28. bölüm / 51
Arayış27. Bölüm/Nil’im
Bölümler 51Şu an: 27. Bölüm/Nil’im
- 1 1. Bölüm/Başlangıç414 kelime
- 2 2. Bölüm/Dava796 kelime
- 3 3. Bölüm/Ukala bey?1.111 kelime
- 4 Karakterler87 kelime
- 5 4. Bölüm/Benimle alakası ne?706 kelime
- 6 5. Bölüm/İntikam977 kelime
- 7 6. Bölüm/Ne dedin sen?!1.049 kelime
- 8 7. Bölüm/Ben Almila948 kelime
- 9 8. Bölüm/Piknik1.251 kelime
- 10 9. Bölüm/Kızım843 kelime
- 11 10. Bölüm/Baskın933 kelime
- 12 11. Bölüm/Mahkeme693 kelime
- 13 12. Bölüm/Yemek678 kelime
- 14 13. Bölüm/Ne?572 kelime
- 15 14. Bölüm/Kabul ediyorum.649 kelime
- 16 15. Bölüm/Tektaş yüzüğe gerek yok746 kelime
- 17 16. Bölüm/Maşallah almilaya.693 kelime
- 18 17. Bölüm/Hazırlıklar668 kelime
- 19 18. Bölüm/Müstakbel eşim715 kelime
- 20 19. Bölüm/Damat bey, gelini öpebilirsiniz…962 kelime
- 21 20. Bölüm/Belkide sen kaptırırsın kendini bana701 kelime
- 22 21. Bölüm/Kim beğenmez?702 kelime
- 23 22. Bölüm/Ortak?519 kelime
- 24 23. Bölüm/Senden korkulur.608 kelime
- 25 24. Bölüm/Ufacık bir sıyrık753 kelime
- 26 25. Bölüm/Sağ salim gelin.688 kelime
- 27 26. Bölüm/Tesadüf değil, kader…1.113 kelime
- 28 27. Bölüm/Nil’im987 kelime · Okuduğun bölüm
- 29 28. Bölüm/Darısı başımıza921 kelime
- 30 29. Bölüm/Ay seni çıtır, çıtır yemeli1.025 kelime
- 31 30. Bölüm/Herşeyim olur musun Nil?1.275 kelime
- 32 31. Bölüm/Herşeyin olurum Alp.1.097 kelime
- 33 32. Bölüm/Anne mi?914 kelime
- 34 33. Bölüm/Dilerim ki…1.099 kelime
- 35 34. Bölüm/Çok özledim seni568 kelime
- 36 35. Bölüm/Seven sevdiğine benzer879 kelime
- 37 36. Bölüm/Aile yemeği767 kelime
- 38 37. Bölüm/6. Ay910 kelime
- 39 38. Bölüm/Cinayet923 kelime
- 40 39. Bölüm/Katil709 kelime
- 41 40. Bölüm/Ben onsuz ne yaparım?679 kelime
- 42 41. Bölüm/Nil…908 kelime
- 43 Duyuru!74 kelime
- 44 42. Bölüm/Baba oluyorsun!1.073 kelime
- 45 43. Bölüm/Miniminnacık bir bebek1.164 kelime
- 46 44. Bölüm/Sen aşeriyor musun?948 kelime
- 47 45. Bölüm/Daha ne isterdik?767 kelime
- 48 46. Bölüm/Tüm çiftler955 kelime
- 49 47. Bölüm/Nil’e, kızıma birşey mi oldu?1.037 kelime
- 50 48. Bölüm/Bu kız bana mı benzeyecek?944 kelime
- 51 49. Bölüm/Ne olsun kızımızın adı?737 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Alparslan’ın anlatımıyla,
Görevden yeni gelmiştim.Geldiğimde Nil evde değildi.Aslında mesaisi çoktan bitmişti.Ancak evde değildi.Eve gelmem ile telefonumu elime alıp Nil’i aramıştım.Ancak duymamıştı.Bende odama gidip üzerimi değiştirecektim ki Nil’in bana attığı mesajlar tekefonuma yeni düştü.Onları okurken Nil geldi.
Odamdan gülümseyerek çıktım.Nil gelmişti.Nil’im gelmişti.Görevde ne zaman gözlerimi kapatsam onun yüzü gelmişti gözümün önüne.Ne zaman düşünmeye vaktim olsa onu düşünmüştüm.Bu görev benim duygularımı anlamamı sağlamıştı.
Onu görmek için mutlu bir şekilde odadan çıktığımda Nil’i gördüm.Gözleri kıpkırmızı olmuş, yüzü halsizleşmişti.
Kendime hakim olamayıp yanına gittim ve ellerimi yüzünün iki yanına yerleştirdim.Narin yüzünü okşamaya başladım.
Aynı zamanda endişeyle olup biteni anlamaya çalışıyordum.Ama o o kadar bitikti ki dudaklarından tek bir cümle dökülmüştü.
Babammış.Kenan albay babam, yavuz abimmiş.
Onun için o kadar ağır bi cümleydi ki.Ne yaşadıklarını her ayrıntısına kadar bilmesemde biliyordum.Onun için bu cümle çok zordu.
Onu daha fazla zorlamadım.Zaten zorlamaya da gönlüm razı olmazdı.Kollarımı onun yanımda küçük kalan bedenime sardım.
O kadar ihtiyacı vardı ki sevilmeye, o kadar ihtiyacı vardı ki anlaşılmaya…Bende tüm ihtiyacı olduğu duyguları ona yaşatacaktım.
Onun biraz sakinleşmesi ile koltuğa oturttum onu.Bende yanına oturdum.Onun başı göğsümdeydi.Benim kollarım onun bedenini sarmıştı.
Şimdi ise bir elimle saçlarını okşuyor, aynı zamanda o güzel, hoş kokusunu içime çekiyordum.O ben bunları yaparken benim kollarımda uyuya kalmıştı.
Arada bir narince saçlarını öpüyordum.Bana kalsa saçlarına yapışacak, arada değil her daim saçlarını öpecektim.Ancak şuan şartlar bunun için elverişli değildi.
Onun o kadar çok ihtiyacı vardı ki, sevilmeye, sevmeye, anlaşılmaya, incitilmemeye…Çok ihtiyacı var.Evet o çok güçlü.Ancak o narin bedeni artık o kadar yorgun ki taşıdığı yükler ona çok ağır geliyordu.
Bende o yüklerini azaltacaktım.Onu sevecek, belki onun tarafından sevilecek, onu ne olursa olsun anlayacak ve onu asla incitmeyecektim.
Bunun için hiç olmadığım kadar hazırdım.Ben duygularımı çözmüştüm.Nil’e karşı gerçek duygular hissediyordum.Ben Nil’e aşık olmuştum.
Belki o böyle hissetmeyecekti.Bu benim için büyük bir sorundu.Ancak ben bu sorunu kendi içimde çözerdim.Ona yansıtmazdım bu sorunu.
Ben tam anlamıyla hazırdım.Nil’e her konuda destek olmaya, onu asla incitmemeye, onu her daim anlamaya, hatta belki de onun herşeyi olmaya…Çünkü ben onu şimdiden herşeyin yapmıştım.
Hepsine hazırdım.
Almila Nil’in anlatımıyla,
Gözlerim büyük bir halsizlikle açılırken her yerim tutulmuş gibiydi.Başım Alparslan’ın göğsüne yaslanmıştı.Onun kalp atışlarını hissedebiliyordum.Onun kokusunu hissediyordum.
Dün bana benim sakinleştirmek için “Nil’im” demişti.Ben daha önce adımın bu kadar beni huzurlu hissettirdiğini görmemiştim.Sadece o benim adımı söylediğinde içim huzurla doluyordu.Adıma sahiplenici bir ek eklemesi hoşuma gidiyordu.
Alparslan’ında göz kapaklarının yavaşça açılması ile ona döndüm.O beni görür görmez hemen konuştu.
“Nil iyi misin?”
“İyiyim.Seni de alıkoydum böyle.Görevden yeni gelmiştin.Dinlenemedin.”
“Bir daha duymayayım Nil.Ben zaten senin yanında dinlendim.Beni asla alıkoyduğunu düşünme.Sen benim eşimsin.Ben senin her zaman yanında olmalıyım.Bu yüzden her ne zaman kötü birşey olsa bana anlatabilirsin.”
“Sana çok teşekkür ederim alp.İyi ki varsın.”dedim onun boynuna kollarımı sararken.
Benim ona sarılmam ile beklememiş olacak ki o da kollarını bedenime sardı.Şuan kendimi en güvenli limanda hissediyordum.
Sarılmamızın bitmesi ile ikimizde ayaklandık.Ben odama gidip üzerimi değiştirdim.Alpte gidip üzerini gitinmişti.
Odamdan çıkmam ile salona ilerledim.Alparslan giyinmiş beni bekliyordu.
“Bu akşam yakın olduğumuz bir tim ile yemek yiyeceğiz.Sadece bizim tim ve o tim olacak.Sen de gelirsin değil mi?Kafan dağılır biraz.”
“Olur.Gelirim.”
“O zaman şimdi de ben bırakıyorum , akşamda adliyeden ben alıyorum.”
“Tamam.”
Alparslan ile iki aydır evliydik.Neredeyse dört aydır tanışıyorduk.Ama bu kısa zamanda ona o kadar alışmıştım ki.Bu kısa zamanda benim için çok değerli olmuştu.Bazen aniden aklıma geliyordu.Bazen düşüncelerimde beliriyordu.O benim için güzel birşey söylediğinde veya bana yaklaştığında kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu.Neden böyle olduğunu hiç anlamıyordum.
Birlikte güzel bir kahvaltı hazırladık.Kahvaltı masamızı da düzenleyip birlikte kahvaltı yapmaya başladık.
Sonra ben kafam dağılsın diye konuştum.
“Bir daha ki hafta, pazartesi günü adliyede bir davet olacak.Gelecek kişilerin eşleri de gelecek.Gelmek ister misin?”
“Tabi gelmek isterim savcım.O davete sizinle katılmak benim için bir onurdur.”
Sözleri ile yüzümdeki gülümseme daha da büyüdü.Çok güzel sözler söylüyordu.
“Asıl benim için bir onurdur üsteğmenim.”
İkimizde birbirimizin gözlerinin en derinlerine baktık.Sanki ikimizde aynı anda orada kaybolmuştuk.
Kısa bir süre sessizlikten sonra Alparslan konuştu.Konuşurken benim canımı acıtmaktan korkan bir ifadesi vardı yüzünde.
“Nil’im Kenan albaya ne diyeceksin?Onları aile olarak kabul edebilecek misin?”hitabı ile bir süre ona baktım.Şaşırmıştım.Ancak hoşuma da gitmişti.
Sonrasında soruya odaklandım.Derin bir nefes aldım.Bunu bende bilmiyorum.
“Bilmiyorum.Ne yapacağımı hiç bilmiyorum.”
Onun eli benim masanın üzerinde duran, tektaşımın ve alyansımın takılı olduğu elimi tuttu.Nazik hareketleri vardı Alparslan’ın.
“Nil kararın ne olursa olsun hep yanında olacağım.Bunu bil olur mu?”
Mahcupça ve etkilenmişçe baktım yüzüne.Bu adam her geçen gün düşünceleriyle, sözleriyle beni etkiliyordu.
“Teşekkür ederim…”
“Ne için?”
“Beni değerli hissettirdiğin için.”
Bu sözleri söylerken içimde birşey kırıldı sanki.Bu zamana kadar onun dışında kimse beni böyle özel ve değerli hissettirmemişti.
“Sen zaten çok değerlisin Nil.Sen kendi değerinin farkında değilsin sadece.”
İnanmamışçasına baktım yüzüne.
“Hiç öyle bakma.Bunları sadece seni iyi hissettirmek için söylemiyorum.Bunları gerçek olduğu için söylüyorum.”
Alparslan’da benim için değerliydi.O beni bir bakışımdan anlayan az insanlardan bir tanesiydi.Beni gerçekten değerli ve özel hissetttiren insanlardandı o.
Kahvaltımızı yaptıktan sonra adliyeye doğru yola çıktık.
Adliyeye gelmemiz ile yine ve yine miraç savcı adliyenin kapısından bize bakıyordu.Hemde acayip kötü bakışlarla.
“Nil bu adam niye öyle bakıyor?Aranızda bir sorun mu var?”
“Yok, hayır boşver.Bir sorun olursa ben hallederim.”
“Böyle yapma Nil.Ben hallederim deme.Çünkü artık sen benim karımsın, bende senin kocan.Bu yüzden bir sorunun olduğunda ilk bana geleceksin.”
Yüzüne en samimi gülüşümle baktım.Sonra arabadan indim ve adliyeye ilerledim.
“Hoşgeldiniz savcım.”
Cevap vermedim.Gözümde o kadar alçalmıştı ki son sözlerinden sonra.Adam evli olduğumu bile bile bana yürümüştü.
“Cevap vermeyecekmisin almilam.”arkamdan dediği sözleri ile ona döndüm.
Zaten kafam allak bullaktı.İşaret parmağımı ona doğr sallayarak sertçe konuştum.
“Birdaha adımı ağzına almayacaksın!”
“Ne o?Başsavcı kayınbaban olduğu için mi bu kadar güveniyorsun kendine?Tek güvencen bu mu?”
“Bana bak!Bir daha herhangi bir yakınımın adını ağzına alırsan seni çok kötü yaparım.Bir daha da benimle saçma sapan konuşma.”
Arkamı döndüm ve odama ilerledim.Çok sinirlenmiştim.Bir kadına karşı bu şekilde konuşması çok yanlıştı.Geldiğimden beri zaten bu adama kıl oluyordum.Ancak şimdi gözümde küçülüp yerin dibine girmişti.
Miraç savcı ‘Almilam’ demişti.Bende o kadar tiksinme duygusu uyandırmıştı ki bu söz.Adımı sahiplenmişti.
Adımın sahiplenilmesini sadece sevdikerim tarafından yapıldığında seviyordum.Mesela bora, Selin adıma hem sahiplenme eki kullanırdı.Ve bu sevdiklerim tarafından yapıldığı için hoşuma hidiyordu.
Peki Alparslan bana ‘Nil’im’ dediğinde neden hoşuma gitmişti?
Bölüm etkileşimi
