19. bölüm · Arayış
18. Bölüm/Müstakbel eşim
Sabah yine erkenden uyanmıştım.Selin ile güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra birlikte mutfağı toplamıştık.Sonrasında ben üzerime askılı bir badi ve bir pantolon giydikten sonra çantamı da yanıma alıp evden çıkmıştım.Çünkü görevin ayrıntılarını bugün adliyede başsavcım ile konuşacaktık.Selin ise ben gelene kadar evde bekleyecekti.Ben eve geldiğimde birlikte evden çıkıp dolaşacaktık.
Evden çıkmam ile Alparslan’ın arabasını kapımda görmem ile şok olmuştum.Sözleştiğimiz saate az kalmıştı.O da bu saate göre beni almaya gelmişti.Yani hiç beklemiyordum.Ama yaptığı hareket çok özel ve düşünceli bir hareketti.
Ay yerim seni be adam!
Sus iç ses.
Onun arabasına doğru ilerlerken o da camını açtı ve konuştu.
“Günaydın küstah hanım.”
“Günaydın ukala bey.”demem ile ön koltuğun kapısını açıp koltuğa oturdum.
“Küstah hanım mı yoksa müstakbel eşim mi demeliyim?”dedi muzipçe gülümseyerek.Onun sorusuna karşılık bende gülümsedim ve konuştum.
“Sanırım benimde müstakbel eşim demem gerekecek.”benim sözlerim ile o da gülümserken yola çıktık.
Yolda ilerlerken onun gözleri kolumda küçük sayılarla yazan ‘17.01.1999’ dövmeme takıldı.Bu dövmeyi üniversitede yaptırmıştım ve hiç te pişmen değildim.Bu dövme benim yol göstericimdi.
Dövmemi incelemiş olmasına rağmen birşey söylemedi.Kısa süre sonra adliyeye vardığımızda başsavcımın namı diğer müstakbel kayınbabamın odasına Alparslan ile yanyana ilerliyorduk.Koridorlarda ilerlerken bana selam veren insanlara baş selamı ile selam veriyordum.Başsavcımın odasına vardığımızda geldiğimizi haber verdik ve içeri girdik.
“Hoşgeldiniz çocuklar.”dedi başsavcım.
“Hoşbulduk baba.”diye karşılık verdi Alparslan.
Onun masasının önündeki koltuklara oturduğumuzda başsavcım konuştu.
“Zaman kaybetmeden konuya gireceğim çocuklar.”dedikten sonra Alparslan’a baktı ve devam etti.
“Sen Alparslan; Takma adın, Kuzey Doğan.Büyük bir şirketiniz var.Eşin ile de Fatih’in oteline tatile gittiniz.”Arsından bana döndü ve konuştu.
“Sen Almila; Takma adın İlay Doğan.Kuzeyin eşisin.Aynı şekilde eşin ile Fatih’in oteline tatile gittiniz.”ardından ikimize de sırayla baktı ve tekrar konuştu.
“Fatih’in gizli planlarını, yaptıklarını herşeyi istiyorum çocuklar.Gideceğiniz otelde Fatih’in bir çalışma odası var orada çoğu şeyi bulabileceğinizi düşünüyorum.Fakat oda çok sıkı korunuyor bu yüzden dikkatli olun.Ayrıca otelde bir eğlence tarzında birşey düzenlenecek.Katılacak birçok kişinin de bu kirli işlerin içinde olduğunu düşünüyorum.Bu etkinliğe de katılmanız gerekecek.”
Konuşmalarımız bittikten sonra odadan çıktık.Yanyana adliye koridorlarında yürürken o konuştu.
“Seni eve bırakayım müstakbel eşim.”göz devirerek baktım ona.Ardından yapmacık bir şekilde konuştum.
“Tamam müstakbel eşim.”dedikten sonra adliyenin bahçesindeki Alparslan’ın arabasına bindik ve yola devam ettik.
Eve varınca ona döndüm ve onun taklidini yaparak konuştum.
“Teşekkürler müstakbel eşim.”
“Ne demek Nil hanım.Her zaman emrinize amadeyim.”bakışmamızı kestikten sonra arkamı döndüm ve yüzümde saçma bir gülümseme ile evime ilerledim.
Kapıyı çaldığımda Selin elinde rimeli ile karşımdaydı.Ayaklarında kendi evinden getirdiği beyaz ve simli tüylü terlikleri, yüzü bir ressamın elinden çıkmış gibi makyajlı karşımda duruyordu.
“Hoşgeldin cano.Neber?”dedikten sonra arkasını döndükten sonra banyoya doğru ilerledi.E makyajı yarım kalmıştı tabi.Bende peşinden ilerlerken konuştum.
“Hoşbuldum.İyiyim canım sen nasılsın?”kafasını banyodan çıkardı ve konuştu.
“İyi ol tabi sabah sabah iki gün sonraki kocanla buluştun.Arkadaşını sattın.Öyle olsun.”
“Ne satması canım ya?!”diyerek yanına gittim ve selinin bana asla kıyamadığı o bakışı ona atmamla üzüntüyle kasılan yüzü gevşedi.
“Öff şöyle bakma ya.Hemen affediyorum seni.”yüzümde kocaman bir gülüşle salona ilerlerken seslendim.
“Hadi Selin çıkalım hemen gezelim.”dedikten sonra telefonumla biraz uğraştıktan sonra Selin ile dışarı çıkmıştık.Sezeni de çağırmıştım çünkü çok iyi bir üçlü olacağımızı biliyordum.
Selin ile sezeni almak için sezenin evinin önünde biraz bekledikten sonra Sezen geldi.Selin hemen sezene elini uzattı ve konuştu.
“Merhaba ben Selin.Almilanın arkadaşı.”
“Memnun oldum Selin ben de Sezen.”onların selamlaşması bittikten sonra Diyarbakır’da bulunan; Dar sokakları, tarihi taş evleri ile ünlü olan Suriçi adı verilen bir yere geldik.
Kuzularla hiç eğlenmediğim kadar eğlenip güzelce gezdikten sonra bir kafeye oturduk.Ardından Sezen konuştu.
“Almila ben sana kaç kez dedim Alparslan komutanımla çok yakışıyorsunuz diye.Hep inkar ettin.Şimdi evleniyorsun bi açıklama bekliyoruz.”boğazımı temizleyip son günlerde en çok söylediğim yalanı yine söylemeye başladım.
“Biz Alparslan’la internetten tanıştık.Sınrasında benim buraya gelmem ile her şey ani gelişti.”dememle Selin lafa atladı.
“Valla ben her zaman yanındayım biriyle konuştuğunu falan hiç söylemedi.Sır küpü gibi maşallah.”seline en iyi yaptığım şeyi, göz devirmeyi yaptıktan sonra sezene döndüm.Ona dönmem ile Sezen konuştu.
“Ama ben anlamıştım.Hatta ilk günden bunlar tanışmıyorlarsa bile aralarında birşey olacak demiştim ki daha iki aya kalmadan düğünlerini yapıyoruz.”dedikten sonra elini kulağına götürdü ve masaya vurdu.Şuan kendimi çeşit çeşit yemeklerin olduğu bir mahalle gününde gibi hissediyordum.Selin ve sezende oradaki dedikodu tayfası.
Kafeden çıkıp eve doğru yola çıktık.İlk önce selini eve bıraktıktan sonra Selin ile benim evime gittik.Eve varmamız ile üzerimize rahat kıyafetlerimizi giyip selinin ısrarı üzerine biraz daha oturduk.Otururkende selinle böyle oturmaya ne kadar özlediğimi farkettim.
Saatin geç olması ile ikimizde uyumak için odalarımıza gittik.Ve ben evimde son gecelerimde hiç olmadığı kadar huzurla uyumaya çalıştım.
