YAKARIŞ kitap kapağı

12. bölüm / 37

YAKARIŞ

12

Vaveyla Yazarı: Buse Mina

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 37Şu an: 12

Keyifli okumalar...

Aşık olduğum kokusunu yıllar sonra tekrar solumak.

Uzun süre sonra ilk defa ciğerlerime hava gidiyormuş gibi hissettirmişti.

Yüzsüzlüktü bu.

Gurursuzluktu.

Ama böyle hissetmiştim.

Dudakları beni son kez öpmüştü. Anlamıştım.

Bir şeyler anlamış ve bana veda etmişti Ateş.

Veda öpücüğüydü bu.

Bitmişti.

*************

Ateş hızlı bir şekilde odadan çıktıktan sonra arkasından annem gelmişti.

Şaşıracağım şekilde ağzından tek bir kelime çıkmadı. Sadece nasıl olduğuma bakıp Ateş'in fırlattığı koltuğu düzeltip oturdu.

Yaklaşık bir saattir ne annem ne de ben konuşmadan öylece duruyorduk.

Telefonu çaldığında açıp karşı tarafı dinlemişti.

Bana baktığında hemen gözlerimi kaçırdım.

"Ben bir süre annemin yanına gideceğim Cihan kaldıramıyorum artık." Başımı kaldırıp tekrar anneme baktım.

Onu ilk defa böyle görüyordum.

Bugün çok fazla şey yaşamıştı.

Hepimiz yaşamıştık ama onun çocukları arasında yaşandığı için daha çok etkileniyordu.

Eliyle dudaklarını kapattığında ağladığını anladım.

"Tamam hayatım ağlamıyorum sen sadece çabuk gel." Telefonu kapattığında göz göze geldiğimizde ağzımı açıp konuşacakken o ayağa kalkıp pencerenin önüne geçti.

Yarama dikkat ederek ayağa kalktığımda bir tepki vermedi. Yanına doğru yürümeye başladım.

"Özür dilerim."

Bakmadı bile.

"Sus ve git yat." Ayakta onun cevap vermesini beklerken sonunda konuşmuştu.

"Anne özür dilerim." Kolumu omzuna attım ama bir kaç adım benden uzaklaştı.

"Anlamayacaksınız değil mi.? Beni anlamayacaksınız değ.."

"Sen beni anladın mı Efsun.!" Bağırarak sözümü kesmişti.Ellerini saçlarından geçirip başını ovuşturdu.

"Geç şu yatağa.!" Geçmedim.

"GEÇ ŞU YATAĞA DELİRTME BENİ.!" Sesi kısılacak kadar bağırdığında odanın kapısı Sezen teyze tarafından açıldı.

"Esin tamam arkadaşım sakinleşin sesiniz koridordan duyuluyor, Efsun gel kuzum durma ayakta." Sezen teyze kolumdan tutup beni yatağa yürütürken kapının önündeki koridorda nefret ettiğim o kişileri gördüm.

Abim, Ateş, Nil ve ablam.

"Kapıyı kapatır mısın Sezen teyze." Beni yatağa bırakıp hızlıca kapıyı kapattı.

"Sezen şunun başında durur musun hava alacağım daralıyorum." Annem yine aynı sinirle konuşup odadan çıktı.

Kapıyı sertçe kapattığında irkilmiştim.

"Bir şey istiyor musun güzelliğim." Sezen teyzenin sıcak sesiyle ona baktım.

"Sezen teyze." Dedim ama devamını getiremedim. Bir süre o da bende konuşmadık.

"Özür dilerim tartışma için." Diyebildim.

Hemen yatağın yanına oturup ellerimi tuttu.

"Dileme Efsun, özür dileme sadece Can'a biraz hak ver." Gözlerimi kısarak ona baktım.

Biliyor muydu.

"Elinde suçsuz olduğunun görüntüleri varken dünyadaki en sevdiği kişinin artık mutsuz olmasını istemiyor." Yaşadığım şaşkınlıkla kalp atışlarım hızlanmıştı.

"Söyledi mi sana, izledin mi görü.."

"Hayır hayır izlemedim hiçbir şey sakin ol. Can bana bir şeyler söyledi Efsun hatta.." Gözlerini kaçırınca ellerini tuttum.

"Devam et lütfen Sezen teyze."

Derin bir nefes alıp kapıya baktı.

"Görüntüleri Ateş ve Kartal'a izlet annecim." Bana hitap şekilleri hep böyleydi Sezen teyzenin.

Ellerini bıraktım.

O tekrar konuşacakken odanın kapısı hızla açıldı.

Babam gelmişti.

Ağzını açıp bağıracakken Sezen teyzeyi görmesiyle sustu.

"Sezen bize biraz müsade eder misin.?" Sezen teyze başını sallayarak odadan çıkmıştı.

"Efsun sen ne istiyorsun kızım.! NE İSTİYORSUN SEN EFSUN.!" Dişlerimi ağlamamak için sıkıp babama bakıyordum.

"Ben orada Kaya piçinin işleriyle uğraşırken sen ne olsun istiyorsun Efsun.!" Kaya'nın adı dışında hepsini bağırarak söylemişti.

Odanın kapısı tekrar açıldığında bu sefer gelen annemdi.

"Tamam Cihan ben konuştum onunla sesini yükseltme Efsun'a." Annem babamla önüme geçip görüş açımı kesmişti.

"Annene anlatıyorsun her şeyi Kaya'nın sana ne yapıp yapmadığını her şeyi bugün annene anlatıyorsun Efsun detaylarına kadar anlatacaksın.!"

"Tamam diyorum Cihan bağırma çık dışarıya."

"Biz fazla yüz veriyoruz bunlara Esin hepsi ayrı telden birisi kardeşinin suratına bakmaz onun işlerini batırmaya çalıştığını düşünür birisi eve girmez diğeri ne olup bittiğini anlatmaz saçma sapan davranır.!" Bu sefer babam gerçekten sinirlenmişti.

"Görüntüleri gösterme baba dedin sana saygı duydum tamam dedim halledeceğim kısa zamanda dedin ona da tamam dedim...BÖYLE Mİ HALLETTİN BIÇAKLANMIŞSIN.!"

Annem babamın göğüsünden ittirip benden uzaklaştırdı.

"Cihan sakinleş öyle gel çık dışarıya.!" O da bağırıyordu.

"Bu işi yarın halledeceğiz Efsun kim sana ne yapıyor tek tek isim vererek bana söylüyorsun ve bu işi hallediyoruz, seni bıçaklayan piç kurusunu söyle şimdi.!" Bir şey demedim.

"SÖYLE."

"Bağırma kızıma Cihan çık şuradan.!" Annem onu tekrar benden uzaklaştırıyordu.

"Kaya'nın sağ kolu var Sinan." Konuşmamla ikisi de sustu.

"Kaya ortalıkta yok diye bana saldırdı, bıçakladı sadece korkutmak için...Kaya'yı istiyor yoksa peşimi bırakmayacak." Annemin babamın göğüsünde olan iki eli yavaş yavaş düştü.

Eliyle beni babama gösterip konuştu.

"Tehdit edilmiş kızımız." Babam sinirle arkasını döndü.

"Cihan kızımızı tehdit edip bıçaklamışlar." Karşımdaki koltuğa tekrar oturdu annem.

"Birine söylemiyorsun bunu ben halledeceğim." Babam çenemden tutup ona bakmamı sağlayınca göz göze gelmiştik.

"Tamam mı Efsun." Sesi az önceki gibi sinirli çıkmıyordu.

"Tamam." Sesim kısık çıkınca babam derin bir nefes verip beni yavaşça kendine çekti ve kollarıyla sardı bedenimi.

Hemen kollarımı doladım ona.

"Belasını sikeceğim orospu evladının...Bağırdığım için özür dilerim güzelim sana zarar geldi için sinirliyim nasıl geldiğimi bilemedim babam." O konuşurken başımı sallıyordum.

"Can'la küstük." Dediğimde ağzımdan ağlar gibi bir ses çıkmıştı.

O konuyu içime attığım ve hemen hastaneye geldiğimiz için düşünememiştim.

"Can dışarıda bir tanem barışırsınız küs olsaydı gelmezdi." Gelmesine şaşırmıştım.

"Emin misin." Dediğimde babam yerine annem konuştu.

"Biz geldikten on dakika sonra o da geldi Efsun ayrılmadı kapının önünden." Anneme bakmıştım babamın kollarındayken.

"Özür dilerim." İlk söylediğimde sinirli olduğu için bir daha söylemek istedim.

"Sonra konuşacağız bunları Efsun bir kaç gün sesini çıkartma." Hala sinirliydi.

Az önce babama karşı koruyunca barıştık sanmıştım.

"Eve gideceğiz sen iyi olduktan sonra her şeyi konuşacağız plan yapacağız beraber." Babama başımı salladığımda odaya Cahit amca gelmişti.

"Sesin hastanenin dışından duyuluyor Cihan biraz sakin mi olsan dostum." Gülerek söylüyordu bunları babama.

"İyi mi Cahit baktın mı iyice." Dedi Babam.

"Merak etme gayet iyi bıçak organlara gelecek kadar derine girmemiş sadece dikiş attım Efsun eve gidip dinlenebilir bir problem yok." Annem istemsizce omzumu okşuyordu.

Babam Cahit amcayla konuşmaya başladığında üzerimdeki halsizlikle gözlerimi kapatıp açtım.

"Çıkarız birazdan haberin olsun." Cahit amca babama başını salladıktan sonra bana geçmiş olsun dedi ve odadan çıktı.

"Hadi yavaşça kalk gidelim evimize yemek yemen lazım." Annem kolumdan tutarak kalkmama yardımcı olduktan sonra babam da ayakkabılarımı giymeme yardımcı oldu.

"Tamam mı her şey." Annem babamı onayladıktan sonra odadan çıktık.

Koridorda kimse yoktu. Sanırım herkes gitmişti.

Çıkışa yürürken bir kaç gözün üzerimizde olduğunu biliyordum.

Babamın koluna girmiş bir şekilde hastaneden çıktığımızda ileride gördüğüm arabalarla Ateş'lerin hala gitmediklerini anlamıştım.

Biz o tarafa doğru yürümeye başladığımızda önce Ateş'in arabası sonra da abimin arabası hızlı bir şekilde hastaneden çıkış yaptı.

Bizim arabanın yanına geldiğimizde babam çalan telefonunu açıp konuşmaya başlamıştı.

"Tamam Kıraç geliyoruz biz devam edin siz..bir sorun yok...tamam görüşürüz." Sanırım onlarda yeni yola çıkmışlardı.

"Gitmişler mi." Dedi annem.

Babam onu başıyla onaylayıp kapımı kapattı.

Herkes yerine geçtiğinde sonunda eve gidiyorduk.

Derin bir nefes alıp camdan dışarıya bakıyordum.

Sanırım Cahit amca çıkacağımı söylediğinde hepsi odanın önünden ayrılıp çıkışa gitmişlerdi.

Babam evin yoluna girdiğimiz için biraz hızlandığında çalan şarkıyla gözlerimi komple kapattım.

"Anne telefonunu verir misin.?" Dedim birden.

Telefonum yanımda yoktu ve bu olayla ilgili bir haberin yapılıp yapılmadığını merak ediyordum.

Annem telefonunu uzatınca sosyal medyadan bir kaç sayfaya bakmamla çıkan haberleri görmem bir oldu.

@İDDİAMAG:
BENİM DE SAÇMA BULDUĞUM BİR DOSTLUK SONUNDA BİTMİŞ. GEÇ BİLE KALINMIŞ BİR BİTİRME OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM. EFSUN VE ATEŞ ÇAĞLAYAN'IN İKİ YIL ÖNCEKİ AŞK DOLU İLİŞKİSİNİ BİLMEYEN YOKTUR HERHALDE. İKİLİ AYRILMASINA RAĞMEN CAN VE EFSUN DOSTLUKLARINA DEVAM EDİYORLARDI AMA BUGÜN İTİBARİ İLE BİTMİŞ GÖRÜNÜYOR. GELİŞME OLDUKÇA SİZİ BİLGİLENDİRECEĞİM. BU ARADA EFSUN KENDİ SOSYAL MEDYASINDA ABİSİ VE ABLASINI DA TAKİP ETMİYOR SANIRIM AİLEDEKİ KÜSLÜK HALA DEVAM EDİYOR. AYRICA KARTAL GEDİZ VE ATEŞ ÇAĞLAYAN DA ÇOK YAKIN ARKADAŞLAR. SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ.

322.936 beğenme. 12.829 yorum

@instagramkullanıcısı: Efsun herkesle neden küs
@instagramkullanıcısı: Abisi ve Ateşle iki yıldır takipleşmiyorlar zaten
@instagramkullanıcısı: Ablası da mı çıkartmış şok
@instagramkullanıcısı: Kabul etmesekte sanırım sorun Efsun'da arkadaşlar
@instagramkullanıcısı: Aşkım Efsunum
@instagramkullanıcısı: Dostluğa olan inancım bitmiştir
@instagramkullanıcısı: Barışır bu ikisi kalıbımı basıyorum
@instagramkullanıcısı: ulan Efsun ne yapıyorsun millete aq
@instagramkullanıcısı: Efsun sanırım sıkıntı çıkartan taraf
@instagramkullanıcısı: Herkes suçlu Efsun mu haklı şimdi.
@instagramkullanıcısı: Lan hayır bunlar niye küsmüş amk of
@instagramkullanıcısı: Lan barışın saçmalamayın.
@instagramkullanıcısı: Arkadaşlar etiketler yok Can engellemiş Efsunu.
@instagramkullanıcısı: barışırlar merak etmeyin
@instagramkullanıcısı: Sinirler gerilmiş.

Ben takipten çıkmadığıma göre Can beni engellemişti.

Sinirle telefonu yanıma bıraktım.

Aptal.

Sende aptalsın.

O daha çok aptal.

Araba yavaşladığında bahçe kapısından içeriye girdiğimizi anlayıp çıkmak için hazırlandım.

Araba durduğunda kimseyi beklemeden indiğimde babamdan uyarıları almıştım.

Karşı bahçede bir hareketlilik olsa da ben eve doğru yürüyordum.

"Efsun çorba yaptırıyorum Fatma'ya odana geç uzan." Anneme arkamı dönmeden başımı salladım.

Merdivenlerden çıkarken inen ablama bakmadan yanından geçtim.

O da aynısını yapıp aşağıya inmişti.

Odamın kapısını açtığımda beni bekleyen sürprizi bilseydim gelmezdim.

"Ne var Nil." Onu takmadan banyoya doğru yürüdüm.

Peşimden gelmişti.

Ellerimi yıkarken o da kapıda bana bakıyordu.

"Biraz konuşalım mı.?" Başımı iki saniye ona çevirip tekrar ellerimi yıkamaya devam ettim.

Yüzümü yıkamaya başladığımda kenardan havlumu alıp elinde tuttu.

Uzattığında sertçe elinden alıp yüzümü sildim.

"Can bile sana neler söyledi onu affedeceksin biliyorum ama beni affetmiyorsun." Sinirlenmişti.

Gülümsedim.

"Abimi bana karşı dolduruyor musun." Gözlerini kaçırmasıyla başımı aşağı yukarı hareket ettirdim.

"Çık odamdan."

"Kartal zaten sana karşı dolu nasıl daha fazla doldurabilirim Efsun." Dolaptan çıkarttığım eşofman takımını alıp banyoya geçtim.

Kapının önünde durmaya devam ediyordu. Kapıyı kapattım.

Yarama dikkat ederek üzerimi değiştirip kendime baktım.

Gözlerimin içi ve altı kırmızı ve solgun duruyordu.

Saçlarımı sıkıca topladım.

Kapıyı açtığımda Nil hala karşımda duruyordu.

Yatağın yanındaki telefonumu alıp kontrol ettiğimde bir kaç kişinin aradığını gördüm ama çok önemli değildi.

Nil'i dinlememek için tekrar sosyal medyaya bakınıyordum.

Sürekli Gamze'nin fotoğraflarının altına benim hesabımı etiketliyorlardı. Sanırım Ateş'le ilgili fotoğraflar atıyordu çünkü magazin sayfaları hikayelerde de sürekli benden bahsediyorlardı.

Gamzenin hikayesini bana göndermişlerdi ama kendi hesabımla tabi ki bakamazdım.

Can'la ikimizin ortak fake hesabından girip hikayesine baktım.

Ateş'i paylaşmıştı.

Hiçbir şey yazmadan sadece Ateş'in fotoğrafını koymuştu hikayesine.

Hastaneden çıktıktan sonra soluğu Gamze'nin yanında mı almıştı yani.

Ve onun yanında bu şekilde duruyordu.

Salak mısın. Bu giyinik halidir merak etme.

İç sesimi dinlememeye karar verip biraz daha gezinirken Nil konuşmaya başladı.

"Sevgili değiller, aralarında sandığın gibi bir takılmada yok geçen gün ablan ve Gamze'yi konuşurken duydum. Ateş ona dokunmuyormuş bunu söylüyordu Elif'e."

Dokunmamış mıydı.

Bana ne.

"Bana ne bundan çok mu umrunda gibi görünüyor ne bok yerse yesin." Sinirle telefonu yan tarafa attım.

Nil pencere kenarına gidip oradan konuşmaya başladı.

"Kartal, yani Kartal ve sen..." Derin bir nefes alıp konuşmasına devam etti.

"Kıskanıyordum seni ondan, küstünüz sen gittin beni daha çok sevecek artık dedim öyle de oldu ama sen gelene kadar." Saçmalamaya devam ediyordu.

"Sen geldin ve ben tekrar ikinci plana düştüm..Biz sen dışında bir şey konuşamıyoruz Efsun sarhoş oluyor sen, olmuyor yine sen ağzımdan laf almaya çalışıyor sanki ben aptalım ve anlamıyorum." Artık ağlamaya başlamıştı.

"Abin seni benden daha çok seviyor gurur duyman gerekiyor bununla." Göz yaşlarını siliyordu.

"Hastaneye giderken seni arabaya bıraktıktan sonra arkasında duruyordum. Hamile olduğumu bilmesine rağmen sen olunca gözü dönüyor. O telaşla beni ittirdi."

Gözlerimi kapatmıştım.

"Çocuğundan bile önemlisin onun için." Burnunu çekip bana doğru yürümeye başladığını hissetmiştim.

"Bakma böyle davrandığına hıncını alamıyor gerçekten Kaya'nın söylediklerini yaptın sanıyor ama buna rağmen onun için en önemli insansın bana güven." Karnını gösterdi.

"Karnımdakinden bile önemlisin onun için sana hırsından bu söyledikleri yüzüne söylediklerine bakma...her gece...her gece sürekli seni anlatıyor tek konumuz sensin iki yıl önceki gibi."

Hıçkırdığında yatağın kenarına oturup eliyle ağzını kapattı.

"Çok sıkıldım Efsun. Sürekli sen sen sen çok sıkıldım...beni görmüyor sadece senden bahsettiğimde beni ciddiye alıyor çok sıkıldım." Şaşkınlıkla onu dinliyordum.

İkisinin ilişkisini çok iyi gidiyor sanıyordum.

"O yüzden mi başkasıyla öpüştün." Hızla başını kaldırıp bana baktı.

Dudakları aralandı.

Telaşla kapıya bakıp tekrar bana baktı.

"Yemin ederim alkollüydüm biliyorsun kafam gitmişti eve nasıl geldiğimizi sen biliyorsun Efsun." Ellerime uzandığında geri çektim.

Başımı iki yana salladım.

"Abimden başkasıyla öpüştün Nil. Onu aldattın." Ayağa kalkıp yanıma geldi ve dizlerinin üzerine çöktü.

"Aldatmadım deme şunu aptal bir an kafam yerinde değildi Efsun lütfen sessiz ol." Yaptığında değil de duyulmasından korkuyordu.

"Odamdan çıkar mısın." Hala telaşla konuşuyordu.

"Sana bir şey söylemem lazım." Gözyaşlarını silip toparlandı.

"Kaya..sende ona oyun oynayabilirsin." Kaşlarımı kaldırıp ona baktım.

"Ateş'lerin bodrum katındaki gizli depoda tutuyorlar..gece gizlice yanına girip ona gerçekleri söyletip kayda alabilirsin ya da ben o gerçekleri söylerken Ateş ve Kartal'ı oraya getirebilirim."

Ben de zaten kanıt vardı.

"Kalsın planın sadece çık odamdan."

"Aptal olma Efsun bitsin bu iş herkes suçsuz olduğunu öğrensin bitir artık şu işi ben yardım ederim abin ve Ateş'i getiririm diyorum." Kaya'nın ağzından duymalarını ben de çok isterdim.

"Mesaj atarım sana." Sevinçle yanıma gelip sarıldığında karşılık vermedim.

Nil benim arkamdan oyunlar oynamıştı çünkü.

Abime neler anlattığını sadece tahmin edebilirdim.

"Haber bekliyorum senden." Ben başımı sallayınca sonunda gitmişti.

Telefonuma gelen bildirimlerle derin bir nefes alıp elime aldım.

Gördüğüm fotoğrafla bir kaç dakika sadece ekrana baktım.

Magazin sitesi Ateş ve benim iki yıl önceki fotoğrafımı paylaşmıştı.

Kendime baktım. Gözlerime baktım kapalı olmasına rağmen parlıyordu. Gülüşüme baktım. Mutluydum.

Ayaklarım yere basmıyordu ki benim iki yıl önceye kadar.

Ateş beni çok yüksek bir yerden bırakmıştı ve ben yere basmak zorunda kalmıştım.

Yere basmak zorunda bırakılmıştım.

Yutkunduktan sonra fotoğrafın açıklamasına ve bir kaç yoruma baktım.

@KISKANMAG:
İKİ YIL ÖNCE AŞKLARIYLA HEPİMİZİN İÇİNİ SIMSICAK EDEN EFSUN VE ATEŞ ÇİFTİNİN BİR FOTOĞRAFI VE EDİTİ KARŞIMA ÇIKINCA BEN DE EN SEVDİĞİM FOTOĞRAFLARINDAN BİRİNİ PAYLAŞMAK İSTEDİM. İKİSİNİN DE BU AYRILIKTAN SONRA HALA TOPARLANAMADIKLARINI SADECE BEN GÖRÜYOR OLAMAM DEĞİL Mİ.? MAGAZİNE ÇIKAN VE YAKALANAN EFSUN SÜREKLİ MUTSUZ. ATEŞ'İN GÖZLERİNDEKİ IŞIKTAN DA ESER YOK. YAPILAN EDİTLERE AĞLADIKTAN SONRA SİZE DE SORMAK İSTEDİM. BİRBİRİNİ BÖYLE DELİCESİNE SEVEN İKİ İNSAN AYRILDIKTAN SONRA BUNU NASIL ATLATIR.?

460.720 beğeni. 28.926 yorum

@instagramkullanıcısı: Yanındakiyle yaşar aklındakiyle ölürsün Ateş Çağlayan.
@instagramkullanıcısı: Benim aşka olan inancımı bitiren çift
@instagramkullanıcısı: Editleri görünce hepimiz böyle oluyormuşuz demek ki.
@instagramkullanıcısı: Kadın gitti adam bitti.
@instagramkullanıcısı: Aldatma yok dedi Ateş ama bence böyle bir şey olmasa Efsun'u bırakmazdı o.
@instagramkullanıcısı: Ayrıldıklarında ikisinin de 9 ay boyunca hiçbir hayat belirtisi göstermemesine ne diyorsunuz.
@instagramkullanıcısı: biz evlendiler sanmıştık lan bunlar ortalıktan kaybolunca ayrıldıklarını duyunca hüngür hüngür ağlamıştım unutmam bunu.
@instagramkullanıcısı: Ah güzel çiftim..
@instagramkullanıcısı: Efsun'un hala toparlanmamış olması.
@instagramkullanıcısı: İkisi de yaşan ölü gibiler bunu tek ben fark ettim sanıyordum.
@instagramkullanıcısı: Ateş erkeklerin özeti kız iki yıl olmasına rağmen kendine gelememişken her ay koluna birisini takıyor.
@instagramkullanıcısı: Ulan Efsun bize bir Ateş Çağlayan borçlusun.
@instagramkullanıcısı: Yaktın lan kızı aq Ateş'i.
@instagramkullanıcısı: Şu editleri umarım Efsun görmüyordur bazılarında Gamze de var kötü bir durum lan.

Editleri ben de görüyordum ama izleyemiyordum.

İzlersem kendime gelememekten korkuyordum.

Bir kaç kere daha zorla yutkunup fotoğrafa baktıktan sonra yataktan kalkıp balkona çıktım.

Demirlere kollarımı yaslayıp başımı eğdim.

Sadece bir fotoğraf bir şey yok.

Sadece bir fot..

"DEĞİL."

"Değil sadece fotoğraf değil." Başımı ellerimin arasına alıp tekrar odama girdim.

Değil.

Evlenme teklifi ettiği günden bir fotoğraftı o.

Evlenecektik.

Evlenme teklifi etmişti bana.

Odanın kapısı açıldığında elinde tepsiyle gelen annemin bir şey anlamaması için yatağa oturdum.

"Niye ayaktasın uzan hemen."

Örtüyü üzerime çektikten sonra tepsiyi bacaklarıma bıraktı.

"Aslı geldi seni görmek istedi." Devamı da vardı.

Ona bakınca tekrar konuştu.

"Can istemedi arkasından gelip Aslı'yı götürdü barışın artık Efsun çok uzatmayın." Çorbadan bir kaşık içtim.

Cevap vermemiştim.

Hızla çorabıyı içiyordum.

Kaya'nın yanına gidecektim annem çıktıktan sonra.

Benimle hala küs olduğu için çok konuşmamıştı sadece çorbayı içip içmediğimden emin olmak için bekliyordu.

"Bitti." Dediğimde bana biraz uzunca bakıp makyaj masamdan kalktı.

"Dinlen güzelce yarın konuşacağız." Başımı salladığımda bir kaç adım atıp kapıyı açtı ama sonra arkasını dönüp tepsiyi kenara bırakıp yanıma geldi.

Başımdan öpüp sarıldığında ben de hemen kollarımı ona doladım.

"Seni çok seviyorum...güzel meleğim benim."

"Ben de seni seviyorum anne çok seviyorum özür dilerim üzdüğüm için." Sürekli saçlarımdan öpüyordu.

"Yarın konuşuruz bir tanem." Son kez boynumdan öpüp bir şey demeden odadan çıktı.

Ağlayacaktı çünkü.

Telefonumu alıp Nil'e mesaj attım.

Müsait olduğunu yazmasıyla annemi kontrol edip evden çıkmıştım.

Kenardan kenardan Can'lara doğru yürüyordum.

Aslı ve onu arka bahçelerinde görmemle hemen saklandım.

Hararetli bir şekilde konuşuyorlardı.

Nil'i dış kapıda görmemle tekrar yavaş hareketlerle yürüdüm.

"Hadi hızlı." Nil beni merdivenlerden indirip bir kapıyı açtığında ortamı sadece cılız bir ışık aydınlatıyordu.

"Kaya içeride..ben Kartal ve Ateş'i getireceğim üst kattalar beni gördüğünde onu konuşturmaya başla." Başımı salladım.

Şu an bu yaptığımın mantıksız gelmesi niyeydi.

Öğrenmelerini istemiyor muydu herkes. Onu yapıyordum işte.

Kanıtlarıyla öğrenmelerini sağlıyordum.

İstediğim bu değildi ama Can ve annemlerin istediği olacaktı sonunda.

Yavaşça içeriye adımlamaya başladığımda Kaya'nın başı aniden bana çevrildi.

"Kimleri görüyorum." İğrenç gülüşüyle konuşmuştu.

"Sen yaşıyor musun hala Efsun." Tek kaşımı kaldırıp ona baktığımda karnıma baktığını gördüm.

Biliyordu.

Nasıl.

Nasıl bilebilirdi buradayken.

"Sen hala yaşıyor musun asıl Kaya çok sürmez abim ve Ateş seni öldürecekler."

Yine güldü.

"Gerçekleri biliyorlar." Dediğimde tek kaşını kaldırıp baktı.

"Bok biliyorlar." Dedi ciddileşerek.

"Sende gerçekleri onlara ispatlayacak zeka yok."

Dişlerimi sıktım.

"Bana saldırdığın bir görüntüyü izlettim onlara." Etrafında dolanıp çaktırmadan kapıya baktım.

Kaya sesli bir şekilde güldü.

"Sana saldırdığım tek görüntüyü görseler ben yaşıyor olmazdım değil mi.?" Tamam attığım yeme düşüyordu.

"Kabul ediyorsun yani." Dediğimde gülüp başını salladı.

"Bir sikim yapamayacağını bildiğim için kabul ediyorum sana yaptıklarımı." Vücudumu süzüp tekrar konuştu.

Ağzı yüzü kan içindeydi ama hala gülüp konuşacak hali kendinde buluyordu.

Nasıl oluyordu bu.

"Sana iftira attığımı ve kaçmasaydın altıma alacağımı kabul ediyorum." Tekrar kapıya baktım.

Kimse yoktu.

Hadi Nil.

"Orospu çocuğunun tekisin biliyorsun değil mi Kaya." Arkasına geçip saçlarını sertçe çektiğimde sesini çıkartmadı.

Kapıya baktığımda Nil'in gölgesini görmemle gülümsedim.

"Tekrar söyle." Dedim aynı ses tonumla.

"Neyi." Dedi yavşak ses tonuyla.

"Az önce söylediklerini." Saçlarını bırakıp karşısına geçtim.

"Bebeğimizi aldırmana üzüldüm tabi ki Efsun bunu tekrar mı duymak istiyorsun." Gözlerimi sonuna kadar açıp kapıya baktım.

Onun görmesi imkansızdı niye böyle söylüyordu.

"Kaya bana saldırdığını kabul ettiğini söyle." Güldü.

"Saçmalama güzelim hatırlarsan bana saldıran genelde sen oluyordun...yatakta." Kalbim yerinden çıkacakmış gibi atmaya başlayınca kaya'nın sandalyesine tekme attım.

"DOĞRUYU SÖYLE."

"Sen benimle oyun oynamaya kalkamazsın bile Efsun." O kadar sessiz söylemişti ki bunu.

"Verdiğin bilgiler için sağ ol sevgilim daha dikkatli olacağım." Başımı iki yana sallayıp arkamı döndüm. Ateş ve abim dinliyordu bizi.

"Nil'e teşekkür ettiğimi söylemeyi unutma iyi bir ortaklıktı." Beynimden vurulmuşa dönmüştüm.

"Bunu bana yapmadı." Dedim ben de onun gibi sessizce.

Gülüp başını salladı.

"Yaptı yaptı."

Asıl oyuna gelen kişi ben olmuştum yani.

"Lütfen...lütfen yeter." Ellerimle yüzümü kapatıp yere çöktüm.

"Yapmayın artık lütfen." Vücudumu daha fazla taşıyamıyordum.

Arkadan gelen alkış sesiyle başımı dizlerimden kaldıramadım.

"Annemlerde duysaydı keşke." Abim yanıma yaklaşıyordu.

"Efsun harbi.." Kendini zor durdurmuştu.

O kelimeyi söylememek için kendini zor tutmuştu abim.

Hala başımı kaldırıp ona bakamıyordum.

"Şu adamı daha kaç kere öldüreceksin lan sen.!" Ateş'ten bahsediyordu.

"Kaç kere Efsun KAÇ KERE LAN!"

Ben nasıl güvenmiştim Nil'e.

Nasıl yapmıştım bunu.

Videoyu izletmek yerine neden Kaya'dan duysunlar demiştim ki.

"Çıkın siz Kartal." Ateş'in boğuk sesiyle yine hareket edemedim.

Abim Kaya'ya bir kaç kere yumruk atıp çıkmıştı.

Ateş'in adımlarının yanıma yaklaştığını hissettiğimde Kaya konuşmuştu.

"Ya Ateş bazen hayat böy.."

Kaya'dan gelen bir kemik sesiyle Ateş'in onun bir yerini kırdığına emindim.

Ateş bir daha Kaya'ya yumruk atmıştı.

Başımı kaldırıp baktım.

Ateş'in sırtı bana dönüktü.

"Silah sesinden korkma Efsun." Bunu der demez Kaya'ya ateş etmesiyle çığlığım havada uçuşmuştu.

Silah bir kere daha ateşlendiğinde ellerimle ağzımı kapatmış titriyordum.

Üçüncü sefer ateşlediğinde korkuyla gözlerimi açıp karşıya baktım.

Ateş Kaya'yı ayaklarından ve ellerinden vurmuştu.

Gözümün önünde vurmuştu onu.

Titreyen ellerimi zar zor ağzımdan çekebildim.

"Öldürme Ateş." Dediğim an hızla bana döndü.

Öyle sinirli görünüyordu ki onu ilk defa böyle görmüştüm.

"Sakın konuşma.!" Bağırmadı ama keşke bağırsaydı dediğim bir ses tonuyla bunu söylemişti.

"Konuşma." Dedi tekrardan önüne dönerken.

Bağırmadan nasıl böyle bir ses tonu olabilirdi bir insanın.

Ateş bir kere daha ona ateş ettiğinde Kaya'dan hırıltılı bir ses çıktı.

"Uyan orospunun dölü daha belanı sikmedim."

Yerimden kalkacağım zaman bağırdı.

"Tek bir adım.! Tek bir adım atarsan onu öldürürüm Efsun.!" Dizlerimi tekrar kendime çektim.

"KALK LAN SİKTİĞİMİN EVLADI.!" Kaya'ya yumruk atıp az önce dört kere vurduğu adamın uyanmasını bekliyordu.

Kaya sadece hırıltılı nefesler çıkartıyordu.

Ateş'in ne yapacağını bilmediğim için korkuyordum. Birden bana dönmesiyle elindeki silahına baktım.

Silaha baktığımı anlayıp kapıya doğru fırlattı.

Karşıma gelip iki dizinin üzerine çöktü.

"Bu kadar aptal olamazsın değil mi.? İki yıl bu kadar aptal olmadın değil mi Efsun...KONUŞ." Neyden bahsettiğini anlamıyordum.

"Yalan söylüyor ben çocuk falan aldırm.."

"BİLİYORUM APTAL.!" Bağırdığında yerimden sıçradım.

"Biliyorum aldırmadın." Dedi bu sefer sessizce.

"Aldırmazsın biliyorum." Kalbimin bu kadar hızlı atması iyi değildi.

Yerinden çıkacak gibiydi.

Şu an sinirlenip beni aldattın, adamda itiraf etti demesi lazımdı.

Susup bana bakıyordu sadece.

"Can'ın yanına git geleceğim." Başımı iki yana salladığımda tekrar bağırdı.

"CAN'IN YANINA GİT EFSUN.!"

"Can'ın yanına git öldürtme şu leşi bana.!"

Dediğini yapmayacağımı biliyordu.

"Can'ın yanına git ve Nil kaçmadan onu tutmasını söyle.!"

Kaşlarımı çattım.

"Neden kaçs.."

Yine sözümü kesti.

"BİLDİĞİMİ BİLİYOR EFSUN SENİN APTALLIĞINI ANLADIĞIMI O BEYİNSİZ BİLE ANLADI.!" Söylediklerinden hala bir şey anlamıyordum.

Kaya'ya baktığımda çenemden sertçe tutup ona bakmamı sağladı.

"Sakın.!" Dedi ve tekrar konuştu.

"Çık şuradan.!" Ben hareket etmeyince beni kollarımdan tutup kaldırdı ve kapıya doğru sürüklemeye başladı.

"Can'ın yanına gidiyorsun.!" Arkasını döndüğünde bir adım atmıştım ki yine tüm evi inleten sesiyle gözlerimi kapattım.

"EFSUN GİT DİYORUM LAN GİT ELİMDEN BİR KAZA ÇIKACAK...CAN.!" Üste doğru seslenince anında Can'ın sesini duydum.

"Efendim abi." Ateş gözleriyle beni gösterince Can yanıma geldi.

"Gidiyoruz Efsun gel." Can kolumdan tuttuğunda hala Ateş'e bakıyordum.

Ben mi çok aptaldım yoksa olanlar mı çok karışıktı.

Ne oluyordu.

Can kolumdan tutmuş beni hızlıca buradan çıkartırken hala arkamızda kalan Ateş'e bakmaya çalışıyordum.

"Can." Dedim sessizce.

"Anlamıyorum Ateş neden...neden yapıyor bunu.?" Can bana döndü.

"Biliyorlar." Adımlarım durmuştu.

Biliyorlar..

"Biliyorlar her şeyi Cihan amca başından beri onlarla hallediyormuş tüm işi."

Beynimde yankılanan biliyorlar kelimesi susmuyordu.

Biliyorlar mıydı.?

Nasıl.

BÖLÜM SONU

oy sınırı 600
Yorum sınırı 300

Sizi seviyorum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.892okunma 57beğeni 6yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.