31. bölüm / 97
Kanlı Mühür: Sisli Köy30. BÖLÜM: TAPINAĞIN GÖLGESİ
Bölümler 97Şu an: 30. BÖLÜM: TAPINAĞIN GÖLGESİ
- 1 GİRİŞ SAHNESİ: 2001 - EKRANDAKİ SİS VE KAYIP SİNYALLER694 kelime
- 2 BÖLÜM 1: YOLUN VE GENÇLİĞİN SONU1.363 kelime
- 3 BÖLÜM 2: SİSİN YUTTUĞU YOLÇULAR1.205 kelime
- 4 BÖLÜM 3: SİSİN VE KANIN KULÜBESİ1.160 kelime
- 5 BÖLÜM 4: SİSİN İÇİNDE YALNIZ BİR İZ634 kelime
- 6 BÖLÜM 5: SİSİN VE TOPRAĞIN BAĞRINDA885 kelime
- 7 BÖLÜM 6: BEYAZ GÖZLER VE KANLI ARMA800 kelime
- 8 BÖLÜM 7: KÖR SOKAKLAR VE SİSİN KUŞATMASI878 kelime
- 9 BÖLÜM 8: ALEVLER VE AŞAĞIYA DÜŞÜŞ654 kelime
- 10 BÖLÜM 9: ORMANIN KARANLIĞI VE BİTMEYEN TAKİP648 kelime
- 11 BÖLÜM 10: MEZAR KAZANLARIN FISILTISI795 kelime
- 12 BÖLÜM 11: CANAVARIN GÖZÜ VE İNTİKAM SISİ739 kelime
- 13 BÖLÜM 12: BALYOZUN DÜŞÜŞÜ VE BEYNİN PARÇALANMASI795 kelime
- 14 BÖLÜM 13: TERK EDİLMİŞ TAMİRHANE VE ÖLÜ UMUTLAR734 kelime
- 15 BÖLÜM 14: KIZGIN DEMİR VE KÖR ÖFKE711 kelime
- 16 BÖLÜM 15: SİSİN İÇİNDEKİ UMUT VE KANLI PATİKA827 kelime
- 17 BÖLÜM 16: KÜTÜPHANE VE BEMBEYAZ BİR ÖĞRETMEN772 kelime
- 18 BÖLÜM 17: TOPRAĞIN ALTI VE KİLİTLİ SESSİZLİK561 kelime
- 19 BÖLÜM 18: KİLİDİN KIRILDIĞI AN VE ZİNDANDAN KAÇIŞ745 kelime
- 20 BÖLÜM 19: KAĞIT DERİLİ DEV MAVATLAR VE SESSİZ DEHŞET564 kelime
- 21 BÖLÜM 20: DİKLİ TAŞ KORİDORLAR VE KAĞITTAN GELEN ÖLÜM758 kelime
- 22 BÖLÜM 21: OTOMATİK SİLAHIN SIKILDIĞI AN VE KAĞITTAN ATEŞ768 kelime
- 23 BÖLÜM 22: ALEVLER İÇİNDE YANAN MAVAT VE KIZGIN KAĞITLAR705 kelime
- 24 BÖLÜM 23: SİFİRLİ SAYFALARIN SÜRÜSÜ VE KANLI AĞIZ890 kelime
- 25 BÖLÜM 24: KÜTÜPHANENİN GALERİ KATINDAKİ SON HESAPLAŞMA856 kelime
- 26 BÖLÜM 25: KİLİTLİ DEMİR KAPI VE TOZLU KÜTÜPHANEDEKİ ARARLIK660 kelime
- 27 BÖLÜM 26: DAR KORİDORDAKİ KARA KAOS VE SESSİZ TUZAK646 kelime
- 28 BÖLÜM 27: DUMANLI KORİDORDAKİ SON MANGA VE RIZA’NIN ÇAĞRISI572 kelime
- 29 28. BÖLÜM: KÜTÜPHANENİN ÇÖKÜŞÜ1.471 kelime
- 30 29. BÖLÜM: SİS VE DİKİŞLİ YÜZLER1.034 kelime
- 31 30. BÖLÜM: TAPINAĞIN GÖLGESİ934 kelime · Okuduğun bölüm
- 32 31. BÖLÜM: TAHTIN GÖLGESİ615 kelime
- 33 32. BÖLÜM: ZİNCİRLERİN ÇIĞLIĞ660 kelime
- 34 33. BÖLÜM: KAN VE ZİNCİR744 kelime
- 35 34. BÖLÜM: TAŞTAKİ MÜHÜRLER VE SESSİZLİK653 kelime
- 36 35. BÖLÜM: YIKILAN DUVAR VE İKİNCİ ZİNCİR676 kelime
- 37 36. BÖLÜM: MÜRŞİD EFENDİ’NİN GÜNAHI VE KARA ARŞİV961 kelime
- 38 37. BÖLÜM: ÜÇÜNCÜ HAKİMİYET VE DAR KORİDORUN KABUSU917 kelime
- 39 38. BÖLÜM: YETER ARTIK822 kelime
- 40 39. BÖLÜM: KAMERADAKİ SON ANLAR716 kelime
- 41 40. BÖLÜM: VİDEONUN HESABI VE BEŞİNCİ HALKA654 kelime
- 42 41. BÖLÜM: MÜRŞİD’İN EMRİ VE ALTINCI HALKA734 kelime
- 43 42. BÖLÜM: SON KURBAN VE MÜRŞİD’İN SONU727 kelime
- 44 43. BÖLÜM: TAHT ODASININ KANLI EŞİĞİ629 kelime
- 45 44. BÖLÜM: YEDİNCİ KAPI VE KEMİK FIRTINASI700 kelime
- 46 45. BÖLÜM: SİSLİ LABİRENTTEN ÇIKIŞ VE ÖZGÜRLÜĞE DOĞRU541 kelime
- 47 46. BÖLÜM: DÖNGÜNÜN İLK AĞI: BATAKLIĞIN SESSİZLİĞİ724 kelime
- 48 47. BÖLÜM: BATAKLIĞIN KUSAN GÖLGELERİ792 kelime
- 49 48. BÖLÜM: KUYUDAN YÜKSELEN EFENDİ VE BATAKLIĞIN SIRRI705 kelime
- 50 49. BÖLÜM: SULARIN ALTINDAKİ DEHŞET VE CAN HAVLİYLE KAÇIŞ510 kelime
- 51 50. BÖLÜM: GEÇİCİ SIĞINAK VE DEMİR YÜKLÜ UMUT614 kelime
- 52 51. BÖLÜM: AHŞAP VE ET BARİKATI (Genişletilmiş Atmosferik Sürüm)827 kelime
- 53 52. BÖLÜM : BATAKLIĞIN DİBİNDE ÖLÜMÜN SOĞUK NEFESİ833 kelime
- 54 53. BÖLÜM: BATAKLIK EFENDİSİNİN SONU**505 kelime
- 55 54. BÖLÜM : SİSİN, KÜLÜN VE KAVURUCU CEHENNEMİN ORTASINDA**672 kelime
- 56 55. BÖLÜM YERALTI ÇUKURU VE KIZIL CEHENNEMİN EŞİĞİ**660 kelime
- 57 56. BÖLÜM : KIZIL MAĞARANIN UĞULTUSU VE KOR SİNEKLER600 kelime
- 58 57. BÖLÜM: KOR DUVARLARI ARASINDA KÂBUS VE KAÇIŞ527 kelime
- 59 58. BÖLÜM: DAR KORİDORUN ÖLÜM KAPANI VE KANLI ARINMA739 kelime
- 60 59. BÖLÜM: YERALTININ GİZLİ KORİDORLARI VE İKİNCİ DEVİN ÖLÜMÜ524 kelime
- 61 60. BÖLÜM: KIZIL LABİRENTİN ÇIKIŞ KAPANI VE ON İKİ KOR SİNEĞİN HÜCUMU633 kelime
- 62 61. BÖLÜM: YERİN DİBİNE ÇÖKÜŞ VE GEÇMİŞİN KANLI HAYALETLERİ705 kelime
- 63 62. BÖLÜM: KÖZ KINKANATLILARININ SALDIRISI VE KANLI ARINMA667 kelime
- 64 63. BÖLÜM: YANKI ODASI – ZİHNİN VE GEÇMİŞİN KARANLIK KABUSU791 kelime
- 65 64. BÖLÜM: ZİHİNSEL ARINMA673 kelime
- 66 65. BÖLÜM: YERALTININ UNUTULMUŞ GÖLGESİ VE ESKİ ÇANTA732 kelime
- 67 66. BÖLÜM: ATEŞE KARŞI ÇELİK – ZIRHLI LAV BÖCEĞİNİN KANI747 kelime
- 68 67. BÖLÜM: DERİN SOLUKLANMA VE MAĞARANIN GİZEMLİ SESSİZLİĞİ549 kelime
- 69 68. BÖLÜM: AĞLARIN TUZAĞI VE KIZIL GÖZLÜ DEV ÖRÜMCEK643 kelime
- 70 69. BÖLÜM: YERALTININ KIZIL KâBUSU – DEV LAV AKREBİNİN SALDIRISI736 kelime
- 71 70. BÖLÜM: MAĞARANIN ÇIKIŞI VE ATEŞ SİNEKLERİNİN KANLI HÜCUMU715 kelime
- 72 71. BÖLÜM: ÜÇÜNCÜ CİNİN SONU VE SISLI SABAHIN KORKUNÇ UYANIŞI725 kelime
- 73 72. BÖLÜM: SİSLİ KÖYÜN MEZARLIĞI VE GEÇMİŞİN KANLI SIRLARI684 kelime
- 74 73. BÖLÜM: SISİN LABİRENTİ VE MEZARLIĞIN LANETLİ DÖNGÜSÜ642 kelime
- 75 74. BÖLÜM: GEÇMİŞİN GÖLGESİ – KAYIP ASKERİN SON KAYDI625 kelime
- 76 75. BÖLÜM: SISLERİN ARASINDAKİ KABUS – RUH EMİCİ İLE YÜZ YÜZE750 kelime
- 77 76. BÖLÜM: SİSLİ SOKAKLAR VE TERK EDİLMİŞ EVİN SIRRI693 kelime
- 78 77. BÖLÜM: KARARAN EKRAN VE LANETİN GERÇEK YÜZÜ702 kelime
- 79 78. BÖLÜM: KESKİN NİŞANCI VE SİSLİ SOKAĞIN KANI669 kelime
- 80 79. BÖLÜM: ÇÜRÜMÜŞ DEĞİRMENİN GÖLGESİNDE ÖLÜM KALIM SAVAŞI639 kelime
- 81 80. BÖLÜM: KEMİK KEMİRİCİNİN SONU VE KANLI HESAPLAŞMA524 kelime
- 82 81. BÖLÜM: YÜZSÜZ TUZAK – SAHTE ÇIĞLIK VE KANLI YÜZÜŞ580 kelime
- 83 82. BÖLÜM: KANLI ADIMLAR VE SIĞINAK576 kelime
- 84 83. BÖLÜM: YÜZSÜZLER SÜRÜSÜ VE KUKLACI616 kelime
- 85 84. BÖLÜM: YÜZSÜZLERİN KUŞATMASI VE PSİKOLOJİK KABUS509 kelime
- 86 85. BÖLÜM: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ VE YÜZSÜZÜN SONU574 kelime
- 87 86. BÖLÜM: GÖLGEDEKİ KOMUTAN VE MÜHÜRLÜ İHANET655 kelime
- 88 87. BÖLÜM: YER ALTININ ZİNDANI VE KANLI MÜHÜR926 kelime
- 89 88. BÖLÜM: KALENİN GİZEMİ VE UYANIŞ613 kelime
- 90 89. BÖLÜM: KALENİN KORİDORLARINDA KAVGALAR VE YENİDEN SİLAHLANMA503 kelime
- 91 90. BÖLÜM: AYİNİN KANI VE ÖLÜMÜN SESSİZLİĞİ765 kelime
- 92 91. BÖLÜM: ZİNCİRLİLERİN GAZABI VE KANLI ARINMA (Genişletilmiş Versiyon)667 kelime
- 93 92. BÖLÜM: SESLİ TUZAKLAR VE YÜZLEŞMEYE DOĞRU (Genişletilmiş Versiyon)617 kelime
- 94 93. BÖLÜM: ZİRVEDEKİ HESAPLAŞMA847 kelime
- 95 94. BÖLÜM: KANLI KORİDORLAR VE İNTİKAM YOLU720 kelime
- 96 95. BÖLÜM: GECENİN HÜKÜMDARI – SON HESAPLAŞMA VE KURTULUŞ707 kelime
- 97 96. BÖLÜM YOLUN SONU VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ502 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
(Süre: 2002 Yılı, Aynı Günün Akşamüstü / Saat: 17:40)
Devasa taş kapının kilit mekanizması ÇAT diye yerine oturduğunda, dışarıdaki o vahşi tırpan ve ayak sesleri bir anda bıçak gibi kesilmişti. Hakan, sırtını soğuk bronz ve taş kaplamalı kapıya yaslamış halde bir süre kıpırdamadan durdu. Göğüs kafesi, ciğerlerine saplanan dondurucu ve nemli havayla körük gibi inip kalkıyordu.
Yüzündeki kuruyup kabuklaşmış çamur ve barut isi, şakaklarından süzülen soğuk terle yıkanıp çenesine damlıyordu. Kapıdaki dar göz aralığından dışarıya son bir kez baktı. Merdivenlerin dibinde, o çamurlu toprağın üzerinde diz çökmüş yüzlerce dikişli maskeli figür, başlarını öne eğmiş halde tamamen hareketsiz duruyordu. Dışarıya dönmek imkânsızdı; o kalabalık kapıya saldırmıyordu ama kapıdan çıkacak tek bir canlıyı paramparça etmek için orada nöbet tutuyordu.
JPG
Hakan hırıltılı bir nefes vererek başını kapının soğuk taş yapısına dayadı.
"Dışarı çıkış yok..." dedi kendi kendine, sesi tapınağın devasa boşluğunda boğuk bir fısıltı olarak yankılandı. "Umarım burası güvenlidir..."
Arkasını dönüp tapınağın iç derinliklerine doğru ilk adımını attı.
Tapınağın atmosferi, dışarıdaki ormanın ve yıkılan kütüphanenin kasvetinden bambaşkaydı. Burası zamanın bile girmeye cesaret edemediği, kadim bir mezarlık soğukluğuyla kaplıydı. Yüksekliği onlarca metreye ulaşan harçsız kesme taş sütunlar, karanlığın içinden yukarıya doğru birer dev ağaç gibi uzanıyordu. Tavanın nerede bittiği görünmüyordu; sadece yukarılardaki çatlaklardan süzülen cılız, morumsu ve sisli bir ışık hüzmesi, yerdeki devasa taş blokların üzerine titrek gölgeler düşürüyordu.
Havadaki koku dayanılmazdı. Aşırı yoğun bir rutubet, yanmış balmumu, kurumuş kan ve yüzyıllardır gün ışığı görmemiş tozlu taşların o ağır, geniz yakan kokusu ciğerleri kavuruyordu. Hakan’ın postallarının tabanındaki çamur, düzgün kesilmiş taş zemin üzerinde şplak, şplak diye ıslak sesler çıkarıyor, bu sesler sütunlar arasında çoğalarak geri dönüyordu.
Hakan sağ elinde Sarsılmaz Kılınç tabancasını sımsıkı tutuyor, sol eliyle ise omzunda asılı duran HK MP5A3’ün dipçiğini destekliyordu. MP5’in şarjöründe az mermi kalmıştı, bu yüzden tabancanın dolu 15’lik şarjörüne güvenmek zorundaydı.
Geniş koridor boyunca ilerledikçe, duvarlardaki kabartmalar göze çarpmaya başladı. Taşlara kazınmış insan silüetleri, devasa mühürler ve zincirlerle bağlanmış yaratık tasvirleri sanki karanlıkta kıpırdanıyordu. Hakan adımlarını yavaşlattı. Her adımı, karanlığa doğru atılan şüpheli bir kehanet gibiydi. Burada başına ne geleceğinden, bu taş labirentin sonunda onu neyin beklediğinden en ufak bir haberi yoktu. Bildiği tek şey, durursa öleceğiydi.
Koridor hafif bir kavis çizerek devasa bir tören salonunun eşiğine açıldı. Salonun iki yanında yükselen taş payandaların dibinde koyu bir gölge kümesi birikmişti.
Gırrrch... Tık... Tık...
Hakan aniden durdu. Taş duvarların dibindeki o karanlık gölgelerin içinden bir hareket yükseldi.
Sisin ve alacakaranlığın içinden beş dikişli maskeli figür usulca öne doğru süzüldü. Dışarıdaki binlerce kişilik sürüye kıyasla sayıları çok azdı; sadece beş kişiydiler. Üzerlerinde yırtık köylü kıyafetleri, yüzlerinde ise aynı dikişli, göz kısımları ipliklerle kapatılmış kurumuş deri maskeler vardı. Ancak bu beşli, dışarıdakiler gibi diz çökmüyordu. Ellerindeki paslı nacaklar ve kısa tırpanlarla, tapınağın bu iç muhafızları gibi Hakan’a doğru adımlamaya başladılar.
JPG
+ 1
Ağızlarındaki dikişlerin arkasından yükselen o boğuk, çürük nefes sesi salonda yankılandı: Hııırrrggggh...
Hakan hiç beklemedi. Silahı kaldırdı, gez ve arpacığı en öndekinin dikişli maskesinin tam ortasına çaktı.
"Yaklaşmayın ulan!"
BAM!
Sarsılmaz Kılınç’ın namlusundan çıkan turuncu alev dili, tapınağın asırlık karanlığını bir anlığına bıçak gibi kesti! Patlama sesi devasa salonda adeta bir top atışı gibi yankılandı. 9mm’lik çekirdek en öndeki maskelinin kafatasını delip geçti. Maskenin arkasından siyah, pıhtılaşmış bir sıvı sıçradı, yaratık dizlerinin üzerine çöküp taş zemine kapaklandı.
Geride kalan dört dikişli maskeli, arkadaşlarının düşüşüne en ufak bir tepki vermeden, adımlarını hızlandırarak Hakan’ın üzerine yürüdü! Ellerindeki tırpanları havaya kaldırmışlardı.
BAM! BAM!
Hakan ritmik iki el ateş daha açtı. Mermilerden biri soldaki maskelinin omzuna, diğeri ise göğsüne saplandı. Adam gerilese de düşmedi; tırpanı Hakan’ın omzuna doğru savurdu!
Hakan son bir refleksle gövdesini sola kırdı. Tırpanın keskin ucu parkasının kolunu yırtıp geçti, arkasındaki taş sütuna çarparak kıvılcımlar saçtı! (ŞRAAAK!)
Hakan tabancanın kabzasıyla yaratığın maskeli yüzüne sert bir darbe indirdi. Yaratık sarsılırken Hakan silahı doğrudan adamın çenesinin altına dayadı ve tetiği ezdi!
BAM!
Kafası arkaya doğru fırlayan yaratık cansız bir kütle gibi yere yığıldı.
Kalan son üçü aynı anda çullandı! Sağ taraftan gelen biri elindeki nacakla Hakan’ın göğsüne hamle yaptı. Hakan sol kolunu siper ederek darbeyi hücum yeleğinin çelik plakasıyla karşıladı. Metalin metala çarpma sesiyle sarsıldı ama dengesini kaybetmedi. Tabancayı sağ taraftakinin göğsüne çevirip peş peşe bastı tetiğe:
BAM! BAM! BAM!
Mermiler adamın ciğerlerini delip geçti. Yaratık geriye doğru birkaç adım atıp kanlı dikişli maskesiyle yere serildi.
Son iki yaratık Hakan’ı taş payandaya doğru sıkıştırmıştı. Hakan soğukkanlılığını koruyarak geriye doğru bir adım attı, tabancanın sürgüsünü kontrol etme gereği duymadan dördüncü yaratığın diz kapağına bir el ateş etti. Yaratık bacağı kırılarak yere kapaklandığında, tam kafasının üstüne son bir kurşun sıktı.
BAM!
Sonuncu maskeli tırpanını iki eliyle savurarak üzerine fırladı! Hakan namluyu adamın tam boğazına, dikişli maskenin alt sınırına dikip tetiği çekti.
BAM!
Son patlama sesiyle birlikte son yaratık da Hakan’ın botlarının dibine vurarak kaskatı kesildi. Tabancanın sürgüsü geride kilitlendi; şarjör tükenmişti. Namludan çıkan keskin barut dumanı, tapınağın rutubetli ve ağır havasına karıştı.
Beş dikişli maskeli yaratık da taş zeminde, pıhtılaşmış siyah sıvı birikintilerinin içinde hareketsiz yatıyordu.
Hakan derin, hırıltılı nefeslerle dumanı tüten tabancasını indirdi. Şarjör mandalına basıp boş metal kovanı yere düşürdü. Tıkır-tıkır... Boş şarjör taş zeminde yuvarlandı. Cebinden son yedek tabanca şarjörünü çıkarıp yuvaya oturtarak sürgüyü bıraktı. (ŞLAK!)
Ortalık yeniden o ürkütücü, ölümcül sessizliğe gömülmüştü.
Hakan botunun ucuyla yerdeki maskelilerden birinin bedenini kontrol etti. Kıpırdamıyorlardı. Dışarıdaki devasa ordu kapıda bekliyordu, içerideki ilk muhafız hattı ise temizlenmişti. Ama bu devasa tapınak, derinliklerine doğru uzanan ucu bucağı görünmez koridorlarıyla onu daha da içeriye çağırıyordu.
Hakan yüzündeki ter ve barut isini parkasının koluyla sildi. Yüreğinde arkadaşatının kaybından kalan derin bir boşluk, elinde ise dumanı tüten soğuk bir silah vardı. Buradan geri dönüş yoktu. Bu taş labirentin karanlığında başına ne geleceğini, hangi lanetle yüzleşeceğini bilmeden, tabancasının namlusunu öne doğru doğrultarak tapınağın derinliklerine doğru ağır, kararlı adımlarla yürümeye devam etti.
Bölüm etkileşimi
