64. bölüm / 97
Kanlı Mühür: Sisli Köy63. BÖLÜM: YANKI ODASI – ZİHNİN VE GEÇMİŞİN KARANLIK KABUSU
Bölümler 97Şu an: 63. BÖLÜM: YANKI ODASI – ZİHNİN VE GEÇMİŞİN KARANLIK KABUSU
- 1 GİRİŞ SAHNESİ: 2001 - EKRANDAKİ SİS VE KAYIP SİNYALLER694 kelime
- 2 BÖLÜM 1: YOLUN VE GENÇLİĞİN SONU1.363 kelime
- 3 BÖLÜM 2: SİSİN YUTTUĞU YOLÇULAR1.205 kelime
- 4 BÖLÜM 3: SİSİN VE KANIN KULÜBESİ1.160 kelime
- 5 BÖLÜM 4: SİSİN İÇİNDE YALNIZ BİR İZ634 kelime
- 6 BÖLÜM 5: SİSİN VE TOPRAĞIN BAĞRINDA885 kelime
- 7 BÖLÜM 6: BEYAZ GÖZLER VE KANLI ARMA800 kelime
- 8 BÖLÜM 7: KÖR SOKAKLAR VE SİSİN KUŞATMASI878 kelime
- 9 BÖLÜM 8: ALEVLER VE AŞAĞIYA DÜŞÜŞ654 kelime
- 10 BÖLÜM 9: ORMANIN KARANLIĞI VE BİTMEYEN TAKİP648 kelime
- 11 BÖLÜM 10: MEZAR KAZANLARIN FISILTISI795 kelime
- 12 BÖLÜM 11: CANAVARIN GÖZÜ VE İNTİKAM SISİ739 kelime
- 13 BÖLÜM 12: BALYOZUN DÜŞÜŞÜ VE BEYNİN PARÇALANMASI795 kelime
- 14 BÖLÜM 13: TERK EDİLMİŞ TAMİRHANE VE ÖLÜ UMUTLAR734 kelime
- 15 BÖLÜM 14: KIZGIN DEMİR VE KÖR ÖFKE711 kelime
- 16 BÖLÜM 15: SİSİN İÇİNDEKİ UMUT VE KANLI PATİKA827 kelime
- 17 BÖLÜM 16: KÜTÜPHANE VE BEMBEYAZ BİR ÖĞRETMEN772 kelime
- 18 BÖLÜM 17: TOPRAĞIN ALTI VE KİLİTLİ SESSİZLİK561 kelime
- 19 BÖLÜM 18: KİLİDİN KIRILDIĞI AN VE ZİNDANDAN KAÇIŞ745 kelime
- 20 BÖLÜM 19: KAĞIT DERİLİ DEV MAVATLAR VE SESSİZ DEHŞET564 kelime
- 21 BÖLÜM 20: DİKLİ TAŞ KORİDORLAR VE KAĞITTAN GELEN ÖLÜM758 kelime
- 22 BÖLÜM 21: OTOMATİK SİLAHIN SIKILDIĞI AN VE KAĞITTAN ATEŞ768 kelime
- 23 BÖLÜM 22: ALEVLER İÇİNDE YANAN MAVAT VE KIZGIN KAĞITLAR705 kelime
- 24 BÖLÜM 23: SİFİRLİ SAYFALARIN SÜRÜSÜ VE KANLI AĞIZ890 kelime
- 25 BÖLÜM 24: KÜTÜPHANENİN GALERİ KATINDAKİ SON HESAPLAŞMA856 kelime
- 26 BÖLÜM 25: KİLİTLİ DEMİR KAPI VE TOZLU KÜTÜPHANEDEKİ ARARLIK660 kelime
- 27 BÖLÜM 26: DAR KORİDORDAKİ KARA KAOS VE SESSİZ TUZAK646 kelime
- 28 BÖLÜM 27: DUMANLI KORİDORDAKİ SON MANGA VE RIZA’NIN ÇAĞRISI572 kelime
- 29 28. BÖLÜM: KÜTÜPHANENİN ÇÖKÜŞÜ1.471 kelime
- 30 29. BÖLÜM: SİS VE DİKİŞLİ YÜZLER1.034 kelime
- 31 30. BÖLÜM: TAPINAĞIN GÖLGESİ934 kelime
- 32 31. BÖLÜM: TAHTIN GÖLGESİ615 kelime
- 33 32. BÖLÜM: ZİNCİRLERİN ÇIĞLIĞ660 kelime
- 34 33. BÖLÜM: KAN VE ZİNCİR744 kelime
- 35 34. BÖLÜM: TAŞTAKİ MÜHÜRLER VE SESSİZLİK653 kelime
- 36 35. BÖLÜM: YIKILAN DUVAR VE İKİNCİ ZİNCİR676 kelime
- 37 36. BÖLÜM: MÜRŞİD EFENDİ’NİN GÜNAHI VE KARA ARŞİV961 kelime
- 38 37. BÖLÜM: ÜÇÜNCÜ HAKİMİYET VE DAR KORİDORUN KABUSU917 kelime
- 39 38. BÖLÜM: YETER ARTIK822 kelime
- 40 39. BÖLÜM: KAMERADAKİ SON ANLAR716 kelime
- 41 40. BÖLÜM: VİDEONUN HESABI VE BEŞİNCİ HALKA654 kelime
- 42 41. BÖLÜM: MÜRŞİD’İN EMRİ VE ALTINCI HALKA734 kelime
- 43 42. BÖLÜM: SON KURBAN VE MÜRŞİD’İN SONU727 kelime
- 44 43. BÖLÜM: TAHT ODASININ KANLI EŞİĞİ629 kelime
- 45 44. BÖLÜM: YEDİNCİ KAPI VE KEMİK FIRTINASI700 kelime
- 46 45. BÖLÜM: SİSLİ LABİRENTTEN ÇIKIŞ VE ÖZGÜRLÜĞE DOĞRU541 kelime
- 47 46. BÖLÜM: DÖNGÜNÜN İLK AĞI: BATAKLIĞIN SESSİZLİĞİ724 kelime
- 48 47. BÖLÜM: BATAKLIĞIN KUSAN GÖLGELERİ792 kelime
- 49 48. BÖLÜM: KUYUDAN YÜKSELEN EFENDİ VE BATAKLIĞIN SIRRI705 kelime
- 50 49. BÖLÜM: SULARIN ALTINDAKİ DEHŞET VE CAN HAVLİYLE KAÇIŞ510 kelime
- 51 50. BÖLÜM: GEÇİCİ SIĞINAK VE DEMİR YÜKLÜ UMUT614 kelime
- 52 51. BÖLÜM: AHŞAP VE ET BARİKATI (Genişletilmiş Atmosferik Sürüm)827 kelime
- 53 52. BÖLÜM : BATAKLIĞIN DİBİNDE ÖLÜMÜN SOĞUK NEFESİ833 kelime
- 54 53. BÖLÜM: BATAKLIK EFENDİSİNİN SONU**505 kelime
- 55 54. BÖLÜM : SİSİN, KÜLÜN VE KAVURUCU CEHENNEMİN ORTASINDA**672 kelime
- 56 55. BÖLÜM YERALTI ÇUKURU VE KIZIL CEHENNEMİN EŞİĞİ**660 kelime
- 57 56. BÖLÜM : KIZIL MAĞARANIN UĞULTUSU VE KOR SİNEKLER600 kelime
- 58 57. BÖLÜM: KOR DUVARLARI ARASINDA KÂBUS VE KAÇIŞ527 kelime
- 59 58. BÖLÜM: DAR KORİDORUN ÖLÜM KAPANI VE KANLI ARINMA739 kelime
- 60 59. BÖLÜM: YERALTININ GİZLİ KORİDORLARI VE İKİNCİ DEVİN ÖLÜMÜ524 kelime
- 61 60. BÖLÜM: KIZIL LABİRENTİN ÇIKIŞ KAPANI VE ON İKİ KOR SİNEĞİN HÜCUMU633 kelime
- 62 61. BÖLÜM: YERİN DİBİNE ÇÖKÜŞ VE GEÇMİŞİN KANLI HAYALETLERİ705 kelime
- 63 62. BÖLÜM: KÖZ KINKANATLILARININ SALDIRISI VE KANLI ARINMA667 kelime
- 64 63. BÖLÜM: YANKI ODASI – ZİHNİN VE GEÇMİŞİN KARANLIK KABUSU791 kelime · Okuduğun bölüm
- 65 64. BÖLÜM: ZİHİNSEL ARINMA673 kelime
- 66 65. BÖLÜM: YERALTININ UNUTULMUŞ GÖLGESİ VE ESKİ ÇANTA732 kelime
- 67 66. BÖLÜM: ATEŞE KARŞI ÇELİK – ZIRHLI LAV BÖCEĞİNİN KANI747 kelime
- 68 67. BÖLÜM: DERİN SOLUKLANMA VE MAĞARANIN GİZEMLİ SESSİZLİĞİ549 kelime
- 69 68. BÖLÜM: AĞLARIN TUZAĞI VE KIZIL GÖZLÜ DEV ÖRÜMCEK643 kelime
- 70 69. BÖLÜM: YERALTININ KIZIL KâBUSU – DEV LAV AKREBİNİN SALDIRISI736 kelime
- 71 70. BÖLÜM: MAĞARANIN ÇIKIŞI VE ATEŞ SİNEKLERİNİN KANLI HÜCUMU715 kelime
- 72 71. BÖLÜM: ÜÇÜNCÜ CİNİN SONU VE SISLI SABAHIN KORKUNÇ UYANIŞI725 kelime
- 73 72. BÖLÜM: SİSLİ KÖYÜN MEZARLIĞI VE GEÇMİŞİN KANLI SIRLARI684 kelime
- 74 73. BÖLÜM: SISİN LABİRENTİ VE MEZARLIĞIN LANETLİ DÖNGÜSÜ642 kelime
- 75 74. BÖLÜM: GEÇMİŞİN GÖLGESİ – KAYIP ASKERİN SON KAYDI625 kelime
- 76 75. BÖLÜM: SISLERİN ARASINDAKİ KABUS – RUH EMİCİ İLE YÜZ YÜZE750 kelime
- 77 76. BÖLÜM: SİSLİ SOKAKLAR VE TERK EDİLMİŞ EVİN SIRRI693 kelime
- 78 77. BÖLÜM: KARARAN EKRAN VE LANETİN GERÇEK YÜZÜ702 kelime
- 79 78. BÖLÜM: KESKİN NİŞANCI VE SİSLİ SOKAĞIN KANI669 kelime
- 80 79. BÖLÜM: ÇÜRÜMÜŞ DEĞİRMENİN GÖLGESİNDE ÖLÜM KALIM SAVAŞI639 kelime
- 81 80. BÖLÜM: KEMİK KEMİRİCİNİN SONU VE KANLI HESAPLAŞMA524 kelime
- 82 81. BÖLÜM: YÜZSÜZ TUZAK – SAHTE ÇIĞLIK VE KANLI YÜZÜŞ580 kelime
- 83 82. BÖLÜM: KANLI ADIMLAR VE SIĞINAK576 kelime
- 84 83. BÖLÜM: YÜZSÜZLER SÜRÜSÜ VE KUKLACI616 kelime
- 85 84. BÖLÜM: YÜZSÜZLERİN KUŞATMASI VE PSİKOLOJİK KABUS509 kelime
- 86 85. BÖLÜM: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ VE YÜZSÜZÜN SONU574 kelime
- 87 86. BÖLÜM: GÖLGEDEKİ KOMUTAN VE MÜHÜRLÜ İHANET655 kelime
- 88 87. BÖLÜM: YER ALTININ ZİNDANI VE KANLI MÜHÜR926 kelime
- 89 88. BÖLÜM: KALENİN GİZEMİ VE UYANIŞ613 kelime
- 90 89. BÖLÜM: KALENİN KORİDORLARINDA KAVGALAR VE YENİDEN SİLAHLANMA503 kelime
- 91 90. BÖLÜM: AYİNİN KANI VE ÖLÜMÜN SESSİZLİĞİ765 kelime
- 92 91. BÖLÜM: ZİNCİRLİLERİN GAZABI VE KANLI ARINMA (Genişletilmiş Versiyon)667 kelime
- 93 92. BÖLÜM: SESLİ TUZAKLAR VE YÜZLEŞMEYE DOĞRU (Genişletilmiş Versiyon)617 kelime
- 94 93. BÖLÜM: ZİRVEDEKİ HESAPLAŞMA847 kelime
- 95 94. BÖLÜM: KANLI KORİDORLAR VE İNTİKAM YOLU720 kelime
- 96 95. BÖLÜM: GECENİN HÜKÜMDARI – SON HESAPLAŞMA VE KURTULUŞ707 kelime
- 97 96. BÖLÜM YOLUN SONU VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ502 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
(Süre: 2002 Yılı, Aynı Günün Gecesi / Saat: 03:05)
Ateş böcekleriyle ve o devasa kırkayaklarla yapılan vahşi çatışmaların ardından geride kalan o derin, boğucu sessizlik; mağaranın bu yeni katmanında Hakan'ın üzerindeki fiziksel yorgunluktan çok daha ağır bir baskı oluşturmaya başlamıştı. Sol omzundaki derin sızı, her adımında vücuduna saplanan keskin bir iğne gibi kendini hatırlatıyor, askeri üniformasının kumaşı ise kurumuş kan, ter ve mağaranın o ağır kükürtlü tozuyla sertleşip zırh gibi bedenine yapışıyordu. Elindeki pompalı tüfeğin demir kundağını kavrayan parmakları artık hissizleşmişti. Az önce yaşanan o gürültülü, patlamaların ve can çekişen çığlıkların havada uçuştuğu cehennemî gürültü yerini, insanı sağır edecek derecede tuhaf, ürkütücü bir sükûnete bırakmıştı.
Hakan, önündeki dar ve alçak tünelden çıkıp tavanı yüksek, duvarları siyah ve pürüzsüz kayalarla kaplı geniş bir koridora adım attı. Bu koridorda ne bir lav akıntısı ne de o yaratıkların çıkardığı metalik vızıltılar vardı. Ortamda sadece kendi botlarının taş zeminde çıkardığı tekdüze, boğuk patırtı sesleri yankılanıyordu. Ancak birkaç dakika ilerledikten sonra Hakan’ın adımları yavaşladı. Zihni, yorgunluğun ve uykusuzluğun da etkisiyle ona oyunlar oynamaya başlamıştı. Önce geriden gelen bir rüzgâr uğultusu sandığı şeyin, aslında tuhaf bir hırıltı olduğunu fark etti.
Hakan aniden durdu, arkasına doğru hızla döndü ve pompalı tüfeğin namlusunu zifiri karanlığa çevirdi.
"Kim var orada?" diye fısıldadı sesi, kendi kulaklarına bile yabancı ve cılız gelmişti.
Cevap veren olmadı. Sadece damlayan su damlalarının çıkardığı monoton dam, dam sesleri vardı. Hakan dişlerini sıkarak önüne döndü ve yeniden yürümeye başladı. Fakat aradan birkaç adım geçtikten sonra, o tüyler ürpertici gerçek zihnine bir bıçak gibi saplandı. Arkasından gelen o ayak sesleri, onun kendi adımlarının yankısı değildi. Ondan yarım saniye sonra basılan, daha hafif ama çok daha hızlı, tanıdık bir ordu botu ritmiydi bu.
Hakan’ın kalbi göğüs kafesini kıracakmış gibi çarpmaya başladı. Nefesi boğazına düğümlendi. Alnından süzülen soğuk ter damlaları gözlerine doluyor, omzundaki kanayan yara sızlıyordu. Hızla tekrar arkasına baktı; koridorun zifiri karanlığından başka hiçbir şey yoktu. Ama sesler kesilmemişti. Tam aksine, bu kez sadece ayak sesleri değil, taş duvarların yankı akustiğiyle bükülen, fısıltı halindeki insan sesleri o soğuk koridorda yankılanmaya başlamıştı.
"Hakan..." diye fısıldadı karanlıktan gelen o kadim, tanıdık ama bir o kadar da hayaletimsi ses. "Neden bizi o sırada arkada bıraktın, komutanım? Neden o sisin içinden bizi çekip almadın?"
Hakan olduğu yerde çivilenmiş gibi kalakaldı. Tüfeği tutan elleri zangır zangır titriyordu. Zihninin derinliklerine gömmeye çalıştığı, o lanet köyün yakınlarında motoru bozulan askeri aracın yanında yaşanan o kanlı gece, o 6 aylık askerliğin bitişindeki o acı dolu veda anı, bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçmeye başladı. O gün, o canavarlar karanlıktan üzerlerine çullandığında, dostlarını koruyamamış; dehşet içinde kaçmak zorunda kalmış ve o vicdan azabıyla bu cehennemin içine düşmüştü. O üç yoldaşının, o can kardeşlerinin sesi, şimdi bu yeraltının lanetli akustiğinde etrafını sarmıştı.
"Hayır... Hayır, bu gerçek olamaz! Siz... Siz öldünüz!" diye bağırdı Hakan, sesi mağaranın taş duvarlarında çarpıp kendine geri dönerken çığlığa dönüştü. Gözlerinden istemsizce süzülen yaşlar, tozlu ve terli yanaklarını yaktı. Fiziksel olarak ona saldıran hiçbir yaratık yoktu; zırhlı böcekler ya da dev kırkayaklar dışarıdaydı. Ama burada, bu Yankı Odası'nda düşman bizzat Hakan'ın kendi vicdanı, kendi suçluluk duygusu ve geçmişin silinmeyen hayaletleriydi.
"Bizi o karanlıkta, o canavarların pençesinde bıraktın, Hakan..." dedi bu kez sol taraftaki kayaların arasından gelen ikinci bir fısıltı, tonu o kadar net ve doğaldı ki, sanki o dostu kulğına fısıldıyormuş gibi hissetti. "Buradan asla çıkamayacaksın. Biz nasıl o toprağın altında çürüyorsak, sen de bu yeraltının ocağında akıl sağlığını yitirip silinip gideceksin."
Hakan kulaklarını elleriyle kapatmak istese de, pompalı tüfeği bırakmamak için dişlerini birbirine öyle bir geçirdi ki çene kemikleri ağrıdı. Dizlerinin bağı çözülüyor, yere kapaklanmamak için duvara tutunmak zorunda kalıyordu. Gözünün önünde aniden o 6 ay boyunca paylaştıkları ekmekler, ranzalar, askerlik anıları canlandı. Onları koruyamamış olmanın verdiği o dayanılmaz ağırlık, omzundaki kurşun yarasından ve sırtındaki darbe izlerinden çok daha fazla canını yakıyordu. Psikolojik olarak adeta parça pinçik oluyordu; zihni, bu cehennemî akustikle birlikte delirmenin eşiğine sürükleniyordu.
"Yeter! Yeter artık!" diye kükredi Hakan, sesindeki o hırs ve acı bütün koridoru sarstı. "Sizi korumak için ne gerekiyorsa yaptım! O canavarlar... O lanet yaratıklar aniden saldırdı! Elimden bir şey gelmedi! Yeter artık, salmayın beni!"
Hakan'ın haykırışı mağaranın uzak köşelerinde yankılanıp kaybolurken, fısıltılar yavaş yavaş zayıfladı ve yerini yeniden o boğucu, mutlak sessizliğe bıraktı.
Genç komando, sırtını buz gibi pürüzlü duvara yaslamış vaziyette yere doğru kaydı; soluk soluğa, göğsü inip kalkarak birkaç dakika boyunca öylece kaldı. Gözlerinden akan yaşlar tozla karışıp yüzünde izler bırakmıştı. Yavaşça başını kaldırdı, elleri titreyerek tüfeğini tekrar kucağına çekti. Fiziksel bir yara almamıştı ama ruhu darma dağındı.
"Bitmedi..." diye fısıldadı kendi kendine, sesindeki o kırık ton yavaş yavaş yerini yeniden çelik gibi bir kararlılığa bırakırken. "Bu kâbus burada bitmeyecek biliyorum. Ama burada ölmeyeceğim... Sizin için de çıkacağım buradan."
Hakan yerden destek alarak zorlukla ayağa kalktı, omzundaki acıyı sineye çekerek Yankı Odası'nın karanlık çıkışına doğru, bu kez arkasına bir kez bile bakmadan yeniden yürümeye başladı.
Bölüm etkileşimi
