38. bölüm / 97
Kanlı Mühür: Sisli Köy37. BÖLÜM: ÜÇÜNCÜ HAKİMİYET VE DAR KORİDORUN KABUSU
Bölümler 97Şu an: 37. BÖLÜM: ÜÇÜNCÜ HAKİMİYET VE DAR KORİDORUN KABUSU
- 1 GİRİŞ SAHNESİ: 2001 - EKRANDAKİ SİS VE KAYIP SİNYALLER694 kelime
- 2 BÖLÜM 1: YOLUN VE GENÇLİĞİN SONU1.363 kelime
- 3 BÖLÜM 2: SİSİN YUTTUĞU YOLÇULAR1.205 kelime
- 4 BÖLÜM 3: SİSİN VE KANIN KULÜBESİ1.160 kelime
- 5 BÖLÜM 4: SİSİN İÇİNDE YALNIZ BİR İZ634 kelime
- 6 BÖLÜM 5: SİSİN VE TOPRAĞIN BAĞRINDA885 kelime
- 7 BÖLÜM 6: BEYAZ GÖZLER VE KANLI ARMA800 kelime
- 8 BÖLÜM 7: KÖR SOKAKLAR VE SİSİN KUŞATMASI878 kelime
- 9 BÖLÜM 8: ALEVLER VE AŞAĞIYA DÜŞÜŞ654 kelime
- 10 BÖLÜM 9: ORMANIN KARANLIĞI VE BİTMEYEN TAKİP648 kelime
- 11 BÖLÜM 10: MEZAR KAZANLARIN FISILTISI795 kelime
- 12 BÖLÜM 11: CANAVARIN GÖZÜ VE İNTİKAM SISİ739 kelime
- 13 BÖLÜM 12: BALYOZUN DÜŞÜŞÜ VE BEYNİN PARÇALANMASI795 kelime
- 14 BÖLÜM 13: TERK EDİLMİŞ TAMİRHANE VE ÖLÜ UMUTLAR734 kelime
- 15 BÖLÜM 14: KIZGIN DEMİR VE KÖR ÖFKE711 kelime
- 16 BÖLÜM 15: SİSİN İÇİNDEKİ UMUT VE KANLI PATİKA827 kelime
- 17 BÖLÜM 16: KÜTÜPHANE VE BEMBEYAZ BİR ÖĞRETMEN772 kelime
- 18 BÖLÜM 17: TOPRAĞIN ALTI VE KİLİTLİ SESSİZLİK561 kelime
- 19 BÖLÜM 18: KİLİDİN KIRILDIĞI AN VE ZİNDANDAN KAÇIŞ745 kelime
- 20 BÖLÜM 19: KAĞIT DERİLİ DEV MAVATLAR VE SESSİZ DEHŞET564 kelime
- 21 BÖLÜM 20: DİKLİ TAŞ KORİDORLAR VE KAĞITTAN GELEN ÖLÜM758 kelime
- 22 BÖLÜM 21: OTOMATİK SİLAHIN SIKILDIĞI AN VE KAĞITTAN ATEŞ768 kelime
- 23 BÖLÜM 22: ALEVLER İÇİNDE YANAN MAVAT VE KIZGIN KAĞITLAR705 kelime
- 24 BÖLÜM 23: SİFİRLİ SAYFALARIN SÜRÜSÜ VE KANLI AĞIZ890 kelime
- 25 BÖLÜM 24: KÜTÜPHANENİN GALERİ KATINDAKİ SON HESAPLAŞMA856 kelime
- 26 BÖLÜM 25: KİLİTLİ DEMİR KAPI VE TOZLU KÜTÜPHANEDEKİ ARARLIK660 kelime
- 27 BÖLÜM 26: DAR KORİDORDAKİ KARA KAOS VE SESSİZ TUZAK646 kelime
- 28 BÖLÜM 27: DUMANLI KORİDORDAKİ SON MANGA VE RIZA’NIN ÇAĞRISI572 kelime
- 29 28. BÖLÜM: KÜTÜPHANENİN ÇÖKÜŞÜ1.471 kelime
- 30 29. BÖLÜM: SİS VE DİKİŞLİ YÜZLER1.034 kelime
- 31 30. BÖLÜM: TAPINAĞIN GÖLGESİ934 kelime
- 32 31. BÖLÜM: TAHTIN GÖLGESİ615 kelime
- 33 32. BÖLÜM: ZİNCİRLERİN ÇIĞLIĞ660 kelime
- 34 33. BÖLÜM: KAN VE ZİNCİR744 kelime
- 35 34. BÖLÜM: TAŞTAKİ MÜHÜRLER VE SESSİZLİK653 kelime
- 36 35. BÖLÜM: YIKILAN DUVAR VE İKİNCİ ZİNCİR676 kelime
- 37 36. BÖLÜM: MÜRŞİD EFENDİ’NİN GÜNAHI VE KARA ARŞİV961 kelime
- 38 37. BÖLÜM: ÜÇÜNCÜ HAKİMİYET VE DAR KORİDORUN KABUSU917 kelime · Okuduğun bölüm
- 39 38. BÖLÜM: YETER ARTIK822 kelime
- 40 39. BÖLÜM: KAMERADAKİ SON ANLAR716 kelime
- 41 40. BÖLÜM: VİDEONUN HESABI VE BEŞİNCİ HALKA654 kelime
- 42 41. BÖLÜM: MÜRŞİD’İN EMRİ VE ALTINCI HALKA734 kelime
- 43 42. BÖLÜM: SON KURBAN VE MÜRŞİD’İN SONU727 kelime
- 44 43. BÖLÜM: TAHT ODASININ KANLI EŞİĞİ629 kelime
- 45 44. BÖLÜM: YEDİNCİ KAPI VE KEMİK FIRTINASI700 kelime
- 46 45. BÖLÜM: SİSLİ LABİRENTTEN ÇIKIŞ VE ÖZGÜRLÜĞE DOĞRU541 kelime
- 47 46. BÖLÜM: DÖNGÜNÜN İLK AĞI: BATAKLIĞIN SESSİZLİĞİ724 kelime
- 48 47. BÖLÜM: BATAKLIĞIN KUSAN GÖLGELERİ792 kelime
- 49 48. BÖLÜM: KUYUDAN YÜKSELEN EFENDİ VE BATAKLIĞIN SIRRI705 kelime
- 50 49. BÖLÜM: SULARIN ALTINDAKİ DEHŞET VE CAN HAVLİYLE KAÇIŞ510 kelime
- 51 50. BÖLÜM: GEÇİCİ SIĞINAK VE DEMİR YÜKLÜ UMUT614 kelime
- 52 51. BÖLÜM: AHŞAP VE ET BARİKATI (Genişletilmiş Atmosferik Sürüm)827 kelime
- 53 52. BÖLÜM : BATAKLIĞIN DİBİNDE ÖLÜMÜN SOĞUK NEFESİ833 kelime
- 54 53. BÖLÜM: BATAKLIK EFENDİSİNİN SONU**505 kelime
- 55 54. BÖLÜM : SİSİN, KÜLÜN VE KAVURUCU CEHENNEMİN ORTASINDA**672 kelime
- 56 55. BÖLÜM YERALTI ÇUKURU VE KIZIL CEHENNEMİN EŞİĞİ**660 kelime
- 57 56. BÖLÜM : KIZIL MAĞARANIN UĞULTUSU VE KOR SİNEKLER600 kelime
- 58 57. BÖLÜM: KOR DUVARLARI ARASINDA KÂBUS VE KAÇIŞ527 kelime
- 59 58. BÖLÜM: DAR KORİDORUN ÖLÜM KAPANI VE KANLI ARINMA739 kelime
- 60 59. BÖLÜM: YERALTININ GİZLİ KORİDORLARI VE İKİNCİ DEVİN ÖLÜMÜ524 kelime
- 61 60. BÖLÜM: KIZIL LABİRENTİN ÇIKIŞ KAPANI VE ON İKİ KOR SİNEĞİN HÜCUMU633 kelime
- 62 61. BÖLÜM: YERİN DİBİNE ÇÖKÜŞ VE GEÇMİŞİN KANLI HAYALETLERİ705 kelime
- 63 62. BÖLÜM: KÖZ KINKANATLILARININ SALDIRISI VE KANLI ARINMA667 kelime
- 64 63. BÖLÜM: YANKI ODASI – ZİHNİN VE GEÇMİŞİN KARANLIK KABUSU791 kelime
- 65 64. BÖLÜM: ZİHİNSEL ARINMA673 kelime
- 66 65. BÖLÜM: YERALTININ UNUTULMUŞ GÖLGESİ VE ESKİ ÇANTA732 kelime
- 67 66. BÖLÜM: ATEŞE KARŞI ÇELİK – ZIRHLI LAV BÖCEĞİNİN KANI747 kelime
- 68 67. BÖLÜM: DERİN SOLUKLANMA VE MAĞARANIN GİZEMLİ SESSİZLİĞİ549 kelime
- 69 68. BÖLÜM: AĞLARIN TUZAĞI VE KIZIL GÖZLÜ DEV ÖRÜMCEK643 kelime
- 70 69. BÖLÜM: YERALTININ KIZIL KâBUSU – DEV LAV AKREBİNİN SALDIRISI736 kelime
- 71 70. BÖLÜM: MAĞARANIN ÇIKIŞI VE ATEŞ SİNEKLERİNİN KANLI HÜCUMU715 kelime
- 72 71. BÖLÜM: ÜÇÜNCÜ CİNİN SONU VE SISLI SABAHIN KORKUNÇ UYANIŞI725 kelime
- 73 72. BÖLÜM: SİSLİ KÖYÜN MEZARLIĞI VE GEÇMİŞİN KANLI SIRLARI684 kelime
- 74 73. BÖLÜM: SISİN LABİRENTİ VE MEZARLIĞIN LANETLİ DÖNGÜSÜ642 kelime
- 75 74. BÖLÜM: GEÇMİŞİN GÖLGESİ – KAYIP ASKERİN SON KAYDI625 kelime
- 76 75. BÖLÜM: SISLERİN ARASINDAKİ KABUS – RUH EMİCİ İLE YÜZ YÜZE750 kelime
- 77 76. BÖLÜM: SİSLİ SOKAKLAR VE TERK EDİLMİŞ EVİN SIRRI693 kelime
- 78 77. BÖLÜM: KARARAN EKRAN VE LANETİN GERÇEK YÜZÜ702 kelime
- 79 78. BÖLÜM: KESKİN NİŞANCI VE SİSLİ SOKAĞIN KANI669 kelime
- 80 79. BÖLÜM: ÇÜRÜMÜŞ DEĞİRMENİN GÖLGESİNDE ÖLÜM KALIM SAVAŞI639 kelime
- 81 80. BÖLÜM: KEMİK KEMİRİCİNİN SONU VE KANLI HESAPLAŞMA524 kelime
- 82 81. BÖLÜM: YÜZSÜZ TUZAK – SAHTE ÇIĞLIK VE KANLI YÜZÜŞ580 kelime
- 83 82. BÖLÜM: KANLI ADIMLAR VE SIĞINAK576 kelime
- 84 83. BÖLÜM: YÜZSÜZLER SÜRÜSÜ VE KUKLACI616 kelime
- 85 84. BÖLÜM: YÜZSÜZLERİN KUŞATMASI VE PSİKOLOJİK KABUS509 kelime
- 86 85. BÖLÜM: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ VE YÜZSÜZÜN SONU574 kelime
- 87 86. BÖLÜM: GÖLGEDEKİ KOMUTAN VE MÜHÜRLÜ İHANET655 kelime
- 88 87. BÖLÜM: YER ALTININ ZİNDANI VE KANLI MÜHÜR926 kelime
- 89 88. BÖLÜM: KALENİN GİZEMİ VE UYANIŞ613 kelime
- 90 89. BÖLÜM: KALENİN KORİDORLARINDA KAVGALAR VE YENİDEN SİLAHLANMA503 kelime
- 91 90. BÖLÜM: AYİNİN KANI VE ÖLÜMÜN SESSİZLİĞİ765 kelime
- 92 91. BÖLÜM: ZİNCİRLİLERİN GAZABI VE KANLI ARINMA (Genişletilmiş Versiyon)667 kelime
- 93 92. BÖLÜM: SESLİ TUZAKLAR VE YÜZLEŞMEYE DOĞRU (Genişletilmiş Versiyon)617 kelime
- 94 93. BÖLÜM: ZİRVEDEKİ HESAPLAŞMA847 kelime
- 95 94. BÖLÜM: KANLI KORİDORLAR VE İNTİKAM YOLU720 kelime
- 96 95. BÖLÜM: GECENİN HÜKÜMDARI – SON HESAPLAŞMA VE KURTULUŞ707 kelime
- 97 96. BÖLÜM YOLUN SONU VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ502 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
(Süre: 2002 Yılı, Aynı Günün Akşamüstü / Saat: 20:20)
Arşiv odasının o boğucu, tarihin kirli sırlarıyla ve çürümüş parşömenkokusuyla dolu havasından sıyrılarak tapınağın daha da daralan, basık tavanlı batı mahzenlerine yönelen Hakan’ın adımları, rutubetli taş duvarlarda yankılanan yegâne sesti. Çatışmasız geçen o birkaç dakikalık keşif ve zihinsel dinlenme safhası, yerini ansızın omurgasına tırmanan buz gibi bir huzursuzluğa bırakmıştı. Havadaki kükürt ve yanık yağ kokusu o kadar yoğunlaşmıştı ki, her nefes alışında ciğerleri yanıyor, tavanın derin çatlaklarından sızan soğuk yer altı rüzgârı adamın tenine iğneler gibi batıyordu.
Hakan, sırtını hafifçe nemli taş duvara yaslayarak durdu. Elindeki HK MP5A3 makineli tüfeğinin emniyet mandalını kontrol etti; şarjörü tam, namlusu her an patlamaya hazırdı. Ancak içindeki o çelik gibi bilenmiş komando sezgisi, karanlığın içinde onu izleyen, adımlarını ezberleyen ve her nefesini sayan görünmez bir ölümün varlığını fısıldıyordu.
Ve o an, zindanın en karanlık ve kör noktasından gelen o tüyler ürperten, kulak tırmalayan metalik gıcırtı sessizliği yardı:
ŞAKIRRR... ÇINK... ŞAKIRRR...
Ağır, paslı demir zincirlerin taş zeminde sürüklenme sesi... Bu ses, önceki muhafızlardan çok daha yakın, çok daha sabırsız ve adeta avını köşeye sıkıştırmanın verdiği o sapkın zevkle yankılanıyordu.
Hakan bir an bile tereddüt etmeden dizlerinin üzerine çöktü; sağ taraftaki derin, gotik bir sütun nişinin yarattığı gölgeye sinip nefesini tamamen kesti. Göğsünün inip kalkışını yavaşlattı, parmaklarını tüfeğin kabzasında kenitledi.
Karanlığın, yoğunlaşan morumsu sisin ve kükürt dumanının içinden üçüncü Zincirli Muhafız süzülerek çıktı.
Bu yaratık, öncekilerden çok daha iriyarı, omuzlarına ve sırtına sırılsıklam yapışmış, keçe gibi birbirine dolanmış kirli siyah saçlarıyla tam bir kabus figürüydü. Yüzünün sol yarısı tamamen yanmış, derisi eriyip gerilmişti; sapsarı, kedininkini andıran yabani gözleri karanlığı bıçak gibi yarıyor, havayı koklar gibi devasa burun delikleri şiddetle titriyordu. Göğsüne, kollarına ve çıplak sırtına doğrudan etine perçinlenmiş kalın, paslı demir zincirler, her adımında taş zeminden kıvılcımlar koparıyordu. Sağ elinde ise iki metre boyunda, ucu çentikli ve kurumuş kara kanla kaplı paslı bir kurban nacağı taşıyordu.
Yaratık durdu. Hakan’ın saklandığı nişin tam birkaç adım önünde yavaşladı. Sapsarı gözleri doğrudan Hakan’ın gizlendiği o mutlak karanlığa kilitlendi. Burnunu havaya kaldırıp, avının korkusunu ve barut kokusunu ciğerlerine çeker gibi derin bir soluk aldı:
"Korkunun ekşi kokusunu alıyorum, komando..." dedi yaratık, yeraltından, göğüs kafesini titreten boğuk, gırtlaktan bir sesle. "İki kardeşimin mühürlerini söktün ama üçüncüsü, senin o inatçı kemiklerini bu taşların altında öğütmek için bizzat bekliyor."
Hakan, yaratığın kör olmadığını, aksine görme, duyma ve koku alma yetilerinin insanüstü bir boyuta ulaştığını çok iyi biliyordu. Şimdi en ufak bir kıpırtı, en sığ bir nefes, ölümün bizzat kendisi demekti. Yaratık paslı nacağını taş duvara sürterek, o diş gıcırdatan ses eşliğinde nişin içine doğru yavaş yavaş adımlamaya başladı.
ŞAKIRRR... ŞARKT... ŞAKIRRR...
Metalik ses her saniye daha da yaklaşıyordu. Yaratık tam köşeyi dönüp Hakan’ın saklandığı karanlığı deşmek üzereyken, Hakan ani ve kusursuz bir askeri refleksle sol elindeki boş bir mermi kovanını kaptı; koridorun en ucuna, karanlığın derinliklerine doğru var gücüyle fırlattı!
Çınnnk! Tıkırt... tık...
Kovanın taş zemine çarparak çıkardığı metalik yankı, koridorun öbür ucunda patladı. Yaratık irkilerek başını o tarafa çevirdi; sapsarı gözleri öfkeyle parladı ve boğazından vahşi bir hırıltı koptu.
"Kaçamayacaksın!" diye kükreyerek fırladığı o salise, Hakan’ın hareket emriydi.
Ancak yaratık bu aldatmacayı anında fark etmişti; devasa gövdesini inanılmaz bir çeviklikle arkaya doğru döndürerek elindeki paslı nacağı savurdu!
ŞRAAK!
Nacak, Hakan’ın az önce çömeldiği taş sütunu ortadan ikiye biçti; patlayan taş parçaları Hakan’ın yüzünü, boynunu ve omzunu acımasızca çizdi. Hakan yere kapaklanırken hemen MP5’i omuzladı ve yaratığın göğsüne doğru fırtına gibi tetiğe ezildi:
TAK-TAK-TAK-TAK-TAK!
9mm’lik mermiler yaratığın derisine, göğsündeki demir halkalara çarpıp zifiri karanlıkta kör edici kıvılcımlar saçtı. Yaratık acıyla sarsıldı, geriye doğru bir adım attı ama durmadı; zincirlerini vahşice şakırdatarak devasa nacağını tekrar havaya kaldırdı. Dar koridor ve basık tavan, Hakan’ın kaçacak, manevra yapacak hiçbir alan bırakmıyordu. Yaratık üzerine doğru dev bir duvar gibi yürürken, Hakan sırtını soğuk taş duvara dayamak zorunda kaldı.
"Burası senin son nefesini vereceğin mezar olacak!" diye hırladı üçüncü muhafız, nacağını başının üstüne dikerek ölümcül darbeyi indirmek için kasıldı.
İşte o nefes kesen, saniyenin onda biri kadar olan kritik anda, yaratık nacağını aşağıya doğru savurduğu o saniyede, gövdesinin tam ortasındaki o kor kırmızısı mühür tamamen açığa çıktı ve gözleri kör eden vahşi bir kızıl ışık yaydı. Hakan aradığı o yandığı anı, o zayıf noktayı yakalamıştı.
Yaratık nacağını duvara sapladığı ve ağır demir zincirleri taşa sıkışıp kaldığı o yarım saniyede, Hakan tüm gücüyle ayağa fırlayıp belindeki Sarsılmaz Kılınç tabancasını çekti. Namluyu doğrudan yaratığın göğsündeki o parlayan mührün tam merkezine dayadı ve tetiğe peş peşe, acımadan bastı:
GÜM! GÜM! GÜM! GÜM!
Dört el tabanca mermisi doğrudan mührün kalbine saplandı. Mührün kadim taş yapısı çatırdadı, ortasından dışarıya doğru devasa, kör edici bir kızıl alev ve katran karası bir duman patladı!
"AAAAARRRGGHH!"
Üçüncü muhafız, tapınağın tüm taş duvarlarını sarsan, kulakları sağır eden insanüstü bir çığlık attı. Mührü patlayan yaratığın dizlerindeki tüm güç aniden çekildi; bedenindeki o ağır demir zincirler şakırdayarak taş zemine yığıldı. Yaratık dizlerinin üzerine çöktü, ağzından koyu, köpüklü siyah kanlar fışkırıyordu.
Hakan bir saniye bile kaybetmeden MP5’i omzuna astı, belindeki çelik komando kasaturasını kavradı. Yaratığın keçe gibi kirli, ıslak saçlarından sıkıca kavrayıp başını geriye doğru büktü ve keskin çelik bıçağı yaratığın boyun köküne, omuriliğin tam merkezine tüm gücüyle sapladı!
Yaratığın boğazından gelen hırıltı derin bir iniltiyle koptu ve aniden kesildi. Sapsarı gözlerindeki o yabani, ferîdî parlaklık sönüp yerini donuk, gri bir ölüme bıraktı. Hakan bıçağını çekip kanını duvara sildi; devasa muhafız ağır bir gürültüyle koridorun tozlu zeminine devrildi.
Hakan derin, göğsünü yırtan nefesler alarak alnındaki teri koluyla sildi. Silahının şarjörünü son kez tazeleyip karanlık, uğultulu koridorun daha da derinlerine doğru kararlı ve keskin gözlerle baktı.
"Üç bitti..." diye fısıldadı karanlığa karşı, sesi buz gibi netti. "Geriye kaldı dört."
Bölüm etkileşimi
