbir fikrim yoktu.

"Kanaması durdu mu Esin." Dedi babam arkaya doğru uzanıp.

Durmamıştı, hissedebiliyordum.

Annem sesli bir şekilde ağlayarak konuştu.

"Durmuyor Cihan." Babam sıkıntıyla önüne dönüp birini aradı ve geleceğimizi söyledi.

Sezen teyze dua okuyup kolumu okşuyordu.

Başım dönüyordu.

Kan kokusu midemi bulandırmıştı.

"Anne ağlama." Dedim titrek sesimle.

O ağladıkça benim de ağlayasım geliyordu ve bu tamamen acıyı hissetmeye başlamamdan kaynaklıydı.

Felaket bir yanma vardı.

Annem bezi çekip baktığında hıçkırdı.

"Sezen çenesine bak nolur bakamıyorum." Dedi annem.

Sezen teyze çeneme tuttuğu bezi kaldırıp yüzünü buruşturdu.

"Esin.." Dedi korkuyla.

Annem yine hıçkırdı.

"Esin ağlama güzelim beş dakikamız kaldı ağlama." Diyordu babam. Araba iyice hızlanmıştı.

Annem bir eli belimde bir eli kaşımda ağlıyordu.

Omzumdan öpüyordu.

"Geberteceğim seni hastaneye bir gidelim." Dedi sinirle. Hem öpüp hem tehdit ediyordu.

Ben ne yapmıştım şimdi.

Canımın acısıyla arkama yaslandım.

"Arka kapıdan gireceğiz Ateş bekliyorlar zaten Cahitler." Dedi babam.

Ateş arabayı felaket bir hızla kullanıyordu.

Koltuğa bir kaç damla kan bulaşmıştı.

"Sezen teyze, koltuk." Dedim yere bakarak.

Ateş ağzının içinden bir şeyler söyleyince elimle koltuğu silmeye çalıştım ama Sezen teyze koluma vurdu.

"Sinirlendirme beni Efsun." Dedi çeneme bakarken.

Arkadan gelen korna sesiyle babam aynadan baktı. Sanırım abimdi.

Sağ elim uyuşmuştu. Komple karıncalandığını hissediyordum.

Kan görünce böyle oluyordum.

Yanağımda bile kurumuş kan vardı.

Araba bir kaç dakikanın sonunda durduğunda ilk inen Ateş oldu ve annemin kapısını açtı.

Annemde hem kaşımdaki bezi hem de çenemdeki bezi tutarak dikkatlice indi. Ben de ineceğim zaman elimde kan olduğu için bir yere dokunmadan indim. Ateş doğrudan bana bakıyordu ama ona bakamadım, canım acıyordu.

"Baba hadi çabuk.!" Abimin sesiydi.

"Gelin Cihan." Kıraç amcada gelmişti.

Biraz uzağımızda babamın arkadaşı ve aile doktorumuz Cahit amcayı görünce hızlanmıştım.

"Cihan.." Hemen yanıma geldi.

"Efsun, geçmiş olsun kızım gel hemen bakalım." Dedi ve bezleri tuttu. Annemlerin tuttuğu bezleri şimdi Cahit amca tutuyordu.

Biz önden diğerleri arkadan geliyordu.

"Nereye çarptın." Yürürken konuşuyordu.

"Merdivene." Dedim halsiz sesimle.

Yüzünü buruşturdu.

"Yanıyordur şu an yaraların hemen bir ağrı kesici serum yapacağım duruma göre dikiş atalım." Onaylayacak halim bile yoktu.

Cahit amcanın odasına girdiğimizde beni hemen sedyeye oturtmuştu. Annem hemen yanıma geldi.

Sanırım hepsi odadaydı.

Cahit amca yüzünü buruştura buruştura kaşımdaki bezi çektiğinde bir gözünü kapatıp kaşımı iki yana kaldırıp yaraya baktı.

"Dikiş atılacak kaşına derin bir kesik." Dediğinde annem kolumu sıktı istemsizce.

"Bir şey yok anne." Dedim rahatlasın diye ama o hala benim halime bakıp ağlıyordu.

Bu sefer çenemdeki bez çekildiğinde yüksek sesle inledim. Bez yapışmıştı.

Cahit amcada bir kaç ses çıkarttı.

"Efsun felaket çarpmışsın, ikisine de dikiş atmamız gerekiyor açıklıkları çok derin." Babamlarda yandan dinliyordu.

Annem başını salladı.

"Ağrı kesici yapacaksın değil mi Cahit." Dedi hemen. Cahit amca yaralarıma bakarken başını salladı.

"Uyuşturmamız lazım." Dedi ve biraz uzaklaşıp dolabını açtı.

Annem başımdan öptüğünde kolumu ona doladım.

Babamda görüş açıma girdi. Hemen belimden tutup beni kendine yasladı.

"Ah babacım, Ah." Dedi kızarak.

Bir şey demedim. Haklılardı, bazen Can'la şakanın dozunu kaçırıyorduk.

Başımıza böyle şeyler gelebiliyordu. Cahit amca elinde malzemelerle gelince annemleri bir kaç adım gerimizdeki bekleme koltuklarına gönderdi.

Yaralarıma bir şeyler sürüp bir kaç dakika bekledi. Çenemin uyuştuğunu hissedebiliyordum.

"Hazır mısın." Dedi. Başımı salladım.

"İrkilirsen bile kıpırdama Efsun tamam mı canın acırsa koltuğu sık." Gözlerimi kapatıp açtım.

"Cahit ben geleyim yanında durayım." Dedi annem.

"On dakika sürecek Esin merak etmeyin." Dedi ve ilk çeneme doğru elindeki iğne ile yaklaştı. İğnenin girdiğini hissettiğimde ağzımdan istemsizce bir inleme çıktı.

Annem dayanamayıp yanıma gelmişti.

"Sık benim elimi sık annecim dayan on dakika." Konuşamadım.

Annemin koluna tutundum. Uyuşturmuşken bile canım acımıştı.

Bir kere daha iğneyi hissedince acıdan dolayı gözümden bir kaç damla yaş geldi.

Cahit amca çenemi dikmeyi bitirmişti.

Derin derin nefesler alıyordum.

"Kaşın biraz daha ağrısız olur az kaldı." Diye konuştu.

Kaşıma ağrısız mı demişti. Yalan.

"Ah." Dedim istemsizce.

Hızlı hızlı dikiyordu.

Ayağımı yere vuruyordum. Odadaki tek ses benim ayakkabımı sertçe yere vurmamdı.

"Yeter." Dedim biraz kıpırdanıp.

"Efsun, kıpırdama son iki." Dedi tekrar iğne tenime batarken.

Babamın küfürlerini duyuyordum. Kıraç amca ve ikisi konuşuyordu. Abim bile odadaydı. Ama göremiyordum yan taraftalardı.

"Bitti." Dediğinde bedenimi gevşetip gözlerimi kapattım.

"İz kalmayacak merak etme sadece dikişlerin kendiliğinden düşmesini bekle sen çekme." Dedi.

"Başka bir şey var mı kolun dizin iyi mi." Dedi kolumu kontrol ederken.

Kolumun arkasında bir yere dokununca oranında soyulduğunu anladım.

Bir şeyler sürüp sardı.

Bacaklarıma baktık ama bir şey yoktu.

"Tamamdır vereceğim kremi iki gün sonra dikişlerine her gün sürmeye başla." Başımı salladım.

"Serum yapmıyorum ağrı kesici yazıyorum sabah ve akşam tok karna." Annem de başını sallıyordu.

"Geçmiş olsun tekrardan küçük hanım dikkatli ol." Dedi ve babamların yanına geçti.

Sezen teyze hemen yanıma geldi.

"Bir tanem oy kurban olurum ben sana boncuk gözlüm benim." Yarım bir şekilde sarıldı.

Annem ağlamıyordu ama bakışları donuktu.

"Hadi Esin bakma öyle canını sıkma kızın, iyileşti bir şeyi yok." Dedi ama annem dikkatlice yüzüme bakıyordu.

Bana doğru yaklaşıp çok hafif bir şekilde dikiş atılan yerleri sırayla öptü.

En son omzumu da öpüp ayağa kalktı.

Ben de kalktım.

Bir iki adımda babamları görmüştüm. Kıraç amca beni görünce yanıma gelip sarıldı.

"Boncuk gözlüme dikiş mi atılmış." Dedi üzgün bir şekilde. Yorgunluktan sadece başımı sallıyordum.

Onunla ayrıldıktan sonra babam gelip sıkıca sarılmıştı.

"İyi misin, ağrın var mı prensesim."

Biraz vardı ama başımı olumsuz anlamda salladım.

Cahit amca gülünce ona baktık.

"Ağrısı var Cihan, şunu şimdi içsin biraz rahatlar..İlacı aldıktan sonra uyku yapar bilginiz olsun." Diye ekledi.

İlacı babam içirdiğinde hala sesim çıkmıyordu.

Çenemden dolayı sesim çıkmıyordu. Konuşunca oynadığı için acıyordu.

Tekrar aynı şekilde Ateş'in arabasıyla geldiğimiz gibi eve gidiyorduk. Bu sefer orta hızdaydı araba.

Cama başımı yasladım. Ateş'in tam arkasında oturuyordum. Sol omzuna baktım.

Orası eskiden benimdi. Sarılıp öperdim. Beni sol omzuna alıp kaldırırdı.

Aklımdaki şeyleri atıp gözlerimi kapattım. Başımı camdan çekip hala telaşlı ve korkan annemin omzuna koydum.

Saçlarımı okşadı.

"Benim dikkatsiz kızım, yüreğimi ağzıma getiren kızım." Annemin söylediklerine Sezen teyze güldü ama ben yavaş yavaş mayışıyordum.

"Can ve Efsun ne zaman rahat durmuş Esin biliyorsun bu ikisini." Sezen teyzeydi sözlerin sahibi.

Bilincim yavaş yavaş kapanıyordu. Ateş'in arabaya yayılmış kokusuyla beraber bilincim komple kapandı ve uyku moduna geçiş yaptım.

"Uzat başını Esin." Diyordu babam.

"Dikkat et Cihan nolur." Dedi annem.

Sanırım hala arabadaydık.

Bacaklarımdaki kollarla başım bir omuza yaslandı.

"Cihan dikkat." Annem yine aynı şeyi demişti.

"Bebeğim." Dedi babam beni arabadan yavaşça çıkartırken.

Sağ kolum dışarıya doğru sarkıyordu, hissedebiliyordum.

"Bir şey olursa ararsın Cihan amca." Ateş'ti bu.

"Aynen Cihan kötü olursa bizi hemen arayın." Kıraç amca'da aynısını söyledi.

Annem ve Sezen teyzenin de seslerini hayal meyal duyuyordum.

"Hadi baba." Diyordu abim.

Birisi kolumu karnıma koyduğunda babam da yürümeye başladı.

"Serpillere de ayıp oldu."

"Aman sende Esin ne Serpili kızımıza bir şey olmadı ayıp olsun bir şey olmaz." Dedi Sezen teyze.

Babamın omzuna yüzümü sürttüm.

"Can'a da bir şey demeyin sakın Sezen."

Annemleri artık duyamıyordum. Sanırım merdivenlerden çıkıyorduk.

"Aç oğlum kapıyı." Kapı açılmıştı.

"Elif nerede." Dedi babam beni yatağa bırakırken.

"Serpil teyzelerle gitti ayıp olmasın diye." Dedi abim. Babam sanırım sinirlenmişti.

"Başlatmayın Serpil teyzenize, kardeşinize canlı canlı dikiş atıldı ne bu Serpil'lere ayıp oldu merakı...konuşacağız yarın dua edin bir şey olmadı Efsun'a."

Abim bir şey dememişti.

"Uyurken değil, kardeşin masada ona bakman için sana bakarken bakacaksın onun yüzüne Kartal." Babamın söylediklerini uykulu halimle fazla anlayamıyordum.

Adım sesleriyle gittiklerini anladım. Tam tekrar yarım bıraktığım uykuma dalacakken saçlarımın okşanması ve alnımdaki dudaklarla kıpırdandım.

Bir bacağımı büküp uyumaya devam ettim.

Son hatırladığım saçlarımla oynanması ve elimi tutan ellerdi.

"Hadi Efsun ağzına zorla tıktırma annem, tok karna alacaksın ilacını ye şunu." Annem sabahın yedisinden beri odamda benimle uğraşıyordu.

"Anne doydum tokum diyorum ya tokum tok tok." Dedim elimle boğazımı göstererek.

Annem ısrarla çatalı ağzıma doğru uzattı. Sertçe alıp çiğnedim.

"Düzgün çiğne dikişine bir şey olacak." Dedi tekrar çatala bir şeyler batırırken.

Odanın kapısı tıklatıldığında annem gel dedi.

Elif, ablam gelmişti.

"Anne, ne yaptınız." Diyerek bedenini içeriye soktu.

"İyi misin Efsun." Dedi yatağın yanında diz çökerek.

"Neredesin sen.!" Dedi annem kızgınlıkla.

"Serpil teyzelere ayıp olm.."

Annem bağırarak sözünü kesti.

"Serpil kim Elif, kardeşinden değerli mi senin için. Daha yeni haberin oluyor kardeşinden.!"

Doğru söylüyordu aslında hiç bu açıdan bakmamıştım.

Ablam bir şey demedi.

"Bir daha kim olursa olsun önce ailenizi düşünün el için birbirinizi kırmayın." Diyerek devam etti.

Gülümsedim.

Ablamın Azra için beni kırmaları geldi aklıma.

"Tamam anne abartma birinin ortalığı toparlaması lazımdı." Dedi Ablam konuyu uzatarak.

"Elif yürü git şu odadan beni delirtme çocuğun hali ortadayken ne toparlamasından bahsediyorsun, merak eden gelirdi etmeyen de evine dönerdi uzatma konuyu daha fazla sinirlendirme beni." Konuşması bitmesine rağmen söylene söylene ağzıma bir lokma daha uzattı annem.

Onu kırmamak için ağzımı açıp hızlıca yedim.

Yanağımı okşadı.

Ablam odadan çıkınca kasılan bedenimi serbest bıraktım.

Geriyorlardı beni.

"Ağrın var mı içelim hadi ilacı." Dedi ve tepsinin yanındaki küçük tabaktan ilacı alıp bana verdi. Yuttuğum da suyuda uzattı.

"Sağ ol anne." Dedim kollarımı ona dolarken.

"Kurban olurum sana iyisin değil mi annem." Başımı salladım.

"Kalbim duracaktı yüzündeki kanları görünce." Dedi yara olan yerleri okşarken. Sol gözümün altı yavaş yavaş yeşil bir şekilde morarmıştı.

Çenemde aynı şekilde yeşil ve sarı sarıydı.

Kremlerimi de sürdükten sonra annem odamdan çıktı.

Can'ı aradım ama açmıyordu.

Sıkıntıyla ayağa kalktım.

Salak kendini suçluyordu şu an.

Ördekli geceliklerimle olduğum için üstüme uzun ince bir hırka alıp odadan çıktım. Sezen teyzelere gidecektim.

Aşağıya indiğimde annemlerin sofrasının yeni kuruluyor olduğunu gördüm.

Annemde yardım ediyordu.

"Efsun niye kalkıyorsun sen." Dedi yanıma gelirken.

"Can'ın yanına gidip geleceğim anne." Dediğimde başını salladı.

"Dikkat et düşeyim falan deme gebertirim seni." Arkamdan bağırıyordu.

Dış kapıyı açıp çıktım.

Yavaş yavaş onların bahçesine yürüdüm ve kapılarını açmadan çamların arasından geçerek bahçelerine girdim.

Dış kapılarının önüne gelip zile bastım. Kapıyı Sezen teyze açmıştı.

"Efsun." Dedi kollarını bana uzatırken.

"Nasıl oldun güzelim." Dedi yüzümü incelerken.

"İyiyim Sezen teyze merak etme. Can evde mi.?" Dediğimde başını salladı.

"Hayır evde değil." Diyerek sesli bir şekilde konuştu. Beni de belimden tutup içeriye çekmişti.

Kapıyı kapatıp bana yukarıyı işaret etti. Gülümsedim.

Sanırım Can evde olmadığını söylemesini istemişti.

Aptal.

Hızlıca merdivenlerden çıkıp koridorun sonundaki odaya doğru yürüdüm.

Kapıyı tıklattım. Ses gelince açtım.

Can bilgisayardan bir şeylere bakıyordu.

"İnsan bir geçmiş olsuna gelir." Dememle hızlıca ayağa kalkması bir oldu.

Gözleri yüzümü hızlıca taradıktan sonra dayanamayıp kollarını boynuma sardı. Ben de karşılık verdim.

"Aptal mısın sen.!" Dedim hemen.

"Aptalım." Dedi üzgün sesiyle.

"Can bir şey olmadı sadece düştüm farkındasın değil mi.?" Dedim kaşlarımı çatarak. Kaşıma ve çeneme bakıyordu.

"Ödüm koptu kızım senin nasıl göründüğünden haberin var mıydı.?" Yüzünü buruşturdu.

"Yüzün yarıldı sandım kanları görünce." Güldüm.

Omzuma vurdu.

"Gül sen salak." Dedi yatağa tekrar otururken.

"Ödüm koptu Efsun yüzün yarıldı sandım o akan kanları gördüm ya beynim uçtu."

Yanına oturdum.

"Niye hastaneye gelmedin. Uyanmışsın yanıma da gelmedin." Dedim durgun sesimle.

"Benim yüzümden düştün ya hani canım arkadaşım, gelemedim." Dediğinde ona sarıldım.

"Niye hastaneye gelmedin." Dedim kırgın sesimle.

"Geldim, abim içeriye almadı, Kartal abiyle ikisi öldürecekti beni kızım canımı zor kurtardım." Dedi hafifçe gülerken.

Niye böyle bir şey yapmışlardı ki.

"Gel hadi salona inelim yemek yedin mi.?" Dediğinde başımı salladım.

"Annem zorla yedirdi bana yemek deme." Gülerek kalktık.

Ateş evde miydi acaba.

Can'la beraber itişe itişe merdivenlerden inip salona geçtiğimizde televizyondan film açmıştı.

Can'ın köpeği Ares'de yanımıza gelince tamamdık.

Biraz tedirgindim çünkü Ateş evde olabilirdi.

"Can." Diyip ayağımla bacağına vurdum.

"Hı." Dedi ekrandan gözünü çekmeden.

İkimizde kanepenin bir ucunda uzanıyorduk.

"Abin evde mi.?" Dedim kısık sesimle.

"Sabah çıktılar erkenden Kartal abi de bizdeydi gece." Dedi

Filme odaklanmaya çalıştım. Serpil teyze masaya bir kaç içecek ve çerez koymuştu.

Can ayağa kalktığında onun yerine hemen Ares yayıldı. Biz böyle Aresle beraber koltukta uzanıyorduk.

Öğlene kadar Can'larda kaldık sonra da dışarıya çıktık.

Yanımızda Ares'te vardı.

Dün geldiğimiz yere gelmiştik.

"Abimler tüm gece konuştu." Diyerek konuşmayı başlattı Can.

Çimlere oturmuştuk.

"Dinledin mi.?" Dediğimde başını salladı ve bu benim gülmemi sağladı.

"Senden konuştular...Kartal abi aklının çıktığını söyledi." Omuz silktim.

Samimiyetine inanmıyordum.

"Abim genelde sessiz kaldı...sonra...o konu tekrar açıldı dosyalar, kaya, bir sürü şey işte aman.!" Dedi sonlara doğru sesi yükselirken.

Çimlere elimi sürtüyordum.

"Abim." Diyip sustu.

"Seni görmenin ona iyi gelmediğini söyledi." Can'la göz göze geldim.

Böyle mi söylemişti.

"Kafasını dağıtması lazımmış." Diyerek devam etti.

Ben onun kafasını mı karıştırıyordum ki dağıtması lazımmış.

"İkisi de umrumda değil." Dedim ama Can koluma vurdu. Biliyordu.

Umrumda olduklarını biliyordu.

"Nil dün niye gelmedi." Dedi.

Bilmiyorum der gibi omuz silktim.

"Mesaj atmış mı.?" Dediğinde telefonumu kontrol ettik.

Mesaj atmıştı.

Nil: Aşk bahçem hastaneye gelemedim sabah yanına geleceğim.

Can güldü.

"Bir siktirsin gitsin ya." Dedi.

Mesajın içeriğini ben de çözememiştim. Üstünde çok durmadan Can'a bazı fotoğraflarımı gösterdim. Beraber fotoğraf çektik. Aresle oynadık. Sonra da kalktık. Arabayla gelmediğimiz için yürüyorduk.

Giderken sosyal medyaya girmemle fotoğraflarımızı görmem bir oldu. Can'da benimle beraber ekrana bakıyordu.

@MAGAZİNMUHABİRİ:
CAN ÇAĞLAYAN VE EFSUN GEDİZ KANKALAR BUGÜN SAHİLDE GÖRÜNTÜLENMİŞ. DEMEK Kİ ATEŞ'LE AYRILMALARINA RAĞMEN CAN İLE İLETİŞİMLERİ KESİLMEMİŞ. BU İKİLİ BİLİYORSUNUZ Kİ İKİ YIL ÖNCEYE KADAR HER MAGAZİN HABERİNDE VARDI AMA EFSUN GEDİZ YURTDIŞINA GİDİNCE CAN'I DA ÇOK GÖRMEMEYE BAŞLADIK. İKİLİNİN HALA ÇOK İYİ DOST OLDUKLARINI YAKIN BİR KAYNAKTAN BİLİYORUM SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ. SİZCE ARTIK BU İKİLİYİ ESKİSİ GİBİ SIK GÖRÜR MÜYÜZ.?

59.628 beğenme. 8.026 yorum

@instagramkullanıcısı: Efsun'un fizik 777
@instagramkullanıcısı: Ateş ile de görüşüyor mu anlamadım
@instagramkullanıcısı: Evleri yan yana zaten mecbur kankilik devam
@instagramkullanıcısı: Çok tatlılardı bunlar hatırlıyorum
@instagramkullanıcısı: Efsun çok güzel lan
@instagramkullanıcısı: Ateş'in Efsundan sonra flört yapması peki.
@instagramkullanıcısı: Ateş ve Efsunu da yan yana görür müyüz
@instagramkullanıcısı: Zenginleri sevmiyorum
@instagramkullanıcısı: Efsunun fiziği gerçek mi
@instagramkullanıcısı: Çenesinde bir şey mi var anlamadım.
@instagramkullanıcısı: Bu ikisi aşırı komikti lan hatırlıyorum ben de
@instagramkullanıcısı: Oha yerim
@instagramkullanıcısı: gerçek Dostluk bunlarınki
@instagramkullanıcısı: Efsun ve Can sizi yerim
@instagramkullanıcısı: Bu kızda da full estetik
@instagramkullanıcısı: Bunlar kardeş gibiydi zaten instagramları hep beraber fotoğraflarıyla dolu.
@instagramkullanıcısı: Sevmiyorum şu kızı Ateş iyi ki ayrıldın
@instagramkullanıcısı: Şu kızı fazla sevmiyorum

Başka sayfadaki haberlere de baktım.

@KAOSHABER:
EFSUN VE CAN SAHİLDE YÜRÜYÜŞE ÇIKMIŞLAR. AY BEN BU İKİSİNİ GEÇEN SENELERDE ÇOK TAKİP EDİYORDUM YAŞAMADIKLARI HİÇBİR EĞLENCE TÜRÜ KALMAMIŞTIR O DERECE VE FELAKET KOMİKLER. AYRICA EFSUN, CAN'IN ABİSİ ATEŞ ÇAĞLAYAN İLE DE ESKİ SEVGİLİ. ACABA EFSUNUN GERİ DÖNMESİYLE BİR BARIŞMA GERÇEKLEŞİR Mİ DERSİNİZ. AYRICA EFSUN HESABINI TEKRAR AKTİF HALE GETİRMİŞ CAN'DA ŞİMDİDEN EFSUNUN İFŞALARINI DUMPLARINA ATMAYA BAŞLAMIŞ BENCE ÇOK TATLILAR. ATEŞ ÇAĞLAYAN HAKKINDA NE DİYORSUNUZ PEKİ.

65.926 beğenme. 9.027 yorum

@instagramkullanıcısı: Oha ne alaka
@instagramkullanıcısı: Lan bunlar küs değil miydi.
@instagramkullanıcısı: Ateş beni ateş gibi yaktı valla bir şey düşünmüyorum
@instagramkullanıcısı: Çok yakışıklı lan Ateş
@instagramkullanıcısı: Efsun ve Ateş eski sevgili miydi oha
@instagramkullanıcısı: Bu ikisi aşırı komik arkadaşlar.
@instagramkullanıcısı: Nil ile görüşüyorlar mı
@instagramkullanıcısı: Çok tatlılar lan
@instagramkullanıcısı: Can gerçekten ifşalara başlamış
@instagramkullanıcısı: Ay Ateşle ikisine şok oldum
@instagramkullanıcısı: Eski sevgilinin kardeşi ile yakın kankasındır.
@instagramkullanıcısı: Salak saçma insanlar
@instagramkullanıcısı: yaaa yerim
@instagramkullanıcısı: İkisi de salağın teki.
@instagramkullanıcısı: Can'ın atleti
@instagramkullanıcısı: Ay efsun çok güzel lan
@instagramkullanıcısı: İkisini de seviyorum.
@instagramkullanıcısı: Ateş ile ilgili dedikoduları alıyordur Efsun.

Yorumlara öyle bir göz gezdirdim ama sonra ekranı kapatıp yürümeye devam ettim.

Can kolunu omzuma atınca ben de başımı onun kolunun olduğu yere koydum.

Eve doğru yürüyorduk. Yolda Nil aradı ve akşam bahçede toplanacaklarını söyledi. Ateşlerin ya da bizim bahçe olurdu muhtemelen.

Can ile kapılarımızın önüne gelince ayrıldık akşam zaten beraber olacaktık.

Duş alıp çıktığımda üzerimi hızlı bir şekilde giyindim. Klima açık olduğu için üşümüştüm.

Toplanma saatine az kalmıştı ve annemler hala evde yoktu. Telefonumu alıp biraz haberlere baktım. İlgimi çeken pek bir şey yoktu.

Alta kaydırdıkça Ateş'i görmem bir oldu. Ama tek değil. Bir oyuncu ile haberi yapılmıştı.

@GAZETEMAGAZİN:
SELAM ARKADAŞLAR BİR SÜREDİR BANA ÇOK FAZLA DM ATIYORSUNUZ BU İKİLİ HAKKINDA AMA ELİMDE ŞU AN BİR KANIT YOK. GÖRENLER VAR AMA FOTOĞRAFLI BİR KANITIMIZ YİNE YOK KULAĞIMA ÇOK FAZLA DUYUM GELDİ ATEŞ VE GAMZE HAKKINDA..BEN DE FLÖRTLEŞTİKLERİNİ DÜŞÜNÜYORUM. BİR KAÇ GÜN ÖNCE ATEŞ ÇAĞLAYAN'IN ESKİ AŞKI EFSUN GEDİZ TÜRKİYEYE GELDİ BİLİYORSUNUZ. ACABA ATEŞ ÇAPKINLIKLARINA ARA VERİR Mİ DERSİNİZ.?

110.629 beğenme. 12.729 yorum

@instagramkullanıcısı: No
@instagramkullanıcısı: Oha gamze ve Ateş mi
@instagramkullanıcısı: Lan bunları ben de gördüm oha
@instagramkullanıcısı: Sonunda doğru bir haber ben de gördüm
@instagramkullanıcısı: Çok yakışıyorlar
@instagramkullanıcısı: Ayyy yakıştırdım
@instagramkullanıcısı: Efsun ne alaka geçmiş bitmiş
@instagramkullanıcısı: Ateşi sanırım gamzeye kaptırdık arkadaşlar
@instagramkullanıcısı: flört değildir o yatak arkadaşlığıdır
@instagramkullanıcısı: bence Efsun daha güzel
@instagramkullanıcısı: Ayy hadi bakalım yeni bir çift
@instagramkullanıcısı: Uyumsuzlar aq kız 1.55 deve cüce.
@instagramkullanıcısı: oha lan yakışıyorlar
@instagramkullanıcısı: Gamze güzel ama Efsun bambaşka bunu kabul edelim
@instagramkullanıcısı: Ateş ve Efsun>
@instagramkullanıcısı: Yakıştırdım
@instagramkullanıcısı: Efsun dan başkası yakışmıyor bu adamın yanına.

Yorumlardaki herkes ikisini yakıştırmıştı. Gözlerimi kapattım.

Umrumda değil.

Umrumda değil.

Umrumda değil.

Kiminle istiyorsa onunla olacak umrumda değil.

İstemsizce iç çektiğimde telefonum çaldı. Can arıyordu. Odadan çıkıp karşıdaki odaya geçtim. Camı hafifçe aralayıp bahçeye baktım. Tüm gençler buradaydı. Emir abi ve Yunus abi de buradaydı.

Can'ı meşgule atıp aşağıya inmeye başladım.

Masa görüş açıma girince ilk ablamla göz göze geldik. Hafifçe tebessüm ettiğinde ben de aynı şekilde karşılık verdim.

Samimi gelmiyordu artık bana.

Can beni görüp alkışlamaya başlayınca güldüm.

Yunus abi ve Emir abi ayağa kalktığında ilk onların yanına gittim.

"Cimcime." Diyerek kollarını açmıştı Emir abi.

Sıkıca sarıldım.

"Hoş geldin abim." Dedi yanaklarımdan öperken.

"Hoş buldum Emir abi." Dedim ondan ayrılıp Yunus abi ile sarılırken. Abim ve Ateş ile aynı yaştalardı.

Yunus abi ile fazla samimi olmayacaktım. Azra'nın abisiydi sonuçta.

"Hoş geldin güzellik." Dedi sarıldık ve ayrıldık.

Tebessüm ettim sadece. Eli belime dokununca kaşlarımı çatarak iki adım attım ama Ateş'in sandalyesine çarpmıştım.

Mecburen sandalyenin kenarına tutunup dengemi kurdum. O da ellerini düşecekmişim gibi havada tutuyordu. Refleks olarak.

Nil'in yanına geçtim.

Bacağımı sıktı.

"Küs müyüz." Dediğinde bir şey demedim.

Can karşımda oturuyordu ama ben ona bakınca gelip ablamla yanımda duran boş sandalyeye oturdu.

Ablam tam itiraz edecekti ki son anda sustu.

Karşımda Emir abi onun sağında Yunus abi, baş köşede Ateş vardı. Abimde karşı çaprazımda Emir abinin sol yanındaydı.

Nil ile karşılıklı oturmuşlardı yani.

Toplanmanın amacını hala anlayamasam da yemeklerden yemeye başladım.

Onlarla bu masada olmamalısın.

Lokmam ağzımda büyümüştü.

Neden Ateş ve abimle beraber burada oturuyordum ki. Ben böyle düşüncelerimle yüzleşirken gelen sesle çatalı masaya bıraktım.

Can ve ben şaşkınlıkla bahçemize giren Azra'ya baktık.

Ablam yerinden hızlıca kalkıp arkadaşıyla sarıldı. Nil'de aynısını yapınca afallamıştım.

Nil bana iftira atan kıza sarılmıştı. Hem de bildiği halde. Bana inandığı halde.

Belki de inanmış gibi yapıyordur.

"Naber gençler." Dedi masayı kontrol ederken. Benimle göz göze geldiğinde yapmacık bir şekilde gülümsedi.

"Hoş geldin tatlım dönmüşsün." Dedi ima ile ama bunu sadece ben anladım.

Ayağa kalktığımda bir adım geri gitmesine güldüm. Can'da benimle beraber ayağa kalktı. Saldıracağımı düşünmüştü sanırım.

Ama ben de onlar gibi oynayacaktım.

"Azra, nasılsın." Dedim ona doğru yürürken.

Şaşırdı.

Tekrar yüzüne yapmacık gülümsemesini kondurdu.

Kollarımı ona uzatıp sarıldığımda ensesine tırnaklarımı geçirdim.

"Senin ağzına sıçacağım." Dedim sessizce ve gülümserken.

Bir kaç adım geri gitti ama daha sıkı sarıldım.

"Ben de çok özlemişim Azra." Dedim dışarıya karşı.

"Sen ve Kaya elime geçtiğiniz an ikinizi de geberteceğim bu sefer kurtuluşunuz yok." Dediğimde yüzümde gülücükler vardı.

Azra kasılmıştı.

Son kez tırnaklarımı ensesine batırıp çekildim.

Başımı salladım ona gülerken.

Siz bittiniz bundan sonra.

"Bir şey mi oldu Azra." Dedi Yunus abi. Hemen ona döndüm.

"Beni özlemiş şimdi geçer." Dedim ve yerime geçtim. Abime gözlerim kaydığında onun da bakışlarının ben de olduğunu gördüm. Gözlerimi çekmedim.

O da bir süre beni izledikten sonra Nil'e göz kırpıp yemeğine döndü.

Şerefsiz pislik.

Azra abimin yanındaki boş yere geçtiğinde ben de Nil'e döndüm.

"Bir daha benimle muhattap dahi olma." Dediğimde Nil'in gözleri doldu.

"Anlatayım önce Efsun bir dinle." Dediğinde elimdeki çatal bıçağı bırakıp ona döndüm.

"Anlat." Dedim sessizce.

"Bana inanmadın değil mi Nil..sen de inanmadın." Dediğimde sesini çıkartmadı.

Sesli bir şekilde sinirle gülünce masadaki herkes sustu.

Sinirden ellerim titriyordu.

Sinirle Nil'e bakmaya başladım.

"Azra umarım senin de ağzına sıçıp kaldıramayacağın bir iftira atar o zaman ben de sana...biliyor musun Nil ben o kadar aptalım ki sana inanırım dünyanın en salak insanıyım çünkü." Bunu Nil'e resmen fısıldayarak söylemiştim.

Can kolumdan çekti ama ona dönmedim.

Nil dolu gözleriyle bana bakıyordu. Abim uyarı amaçlı öksürdüğünde ben de bakışlarımı Nil'den çektim.

"Yemekten sonra dışarı çıkalım." Can eğilip kulağıma doğru konuştu.

Başımı salladım ellerim titrerken.

Nil koluma dokununca elimi sertçe sandalyenin köşesinden çektim ama kolum masaya çarptığı için herkes buraya baktı.

Nil bir şey demem için bana bakıyordu

"Git Azra'nın yanına otur Nil." Dedim fısıltılı sesimle. Başını iki yana salladı.

"Bir sorun mu var Nil." Abimin sesiyle bakışlarım tabağıma döndü.

"Bir şey yok konuşuyoruz." Dedi çatallı sesiyle.

Pislikler.

Can sol kolumu hiç bırakmıyordu.

"Can." Dedim kısık sesimle.

"Söyle güzelim." Dedi gözleri etrafta dolaşırken.

"Hadi çıkalım." Dediğimde Can beni beklemeden ayağa kalkmıştı bile.

"Bizim Efsun'la işimiz vardı unutmuşuz size iyi eğlenceler." Dediğinde ben de ayağa kalkmıştım.

"Oturun şuraya Can.!" Diyerek sesini yükseltmişti Ateş.

Can onu takmadan sandalyemi geçmem için arkaya itti.

Can'ın koluna girip yürüyeceğim de Nil'de ayağa kalkıp konuştu.

"Ben de geleyim."

Ona doğru döndüğümde masadakilerin de bakışlarını üstümüzde hissedebiliyordum.

"Sen gelme." Dediğimde elini koluma uzattı.

"Kapının önünde konuşalım nolur." Dediğinde sesini Can ve benden başka duyan yoktu.

"Nil.!" Dedi abim. Nil hala bana bakıyordu.

Derin bir nefes alıp yürümeye devam ettim. Can ve Nil arkamdan geliyorlardı. Kimseye hoşçakalın demek istememiştim.

"Hemen geleceğim bir tanem." Nil abime karşı söylemişti.

"Hain misin kızım sen, bir daha asla Nil..Efsun silmezse ben siliyorum seni." Can ve ikisi konuşuyordu.

"Can bir susun da dinleyin geçin şöyle." Dış bahçe kapısının önündeydik. Masa yirmi metre kadar gerimizdeydi.

"Siz aptal mısınız." Dedi Nil bize bakarken.

Ben sadece onun konuşmasını dinleyecektim o yüzden bir şey demiyordum.

"Geri zekalılar ben neden öyle bir kızla arkadaş olayım sizin aklınız alıyor mu mal mısınız siz." Sesi biraz yüksekti.

"Ya Nil bırak kanka olmuşsun dediğin gibi mal mıyız biz hala konuşuyorsun." Dedi Can.

Ben kollarımı birbirine sarmış ikisini dinliyordum.

Nil Can'ın omzuna vurdu.

"Sus salak, bilerek Azra ile bir aya yakın iyiyim, yani aramız iyi...offf yani o öyle biliyor yakın davranıyorum belki bir şeyler öğrenebilirim detay ne bileyim işte Efsun'a yardımcı olabilecek herhangi bir şey öğrenebilmek için biraz yakınlaştım." Bir bana bir Can'a bakarak konuşmuştu.

"Bana yardımcı olmak istiyorsan o kızdan uzak dur Nil, ben istesem şu an o ikisinin maskesini düşürebilirim ama yapmıyorum niye." Ellerimi iki yana açtım.

"Ben zaten suçsuz olduğumu biliyorum annem babam en yakın arkadaşlarım biliyor." İşaret parmağımı istemsizce masanın olduğu yere doğru uzattım.

"O ikisi için kendimi aklayacak değilim ister inanırlar ister inanmazlar ki seçimleri belli bir şey yapmak istemiyorum, bir şey söylemek istemiyorum, haklı olduğumu kanıtlamak istemiyorum Nil karışmayın bu olaya." Sesim bir tık yüksekti.

Sırf ikisi için kendimi suçsuz gösterecek değildim. Herkes neye, nasıl inanmak istiyorsa inanır.

Nil gözünden akan bir damla yaşla kollarını bana uzatıp beklemeden sarıldı.

"Özür dilerim, çok özür dilerim ben dayanamadım Kartal'ın böyle güzel kalpli bir kardeşi varken onu kötü bilmesini istemedim Efsun onlar da görsünler bilsinler istedim. Pişman olsunlar istedim özür dilerim." Burnunu çekip sarılmaya devam etti.

Kollarımı ben de ona sardım.

"Bilmelerini istemiyorum Nil, bana gerçekleri bilmeden inanmalarını istemiştim sadece." Dedim boğuk sesimle.

Hızlı hızlı başını salladı.

"Biliyorum biliyorum haklısın ama dayanamadım özür dilerim." Uzatmanın anlamı yoktu.

"Tamam Nil sadece bir daha böyle şeyler yapma yapacaksan da bana söyle beni Azra'ya karşı birini kaybetmişim gibi hissettirmeyin." Dediğimde daha sıkı sarıldı.

"Söz, söz veriyorum bir daha gözlerine bile bakmayacağım." Başımı salladım.

"Nereye gideceksiniz." Dedi ayrılırken.

"Yeni keşfettiğim mekana götüreceğim Efsun'u, geliyorsan gel belki bugün eve gelmeyiz aklımda güzel bir plan var ." Dedi Can.

Kolunu omzuma atmıştı.

Nil başını sallayarak masaya doğru ilerlemeye başladı. Abime haber verecekti.

Can ikimizi de masaya doğru döndürmüştü. Kolu hala omzumdaydı ve ona yaslanıyordum.

Nil'in arkasından baktığımızda Ateş ve abimin kaşları çatık bir şekilde bize doğru baktığını gördük. Can kolumu dürttü.

"Abimin bakışlara bak ejderha amına koyayım ateş atacak." Kahkaha attığımda o da benimle beraber güldü.

"Aptalsın." Dedim başımı omzuna koyarken.

Nil abimle konuşmaya başlayınca abimde aynı Ateş'in ifadesi gibi bize doğru bakmaya başladı. Sanırım itiraz ediyordu.

Ayağımla toprağı eşeliyordum. Bir yandan da masaya doğru bakıyordum.

Ateş bu sefer de konuşan Nil'i dinliyordu.

Ne diyordu bu kız bu kadar.

Abim ayağa kalkıp Nil'le sarıldığında izin verdiğini anlamıştım. Nil kısa süre sonra bize doğru gelmeye başladığında bizde ona doğru yürüdük çünkü Can'ların garajından arabayı çıkartacaktık.

"Tamamdır gidelim." Dedi heyecanla.

"Ne dediler on saat." Can sorduktan sonra çitlerden atlayıp onların bahçesine geçmiştik.

"Kartal sizin bir şey karıştırdığınızı söyledi." Diyip gülünce Can'da bıyık altından gülmüştü.

"Ateş'te bu saatte nereye gidiyorlarmış dedi." Dedi Nil.

"Zıkkımın kökü deseydin." Dediğimde ikiside güldü.

"Kartal o ikisine göz kulak ol başlarına bir iş açmasınlar dedi." Nil detayları aktarıyordu bize.

Arabaya bindiğimizde Nil arkada, ben ön koltukta oturuyordum. Can'da arabayı sürüyordu.

Hızlı bir şekilde bahçeden çıktığımızda arkamızdan yine küfürler ettiklerine emindim.

"Can delirtmek mi istiyorsun şunları biraz yavaş." Dedim yola bakarak.

Can gülerek arabayı biraz yavaşlattı.

"Sizi yat partisine kaçırıyorum." Dediğinde Nil ellerini çırptı.

Ben de ne olursa olsun kafamız dağılsın modundaydım.

Çıkacak haberleri bilmeden yat partisine gidiyorduk.

********************************

Oyları unutmayalım aşklarım yıldıza tıklayınnnn....

Efsun'u ve Can'ı sevdiniz mi.?

Ateş ve Kartal'ı sormuyorum farkındaysanız cevapları biliyorum...

Sizi seviyorum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2.105okunma 96beğeni 7yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.