38. bölüm / 51
Arayış37. Bölüm/6. Ay
Bölümler 51Şu an: 37. Bölüm/6. Ay
- 1 1. Bölüm/Başlangıç414 kelime
- 2 2. Bölüm/Dava796 kelime
- 3 3. Bölüm/Ukala bey?1.111 kelime
- 4 Karakterler87 kelime
- 5 4. Bölüm/Benimle alakası ne?706 kelime
- 6 5. Bölüm/İntikam977 kelime
- 7 6. Bölüm/Ne dedin sen?!1.049 kelime
- 8 7. Bölüm/Ben Almila948 kelime
- 9 8. Bölüm/Piknik1.251 kelime
- 10 9. Bölüm/Kızım843 kelime
- 11 10. Bölüm/Baskın933 kelime
- 12 11. Bölüm/Mahkeme693 kelime
- 13 12. Bölüm/Yemek678 kelime
- 14 13. Bölüm/Ne?572 kelime
- 15 14. Bölüm/Kabul ediyorum.649 kelime
- 16 15. Bölüm/Tektaş yüzüğe gerek yok746 kelime
- 17 16. Bölüm/Maşallah almilaya.693 kelime
- 18 17. Bölüm/Hazırlıklar668 kelime
- 19 18. Bölüm/Müstakbel eşim715 kelime
- 20 19. Bölüm/Damat bey, gelini öpebilirsiniz…962 kelime
- 21 20. Bölüm/Belkide sen kaptırırsın kendini bana701 kelime
- 22 21. Bölüm/Kim beğenmez?702 kelime
- 23 22. Bölüm/Ortak?519 kelime
- 24 23. Bölüm/Senden korkulur.608 kelime
- 25 24. Bölüm/Ufacık bir sıyrık753 kelime
- 26 25. Bölüm/Sağ salim gelin.688 kelime
- 27 26. Bölüm/Tesadüf değil, kader…1.113 kelime
- 28 27. Bölüm/Nil’im987 kelime
- 29 28. Bölüm/Darısı başımıza921 kelime
- 30 29. Bölüm/Ay seni çıtır, çıtır yemeli1.025 kelime
- 31 30. Bölüm/Herşeyim olur musun Nil?1.275 kelime
- 32 31. Bölüm/Herşeyin olurum Alp.1.097 kelime
- 33 32. Bölüm/Anne mi?914 kelime
- 34 33. Bölüm/Dilerim ki…1.099 kelime
- 35 34. Bölüm/Çok özledim seni568 kelime
- 36 35. Bölüm/Seven sevdiğine benzer879 kelime
- 37 36. Bölüm/Aile yemeği767 kelime
- 38 37. Bölüm/6. Ay910 kelime · Okuduğun bölüm
- 39 38. Bölüm/Cinayet923 kelime
- 40 39. Bölüm/Katil709 kelime
- 41 40. Bölüm/Ben onsuz ne yaparım?679 kelime
- 42 41. Bölüm/Nil…908 kelime
- 43 Duyuru!74 kelime
- 44 42. Bölüm/Baba oluyorsun!1.073 kelime
- 45 43. Bölüm/Miniminnacık bir bebek1.164 kelime
- 46 44. Bölüm/Sen aşeriyor musun?948 kelime
- 47 45. Bölüm/Daha ne isterdik?767 kelime
- 48 46. Bölüm/Tüm çiftler955 kelime
- 49 47. Bölüm/Nil’e, kızıma birşey mi oldu?1.037 kelime
- 50 48. Bölüm/Bu kız bana mı benzeyecek?944 kelime
- 51 49. Bölüm/Ne olsun kızımızın adı?737 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
1 ay sonra,
Bugün Alparslan ile evliliğimizin 6. Ayıydı.Normalde anlaşmamızda bugün boşanmamız gerekiyordu ancak işler hiç beklediğiniz gibi gitmemişti.Biz birbirimize aşık olmuştuk ve şuanda masallardakinden daha güzel bir aşk yaşıyorduk.
Sabah ikimizde hiçbirşey söylemesekte bende o da bugünü hatırlıyorduk.Ben Alparslan’a hediye olarak bir saat almıştım.Ona yakışacağını düşündüğüm bir saat.Şimdi ise Alparslan’ın attığı bir konuma doğru ilerliyordum.
Konum Diyarbakır’ın en güzel yerlerinden biri olan On Gözlü Köprünün oralarda biryeri gösteriyordu.Oraya doğru ilerlerken bir araba ışığı görmemle o tarafa doğru ilerledim.
Araba ışığının aydınlattığı yere baktığımda Alparslan bize çok güzel bir masa kurmuş, aydınlatmalar takmış, bizim için ışıl ışıl bir ortam yaratmıştı.Hemen gölün yanında mükemmel bir sofra…Sen en ara bu kadar romantik oldun be adam!
Artık Ekim ayında olmamızdan ötürü üzerime ceketimi alarak arabadan indim.Hediyemi arkama sakladım.Arabadan iner inmez Alparslan’ın gözleri beni bulurken ben hemen yanına gidip kollarımı ona sardım.Onun kolları da beni sararken başımı onun boynuna gömdüm.Başımı kaldırıp etrafıma baktığımda ismini oldukça uzatarak konuştum.
“Alp, çok güzel olmuş burası.”
Alparslan hemen ellerini yanaklarıma koydu.İki yanağımı da okşadı.
“Beğendin mi güzelim?”
“Beğenmek ne kelime bayıldım.”
Elimi tuttu ve hazırladığı masadaki sandalyeyi çekip beni oraya oturttu.Sonra kendisi de yerine geçti.Birlikte yemek yemeye başladık.
“Düşünsene, bundan altı ay önce biz bugün boşanmak için sözleşmiştik.Ama şuan ki halimize bak.”sözlerimle bana döndü.
“Hayat şaşırtır karıcım, ama bugünlere geleceğimiz benim hiç aklımdan geçmezdi.”
“Benimde.Hele ki ilk tanıştığımızda.O kadar sinir olmuştum ki sana.”
“Ben ne yapmışım sanki seni sinirlendirecek?”
“O sırıta sırıta konuşmaların, küstah hanım demen beni deli ediyordu.”
Arsızca sırıtarak bana yaklaştı.
“Söylesene.Sanki şimdi de deli olmuyor musun kocana, sevgilim?”
Yanaklarımın kızardığını hissetsemde aldırmadım.
“Kendine çok güveniyorsun kocacım.”
“Bence haklı yere güveniyorum karıcım.Ancak hâlâ sorumun cevabını alamadım.”
Derin bir nefes aldım.
“Doğru hâlâ beni deli ediyorsun.”
İstediği cevabı almış olmalı ki sırıtarak önüne döndü.Ardından tekrar bana bakarak konuştu.
“İtiraf edeceğim.Sende beni deli ediyorsun güzelim.”
Benimde yüzümde bir gülümseme oluştuktan sonra önüme döndüm.
Yemeğimiz bittikten sonra göle doğru bakan iki pufa oturduk.Puflarımız dip dibeydi.Bizde bu yüzden oldukça yakındık.Benim başım onun omzundayken onun başı benim başımın üzerindeydi.Sonra benim aklıma gelen fikirle ayağa kalktım.Masaya gidip hediyemi aldım.Benim hediyemi aldığımı gören Alparslan’da kabanının cebinden bir kutu çıkardı.
Ben hediyemi alıp pufun önüne gelince o da ayağa kalktı.İlk önce ben hediyemi uzattıktan sonra eline aldı.Yüzünde güzel, kocaman bir gülüş vardı.
“Teşekkür ederim güzelim.Ama ne gerek vardı?Hem en güzel hediyem sensin.”
Sözleri karşısında eriyip biterken o hediyesini açtı.Hediyesini gördüğünde kocaman gülümseyip bana baktı.Bana sarılıp şakağımı öptü.
“Beğendin mi hediyeni?”
“Çok beğendim yavrum.Çok teşekkür ederim.”
Ardından o da benim hediyemi bana uzattı.Hediyemi açtığımda gold, zarif, hoş bri kolye karşıladı beni.Kolye kutulu bir kolyeydi ve elmas detaylıydı.Benim tarzımı öğrenmişti.
“Alp, bu çok güzel.Çok teşekkür ederim sevgilim.”
Parmak uçlarıma basıp dudaklarımı dudaklarına bastırdım.O da bana karşılık verince dudaklarımız uyumlu bir şekilde dans ederken o ellerini benim belime koydu.Ardından beni kendine çekip kendisi pufa otururken beni de bacağına oturttu.
“Çok baştan çıkartıcısın yavrum.”
Kulağıma söyledikleri ile gülümsedim.Ardından Alparslan’ın tekrar dudaklarına yapıştım.Alparslan hızla bana karşılık verdi.Dudaklarımı sert ve korumacı öpüyordu.Elleri her yerimde geziniyordu.En sonunda elleri saçlarıma geldi.Saçlarımı okşuyor, saçlarımla oynuyordu.
Benim ellerimde onun ensesinde, sırtında, omuzlarında dolanıyordu.Dudaklarımız ayrıldığında alnını alnıma yasladı.Gözlerinin rengi koyulaşmıştı ve gözlerime öyle derin bakıyordu ki kalbim dört nala koşuyordu.
Ellerim onun tişörtünün altından karın kaslarına dokunuyordu.Bu onun bedenini daha çok gerdi.Benim ise yüzümde güzel bir sırıtış vardı.
Ardından onun dudakları benim yanaklarımda, boynumda, dudaklarımda, gömleğimin açık bıraktığı gerdanımda gezinmeye başladı.Bir eli kalçamda, diğer eli ise saçlarımdaydı.
~~~~
Eve geldiğimizde ikimizde ceketlerimizi kapının yanındaki askıya astıktan sonra beni kendine çekti ve dudaklarımı özlem, hasret, arzu ile öpmeye başladı.Elleri kalçamdayken benim ellerim onun saçlarında, ensesinde dolaşıyordu.Dudaklarıma yaptığı sert hamlelerden dolayı tırnaklarım derisine batarken adımlarımız ritim ile yatak odamıza ilerliyordu.İkimizde etrafımıza dahi bakmadan sadece öpüşerek odamıza ilerliyorduk.
Odamıza geldiğimizde beni yatağa yatırdıktan sonra üzerimdeki gömleğin düğmelerini açmaya başladı.Bende onun kemerini çözmeye çalışıyordum.Benim gömleğimin tüm düğmelerini çözdükten sonra gömleği üzerimden çıkardı.O da üzerindeki tişörtü çıkardıktan sonra vücudumun her yerimi öpmeye başladı.Gerdanımı öpüyor, emiyordu.Bu hareketleri onu asla doyurmuyordu.Onun bu halleri ise benim inlemelerimi arttırıyordu.
Tüm kıyafetlerimi çıkardıktan sonra o da kendi kıyafetlerini çıkarttı.Dudakları bedeniminin her yerinde dolanıyordu.Benim ellerimde onun teninde, karın kaslarında, omuzlarında, saçlarında her yerinde dolanıyor, asla durmuyordu.
Onun eli göğüslerimle oynarken, aynı zamanda tenime değen sertliği arzumu arttırıyordu.Sertliği kasıklarıma, hatta vajinama değdiğinde dudaklarımdan bir inleme koptu.
Tüm gece boyunca ben onun olurken, o da benim olmuştu.Her hücremiz birleşmişti.
Ancak ben bundan pişman mıydım?Asla.Pişman olur muydum?Hayır.
Sabah olduğunda benim başım Alparslan’ın göğsündeydi.Onun kolları da beni sarmıştı.Yataktan kalkıp lavaboya ilerledim.Hızlı bir duş aldım.Ardından mutfağa gittim.İkimize de kahvaltı hazırladım.Bahçeye masa kurdum.Ardından Alparslan ıslak saçları, üzerinde sıfırmış tişörtü ve altında şortu ile bahçeye giriş yaptı.
“Günaydınn.”
Benim neşem ile gülümsedi.Ardından o da neşeli bir şekilde konuştu.
“Günüm aydı güzelim.”
Şakağıma öpücük kondurduktan sonra ikimizde yerlerimize oturduk.
“Döktürmüşsünüz yine savcı hanım.”
“E olacak o kadar.”
“Hepsi tek kelime ile muhteşem görünüyor.”
Gülümsedim.Ardından konuştum.
“Kaçta gideceksin işe?”
“Kahvaltıdan sonra çıkacağım yavrum.”
“Bende o zaman çıkacağım.”
“Nil bugün sınır bölgesinde keşif, denetim tarzında birşey olacak.Ulaşamazsan endişelenme.Zaten birkaç saat sürer.”
“Tamam.Ama işin biter bitmez ara beni.Aklım kalmasın.”
“Ararım yavrum.”
Kahvaltımız bittiğinde hızlıca mutfağı topladık.Üzerime koyu kahverengi bir gömlek ve krem bir kumaş pantolon giydim.Kabanımı ve çantamı da alıp üniformasının altını giymiş üstünü giymemiş kocamın yanına yaklaşıp yanağına bir öpücük kondurdum.Arkası dönük olan Alparslan’ın beline arkasından sarıldım.Onun eli de benim onun vicudunda kenetlenmiş elime kondu.Elimi okşadıktan sonra ben konuştum.
“Ben çıkıyorum kocacığım.”
Bana önünü döndü.Ardından dudağıma minik bir öpücük kondurdu.
“Görüşürüz yavrum.”
Evden çıktım.Arabama binip hızla adliyeye geldim.Önemli bir mahkemeyi işim olmadığı için izledim.Ardından birkaç evrakla uğraşırken yanıma yardımcım geldi.
“Savcım bir ceset bulunmuş.”
“Konumu atın, yola çıkıyorum.”
Kabanımı üzerime giydim.Çantamı da yanıma alıp yola çıktım.
Bölüm etkileşimi
