21. bölüm / 37
YAKARIŞ21
Bölümler 37Şu an: 21
- 1 1.BÖLÜM4.210 kelime
- 2 24.354 kelime
- 3 34.508 kelime
- 4 44.524 kelime
- 5 54.981 kelime
- 6 64.765 kelime
- 7 74.055 kelime
- 8 83.612 kelime
- 9 93.568 kelime
- 10 104.519 kelime
- 11 114.340 kelime
- 12 123.441 kelime
- 13 134.450 kelime
- 14 145.196 kelime
- 15 156.272 kelime
- 16 163.154 kelime
- 17 173.978 kelime
- 18 185.879 kelime
- 19 194.145 kelime
- 20 203.823 kelime
- 21 213.994 kelime · Okuduğun bölüm
- 22 223.362 kelime
- 23 234.464 kelime
- 24 243.946 kelime
- 25 253.630 kelime
- 26 263.170 kelime
- 27 272.757 kelime
- 28 283.003 kelime
- 29 293.715 kelime
- 30 303.290 kelime
- 31 312.785 kelime
- 32 323.232 kelime
- 33 333.002 kelime
- 34 343.680 kelime
- 35 353.271 kelime
- 36 363.426 kelime
- 37 FİNAL ✨7.015 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar...
"İyi olacak bana güvenmiyor musun.?" Can beni hızla kendine çekip sarıldığında odada sadece onun ağlama sesleri duyuluyordu.
Onunla beraber ağlarken Aslı için dualar ediyordum.
Can onu çok seviyordu.
Onun değer verdiği kişiye ben daha çok değer verirdim.
Her şeyimdi Can benim.
Üzülmesine izin veremezdim.
*****************
Can'a sakinleştirici yapıldıktan sonra uyumuştu.
Can uyurken ben de yan odada az önce Gizem'in getirdiği çantamdan zor da olsa Duru'nun mamasını yapmış kucağımda uyuyan meleğime içirmiştim.
İçerken uyuyakalınca tekrar koridora çıkıp koltuklara oturduk.
Duru kucağımda uyuyordu.
Eğilip alnından bir kaç kere öperken Ateş'te karşımızda durmuş bizi izliyordu. Ayakta olduğu için göremiyordum ama bize baktığını hissediyordum.
Geri zekalı.
"Efsun siz burada mısınız hala çocuk perişan oldu eve götür anneciğim." Annem önümüze gelip dizlerinin üzerine çöktüğünde elinin tersiyle Duru'nun yanağını okşayınca Duru bir gözünü açmıştı.
Onu sallayarak öptüğümde tekrar gözünü kapattı. Ama bu sefer elleri yakamı tutmuştu. Seslerden korkuyordu.
"Oy kurban olurum ben sana göze bak." Annem eğilip onun ayağını öptüğünde Duru yanağını göğüsüme sürttü.
Emziği yanımızda olmadığı için huzursuzdu.
"Birazdan götüreceğim Can uyansın." Can bir iki saat önce uyumuştu ve Cahit amca sabaha kadar uyanmayacağını söylemişti.
Yan taraftaki hareketlilikten abimin Ateş'in yanına geçip bir şey dediğini görmüştüm ama Ateş sadece bana ve kucağımda duran kızıma bakıyordu.
Bize bakarak abime bir kere başını salladığında abimde duvara yaslandı.
Geri zekalı.
Annem elini saçıma atıp okşadığında ona baktım.
"Özür dilerim her şey için." Bir şey demedim sadece baktım. Gözleri acıyla kapandığında dolu gözleriyle ayağa kalktı.
Can'ın odasından çıkan Sezen teyze etrafa bakındıktan sonra bana ve Duru'ya baktı.
"Efsun gitmediniz mi siz hadi gidin sabah gelirsiniz biz buradayız kızım."
"Gideceğim, biraz daha uykuya dalmasını bekliyorum yoksa uyanıyor." Ben konuşurken Ateş bir iki adım yaklaşmıştı.
"Tamam annem." Dediğinde Duru'yu öpecekken izin vermedim.
"Uyanmasın yarın tekrar getireceğim." Sezen teyze de tıpkı annem gibi dolu gözlerle bana baktığında ben kızıma baktım.
Güzel bebeğime.
Biraz daha sıkı tuttum onu.
Derin bir nefes alıp arkama yaslandığımda Duru gözlerini tekrar açmıştı.
Merakla ona baktığımda o kafasını kaldırıp etrafa bakınca Ateş bu sefer daha yakınımızda diz çökmüş bir şekilde durmuş kızını izliyordu.
Duru ona uykulu gözlerle bakarken ben onu salladığımda tekrar bana baktı.
Mavileri kızarmıştı.
Başımı ne oldu gibisinden salladığımda Duru gülünce bozuk olan sinirlerimle beraber bende güldüm ve sıkıca onu kendime bastırdım.
"Isırırım seni Duru." Dediğimde sanki ne dediğimi anlamış gibi tekrar bana baktı.
Eli gözüne gittiğinde ovaladığında bir de esnemişti.
Daha uyuyalı yarım saat olmuştu ve hemen uyanmıştı.
Alnımı onun alnına koyduğumda bir eli saçlarımdaydı.
Yüzünün her yerini öpüp tekrar eski pozisyonuna getirdiğimde uykusu zaten açılmıştı.
Başını bir koluma yaslamış sallayarak uyumasını bekliyordum ama o başını sürekli yan tarafa atarak merakla Ateş'e bakıyordu.
Ateş ona göz kırptığında Duru çığlık atarak kucağımda duran ayaklarını kaldırdığında neredeyse çeneme vuruyordu.
Duru'ya da gıcık oluyordum.
Kendine bağlamıştı bebeğimi hemen.
Elimle başını tutup kendime çevirdiğimde bana bakarak çenesini titrettiğinde elimi geri çektim. Başını tekrar arkaya atarak Ateş'e bakmaya başlamıştı.
Sezen teyze yaşlı gözlerle ikiliyi izlerken annemde buraya bakıyordu.
Tabi Kartal şerefsizi de.
Duru'nun boynu kopacağı için yan dönerek Ateş'e bakmasına yardımcı olduğumda Ateş şaşkınlıkla Duru'da olan bakışlarını bana çıkarttı.
Bir şey demeden Duru'ya baktığımda o da tekrar gülümseyerek kızına bakmıştı.
Duru Ateş ona tekrar bakınca yine çığlık atarak heyecanla elini karnıma vuruyordu.
Elini tutup öptüğümde yine güldü. Normalde uyandığında bu kadar güler yüzlü değildi ama Ateş'i gördüğü için ona şımarıyordu.
Yine derin bir nefes verdim. Bunu fark eden Ateş'te benim gibi sıkıntıyla nefes verdiğinde zorlanıyormuş gibi Duru'nun görüş açısından çıktığında şaşırdım.
Rahatsız olduğumu anlamış ve kalkmıştı.
Duru başını kedi gibi tekrar arkaya atarken bu sefer Ateş'i görmeyince bana döndü ve dudaklarını tekrar titretti.
"Gitti aşkım." Kalkmaya çalıştığında izin vermedim. Bakmasını istemiyordum.
Onu benden daha çok sevmesini istemiyordum. Bunca zaman o yoktu yanımda. Ben zorluklarla bakmıştım kızıma. Şimdi beni satıp Ateş'i daha çok sevemezdi.
Saçmaladığımın farkındaydım ama şu an istemiyordum.
Ateş'i görünce heyecandan deliriyordu ve ben sinir oluyordum.
Duru ağlamaya başladığında kendime gelerek ona baktım. Hızla başımı kaldırıp etrafa baktığımda Ateş'in bizim hizamızda durduğunu gördüm.
Duru o yüzden göremiyordu. Karşımızda değildi.
Duru Ateş'i göremediği için ağlamaya devam ederken bu çocuğa büyü yapıp yapmadıklarını düşünüyordum.
Boğazımı temizleyip Ateş'e baktığımda onun doğrudan karşıya bakarak dişlerini sıktığını uzaktan da olsa görmüştüm.
Duru ağladığı için kendine kızdığını bilecek kadar tanıyordum onu.
"Az önceki yerine gelir misin görsün seni."
Ateş yavaşça bana döndüğünde şaşırmıştı.
Duru benim baktığım yere bakmaya çalışırken o kadar komik görünüyordu ki neredeyse gülecektim.
Ateş şaşkınlıkla abime baktıktan sonra hızlı bir şekilde tekrar az önceki gibi karşımıza geldiğinde Duru hala ağlıyordu.
Gözyaşlarını siliyordum ama o kollarını Ateş'e uzatmış ağlamaya devam ediyordu.
"O kadar da değil görmüyorsun diye tamam dedim de kucağına da gitmezsin Duru." Sessizce kızıma söylediklerimi sanırım Ateş duymuştu.
Duru bana bakarak kollarını Ateş'e uzatırken sanki izin istiyordu.
"Tatıtı."
"Yok tıtı falan eve gidiyoruz." Duru yüzünü buruşturup kafasını karnıma gömerek ağlamaya devam ettiğinde gözlerimi kapattım.
Bir kaç dakika öyle durup açtığımda Ateş hala aynı yerinde bize bakıyordu.
"Alır mısın.?" Ateş benden bunları beklemiyormuş gibi şaşkın şaşkın bakarken Duru babasına dönmüştü.
Onu alması için tek kolunu benden kurtarıp Ateş'e uzattığında Ateş içi gider gibi önce bana sonra kızına baktığında acı bir şekilde gülümsedi.
Duru'yu kucağımdan alırken parmakları karnıma değdiğinde tüylerim diken diken olmuştu.
Babasının kucağında havalanan Duru sonunda istediği olduğu için ağlamasını durdurmuş elini Ateş'in sakallarına atıp okşuyordu.
Benim yüzüme yaptığını şimdi ona yapıyordu.
Ateş gözlerini kapatıp dudağına değen minik parmakları tek tek öperken ağlamamak için dudaklarımı birbirine bastırdım.
Çok güzellerdi.
Hamileyken rüyalarıma giren görüntü şu an karşımdaydı ve ben kendimi hiç iyi hissetmiyordum.
Ağlayacağımı hissettiğim an hızla yerimden kalkıp lavaboların oraya doğru yürümeye başladığımda hepsi arkamda kalmıştı.
Daha lavaboya girmeden gözümden akan yaşları hızla sildim ama yenileri ekleniyordu.
Bu görüntüyü her gün görmeyi benden çaldıkları için ağlıyordum. Duru'nun sürekli ona kollarını uzatmasına da ağlıyordum.
Sanırım kıskanmıştım.
Bunca yıl görmediği adama hemen nasıl sarılabiliyor. Üstelik o adam beni öldürmüşken.
Tamam düşündüğümde ben de büyük bir aptallık etmiştim ama yine de Duru ona gitmesindi.
Benim kızımdı o.
Kabinlerden birisine girip ağlamaya devam ettiğimde tuvaleti dolduran bebeğimin sesiyle gözyaşlarımı silerek hızla kabinden çıktım.
Ateş kadınlar tuvaletindeydi.
Duru kucağında boğazı yırtılırcasına ağlarken kollarını bana uzattığında onu hemen kucağıma aldım.
"O sadece sen onun yanındayken merak edip bana geliyor...sen yanından ayrıldığın an ağlamaya başlıyor yani beni daha çok sevdiği falan yok benim gibi onu da kendine bağlamışsın Efsun o en çok seni seviyor, beni sadece merak ettiği için kollarını uzatıyor." Burnumu çektiğimde ona bakmıyordum.
Anlamıştı kıskandığımı.
"Aptal tespitin bittiyse gidebilirsin." Yüzüne bakmadan konuştuğumda o başka bir şey demeden lavabodan çıkmıştı.
Duru kollarını boynuma koymuş ağlamadan dururken arkamı dönerek aynadan ona baktım.
Gözleri yarı açıktı.
Uykuya tam daldıktan sonra onu eve götürecektim.
Ateş'ten sonra lavabodan çıkıp tekrar aynı yere gittiğimde sadece annem ve Sezen teyzeyi görmüştüm.
Ateş ve abim yoktu.
Kalktığım koltuğa geri oturduğumda Duru'nun başını hemen koluma koyup yanağını karnıma yaslamasını sağlamıştım.
Bacaklarımı salladığımda o da arada beni kontrole ederek uykuya dalmıştı.
Gözlerimi kapatıp başımı koltuğun arkasına attığımda ne kadar süre öyle kalmıştım bilmiyorum ama kucağıma dokunan ellerle gözlerimi açtım.
"Efsun uyuyordun düşer müşer diye Duru'yu alıyordum." Annem konuştuğunda uyku sersemliğiyle etrafıma bakındım.
Ateş ve abim gelmiş yine karşıda duruyorlardı.
Annem Duru'ya tekrar uzandığında vermedim.
"Tamam anne uyandım alma uykusu hafif bugün."
"İki saattir uyuyorsun Efsun Duru dalmıştır artık uyanmaz." Gözlerimi tekrar kapatıp derin bir nefes aldım.
"Ben gidiyorum sabah gelirim...Gizem burada mı.?" Bunu sorarken göz ucuyla abime bakmıştım. Merakla anneme bakıyordu.
"Burada kantine gitti gelir birazdan." Ona başımı sallayarak ayaklandığımda Duru'yu sarsmamaya çalışıyordum.
"Anne çantayı verir misin eşyaları içinde gece uyanırsa lazım olur." Annem Sezen teyzenin yanındaki çantama uzanıp eline aldığında tek elimle ondan alacakken başka bir el uzanıp almıştı.
"Ben bırakırım sizi." Ateş konuştuğunda itiraz edecekken artık gücümün kalmadığını hissedip önden yürümeye başladım.
Arabam burada değildi ve Duru'yu kucağımdan indirmek istemiyordum.
Uykusunu çok fazla bölmüştüm.
Arka kapıdan çıktığımızda Ateş yolda birisini aradığı için araba buradaydı. Arka kapıyı açıp binmem için kolumdan tutarak yardımcı olduğunda ona da bir şey demedim.
Duru sarsılmasın diye sesimi çıkartmamıştım.
Yavaşça kapımızı kapatıp kendi tarafına geçtiğinde dikiz aynasından bizi kontrol edip arabayı caddeye doğru çıkartmıştı.
Ne o ne de ben konuşuyorduk. Sadece onun dikiz aynasından baktığını hissettiğim ve kokusunu soluyarak geçirdiğim bir yolculuk olmuştu.
Bahçeye girdiğimizde kapıyı yine Ateş açtı.
Yavaş bir şekilde yüksek arabadan indiğimde Ateş tuttuğu kolumu bırakıp kapıyı çaldı.
Fatma teyze kapıyı açtığında Ateş'e hiçbir şey söylemeden içeri girip kucağımdaki meleği sarsmadan odama geçmiştim.
Duru'yu yatağa bırakıp kendimi duşa attığımda yarım saat ağlayarak içimdekileri kustuktan sonra giyinip saçlarımı kurutmadan kızımın yanına yatıp kendimi derin bir uykuya bıraktım.
"Efso söyle bburaya bir tane yatak ayarlasınlar Aslı gelsin hadi Efsun ya hadi Efsoşum Duru kuşun hatrına bizi aynı odaya aldır be kızım."
Can iki saattir aynı şeyleri söylediği için başım şişmişti.
Üç gündür hastanediydik ve Aslı dün uyanmıştı. Ama şimdi de Can bey onunla aynı odada kalmak istiyordu.
"Konuştum hepsi hayır dedi Can kızın babası istemiyor diyorum anlamıyor musun acaba." Aslı'nın babası izin vermemişti.
"Ben onun belas.."
"Can küfür edip durma." Gizem karşıdan konuştuğunda elindeki telefondan bakışlarını almadan sinirle söylenmişti.
"Efso." Can bir kere daha adımı söylediğinde oflayarak ben de elime telefonumu aldım.
Biraz gezineyim derken gördüğüm adamla kendimi haberin detaylarını okumaktan alıkoyamamıştım.
@GAZETEMAGAZİN:
ATEŞ ÇAĞLAYAN KARDEŞİNİN YANINDAN ŞİRKETİNE GEÇMİŞ. BİLİYORSUNUZ Kİ CAN ÇAĞLAYAN VE SEVGİLİSİ CİDDİ BİR TRAFİK KAZASI GEÇİRDİ. BİR SÜREDİR HASTANEDE OLAN ÇAĞLAYAN AİLESİNDEN ATEŞ ÇAĞLAYAN BUGÜN ŞİRKETİNE GİRİŞ YAPARKEN GÖRÜNTÜLENMİŞ. KARDEŞİ HAKKINDAKİ SORULARA CEVAP VERMEDEN ŞİRKETE GİREN ATEŞ ÇAĞLAYAN HER ZAMAN Kİ GİBİ YAKIŞIKLILIĞINI KISA SÜREDE KONUŞTURMAYI BAŞARDI. BU ARADA HASTANEDE SÜREKLİ YANLARINDA OLAN EFSUN GEDİZ VARDI. İKİLİ TEKRAR BARIŞIR MI SİZCE.?
507.820 beğenme. 26.528 yorum
@instagramkullanıcısı: Abi bu adamsa biz neyiz amk
@instagramkullanıcısı: Ateş'im de Ateş'im.
@instagramkullanıcısı: Can iyidir ki adam şirketine gitmiş.
@instagramkullanıcısı: Ben bu adamla evlensem varya üfff
@instagramkullanıcısı: Efsun bitti bir daha olmazlar merak etmeyin.
@instagramkullanıcısı: bunu görünce evdekine ekmek veresim gelmiyor.
@instagramkullanıcısı: Gamze noldu aq hani sevgililerdi.
@instagramkullanıcısı: Efsun ve Ateş tekrar mı omg.
@instagramkullanıcısı: Bu adam niye bu kadar karizmatik lan
@instagramkullanıcısı: Biz mi abartıyoruz Ateş çok mu yakışıklı. Çok yakışıklı.
@instagramkullanıcısı: Yalayıp yutmalıksın Ateş çağlayan.
@instagramkullanıcısı: Sınavı yok ki kazanasın.
@instagramkullanıcısı: Kocam
@instagramkullanıcısı: Efsun ve ikisi bir daha olmaz çok kötü ayrılmışlar diye duydum.
@instagramkullanıcısı: Oha lan bu adama düşüyorum.
Onun altındaki haberde de kendimi görmüştüm. İki gün önce hastaneden çıkarken çekilen bir fotoğraftı. Günlük olarak Duru'nun yanına gidiyordum. Sabahları tekrar buraya geliyordum.
@GAZETEMAGAZİN:
EFSUN GEDİZ HASTANENİN ARKA KAPISINDAN ÇIKIŞ YAPARKEN MAKYAJSIZ BİR ŞEKİLDE GÖRÜNTÜLENMİŞ. ÇOK YAKIN ARKADAŞI CAN ÇAĞLAYAN VE SEVGİLİSİ İÇİN BİR SÜREDİR HASTANEDE OLAN GEDİZ BUGÜN ÖĞLEN SAATLERİNDE ÇIKIŞ YAPIP, ALDIĞIMIZ BİLGİLERE GÖRE AKŞAM TEKRARDAN GİRİŞ YAPMIŞ. CAN ÇAĞLAYANIN DURUMU İYİYMİŞ KONTROL AMAÇLI TUTULUYORMUŞ AMA SEVGİLİSİ YOĞUN BAKIMDAYMIŞ.
388.026 beğenme. 21.720 yorum
@instagramkullanıcısı: makyajsız diye neden belirttiniz makyaj yapacak hali zaten yok.
@instagramkullanıcısı: Şu iki ailenin başına gelenler şaka mı peki
@instagramkullanıcısı: Can ve Efsun dostluğuna hayranım gerçekten.
@instagramkullanıcısı: Umarım sevgilisi de hemen iyileşir çok geçmiş olsun
@instagramkullanıcısı: Durumları kritik diye haberler çıkmıştı.
@instagramkullanıcısı: Ay Can iyiymiş çok şükür
@instagramkullanıcısı: Efsun güzel aşkım benim tipe bakın kadın hala güzel
@instagramkullanıcısı: Ateş ve Efsun bu vesileyle barışır mı.?
@instagramkullanıcısı: Ateşi teselli etme kombini mi.?
@instagramkullanıcısı: Kız çok güzel amk
@instagramkullanıcısı:Lan kadın ağlamış farkında mısınız.?
@instagramkullanıcısı: Güzel Efsunum çok geçmiş olsun.
@instagramkullanıcısı: Çağlayan ailesi hala hastanede arkadaşlar
@instagramkullanıcısı: En güzel arkadaşlık
Haberleri okuduktan sonra ayaklandım.
"Hadi ben senin şu istek listeni alıp geleyim."
Can ellerini çırpıp yan odadaki Aslı'yı görüntülü aradı. Gizem'e el salladığımda o da aynı şekilde karşılık vermişti.
Çantamı alarak kapının önüne çıktığımda annem elindeki tepsiyle odaya geliyordu.
"Bir yere mi gidiyorsun." Başımı salladığımda ona karşı hala soğuktum.
Aramız düzelmemişti ama o her zamanki gibi yakın davranıyordu.
"Can'ın isteği bir kaç malzeme var onları alacağım." Tepsiyi hemen koltuklara koyarak konuştu.
"Beni de eve bırakır mısın biraz Duru'nun yanında durayım akşam tekrar gelirim Sezen'e de haber vereyim terasta oturuyorlar."
Başımı salladıktan sonra annem tepsiyi odaya bırakıp yanıma gelmişti.
"Gel bir tanem...ne alacaksın ne istedi yine bu deli çocuk." Hafifçe tebessüm ettim.
"Bir kaç eşya işte." Geçiştirmek için konuşmuştum.
Annem derin bir nefes aldığında diğer eliyle kalbinin olduğu sol tarafına elini bastırıp geri bıraktı.
"Noldu."
"Bir şey yok arada oluyor." Bu sefer o geçiştirmek için konuşmuştu. Arada falan değil bu aralar sık sık olduğunu görüyordum.
Biz yokken kaşlarını çatarak kalbini tutuyordu ama yanında birisi varken belli etmeden yapıyordu.
"Önce Cahit amcanın yanına gidelim baksın sana." Başını olumsuz anlamda salladı.
"Söylemişti olacağını merak etme iyiyim ciddi bir şey olsa giderim yanına." Biraz daha ısrar etmiştim ama kazanan o olmuştu.
Anneme arabanın kapısını açıp binmesine yardım ettikten sonra sürücü koltuğuna geçtim.
Onu eve bırakıp Duru'yu da gördükten sonra Can'ın listesini alarak tekrar hastaneye geçmiştim. Elimdeki poşetlerle yavaş yavaş yürürken hızla kapıyı açarak içeriye neredeyse dalmıştım.
"Öldüm...senin şu saçma sapan şeylerin yüzünden Duru'yu çok göremeden evden çıktım Can kıymetimi bil." Poşetleri yere indirmiş nefeslenirken başımı kaldırdım.
Odada Ateş ve Kıraç amca vardı.
Can uyuyordu.
"Kıraç amca." Dediğimde o halime gülerek yanıma gelmişti.
"Çok mu yordu bu eşek seni." Ona gülümseyerek başımı salladığımda açtığı kolunun altına girerek sarıldım.
"Sen git Duru'yla ilgilen ben buradayım merak etme yarına çıkarız zaten." Başımı olumsuz anlamda iki yana salladım ama Can'ın geceye kadar uyuyacağını söylediği için bu fikri mantıklı bulmuştum.
Ateş kapıdan çıkarken bir şeyler söyledikten sonra Kıraç amca seslenmişti.
"Araban burada mı Efsun." Kıraç amcaya döndüğümde yanındaki adama bakmamak için büyük uğraşlar veriyordum.
"Burada." Derken göz ucuyla Ateş'e bakmıştım. O zaten gözlerini ayırmadan ellerini takımının iki cebine koymuş beni izliyordu.
Can'a son kez bakarak odadan çıktım.
Gizem'e mesaj attığımdan bu yana iki saat geçtiği için aradım ama açmadı. Abimde ortalıklarda görünmüyordu.
Sinirle çıkışa doğru yürürken kenarda gördüğüm adamın yanına gidecekken duyduklarımla hemen yan taraftaki araya girdim.
"Siktir lan." Diyordu Selçuk bey.
"Gerçekten diyorum Selçuk içeriden bilgi artı olarak gördüm gözlerimle anasının aynısıydı diyorum."
Selçuk bey küfür etmişti.
"Şansımı sikeyim."
Karşısındaki adam gülüyordu.
"Neyse zaten suratsızdı bu yaştan sonra kapris çekecek değilsin."
"Kapris değil de başka şeyler çekebilirdim." Selçuk bey konuştuğunda karşısındaki adam kahkaha attı.
"Puştun tekisin Selçuk...neyse siktir et Efsun'u yanındaki sarışına yönel." Sarışın Gizem oluyordu.
Duru'yu öğrenmişlerdi ve ondan bahsediyorlardı.
Açılan ağzımı kapatacakken duyduğum cümleyle daha çok açıldı.
"Efsun iyiydi be çocuklu olması sorun değil aslında evlenecek değiliz zevkimize bakarız ikimizde." Bu adam benimle kibar kibar konuşan kişiyle aynı mıydı gerçekten.
Karşıdaki adam tekrar güldü.
"Çatur çutur yapacağım diyorsun yani." Bu sefer Selçuk denilen piç gülmüştü.
Sinirden bedenim titriyordu.
"İstekli bakıyor zaten anlarım ben bilirsin." Buradan çıkıp bu adamın yüzüne yumruklarımı geçirmek istiyordum.
Şerefsiz sapık.
"Sana karşı koyan kadından zaten şüphe ederim dostum siktir et elli tane Efsun var olmazsa da kafana takma ben sana çocuk doğurmamış Efsunlar bulurum."
Onlar gülerken ben kusmak üzereydim.
Bu adamı mahvetmek istemem normal miydi.
O kadar sinirlenmiştim ki. Üstelik onunla doğru düzgün konuşmamama rağmen arkadaşına benim ona istekli baktığımdan bahsediyordu.
Nefeslerimi kontrol ederek sakin kalmaya çalıştım.
"Bu gece yeni Efsunlar buluyoruz o zaman."
"Buluruz lan gel sen...ama o sarışını bir değerlendir derim." Sesleri git gide uzaklaştığında yavaşça kafamı çıkartıp baktım. Yürüyorlardı.
Onlar yan tarafa dönene kadar olduğum yerden çıkmamıştım.
Hızlı bir şekilde çıkışa doğru yürürken Can'a bu duyduklarımı anlatmayı o kadar çok istemiştim ki. Gizem ya da ona söylemem, sonra da bu adama ne yapacağımızı bulmamız lazımdı.
Telefonumu çıkartıp tekrar Gizem'i arayacağım zaman gelen bildirimlerin birisine yanlışlıkla tıkladığım için annemle benim bugün çıkan haberimize girmiştim.
@MAGAZİNMAG
ESİN GEDİZ VE EFSUN GEDİZ AİLE DOSTLARININ OĞLU İÇİN BİR SÜREDİR HASTANEDEN AYRILMIYORLARDI AMA BUGÜN ANNE KIZ ÇIKIŞ YAPMIŞ. EFSUN GEDİZ KISA SÜRE SONRA ELİNDE POŞETLERLE HASTANEYE TEKRAR GERİ DÖNMÜŞ. EFSUN VE CAN ARKADAŞLIĞI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ.?
422.926 beğenme. 27.629 yorum
@instagramkullanıcısı: İkisine de bayılıyorum.
@instagramkullanıcısı: Ateş ve Efsuna rağmen Canla arayı bozmadılar helal olsun.
@instagramkullanıcısı: annesi ne kadar genç paran olunca hep 30 larda kalıyorsun demek ki.
@instagramkullanıcısı: Ne almış Can'a
@instagramkullanıcısı: Efsun'un fizik peki.
@instagramkullanıcısı: Can iyi mi niye onu yazmadınız.
@instagramkullanıcısı: Çok güzelsin be Efsun Gediz.
@instagramkullanıcısı: Ateş ve Efsun fotosu yogelir mi be.
@instagramkullanıcısı: Abi anası niye çok genç duruyor.
@instagramkullanıcısı: Arabaları 15 milyon.
@instagramkullanıcısı: Can'ın ailesi hastaneden çıkmıyor mu hiç görmüyoruz.
@instagramkullanıcısı: Lan o poşette ne var çok merak ettim.
@instagramkullanıcısı: Ay Efsun senin gibi bir kankam olsun be.
@instagramkullanıcısı: Bacaklar şaka mı kürdan.
@instagramkullanıcısı: Can iyi mii.?
@instagramkullanıcısı: Poşetlerde ne var aq kızı
Yorumları çok okuyamadan yola çıkmıştım.
Eve yaklaştığımda çalan telefonuma Gizem diye heyecanla bakmıştım ama numaraydı.
"Efendim."
"Alo, Efsun merhaba benim Gamze." Ayağımı gazdan biraz çektim. Bedenim kasılmıştı.
"Dinliyorum." Dediğimde direkt konuya girmişti.
"Can'ı duydum geçmiş olsun öncelikle.." Konuşmadığımda devam etti.
"Eğer müsaitsen senin seçtiğin bir yerde buluşabilir miyiz.? Bir kaç şey söyleyeceğim çok tutmayacağım seni."
Sinirle güldüm.
"Buradan söyle Gamze seninle yüz yüze görüşeceğimi nereden çıkarttın.?" Alaylıydı sesim.
Tıpkı onun bize geldiğinde bana takındığı tavırda konuşuyordum.
Derin bir nefes alma sesi duymuştum.
"Efsun ikimizde yetişkin insanlarız oturup konuşalım sadece on ya da on beş dakikanı alacağım."
Telefonu kapatacağım zaman buluşmaya karar vermiştim.
Gamzeye yakın olduğum bir yerin konumunu atıp ben de oraya doğru sürmüştüm.
Cafeye geçtiğimde Gamze'de beni çok bekletmeden gelmiş karşıma oturmuştu. Yaklaşık beş dakikadır onun konuşmasını bekliyordum.
"Bugün konuşacak mısın.?" Dediğimde başını kaldırdı.
Elleriyle oynuyordu.
"Nereden başlayacağımı bulmaya çalışıyorum."
"Başla bir yerden çok vaktim yok." Bana tekrar baktığında gözlerini kaçırıp yine derin bir nefes aldı.
"Elif'i, Nil'i biliyorum...yani başına gelenleri onların ihanetini hepsini öğrendim." Elimle alkış işareti yaptığımda gözlerini devirdi.
"Dinleyecek misin.?"
Yine elimle konuş der gibi bir hareket yaptığımda tshirtünün yakasını çekiştirdi.
"Benim için zaten zor bir konuşma oluyor biraz anlayışlı olamaz mısın.?" Bunu o kadar içten söylemişti ki o an alayla değil de ciddiyetle dinlemeye karar vermiştim.
"Evet Gamze biliyorsun ee yani herkes biliyor zaten farkındasın değil mi.?"
"Bak Efsun ben sana açık konuşmaya geldim lafı eveleyip gevelemeyeceğim otuz yaşında kadınım." Merakla onu dinliyordum.
"Ateş'i seviyorum...bunu saklamadım hatta her fırsatta ona da belli ettim ama onun umrunda olmadığım için farkında bile değildi.? Bir adam pardon ama kendisine yürüyen bir kadını nasıl fark etmez. Etmedi. Bir türlü etmiyordu. Ettirmek için daha fazla zorlamayacağım bir zamanda Elif'le tanıştım sonra da Nil'le." Başlıyorduk.
Bunun altından ne çıkacağını gerçekten merak ediyordum.
"Sen ortada yoktun ben seni tanımıyordum bile tamam mı.? Senden ya da Duru...ikinizden de haberim yoktu benim." Eliyle kendini gösteriyordu.
Yutkunup devam etti.
"Ateş'le nasıl yakınlaşmam gerektiğine dair tüyolar veriyorlardı. Elif ve Nil...bana yardım etmeye başladıklarında şaşırsamda bu hissim hoşlanmamın önüne geçemedi sadece onu istiyordum."
Ateş'le ilgili bir şeyler söylerken bakışlarını benden çekiyordu.
"Aptalca sebeplerle ona yakınlaşmaya çalıştığımda o yine aynıydı bazen mağdur rolü yapıp kendimi eve bıraktırıyordum...bazen derken sadece iki kere evime bıraktı herneyse.."
"Sanıyordum ki evimin önüne gelince ısrar edeceğim ve yukarı çıkıp kahve içeceğiz daha sonra da...sonra da yakınlaşacağız diye hayal ediyordum." Her şeyi bu kadar açık anlatmak zorunda mısın Gamze.
İçimi okumuş gibi devam etti.
"Özür dilerim ama beni daha iyi anlaman için detaya girmem gerekiyor." Başımı sallayıp devam etmesini söyledim.
"Öyle olmadı beni bırakıp yüzüme bakmadan arabadan inmemi bekledikten sonra gitti...biz planlar yaparken sen geldin...Efsun Gediz bir anda ortaya çıkan gizemli kız." Ellerini açarak söylemişti son cümlesini.
"Sen geldikten sonra Elif ve Nil aptal aptal şeyler yaptırdılar bana bende Ateş'i elde edeceğim diye hepsini kabul ettim.." güldü.
"Sana sevgilim gibi bir şey demiştim ya hani...bırak sevgiliyi Ateş bir kadınla arkadaş bile olmaz."
"Evine gittim Elif'ler ne diyorsa sana söyledim. Bir gün elime bir kitap verdiler bunu Sezen teyzeye ver ve sana Ateş'in verdiğini söyle dediler öyle yaptım." O da oyundu.
Kitabı Ateş vermemiş miydi.?
"Kitabı bana Ateş vermedi. Ateş benimle muhattap bile olmadı ki kitap versin." Bunu söylerken gözleri dolmuştu.
Burnunu çekip devam etti.
"Seni sinirlendirmemi söylediler yaptım ama sen sinirlenmedin ya da bize belli etmedin bilmiyorum." Sinirlenmiştim.
"Sana deli oluyordum çünkü Ateş'in bana baksın diye uğraştığım gözleri senden ayrılmıyordu. O gece eve geçip eşyaları darma duman edene kadar her yeri birbirine kattım. Ateş sana istediğim şekilde baktığı için delirmiştim."
"Devam et dediler ettim...meğersem kandırılıyormuşum Ateş'in benim olacağı falan yokmuş hepsi oyunmuş ve o iki kaşar duygularımdan yola çıkarak beni ikinizin arasındaki kara kedi yapmışlar." Tekrar güldü. Kendinden utanır gibi gülmüştü.
"Ama suç onlarda değil ben kendimi kullandırttım Efsun. Ben Ateş'e olan hislerimden dolayı kör olmuştum ve onun sana baktığı gibi bana ya da herhangi birisine bakmayacağını anlayamamıştım."
Susmaya devam ettim. Her cümlesinde yutkunuyordum.
Öz ablamdı bunları yaptıran.
"Yanımda konuşurlardı Kaya şu bu ama takmazdım yeni yeni anlıyorum yanımda çaktırmadan plan yapıyorlarmış ve ben onu bile fark etmiyormuşum...yüzsüz gibi Ateş'in peşinde dolanmaya devam ettim...sana nasıl baktığını görmeme rağmen devam ettim Efsun. Kaç yaşında kadınım şu an kendimden utanıyorum."
O da ablamların oyununun kurbanı olmuştu ve bu kadar uzatmıştı.
"Senin onu aldattığını söylediklerinde Ateş'le konuşmak için yanına gittim. Normal bir şekilde konuşurken beni dinlemediği için ona 'ben Efsun değilim herkes seni aldatacak diye bir şey yok' dediğimde sonunda bana bakmıştı."
Yutkunup tekrar gözlerini kaçırdı.
"Efsun ben o gün seni ondan çıkartamayacağımı anlayıp gözümü açtım."
"Ne dedi böyle söylediğinde." Dedim.
Başını ik yana sallayarak gülümsedi.
"Üzerime yürüdü bağırdı çağırdı. Senin hakkında tek bir ima yaparsam beni mahvedeceğini söyledi...Efsun'un adını ağzına alırsan seni rezil ederim de dedi." Gülüyordu bunları söylerken.
"Kusura bakma lütfen ben kendi aptallığıma gülüyorum bu kadar geç anladığıma gülüyorum."
Bizi mahvetmişlerdi. Hem de çok güzel bir planla bizi mahvetmişlerdi.
"Bunları söylerken çok utanıyorum ama saklamayacağım. Ben Ateş'e bir şeyler hissettim, çok fazla bir şeyler hissettim o da hissetsin diye aptal aptal oyunlar oynadım ama onun senden başka yolu olmadığını anladığımda vazgeçtim Efsun yemin ederim vazgeçtim...bir daha karşısına çıkmadım telefon numarasını sildim. Hoş bir kere bile konuşmamıştık ama olsun bir daha konuşmamak için sildim."
"O gördüğüm videodan sonra zaten yapmazsam Elif ve Nil'den bir farkım kalmazdı değil mi.?"
Başımı sakladığımda gözlerim dolu dolu ona bakıyordum.
"Beni tekrar aradılar yani Nil aradı."
"Efsun hamileydi bebeği aldırdı ve bunu Ateş bilmiyor al sana onu elde etmen için bir sebep daha dedi." Her duyduğuma şaşırıyordum.
"Yapmadım Efsun. Ateş'in gözünde seni gördüğüm an benim için bitti ne oyunlarına alet oldum ne de Ateş'in karşısına çıktım sadece bir kere bu olanları anlatmak ve onu uyarmak için eve gelmiştim ama beni içeriye almadı. Aradım açmadı. Ben de vazgeçtim ve bir daha rahatsız etmemek adına numarasını sildim. Aklımdan da sildim ama..." Sanırım kalbinden hala silememişti.
"Hoşlanıyorum ondan." Bir şey diyemedim karşımdaki dürüst kadına.
Her şeyi olduğu gibi anlatıyordu. Ona içimden bile olsa kızamazdım.
"Teşekkür ederim Gamze." Dediğimde başını kaldırıp gözyaşlarını sildi.
Gözlerini açıp kapatırken gülümsedi.
"Sana çok aşık Efsun ben belki güzel bir şeyler yaşarız diye zorladım ama o zaten hayatını bir kişiye adamış başkasının onun kalbine gireceğini sanmıyorum."
"Denendi onaylandı." Eliyle kendini gösterdiğinde sinirlerimin bozuk olmasından dolayı gülmüştüm.
O da aynı şekilde.
"Kızınız varmış...Nil aramalarını açmadığım için mesaj atarak söyledi Duru'yu biliyor, dikkat et kendine de kızına da." Başımı salladığımda ellerime uzandı.
"Yaptıklarım ve söylediklerim için özür dilerim ben seni bilmeden ondan hoşlandım. Sana olan bakışlarını görüncede hırs yaptım. Dolduruşa geldim ama kimseyi suçlamıyorum tamamen benim suçum gelmemem lazımdı ama insanız hataya düşüyoruz. Ateş'te düşmüş sanırım bir hataya." Bu sefer gözlerini kaçıran taraf bendim.
Elimin üzerine iki kere vurdu.
"Halledeceğinize o kadar eminim ki o yüzden hiç üzülmüyorum. Zor olacak ama halledersiniz Efsun. O kadar tehlikeliler ki yaptıkları şeyler şeytanın bile aklına gelmeyecek şeyler oluyor ve her seferinde daha da ileriye gidiyorlar. Ateş'in ya da Kartal'ın onlara inanması inan zor olmamıştır. Elif ve Nil'den sonra şeytan geliyor işte düşün." Gülmüştü.
Cümlenin sonunda ben de gülümsedim.
Doğru söylüyordu ablamlar konusundan.
"Teşekkür ederim Gamze." Ona minnetle gülümsediğimde koluma vurdu.
"Ben üzerime düşeni yaptım teşekkür etme sadece dikkatli ol ve onları mutlu etme Efsun her şeye rağmen onun yanında ol o sana deli oluyor." Gamze şu an elinde olsa Ateş'i de çağırıp bizi barıştıracaktı.
Onunla ayrıldıktan sonra baya oturduğumuzu fark ederek hızla eve doğru sürmeye başlamıştım.
Kapı açıldığında bahçeye girdiğim an gördüğüm görüntüyle arabadan indim.
Annem karşısındaki kıza tokat atmıştı. Elif'e.
Elif buradaydı.
Babam onun kolundan tutmuş sürüklerken onlara doğru bir kaç adım attım ama adım attığım an nereden çıktığını bilmediğim Gizem'in Elif'i saçlarından tutması bir olmuştu.
"Ölmeye mi geldin kızım sen...siktir git hala konuşuyor musun sen orospu.!" Gizem hem bağırıp hem de onun saçlarını çekiştirirken kimse müdahale etmiyordu.
Köşedeki abimi gördüğümde onun da nefretle Elif'e baktığını görmüştüm.
"Gizem seni gebertirim.!" Dediğinde bu sefer konuşan abimdi.
"Bir yap nasıl yapıyorsun...ben senin belanı sikmeden sen ona nasıl dokunuyorsun bir daha söyle.!" Abim Gizem'i arkaya ittirerek Elif'in boğazına yapıştığında şokla onları izliyordum.
Elif anneme bakarak bir şeyler dediğinde annem nefretle yüzünü buruşturdu.
"Bana anne bile deme.!senin gibi birisini ben doğurup yetiştirmiş olamam." Annem onun yüzüne tükürdüğünde o hala konuşuyordu.
Derin bir nefes alarak artık tüm bunları neden yaşadığımı öğrenmek için adımlarımı onlara doğru atmaya başlamıştım.
Başlıyorduk.
BÖLÜM SONU
Bölüm hakkındaki yorumlarınızı buraya yazabilirsiniz.
Oy sınırı 1.1k
Yorum sınırı 400
Sizi seviyorum.
Bölüm etkileşimi
