49. bölüm / 51
Arayış47. Bölüm/Nil’e, kızıma birşey mi oldu?
Bölümler 51Şu an: 47. Bölüm/Nil’e, kızıma birşey mi oldu?
- 1 1. Bölüm/Başlangıç414 kelime
- 2 2. Bölüm/Dava796 kelime
- 3 3. Bölüm/Ukala bey?1.111 kelime
- 4 Karakterler87 kelime
- 5 4. Bölüm/Benimle alakası ne?706 kelime
- 6 5. Bölüm/İntikam977 kelime
- 7 6. Bölüm/Ne dedin sen?!1.049 kelime
- 8 7. Bölüm/Ben Almila948 kelime
- 9 8. Bölüm/Piknik1.251 kelime
- 10 9. Bölüm/Kızım843 kelime
- 11 10. Bölüm/Baskın933 kelime
- 12 11. Bölüm/Mahkeme693 kelime
- 13 12. Bölüm/Yemek678 kelime
- 14 13. Bölüm/Ne?572 kelime
- 15 14. Bölüm/Kabul ediyorum.649 kelime
- 16 15. Bölüm/Tektaş yüzüğe gerek yok746 kelime
- 17 16. Bölüm/Maşallah almilaya.693 kelime
- 18 17. Bölüm/Hazırlıklar668 kelime
- 19 18. Bölüm/Müstakbel eşim715 kelime
- 20 19. Bölüm/Damat bey, gelini öpebilirsiniz…962 kelime
- 21 20. Bölüm/Belkide sen kaptırırsın kendini bana701 kelime
- 22 21. Bölüm/Kim beğenmez?702 kelime
- 23 22. Bölüm/Ortak?519 kelime
- 24 23. Bölüm/Senden korkulur.608 kelime
- 25 24. Bölüm/Ufacık bir sıyrık753 kelime
- 26 25. Bölüm/Sağ salim gelin.688 kelime
- 27 26. Bölüm/Tesadüf değil, kader…1.113 kelime
- 28 27. Bölüm/Nil’im987 kelime
- 29 28. Bölüm/Darısı başımıza921 kelime
- 30 29. Bölüm/Ay seni çıtır, çıtır yemeli1.025 kelime
- 31 30. Bölüm/Herşeyim olur musun Nil?1.275 kelime
- 32 31. Bölüm/Herşeyin olurum Alp.1.097 kelime
- 33 32. Bölüm/Anne mi?914 kelime
- 34 33. Bölüm/Dilerim ki…1.099 kelime
- 35 34. Bölüm/Çok özledim seni568 kelime
- 36 35. Bölüm/Seven sevdiğine benzer879 kelime
- 37 36. Bölüm/Aile yemeği767 kelime
- 38 37. Bölüm/6. Ay910 kelime
- 39 38. Bölüm/Cinayet923 kelime
- 40 39. Bölüm/Katil709 kelime
- 41 40. Bölüm/Ben onsuz ne yaparım?679 kelime
- 42 41. Bölüm/Nil…908 kelime
- 43 Duyuru!74 kelime
- 44 42. Bölüm/Baba oluyorsun!1.073 kelime
- 45 43. Bölüm/Miniminnacık bir bebek1.164 kelime
- 46 44. Bölüm/Sen aşeriyor musun?948 kelime
- 47 45. Bölüm/Daha ne isterdik?767 kelime
- 48 46. Bölüm/Tüm çiftler955 kelime
- 49 47. Bölüm/Nil’e, kızıma birşey mi oldu?1.037 kelime · Okuduğun bölüm
- 50 48. Bölüm/Bu kız bana mı benzeyecek?944 kelime
- 51 49. Bölüm/Ne olsun kızımızın adı?737 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Arkadaşlar önce merhaba.
sizle konuşmam gereken birkaç şey var.
Arkadaşlar ben LGS öğrencisiyim.Okullar açılacak, ben şimdiden zaten dershaneye gidiyorum, sekizinci sınıfın ilk konularını halletmeye çalışıyorum.Ve bu süreçin ne kadar zor olduğunu size anlatamam.
Ancak benim yakınacağım konu bu değil.
Ben bu yoğunluğumun arasında sizlere bölüm yazmaya, paylaşmaya çalışırken okunma sayıları ne kadar fazlaysa beğeni ve yorum sayıları o kadar az.
Bu yüzden sizlerden bir isteğim var.Lütfen bölümleri beğeniyorsanız yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayın.Çünkü sizin destekleriniz benim için çok değerli ve motivasyon sebebi.
Her neyse bölüme geçelim.Kendinize iyi bakın🩷
Uyarımı dikkate alırsanız sevinirim…
Karşımda bana silah doğrultan adama şaşkınca baktım.Bedenim korkuyla gerilirken elim annelik refleksi ile karnıma girmişti.
“S-sen nasıl çıktın hapisten?”
Karşımdaki hapse tıktığım, bir zamanlar savcı olan vatan haini miraç büyük bir kahkaha attı.Bence içerde kaldığı sürede delirmiş bile olabilirdi.
“Benim olmayanı başkasına yâr edeceğimi mi sandın Almila?”
Öylece kalakalmışken bedenimde korku ve öfke dolaşmaya başlamıştı.Eğer silahıma davranırsam beni vurma ihtimali ve bebeğime zarar gelme ihtimali vardı.Öylece durursam yine vurabilirdi.Ne yapacağım hakkında hiç bir fikrim yoktu.
Elim hemen arka cebimdeki telefonuma gitti.Ona farkettirmeden telefonumu açmaya çalışırken o çoktan yanıma gelmişti bile.Bana eğilirken konuştu.
“Ver telefonunu!”
Telefonumu ona yavaşça uzattım.Tek bir şansım bile kalmamıştı.Yerimde donakalmış bir şekilde ona bakarken gözlerimi bile kırpamıyordum.Tam dibimdeyken yüzüme karşı yapmaya çalıştığı hamle ile hızla kafa attım miraçın tam burnuna.
Pislik herif!Aklı sıra beni öpmeye kalkıyordu.
Miraç arkaya doğru sendelerken ben onun önüne tekmeler atıyordum.Ancak o da boş durmuyordu.Bacağıma tekmeler savururken dengemi kaybetmek üzereydim.
Şaka gibiydi, şuan bildiğin odanın içinde dövüşüyorduk.
Elindeki silah hâlâ bana doğru dururken elinden almaya çalıştığım silah ile omzumun kenarından sıyırarak geçen ve yanmaya başlayan omzumu farketmem bir oldu.
Koluma küçük bir sıyrık almıştım ve oldukça acıyordu.Kanlar üzerime bulaşmaya başlamıştı bile.
Elindeki silahı nihayet elinden aldığımda kafasına silahın namlusu ile vurup onu bayıltmam bir oldu.O önümde yığılıp kalırken kapı birden açıldı ve Yusuf babam içeri girdi.
“Almila bir şey mi oluyor?Sesler odadan dışarı kadar geliyo-“
Sözünü bitiremeden yerdeki şaheserime baktığında birkaç saniye dona kalmıştı.
Ben ise tutnacak bir yer arıyordum.Gözlerim fena hâlde kararmıştı hatta önümü bile göremiyor bir hâldeydim.En sonunda yorgun düşen zaten hamile olan bedenim ve omzumdaki büyük acının etkisiyle kendimi yere bırakmam bir oldu.En son hatırladığım şey ise Yusuf babamın büyük bir endişeyle adımı söyleyişi ve yere düşen benim yanıma hızlıca gelip durumuna bakmasıydı.Gerisi ise koca bir karanlıktı.
—————————
İlahi bakış açısı
Tim yine kendi odalarında oturuyordu.Kendi aralarında sohbet ediyor ve şakalaşıyorlardı.
“Vaay be!Komtanım gitti, bora komutanım gitti gidecek, zafer komutanım ile Sezen komutanımda gidiyor.Hakan abi zaten o konuda level atladı…”diye konuştu metehan.Ardından derin bir nefes verdi.
“Bir ben kaldım ya bizim bekarlar kulübünde.”
Tim onun sözleri ile kıkırdadı.
“Üzülme be metehan.Sana da buluruz birini.Tabii önce hayvanat bahçesinde yaşamaya razı birini bulmamız gerekiyor.” Dedi zafer eğlenen bir sesle.
Metehan zafere ters bir bakış atıp önüne döndüğünde ortamda yine bri muhabbet dönmeye başlamıştı.Ancak Alparslan’ın zihni hep eşindeydi.
Ödü kopuyordu birşey olacak ona ve kızına diye.Daha az önce duymuştu karısının sesini ama yine özlemişti.
Tüm bunları düşünürken düşüncelerini bölen şey telefonunun çalmasıydı.Telefonu eline aldığında ekranda gördüğü babasının adı ile kaşları çatılsa da hemen telefonu açtı.
“Efendim baba?”
“Alparslan…”
Alparalan yerinde dikleşti.Yüreğine şimdiden birşey oturmuştu.Babasının sesi oldukça garipti.
“Birşey mi oldu?”
Tüm tim odadaki uğurluyu kesmiş komutanlarını dinliyordu.
“Almila…Almila ile hastanedeyiz şuan oğlum.”
Alparslan işittiği bu cümle ile tamamen yerinden kalktı.Odanın içinde çoktan volta atmaya başlamıştı bile.
“Birşey mi oldu baba?Nil’e, kızıma birşey mi oldu?Konuşsana baba!”
Artık sesi tamamen endişeli ve korkmuş bir şekilde çıkıyordu.
Asla korkmayan Alparslan Yüce, karısına ve kızına birşey olacak diye ödü kopuyordu.Hiç olmadığı kadar korkuyordu.
“Miraç, nasıl olduysa hapisten kaçmış.Almilaya zarar vermeye çalıştı.Almila kolundan bir yara aldı.Şimdi normal odada, geliniminde, torunumuzda hiçbirşeyi yo-“
“Geliyorum baba.”diyerek telefonu kapattı Alparslan.
İçi içine sığmıyordu.Canım dediği iki kişi hastanedeydi.Karısı yara almıştı.Bunları düşündükçe kalbi ortadan ikiye ayrılıyordu sanki.
Timde ayaklanınca ilk konuşan bora oldu.
“Birşey mi oldu Alparslan?”
“hastaneye gidiyorum.Nil orada.”
Tim üyelerinin her birinden şaşkınlık ve üzüntü nidaları çıkarken başka soru sormadan komutanları odadan çıktı.
Alparslan izin aldığında üzerindeki üniforması bedenini sıkıyordu.O nefes almakta ilk defa bu kadar zorlanıyordu.
Arabayı hızla sürmeye başladı.Parmakları istemsizce direksiyonu sıkıyordu.Sanki parçalamak ister gibi.
Hastaneye geldiğinde hemen oda numarasını öğrenip yukarı çıktı.Babası karısının iyi olduğunu söylemişti ama gözüyle görmeden inanmazdı.
Odaya hızla girdiğinde ilk görüş alanına giren babası olmuştu.Koltukta oturup karısına refakatçilik yapan babası.
Babası Yusuf’ta hemen ayaklandı oğlunu görünce.Alparslanın görüş açısı bu sefer Nil’i gördüğünde ona bakan kahverengi gözleri, dağılmış kahverengi saçları, üzerindeki hastane kıyafeti oldukça masumdu.Tek eli karnına yaslanmış, karnını okşuyordu.Sanki bebeğine ben buradayım korkma demek istiyordu.Çünkü bugün her ikisi de çok korkmuştu.
Yusuf onları yalnız bırakmak adına odadan çıktı.Babası odadan çıkar çıkmaz Alparslan Almilanın ayak ucuna oturdu.
Almila’dan
Alparslan bana korkmuş ve endişeli gözlerle bakıyordu.En sonunda benim ayak ucuma oturduğu gibi ellerimi sıkıca tuttu.Uzanıp alnıma büyük bir öpücük kondurdu.Geri çekildiğinde elleri yanaklarımı okşamaya başlamıştı bile.
“Nil, ömrümden ömür gitti.Ne oldu?İyi misin?Kızımız nasıl?İyi değil mi?”
“İyi, hiç merak etme.İkimizde iyiyiz.”
“Ne oldu peki Nil?Neden saldırdı o miraç denen o-“diyordu ki ben uzanıp onun dudaklarına dudaklarımı bastırdım.Şuanda banada kızımıza da iyi gelecek tek şey oydu.
Dudaklarındaki kendi dudaklarım özenle hareket ediyordu.Onu yaşadığım olayı unutmak ister gibi öpüyordum.O ise kalakalmıştı.
Bir an onu birdaha göremeyeceğimi, bebeğimi kucağıma alamayacağımı, mesleğime devam edemeyeceğimi sanmıştım.Hâlâ daha bedenimde büyük bir korku vardı ve bu korkularım devam ettiği için öpüyordum bu şekilde onu.
En sonunda dudaklarım geri çekildiğinde alnım onun alnına yaslandı.Dolu olan gözlerim onun kahverengi gözlerine odaklanmıştı.
“Bunları şimdi kınuşmayalım alp.Ama sana herşeyi daha iyi olduğumda anlatacağım.”
Alparslan’ın gözlerinde hâlâ korku vardı.Ama benim dediklerimi başıyla yine de onaylamıştı.Beni üzememek için.
Alparslan karnıma döndüğünde elini karnıma bastırdı.Kızının onunhissetmesini istiyordu.
“Babacığım?Bir tanem?Güzelim sende iyisin değil mi?Aklım çıktı size birşey olacak diye babacığım.Ömrümden ömür gitti.Şükür ki iyisiniz.”
Hâlâ ikna olmuş gibi değildi.Kendini ikna etmek için bizim iyi olduğumuzu söylüyordu.Her zamanki pimpirikli Alparslandı o.Bu olaydan sonra zaten ipleri elinden bırakmayan, beni sıkı kontrol altında tutan Alparslan iyice tüm dikkatini bana verecekti.Ve emindim ki tüm güvenlik önlemlerini arttıracaktı.
“Bak ben iyiyim, kızımız iyi.”
Alparslan pek ikna olmuşa benzemiyordu.
“İyi olduğuna emin misin?Yaran var.”
“Eminim.Çok iyiyim ben.Zaten sadece küçük bir sıyrık.”
Alparlsan üzerimdeki hasta kıyafetinin boynunu biraz indirdi.Bu hamlesi ile ortaya çıkan bandajlı yaramı gördüğünde gözlerinden hüzünlü bir ifade geçti.
Dudaklarını usulca önce bandajın üzerine, sonradan yaranın etrafına bastırdı.Gözleri gözlerimi bulduğunda gözlerimde hangi duyguyu gördüğünü bilmesemde kahverengileri koyulaştı.Öpücükleri omzumda, yaranın etrafında, boynumda dolaştı.Öpücüklerini durduran şey kapının çalınıp birilerinin içeri gireceğini haber vermesi olmuştu.
Bölüm etkileşimi
