51. bölüm / 58
MAHFİ MAHFUZ🕊️BÖLÜM 22.2🕊️
Bölümler 58Şu an: 🕊️BÖLÜM 22.2🕊️
- 1 🖤TANITIM🖤649 kelime
- 2 🕊️BÖLÜM 1🕊️2.188 kelime
- 3 🕊️BÖLÜM 2🕊️1.796 kelime
- 4 🕊️BÖLÜM 3.1🕊️1.138 kelime
- 5 🕊️BÖLÜM 3.2🕊️976 kelime
- 6 🕊️BÖLÜM 3.3🕊️1.051 kelime
- 7 🕊️BÖLÜM 4🕊️2.439 kelime
- 8 🕊️BÖLÜM 5.1🕊️963 kelime
- 9 🕊️BÖLÜM 5.2🕊️1.585 kelime
- 10 🕊️BÖLÜM 6.1🕊️603 kelime
- 11 🕊️BÖLÜM 6.2🕊️887 kelime
- 12 🕊️BÖLÜM 6.3🕊️2.179 kelime
- 13 🕊️BÖLÜM 7🕊️1.425 kelime
- 14 🕊️BÖLÜM 8.1🕊️441 kelime
- 15 🕊️BÖLÜM 8.2🕊️815 kelime
- 16 🕊️BÖLÜM 9🕊️2.306 kelime
- 17 🕊️BÖLÜM 10🕊️1.127 kelime
- 18 🕊️BÖLÜM 11.1🕊️866 kelime
- 19 🕊️BÖLÜM 11.2🕊️1.178 kelime
- 20 🕊️BÖLÜM 12.1🕊️1.758 kelime
- 21 🕊️BÖLÜM 12.2🕊️1.123 kelime
- 22 🕊️BÖLÜM 13.1🕊️661 kelime
- 23 🕊️BÖLÜM 13.2🕊️392 kelime
- 24 🕊️BÖLÜM 13.3🕊️610 kelime
- 25 🕊️BÖLÜM 13.4🕊️1.754 kelime
- 26 🕊️BÖLÜM 14.1🕊️947 kelime
- 27 🕊️BÖLÜM 14.2🕊️1.168 kelime
- 28 🕊️BÖLÜM 14.3🕊️870 kelime
- 29 🕊️BÖLÜM 15.1🕊️574 kelime
- 30 🕊️BÖLÜM 15.2🕊️479 kelime
- 31 🕊️BÖLÜM 15.3🕊️249 kelime
- 32 🕊️BÖLÜM 15.4🕊️2.172 kelime
- 33 🕊️BÖLÜM 16.1🕊️437 kelime
- 34 🕊️BÖLÜM 16.2🕊️1.101 kelime
- 35 🕊️BÖLÜM 17.1🕊️223 kelime
- 36 🕊️BÖLÜM 17.2🕊️591 kelime
- 37 🕊️BÖLÜM 17.3🕊️735 kelime
- 38 🕊️BÖLÜM 18.1🕊️496 kelime
- 39 🕊️BÖLÜM 18.2🕊️330 kelime
- 40 🕊️BÖLÜM 18.3🕊️469 kelime
- 41 🕊️BÖLÜM 18.4🕊️700 kelime
- 42 🕊️BÖLÜM 18.5🕊️743 kelime
- 43 🕊️BÖLÜM 19.1🕊️1.567 kelime
- 44 🕊️BÖLÜM 19.2🕊️1.400 kelime
- 45 🕊️BÖLÜM 20.1🕊️899 kelime
- 46 🕊️BÖLÜM 20.2🕊️1.129 kelime
- 47 🕊️BÖLÜM 21.1🕊️1.264 kelime
- 48 🕊️BÖLÜM 21.2🕊️631 kelime
- 49 🕊️BÖLÜM 21.3🕊️630 kelime
- 50 🕊️BÖLÜM 22.1🕊️1.542 kelime
- 51 🕊️BÖLÜM 22.2🕊️413 kelime · Okuduğun bölüm
- 52 🕊️BÖLÜM 22.3🕊️997 kelime
- 53 🕊️BÖLÜM 23🕊️1.812 kelime
- 54 🕊️BÖLÜM 24.1🕊️1.222 kelime
- 55 🕊️BÖLÜM 24.2🕊️1.004 kelime
- 56 🕊️BÖLÜM 24.3🕊️453 kelime
- 57 🕊️BÖLÜM 24.4🕊️124 kelime
- 58 🕊️BÖLÜM 25 SEZON FİNALİ🕊️988 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
NEVA
İtiraf ettiği günden beri Fatih'in etrafında bir kuyruk gibi dolanıyordum. Bu bana çocukluğumu hatırlatıyordu. Çocukken de sürekli birilerinin beni sevmesi için ne yapacağımı şaşırdım. En ufak bir övgü için kırk takla atar, sevmediğim ve yeteneğim olmadığı işlere bile bulaşırdım. Yeter ki beni fark etsinler, biri...Biri beni övsün. 'Vay be' desin isterdim. Çok başarılı olamamıştım, orası ayrı konu.
İşte şimdi beni sevdiğinden emin olduğum biri vardı, hayatım boyunca annem ve babamın bile sarılmadığı kadar sıcak, sımsıkı ve sevgi dolu sarılmıştı bana. Aynada kendime sarılırken gözlerim kapalı onun bana sarılışını hayal ettikten hemen sonra tepinerek yatağa attım kendimi. Yastığı kucaklayarak yatakta yuvarlandım.
Yatakta sevgi patlaması yaşarcasına tuhaf sesler çıkarmama mâni olamadan yuvarlanıyordum. O sırada kapı açılıverdi. Panikleyip, elim ayağıma dolaştı. Yataktan yere yastıkla yapıştım. Hemen yatağa tutunarak oturdum, kendimi toparlamaya çalıştım. Kıvırcık saçlarım havalanmış kuş yuvasını andırmıştı. Yüzüme düşen bukleleri üflerken elleri belinde ne yaptığımı anlamaya çalışan bir ifadeyle beni süzen Fatih'e gülümsedim. Suçüstü yakalanmış haylaz bir çocuk gülümsemesiydi bu.
"Kahvaltıya neden inmedin, Neva?" Tek kaşı havada sordu.
"Sen yatağıma tepsiyle getirip beni şımartırsın sanmıştım." Dedim kaşlarımı hızlıca indirip kaldırarak.
"Oldu, bir de başından aşağı gül yaprakları dökeyim ister misin?"
"Aaa! Biliyorsun sen bu işi, romantik adamsın vesselam!"
İki eliyle yüzünü avuçladı. Saçlarını yolarcasına geriye doğru ittirirken sabrını çok zorladığımı biliyordum. Ve bu beni oldukça tatmin ediyordu. Pijamamın paçasına takılarak tökezlesem de toparlayarak hemen karşısına geçtim. Yüzünün öfkeden mı utançtan mı kırmızı olduğuna karar veremedim. Sağ yanağımı uzatarak işaret parmağımla yanağıma pıt pıt vurdum.
"Günaydın öpücüğü." Diyerek dudaklarımı büzerek bekledim, kirpiklerimi kırpıştırarak daha efektif bir hava kattım.
İşaret parmağını baş parmağından güç alarak alnıma sert bir fiske vurdu. "Aah!" alnımdaki keskin acıya çığlık atarak avcumla alnımı ovuşturdum. "Flörtleşme konusunda berbatsın." Derken alnımda kırmızılık var mı yok mu diye aynada kontrol ettim.
"Çünkü flörtleşmiyorum, sadece işimi yapıyorum. Hemen kahvaltıya inmezsen-"
"Ne olur, kucağına alıp mı indirirsin?"
"Ya sabır." Boynunu kızartırcasına ovuştururken çenesini kasıp gevşetti. "Kore dramalarını izlemeyi azaltmalısın, Neva. Şimdi Türk usulü bir taraflarına terlik yemeden hemen önce mutfağa in."
Gözlerimi devirerek bileğimdeki lastik tokayı sündürüp saçımı dağınık bir şekilde topladım, kapıya doğru ilerlemeye başladım. Onu sinir edip tüm savunmalarını teker teker indirmesini sağlayana kadar pes etmeyecektim. Tekrar canımı tehlikeye atmam gerekse bile. Bir kere bana kalbinin yerini gösterdin, o kalbi avuçlarımda tutana kadar bırakmam seni Fatih efendi.
Kapının kolunu açarken yüksek sesle şarkı söylemeye başladım;
"Aşıksın...Dırırım...Aşıksın...Dırırım...Aşıksın...Dırırım...SEN AŞIKSIN ARKADAŞ!"
Son anda zıplayarak bir terliğin hedefinden kaçmıştım. Çocuksu kahkahalar atarak merdivenlerden üçer beşer indim. Fatih ise suratında gizleyemediği bir gülümseme ile elleri cebinde beni takip ediyordu.
Bölüm etkileşimi
