10. bölüm / 37
YAKARIŞ10
Bölümler 37Şu an: 10
- 1 1.BÖLÜM4.210 kelime
- 2 24.354 kelime
- 3 34.508 kelime
- 4 44.524 kelime
- 5 54.981 kelime
- 6 64.765 kelime
- 7 74.055 kelime
- 8 83.612 kelime
- 9 93.568 kelime
- 10 104.519 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 114.340 kelime
- 12 123.441 kelime
- 13 134.450 kelime
- 14 145.196 kelime
- 15 156.272 kelime
- 16 163.154 kelime
- 17 173.978 kelime
- 18 185.879 kelime
- 19 194.145 kelime
- 20 203.823 kelime
- 21 213.994 kelime
- 22 223.362 kelime
- 23 234.464 kelime
- 24 243.946 kelime
- 25 253.630 kelime
- 26 263.170 kelime
- 27 272.757 kelime
- 28 283.003 kelime
- 29 293.715 kelime
- 30 303.290 kelime
- 31 312.785 kelime
- 32 323.232 kelime
- 33 333.002 kelime
- 34 343.680 kelime
- 35 353.271 kelime
- 36 363.426 kelime
- 37 FİNAL ✨7.015 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Keyifli okumalar...
Bana oyun oynuyorlardı şu an.
Her şey önceden ayarlanmıştı.
Ateş'i Kaya'dan Kıraç amca zar zor ayırmıştı.
Babam hala şaşkınlıkla Kaya'ya bakıyordu.
Elimi hızlanan kalbime koydum.
Birisi telefonumdakileri ve bilgisayarımdaki her şeyi silmişti.
Şu an tek dileğim çalınan arabadaki tableti bulmamış olmalarıydı.
******************
Bahçede olan her şey fazla karışıktı. Yetişemiyordum.
Ateş'i Kaya'dan zorla ayırmaları. Abimin Kaya'ya saldırması.
Kıraç amca ve babamın ikisine yetişememesi..
Sandalyeye oturup çimlere bakmaya başlamıştım.
Görüntüler silinmişti.
Göstermek istemediğim için üstüne o kadar düşmemiştim ama sakladığımı bilen birisi silmişti görüntüleri..
Bana onlarla inanmalarını istemediğim için umrumda değil ama böyle zamanlarda gelebiliyordu işte.
"Efsun, siktir et tamam...buluruz tamam mı Güney'in yanına gidelim yarım saatte halleder görüntüleri." Şu an üzüldüğüm şey sadece Kaya'nın görüntüleri değildi.
İçinde başka şeylerde vardı.
Videolar, fotoğraflar.
Çok fazla şey vardı. Korktuğumda, daraldığımda videolarımızı izliyordum.
Ağlayamıyordum bile.
Annem koluma dokunup bir şeyler söylüyordu ama ben hala yere bakıyordum.
Kaya buradaydı.
Bahçemizde.
Buraya da gelmişti.
"Efsun beni mahvetme annem hadi içeriye geçelim." Öylece yere bakmaya devam ettim.
Her şey silinmiş yine yalancı olmuştum.
"Biz Efsun'la biraz hava alalım hadi Efso gel biraz gezelim." Can'a da cevap vermedim.
Sezen teyze bana sarılıyordu ama tepki veremiyordum.
Başımı kaldırıp Ateş'e baktım. Sol tarafta babası onu sakinleştirmeye çalışırken o öfkeyle bana bakıyordu.
Ben de ona bakınca iyice sinirlendi ve babasından ayrılıp Kaya'ya bir tane daha tekme attı.
Ateş aslında o tekmeleri bana attığını bilmiyordu.
İnanmayarak bana atmıştı o tekmeyi.
Kaya hala yerde uzanmış gülüyordu.
Ağzı yüzü kandan görünmüyordu ama o hala gülüyordu.
"Biteceksin oğlum gözümle görmeden ölmem Ateş bey.!" Kaya bağırmıştı.
Ateş bir daha vurdu.
Abim de bu sözlerden sonra başına geçmiş Kaya'ya bir şeyler söylüyordu.
Gözlerimi kısmış onlara bakıyordum.
Babam yanıma gelip elini omzuma koydu.
"Benimle geliyorsun küçük hanım geç arabaya." Oturduğum yerden kaldırdığımda herkesin bakışları bizi buldu.
Koluma girmiş beni arabaya bindirirken arkamızdan annemler sesleniyordu.
Babam arabayı çalıştırıp hızla evden uzaklaşmaya başladığında sarsıla sarsıla ağlıyordum.
Evden biraz uzaklaştığımızda babam arabayı durdurup sarıldı.
"Karakola gidiyoruz...arabamın içinde tablet var diyordun ona bakacağız görüntüleri savcılığa vereceğiz." Hala ağlıyordum.
"Silmişler." Dedim.
"Tamam ağlama hallederiz Can'ın bir arkadaşı vardı o halleder geri getiririz." Başımı salladım.
Babam biraz daha konuşarak beni sakinleştirdikten sonra yola devam ettik.
Karakolun önünde durduğumuzda berbat bir haldeydim.
"Cihan bey araç arka tarafta." İçeriye girdik ama çıkmamız bir oldu.
Yanımızda üç polis memuru ile arabanın yanına geldik.
Dışında bir şey yoktu.
Eskisi gibi duruyordu.
Hızla arka koltuğu açıp tabletin olduğu gizli bölmeye baktım.
Elime değen metalle gözlerimi kapatıp gülümsedim.
Buradaydı.
Tablet duruyordu.
İçinde tüm delillerin olduğu tablet elimdeydi.
Hızla çıkartıp ekranı açtım ama kapalıydı.
Şarjını da alıp hızla karakola doğru yürümeye başladım.
"Şarja takacağım bir yer var.?" Önüme ilk çıkan memura sormuştum.
Başını sallayarak beni sorgu odasına getirdi.
"Burası şimdilik müsait." Teşekkür ettiğimde o çıkmıştı.
Hızla fişe takıp açılmasını bekledim.
Ayağımı hızlı hızlı sallıyordum.
Ekranı açıldığında kalbim hızlı hızlı çarpıyordu.
Şifreyi girip ekranı açtığımda ellerimin titrediğini fark ettim.
Kapı açıldığında gelene bakmamıştım bile.
"Duruyor mu.?" Dedi babam.
Ona bakmadan hızla başımı sallıyordum.
Fotoğraflara girip hepsini kontrol ettim.
Saldırdıkları, eve geldiği, bıçak çektiği, tehditler savurduğu hepsi duruyordu.
Buraya gelmeden önce evime girdiği görüntüyü açıp tableti babama çevirdim.
Oturup izlemesi için sandalyeden kalktım.
O oturdu.
Babam benim koştuğum Kaya'nın da saçlarımdan tutup beni yere düşürdüğü görüntüleri izlerken donmuş gibi görünüyordu.
"Tamam Kaya bırak konuşalım tamam." Sesim nefes nefeseydi.
"İkimizin fotoğrafını paylaşacaksın lan hayatını sikerim senin Efsun.." kaya bunu dedikten sonra gülüyordu.
"Onu yapmıştım gerçi." Odada Kaya'nın gülme sesleri vardı.
"Eğer inkar edersen...bu sefer hayatını değil seni sikerim Efsun." Ellerimle yüzümü kapatmış dinliyordum.
Bu konuşmalar geçerken ben hala yerde yatıyordum. Saçlarımı bırakmamıştı.
Dışarıdan gelen polis sesleriyle Kaya panikleyip beni bırakmıştı ama kaçmaması için bu sefer ben onu düşürüyordum.
Ezbere biliyordum videoyu.
Bir gece boyunca bu videoyu izlemiştim ve sonra buraya gelmeye karar vermiştim.
"EFSUN SEN BİTTİN LAN.!" Burada suratıma ayağıyla tekme atmıştı ama ben anında başımı sağa çevirince parkeye denk gelmişti.
Babamdan bir şaşkınlık nidası çıktı.
Telefonunu alıp birini aradığında engel olmaya çalıştım ama o gözlerini açıp kapatınca kolunu bıraktım.
"Kartal...Kaya'yı sakın bırakma depoya alın ama sakın elinizden kaçırmayın..sakın diyorum Kartal.!" Bir süre abimi dinledi.
"Depoya al ve beni bekle.!" Kapattı telefonu.
"Kalk, ağlama Efsun yürü gidiyoruz hadi şikayet edeceğiz." Tabletin şarjını çekip göğüsüme bastırdım.
Resmen tablete sarılmış yürüyordum.
Önce karakolda şikayetimizi oluşturup görüntüleri vermiştik.
Yaklaşık üç saattir başımdan geçen olayları anlatıyordum.
"Buradaki ses kayıtlarında bana iftira attığını zaten söylüyor." Dedim. Şirket ile ilgili olan bir ses kaydıydı.
"Sende dosya çalacak akıl nerede...abin tam bir amsalak ama bu işime geliyor işte." Yine Kaya'nın iğrenç sesini dinliyorduk.
"Ateş bile inanmış lan...sana olan sevgisine güvene bak Efsun." Kahkaha atıyordu.
"Bir taşla iki kuşu nasıl vurdum ama aslında abini şirket ile Ateş'i benimle aldatman ile vuracaktım ama...İkisi de şirket planıma düştü...ben yine de Ateş piçine aldatma planını uyguladım Efsun'cum kaçış yoktu.!" Öyle alaylı konuşuyordu ki.
Polisler bile birbirine bakıyordu.
"Sen de burada böyle harap ol Azra bu halini görse çok sevinirdi dur fotoğrafını çeke.."
"KAYA DEFOL GİT DEFOL DEFOL DEFOL.!" Ben öyle bir bağırmıştım ki...Babam titreyen ellerimi tuttu.
Kaya hala gülüyordu.
"Sakin ol güzelim." Kaya videoda benim yüzüme doğru yaklaşıyordu.
"Eğer bir daha o güzel ağzından bana karşı yüksek ses çıksın...güzel yöntemlerim var bağır sen Efsun eğleniriz hem Ateş daha çok kudurur değil mi."
Sohbet iğrençleşince olaya müdahale ettim.
"Yeterli mi bunlar." Diye sordum boğukça.
Komiser anlamış gibi tablette bir şeyler yapıp bana uzattı.
"Dilekçeyi oluşturdum Efsun hanım videoları delil olarak sunacağım savcılığa bildirim yapılacak yarın tekrar bir uğrarsanız zanlı'yı yakalama kararı çıkartacağız." Başımı salladım.
"Bitti mi.?"
Başını salladığında elimde tabletimle beraber derin derin nefeslerle karakolun koridorlarından yürümeye başladım.
Sesleri duymak bana iyi gelmemişti.
Bu sadece bende olan videolardan iki tanesiydi.
Diğerlerinde bana saldırmaya çalışıyordu.
Amacı sadece Ateş'ten intikam almaktı.
Bir intikam uğruna hayatım kararmıştı.
Beni öldürmüşlerdi.
Birisi yaptıklarıyla diğeri inandıklarıyla.
Diğer bilgisayarda ilk günden beri tarihlerle beraber her şey kayıtlıydı.
Babam benim arabamın işlemlerini hallettikten sonra ayrı bir şekilde şikayetçi oldu. Çalanlar zaten nezaretteydi ama mahkemeye çıkacaklardı.
Ben kendi arabamla gidecektim.
"Arkandan geliyorum bir tanem sen önden git dikkatli kullan...tableti de bırak koltuğa babacım." Babam kapımı açmış binmemi bekliyordu.
Binip tableti yan tarafıma bıraktım.
Sonra tekrardan kucağıma koydum.
Babam başımın üstünden öpüp kapıyı kapattı.
Arabayı çalıştırıp yola çıkmıştım bile. Babam'a baktığımda arkamdan geldiğini gördüm.
Yolda Can'a mesaj attım
Güney'i alıp odamda beklemesini söylemiştim.
Siteye giriş yaptığımızda yolların boş olduğunu bildiğim için biraz daha hızlandım.
Çünkü Can, Güney'le beraber odamda bekliyordu.
Arabayla bahçeye giriş yaptığımda annem ve Sezen teyzenin yan evdeki bahçede oturup bir şeyler içtiklerini gördüm.
Annem arabamı görünce yerinden hızla kalkıp bu tarafa geliyordu.
Üzerimdeki bakışlarla etrafı yokladım.
Tam karşıda bizim bahçede abim ve Ateş kenarda sigara içiyorlardı.
Babamın arabası da arkamdan giriş yaptığında annem kapımı açmıştı.
"İyi misin." Başımı salladım.
Ablamı öldürecektim.
O yapmıştı biliyorum.
Silmiştir her şeyi.
Ya ablam ya da Nil.
Onlara öyle bir oyun oynayacaktım ki..akılları şaşacaktı.
Annem sarılacağında kendimi geri çektim.
Gözleri dolu dolu bana bakmaya başladı.
"Odama çıkacağım." Dedim ve kenardan indim.
Elimde tabletim ve telefonumla hızlıca kimseye bakmadan eve doğru neredeyse koşar adım gittim.
Arkadan annemin ağlama sesleri geliyordu.
O bir şey yapmamıştı. Belki onu suçluyordum ama sebeplerim vardı.
Ablam gibi birisiyle beni şu an aynı evde tutması ne kadar doğruydu.
Ya da her gün onlarla masaya oturmamı istemesi..
Bunlar bana iyi gelmeyen şeylerdi ama annem ısrarla aramız düzelsin diye bizi beraber tutmaya çalışıyordu.
Oturduğumuz sofradan kalkıp eski sevgilimin yeni sevgilisine selam vermeye giden insanlardı onlar.
Hızla odamın kapısını açtığımda tableti yatağın üstüne bırakıp Can'a doğru kollarımı açtım.
Can yeterdi bana.
Abim ve ablamı siktir etmiştim.
Can benim hem ablam hem hem abimdi.
"İyi misin." Sesimi çıkartmadım.
"Güney uğraşıyor bilgisayarla." Başımı biraz yana kaydırıp makyaj masamda oturan Güney'e baktım.
"Sağ ol Güney...nasıl geri getirebilir misin." Diye sordum.
Bilirmiş gibi başını sallayınca biraz gülümsedim.
"Karakola girerken ağladın mı.?" Bilmiyorum der gibi omuzlarımı oynattım.
"Habere bak." Telefonun ekranını açıp bana uzattı.
"Onlara bakıyordum sen geldin." Hemen ekrana baktım.
@GAZETEMAG:
CİHAN GEDİZ VE KIZI EFSUN GEDİZ BUGÜN KARAKOLDA GÖRÜNTÜLENMİŞ. EFSUN GEDİZİN KIRMIZI VE ŞİŞ GÖZLERİ TABİ Kİ KİMSENİN GÖZÜNDEN KAÇMAMIŞ. BU ARADA KARAKOLDA 3 BUÇUK SAAT DURMUŞLAR.UMARIM CİDDİ BİR ŞEY YOKTUR BİLGİSİ OLAN VARSA DM ATSIN.
376.927 beğenme. 21.628 yorum
@instagramkullanıcısı: Lan bu kız hep ağlarken yakalanıyor şaka mı.?
@instagramkullanıcısı: Ya Efsunnn nolmuş çatlarım.
@instagramkullanıcısı: Lan yine noldu bu kıza.
@instagramkullanıcısı: Efsun'a üzülmekten kendime odaklanamıyorum.
@instagramkullanıcısı: Dün Gamze bugün Efsun hepsi tek tek karakola gidiyor anlamadım.
@instagramkullanıcısı: Konudan bağımsız çok güzel ya.
@instagramkullanıcısı: Oha olay ne.!
@instagramkullanıcısı: Nolmuş lan
@instagramkullanıcısı: Umarım kötü bir şey yoktur bu kızı seviyorum ya.
@instagramkullanıcısı: Of Efsun'um ya.
@instagramkullanıcısı: Ateş'e uzaklaştırma kararı aldırıyor ahah
@instagramkullanıcısı: lan cidden ağlıyor ha.
@instagramkullanıcısı: Ağlamış belli de noldu acaba.
@instagramkullanıcısı: Hayat enerjim çekildi.
Gerçekten de ağladığım belli oluyordu.
Telefonu Can'a uzatıp kendimi sırt üstü yatağına attım.
"Babama videoları izlettim, şikayetçi olduk yarın savcılığa gidecekmiş dosya." Can şaşkınlıkla bana baktı.
O şaşırınca tableti gösterdim.
"Lan..tablet aklımdan çıkmış almamışlar mı.?"
"Almamışlar." Dedim elimle yüzümü kapatırken.
"Benim telefon arabada mıydı.?" Kaşlarımı kaldırıp indirdim.
Onu almışlardı.
"Yoktu baktım her yere." Dizine sertçe vurunca ödüm kopmuştu.
"Can aldın yenisini niye vuruyorsun Allahım yarabbim ya." Yerimden doğrulup sırtımı yatak başlığına dayamıştım.
"Senin ifşaların orada kaldı..gerçi maille attım bilgisayara tamam tamam." Manyaktı ya.
"Efsun bir gelir misin." Hemen Güney'in yanına geçtim.
"Bunlar mı.?" Ekrana baktığımda neredeyse ağlayacaktım.
Ufak bir çığlık atıp arkadan Güney'e sarıldım.
"Tamam mı kurtardın mı.?" Başını sallayınca bir daha çığlık attım.
"Can.!" Hızla gidip sarıldım.
"Helal lan yusufi." Güneyin kafasına sertçe vurduğunda ondan ayrılıp omzuna vurdum.
Kaş göz yaparak napıyorsun diyordum ama o boşver işareti yaptı.
"Hepsini mi çıkartalım."
"Evet hepsini ne var ne yoksa kurtar." Sesim fazla heyecanlıydı.
Bu bilgisayarda tüm deliller vardı.
Orada şikayet ettiğim dilekçeler.
Darp raporum.
Evet bana saldırmıştı.
Sağ bileğim kırılmıştı. İki hafta boyunca alnımdaki morlukla yaşamıştım.
Kollarımdakini saymıyorum bile.
Kaya bana cehennemi yaşatmıştı.
Arkamda kimse olmadığı için hırpalanmıştım.
İç çektiğimde Güney'de işini bitirdiğini söyledi.
Ayağa kalktığında sevinçle ona sarıldım.
"Dile benden ne dilersen Güney nasıl ödeyebilirim borcumu." Dedim.
Para kabul etmediğini biliyordum.
"Saçmalama Efsun ne borcu yarım saatlik iş." Tekrar sarıldım.
"Çok teşekkür ederim bu yaptığın benim için büyük bir şey." O da sarılışıma karşılık verdiğinde son kez Can'la da sarılıp gitti.
Can onu kapıya kadar götürdü.
Şu an tüm silinen fotoğraf ve videolara bakıyordum.
Hepsi buradaydı.
Odamda tektim ve Ateş'le olan fotoğraflarıda kontrol ettim.
Abim, Ateş, ablam ve Nil.
Hepsiyle fotoğraflarımız vardı.
Saklıyordum çünkü dünyanın ne salak insanıydım.
Şu an 32 diş sırıtıp ekrana bakıyordum. Yaşadıklarım umrumda değilmiş gibi, üzülmemişim gibi gülümsüyordum.
Odamın kapısı hızla açıldığında panikle bilgisayarı kapatmaya çalıştım.
Abimi görünce hemen komple arkamı dönüp çarpıya basmaya çalıştım. Olmayınca ekranı kapattım.
Tekrar dönüp ona baktım.
"Noluyor...babama ne anlattın Efsun polislere ne yalanlar anlattın da şikayetçi oldun sevgilinden."
"Çık odadan."
Güldü ama sinirliydi.
"Kaya her şeyi öttü sen oyunlarına devam et bakalım." Tek kaşımı kaldırdım.
Bilgisayarın ekranını açıp ses kayıtlarına girdim.
"Tek kelime Efsun tek bir kelime dahi edersen...gerçi inanmıyorlar devam et kendini anlatmaya." Ona Kaya'nın ufak bir ses kaydını açtım ve hemen kapattım.
"Kaya yalan söylüyor." Dedim gözlerinin içine bakarak.
Gözleri bilgisayardaydı.
"Kardeşinin sildiği kayıtları tekrar yükledim." Diyerek devam ettim.
Bir adım attığında bağırdım.
"Sakın.!" Bilgisayarı fişten çıkartıp kucağıma aldım.
Gözlerim tablete kaydı. Arkasında duruyordu ama o sanırım içindekileri bilmiyordu.
"Di..dinlet..aç bir daha...AÇ EFSUN.!" Gülümseyerek başımı iki yana salladım.
"Git ve odamın dışında havla." Üzerime gelmeye başladığında kendimi hızla banyoya attım.
Tabletim orada kalmıştı.
Orada da önemli şeyler vardı.
Kapı yerinden sökülecekmiş gibi olduğunda korkmuştum.
"EFSUN.!"
Kıracaktı kapıyı.
Kapı yerinden sökülerek açıldığında bilgisayarı karnıma koymuştum bile.
Etrafa baktı nerede diye.
Kolumdan tutup beni banyodan çıkarttığında o bilgisayarı aramak için banyoya girdi.
Koşarak yatağın üstündeki tableti aldım ve odamın kapısını kilitleyerek odadan çıktım.
Anahtarı yanıma alıp hızlı adımlarla merdivenlerden iniyordum.
Bir elimle de düşmesin diye karnıma koyduğum bilgisayarımı tutuyordum.
Laptopu yani.
Fatma teyze telaşla bana baktı ama ben onu da geçerek bahçeye çıktım.
"Anne." Bağırmamla hepsi bana döndü.
Ateşlerin bahçesine doğru koşuyordum.
Tabletim kucağımda deli gibi göründüğüme eminim.
Anneme odamın anahtarını attıktan sonra hepsinin gözünün önünde hırkamın altından bilgisayarımı çıkartınca Sezen teyze eliyle ağzını kapattı.
"Abimi odaya kilitledim telefonum kapalı biz Can'la bir yere gideceğiz merak etmeyin." Anahtarı anneme fırlatıp tekrar koşarak arabaya doğru yürümeye başladım.
"Efsun.!" Babamı dinlemedim.
"Cihan öldürecek bu kız beni bir şey söyle." Diyordu annem.
Abimin adımı bağırma seslerini herkes duyuyordu.
Sanırım camıma çıkmıştı.
"Can.!"
"EFSUN." Benim sesimi Ateş'in sesi bastırmıştı.
Duraksayarak ona doğru döndüm.
O da mı annemlerin yanındaydı.
Görmemiştim.
"Polise gösterdiğin görüntüyü göster."
"Ateş...git başımdan.!" Yüzüne doğru bağırıp arkamı döndüğüm an kolumdan tutup kendine çevirdi.
"Efsun..göster." Gözlerine öyle bir baktım ki.
"Allah senin belanı versin Ateş...sadece beni yaktığın gibi yan istiyorum." Göğüsüne vurup arabaya yürümeye devam ettim.
Arkamda durmuş öylece bana bakıyordu.
Arka kapıyı açıp elimdekileri hızla koltuğa bıraktım.
"CAN HIZLI.!" Can'ı ileride görünce hemen bağırdım.
O da annesinin çağırmasına rağmen bana doğru koşmaya başladı.
"Ne.!" Diyordu koşarken.
Ben direksiyona geçmiştim bile. Hemen arabayı çalıştırdım.
Can yan kapıyı açınca evin kapısından abim çıkmıştı. Hemen kapıları kilitledim.
"ATEŞ TUT ŞUNLARI.!"
Ben hızlıca arkaya bakıp geri geri gitmeye başlamıştım.
"OZAN AÇMA KAPIYI.!" Ateş'ti bağıran.
"Efsun noluyor.!" Can'da koltuğa tutunmuş arkasına bakıyordu.
Camı biraz aralayıp bağırdım.
"Ozan abi aç yoksa kapıyı kırıp geçerim.!" Bir bana bir de arkadaki abimlere baktı.
Abimle aramızda beş metre kaldığında kapıyı umursamadan hızla geri geri gitmeye başladım.
"AÇ LAN ÇARPACAK.!" Ateş benim her türlü çıkacağımı anladığı için tekrar bağırmıştı.
Kapı yavaş yavaş açılırken babamlarda bahçeden buraya doğru yürüyorlardı.
Araba hala ters durduğu için biz öne bakıyorduk direkt.
"Efso belamızı siktirtme kızım noluyor söyle." Can'a cevap vermedim bahçeden çıkmam lazımdı.
Kapı geçeceğim kadar açıldığında beklemeden küçücük aralıktan sokağa çıktım.
Abim ve Ateş hala koşuyorlardı.
Ateş daha sonra durup kendi evlerinin önlerine koşmaya başladı.
"Arabayla takip edecekler Can." Toparlayıp hızlandım.
Bir arabanın önünde boş yer görünce hemen oraya park ettim.
"Mal mısın Efsun geliyor lan abimin arabası çalıştır şu arabayı...Efsun.!"
Ateş'in arabası yanımızdan son sürat geçip gittiğinde gülümsedim.
Görmemişlerdi.
Arkayı kontrol edip tekrar onların ters yönüne yani eve doğru sürmeye başladım.
"Vay zeki.."
"Can abim bilgisayara bakacaktı nereye gittiğimizi bilmiyorum sadece evden kurtulmak için sürüyorum." Elini omzuma atmıştı.
Bizim evi geçtiğimizde annemlerin hala bahçede olduklarını gördüm.
Can'ın telefonları şimdiden çalmaya başlamıştı.
"Flash disk bulmamız lazım ve görüntülerin kopyasını oraya atmamız lazım." Dedim.
Başını sallıyordu.
"Sen Aslı'lara sür halledeceğiz." Gözlerimi kısarak ona baktım.
"Dön önüne." Dedi.
"Can siz yoksa Aslı'y.."
"Yengen hakkında düzgün konuş." Bunca stresin arasında güldüm.
"Yalan söyleme."
"Olacağız kızım ne sandın benden kaçar mı.?" Dedi.
"Oha." Şaşırmıştım ama bekliyordum da.
Aslı'ya farklı bakıyordu Can.
"Biz nelerle uğraşırken sen aşk derdindeymişsin." Gülümsedi bunu dememle.
"Detaylı anlatacağım bu konuyu sen Aslı'ya bir şey çaktırma gerçi daha onun da haberi yok bu kadar ciddi olduğumdan." Başımı salladım.
Can'la yolda konuşa konuşa Aslı'lara gelmiştik.
"Aslı, geldik biz." Aslı'yı dinleyip kapattı.
Hayvan ya.
"Görüşürüz desene."
"E görüşeceğiz geliyor işte...al bak geldi." Aslı kapıdan çıkmıştı.
Can gerçekten hayvandı.
Arka kapıyı açıp binmişti Aslı.
"Selam gencolar." Dedi.
Can arkasını dönüp göz kırptı. Ben de arabayı çalıştırdım.
Aslı'ların bağ evine gidip orada kalacaktık bugün.
Flashlara da orada geçirecektik.
"Her şeyi aldın mı güzelim." Göz ucuyla Can'a bakıp dudaklarımı birbirine bastırdım.
"Aldım aldım hepsi çantamda usb kabloları bile aldım."
"Teşekkür ederim Aslı." Dedim mahcup bir şekilde.
Omzuma elini koydu.
"Aman Efsun ya sende varya ne olacak sanki ne yaptım kızım." Gülümsedim.
Biz aynı şekilde üçümüz bağ evine gidiyorken Can'da hakkımda çıkan yeni haberleri okuyordu.
Yine bir adamla anılıyordum.
Mükemmel.
Her gün birisiyle adım çıkıyordu.
Eve geldiğimizde bilgisayarlardaki her şeyi flashlara aktarmıştık.
Aslı ısrar ettiği için de iki gün burada kalmaya karar vermiştik. Evi Ateşi ve abimi düşünmeden burada tatil yapacaktım.
Şu an sabahın köründe Aslı tarafından uyandırılmış ve denize gelmiş durumdaydık.
Can ve o denizde sörf yaparken ben de onları izliyordum.
O kadar tatlılardı ki. Ben de bir kaç fotoğraflarını çekiyordum.
İkisi dün gece itibari ile sanırım bir ilişkiye başlamışlardı.
Can oldu bu iş derken şaka yapmıyormuş.
"Efso gelsene kızım.!" Can'a başımı olumsuz anlamda salladım.
Resmen ortalığı karıştırmış bir de üstüne tatil yapıyorduk.
Tekrar yerime oturduğumda düşünmemek için çok çalıştığım konulara daldım.
Telefonumu alıp Aslı'nın sabah beni etiketlediği fotoğrafları beğenip yorumları okudum.
@aslitoptas: Benim aşklar 💞 @cancaglayan
@efsungediz
170.929 beğenme. 8.927 yorum
@instagramkullanıcısı: Lan bunlar Can'la sevgili mi.?
@instagramkullanıcısı: Efsunnn
@instagramkullanıcısı: Oha sevgili misiniz Can'la.
@instagramkullanıcısı: Lann
@instagramkullanıcısı: Noluyor şu an.
@instagramkullanıcısı: Şaka mı şokum
@instagramkullanıcısı: Can ve Aslı mı.
@instagramkullanıcısı: Yılın çifti seçiyorum.
@instagramkullanıcısı: Abili kardeşli durmuyorlar
@instagramkullanıcısı: Ya Efsun ve Aslı sizi yerim.
@instagramkullanıcısı: sevgilinin en yakın kız arkadaşıyla böyle olmana sevindim.
@instagramkullanıcısı: Ya şaka mıdır sevgili olmanız.
@instagramkullanıcısı: Oha Can ve Aslı oha oha
@instagramkullanıcısı: Alışamam ki size.
@instagramkullanıcısı: Can, Gizem'e ne oldu aq hangi ara
@instagramkullanıcısı: Ateş'te Can'da fazla hızlılar.
Yorumları okurken artan bildirimlerle kaşlarım çatıldı.
Üstten birisine tıklayıp ne olduğuna baktım. Gözlerim kocaman açıldığında aynı anda ayağa da kalkmıştım.
Ne oluyordu.
@KAPKARAMAG:
OLAY VAR KOŞUN.! EFSUN GEDİZ'İN ÇALIŞTIĞI HATTA EFSUN'UN ELÇİSİ OLDUĞU MARKA SÖZLEŞMEYİ İPTAL ETMİŞ. YAPTIKLARI ÇEKİMLERİ YAYIMLAMAMA KARARI ALMIŞLAR. ARTI OLARAK EFSUN'U TAKİPTEN ÇIKARTIP ÇEKİMİN TEASERINI DA SİLMİŞLER...PEKİ NEDEN.? ASLI TOPTAŞ'IN EFSUN GEDİZ İLE ATTIĞI BİKİNİLİ FOTOĞRAFLAR. EVET ARKADAŞLAR EFSUN'UN OLMAYAN BİR PAYLAŞIM İÇİN MARKA HER ŞEYİ İPTAL EDİP ANLAŞMAYI BİTİRMİŞ. BEN BU KONUDA EFSUN'UN YAPACAĞI AÇIKLAMAYI MERAKLA BEKLİYORUM VE MARKAYI ŞİDDETLE KINIYORUM.
420.629 beğenme. 30.729 yorum
@instagramkullanıcısı: Şoklardayım
@instagramkullanıcısı: Lan ne alaka amk mal mısınız sizene.
@instagramkullanıcısı: marka arap mı aq
@instagramkullanıcısı: İlk defa duyuyorum bu kızın başına geliyor
@instagramkullanıcısı: Haber yalan mı
@instagramkullanıcısı: Oha sizene lan
@instagramkullanıcısı: Hangi marka söyleyin de alnından öpeyim.
@instagramkullanıcısı: Şeriat mı geldi noluyor.
@instagramkullanıcısı: Kızın özel hayatından sizene lan
@instagramkullanıcısı: Efsun şok
@instagramkullanıcısı: iyi olmuş kaşara
@instagramkullanıcısı: Marka şaka mı.?
@instagramkullanıcısı: İnanılmaz bir olau gerçekten.
@instagramkullanıcısı: Aslı'nın attığı fotoğraflardan dolayı mı...Bahane ararken ben.
@instagramkullanıcısı: Siktir oradan aq markası
@instagramkullanıcısı: Efsun gedizi destekleyeceğimi düşünmezdim ama dava açsın.
@instagramkullanıcısı: Oha ben şok bu çekimi merak ediyordum.
@instagramkullanıcısı: Gerçekten mi.?
Markanın sosyal medya hesaplarına girdiğimde neredeyse ağlayacaktım. Sinirden.
Gönderiler kaldırılmıştı. Yani benimle olan gönderileri.
Gülcan hanımı aramaya çalışıyordum titreyen ellerimle.
"Gülcan Hanım iyi günler bir sorun mu var neler oluyor." Sesimi düz tutmaya çalışıyordum.
"Haberleri gördünüz sanırım Efsun hanım...anlaşmamızı sizin bazı paylaşımlarınız yüzünden iptal etmek durumunda kald.."
"Bana ne zaman söylenecekti bu.!" Sesim baya yükselmişti.
"Sesinizi yükseltecek bir durum yok Efsun hanım marka hesabınıza yatan parayı geri istemiyor sadece reklam iptal." Sinirle güldüm.
"Diğer konuları avukatımla konuşacaksınız Gülcan hanım, markaya haber verirsiniz dava açtığımı." Telefonu kapatıp az önce kalktığım yerime oturdum.
Sinirden tüm vücudum titriyordu.
Tekrar ayaklandığımda baş parmağımın tırnaklarını yiyordum.
Telefonu elime alıp bu sefer de avukatımız olan Sevim hanımı aradım. Durumu anlatıp telefonumda olan sözleşmenin fotoğrafınıda attım.
Dava açmasını bastırarak söylemiştim.
Bana haber vermeden anlaşmayı feshediyorlar İngiltere kralları.
İşin komik tarafı daha geçen günlerde mayo ile yayınlanan bir reklam çekimim olmuştu ve çekim ekibi beğendiklerini söylüyorlardı.
Başımı aşağı yukarı sallayıp duruyordum.
Birisi yaptırmıştı bunu biliyorum. Normal bir durum olamaz.
Markayla daha öncede çekim gerçekleştirmiştim ve hiçbir sıkıntı çıkmamıştı aksine baya kârlı çıkmışlardı.
Can ve Aslı'ya elimi sallayarak gelmelerini işaret ettim.
İkisi de birbirlerinin sörf kıyafetini çıkartmaya çalışıyorlardı.
Can halimden bir şey olduğunu anlayıp neredeyse koşarak yanıma doğru geldi.
"Noldu.!"
"Oku şunları." Telefonu ona uzattığımda Aslı'da yanına gelmiş beraber fotoğraflara bakıyorlardı.
"Oha.!"
"Lan sikerim şimdi bunları..söylediler mi sana." Can'a, sinirimden cevap bile veremiyordum.
"Hayır." Dedim elimi saçımdan geçirip.
"Can dönelim delireceğim şimdi." Onları arkamda bırakarak yürümeye başlamıştım.
Ev zaten on dakika mesafedeydi.
Bir gün ya, sadece bir günüm olaysız geçsin istiyorum.
Plajdan çıkarken üzerime pareomu almayı unutup tekrardan Can'lara doğru yürümeye başladım.
İkisi hararetle konuşuyorlardı.
"Tamam Can özür dilerim tamam mı benim hatam." Kaşlarım yine çatıldı.
"Aslı, noldu." Kolundan tutuyordum.
"Efsun fotoğrafları için özür dilerim benim yüz.."
"Aslı saçmalamayı keser misin ne fotoğrafı Allah aşkına bin tane bikinili haberim yapılıyor bu farklı bir şey fotoğraflar bahane öyle olmasa bile yine senlik bir durum olmuyor istediğin fotoğraflarımı atmakta özgürsün benim dışımda kimse karışamaz." Anında bana sarıldı.
"Korktum Efsun ya." Sinirli olsam da güldüm.
"Sorun yok Aslı halledeceğim ben."
Can'a bakıp sen ne yapıyorsun der gibi gözlerimi oynattığımda omuz silkti.
"Hadi eve gidelim." Eğilip pareomu aldım ve belime bağladım.
"Hadi Can." Koluna girmiştim ikisinin de.
Eve geldiğimizde hızla kaldığım odaya geçip hazırlanmaya başladım.
Şirkete gidecektim.
Gerekirse kavga ederdim.
Sözleşmeyi iptal etmeleri umrumda bile değil ama sadaka gibi parayı almıyorlarmış. Gösterecektim ben onlara.
Üçümüz tekrardan yola çıktığımız da Can arabayı kullanıyordu.
İkisi yan yana otursunlar diye arkaya geçmiştim.
Hızlıca instagrama girip fotoğraf paylaştım.
@efsungediz: :)
4.920 beğenme. 67.929 yorum
@cancaglayan: Efsun Gediz bir markadır.
@aslitoptas: Go girl
@instagramkullanıcısı: Bikinili fotoları yüzünden iptal olan anlaşmasından sonra bikinili foto atmak mı...nereden baksan kral hareket.
@instagramkullanıcısı: İlk defa iş dışı fotoğraf atmış lan.
@instagramkullanıcısı: HELAL LAN SANA
@instagramkullanıcısı: Efsun gediz.
@instagramkullanıcısı: Abi böyle kapak görmedim.
@instagramkullanıcısı: Had bildirmekten başka ne yaparsın başka.
@instagramkullanıcısı: Kudurtma makinası
@instagramkullanıcısı: Peki ya açıklama.
@instagramkullanıcısı: Zorttt
@instagramkullanıcısı: Çok güldüm amk.
@instagramkullanıcısı: Efsun takibe alıyorum bu kadar zeki olamazsın.
@instagramkullanıcısı: İyi zortlatmış.
@instagramkullanıcısı: İş dışında fotoğraf atmış lan oha.
@instagramkullanıcısı: Hep aktif kullann
@instagramkullanıcısı: Kıskananlar olmuş dedim olabilir.
@instagramkullanıcısı: Ulan Efsun olaysın bacım.
@instagramkullanıcısı: Marka iptal etti diye iptal sebebi olan fotolar paylaşmak mı.? Vuhhuuuu.
Olayla ilgili gidip konuştuktan sonra tabii ki bir açıklama yapacaktım.
Aşırı sinirlenmiştim. Saçma ama kendimi rezil olmuş gibi hissediyorum.
Bunun arkasında başka birisinin olduğuna adım kadar eminim ve öğrenmezsem o şirketi başlarına yıkacaktım.
Sabahtan beri annemlerden telefon geliyordu ama açmayacaktım. Olayı öğrenene kadar onlarla da konuşmak istemiyordum.
Gidene kadar kendimi yiyip bitirdiğimde sonunda şirkete gelmiştik.
Can benimle gelirken Aslı arabada bekleyecekti.
Şirkete girip muhattap olacağımız birini bulamayınca artık sinirden ellerim titriyordu.
Can omzuma masaj yaparken Aslı arayınca yanına gitmişti.
Şirketteki koltuklara oturmuştum ve Can tutulduğum için boynuma masaj yapmıştı.
Sinirlendiğimde ya da gerildiğim de kilitleniyordum. Can bildiği için hemen beni oturtup masaj yapmaya başlamıştı ama Aslı'nın bir yere gitmesi lazımmış sanırım konuşmaların bazısından bunu anlamıştım.
Can gittikten sonra ben de biraz bekledim sonra hızlıca çıktım ama etrafımı saran kameralarla şansıma sövdüm.
"Efsun hanım, haberler doğru mu efendim anlaşma iptal mı edildi.?" Aralarından geçip yürümeye çalıştım.
"Efendim haberler doğru mu lütfen Efsun hanım evet ya da hayır derseniz bile yeter."
"Haberler doğru benim de sabah herkesle beraber haberim oldu arkadaşlar." Arkadaki kız şaşkınlıkla bir ses çıkartınca ona bakıp gülümsedim.
Konuşmamı beklemiyorlardı sanırım.
"Efsun hanım Ateş bey ile bir barışma söz konusu mu... Gamze hanım hakkında ne düşünüyorsunuz." Biraz daha hızlanmıştım.
Artık teşekkür ederim bile demeden yürüyordum.
"Abiniz ile aranızın açıldığı doğru mu.?" Herkes ayrı bir konuyu soruyordu.
Eteğimi tutarak gelen bir taksiye bindim.
Hala camdan çekim yapıyorlardı.
Evi söyledikten sonra arkama yaslandım. Susmayan telefonumu elime alıp arayana baktım.
Annem sabahtan beri arıyordu.
"Efendim anne."
"Neden açmıyorsun telefonu Efsun.! Haberler doğru mu böyle bir şey yapmış mı o kezban marka." Sinirden böyle söylüyordu. Marka baya ünlüydü.
"Evet anne. Oldu mu iptal etmişler. Tamam mı sorular bitti mi.?"
Bir süre ses gelmedi.
"Noldu.?" Sesi titremişti.
"Bir şey olmuyor zaten sorun bu anne. Bir şey olmuyor.!" Sinirimi ondan çıkartıyordum.
"Ben bir konuşup geleyim Sezen." Hışırtı sesleri gelince olduğu yerden kalktığını anladım.
"Bir şey mi yaptım annem." Dudaklarımı birbirine bastırdım.
"Beni bazı şeylere zorlama anne. Sofraya otur Efsun. Film izleyelim Efsun. Ablanla oturalım Efsun. İstemiyorum anne istemiyorum.!" Ona sırf bu konudan dolayı sinirliydim.
Sürekli abimlerle oturmam için beni zorluyordu. Ona dayanamadığımı biliyordu.
Annemden ağlama sesi gelince gözlerimi kapatıp yutkundum.
"Ağlama gelince konuşuruz tamam mı yarım saat sonra evdeyim." Onaylar gibi ses çıkarttı sadece.
"Seni seviyorum anne konuşuruz birazdan." Başka bir şey demeden kapattım.
Gelen bildirimlerle bu sefer sosyal medyaya girdim.
@GAZETEMAGAZİN:
EFSUN GEDİZ İPTAL OLAN REKLAM ÇEKİMİ İÇİN MARKANIN ŞİRKETİNE GİTMİŞ. KENDİSİNİN HABERİ YOKMUŞ VE EFSUN GEDİZ ALDIĞI ÜCRETİ ONLARA GERİ VERMEK İÇİN GİTMİŞ. ARTI OLARAK ÇEKİM EKİBİNE EMEKLERİ İÇİN 500 BİN TL VERDİĞİ KONUŞULUYOR. AYRICA EFSUN GEDİZ DIŞARIDA MUHABİRLERİMİZE "BİKİNİLİ İLE GELECEKTİM SON ANDA CAN DURDURDU" DEMİŞ. BUNA BİR TIK GÜLMÜŞ OLABİLİRİM. BU OLAY AKLIMI KURCALADI EFSUN GEDİZDEN DAHA DETAYLI BİR AÇIKLAMA BEKLİYORUZ.
489.920 beğenme. 36.207 yorum
@instagramkullanıcısı: Lan şu kıza bir rahat verecek misiniz artık amk.
@instagramkullanıcısı: Yaşamadığı şey kaldı mı bu sektörde
@instagramkullanıcısı: Efsun ya ahahah
@instagramkullanıcısı: Can neredeee
@instagramkullanıcısı: Ay bu kızı ben seviyorum ya siz niye sevmiyorsunuz
@instagramkullanıcısı: Videoyu izleyin Ateşi'de sormuşlar nasıl kaçmış aq shhahs
@instagramkullanıcısı: Vasıfsız
@instagramkullanıcısı: Efsun Gediz olaysın bacım
@instagramkullanıcısı: O kısa eteği bilerek giydiğine yemin edebilirim
@instagramkullanıcısı: Lan çok varoş bu kız.
@instagramkullanıcısı: Hala ders almamış kısa etek giymiş mal
@instagramkullanıcısı: Ateş'le daha olamaz bunlar imkansız amk
@instagramkullanıcısı: Efsun seni yerim çok tatlısın lan
@instagramkullanıcısı: Niye kimse fiziğini konuşmamış.
Kaşlarımı çatmış haberlere bakıyordum.
Söylemediğim şeyleri de yazmışlardı.
Ve şirkete verdiğimiz paraya kadar nasıl bilebilirlerdi anlam veremiyorum.
Telefonum çaldığında hemen açtım.
"Bitti mi işin geleyim mi güzelim." Can'ın sesini duyunca biraz rahatlamıştım.
"Taksideyim eve geçiyorum."
"Tamam Aslı'yı bırakmıştım eve yakınım konuştun mu gelen giden oldu mu.?"
"Kimse gelmedi sen gidince biraz daha bekledim ama sonra çıktım." Dedim.
"Tamam evde buluşalım...Efsun, tablet burada annemle konuştum abim ve Gamze bizdeymiş...Efsun gösterelim mi.?"
"SAKIN. Sakın Can silerim seni..bir daha asla kon.."
Bağırma sesleri geldi.
"Sen gerçek bir geri zekalısın Efsun.! GERÇEK BİR APTALSIN SEN."
Bir şey demedim.
"DUYUYOR MUSUN BENİ." Hala bağırıyordu.
"Ben bıktım senin üstüne gelmelerinden lan ben bıktım Efsun...abime göstereceğim." Bir şey demeden kapattığında kalbime elimi attım.
Birazdan kalbim yerinden çıkacaktı.
Eve yaklaştıkça dizlerim titriyordu.
Siteye giriş yaptığımızda içimden her duayı etmeye başlamıştım.
Can'dan önce gitmiş olayım lütfen. Lütfen. Lütfen.
Bizim evin önünde durunca çantamda ne kadar para varsa verip koşarak inmiştim.
Can'ım arabasını görünce maratona çıkmış gibi onların evine koşuyordum.
Annem ve Sezen teyzeyi onların bahçesindeki masada görünce elimdekileri atıp iyice hızlandım.
"Efsun.!" Annem sanırım beni fark etmişti ama benim gözlerim Can'ı arıyordu.
"Can nerede anne." Ateş ve Gamze'yi de görmüştüm maalesef.
Abim ve ablamda onlarla oturuyordu. Merakla bana bakıyorlardı.
Arkamdan kapanan araba kapısı sesiyle nefes nefese oraya döndüm.
Can ben gelmeden arabasından çıkmamıştı ve ben onu görmemiştim.
"Gerçekten aptalsın.!" Bağırdığında onu herkes duymuştu.
Bu sefer onun yanına konuşuyordum. Annem ve Sezen teyze yanımıza geliyorlardı emindim.
Ona yaklaşınca hızla göğsüne vurdum.
"Bir daha bunu yaparsan seninle asla konuşmam." Sesim kısıktı ama o bağırdı.
"Bir daha konuşmayacağız zaten.!"
Bunu demesiyle bir adım geriye gittim.
Gözleri arkama takılınca gülümsedi.
"Hoşuna mı gidiyor abim ve Gamze'yi izlemek Efsun." Bunu sessiz söylemişti ama beni yıkmıştı ses tonu.
Alay eder gibi söylüyordu.
İki elimle ona vurmaya başladığımda beni tutuyordu.
"Sezen ayır şunları.!" Annem beni belimden çekiyordu ama hala Can'a vuruyordum.
"Sen...Sakın benimle bir da.."
Sözümü bağırarak kesti.
"ZATEN BİR DAHA KONUŞMAYACAĞIZ EFSUN. SEN AKILLANANA KADAR BEN YOKUM.!" Öyle bir bağırmıştı ki arkadaki ekip bile yanımıza gelmişti.
Gözlerim dolu dolu Can'a bakıyordum.
"Bağırma Can.!" Sezen teyze de bağırdı.
İşaret parmağımı uzattığımda elime bakıp güldü.
"Tamam Efsun bitti arkadaşlığımız.!" Ellerini iki yana açmıştı.
"Can bir daha asla konuşmayalım." Başını salladı.
"Konuşmayalım." Dedi yine alayla.
Sinirden bayılmak üzereydim.
Annemden kurtulup arabanın arka koltuğunu açıp tableti aldım.
"Sakın bırakma al hemen siktiğimin tabletini tamam mı içindekileri de bir tarafına sok Efsun.!"
Ateş Can'ın yanına gidip uyarmıştı.
"Yürü geç eve Can."
Can hala bana ve tablete bakıyordu.
Ablam ve Gamze'nin ne oluyor konuşmasını duyuyordum ama gözlerim Can'daydı.
Başımı salladım ona bakarak.
"Bana bu tableti kırdırma Can." Dediğimde yeri işaret etti.
"Kır Efsun artık umrumda değil."
Sinirle elimdeki tableti alıp sertçe ayaklarının dibine fırlattım. Bunu yapmamla şaşırmıştı ama tek şaşıran o değildi.
Şu an kimse olayı bilmediği için gözlerindeki şaşkınlığı gizleyemiyorlardı.
Tableti bir de ayağımla ezdiğimde sinirden titriyordum.
"Anne eve götür Efsun'u." Annem koluma dokununca çektim.
"Asla konuşma benimle bir daha." Can'ın omzuna vurup yanından geçtiğimde hepsini arkamda bırakmıştım.
Hala arkamdan konuşuyordu.
"SEN BİR DAHA BENİMLE KONUŞMA EFSUN....GERİ ZEKALI."
"Bırak anne ya sinirliyim.!"
Sezen teyzenin ne dediğini duymuyordum ama Can'a kızıyorlardı.
Dudaklarım titrediğinde sarsıla sarsıla ağlamaya başlamıştım bile.
Hızlıca dış kapıyı kapatıp odama çıktım.
Kapımı kilitleyip telefonumu yatağa attım.
Can ile bir daha konuşmayacaktım.
O da artık bitmişti benim için.
BÖLÜM SONU
Bölüm nasıldı.?
Efsun ve Can barışacak mı.?
Oy ve yorumlarınızı unutmayın. Vee beni takip etmeyi de unutmayın.
Oy sınırı 260
Yorum sınırı 100
Sizi seviyorum.
Bölüm etkileşimi
