3. bölüm / 51
Arayış3. Bölüm/Ukala bey?
Bölümler 51Şu an: 3. Bölüm/Ukala bey?
- 1 1. Bölüm/Başlangıç414 kelime
- 2 2. Bölüm/Dava796 kelime
- 3 3. Bölüm/Ukala bey?1.111 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Karakterler87 kelime
- 5 4. Bölüm/Benimle alakası ne?706 kelime
- 6 5. Bölüm/İntikam977 kelime
- 7 6. Bölüm/Ne dedin sen?!1.049 kelime
- 8 7. Bölüm/Ben Almila948 kelime
- 9 8. Bölüm/Piknik1.251 kelime
- 10 9. Bölüm/Kızım843 kelime
- 11 10. Bölüm/Baskın933 kelime
- 12 11. Bölüm/Mahkeme693 kelime
- 13 12. Bölüm/Yemek678 kelime
- 14 13. Bölüm/Ne?572 kelime
- 15 14. Bölüm/Kabul ediyorum.649 kelime
- 16 15. Bölüm/Tektaş yüzüğe gerek yok746 kelime
- 17 16. Bölüm/Maşallah almilaya.693 kelime
- 18 17. Bölüm/Hazırlıklar668 kelime
- 19 18. Bölüm/Müstakbel eşim715 kelime
- 20 19. Bölüm/Damat bey, gelini öpebilirsiniz…962 kelime
- 21 20. Bölüm/Belkide sen kaptırırsın kendini bana701 kelime
- 22 21. Bölüm/Kim beğenmez?702 kelime
- 23 22. Bölüm/Ortak?519 kelime
- 24 23. Bölüm/Senden korkulur.608 kelime
- 25 24. Bölüm/Ufacık bir sıyrık753 kelime
- 26 25. Bölüm/Sağ salim gelin.688 kelime
- 27 26. Bölüm/Tesadüf değil, kader…1.113 kelime
- 28 27. Bölüm/Nil’im987 kelime
- 29 28. Bölüm/Darısı başımıza921 kelime
- 30 29. Bölüm/Ay seni çıtır, çıtır yemeli1.025 kelime
- 31 30. Bölüm/Herşeyim olur musun Nil?1.275 kelime
- 32 31. Bölüm/Herşeyin olurum Alp.1.097 kelime
- 33 32. Bölüm/Anne mi?914 kelime
- 34 33. Bölüm/Dilerim ki…1.099 kelime
- 35 34. Bölüm/Çok özledim seni568 kelime
- 36 35. Bölüm/Seven sevdiğine benzer879 kelime
- 37 36. Bölüm/Aile yemeği767 kelime
- 38 37. Bölüm/6. Ay910 kelime
- 39 38. Bölüm/Cinayet923 kelime
- 40 39. Bölüm/Katil709 kelime
- 41 40. Bölüm/Ben onsuz ne yaparım?679 kelime
- 42 41. Bölüm/Nil…908 kelime
- 43 Duyuru!74 kelime
- 44 42. Bölüm/Baba oluyorsun!1.073 kelime
- 45 43. Bölüm/Miniminnacık bir bebek1.164 kelime
- 46 44. Bölüm/Sen aşeriyor musun?948 kelime
- 47 45. Bölüm/Daha ne isterdik?767 kelime
- 48 46. Bölüm/Tüm çiftler955 kelime
- 49 47. Bölüm/Nil’e, kızıma birşey mi oldu?1.037 kelime
- 50 48. Bölüm/Bu kız bana mı benzeyecek?944 kelime
- 51 49. Bölüm/Ne olsun kızımızın adı?737 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tehtid edilmemin ertesi günüydü.Ve ben davayı bırakmak yerine aksine davaya daha fazla yoğunlaşacaktım.Bora zaten görevdeydi.Bu yüzden görüşecek kimse de yokken bu davayı bitirmek istiyordum.
Sabah hemen kalktım ve hızlıca kahvaltımı yaptım.Üzerimi hızlıca giyindim ve evden çıktım.Bugün Davut beyin ders verdiği kurs çalışanları ve kurs müdürü sorgulanacaktı.Öğrencilerine de üstü kapalı birkaç soru soracaktım.
Hızlıca Davut beyin ders verdiği yere geldim.Komiser de sorguda yanımda olacaktı.Ben kursa vardığımda o da orda olduğu için yanına gittim ve konuştum.
“Günaydın komiser.”hızlıca doğruldu ve konuştu.
“Günaydın sayın savcım.Buyrun içeri geçelim.”dedi kursun kapısını işaret ederken.Hızla içeri girdik.İlk önce kurs müdürü Soner Altun’u sorgulayacaktık.Soner Altun sadece bu kursu değil Türkiye de birçok işyerini işletiyordu.Müdürün odasına gittik ve kapıyı tıklatıp içeri girdik ve ben hemen sorguya başladım.
“Cumhuriyet savcısı Almila Nil Karaca.Kursunuzda ders veren Davut Koca cumartesi günü ölü bulunmuştur.Sizi bu konu hakkında sorgulayacağız.”
Yüzünde bir üzüntü belirdi ardından konuştu.
“Buyrun savcı hanım.”
“Davut beyi en son ne zaman gördünüz?”
“Cumartesi günü aynı saatte ders vermek için geldi o zaman gördüm.Sonrasında hiç görmedim.”o cevap veriyordu fakat benim gözlerim ceketinin altından küçük bir kısmı görünen dövmede kalmıştı.Nereye baktığımı anlamış olacakki hızlıca ceketiyle tüm dövmeyi kapattı.
“Saat kaç gibi çıktı Davut bey?”
“Saat 5 gibi çıktı o gün buradan.”
“Peki dikkatinizi çeken herhangi birşey oldu mu?”
“Hayır her zamanki gibi normaldi.”
Sorularım bittikten sonra teşekkür edip odadan çıktım.Fakat hepsi aynı şeyi söylüyordu.Şüpheli biri veya birşey henüz yoktu.Nasıl olurdu böyle bişiy?Koskoca iki kurşun yarası ile öldürülmüş adam.Hiçbir iz nasıl kalmayabilir?Ama hissediyorum.Bu cinayetin ucu daha büyük birşeye dayanıyor.Aklıma gelen fikirle komisere doğru döndüm;
“Komiser, elinin üzerinde yılan dövmesi olan herkesi bana bulmanı istiyorum.”
“Tamamdır savcım.”dedi.Bende hızlıca çıkışa doğru ilerledim.
Hızlıca kurstan çıktım ve adliyeye doğru yol aldım.Adliyeye vardığımda hızlıca odama çıktım.Fakat adliyeye bana gelen bir zarf görmem ile kaşlarım çatıldı.Masama oturup zarfı açtım ve okumaya başladım.
~Sen bizi dinlemedin savcı.Bundan sonra olacak herşeyin sorumlusu da sensin.~
Gördüğüm yazı kanımı dondururken yerimde kalakalmıştım.Benim vazgeçmeyeceğimi anlamışlardı.Tamam da bunlar nasıl öğrendiler benim bu davaya baktığımı?Adliyedekiler ve ben dışında nerdeyse kimse bilmiyordu.
Hızla başsavcının odasına gittim ve durumu anlattım.Savcı benim için koruma ayarlandığını ve yarın görev yapacaklarını söyledi.Bu zarfı bırakan kişiyide adliyenin kamera kayıtlarından arıyorduk.Bugünlük işim bittiği için hızla evime doğru yol aldım.Eve gelir gelmez kendime bir kahve yaptım.Biraz kitap okudum ve kendimi uykuya bıraktım.
Sabah odamın camından vuran güneş ışığı ile uyandım.Hızla elimi yüzümü yıkadıktan sonra kahvaltı hazırlamaya başladım.Aslında kahvaltı yapmayı pek sevmem fakat yinede kahvaltı yapmazsam gün içinde çok acıktığım için her sabah kahvaltı yapardım.Kahvaltımı yaptıktan sonra üzerime beyaz bol kumaş pantolon ve kahverengi bluz giydim ve evden çıktım.Korumam akşamüstü göreve başlayacaktı.
Arabama bindim ve direk radyoyu açtım.Şarkı dinlemek kendimi bildim bileli iyi hissetmemi sağlardı.
Arabamı her zaman olduğu gibi kullanıyordum.Ne hızlı ne yavaş.Fakat sonra uzun ve bir o kadar da dik olan bir yokuşa girmem ile arabamda farklı şeyler olmaya başladı.İlk önce çok hızlandı.Frene tüm gücümle bastım fakat frenler tutmuyordu.Evet frenler tutmuyordu.Arabamın hiçbirşeyi yoktu ne olmuştu birdenbire böyle?
Tüm gücümle freni zorlarken frenin tutmaması ile bedenimi büyük bir korku kapladı.Ardından önüme çıkan araba ile derin nefes aldım ve kırmızı ışıkta durmuş arabaya son anda hamle yaparak biraz çarptım.Biraz çarptım.Azıcık.Biraz büyük çarpmış olabilirdim fakat en azından durabilmiştim.Allahtan etraf sakindi ve çok kalabalık değildi.Yoksa ben asla bu kadar küçük bir şekilde atlatmazdım.
Çarpmanın etkisiyle kafam direksiyona büyük bir şiddetle çarparken kafamdan kanlar aktığını hissetmek zor diğildi.
Çarptığım arabadan uzun boylu, kumral, açık kahverengi gözlü ve şimdi hakkını yemiyim yakışıklılığı ile göz kamaştıran cinsten bir adam inmesiyle yavaş adımlarla arabadan bende indim.Arabadan indiğim gibi konuştum.
“Ben çok özür dilerim.”dedim mahcup bir ifadeyle.Adam ifadesizce baktı bana.
“Hanımefendi kusura bakmayın ama ehliyetinizi bakkaldan mı aldınız?”dedi bana bir adım atarken.
“Pardon?”dedim bende ona doğru iki adım atarken.
Bir dakika.Şuan çok yakınız.Ay kalbim hızlanmaya başladı.Kendine gel Almila.
“Ne pardon?Ciddi soruyorum.”dedi adam.Ben altta kalamazdım.Hemen cevap verdim.
“Hayır beyefendi.Siz ehliyetinizi nereden aldıysanız bende oradan aldım.”
“Bakın küstah hanım.Arabamın haline bakın.Sizce bu normal bir ehliyeti olan bir kişinin eseri olabilir mi?”işaret parmağım ile kendimi gösterdim ve konuştum.
“Ben mi küstahım?Hiç güleceğim yoktu ukala bey.Arabanızın masrafını ben karşılarım.Siz merak etmeyin.”tekrar konuşacaktı ki işaret parmağım ile sus işareti yaptım ve konuştum.
“Şimdi susabilirsiniz.”
O sırada çarptığım arabanın ön kapısının açılmasıyla inen kişi ile şok oldum.
“Almila?”
“Bora?”dememle bora hemen yanıma geldi ve konuştu.
“İyi misin Almila?Neden öyle kullandın arabayı?”
“Bilmiyorum.Bora bilmiyorum.Frenler bir anda tutmamaya başladı.”demem ile ukala beyin konuşması bir oldu.
“Ya da belki de küstah hanım ehliyetini bakkaldan aldığı için öyle kullanmıştır arabayı.”demesiyle son derece öldürücü bakışlarımı takınıp ona döndüm ve Bora’ya ithafen konuştum.
“Boracım şu ukala arkadaşına söyle benim hakkımda yorum yapmasın.”
Bora bizden bezmiş gibi bir bakış atıp olayı dağıtmak için bana ithafen konuştu.
“Bu benim komutanım ve aynı zamanda en yakın arkadaşım kıdemli üsteğmen Alparslan Yüce.”demesiyle ben de kendimi açıklamak zorunda hissederek konuştum.
“Cumhuriyet savcısı Almila Nil Karaca.Hiç memnun olmadım.”dedim.Ukala beyefendi afallarken bende arabamın yanına gittim ve arabamı inceledim.Onun arabası benimkinden daha beter haldeydi.Ah Almila ah.
Onlar da peşimden geldi ve arabayı incelerken sileceklerde gözüme çarpan notla hızlıca notu elime aldım.Notu açıp okumamla kanım dondu resmen.Bilerek yapılmıştı.Benim canıma kastetmişlerdi.Beni bu davaya baktığım için öldüremeye çalışmışlardı.
Bunu farkeden bora elimden hızla notu aldı ve dışından okudu.
“Yola çıkmadan frenleri kontrol etmeyi unutma sayın savcım.Bu davayı bırak demiştik.”diye notu okuduktan sonra benim yüzüme baktı.Endişeyle konuşma sırası bu kez ukala beyefendideydi.
“Nasıl yani?Bilerek mi yapılmış?Kasıtlı olarak.Kim yapar?”sen niye bu kadar endişelendin ukala bey?
“Bilmiyorum.Bilmiyorum ben hiçbişey bilmiyorum.”dedim bezmiş bir ifade ile.
“Ne zamandan beri tehtid ediliyorsun?”
“İki gündür.”diye cevap verdim Bora’ya.
“Sen iki gündür tehtid ediliyorsun ve bana hiçbirşey söylemedin mi Almila.Yazıklar olsun..Ama neden?”diye sordu sitemle karışık bir endişeyle Bora.
“Bizi çekemeyenler, fişimizi çekmeye çalışıyor diyelim.”dedim bilmiş bir ifade ile.Ardından ukala bey konuştu.
“Rahatlığa bak.Sanki tedtid edilen sen değilsin.”
“İlk defa tehtid edilmiyorum rahat ol.”dedim yine bilmiş bir ifade ile.
Ardından Bora’ya dönüp konuştum.
“O zaman hemen çekici çağıralım işe geç kaldım.Başsavcıyı aramam gerekiyor zaten.”dedim ve başsavcımı aradım.
Telefon hemen açıldı.
“Buyurun Almila savcım.”
“Merhaba başsavcım.Ben adliyeye gelirken frenler tutmadı.Ve bu kasıtlı bir şey…Birileri arabamın frenleriyle oynamış başsavcım.Bende bir arabaya çarptım.”
“Nasıl olur böyle birşey.Bir savcının canına kastetmek.Çok büyük bir suç.Bu davayı elinizden alıyorum savcım.Başınız daha büyük dertlere girecek.”
“Ama savcım, ben sizi bilginiz olsun diye aradım ve ben bu davanın hala benim olmasını istiyorum.Üstelik başkasına davayı versek bile benim elimde bilgiler olduğu için hem benim hayatım hemde diğer savcıların hayatı tehlikeye girer.”
“Haklısınız savcım.Yanınıza iki tane koruma ayarlayacağım.Eğer ki tekrar bu tarz bir olay ile karşılaşırsak davayı elinizden direkt alırım.”
“Tamamdır başsavcım.İyi günler.”dedim ve telefonu kapattım.O sırada Bora çekiciyi aramıştı.Çekicinin gelmesini bekliyorduk şu an.
Benim ise aklımda birçok soru vardı.Bu dava neden bu kadar önemliydi ve çözülmemesi gerkiyordu?Bu davada ölen kişinin bulunmaması mı önemliydi, yoksa ortada başka birşey mi vardı?
Tüm bu sorular kafamda dolaşırken aniden deyduğum mermi sesleri, vücuduma dolanan ve beni direkt arabanın arkasına saklayan bir ukala ile belimdeki silaha uzanışım bir oldu.
Bölüm etkileşimi
