36. bölüm / 58
MAHFİ MAHFUZ🕊️BÖLÜM 17.2🕊️
Bölümler 58Şu an: 🕊️BÖLÜM 17.2🕊️
- 1 🖤TANITIM🖤649 kelime
- 2 🕊️BÖLÜM 1🕊️2.188 kelime
- 3 🕊️BÖLÜM 2🕊️1.796 kelime
- 4 🕊️BÖLÜM 3.1🕊️1.138 kelime
- 5 🕊️BÖLÜM 3.2🕊️976 kelime
- 6 🕊️BÖLÜM 3.3🕊️1.051 kelime
- 7 🕊️BÖLÜM 4🕊️2.439 kelime
- 8 🕊️BÖLÜM 5.1🕊️963 kelime
- 9 🕊️BÖLÜM 5.2🕊️1.585 kelime
- 10 🕊️BÖLÜM 6.1🕊️603 kelime
- 11 🕊️BÖLÜM 6.2🕊️887 kelime
- 12 🕊️BÖLÜM 6.3🕊️2.179 kelime
- 13 🕊️BÖLÜM 7🕊️1.425 kelime
- 14 🕊️BÖLÜM 8.1🕊️441 kelime
- 15 🕊️BÖLÜM 8.2🕊️815 kelime
- 16 🕊️BÖLÜM 9🕊️2.306 kelime
- 17 🕊️BÖLÜM 10🕊️1.127 kelime
- 18 🕊️BÖLÜM 11.1🕊️866 kelime
- 19 🕊️BÖLÜM 11.2🕊️1.178 kelime
- 20 🕊️BÖLÜM 12.1🕊️1.758 kelime
- 21 🕊️BÖLÜM 12.2🕊️1.123 kelime
- 22 🕊️BÖLÜM 13.1🕊️661 kelime
- 23 🕊️BÖLÜM 13.2🕊️392 kelime
- 24 🕊️BÖLÜM 13.3🕊️610 kelime
- 25 🕊️BÖLÜM 13.4🕊️1.754 kelime
- 26 🕊️BÖLÜM 14.1🕊️947 kelime
- 27 🕊️BÖLÜM 14.2🕊️1.168 kelime
- 28 🕊️BÖLÜM 14.3🕊️870 kelime
- 29 🕊️BÖLÜM 15.1🕊️574 kelime
- 30 🕊️BÖLÜM 15.2🕊️479 kelime
- 31 🕊️BÖLÜM 15.3🕊️249 kelime
- 32 🕊️BÖLÜM 15.4🕊️2.172 kelime
- 33 🕊️BÖLÜM 16.1🕊️437 kelime
- 34 🕊️BÖLÜM 16.2🕊️1.101 kelime
- 35 🕊️BÖLÜM 17.1🕊️223 kelime
- 36 🕊️BÖLÜM 17.2🕊️591 kelime · Okuduğun bölüm
- 37 🕊️BÖLÜM 17.3🕊️735 kelime
- 38 🕊️BÖLÜM 18.1🕊️496 kelime
- 39 🕊️BÖLÜM 18.2🕊️330 kelime
- 40 🕊️BÖLÜM 18.3🕊️469 kelime
- 41 🕊️BÖLÜM 18.4🕊️700 kelime
- 42 🕊️BÖLÜM 18.5🕊️743 kelime
- 43 🕊️BÖLÜM 19.1🕊️1.567 kelime
- 44 🕊️BÖLÜM 19.2🕊️1.400 kelime
- 45 🕊️BÖLÜM 20.1🕊️899 kelime
- 46 🕊️BÖLÜM 20.2🕊️1.129 kelime
- 47 🕊️BÖLÜM 21.1🕊️1.264 kelime
- 48 🕊️BÖLÜM 21.2🕊️631 kelime
- 49 🕊️BÖLÜM 21.3🕊️630 kelime
- 50 🕊️BÖLÜM 22.1🕊️1.542 kelime
- 51 🕊️BÖLÜM 22.2🕊️413 kelime
- 52 🕊️BÖLÜM 22.3🕊️997 kelime
- 53 🕊️BÖLÜM 23🕊️1.812 kelime
- 54 🕊️BÖLÜM 24.1🕊️1.222 kelime
- 55 🕊️BÖLÜM 24.2🕊️1.004 kelime
- 56 🕊️BÖLÜM 24.3🕊️453 kelime
- 57 🕊️BÖLÜM 24.4🕊️124 kelime
- 58 🕊️BÖLÜM 25 SEZON FİNALİ🕊️988 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
NEVA (01/GRİ)
Gözlerimi tekrar açtığımda kendimi yabancı bir yerde değil eski odamda buldum. Tertemiz çarşafların kokusu burnuma geldiğinde kıpırdanmaya çalıştım. Saçlarım birbirine girmiş, özensiz bir şekilde tepemde topuz yapılmıştı. Odamın dışında koridorda adım sesleri ve birtakım gürültüler işitiyordum. Yataktan doğrulup ayağa kalkmak için destek aldım ve ufak komidindeki su bardağını yere devirdiğimde geriye doğru sıçradım. Kapı çok geçmeden açıldı. Gelenin kim olduğunu çoktan biliyordum.
"Neva."
Başımı kaldırıp ona baktığımda göğsü o kadar hızlı inip kalkıyordu ki neredeyse koşup sarılacaktım. Birkaç uzun adımda dibimde bitti. Gözleri hızla etrafı ve bedenimi taradı.
"Ben geldim." Dedim. İlk cümlem çok alakasızdı. İçimde inanılmaz yoğun bir duygu taşmaya hazırlanıyordu. Ayağı ile yerdeki ufak kırıkları kenara itti. Yatağın altından terliklerimi çıkarıp ayağıma giydirmek için ayak bileğime tereddütle dokundu. Bu haliyle o kadar toy ve telaşlı duruyordu ki...
Terliklerimi giyerken ayak bileğimin ne kadar ince olduğu fark ettim. Hemen vücudumun geri kalanını inceledim. Çok fazla kilo kaybetmiştim. Aynaya bakmak istediğimden emin değildim ama merak da ediyordum.
"Ne zamandır bu haldeyim?"
Ayağımı yavaşça yere bıraktı. Nihayet gözleri gözlerime kaçmadan değebilmişti. Pencereyi işaret edercesine bakışlarını değiştirdi. Yemyeşil ağaçlar, gökyüzünde arsızca parlayan güneş...Mevsim geçmişti demek. En son bu bedendeyken karın yağdığını bile görememiştim. Pencereye bakmaya çalışırken odamdaki diğer detayları fark etmeye başladım. Her yerde çiçekler, hediyeler ve notlar asılıydı. Küçük çocuklar tarafından yapıldığı belli olan çizimler ve karalamalar dikkatimi çekti.
"3 aydan fazla..."
Üç aydır bu haldeydim ve sevgili korumam kapımın önünü terk etmemiş miydi yani? Tebessüm ettim. Bu tepkiyi beklemediğinden afalladı. Elini saçlarının içinden geçirerek nereye bakacağını şaşırdı.
"Doktor, doktorumu görmek istiyorum."
"Hemen çağıracağım, muayene etmesi gerekli."
Ağrıyan boynumu esnetmeye çalıştım. Yürümeyi unutmuş gibi hissediyordum. Bacaklarım hareket bile etmiyordu. Ellerim...Tekrar fırça tutabilir miydim acaba?
"Psikiyatristimi kastettim." Dilim peltek bir şekilde kelimeleri doğru çıkartamıyor, harflere doğru basamıyordum. Burnumdaki borular ise canımı yakıyordu. Gözlerimi acıyla buruşturdum.
"Psikiyatristinle mi?" Sesindeki şaşkınlığı duysam da ona dönmeden burnumdaki rahatsız edici plastiği çıkarmaya çalıştım. Eliyle, damarları iyice belirginleşmiş elimi tutup beni engelledi.
"Çıkarmamalısın, doktor gelmeden hiçbir şeyi değiştirme..."
Derin bir nefes alarak direnmeden durdum, avuçlarının içindeki ellerimi hareket ettirdim. Ellerimi dizlerimin üstüne bırakarak geri çekildi.
"Evet psikiyatristimle görüşmek istiyorum. İnanır mısın bilmiyorum ama...Ama sanırım büyük bir şeyler oldu."
Kaşlarını çattı, başını hafifçe yana doğru düşürdü. Ben ise onu daha fazla bekletmek istemedim.
"Hatırlıyorum...Her şeyi...Tabi her şey bir rüyadan ibaret değilse."
"Her şeyden kastın nedir?"
Hatırladığım şeyleri saymadan önce durdum. Tüm yaşananların bir rüya olduğunu düşünmek beni ciddi manada tüketti. Düşünmekten vazgeçip zihnimi toparlamaya çalıştım.
"Kardeşim olmadığını, beni sergi sergi gezdirdiğini, bahçeye buz pateni pisti yaptırdığını, sergide panikleyip..." sustum. Gözlerimi kapattım çünkü Fatih'e olan hislerimi itiraf ettiğimi hatırladım. Gerçi o 02'ydi ama netice de o bendim...
"Hastanede kavga ettiğimiz o iki adamı, beni götürdüğün o vakfı, antrenmanları ve en son çatıdaki konuşmamızı..."
Gözleri hayretle açıldığında neredeyse gülercesine sesli bir nefes kaçtı dudaklarından.
"Ve ben..." Kaşlarımı havaya kaldırdım. "...Ben 01'im Fatih...Bunları günlüğümü okumadan hatırlayabiliyorum."
"Bunlar, gerçekten yaşanan olaylardı, Neva. Yine de kendini zorlama, uzun zamandır yataktasın."
İstesem de kendimi zorlayamayacak hâldeydim. Hatırladığım her şeyin bir hayalden ibaret olmaması beni hem sevindirdi hem de farklı soru işaretlerinin oluşmasına sebep olmuştu. Bu soruları doktoruma saklasam daha iyi olacaktı.
"Gitmemişsin." Bir kalabalığın odama yaklaştığını duyduğumda konuyu yanlış zamanda açmış olmama sinirlendim. Fatih de başını kapıya doğru çevirdi ve kapı ardına kadar açılmadan cevabını bana ulaştırdı.
"Gitmem."
Gidemem değil, gitmem... O kapı hiç açılmasıydı da bu konuyu biraz olsun deşebilseydim keşke. Gerçi kendi duygularımdan da emin değildim ki ben. Ne soracaktım ona? 'Fatih hangimize aşıksın?' ya da 'Aşık mısın?'
Üçümüze birden nasıl âşık olabilirdi ki? Ama hissettiğim şuydu; diğer iki kişiliğim Fatih'ten cidden çok hoşlanıyorlardı. Peki ya ben? Ben farklıyım değil mi?
Bölüm etkileşimi
