47. bölüm / 97
Kanlı Mühür: Sisli Köy46. BÖLÜM: DÖNGÜNÜN İLK AĞI: BATAKLIĞIN SESSİZLİĞİ
Bölümler 97Şu an: 46. BÖLÜM: DÖNGÜNÜN İLK AĞI: BATAKLIĞIN SESSİZLİĞİ
- 1 GİRİŞ SAHNESİ: 2001 - EKRANDAKİ SİS VE KAYIP SİNYALLER694 kelime
- 2 BÖLÜM 1: YOLUN VE GENÇLİĞİN SONU1.363 kelime
- 3 BÖLÜM 2: SİSİN YUTTUĞU YOLÇULAR1.205 kelime
- 4 BÖLÜM 3: SİSİN VE KANIN KULÜBESİ1.160 kelime
- 5 BÖLÜM 4: SİSİN İÇİNDE YALNIZ BİR İZ634 kelime
- 6 BÖLÜM 5: SİSİN VE TOPRAĞIN BAĞRINDA885 kelime
- 7 BÖLÜM 6: BEYAZ GÖZLER VE KANLI ARMA800 kelime
- 8 BÖLÜM 7: KÖR SOKAKLAR VE SİSİN KUŞATMASI878 kelime
- 9 BÖLÜM 8: ALEVLER VE AŞAĞIYA DÜŞÜŞ654 kelime
- 10 BÖLÜM 9: ORMANIN KARANLIĞI VE BİTMEYEN TAKİP648 kelime
- 11 BÖLÜM 10: MEZAR KAZANLARIN FISILTISI795 kelime
- 12 BÖLÜM 11: CANAVARIN GÖZÜ VE İNTİKAM SISİ739 kelime
- 13 BÖLÜM 12: BALYOZUN DÜŞÜŞÜ VE BEYNİN PARÇALANMASI795 kelime
- 14 BÖLÜM 13: TERK EDİLMİŞ TAMİRHANE VE ÖLÜ UMUTLAR734 kelime
- 15 BÖLÜM 14: KIZGIN DEMİR VE KÖR ÖFKE711 kelime
- 16 BÖLÜM 15: SİSİN İÇİNDEKİ UMUT VE KANLI PATİKA827 kelime
- 17 BÖLÜM 16: KÜTÜPHANE VE BEMBEYAZ BİR ÖĞRETMEN772 kelime
- 18 BÖLÜM 17: TOPRAĞIN ALTI VE KİLİTLİ SESSİZLİK561 kelime
- 19 BÖLÜM 18: KİLİDİN KIRILDIĞI AN VE ZİNDANDAN KAÇIŞ745 kelime
- 20 BÖLÜM 19: KAĞIT DERİLİ DEV MAVATLAR VE SESSİZ DEHŞET564 kelime
- 21 BÖLÜM 20: DİKLİ TAŞ KORİDORLAR VE KAĞITTAN GELEN ÖLÜM758 kelime
- 22 BÖLÜM 21: OTOMATİK SİLAHIN SIKILDIĞI AN VE KAĞITTAN ATEŞ768 kelime
- 23 BÖLÜM 22: ALEVLER İÇİNDE YANAN MAVAT VE KIZGIN KAĞITLAR705 kelime
- 24 BÖLÜM 23: SİFİRLİ SAYFALARIN SÜRÜSÜ VE KANLI AĞIZ890 kelime
- 25 BÖLÜM 24: KÜTÜPHANENİN GALERİ KATINDAKİ SON HESAPLAŞMA856 kelime
- 26 BÖLÜM 25: KİLİTLİ DEMİR KAPI VE TOZLU KÜTÜPHANEDEKİ ARARLIK660 kelime
- 27 BÖLÜM 26: DAR KORİDORDAKİ KARA KAOS VE SESSİZ TUZAK646 kelime
- 28 BÖLÜM 27: DUMANLI KORİDORDAKİ SON MANGA VE RIZA’NIN ÇAĞRISI572 kelime
- 29 28. BÖLÜM: KÜTÜPHANENİN ÇÖKÜŞÜ1.471 kelime
- 30 29. BÖLÜM: SİS VE DİKİŞLİ YÜZLER1.034 kelime
- 31 30. BÖLÜM: TAPINAĞIN GÖLGESİ934 kelime
- 32 31. BÖLÜM: TAHTIN GÖLGESİ615 kelime
- 33 32. BÖLÜM: ZİNCİRLERİN ÇIĞLIĞ660 kelime
- 34 33. BÖLÜM: KAN VE ZİNCİR744 kelime
- 35 34. BÖLÜM: TAŞTAKİ MÜHÜRLER VE SESSİZLİK653 kelime
- 36 35. BÖLÜM: YIKILAN DUVAR VE İKİNCİ ZİNCİR676 kelime
- 37 36. BÖLÜM: MÜRŞİD EFENDİ’NİN GÜNAHI VE KARA ARŞİV961 kelime
- 38 37. BÖLÜM: ÜÇÜNCÜ HAKİMİYET VE DAR KORİDORUN KABUSU917 kelime
- 39 38. BÖLÜM: YETER ARTIK822 kelime
- 40 39. BÖLÜM: KAMERADAKİ SON ANLAR716 kelime
- 41 40. BÖLÜM: VİDEONUN HESABI VE BEŞİNCİ HALKA654 kelime
- 42 41. BÖLÜM: MÜRŞİD’İN EMRİ VE ALTINCI HALKA734 kelime
- 43 42. BÖLÜM: SON KURBAN VE MÜRŞİD’İN SONU727 kelime
- 44 43. BÖLÜM: TAHT ODASININ KANLI EŞİĞİ629 kelime
- 45 44. BÖLÜM: YEDİNCİ KAPI VE KEMİK FIRTINASI700 kelime
- 46 45. BÖLÜM: SİSLİ LABİRENTTEN ÇIKIŞ VE ÖZGÜRLÜĞE DOĞRU541 kelime
- 47 46. BÖLÜM: DÖNGÜNÜN İLK AĞI: BATAKLIĞIN SESSİZLİĞİ724 kelime · Okuduğun bölüm
- 48 47. BÖLÜM: BATAKLIĞIN KUSAN GÖLGELERİ792 kelime
- 49 48. BÖLÜM: KUYUDAN YÜKSELEN EFENDİ VE BATAKLIĞIN SIRRI705 kelime
- 50 49. BÖLÜM: SULARIN ALTINDAKİ DEHŞET VE CAN HAVLİYLE KAÇIŞ510 kelime
- 51 50. BÖLÜM: GEÇİCİ SIĞINAK VE DEMİR YÜKLÜ UMUT614 kelime
- 52 51. BÖLÜM: AHŞAP VE ET BARİKATI (Genişletilmiş Atmosferik Sürüm)827 kelime
- 53 52. BÖLÜM : BATAKLIĞIN DİBİNDE ÖLÜMÜN SOĞUK NEFESİ833 kelime
- 54 53. BÖLÜM: BATAKLIK EFENDİSİNİN SONU**505 kelime
- 55 54. BÖLÜM : SİSİN, KÜLÜN VE KAVURUCU CEHENNEMİN ORTASINDA**672 kelime
- 56 55. BÖLÜM YERALTI ÇUKURU VE KIZIL CEHENNEMİN EŞİĞİ**660 kelime
- 57 56. BÖLÜM : KIZIL MAĞARANIN UĞULTUSU VE KOR SİNEKLER600 kelime
- 58 57. BÖLÜM: KOR DUVARLARI ARASINDA KÂBUS VE KAÇIŞ527 kelime
- 59 58. BÖLÜM: DAR KORİDORUN ÖLÜM KAPANI VE KANLI ARINMA739 kelime
- 60 59. BÖLÜM: YERALTININ GİZLİ KORİDORLARI VE İKİNCİ DEVİN ÖLÜMÜ524 kelime
- 61 60. BÖLÜM: KIZIL LABİRENTİN ÇIKIŞ KAPANI VE ON İKİ KOR SİNEĞİN HÜCUMU633 kelime
- 62 61. BÖLÜM: YERİN DİBİNE ÇÖKÜŞ VE GEÇMİŞİN KANLI HAYALETLERİ705 kelime
- 63 62. BÖLÜM: KÖZ KINKANATLILARININ SALDIRISI VE KANLI ARINMA667 kelime
- 64 63. BÖLÜM: YANKI ODASI – ZİHNİN VE GEÇMİŞİN KARANLIK KABUSU791 kelime
- 65 64. BÖLÜM: ZİHİNSEL ARINMA673 kelime
- 66 65. BÖLÜM: YERALTININ UNUTULMUŞ GÖLGESİ VE ESKİ ÇANTA732 kelime
- 67 66. BÖLÜM: ATEŞE KARŞI ÇELİK – ZIRHLI LAV BÖCEĞİNİN KANI747 kelime
- 68 67. BÖLÜM: DERİN SOLUKLANMA VE MAĞARANIN GİZEMLİ SESSİZLİĞİ549 kelime
- 69 68. BÖLÜM: AĞLARIN TUZAĞI VE KIZIL GÖZLÜ DEV ÖRÜMCEK643 kelime
- 70 69. BÖLÜM: YERALTININ KIZIL KâBUSU – DEV LAV AKREBİNİN SALDIRISI736 kelime
- 71 70. BÖLÜM: MAĞARANIN ÇIKIŞI VE ATEŞ SİNEKLERİNİN KANLI HÜCUMU715 kelime
- 72 71. BÖLÜM: ÜÇÜNCÜ CİNİN SONU VE SISLI SABAHIN KORKUNÇ UYANIŞI725 kelime
- 73 72. BÖLÜM: SİSLİ KÖYÜN MEZARLIĞI VE GEÇMİŞİN KANLI SIRLARI684 kelime
- 74 73. BÖLÜM: SISİN LABİRENTİ VE MEZARLIĞIN LANETLİ DÖNGÜSÜ642 kelime
- 75 74. BÖLÜM: GEÇMİŞİN GÖLGESİ – KAYIP ASKERİN SON KAYDI625 kelime
- 76 75. BÖLÜM: SISLERİN ARASINDAKİ KABUS – RUH EMİCİ İLE YÜZ YÜZE750 kelime
- 77 76. BÖLÜM: SİSLİ SOKAKLAR VE TERK EDİLMİŞ EVİN SIRRI693 kelime
- 78 77. BÖLÜM: KARARAN EKRAN VE LANETİN GERÇEK YÜZÜ702 kelime
- 79 78. BÖLÜM: KESKİN NİŞANCI VE SİSLİ SOKAĞIN KANI669 kelime
- 80 79. BÖLÜM: ÇÜRÜMÜŞ DEĞİRMENİN GÖLGESİNDE ÖLÜM KALIM SAVAŞI639 kelime
- 81 80. BÖLÜM: KEMİK KEMİRİCİNİN SONU VE KANLI HESAPLAŞMA524 kelime
- 82 81. BÖLÜM: YÜZSÜZ TUZAK – SAHTE ÇIĞLIK VE KANLI YÜZÜŞ580 kelime
- 83 82. BÖLÜM: KANLI ADIMLAR VE SIĞINAK576 kelime
- 84 83. BÖLÜM: YÜZSÜZLER SÜRÜSÜ VE KUKLACI616 kelime
- 85 84. BÖLÜM: YÜZSÜZLERİN KUŞATMASI VE PSİKOLOJİK KABUS509 kelime
- 86 85. BÖLÜM: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ VE YÜZSÜZÜN SONU574 kelime
- 87 86. BÖLÜM: GÖLGEDEKİ KOMUTAN VE MÜHÜRLÜ İHANET655 kelime
- 88 87. BÖLÜM: YER ALTININ ZİNDANI VE KANLI MÜHÜR926 kelime
- 89 88. BÖLÜM: KALENİN GİZEMİ VE UYANIŞ613 kelime
- 90 89. BÖLÜM: KALENİN KORİDORLARINDA KAVGALAR VE YENİDEN SİLAHLANMA503 kelime
- 91 90. BÖLÜM: AYİNİN KANI VE ÖLÜMÜN SESSİZLİĞİ765 kelime
- 92 91. BÖLÜM: ZİNCİRLİLERİN GAZABI VE KANLI ARINMA (Genişletilmiş Versiyon)667 kelime
- 93 92. BÖLÜM: SESLİ TUZAKLAR VE YÜZLEŞMEYE DOĞRU (Genişletilmiş Versiyon)617 kelime
- 94 93. BÖLÜM: ZİRVEDEKİ HESAPLAŞMA847 kelime
- 95 94. BÖLÜM: KANLI KORİDORLAR VE İNTİKAM YOLU720 kelime
- 96 95. BÖLÜM: GECENİN HÜKÜMDARI – SON HESAPLAŞMA VE KURTULUŞ707 kelime
- 97 96. BÖLÜM YOLUN SONU VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ502 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
(Süre: 2002 Yılı, Aynı Günün Akşamüstü / Saat: 22:15)
Dağın eteklerindeki gizli çıkış kapısından kendini dışarı atıp gece rüzgârını ciğerlerine dolduran Hakan, arkasında bıraktığı o kadim tapınak kâbusundan tamamen uzaklaştığını sanarak adımlarını hızlandırmıştı. Parkası yırtılmış, sol omzundaki derin kesikten sızan sıcak kan tenini yakmaya, parkasının iç astarına yapışmaya başlamıştı. Ancak asıl yakan şey fiziksel yaraları değil, zihninin derinliklerinde çınlayan o uğultulu sessizlikti. Dağın yamacından aşağıya doğru koşan botlarının çıkardığı sesler, ormanın ve gecenin derinliklerinde yankılanıp yine kendine geri dönüyordu.
"Buradan uzaklaşmam lazım... Bu lanet dağın yamacından inip ana yola, insanların olduğu, nefes alan bir yere ulaşmalıyım," diye fısıldadı kendi kendine; sesi karanlık ve sık ağaçlı ormanda kaybolup gitti.
El fenerinin titrek ve soluk beyaz ışığını önündeki engebeli patikaya vererek soluk soluğa yürümeye devam etti. Çamurlu toprak botlarının altında eziliyor, sıklaşan sis tabakası etrafını her geçen saniye biraz daha yutuyor, dünyayı sadece önündeki bir metrelik alana indirgiyordu. On dakika, yirmi dakika, belki de daha uzun süre boyunca arkasına bile bakmadan durmaksızın yürüdü. Önüne çıkan her dönemeçte, her ağaç gövdesinde özgürlüğe biraz daha yaklaştığını umuyor, adımlarındaki o yorgunluğu iradesiyle bastırıyordu.
Ancak ortada tuhaf, zihni bulandıran bir gariplik vardı. Ormanın kokusu yavaş yavaş değişiyordu; burnuna o taze, nemli dağ havası yerine artık ağır, genzi yakan, çürümüş yaprakların ve ağır bir bataklığın o boğucu kokusu dolmaya başlamıştı.
Hakan ani bir refleksle adımlarını kestirdi. Soluk alıp verişi göğsünü zorluyor, elindeki HK MP5A3 makineli tüfeğin namlusunu istemsizce karanlığa doğru kaldırarak etrafı tarıyordu. Fenerin ışığını yukarıya, ağaç dallarına ve etraftaki gölgeli silüetlere çevirdiğinde, kanının damarlarında çekildiğini, zihninde kilitli kalmış o korkunun yeniden uyandığını hissetti.
"Bu... Bu imkânsız..." diye mırıldandı, ses tonu ilk kez bu kadar cılız çıkmıştı. Gözleri dehşetle açılmıştı.
Az önce arkasında bıraktığını sandığı, o çürümüş, pencereleri karanlığa bakan ahşap evlerin yıkıntıları, ortadaki eski ve taş havuzlu su kuyusu ve sisler altındaki hayalet sokaklar bütün çıplaklığıyla yeniden karşısındaydı. Labirent döngüsü onu yakalamıştı; kaçmaya çalıştıkça, dağın eteklerinden uzaklaştığını sandıkça bu coğrafya bükülmüş, onu yine aynı lanetli köyün tam merkezine geri savurmuştu. Çıkış kapısı yoktu. Bu dağ, bu köy, bu lanet yer canlı bir organizma gibi soluk alıp veriyor, Hakan’ın attığı her adımı kendi karanlık kalbine geri çekiyordu.
Zihninde donuk, tiz bir çınlama başladı. Yorgunluğun, uykusuzluğun ve maruz kaldığı o kadar vahşetin getirdiği yük, gerçeklikle kabus arasındaki o ince çizgiyi yavaşça eritiyordu. Hakan derin, titrek ve hırıltılı nefesler alarak alnındaki soğuk, buz gibi terleri elinin tersiyle sildi.
"Sakin ol... Sadece yönümü kaybettim. Bir mantığı olmalı, burası sadece eski bir yerleşim yeri, başka bir açıklaması olmalı," dedi kendi kendine, ama sesi kendi kafasının içinde bile yankılanıp dalga dalga geri çarpıyordu. Zihninde Çavuş Burak’ın kameradaki son çığlıkları, genç er Mert’in çaresiz bakışları ve Mürşid Efendi’nin o sinsi, küle dönmeden önceki sırıtışı dönüp duruyordu. Acaba gerçekten o tapınaktan çıkmış mıydı, yoksa hâlâ o zindanın en dibinde, o yedi cinin zihninde kurduğu devasa bir illüzyonun içinde mi sıkışıp kalmıştı?
Etraftaki sis tabakası, sanki canı varmış gibi yavaşça hareket ediyor, ağaçların çıplak dalları insan parmakları gibi uzanarak üzerine doğru eğiliyordu. Hakan bu boğulma hissinden kaçmak için geriye doğru bir adım atmak istediğinde, botlarının altındaki sert toprağın aniden yok olduğunu, yumuşadığını, suyla ve yapışkan bir balçıkla dolduğunu fark etti.
Aşağıya, ayaklarının dibine baktığında, patikanın tamamen ortadan kalktığını; kendini zifiri karanlık, koyu siyah ve put gibi duran bir bataklığın, o çorak su çukurunun tam kenarında bulduğunu gördü. Botları yavaş yavaş, sessiz ama durdurulamaz bir güçle o yapışkan ve soğuk çamura batmaya başlamıştı. Bataklığın yüzeyinde, koyu katran benzeri su baloncukları aralıklarla patlıyor, derinlerden gelen boğuk, gırtlaktan hırıltılar gece sessizliğini delip geçiyordu.
Hakan birkaç adım gerilemek istedi ama çamur dizlerine kadar çoktan sarılmıştı. Kıpırdadıkça daha derine batıyor, bataklık sanki görünmez, devasa ellerle onu aşağıya, o yeraltının o kesif karanlığına doğru çekiyordu.
"Hadi ama... Buradan çıkış olmalı..." diye soludu, gözlerinde yorgunluğa rağmen hâlâ sönmeyen o acımasız hayatta kalma ateşi parlıyordu.
Etrafındaki sis tamamen yoğunlaşmış, onu dış dünyadan ve gerçekten tamamen koparmıştı. Tek başına, bu karanlık bataklığın ortasında, zihnini kemiren o yoğun psikolojik gerilimle ve omuzlarındaki kanlı yükle baş başaydı. Henüz ortada fiziksel bir canavar görünmüyordu; ama bataklığın derinliklerinden yayılan o ağır koku, o sessizlik ve suların altındaki hareketlilik, o yedi cinden birinin bu lanetli çukurda onu beklediğinin, avını avucuna aldığının en net habercisiydi.
Hakan tüfeğini elleriyle sıkıca kavrayıp sırtını arkadaki çürümüş bir ağaç gövdesine verdi ve bataklığın o buz gibi sularının içinde, karanlığın gözünün içine bakarak sabırsızlıkla beklemeye başladı. Kabustan kaçış yoktu; döngü onu buraya kusmuştu ve şimdi hesaplaşma sırası bu bataklıktaydı.
Bölüm etkileşimi
