37. bölüm · Arayış

36. Bölüm/Aile yemeği

Betül 🧚🏻‍♀️

Bölümler

Bugün babam, abim, Ceyda annem, başsavcım ve Merve yemeğe geleceklerdi.Bir nevi dünürler buluşacak, kaynaşacaklardı.Bugün bu yüzden ben izinliydim.Alparslanın işleri yoğun olduğu için izin alamamıştı ancak yemeğe yetişmeye çalışacaktı.

Kahvaltımı yaptıktan sonra hızlıca mutfağa geçtim.Biraürü birbirinden güzel yemek hazırladıktan sonra gidip hazırlanmaya başladım.Üzerime beyaz bir bluz giydikten sonra altıma da kot pantolon giymiştim.Saçlarımı da alttan dağınık bir topuz yapmıştım.Bence çok ta güzel olmuştum.

Gidip son hazırlıkları yaptım.Masaya yemekleri yerleştirdim.Herşeyi güzelce hazırladım.Artık sadece misafirlerimin gelmesi kalmıştı.Telefonuma bakarak misafirlerimi beklemeye başlamıştım ki kapının çalması ile kapıya yaklaştım.

“Hoşgeldiniz.”

Karşımda babam ve abim vardı.Abim daha kimse konuşmadan gelip boynuma sarıldı.Hemde o kadar sıkı sarıldı ki bir an nefes alamadığımı hissettim.

“Sana çok teşekkür ederim Almila.Bize aile olmak için bir şans verdiğin için.”

“Rica ederim de, öleceğim şimdi abi.”

Bir hışımla benden ayrıldı.

“Ne abi mi?Abi…Ne güzel bir kelmiymiş.”

Gözleri doldu.Ardından babam ila sarıldık.Sonra ikisi de içeri geçti.Ben de ellerindeki tatlıyı alıp içeri geçtim.Ben fırsat bulmuşken evliliğimizin gerçek olduğunu söyleyecektim.

“Benim size birşey söylemem gerek.”

“Buyur kızım.”

“Baba, bizim Alp ile evliliğimiz gerçek oldu.Biz boşanmayacağız.”

Hiçbirşeyden haberi olmayan abim konuştu.

“Ne, ne alaka?Zaten gerçek değil miydi?”

Ben nefes alarak konuştum.Babam, başsavcım ve bora bizim görev için evlendiğimizi biliyordu.Ancak zaten hepsine evliliğimizin gerçek olduğunu söylemiştik.

“Hayır.Biz görev için öyle apar topar evlenmiştik.Şimdi de ben onu seviyorum, o da beni.Evliliğimiz gerçek baba.”

Babamın yüzünde bir gülümseme oluştu.

“Gerçekten mi?Ne güzel bir haber bu!”

Ben kızacağını hatta kısakanacağıbı sanmıştım.İyi ki sandığım gibi olmadı.

“Kızmadın mı?”

“Yok kızım.Neden kızayım?Damadımız iyi, dünürlerimiz iyi.”

Benim yüzümde de gülümseme oluştu.Ardından babam gibi olmayan ve kıskançlığı yüzünden okunan abim yavuz konuştu.

“Almila ne zaman bu Alparslan seni üzse bana söylüyorsun.Ben onu bir zaman münasip bir dille uyarırım eğer seni üzerse.”

“Ne üzmesi abi ya.Alp üzmez beni.Sen hiç merak etme.”

Konuşmalarımızı bölen şey kapının çalınmasıydı.Kapıyı gidip açtığımda karşımda Ceyda anne, Yusuf baba, Merve ve Alparslan vardı.

“Hoşgeldiniz.”

“Hoşbulduk kızım.”diyen Ceyda annem hemen bana sarıldı.

“Hoşbuldum yenge.”ardından Merve de bana sarıldı.

Hepimiz birlikte içeri geçerken Alparslan elindeki ekmeği bana vermiş, verirken da şakağıma bir öpücük kondurmuştu.İçeri geçtiğimizde misafirlerimiz konuşuyordu.

“Siz nasılsınız dünür?”dedi babam.

Babam çok hızlı mı alışmıştı bu evliliğin gerçekliğine?Her neyse benim işime gelirdi bu.

“İyiyiz çok şükür Kenan.Sen nasılsın, yavuz oğlum sen nasılsın?”

“Bizde iyiyiz.”

Ortamda güzel bir sohbet döndükten sonra hepimiz birlikte sofraya oturduk.

Bugün ilk defa yalnız değildim.Babam vardı, abim vardı.İlk defa onlarla bir aktivitedeydim.

Ben düşüncelerdeyken beni kendime getiren Yusuf baba yani kayınbabamın konuşması oldu.

“Vay be bizim kerata da büyüdü.Adam oldu da şimdi bir eşi var.”

“Oyy kuzum benim, maşallah benim oğluma.”

Ceyda anne Alparslan’ın yanaklarını sıktı.

“Anne.Napiyon ya?!”

Utanan Alparslan hemen annesine çemkirdi.Ardından hepimiz gülüştük.Yemeklerimizi yerken Merve konuştu.

“Ay yenge, bu sos çok güzel olmuş, tarifini isterim.”

“Seve seve tarifi veririm Mervecim.Okulun nasıl bakalım.”

“Güzel gidiyor, dersler falan.Biraz yoğun ama olacak o kadar.”

Gülümseyerek dedikleri ile bende gülümsedim.

Yemeklerimiz bittiğinde Merve ve ben sofradakileri mutfağa taşıdık.Mutfakta sadece Merve ve ben varken Merve konuştu.

“Yenge ben sana birşey söyleyeceğim.”

“Söyle tabii.”

“Yenge ben internetten biriyle konuşuyorum.Aynı zamanda o da benimle aynı yaşta.Aynı okuldayız fakat bölümlerimiz farklı.”dedikleri ile bakışlarım ona döndü.

“Nasıl birisi peki?Yüzyüze konuştunuz mu hiç?”

“Okulda bir ara boş derste konuştuk.Çok iyi birisi.O da mühendislik okuyor.Şuan daha tam sevgililik gibi birşey yok ancak...”

“Ancak ne?”

Biraz bana yaklaştı.Kısık bir sesle konuştu.

“Ben ondan hoşlanıyorum sanırım.Ama abime söyleme.Ben ona herşey tamamen olunca anlatacağım.”

“Tamam söylemem ama ne olursa olsun bana anlat tamam mı?Eğer ki kötü biri çıkarsa da bana hemen söylüyorsun.”

Ellerini sevinçle çırptı.

“Çok teşekkür ederim yengelerin bir tanesi.”

İkimizde içeriye geçtiğimizde hepimiz çay içmeye başladık.

“Bak görüyor musun Yusuf.Biz birbirimizi unutmadan konuşmaya çalışıyorduk, çocuklar artık asla unutturmayacaklar.Onlar sayesinde dünür olduk ne güzel.”

“Aynen dünür.Alparslan bize daha güzel bir dünür getiremezdi.”

Güzel bri sohbet dönüyordu ve ben bugün hiç olmadığım kadar mutlu hissetmiştim.

Misafirlerimiz gittiğinde ben mutfaktaki bulaşıklarla uğraşırken Alparslan da evin bahçe kapısını kilitliyordu.Ardından belime sarılan iki kol ile başımı sağ tarafa çevirdim.Onunda başı benim omzumu bulmuş, kokumu içine çekiyordu.Ardından benden ayrılıp yanımda dikilmeye başladı.

“Yardım ister misin güzelim?”

“Yok kocacım sen istersen geç otur.Benimde işim bitmek üzere.”

O içeri geçip oturdu.Bende yanına oturdum.

“Nasıldı bugün?”onun bakışları bana döndü ve konuştu.

“Çok güzeldi bence.Sıcak ve samimi bir ortamdı.Sence nasıldı?”diye sordum bende ona.

“Evet gerçekten çok güzeldi.Yavuz bana biraz kıskanç bakıyordu ama olacak değil mi o kadar.”

“Olur herhalde.Sen mesela Merveyi eşinden kıskanmaz mısın?”dedim yüzümdeki ifadesizlikle.

“Lütfen kapatalım şunu.Konusu geçince sinirleniyorum.”

“Öyle deme Alp.O da bir genç kız.O da evlenecek, çocukları olacak, sevdiği bir kişi olacak.”

“Ben veremem Merveyi kimseye.Kimse kusura bakmasın.”

“Bak Merve’nin karşısına birisi çıkınca nasılda veriyorsun.”

“Ne alaka?Merve’nin hayatında biri mi var?”

“Şimdilik birşey yok.Ancak zamanı gelecek biri olacak alp.”

Artık saatin geç olması ile odamıza ilerledik.İkimizde geceliklerimizi giydikten sonra uykuya daldık.