8. bölüm / 51
Arayış7. Bölüm/Ben Almila
Bölümler 51Şu an: 7. Bölüm/Ben Almila
- 1 1. Bölüm/Başlangıç414 kelime
- 2 2. Bölüm/Dava796 kelime
- 3 3. Bölüm/Ukala bey?1.111 kelime
- 4 Karakterler87 kelime
- 5 4. Bölüm/Benimle alakası ne?706 kelime
- 6 5. Bölüm/İntikam977 kelime
- 7 6. Bölüm/Ne dedin sen?!1.049 kelime
- 8 7. Bölüm/Ben Almila948 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 8. Bölüm/Piknik1.251 kelime
- 10 9. Bölüm/Kızım843 kelime
- 11 10. Bölüm/Baskın933 kelime
- 12 11. Bölüm/Mahkeme693 kelime
- 13 12. Bölüm/Yemek678 kelime
- 14 13. Bölüm/Ne?572 kelime
- 15 14. Bölüm/Kabul ediyorum.649 kelime
- 16 15. Bölüm/Tektaş yüzüğe gerek yok746 kelime
- 17 16. Bölüm/Maşallah almilaya.693 kelime
- 18 17. Bölüm/Hazırlıklar668 kelime
- 19 18. Bölüm/Müstakbel eşim715 kelime
- 20 19. Bölüm/Damat bey, gelini öpebilirsiniz…962 kelime
- 21 20. Bölüm/Belkide sen kaptırırsın kendini bana701 kelime
- 22 21. Bölüm/Kim beğenmez?702 kelime
- 23 22. Bölüm/Ortak?519 kelime
- 24 23. Bölüm/Senden korkulur.608 kelime
- 25 24. Bölüm/Ufacık bir sıyrık753 kelime
- 26 25. Bölüm/Sağ salim gelin.688 kelime
- 27 26. Bölüm/Tesadüf değil, kader…1.113 kelime
- 28 27. Bölüm/Nil’im987 kelime
- 29 28. Bölüm/Darısı başımıza921 kelime
- 30 29. Bölüm/Ay seni çıtır, çıtır yemeli1.025 kelime
- 31 30. Bölüm/Herşeyim olur musun Nil?1.275 kelime
- 32 31. Bölüm/Herşeyin olurum Alp.1.097 kelime
- 33 32. Bölüm/Anne mi?914 kelime
- 34 33. Bölüm/Dilerim ki…1.099 kelime
- 35 34. Bölüm/Çok özledim seni568 kelime
- 36 35. Bölüm/Seven sevdiğine benzer879 kelime
- 37 36. Bölüm/Aile yemeği767 kelime
- 38 37. Bölüm/6. Ay910 kelime
- 39 38. Bölüm/Cinayet923 kelime
- 40 39. Bölüm/Katil709 kelime
- 41 40. Bölüm/Ben onsuz ne yaparım?679 kelime
- 42 41. Bölüm/Nil…908 kelime
- 43 Duyuru!74 kelime
- 44 42. Bölüm/Baba oluyorsun!1.073 kelime
- 45 43. Bölüm/Miniminnacık bir bebek1.164 kelime
- 46 44. Bölüm/Sen aşeriyor musun?948 kelime
- 47 45. Bölüm/Daha ne isterdik?767 kelime
- 48 46. Bölüm/Tüm çiftler955 kelime
- 49 47. Bölüm/Nil’e, kızıma birşey mi oldu?1.037 kelime
- 50 48. Bölüm/Bu kız bana mı benzeyecek?944 kelime
- 51 49. Bölüm/Ne olsun kızımızın adı?737 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hani bir söz vardır ya “Büyüyünce geçer.” diye.
Biz büyüsekte;Bazı acılar hiç geçmiyor.Bazı yaşanmışlıklar unutulmuyor.Bazı hatalar affedilmiyor.Aslında bizim “geçti” sandığımız hiçbirşey geçmiyor.
Ve insan da büyüyünce geçtiğini düşünüp en büyük hatasını yapıyor.
Her zamanki gibi tam zamanında uyanmıştım.Kahvaltımı yapmış ve hazırlanmıştım.Bugün diğer örgüt üyelerinin izlerini arayacaktım.Bu iş çok uzamıştı ve bitmesi gerekiyordu.
Dün eve gelince nasıl dağılsamda kendimi iyi hissediyordum.Yani ne kadar iyi diyebilirsek artık.Tamam itiraf edeceğim.Evet kötüyüm.Hemde çok kötüyüm.Kendimi ölü gibi hissediyorum.Mümkünse kimse bana “İyi misin?” Diye sormasın çünkü o an oturup ağlayabilirim o derece.
Evden çıkmam ile arabada oturan ukala beyin bakışları beni buldu.Arabadan indi ve benim için arabanın kapısını açtı.Benim oturmam ile o da oturdu.Benim arabamı kullanmıyorduk çünkü arabam kurşun geçiriyordu.Fakat bu özel bir araçtı ve kısa süreliğine beni koruması için bu aracı kullanıyordum.
Arabada sesi kısık bir şarkı eşliğinde yola devam ediyorduk.
Dün bana anne-babana benziyorsun diyen teröristi cezaevine göndermiştim.Mahkemesi haftaya yapılacaktı.Şuan da dün yakaladığımız kişiler, Yeşim Çınar ve Soner Altun cezaevine gönderilmişti.Hepsinin mahkemeleri haftaya yapılacaktı ve o süreye kadar cezaevinde kalmaları gerekiyordu.
Kısa süre sonra emniyete varmıştım fakat hiçbir ipucu yoktu.Baskın yapılan depodan bir tane not defteri çıkmıştı.Not defterinde birkaç tarih işaretlenmişti o kadar.Bir sonraki işaretlenen tarih üç gün sonraydı.Fakat ne için işaretlenmişti onu hiç bilmiyordum.
Emniyette not defterini, suçluların ifadelerini incelesemde hiçbirşey bulamamıştım.
Ve mesai saatim bitmişti.Mesai saatimin bitmesi ile çantamı ve ceketimi yanıma alıp emniyetten ukala bey ile çıktık.
Ben hala kafamı toparlayamadığım için sessizce oturuyordum.Bazen gözlerim doluyordu.Fakat başa çıkamayacağım bir şey değildi.
Eve gelmemiz ile üzerime rahat birşeyler giydim.Ukala ise hala dışarıda bekliyordu.Evet her ne kadar ukala beyden hoşlanmasamda üzülüyordum.Benim yüzümden o evine gidemiyor kapımda dikiliyordu.
Bu yüzden kendime kahve yaparken ukala beye de yaptım.Bir kupaya koydum ve kapıya doğru ilerledim.Kapıyı açıp çıkmam ile bakışları bana doğru döndü.Kaşlarını çatmış, kahverengi gözlerinde endişe ve merak belirmişti.Hızlı adımlarla yanıma geldi.
“Birşey mi oldu?”
“Hayır olmadı.Sana teşekkür etmeye ve kahve vermeye geldim.”yüzünde rahatlamayla karışık bir şaşkınlık oluştu.
“Teşekkür ederim kahve için savcı hanım.”yüzümde tatlı bir sırıtış olurken arkamdan gofretin miyavlama sesiyle ona doğru döndüm.
“Gofret, sen mi geldin?”dedim tüylerini severken.Keidmle konuşmayı severdim.Evde tek başıma yaşadığım için bazen konuşma ihtiyacı hissediyordum ve sağolsun bu zamanlarda Gofret bana çok yardımcı oluyordu.
Tekrar ukala beye döndüm ve konuştum.
“O zaman sana iyi geceler.”
“Size de iyi geceler küsta- aman savcı hanım.”kaşlarımı çatmış, sinirli gibi görünmeye çalışsamda gerçekten bu çok zordu.Yüzümdeki sırıtış ile evimin kapısına doğru ilerledim.Eve gelip kahvemi içtim ve kendimi uykuya bıraktım.
Sabah yine aynı saatte uyandım.Bugün adliyeye gitmem gerekiyordu.Kahvaltımı yaptım, hızlıca hazırlandım ve evden çıktım.
Evren çıkmam ile ukala beyin bakışları bana doğru döndü.Ben konuştum.
“Günaydın ukala bey.”
“Günaydın savcı hanım.”
Arabaya bindik ve yola devam ettik.Adliyeye gelince arabadan hızlıca indim.Adliyedeki işlerimi hallettim ve gerçekten yorucu bir gün olmuştu.Gün sonunda mesaim bitince kapının önünde bekleyen Alparslan ile adliyenin asansörüne doğru ilerledik.Asansöre her zamanki gibi bindik.Gideceğimiz kata bastık.Asansör biraz hareket etti.Fakat sonra büyük bir ses ile durdu.Benim bedenimi korku kaplarken Alparslan ise etrafa bakınıyordu.
Asansörde kalmıştık.Hadi ama!Üstelik benim kapalı alan korkum var.Offff!
Ben korku ile konuştum.
“Asansörde kaldık!”
“Tamam.Korkma.Birazdan bulurlar bizi.”
Ben hemen telefonuma uzandım fakat telefon çekmiyordu.Artık tükenmekte olan nefesimle konuştum.
“Benim kapalı alan korkum var.”bunu demem ile ukalanın eli ayağına dolandı.Endişelenmişmiydi o?
“Şimdi derin derin nefesler alacaksın tamam mı?Burundan al, ağızdan ver.Hadi.”
Dediğini yapmaya başladım fakat nefesim daralmıştı ve artık nefes alamıyordum.Asansörün tutunma kollarına tutundum.O sırada ukala beyde telefondan birilerine ulaşmaya çalışıyor ve asansörde bir düğme varmı diye bakıyordu.Fakat ne telefon çekiyordu, ne de bir düğme vardı.Ben ise o sırada kendimi boşluğa bıraktım.
O andan tek hatırladığım şey, ukalanın kollarının benim düşmemem için bedenimi sarması ve gözlerimin yavaşça kapanmasıyla oluşan derin bir karanlık.
Gözlerimi açtığımda hastanede bir oda da hastane yatağında yatıyordum.Ve başımda hiç tanımadığım insanlar vardı.Kolumda ise serum.Ortamda sessizlik hakimken ukala beyin endişeli sesini duydum.
“Uyandı.”başıma hemen bora ve ukala bey geldi.Bora hemen konuştu.
“Almila, iyi misin?”
“İyiyim, iyiyim de neden buradayım.”
“Asansörde kalınca bayıldın.Alparslan getirdi seni hastaneye bizde geldik seni görmeye.”demesi ile bana bakan time doğru baktım ve gülümsedim.Hepsi bana doğru gülümserken.Kapı çalınıp hemşire geldi.
“Nasılsınız?”
“İyiyim hemşire hanım.Ne zaman çıkabilirim acaba hastaneden?”
“Serumunuz bitince çıkabilirsiniz.”demesi ile onu başımla onayladım ve beni izleyen time doğru döndü bakışlarım.Ortamda sessizlik varken hepsinin garipseyici bakışlarına dayanamayıp konuştum.
“Ben Almila bu arada.”ardından hepsi kendini tanıtmaya başladı.
“Ben Sezen.”
“Hakan.”
“Ben zafer.”
“Ben Demir.”
“Ben metehan.”hepsini başımla onayladım ve konuştum.
“Memnun oldum.”bu sefer onlarında beni başıyla onaylaması ile serumum bitti ve hastaneden çıktık.Hastanenin bahçesine çıkarken bora yanıma gelip konuştu.
“Almila?İyisin değil mi?”
“İyiyim işte Bora.”
“Bak o gün o adamın söylediği o ailenle olan meseleyi kafana takma.Tamam mı?İkimizinde ailesi olmayabilir.Ama biz birbirimize aile oluruz.Hem ben senin abin sayılırım.”yüzümde mahçup bir gülüş ve dolu gözlerimle ona doğru baktım.Sonra ise konuştum.
“Teşekkür ederim bora.Herşey için.”bana samimi bir gülümseme ile karşılık verdi.
Hastanenin bahçesinde vedalaşırken Sezen konuştu.
“Almila biz hafta sonu pikniğe gideceğiz.Bora’nın arkadaşısın ama bu Boranın seni çağırdığını pek sanmıyorum.Sende gelsene bizimle.”
Demesi ile mahcupça baktım yüzlerine.
“Siz tim olarak gideceksiniz.Benim gelmem doğru olmaz.”bunu demem ile birlikte hepsinin itiraz eden sesleri kulağıma ulaştı.Ve Sezen tekrar konuştu.
“Asla kabul etmiyorum.Sende geleceksin.Hem sıkılırım diye düşünme.Ben olacağım, selma abla olacak…Eğer işin yoksa beni kırma lütfen.”demesi ile bora konuştu.
“Evet Almila, gel sende.”onların isteklerine dayanamayıp zorda olsa kabul ettim ve Alparslan ile birlikte arabaya bindik.Yoldayken Alparslan konuştu.
“İyi misiniz savcı hanım?”dedi bana dönerek güzel bir sırıtışla.O sırada benim gözlerim ise gülünce yanağında oluşan minik gamzede takılı kalmıştı.Gamzesi gerçekten çok çekici görünüyordu.Gamzesine bakmayı kesip kendimi toparladım ve konuştum.
“İyiyim ukala bey.”dedim ve yola odaklanmaya çalıştım.
Kısa süre sonra eve varınca aklımdaki düşünceleri susturmaya çalışsam da pek başaramadım ve kendimi uykuya bırakmaya çalıştım.
Aklımda bir sürü soru vardı.Mesela annem ve babam kimdi?Neden beni bırakmışlardı?Veya defterde üç gün sonra işaretlenmiş olan tarih neden işaretlenmişti?Ve ben gerçekten tüm bu soruların arasında bazan kayboluyor ve korkuyordum.
Alparslan’ın dışarıda nöbet tuttuğunu bilmek garip bir şekilde kendimi iyi hissettiriyordu.
Bölüm etkileşimi
