YAKARIŞ kitap kapağı

31. bölüm / 37

YAKARIŞ

31

Vaveyla Yazarı: Buse Mina

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 37Şu an: 31

Duyurular için beni instagram hesabımdan takip edebilirsiniz.

İyi okumalar..

"Gizem'de onların yanındaydı üçüne de ulaşamıyoruz." Bu cümle beni o kadar korkuttu ki..

"Eve geliyorum beş dakikaya sakın bahçeye çıkma." O böyle ciddi konuşurken korkum iyice arttı.

Ateş neredeydi.?

\\\\\\\\\\\\\\\\\\\

Duru'yu sakinleştirip uyuttuktan sonra Can ve Aslı'da eve gelmişlerdi.

Can Sezen teyzenin yanına giderken Aslı'da annemin yanına gitmişti.

İkisi de onları sakinleştirip getirdiklerinde ben babama ulaşmaya çalışıyordum.

"Efsun." Merdivenlerden inen arkadaşımı gördüğümde kulağımdaki Sezen teyzenin telefonunu indirip ona doğru yürüdüm.

"Duru iyi mi.? Çok ağlıyordu mavi papatyam."

"Sakinleşti biraz...haber var mı Ateş'ten." Başını iki yana sallayıp bana sarıldığında kolları arasına girmiştim.

"Abim bir ihaleden bahsediyordu...ben de babama söylerken iki gün önce gizlice dinledim sıkıntılı diyordu ama babam halledeceğini söylemişti...onunla alakalı bir baskındır."

"Kıraç amcayı arar mısın.?" Telefonunu çıkartıp aradığında kapıdan giren kişilerle ondan ayrılıp annemin yanına gittim.

Aslı'nın koluna girmiş korkak bakışlarıyla evi inceliyordu.

"Anne." Yanına gidip sarıldığımda hemen karşılık verdi.

"İyi misin Efsun. Duru nerede.?" Başımı salladım sadece.

"Sen iyi misin.?"

Hala titriyordu.

Sezen teyzeninde aşağıya gelmesiyle şimdi hepimiz babamlara ulaşmaya çalışıyorduk.

Elimi kalbime atmış ovarken diğer elin Duru'nun karnındaydı.

Ateş'ten haber alamadıkça delirecek gibiydim ama Duru'yu bırakıp evden çıkamıyordum.

Bir kaç saatin geçmesiyle babamların dediği gibi alt katta bekliyorduk.

Herkes bir şey konuşurken benim sadece kulaklarım uğulduyordu.

Can yanıma oturup omzuma dokunduğu sırada kapıdan giren kişiyle ayağa fırlayıp yanına gittim.

Gizem gelmişti.

Annemler telaşla onun yanına gelirken ben çoktan ona sarılmıştım.

"Efsun." Dediğinde sesinden bir şeyler olduğunu anladım.

Anlamamak mümkün değildi.

"Hangisi." Dediğimde Gizem ağlamaya başladı.

"Gizem." Dedim ben de ağlarken.

Bacaklarım titriyordu.

"Efsun.." hıçkırdı. "Ateş ve Kartal." Yüksek sesle ağlayıp başını omzuma koyduğunda bu sefer annemlerde soru sormaya başlamıştı.

"Tamam anne bir susun kız nefes alsın...gel Gizem." Can bizi karşı koridora doğru yürütmeye başladığında sadece gelecek haberi bekliyordum.

Konuşup ne olduğunu sormama sebebim duymak istemememdi.

"İyiler mi.?" Dedi Can.

Gizem hıçkırdı.

"Kartal üç yerinden vuruldu." Kalbim neredeyse dışarıda atıyordu.

Can destek olmak ister gibi kolumu tuttu.

"Ateş." Dedim yutkunarak.

Kafasını bu sefer Can'ın omzuna gömdüğünde bedenim titriyordu.

"Abim iyi mi Gizem." Can'ın da sesi artık korkulu geliyordu.

"Ateş'te vuruldu...adamlar direkt onları hedef aldılar." Yüksek sesle ağlamaya devam ederken yüzünden tuttum.

"Yaşıyor mu.?" Sesim titrerken Can sorumla birlikte daha çok telaşlandı.

"Ateş kolundan ve karnından vuruldu. Kartal'ı arabaya taşıdıktan sonra Duru için eve giderken bilincini kaybetti. Batuhan'la beraber ikisini hastaneye götürdük. Benimle konuşmak için buraya gelmişti saldırıya denk geldi."

Dün abimin öldüresiye dövdüğü adam onun hayatını kurtarmıştı.

"Cahit amca hayati tehlikeleri yok dedi." Dediğinde biraz olsun rahatlamıştım.

"Hangi hastanedeler."

"Ateş'lerin." Dediğinde hemen içeriye gittim.

Annem ve Sezen teyze karşılarında onları sakinleştirmek için konuşan kızı dinlerken benim girmemle ayağa kalkıp yanıma geldiler ama ben bir şey demeden Duru'yu kucağıma aldım.

"Eve gidiyorum...Duru'yu yatırıp geleceğim."

"Kızım burada da yatıyor uyanmasın şimdi.?" Annem kolumdan tuttuğunda yaşlı gözlerimle ona baktım.

"Telefonun yanında mı.?" Başını salladığında saçlarımı okşadı.

"Kartal'a bir şey mi oldu Efsun kalbim sıkışıyor." Dudaklarım titrediğinde başımı iki yana doğru salladım.

"Ben arayana kadar burada kal anne tamam mı.? Kötü bir şey yok." Gözlerinden yaşlar akmaya başladığında Aslı onu tutmuştu.

"Bir şey olmuş." Diyordu Sezen teyzeye.

Sezen teyze donmuş gibi sadece karşısındaki kırık camlara bakıyordu.

"Bakıp seni arayacağım kötü bir şey yok bizim eve geçin anne.." Bir şey demesine izin vermeden evden çıktığımda Can ve Gizem arkamdan geliyordu.

Kapının önündeki arabaya Duru'yu koyduğumda Can'lara döndüm.

"Duru'nun yanında bekler misin telefonumu alıp geleceğim." Başını salladığında koşarak odama çıktım.

Telefonumu ve boboyu aldıktan sonra bebek çantasını aradım ama bulamadım.

Ateş'lerde kalmıştı sanırım ve benim şu an bunu düşünecek bir aklım yoktu.

Tekrar arabanın yanına indiğimde Gizem'in Can'ın omzunda ağladığını görünce yanlarında durdum.

"Burada durmam lazım Efsun. Hala güvenli değil annemlere söyleyip arkandan yola çıkacağız."

Başımı salladığımda ikisinede sarılıp Gizem'e baktım.

"Yaşıyor değil mi Gizem." Sesimden anlaşılıyordu tüm duygularım.

"Yemin ederim yaşıyor ikiside... Kartalın durumu ağır ama kurşunlar hayati organlara gelmemiş bilmiyorum Efsun bilmiyorum. Kıraç amca kriz geçirdiğimde beni zorla eve bıraktırdı."

Kalbimdeki ağırlıkla yola çıktım.

Hastaneye geldiğimde koşarak arabadan indikten sonra durdum...Duru'yu unutmuştum...tekrar arabaya koştum ve arka koltukta uyuyan kızımı pusetiyle beraber alıp koşmaya başladım.

Birisine soracağım zaman gördüğüm adamlarla beraber koşmaya devam ettim.

Babam, Kıraç amca ve Batuhan ameliyathanenin önünde bekliyorlardı.

"Baba." Dedim bağırarak.

Ellerinin arasına aldığı başını kaldırıp bana baktıktan sonra titreyen bedenimi hızla kollarına çekmişti.

"Bir şey yok ağlama." Dediğinde kolları arasında hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.

"İyiler mi.?" Dedim Duru'nun pusetini yere bırakırken.

"İyiler, Kartal'ın ameliyatı devam ediyor. Ateş birazdan çıkacak Cahit az önce bilgi verdi."

Aklım çıkmıştı.

"İkisi de iyi mi.?" Dedim dolaylı yoldan abimi soruyordum.

Alnımdan öptü.

"Olsa böyle rahat olur muyum Efsun.? Cahit hayati bölgelere gelmediğini söyledi."

Derin bir nefes alıp verdim. Gizem'de aynısını demişti.

İyilerdi.

"Duru'yu niye eve bırakmadın."

Bir şey demedim.

Bırakamazdım.

Uyanır uyanmaz ona bir şey olma korkusuyla yataktan sıçramıştım.

Olmazdı.

Geçen bir kaç saatin ardından hala uyuyan kızımı izliyordum.

Oturmuş babamın getirdiği suyu içerken ameliyathanenin kapısı açılmıştı.

Cihat amca rahat bir tavırla çıktığında gözlerimi kapatıp açtım.

Bir şey yoktu.

"Ateş'i odaya aldık, Kartal'ın da dikişleri atılıyor onu da alacağız."

Kıraç amca'yla babam erkekçe sarıldığında Batuhan'da benim yanıma gelip gülümsedi.

"Geçmiş olsun." Ona mahcup bir şekilde baktım

Dün abimin yaptıklarını hala yüzünde taşırken bana geçmiş olsun diyordu.

"Abimlere yardım etmişsin...teşekkür ederim Batuhan."

Omzuma donup dostça okşadığında yüzünde sorun yok ifadesi vardı.

Burukça gülümseyip hala titreyen dizlerimle beraber koltuklara oturdum.

Bir kaç saat daha geçtikten sonra annemlerde hastaneye gelmişti.

Can ve Gizem'de tabi ki.

Duru, Can'ın kucağında hastaneyi turlarken ben de Gizem ve Batuhan'la beraber terastaydım.

Ateş ve abim iyilerdi. Cahit amca sabaha karşı uyandıracağını söyleyince bizde sabahlamaya karar vermiştik.

"İyi misin.?" Batuhan'ın sorusu bana değil yanımdaki kadınaydı.

Gizem dalgınca başını salladığında Batuhan onun çenesinden tutup kendisine bakmasını sağladıktan sonra alnından öpmüştü.

Öpücükleri yüzüne doğru giderken Gizem kollarını onun boynuna dolayarak ağlamaya başlayınca Batuhan ilgilendiği için müdahale etmedim.

"Bir şey yok bebeğim." Ne ara bu kadar samimi olduklarını sorgulamadım çünkü onların eskiden tanıştığını biliyordum.

Sadece bu kadar samimi değillerdi.

Batuhan ona karşı her zaman bir şeyler hissediyordu ama Gizem yeni yeni onunla yakınlaşmaya başlıyordu.

Batuhan onun kulağına kısık sesle bir şeyler dedikten sonra Gizem ağlarken güldü.

Batuhan onu güldürmenin gururuyla gülümseyerek karşısındaki kadını izlerken gözlerinde gördüğüm şeyle bakışlarımı kaçırdım.

Batuhan Gizem'e aşıktı.

Gizem'i bilmiyorum ama Batuhan onu seviyordu.

Zaten sevmese abimi buraya getirip yardımcı olmazdı. Gizem için her şeyi yapacak bir adamdı Batuhan.

Gizem biraz sakinleşirken sessizce yanlarından ayrılıp hastaneye girdim.

Görüş açıma giren annemlerle yanlarına geçmeden önce yoğun bakım camından Ateş'e baktım.

Cahit amca kontrol amaçlı 6 saat tutmak istemişti.

Abimde karşı taraftaki yoğun bakımdaydı ama ona hiç bakmamıştım.

Bakacağımı da sanmıyordum zaten.

"Efsun geç ann.." Annemin sözünü kesen uzaktan gelen ağlama sesiydi.

Hızla Ateş'in olduğu odanın camından ayrılıp sese doğru yürümeye başladım.

Karşıdan gelen ikiliyle hızla yanlarına geçip kızımı kucağıma aldım.

"Mam mam."

"Buradayım bir tanem.." Saçlarından öptüm.

"Aslı kucağına alınca ağladı susturamayınca sana getirdim."

Can'a başımı salladığımda yandan bana sarıldı.

"İyi misin Efso."

Sorusuyla gözlerimin dolması bir oldu.

Değildim.

Çok korkmuştum ve hala korkum devam ediyordu.

Gözlerimden yaşlar akarken Can beni kendine çekip Duru'nun izin verdiği kadar sarıldı.

"İyiler tamam mı.? Sorun yok iki güne domuz gibi olurlar." Alnımı omzuna yaslayıp derin bir nefes aldığımda sırtımı okşuyordu.

"Duru sana bakıyor korkutma mavi papatyayı." Hemen başımı kaldırıp kızıma baktım.

Gözleri kızarmıştı.

Can'dan ayrılıp onun alnından öptüğümde başını hızla boynuma gömdü.

"Aslı niye gelmedi." Dedim burnumu çektikten sonra.

"Eve gidecek şimdi yarın sabah gelecek." Başımı salladığımda vedalaşıp ayrıldık ve ben kucağımdaki bebeğimle annemlerin yanına gidiyordum.

Geldiğimizi uzaktan gören annem hızla ayağa kalkıp bize doğru gelince ortada buluştuk.

Duru'nun kolunu okşadığında Duru'nun başı boynumda durmaya devam ediyordu.

Göz ucuyla anneme baktıktan sonra yüzünü huysuzca diğer tarafa çevirince annem ensesinden öpmüştü.

"Duru'yu da alıp Ateş'le sizin evinize mi gitseniz Efsun. Cahit'i duydun ikisi de iyi çocuk burada harap olmasın."

"Uyanırsa." Dediğimde elini yüzüme attı.

"Duru'nun gözleri kızarmış ağlamaktan." Dudaklarım titredi.

Farkındaydım.

Onu daha sıkı sardım ve başının üstünden öptüm.

"Sadece sende duruyor yazık çocuğa bak heba oldu kaç saattir."

"Uyanınca götüreceğim Duru'yu...uyandığını göreyim." Bir şey demeden yüzümü okşadı.

"Otur o zaman çocuk uyusun kucağında." Eğilip kızımın başının üstünden öptüğünde Duru huysuzca mırıldanıyordu.

Annemin dediği gibi bekleme koltuklarına oturduğumda Duru kucağıma biraz daha yerleşti.

Baş parmağını ağzına götürdüğünde çantadaki emziği çıkarttım.

Bir kaç dakika sonra onun gözleri kayarken ben de sırtını okşuyordum.

Gözlerim battaniyesini ararken annem elindeki battaniyeyle bize doğru gelip Duru kuşun üstüne örtmüştü.

"Sağ ol anne." Dediğimde bir şey demeden bana baktı.

Yüzündeki buruk tebessümle gözlerimi kaçırdım. Şu an kendini üzecek şeyler düşünüyordu.

Gizem ve Batuhan'da geldiğinde hepimiz bir aradaydık.

Duru'yu Gizem'in kucağına verip ayağa kalktığımda gözlerim istemsizce abime değdi. Ayaklarım beni onun camının önüne götürdüğünde dudaklarım titredi.

Ona bakarak hıçkırdığımda elimle ağzımı kapatıp yere çöküp dizlerimi kendime çektim.

Çok korkmuştum.

Ne kadar umrumda değil desem de çok korkmuştum.

Hıçkırarak ağlarken annemde yanıma oturarak beni kolları arasına çekmişti.

"Tamam bir tanem ağlama iyi olacak...ikisi de iyi olacak anneciğim ağlama." Duru uyanmasın diye sessiz olmaya çalıştığım için bedenim titriyordu.

Çok korkmuştum onun içinde.

Gizem ilk başta vurulduğunu söylediğinde aklım umrunda olmasın dese de kalbime ağrı saplanmıştı.

İki yıl önceye kadar ona bir şey olmasın diye canımı vereceğim adamla bugün bu noktaya gelmiştim.

Annem gözyaşlarımı siliyordu ama sürekli yenileri ekleniyordu.

"Efso'm, ikisi de iyiler ve sabah uyanacaklar ağlama güzelim." Can'ın sesiyle burnumu çektim.

Korktuğum için ağlıyordum. İyi olacağını bilmeme rağmen o korkuyu hissetmiştim ve bedenim yeni yeni tepki veriyordu.

Duru için dik durmaya çalışmaktan çok yorulmuştum ve içimi şimdi boşaltıyordum.

Bir süre Can'a sarılarak ağlamaya devam ettikten sonra beni hava almam için bu katta olan terasa çıkartmıştı.

Duru Gizem'deydi.

"Bakma böyle durduğuma Gizem Ateş vuruldu dediğinde beynim sikildi." Kolumu okşarken bir yanda da sigara içerek konuşmayı başlattı.

"Abi işte atsan atılmıyor satsan satılmıyor." Gülümsediğimde gözlerimden hala yaşlar akmaya devam ediyordu.

"Sen abimi harbi seviyorsun galiba lan." Kurduğu cümleyle gülümsemem büyüdüğünde başımı Duru'nun yaptığı gibi omzuna koymuştum.

"Gizem abimi anlatırken tırnaklarını elime geçirdin manyak karı." Hemen başımı kaldırıp elini tuttum.

"Can." Dedim şaşkınlıkla.

Çok kötü olmuştu elinin üstü.

"Özür dilerim." Dediğimde elimi kan toplayan elinin üstünde gezdirdim.

"Şoktan ne yaptığını mı biliyordun Efsun saçmalama." Beni tekrar kendine çektiğinde başım yine omzuna düşmüştü.

"Seviyorum."

Başını eğip bana baktı ama ben karşıya bakmaya devam ettim.

Az önce söylediği cümlenin cevabını vermiştim ona.

"Biliyorum güzelim." Dediğinde daha sıkı sardı beni.

"Yanlış mı yapıyorum Can."

Başını iki yana salladı.

"Abimi hiçbir zaman savunmuyorum ama senin orospu ablanın ve kaşar Nil'in yaptıklarına kim olsa inanırdı...daha bilmediğimiz o kadar detay var ki ortaya çıktıkça Duru'yu ondan sakladığımız için kendime kızıyorum."

Gözlerimden tekrar yaş aktı.

"Emin misin.?"

"Ben hep senin tarafındayım Efsun. Haklı ya da haksız olsan da ben hep senin tarafını tutacağım. Ortada minik bir melek var....çok kötü yansıtılan olaylarda var ve bana göre bunlara inanmamak mümkün değil. Hele de Kaya ile sizi el ele görmesi tüm olayı kanıtlar niteliğinde olmuş yavru ceylanım."

Doğru söylüyordu.

Ateş'in tüm plan ona uygulandıktan sonra Kaya ve beni el ele görmesi...benim ona Kaya ile olduğumu söylememem her şeyi bitirmişti.

"Ateş'te haklı."

Can hemen itiraz etti.

"Haklı olsa da hak verme şu piçe."

Güldüm.

Yine ağlarken gülmüştüm.

"Çok seviyorum seni." Dediğimde ondan ayrılıp karşısına geçtim ve kollarımı açarak ona kocaman sarıldım.

"Ben de seni çok çok çok seviyorum Efso'm benim."

O benim en yakın arkadaşım değil kardeşim olmuştu artık.

Kardeşten bile öteydi benim için. Çok değerliydi.

"Beni ağlatırsan seni gebertirim Efsun." İkimizde sesli bir şekilde güldüğümüzde ben tekrar onun yan tarafına geçip başımı omzuna koydum.

"Sana kötü olma diye söylemedim ama abim sen gittikten sonra eve gelmiyordu. Babam onu sürekli bir yerlerden bulup eve getiriyordu ve..." Gözyaşlarımı silip ona döndüm.

"Ve.?" Dedim hemen.

"Babam, onu her seferinde dayak yemiş ve yarı baygın bir şekilde getiriyordu....kendini dövdürüyormuş birilerine."

Yüzümü buruşturdum.

"Sağ karnında bıçak izi var gördün mü.?" Başımı olumsuz anlamda salladığımda konuşmaya devam etti.

"Bir gün geldi eve araba bahçeye öyle bir girdi ki biz çıkan sesle bir şeye çarptı sandık...hepimiz çıktık bahçeye abimin arabadan inmesini bekliyoruz o açmış son ses müzik siteyi inletiyor." Dikkatle dinliyordum Can'ı.

"İndi arabadan ama gülüyor, hatta kahkaha atıyor. Yalpalaya yalpalaya bize doğru yürürken annem babama dönüp sarhoş dedi ama bakışları gömleğine düştüğünde bastı çığlığı...kendini bıçaklatmış pezevenk."

İlk defa duyuyordum bunları.

"Annem ağlarken o hala gülüp Efsun gitti anne diyordu...hastaneye gidene kadar Efsun gitti dedi...Can parçam gitti anne dedi." Dudaklarım titrediğinde gözyaşlarım tekrar aktı.

Zaten hiç durmuyordu ki. Sürekli ağlıyordum

"Bakma böyle göründüğüne bu da manyak oldu...Bunlar olurken Kartal abi hala sana öfkesinden abime seni kötülüyordu ama abim her gece içip içip bahçede isminle bağırdıktan sonra hamakta sızıyordu."

Hamak.

Benim bahçelerinde en sevdiğim yerdi.

"Bir yıla yakın böyle devam etti...sonra sonunda şirkete gitmeye başladı ve biraz olsun kendini işlere verince düzeldi."

İç çektiğimde Can'da beni kendine çekti.

"O da seni çok seviyor bundan şüphem yok sadece çok kızgınım abime ama her şey ortaya çıktığında biraz da olsa hak vermeye başladım. Ben bile gösterilen kanıtlarla inanırdım Efsun. Her şeyi düşünmüş orospular."

Bir şey demeden burnumu çektim.

"Üşüdün mü.? İyi misin biraz daha.?" Başımı salladım sadece.

Aklım Ateş'teydi şu an.

"Hadi geçelim içeriye piç abime bakalım." Güldüğümde koluna vurdum.

"Deme şöyle." Bu sefer o güldü.

"Böyle söylediğimi ona dersen beni siker biliyorsun değil mi.?" Daha çok güldüğümde Can'a baktım.

Onunla konuşmak iyi gelmişti.

Sol kolunu omzuma atıp yürümeye başladığımızda hala söylediği şeyleri düşünüyordum.

Kendini dövdürmüştü geri zekalı.

Görüş açımıza giren kadınlarla Gizem'in kucağında hala uyumaya devam eden kızıma baktım.

Boboyu bırakmadan emziğini emerek uyuyordu.

Gizem, yanındaki Batuhan'ın omzuna başını yaslamış gözlerini kapatmıştı.

Annem ve Sezen teyze de abime bakıyordu.

Yanlarına geçip abime baktıktan sonra Ateş'in camına doğru yürüdüm.

İçeride gördüğüm Cahit amcayla kaşlarımı çattım.

Üç hemşire ve Cahit amca Ateş'in başında dururlarken elimi cama koyarak onlara bakıyordum

"Noluyor lan." Dedi yanıma gelen Can.

O da benim gibi cama ellerimi yaslayıp korkuyla içeriye bakarken bir hemşirenin kenara çekilmesiyle bizim Ateş'in açık gözlerini görmemiz bir oldu.

"Ateş." Dedim fısıltıyla.

Uyanmıştı.

Uyanıktı.

Cahit amcayı dinlerken yorgun gözleri kapanıp güçlükle geri açılmıştı.

"Aslan parçam be." Can konuştuğunda istemsizce omzuma vurmuştu.

Can'ı duyan Gizem bize doğru konuştuğunda ona bakmadan konuştum.

"Ateş uyanmış."

Hepsi cama geldiğinde Sezen teyze ağlayarak cama vurdu.

İçerideki herkesin bakışı bizi bulduğunda diğerleri önlerine dönerken Ateş buraya bakmaya devam etmişti.

Gözleri annemlerde dolaşıp beni bulduğunda öylece ona baktım.

Dudaklarım titrerken gözlerimde dolmuştu.

Ateş hipnoz olmuş gibi bakışlarını benden ayırmazken ben de onunla aynı durumdaydım.

"İyileşmiş bu kerata anne baksana karı kız kesiyor." Sezen teyze oğlunun söyledikleriyle güldüğünde annemle beraber bir şeyler söyleyip camdan biraz uzaklaşmışlardı.

Bunlar olurken Ateş'in yorgun gözleri kapanıp zorlukla geri açıldığında bana bakmaya devam ediyordu.

"Yanına giremiyor muyuz.?" Dedim Can'a.

"Cahit amcaya soralım çıkınca ama uyuyacak gibi baksana gözünü açamıyor."

Doğru söylüyordu.

Çok yorgun görünüyordu.

Cahit amca elindeki dosyaya bir şeyler yazarken birden bize döndüğünde Ateş'in de dudakları oynuyordu.

Cahit amca tekrar ona dönerek başını salladığında yanlarındaki bir hemşire bize doğru geliyordu.

Odadan çıkan hemşireye baktığımda o hızla konuştu.

"Ateş bey Duru'yu görmek istedi."

"İçeri girebilir miyiz.?" Dediğimde hemen başını iki yana salladı.

"Sadece camdan gösterebilirsiniz." Gizem'in kucağında uyuyan kızımı kucağıma alıp camın önüne geldiğimde Ateş bu tarafa baktığı için hemen görüş açısına girmiştik.

Bizi görünce bir kaç saniye gözlerini kapatıp açtıktan sonra Duru'yu biraz daha kaldırdım.

Yan tuttuğum için çok göremiyordu.

"Ver bana."

Can kucağına aldığında Ateş'in bakışları bu sefer Can'ın kucağına tutundu.

Duru'nun yüzünü net bir şekilde görünce dudağının kenarı kıvrılmıştı.

Cahit amca ona doğru eğilip bir şeyler söylerken hemşire kızda seruma iğneyle ilaç ekliyordu.

Ellerim cama yapışık bir halde Ateş'e bakmaya çalışıyordum çünkü Cahit amca görüş açımı kapatmıştı.

Dosyayı kapatıp kapıya doğru yürümeye başladığında Ateş'in gözleri artık kapalıydı.

Daha fazla dayanamamıştı sanırım.

Kapının önüne geçip Cahit amcayı beklerken Sezen teyze ve Kıraç amca da yanımdaydı.

"Cahit, nasıl durumu.? İyi mi.? Niye erken uyandı.?" Sezen teyze konuşmaya başladığında merakla Cahit amcaya bakıyordum.

"Durumu iyi, ilaçlara rağmen uyanmasını beklemiyordum o yüzden biraz şaşırdım çünkü karnındaki yara hafif bir şey değil." Bakışları bana döndü.

"Duru'yu sordu.?"

Sezen teyze elini dudaklarına koyup ağlamaya başladığında annem yanına gelmişti.

"İyi olduğunu söyledim ama ikna edemedim görmek istedi."

"Efsun'a onu çok sevdiğimi söyle dedi." Cahit amca güldüğünde ben de başımı eğmiştim.

"Zaten çok fazla da dayanamadı tekrar uyudu sabah uyandıracağım merak etmeyin...sonra da normal odaya alırız uyandırana kadar yoğun bakımda tutacağım. Değerleri düzeliyor merak etmeyin...bir de Kartal'ı kontrol edeyim çıkacağım sabah çocukları odaya alınca yine görüşürüz." Abimin yanına girdiğinde bu sefer onun camının önüne geçtim.

Annem'de yanımdaydı.

Abim henüz uyanmamıştı.

Öylece yatıyordu ve bedeni bembeyazdı.

Onu da kontrol ettikten sonra sorun olmadığını söyleyip gitmişti.

Esneyerek koltukların birisine oturdum.

Can kucağında Duru'yla beraber yanıma geldiğinde ben başımı koltuğun kenarına koyarak artık açık tutamadığım gözlerimi kapattım.

Babam Duru'nun bebek arabasını getirdiğinde onu yatırıp yan tarafıma getirdiğimizde ben başımı tekrar koltuğun kenarına koydum.

Ateş uyanana kadar bir iki saat uyuyabilirdim sanırım.

Onu gördüğüm için için rahatlasada hala abim için korkuyordum. Annem, babamın kolları arasında ağlarken bir süre sakinleşmesini bekledikten sonra gözlerimi kapattım.

Yarın Ateş uyandığında uykusuz olmak istemiyordum.

Onu sevinçle karşılamak için gözlerimi kapattım ve yarını düşünerek uykuya daldım.

BÖLÜM SONU

Yakarış final olduktan sonra yeni kitabı yayınlayacağım.

Kitaptaki karakterlerin isimleri belli ama kitap ismi henüz belli değil.

Önerilerinizi buraya yazar mısınız.
(Anlaşmalı evlilik tarzı bir kitap )

Sizi seviyorum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.715okunma 48beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.