YAKARIŞ kitap kapağı

3. bölüm / 37

YAKARIŞ

3

Vaveyla Yazarı: Buse Mina

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 37Şu an: 3

İyi okumalar...

"Sizi yat partisine kaçırıyorum." Dediğinde Nil ellerini çırptı.

Ben de ne olursa olsun kafamız dağılsın modundaydım.

Çıkacak haberleri bilmeden yat partisine gidiyorduk.

****************

Partiye gelmiştik, bir kaç arkadaşımızla ayak üstü konuşmuştuk. Ve şu an saat sabahın altısıydı.

Gün çoktan doğmuştu.

Hava aydınlanıyordu.

Bizde tüm gece deli gibi eğlenmiştik. Can ve Nil biraz içki içmişlerdi ben de genelde alkolsüz kokteyli tercih etmiştim.

Şimdi de dans edenlerin arasından ilerleyip kendime uzanacağım bir yer seçtim. Geniş bir alandı.

Bir süre sonra Nil ve Can'da yanıma geldiklerinde başımı Nil'in bacaklarına koyarak partiye bir de yatarak baktım.

Herkes hala deli gibi dans ediyordu. Müzik fazla sesliydi.

Altımda beyaz kısa bir şort, üstümde ise uzun kollu beyaz kazak vardı. Saçıma da çantamda bulduğum beyaz bir bandana takmıştım.

"Can defol git şuradan." Diyordu Nil.

Bense gözlerimi kapatmış yaşadıklarımı düşünüyordum.

"Hava aydınlanmış amına koyayım şarjınız var mı.?" Dedi Can.

Biraz doğrulup çantamdan telefonumu çıkarttım. Şarjım vardı.

Telefonumda bir sürü de bildirim vardı.

İlk önce birinin üstüne tıklayıp haberlerin yüklenmesini bekledim. İnternet denizin ortasında olduğumuz için yavaştı. Haberleri gördükçe yüzümdeki tebessümle fotoğraflara baktım. Çok komiktik.

Bizi çekmişlerdi.

@GAZETEMAGAZİN:
EFSUN GEDİZ, CAN ÇAĞLAYAN, NİL ŞAHİN ÜNLÜ BİR YAT PARTİSİNE KATILMIŞLAR. PARTİ GECE 11 DE BAŞLAMIŞ VE HALA DEVAM EDİYORMUŞ. GÖRÜNTÜLER SABAHIN YEDİSİNDE ÇEKİLMİŞ ARKADAŞLAR. PARTİDE O KADAR ÇOK ÜNLÜ VAR Kİ SAY SAY BİTMEZ. PARTİ O KADAR YORUCU GEÇMİŞ OLMALI Kİ EFSUN GEDİZ SAKİN BİR YER BULARAK UZANMIŞ TÜM FOTOĞRAFLARDA NEREDEYSE UYUYOR GİBİ. BU ARADA YAVAŞ YAVAŞ PARTİYLE ALAKALI DEDİKODULAR GELİYOR BEKLEMEDE KALIN..

376.926 beğenme. 13.927 yorum

@instagramkullanıcısı: Efsunun tablo gibi olması amk
@instagramkullanıcısı: Lan fotolar çok güzel
@instagramkullanıcısı: Nil neden Efsun'un annesi gibi çıkmış ahshaha
@instagramkullanıcısı: ee çok tatlı bu kız
@instagramkullanıcısı: Oha full erkek lan
@instagramkullanıcısı: herkesin bikini giyip bu ikilinin pantolon ve tayt giymesi şaka mı peki
@instagramkullanıcısı: Efsun ve bacakları
@instagramkullanıcısı: Lan aşırı tatlılar ikisini de çok seviyorum
@instagramkullanıcısı: Efsun gelince gece hayatları renklendi bunların
@instagramkullanıcısı: Nil, Efsunun abisi ile sevgili
@instagramkullanıcısı: efsunun bacakları niye mor peki
@instagramkullanıcısı: Efsunun tipe bakın yerim
@instagramkullanıcısı: Lan efsun cidden uyumuş aq
@instagramkullanıcısı: Can seni yerim
@instagramkullanıcısı: Bazı yakınlaşmalar olmuştur kesin
@instagramkullanıcısı: Lan Efsunun her hareketi mi güzel olur.
@instagramkullanıcısı: o bacak uzatış ahah gümledim

Diğerine geçtim.

@KAPKARAMAG:
ÜNLÜ GEÇİDİ GİBİ OLAN YAT PARTİSİNDE EFSUN, CAN VE NİL KANKALARI YAKALAMIŞLAR. PARTİ SABAHA KADAR SÜRÜNCE SANIRIM EFSUN GEDİZ DAYANAMAMIŞ VE UYUMUŞ :) FOTOĞRAFLAR SABAHA KARŞI ÇEKİLMİŞ YANİ HALA PARTİDELER BU ARADA PARTİDE EFSUN GEDİZ VE ARAS ZOR'UN YAKINLAŞTIĞINI DUYDUM. ARAS BEY BİLİYORSUNUZ ÜNLÜ BİR OYUNCU VE EFSUN GEDİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİYOR BAKALIM BU GECEDEN SONRA EFSUN GEDİZ ARAS BEYE DÖNÜŞ YAPACAK MI.?

278.628 beğenme. 8.072 yorum

@instagramkullanıcısı: Bunlar niye bu kadar güzel
@instagramkullanıcısı: Hayret bikini giymemişler şaşırdım.
@instagramkullanıcısı: Efsun orası odan değil aşkım bir de battaniye almış ya ahhaha çok iyi
@instagramkullanıcısı: Aras ve Efsun mu
@instagramkullanıcısı: Ay çok güzeller amk Efsuna bayıldım
@instagramkullanıcısı: Beyazlı kızın instası
@instagramkullanıcısı: Can tüm gece kızlarla yiyişti
@instagramkullanıcısı: kızlar çok güzel giyinmiş içerdekiler neredeyse çıplak
@instagramkullanıcısı: Çok güzeller
@instagramkullanıcısı: Zenginlerin haberi bile farklı yattan fotoğraf gelmiş amk
@instagramkullanıcısı: Ateş neyi kaçırmışsın sen be abicim
@instagramkullanıcısı: Of çok güzeller sinirlerim bozuldu
@instagramkullanıcısı: Bu ikisi aşırı tatlı olurlar varya
@instagramkullanıcısı: Ateşi unutmuş sonunda Aras daha iyi
@instagramkullanıcısı: Ay yeni bir aşk mı doğuyor
@instagramkullanıcısı: Efsun çok tatlı amk şaka mı bu kız
@instagramkullanıcısı: Nil anne olmuş bu partide
@instagramkullanıcısı: Ay bayıldım şu kıza ya
@instagramkullanıcısı: Ateş ağlama

Haber başlıkları değişiyordu artık. Aras Zor kimdi hiçbir fikrim yoktu ama hoşlanmamıştım.

@GAZETEMAGAZİN:
ÖZEL HABER.!!
MALUM YAT PARTİSİNDE İKİLİNİN YAKINLAŞTIĞI SÖYLENİYOR. HATTA ÖPÜŞTÜKLERİNE DAİR BİR İDDİA VAR. İKİLİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORUZ YORUMLARDA BULUŞALIM.

479.186 beğenme. 24.627 yorum

@instagramkullanıcısı: Oha
@instagramkullanıcısı: Sadece olacak çocukların güzelliğini düşündüm
@instagramkullanıcısı: Yuh amk
@instagramkullanıcısı: Aras tam bir playboy ama
@instagramkullanıcısı: Ay yok ya yakıştıramadım
@instagramkullanıcısı: Ateş daha yakışıklı
@instagramkullanıcısı: Ay ama Aras olmaz
@instagramkullanıcısı: Ben ve Efsun doğru adamları seçemiyoruz
@instagramkullanıcısı: Lan ne partiymiş herkes birbirini götürmüş
@instagramkullanıcısı: yalanlama gelmesin nolur
@instagramkullanıcısı: Ay ama çok yakışıyorlar
@instagramkullanıcısı: Efsun geldiği gibi ortalığı karıştırdı lan
@instagramkullanıcısı: Çok iyi olmuşlar
@instagramkullanıcısı: offff
@instagramkullanıcısı: Felaket güzel bir kadın ya
@instagramkullanıcısı: Üzüldüm Aras elimden gitti.

Can sesli bir şekilde bize yorumları okuyordu.

"Şaka mı lan bunlar.!" Dedi etrafına bakarak.

Nil hala haberleri okuyordu.

Derin bir nefes aldım.

"Tamam Can yalan haber işte hep çıkıyor sanki bilmiyorsun." Dedim tekrar uzanarak.

"Kızım sen aptal mısın böyle bir adamla mı anılacaksın yani...kalk fotoğraf paylaş yalanlama yap hadi." Dedi telaşla.

Gülümsedim.

"Doğru söylüyorsun sevgilim yanlış anlar sonra." Dedim dalga geçerek.

"Efsun.!" Dedi yine sinirle takmadım.

Bir kaç saate yalanlardım zaten neden bu kadar telaşlanıyor. O yap diyince yapasım da gelmemişti.

Ben zaten yalanlayacaktım.

Can bana belli etmesede abisinin yanlış anlamasından korkuyordu. Daha ne kadar yanlış anlayabilirdi ki.

Ateş bundan sonra isteği kadar yanlış anlasın umrumda bile değil. Kiminle haberi çıkıyor, kiminle aşk yaşıyor bu saatten sonra beni ilgilendirmiyor.

Diyorsun.

Yat limana yaklaştığında bizde artık yavaş yavaş toplanıyorduk. Herkes yavaş yavaş inmeye başladığında bizde biraz sonra onlara katılıp inmiştik.

Gözlerimi açık tutamıyordum.

Çenemdeki dikiş sızladığında mırıldandım.

Arabayı Can sürüyordu. Nil önde ben de arkada oturuyordum. Pardon uzanıyordum.

İçki içmemiştim ama üstümde içki içmişim gibi bir ağırlık vardı.

Uyku ve uyanıklık arasında gidip gelirken araba sonunda durmuştu.

Can kendi bahçelerine park etmişti arabayı. Saat daha erken olduğu için Can'ın eve bize geçelim teklifini kabul etmiştik.

Nil, Can'ın odasına çıkarken Can ve ben salondaki koltuklara atmıştık kendimizi.

Başımı koltuğa koyar koymaz zihnim beni terk etmişti zaten.

Yüzümde gezinen parmaklarla gözlerimi açmak istedim ama o kadar yorgundum ki yapamadım.

Onun yerine kıpırdandım ama yüzümdeki parmaklar anında çekilmişti. Yanımdan sert bir rüzgar esince o kişinin yanımdan da gittiğini anladım.

Diğer tarafa dönmek istedim ama uyuduğum yer çok dardı dirseğim bir şeye çarptı.

Zihnim yavaş yavaş açılıyordu. Can'lardaydım. Koltukta uyumuştum en son.

"Allahım delirtecek bu çocuklar beni ya." Uzaklardan Sezen teyzenin sesi geliyordu.

"Sessiz ol Sezen bırak uyusunlar haberleri görmedin mi sabaha karşı gelmişler demek ki." Kıraç amcaydı.

"Yok uyansınlar Kıraç sabaha karşı eve gelmek ne demek ben sorarım bu ikisine hep bunların başının altından çıkıyor bu sefer Nil'i de alet etmişler." Dikkatli bakarsak Can ve benden bahsettiğini anlayabilirdik.

"Efsun...Can." Omzumdaki ellerle kıpırdandım.

"Can diyorum delirtecek beni bu çocuk ya...Efsun." Sağ gözümü açtığımda koltukla göz göze gelince hafifçe arkamı dönüp Sezen teyzeyle göz göze geldim.

Hemen yanıma eğilip saçlarımdan öptü.

"Günaydın, siz bizi delirtecek misiniz Efsun gece sadece geleceğiz diyip telefonlarınıza niye bakmıyorsunuz annem." Dedi hafif üzüntülü hafifte sitemli sesiyle.

"Günaydın." Diyebildim sadece.

"Tamam Sezen bir dur kız ayılsın." Diyordu Kıraç amca.

"Ben ayıltıcam bu ikisini Kıraç." Diyip Can'ın yanına geçti.

Can'ı bu sefer daha sert uyandırmış olacak ki Can sıçrayıp küfür ederek uyandı.

Esnerken gözlerim karşımdaki masada oturan Ateş'e takılınca hemen uzandığım yerden doğrulup ağzıma elimi koydum.

"Efso." Can'a baktım.

"Ne dağıtmışız be kafam çatlıyor." Dediğinde Sezen teyze başına vurdu. Gülmemi zor tutmuştum.

"Ben ne diyorum sen ne diyorsun oğlum sen iyice delirdin geçin çabuk sofraya Esinler de gelsin sonra konuşacağız." Diyim başımızdan gitti.

Can'la göz göze geldiğimiz de Can saçlarıma bakıp kahkaha attığında ben de onun ters giydiği tshirtüne bakıp güldüm.

Sezen teyze söyleniyordu.

Zil çaldığında evlerinde çalışanlardan birisi açmıştı sanırım çünkü herkes salondaydı.

"Gel Esin gel ben bu ikisiyle uğraşamıyorum." Annem önce Sezen teyzeye sonra direkt bana bakıp hızla yanıma geldi.

Önümde eğilip kollarını dolayınca ben de aynısını yaptım.

"Merak ettik annecim nerdesin sen...haberleri görmesek nereye gittiğinizden haberimiz olmayacak ben ne diyorum sen ne yapıyorsun Efsun." O da sinirliydi.

"Anne ben sana yatla açılacağımızı mesaj attım ama." Dedim şaşkınlıkla.

Telefonunu çıkartıp baktı.

Bana gösterdi.

Öyle bir mesaj yoktu.

Ben de telefonuma bakındım, sehpanın üstünden hızlıca alıp mesajlara girdim. Ben de duruyordu.

Anneme gösterdim şaşkınlıkla bakıyordu.

"Anne birisi mesajı silmiş." Dediğimde bir kaşı havalandı.

Can annem gelince yanımızdan gittiği için annem ve beni kimse duymuyordu.

Ben şaşkınlıkla bir kendi telefonuma bir annemin telefonuna bakıyordum. Korkmuştum. Bunu yapan abim ya da ablamdı.

Gözlerim dolunca Sezen teyze konuştu.

"Sezen tamam o kadar kızma kızın yüzü bembeyaz oldu ağlatma kızı." Benim yüzümü görüyorlardı ama annemin sadece sırtını görebiliyorlardı.

"Esin, sakın dedim sana bir şey deme kızıma." Babam'da buraya doğru geldiğinde bakışlarımı ona çevirdim.

Annem de anlamıştı. Bunu yapanın abim ya da ablamın olduğunu anlamıştı.

"Tamam sonra konuşacağız ağlama sakın." Dedi eliyle gözlerimi silip.

O bunu yaptıktan sonra gözlerimden bir kaç damla daha yaş alınca hızlıca başımı eğdim.

"Esin.!" Babam yanımıza gelirken annemin beni kızıp ağlattığını düşündüğü için yüksek sesle konuşmuştu.

Annem başımı kaldırmak istedi ama ben herkesin ağladığımı görmesini istemedim.

Ben o ikisine bir şey yapmamıştım. Benimle ne dertleri vardı bunların sinirimden elim ayağım titriyordu.

"Efsun tamam güzelliğim kızmadık ağlama." Babam beni kendine çekip sarıldığında ses çıkartmadan ağlıyordum.

"Size haber vermeden sabahlara kadar yatlarda eğlendi diye bir de kutlama yapın baba." Ablam söylemişti bunu.

Babam arkasını döndüğünde ablam da susmuştu.

"Hadi gel elini yüzünü yıkayalım küçük bebek." Babam beni kaldırmak istedi ama kalkmadım.

Annem eliyle yüzünü ovuşturup yanımızdan kalkmıştı.

O da şok yaşamıştı.

Bana yapılanlar karşısında şok yaşamıştı kadın.

"Baba...eve gitmem lazım." Dediğimde kollarını biraz gevşetti.

"Geleyim mi.?" Hemen kafamı iki yana salladım.

Yalnız kalmam lazımdı.

"Niye ağlıyor anne, ne söyledin." Abimin kısık sesi geliyordu ama pek anlayamamıştım ne dediğini.

"Bırak abi ya Efsun'un tırnağı kırılınca deliriyorlar baksana." Ablamın yüksek sesini duymuştum ama.

Bedenim kasılmıştı.

"Ne dedin çocuğa Esin ben kızmıştım zaten onlara ağlatmasaydın sabah sabah." Sezen teyze de konuşuyordu.

Sessizce burnumu çekip babamla beraber kalktım.

Babam benimle beraber bahçe kapısına kadar geldiğinde ondan ayrılıp çitlerden atladım ve bizim bahçeye geçtim.

Hala arkamdan seslerini duyuyordum.

Eve geçerken yolda bir defa tökezleyip bir defa da düşmüştüm.

Kapı açıldığında kimin açtığına bakmadan yukarıya çıkmaya başladım ama Fatma teyze arkamdan sesleniyordu.

O kadar sinirliydim ki şu an önüme gelen her yere tekme atmak istiyordum.

Çıkarken göz ucuyla baktığımda ablamın abimin omzuna başını yasladığını görünce sinirim daha da artmıştı.

Sinirle odamda tur atıp yatağa oturdum.

Gözyaşlarım sinirimden mi yoksa üzüntümden mi akıyordu bilmiyordum. Şu an çok fazla şey düşünüp üzülüyordum.

Mesaj.

Abimin omzuna yaslanan ablam.

Aslında suçsuz olmam ama herkesin beni suçlaması.

Aldatmamam ama aldattım sanılması.

Nefes alışverişlerim sesli bir hal almıştı.

Ellerimi başımın iki yanına koyup biraz eğildim.

"Başa çıkamıyorum."

"Ben bunları hak etmedim. Aşamıyorum bunları." Diyordum kendi kendime.

Sesli bir şekilde ağlamaya başladığımda bir süre susmayacağımın farkındaydım. Başıma ağrılar giriyordu.

Sinirimden gözümün önü kararıyordu. Ayağa kalkmadım.

Kalkarsam bir yerde düşeceğimi biliyordum.

Kriz geçiriyordum ve sakin olmam lazımdı.

Sesli ve derin bir şekilde nefes aldım.

Odamın kapısı tıklatılıp benden ses almayınca açılınca Fatma teyze çığlık attı.

Yüzümün kıpkırmızı olduğunu tahmin edebiliyordum.

Vücudumun her yeri kriz geçirdiğim için kızarıktı. Bunun farkındaydım ve kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum.

Fatma abla dizlerinin üstüne oturup ellerimi tuttu ama ona bakmadım.

Derin derin nefes almakla meşguldüm.

Aldığım nefes yetmiyordu.

"Bırak saçını çekiyorsun bırak kızım hadi gevşet elini saçlarına yazık hadi güzel kızım." Duyup algılayamıyordum.

Sakin ol. Sakin ol derin nefes al.

Sen bir şey yapmadın sakin ol.

Sen suçsuzsun aldatmadın. Dosyaları çalmadın.

Hırsız da değilsin nefes al ve sakin ol.

Boğazımdan hırıltılı sesler çıkınca Fatma abla ne yapacağını bilmez gibi etrafta dönüp duruyordu. Banyoma girip avucuyla su getirdi ve başıma döktü.

"Efsun, bana bak kızım nefes al, saçlarını bırak hadi bir tanem hadi güzelim bana bak Efsun hadi." Başımı kaldırıp Fatma teyzeye baktığımda önce gözleri şokla açılıp sonra çığlık attı.

Elini hemen burnuma koydu. Burnum kanıyordu.

"ŞEYMA ESİN HANIMI ARA ÇABUK YUKARIYA GEL.!" Yataktan inip ben de yere çöktüm.

Hak etmedim.

Benim de abim, hak etmedim.

Daha sesli nefes almaya çalıştım.

Şeyma içeriye girince önce çığlık attı sonra elinde Fatma teyzenin telefonuyla annemi aradı.

"ESİN HANIM.!" Şeyma da nefes nefeseydi.

"KO KOŞUN YETİŞİN EFSUN yüzü, burnu kanıyor Esin hanım nefes alamıyor sanırım."

Gerisini dinlemedim.

Nefes al. Ver.

İyisin.

Bir şey yok sakinleş. Sakinleş.

Gözümden de yaşlar akıyordu.

"Şeyma su getir banyodan elinle çabuk peçete de getir." Fatma teyze hala burnumu tutuyordu.

Neredeyse onun kollarında yatıyordum.

Saçlarımı okşadı.

"Sakinleş Efsun'um, bir şey yok duyuyor musun beni sakinleş çocuğum annenler gelecek nefes al."

Burnuma bastırılan peçete,kan kokusu, yüzüme dökülen su.

İyisin, sakinleş artık kendine gel.

Annem çığlığıyla Fatma teyze yanı başımdan çekilmişti. Onun yerini bu sefer annem almıştı.

"Efsun...Efsun bana bak annecim öldürme beni nolur annem nolur Cihan.! bir şey yap." Annem ağlamaktan konuşamıyordu.

"PEÇETEYİ VER GÖTÜRME.!" Annem bağırdıkça kendime gelmeyi daha çok istiyordum. Olmuyordu.

Kilitlenmiştim.

"Kızım bana bak Efsun bana bak bebeğim iyisin konuş hadi konuş babam."

Gözlerim sonunda benden bağımsız bir şekilde babama çıktığında babam acıyla gülümsedi.

"Tamam iyisin bir tanem kucağıma alacağım seni yatağına yatacağız tamam mı.?" Titreyen elimi tuttuğunda şimdi elim onun avucunun içinde titriyordu.

Babamın arkasından dizlerinin üstüne çöken ve üzgün gibi duran abimi görünce bağırdım.

"GİT, ÇIK ODAMDAN GİT...çık. ." Onun yüzüne karşı bağırdığımda yüzündeki şok olmuş ifadeyi gördüm.

Babama döndüm.

"Baba..Ben dosya falan çalmadım yemin ederim baba ben yapmadım..yemin ederim ben yapmadım aldatmadım baba nolur...n olur inan baba gerçekten ben yapmadım yemin ederim ba.." Babam beni göğüsüne çekip sıkıca sarıldığında odamda ya da kapıda kim varsa ses çıkmıyordu.

Sadece benim ağlama seslerim vardı.

"Baba.!" Daha sesli ağladım.

"Yerlerini bile bilmiyorum ben dosyaların yemin ederim yapmadım." Nefes almaya çalıştım.

Sezen teyze annemin yanına gelip onu yerden kaldırmaya çalışıyordu. Ben de babama sarılmış nefes almaya çalışıyordum.

"Cihan burnu kanıyor peçeteyi bastır." Kıraç amcanın da burada olduğunu yeni fark etmiştim.

Babam peçeteyi alıp konuşmadan burnuma bastırdı. Çenemden aşağıya kan damlamıştı.

"Mesajı silmişler baba.!" Dedim ağlamalarımın arasında.

"Size haber verdiğim mesajı silmişler ben bir şey yapmadım ki onlara.!" Babamın vücudu kasılmıştı.

Birden babamın kollarından çıkıp hala kapının orada duran abime vurmaya başladım.

"Defol git dedim sana DEFOLUN GİDİN ODAMDAN." Gözüm onun yanındaki Ateş'e kaydığında ona atılacağım zaman Kıraç amca karnımdan sarılarak beni tuttu.

"SENDE DEFOL...APTAL..." Ateş'e elimi sallayarak konuşuyordum. O sadece bana bakıyordu.

Babam beni Kıraç amcanın kollarından alıp birden kucağına aldığında annemin de ağlama seslerini duyuyordum.

Babam kucağında benimle beraber herkesi benim odamda bırakarak odadan çıktı.

"Yapmadım baba inanıyorsun değil mi.? Ben çalmadım." Sesim hala onlara gidiyor olacak ki annem daha çok ağladı.

Babam alnımdan ve saçlarımdan öpüyordu sadece.

Onların odasına getirmişti beni.

Göğüsüm hızlı hızlı inip kalkıyordu. Beni yataklarına bıraktığında uzanır bir pozisyondaydım.

"Benim güzel bebeğim, inanıyorum sana Efsun..inanıyorum babacım sen benim kızımsın yapmazsın biliyorum bir tanem ağlama." Yanağımı okşuyordu. Ben çoktan gözlerimi kapatmıştım.

Odanın kapısı açıldığında annemin kokusuyla gözlerimi açtım.

Gözleri kızarmıştı.

Kapıyı tekrardan yavaşça kapattı.

"Efsun." Dedi halime bakıp.

Babam anneme müsade edip yatağın kenarından onun oturması için kalktı ama annem öylece bana bakıyordu.

Babam yanına gidip ona sarıldığında annem de benim gibi babamın kollarında ağlamaya başlamıştı.

"Cihan kızımız.." Dedi ama gerisini getirmedi.

Babamın koyduğu peçeteyi burnumdan çektim.

Kanaması durmuştu.

Annemin ağlaması durmamıştı.

"Mesaj atmış bana Cihan merak etme anne demiş silmişler mesajı...kendi abisi ya da ablası yapmış bunu."

"Benim çocuklarımdan birisi yapmış." Babam annemi sakinleştirmeye çalışıyordu.

Yapamamıştım. İçimdeki sesi dinleyip sakinleşememiştim. Herkesin önünde kriz geçirmiştim.

Gözlerimi kapatıp yatağa daha çok sokuldum.

Sustum ama ağlamak istiyordum.

Karar vermiştim. Elimdeki görüntülerle yarın Kaya hakkında suç duyurusunda bulunacaktım. Tehdit mesajları, evime gelmesi, beni takip etmesi tüm görüntüler elimdeydi. Ses kayıtları da öyle.

Yarın babamlara söyleyip yapacaktım bunu.

Annemlere sırtımı döndükten hemen sonra annem yatağın diğer tarafına geçip beni kolları arasına aldı. Babam hala ayakta bize bakıyordu.

"İyi misin annem, iyi misin bir tanem..konuş Efsun nolur annecim bir şey söyle." Biraz kollarından çıkıp ona baktım.

"Anne, ben yapmadım bana niye böyle yapıyorlar..ben abimi çok seviyordum anne niye ona sarılamıyorum yemin ederim ben çalmadım Ateş'i de aldatmadım anne ge.." Daha fazla konuşmama izin vermeden beni kendine çekti.

Tekrardan sesli bir şekilde ağlamaya başlamıştım.

"Ben yapmadım." Sesim fısıltı şeklindeydi.

Annem başımdan öptü.

"Biliyorum, biliyorum annecim biliyorum mis kokulu yavrum benim biz senin yapmadığını biliyoruz üzme kendini ağlama Efsun."

"Anne ablam niye Azra'yla arkadaş. Bana bunu yapanlarla niye görüşüyorlar anne." Burnumu çektim.

Annem başıma çenesini koymuş babama bakıyordu.

Kolları sıkı sıkı sarmıştı bedenimi.

Kapı tıklatıldığında anneme daha çok sarıldım.

Babam bir iki adım atıp kapıyı açtı. Sezen teyzenin sesini duyuyordum.

"Nasıl oldu, sakinleşti mi Cihan." İçeriye girmişti. Babam kapıyı tekrar kapattı.

Saçlarımı okşamaya başladı Sezen teyze.

"Efsun'um...biz seni biliyoruz papatyam niye üzüyorsun kendini bırak inanmasınlar senin gibi bir insanı kaybetti onlar sen niye üzülüyorsun güzel kızım benim." Annem de burnunu çekti.

"Seviyorum." Dedim sadece. Bunu dememi beklemiyorlarmış gibi hepsi birbirine baktı.

Derin ve sarsıntıyla bir iç çektiğimde annemin gözyaşları saçıma damladı.

Annemin göğüsünde öylece dışarıya bakıyordum. Yan odadan yani benim odamdan bağırtı sesleri geliyordu ama kafamı verip dinleyemedim.

"Uyuyalım mı annem, beraber uyuyalım ha Efsun." Başımı iki yana salladığımda kirpiğimde kalan gözyaşlarım düştü.

"Anne ben gitmek istiyorum." Yine aynı sessizlik. Annem kasılmıştı.

"Sus." Dedi titreyen sesiyle.

"Ama siz olmayınca da korkuyorum." Dedim bahçeye bakmaya devam ederken.

Babam sinirle odadan çıkmıştı bile.

Annem sesli bir şekilde ağlıyordu ben de arada burnumu çekiyordum. Sezen teyze annemin kolunu tutmuş destek olmak ister gibi ovuyordu.

"Anne ben bir şey yapmadım onlara beni niye sevmiyorlar...konuştuklarınızı duydum." Annem başımı göğüsünden ayırıp hızlıca kendisine bakmamı sağladı.

"Ne konuşması." Dediğinde Sezen teyze de merakla bize bakıyordu.

Tebessüm ettim ama bu acı bir tebessümdü.

"Ben o kızla aynı sofraya oturmak değil bir saniye yüzünü görmek bile istemiyorum o hain karaktersizin birisi bu sefer neyi çalmaya geldi anne düşündün mü. Şirketimiz gidiyordu o karakteri bozuk Efsun'un yüzünden?" Abimin söyledikleri gün boyu zihnimde o kadar çok tekrar etmişti ki konuşmayı ezberleyip anneme aynı şekilde aktarmıştım.

Sezen teyze elleriyle ağzını kapattı.

Annemin de sağ gözünden bir damla yaş aktı.

"Uyuyacağım beni rahatsız etmeyin olur mu anne." Ayağa kalktığımda annem hala aynı şekilde duruyordu.

Duyduğumu bilmiyordu. Abime de demişti zaten kardeşin duysa yıkılır ağzını topla diye.

Yıkılmıştım.

Odanın kapısını açtıktan sonra herkes hala odamın önündeki koridorda duruyordu.

Can yanıma geldi direkt ama kimseye bakmadan odama geçmek istedim.

"Bir tanem gel dışarıya çıkalım gitme odaya hadi Efsun." Can'a tepki vermedim.

Biraz daha yürüyüp odamın önüne geldiğimde abim ve Ateş'in varlığını hissedebiliyordum ama onlara da bakmadan odama girdim.

Can benimle beraber odaya girdiğinde çıkartmak için bile gücüm yoktu. Abimde olduğu yerden odaya doğru bir adım attığında hızlı bir şekilde kapımı kapattım.

Aynı şekilde davranacaktım onlara. Ama artık başımı eğmeyecektim. Ben suçlu değildim.

Ruh gibi olan bedenimle yatağıma girdim.

Üstündeki ince örtüyü kaldırıp altına girdim ve başımın üstüne kadar çektim. Gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştım ama tüm vücudum ağrıyordu.

Halsizdim, gözlerim ağır ağır kapanıp açılıyordu.

"Bir şey ister misin ne yapayım iyi hissetmen için Efsun bir şey söyle durma şu şekilde korkuyorum." Örtüden elimi çıkartıp avuç içimi açtım. Anında elimi tutmuştu.

Sadece elimi tutması yeterdi.

Elimin üstünü bir kaç kere öptü.

"Atlatacaksın Efsun, hepsi geçecek güven bana gerçekler ortaya çıkacak ikisi de içten içe senin suçsuz olduğunu biliyor üzme kendini." Gözlerimi tamamen kapattım.

Yorulmuştum.

Sevdiğim, değer verdiğim, kendimden çok sevdiğim insanların bana bu şekilde bakması fark etmesem de beni içten bir şekilde etkiliyordu.

"Uyuyacağım Can ayakta durma istersen geç yat istersen uyanınca gel." Sesim çatallı çıkmıştı.

Tekrar elimi öptü.

"Uyu sen ben bekliyorum, buradayım." Elini biraz daha sıkı tuttum.

"Can, seni çok seviyorum sen benim güvendiğim tek kardeşimsin." Dedim içimden gelerek.

Can örtünün üstünden kolumu okşadı.

"Sen de öyle bir tanem sen de benim en en en sevdiğim küçük kardeşimsin, olmayan kız kardeşimsin çok seviyorum seni."

Başka konuşma geçmedi aramızda.

Artık yavaş yavaş zihnim kapanıyordu. Ben uyurken odaya birilerinin girdiğini ve üstümdeki örtünün yüzümden çekildiğini hatırlıyordum.

Sabah uyandığımda annem yanıma gelip biraz benimle konuştu, kahvaltıya çağırdı ama gitmedim.

Dün üzüntümden dolayı neredeyse 18 saat uyumuştum. Kendimi uykuya vermiştim.

Gözlerim şişmişti.

Annem kahvaltı tepsisi getirmeyi teklif etmişti ama onu da istememiştim. Şimdi de saat öğlen ikiye geliyordu ve ben hala yatağımdaydım.

Bilgisayarı dizime koymuş film izliyordum.

Aslında film sadece ekranda açıktı izlemiyordum. Aklım çok başka yerdeydi.

Aşağıdan gelen bir kaç konuşma sesiyle Serpil teyzelerin geldiğini anlamıştım. Yani onun sesine benziyordu.

Laptopu kapatıp yan tarafa koydum.

Pijamalarımla beraber aşağıya iniyordum.

Nil galiba gelmemişti çünkü gelse direkt yanıma çıkardı.

"Evleri bu taraflarda olsun diyorum ben de Esin ikimize de yakın ayrı kalmamış oluruz çocuklardan." Düşündüğüm gibi evlilik işlerini konuşuyorlardı.

"Kahvelerimizi getireyim konuşalım Serpil bekleyin." Annem sanırım mutfağa gitmişti.

Ben Serpil teyzenin yanına gideceğim zaman Sezen teyzenin konuşmasıyla adımımı geri çektim. O da buradaydı.

"Serpil."

"Efendim canım." Dedi Serpil teyze.

"Geçen gün Efsun düştüğünde niye hastaneye gelmedin çok ayıp oldu Esin'e." Sezen teyze bunu alttan alttan laf sokarak söyledi.

"Aman Sezen ya biliyorsun Kartal pek haz etmiyor Efsun'dan ee ben ne yapsaydım damadımızla aramız mı bozulsun gitmedim Nil ile araları açılmasın diye." Serpil teyze sesini biraz kısıp öyle söylemişti bunları.

Ağlama. İyisin.

Dudaklarım titrediğinde hemen iki dudağımı birbirine bastırdım.

Kartal pek haz etmiyor.

"Ne diyorsun sen Serpil, en çok endişelenen Kartal'dı zaten et ve tırnak onlar ayrılmazlar bir gün yarın barışırlar sen neden taraf tutuyorsun çok ayıp kız orada canıyla uğraşırken sen bunu mu düşündün.?" Sezen teyze sinirliydi.

"Vallahi sana da şaşırıyorum Sezen, oğlunu aldatmış gitmiş kız hala aranızdan su sızmıyor. Ateş bir şey demiyor mu sana oğlunla aranı bozma durduk yere benim gibi bence mesafe koy biraz ayrıca Efsun'un gözü göz değil yazıyorum şuraya." İndiğim merdivenlere geri oturdum.

Bacaklarım tutmuyordu.

Öylece karşımdaki aynaya baktım. Yıkılmış halimle göz göze gelince ağlamak istedim.

Bana iyi gelmiyorlardı.

Ben hayatımda böyle insanları istemiyordum.

Beni kötüleştiriyorlardı.

İyi olamıyorum ben bunları duydukça.

Sezen teyze bağırarak bir kaç şey daha söylüyordu ama ben kilitlenmiş gibi kendime bakıyordum.

El birliğiyle mahvediyorlardı beni.

Kartal pek haz etmiyor.

İki elimle başımı tuttum. Aklımdaki seslerin susması lazımdı.

Sanırım istenmiyorsun.

Saçımı çektim.

Annem seviyor beni. Babam da seviyor.

Can var. Can seviyor beni.

İçeriden sesler yükseliyordu ama aynı zamanda benim zihnimde de sesler yükseliyordu.

Elimi çektiğim saçlarımdan çekip hızlıca dış kapıyı açtım. Elimi boğazıma koyup etrafıma baktım. Ayaklarımda çorap bile yoktu. Çıplak ayak çıkmıştım.

Demir kapıya kadar yürüdüğümde birden otomatik kapı açıldığında açılan küçük yerden dışarıya çıktım.

İleriden gelen abimin arabasıyla yan tarafa doğru geri geri yürüdüm ama kaldırıma çarptığım için aracın görüş açısına girdiğim an geriye doğru yere düştüm. Ayağım kaldırımın yüksek taşına takılmıştı.

Abimin arabası anında durduğunda hızlıca kapısı açıldı.

Kartal pek haz etmiyor.

"EFSUN.!" Bağırarak yanıma geliyordu.

O bana yaklaşınca geri geri gittiğimi görünce durdu.

Onun arkasından başka bir araba da kornaya bastığında abim takmadan bana baktı.

Bir araç kapısının daha açılıp kapanma sesini duydum.

"Kartal aptal mısın amına koyayım niye yolun ortas.." Ateş'te beni görünce sustu.

İkisi de nefret ediyor senden.

Geri geri giden ayaklarım durdu.

Ayağa kalkmaya çalıştığımda bir elimi kaldırımın yüksek taşına attım ama kalkamadım.

İkisi de bir şey yapmadan durmuş şaşkınlıkla bakıyorlardı.

"Kartal anneni çağır içerden." Abimin bana baktığını ona bakmadan bile hissedebiliyordum.

"Kartal hadi.!" Ateş bağırınca abim de hareketlenmişti.

Ağlama. Ağlama.

Ateş bir adım attığında ben de sürüklenerek bir adım geri çektim bedenimi.

Adımları durdu.

"Tamam gelmiyorum sürtme bacağını Efsun kıpırdamıyorum hareket etme.!" Bir adım daha geri çektim bedenimi.

Adım sesleri duymamla gözlerimi kapatıp derin nefesler aldım. Elimi kalbimin üstüne atıp tshirtümü çekiştirdim.

Annemin hemen yanıma gelmesi lazımdı.

"EFSUN.!" Annemin sesiyle gözlerimi açıp kollarımı küçük bir çocuk gibi ona uzattım.

Göğüsüm hızla inip kalkıyordu.

Damadımızla aramız mı bozulsun.

"Kalk...Efsun kalk annem terliklerin de yok ayağında gel hadi bir tanem." Anneme tutunarak güçlükle kalkmaya çalıştım. Olmadı. Tüm gücüm çekilmiş gibiydi.

"Efsun.!" Sezen teyze görüş açıma girince o da hemen gelip diğer yanıma dizlerinin üzerine çöktü.

"Delirtecek misin beni sen..DELİRTECEK MİSİN BENİ EFSUN." Annem tüm sokağı inletecek kadar bağırdığında ben Sezen teyzeye baktım.

O sanki duyduğumu anlamış gibi gözlerini doldurup eliyle ağzını kapattı.

"Abin yardım etsin mi kalkalım.!" Dedi annem sertçe.

Bir şey demeyince abim iki adım attı.

"Hayır.!" Dedim ben de annem gibi sertçe.

"Dokunmayın bana." Dedim sessizce.

Serpil teyzeyi görünce annemin kolumu tutan ellerini ittirdim.

Daha demin kalkamadığım yerden sinirle kalktım.

Serpil teyzenin dibine kadar girdiğimde bir adım geriye gitti.

"Efsun nol.."

"Bir daha benim hakkımda tek kelime edersen seni öldürürüm.!" Dediğimde Sezen teyzeye baktı.

"Aran bozulmaz damadınla merak etme Serpil teyze...ayrıca ima ettiğin kaşar lafını senin bir tarafına..." Annem hemen yanıma geldi.

"Serpil...sen kimsin Serpil, KİMSİN SEN BENİM KIZIM HAKKINDA KONUŞUYORSUN."

Annem hiç sorgulamadan benim laflarımla arkadaşına bağırmıştı..

Sezen teyze annemi Serpil teyzeden uzaklaştırmaya çalışıyordu.

"Bırak Sezen, terbiyesiz kaç yaşında kadınsın konu mu kalmadı benim kızımı konuşuyorsun bir de dünür olacağız.!"

Annem susmuyordu.

Serpil teyze abime baktı.

"Oğlum ben ne yaptım olanı söyledim aldattı oğlunu uzak dur aranız bozulmasın dedim Sezen'e."

Abim bana bakıyordu ama ben tebessümle Serpil teyzeye bakıyordum.

"Seninle aramız bozulmasın diye de hastaneye gitmediğimi söyledim." Hala açıklama yapıyordu.

Omuzlarım düşmüştü.

Annem, Serpil teyzenin üstüne yürüyeceği zaman Sezen teyze onu sertçe tuttu.

"Serpil senin ağzını yırtarım Serpil.!"

Annem arkamdaydı.

"Allah hepinizin belasını versin." Dedim ve herkes duymuştu.

"Cehennemin dibine git Serpil teyze. Gözüm göz değilse annem ve babamın sorunu seni niye bu kadar gerdi bu konu.?" Sesim sessiz ama sertti.

Annem bunu duyunca Sezen teyzeye sordu.

"Böyle mi söyledi benim kızıma Sezen.?" Sanırım Sezen teyzeden onayı almış olacakki ondan kurtulup Serpil teyzenin koluna yapıştı. Bunu yaparken beni de kenara itmişti annem.

"Defol git evimden! Defol git bir daha girmeyeceksin evimize.!"

Serpil teyze annemin kolunu hırsla itti.

"Cem'in de aklına girmiş kızın. Çocuk Efsun diyip duruyor sahip çık kızına Esin." İşte şimdi şaşırmıştım.

Cem abi, Nil'in abisiydi.

Cem abi.

Abimlerin arkadaşları olan Cem abi.

Ateşin eski sevgilisine göz koymuş olan Cem abi.

Annem de şaşırmış olacak ki hareketleri durdu.

"Ne diyorsun sen Serpil teyze.!" Abim sonunda konuşmuştu.

Arkadaşı kardeşinden hoşlanıyordu.

Cem abinin bana bakışlarını hissediyordum ama bu amaçla baktığını tahmin edememiştim. Ta ki geçen gün attığı mesajlara kadar.

Hem en yakın arkadaşının eski sevgilisiydim hem de diğer en yakın arkadaşının kardeşiydim.

"Öyle Kartal konuşmayayım susayım dedim ama durum bu..Cem'i de kandırmış çocuk sizi bile ezmiş geçmiş Efsun diyor...Ne yaptıysan." Dedi son cümleyi bana bakarak söyledi.

Oğluyla bir şey yaşadığımı ima etmesi ile olaya abim sert bir şekilde girdi.

"Serpil teyze haddini bil düzgün konuş kocaman kadınsın sinirleniyorum.!" Dedi.

"EFSUN.." Can bahçelerinden çıkmış koşarak buraya geliyordu.

Serpil teyzeye bakıp gözlerini devirdiğinde daha olayı bilmeden nasıl anlayabildiğine şaşırdım.

"Delireceğim şimdi Sezen." Annemin üzgün sesiyle şaşkınlıktan ona bile dönemedim.

"Kartal oğlum kendine gel ben senin annen olacağım Efsuna dikkat edin diyorum sadece yolu yol değil benim oğluma bile tövbe tövbe yarabbim.." Serpil teyze sustuğu an Can olaya girdi.

"Senin o oğlun taciz ediyor kızı sen ne konuşuyorsun Serpil karısı."

Can'ın kolundan tuttum.

"Can sus.!" Dedim kendime çekmeye çalışırken.

"O oğlun bu kızı köşede sıkışt.."

"Can tamam sus." Dediğimde benim sesimi başka bir ses bastırdı.

"Konuş Can devamını getir.!" Ateş'ti bu sözlerin sahibi.

Can'ım kolunu sıktım ama Can hiç beni takmadı.

"Telefonun yanında mı Efsun." Dedi Can.

Olsa bile sana verir miyim o telefonu demek istedim.

Cem abinin attığı mesajları gösterecekti.

Başını iki yana sallayıp kendi telefonunu çıkartınca ona attığım ekran kayıtları aklıma gelince elindeki telefona doğru atıldım ama beni diğer eliyle tuttu.

"Yeter artık Efsun bırak okusunlar hep seni suçlu biliyorlar yeter lan sikerler böyle işi.!" Can telefonu abisine uzattığında artık yapacağım bir şey kalmamıştı.

Ateş tüm mesajları okuyordu.

Cem abinin bana yavşadığı tüm mesajları okuyordu. Abim de yanımdan geçip Ateş'in yanına geçti.

Can mesajı okumuyordu ama Cem abinin bana attığı bir mesajı sesli bir şekilde söyledi.

"Ateş seni doyuramadığı için onu aldattığını düşünüyorum ben seni doyururum Efsun yeter ki benim ol.!" Gözlerimi kapattığımda yerin dibine girmek istedim.

Annem ve Sezen teyze şok olmuş gibi sesler çıkarttılar.

Serpil teyze ne yapacağını bilmez bir şekilde abimlere bakıyordu.

Ateş, Can'ın telefonunu küfür ederek yere attığında telefon parçalanmıştı.

"Ecdadını sikeceğim lan orospu dölünün.!" Abim'den çıkmıştı bu küfür.

Ateş yanımdan rüzgar gibi geçip arabasına bindiğinde abim son kez bana bakıp Ateş'in arkasından gidip onun arabasına bindi.

"Defol..defol git kapımın önünden Serpil bir daha adımını atarsan seni gebertirim.!"

"Efsun ayarttı sandım Esin, bir konuşalım." Dudaklarım titreyince güçsüz adımlarla bahçeye girdim. Evin kapısına değil arka bahçeye yürüdüm.

Can sessizce peşimden geliyordu.

Çimlerin üstüne oturup uzandım.

Bakışlarım gökyüzündeydi.

İki elimi de karnımın üstüne koydum.

Düşündüm.

Nasıl iyi olabileceğimi düşündüm.

Bu saatten sonra kendimi nasıl iyi hissedebileceğimi düşündüm.

********************

BÖLÜM SONU

Kitap nasıl gidiyor.

Oy ve yorumlarınız çok önemli aşklarım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2.022okunma 85beğeni 15yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.