21. bölüm · Arayış
20. Bölüm/Belkide sen kaptırırsın kendini bana
Alparslan ile takı töreni fastına geçtiğimizde tüm gelen misafirler takı takmak için sıraya girmişti.Alparslan ve ben ise köşede bekliyor, her gelip takı takan kişi ile fotoğraf çekiniyorduk.
Tüm misafirler ile fotoğraf çekindikten sonra Selin kendi fotoğraf makinesi ile bizi çekmek istediğini söyledi.Bizde kabul ettik.Ne olacaktı sanki?
Selin elinde fotoğraf makinesi yanında Sezen ve Merve bize doğru bakıyorlardı ardından Selin konuştu.
“Şimdi şöyle bir poz yapacaksınız.Almila sen elini eniştemin yanağına koyacaksın ve birbirinize bakacaksınız tamam mı?”
Alprslana baktığımda o da bana bakıyordu.Gerçekten evlenmiyorduk ama onlar bizi gerçekten evli olarak bildikleri için bozuntuya vermeden fotoğraf çekinmemiz gerekiyordu.
Bir elim Alparslan’ın yanağında, diğer kolum Alparslan’ın omzunda iken, Alparslan ise ellerini belime koymuştu.Gerçekten kalbim duracak gibi atıyordu.
Çektikleri fotoğraf temsili.
“Harika oldu.”dedi Merve büyük bir heyecanla.Ardından Sezen konuştu.
“Şimdi de Almila sen komutanımın kollarına dan ediyormuş gibi eğil, komutanım sizde almilayı belinden tutun.Hadi!”dediğini iç çekerek yapmaya başlamıştık.
Aslında yaptıklarının iyi niyetle olduğunu anlayabiliyordum fakat bu evlilik bizim için gerçek olmadığından bunlara gerek yoktu.
Çektikleri poz temsili.
Dediğini yaptıktan sonra gelin ve damat odasına doğru ilerledik.İçeir girer girmez Alparslan’a baktığımda o da bana bakıyordu.
“Çok gergin bir ortamdı değil mi karıcım?”ciddi mi diye suratına baktım.Ciddiydi.Ne ara alışmıştı bu evliliğe?
“Aynen kocacım.”dedikten sonra damat ve gelin odasındaki eşyalarımızı toplamaya başladık.
Nikah dairesinden çıktıktan sonra kutlama yemeği yiyeceğimiz restorana geldik.Saat neredeyse akşam olmuştu.
Yemekte Kenan albay, yavuz bey, Alparslan’ın ailesi, tim, Selin ve birkaç yakın anlaştığımız kişi vardı.Bu kişiler nikahta da vardı.Fakat benim dikkatimi çeken kişi Kenan albay olmuştu.Kenan albay nilahımda duygulanmış, sulu gözlerle bakmıştı bize.Garip.
Herkesin yerlerine oturması ile Alparslan konuştu.
“Bizim böyle mutlu bir günümüzde yanımızda olduğunuz için çok teşekkür ederiz.Hepinize iyi akşamlar dileriz.”konuşması ile herkes onu alkışladıktan sonra yanımda ki yerine tekrar oturdu.
Restoranı kalabalık olduğumuz için kapatmıştık.Yani sadece biz olacaktık.Büyük bir masaya hepimiz oturduktan sonra güzel bir sohbet başladı.Ceyda annem konuştu.
“Maşallah çocuklar.İkiniz birbirinizi tamamlayan parçalarsınız sanki.Çok yakışıyorsunuz.Allah ayırmasın.”
Ah be Ceyda anne.Onlara yalan söylemek çok canımı yakıyordu.Fakat zorundaydık.
“Teşekkür ederiz.”dedim Ceyda anneye.
Güzel bir yemek yedikten sonra çaylar gelmişti.Gerçekten ortam çok sıcak bir ortamdı.Sanırım ömrü hayatım boyunca en sıcak aile ortamı hissettiğim yemekti bu yemek.
Tatlı ve çaylar geldiğinde yavaş bir dans şarkısı çaldı.Bunu da kesin Ceyda anne ayarlamıştı.Şarkı çalar çalmaz Alparslan ile birbirimize baktıktan sonra Merve konuştu.
“Aa çifte kumrularımızı dans pistine alalım.”
Alparslan elini bana doğru uzattı.Hiç düşünmeden elini tuttuktan sonra birlikte restoranın ortasında bulunan dans pistine geçip dans etmeye başladık.
Onun elleri benim belimdeyken, benim kollarım onun omuzlarındaydı.Bu an gerçekten çok heyecan verici bir andı.Çok gerilmiştim.
Yavaş yavaş dans ederken yanımıza, Sezen ve zefer, Selin ve boranın gelmesi ile şok oldum.Sezen ve zaferin arasından bir şeyler olduğunu anlamıştım fakat Selin ve bora ne alakaydı?Alparslan ve ben dans ederken o konuştu.
“Bu evliliğin sonunda birbirimize aşık olursak yine de ayrılır mıyız sence?”Sözleri ile şaşırmıştım.Bana aşık olmayı mı düşünüyordu?
“Noldu kaptırdınız mı kendinizi bana Alp bey?”dediğimle gülerken yine konuştu.
“Nereden biliyorsun?Belki de sen kaptırırsın kendini bana.”dedi.Sesinde olan netlik belliydi.
“Bilmiyorum.Zaman gösterir böyle birşeyi.”benim cevabım ile o beni kafasıyla onaylarken bu sefer ben konuştum.
“Sezen ve zafer birbirlerini seviyorlar değil mi?”beni gülümseyerek onayladıktan sonra konuştu.
“Kabul etmeselerde seviyorlar.”sonra derin bir nefes aldı ve konuştu.
“Aşkı kabul etmek zordur Nil.”
“Belli ki bu konuda baya bir bilgilisiniz.”
“Yok bilgili değilim ama öyledir herhalde.”
Dansımız bittikten sonra geri yerimize oturduk.Sonra ailecek güzel bir fotoğraf çekindikten sonra restorandaki misafirleri yolcu ettik.Tüm misafirlerin gitmesi ile bizde Alparslan’ın evine doğru yola çıktık.Evi askeriyeye yakın bir yerde küçük arka bahçeli bir evdi.Kendisine ve bana yetecek kadar büyüklükteydi.Alparslanın evine daha önce eşyalarımı yerlerştirmeye gelmiştim.Güzel beyaz, gri tonlarında dizayn edilmiş bir evi vardı.Bana da başka bir oda vermişti.Odam da güzeldi.Zaten bu evde 6 ay yaşayacaktım.Bu yüzden beni çok etkilemeyecekti.
Alparslan’ın evinin önünde durmamız ile bana döndü ve bana ev anahtarı uzattı.
“Al bakalım karıcım.Evinin anahtarı.”elinden anahtarı aldıktan sonra gülümseyip konuştum.
“Teşekkürler kocacım.”
Arabadan inip Alparslan’ın evine girdik.Alparslan ve benim odalarım karşılıklıydı.İkimizde odalarımızın kapılarının önündeyken ben konuştum.
“İyi geceler.”
“İyi geceler karıcım.”
Odamda kalbimin atışlarını dizginlemeye çalışarak dolanıyordum.Ven evliydim.Hem de hiç tahmin etmeyeceğim bir kişiyle.
Bundan sonra ki evimde ilk günümdü.Bu gergin bir şeydi.
Bende üzerime geceliklerimi giydim.Kendimi uykuya bırakmaya çalışsamda hiç kolay olmadı.
Hem yeni hayatımın gerginliği, hem de yarın gideceğimiz görevin heyecanı beni uyutmamaya yetiyordu.Ama sanırım uyumamamdaki en büyük sebeplerden birisi Alparslan ile evlenmiş olmamdı.
Diğer kitabıma da bakmayı unutmayınnn
